Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 ARALIK 2005 CUMARTESİ HABERLER Devrim Şehidi Asteğmen Kubilay, bekçi Hasan ile Şevki, Menemen'de törenlerle aruldılar 'Şeriatageçityok'haykınşı• Kubilay'ın kritik bir dönemde şehit edildiğine dikkat çeken Baykal, "Artık Türkiye'nin tümüyle bu olayı aşmış, tarihin tozlu sayfalan arasma terk etmiş olmasını dilerdik. Maalesef bu olayı unutmamıza bir türlü fırsat vermıyorlar" dedi. HaberMerken -Menemen 'de Asteğ- men Mustafa Fehmi Kubilay', bekçi Ha- san ile Şevki'mn katJedilişıni lanetleyen Curahuriyet savunucuları, hep bir ağız- dan "Karannğa geçit yok" dıye haykır- dı. CHP Genel Başkânı Deniz Baykal, yobazlar tarafından katledilen Kubi- lay'ın şehit edilişindeki koşullarla sü- rekJi karşılaşıldığını belirterek "Türki- ye'nin bu olayı aşmış olmasını, hiçbir anJanı taşınıanıasını dilerdik. Maalesef bu olayı unutmamıza bir türlüfirsatver- nuyorlar" dedi. Siyasi parti, sivil toplum ve demokra- tik kıtle örgütleri, meslek odalan temsil- cileri ve yurttaşlar Menemen Tren Gan önûnde toplandı. Yurttaşlar ellerinde bay- raklar, Mustafa KemaJ Atatürk ve Ku- bilay'ın fotoğraflanyla Şehitler Arutı'na kadar yürüyerek laik Cumhuriyete bir kez daha bağlılık andında bulundular. Gardan anıta yürüyüş Menemen Belediye Bandosu'nun 10. Yıl Marşı eşliğinde anıta doğru yürüyü- şe geçen yaklaşık 5 bin kişilik kalabalık grup Türkiye laiktirlaik kalacak","İna- dına hepimiz Kubilav'K" sloganlan attı. Bu sırada yurttaşlann açtığı "Arka bahçedeyetişenler ülkeye hayır getirmi- yor" yazılı pankart dikkat çekti. Yıl- dıztepe'deki anıta çelenklerin konulma- sının ardından de\Tİm şehitleri için say- gı duruşunda bulunuldu. Kubilay'ı anma törenleri için Izmir'e gelen CHP lideri Baykal, Adnan Men- deres HavaalanTnda partililer tarafın- dan "Gâvur tzmir'e hoş gektiniz" pan- kartıyla karşılandı. Genel Başkan Yardımcısı MehmetSe- vigen'e verdiği talımatla pankartı kal- dırtan Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın iması nedeniyle son günler- de yaşanan tartışmalan anımsatarak "Kimsenin İznıir'e saygisıznk yapmak haddi değildir"" dedi. Kubilay'ın. laik demokratik Cumhu- riyet anlayışının yerleşmeye başladığı kritik bir dönemde şehit edildiğini kay- deden Baykal, "Artık Türkiye'nin tü- müyle bu olayı aşmış, tarihin tozlu sayfa- izlenlmler Zaman tünelinde yankılanan sesler... SERDARKIZIK MENEMEN - Yıhn en soğuk günlerinden birisi. Menemen hareketli. Alışılmış kalabalıklann tersine, gençler ve bayanlar öne çıkıyor. 75 yıl önce, devrim şehitleri Asteğmen Mustafa Fehmi Kubi- lay ve gece bekçılen Hasan ile Şevld Bey'lerin katledildıği bele- diye meydanı, olağan akışında. Gazez Camisi'ndeki Nakşi Der- viş Mehmet ile Arapça yazılı ye- şil bayrak açan Nahncı Hasan ın sesleri, zaman tünelinden geçıp bugûne yankılanıyor: "Din elden gidKor, Müshıman olan sancak-ı şerifin etrannda top- lansın. Şeriat geliyor. Kâfiıiere ölüm." Devrim Şehitliği'nınbulundu- ğu Yıldıztepe'yı tırmanıyorum. Zaman tünelinden yankılanan ses içimde büyüyor: "Din elden gidiyor... Din elden gidiyor.J' Düşünüyorum. Kubilay'ın şehit olmasıyla il- gili, Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'in sözleri aklıma geliyor: "Kubflay'ıaomasEca kat- ledenlerin temsil ettikleri zihni- yetin ve günümüzdeki uzannlan- nın çok iyi değerlendirilmesi ge- rekmektedir.'' Yddıztepe'nin yokuşu daha da dikleşti. Soluklarım sıklaştı. tçimdeki ses tekrarlıyor: "Günümüzdekitemsflcfleri, gü- nümüzdekj temsilcilerL." Sırada. Genellaarma} Başkanı Orgeneral HilmiÖzkök'ün açık- lamalan: "Özeüikle son yıDarda irticai faaJiyetlerde gözlenen hızfa arüş. genç beyinlerin artan oranda ka- rantak çevrelerce esir alınmasına sebep olmaktadır." Yine o ses: "Sebep olmaktadır... Sebep ol- maktadır..." Öyleyse?.. Başbakan'ın sözlerinde sıra: "—Kubilay'ın Cumhuriyet ta- rihinde müstesna bir yeri\ardu-." "Vardır... Vardjr™" Belediye Bandosu, Harbıye Marşı'nı çalıyor. Yıldıztepe'ye vanyoruz. Soluğum oturdu, içimdeki ses sustu. Ama aklımda bir soru: "Baş- bakan bugün burada olsa ne dü- şünür, ne hissederdi acaba?" Az sonra törenler başlıyor. Me- nemen Belediye Başkanı Tahir Şahin konuşuyor: "Ulkemin ılımh İslanı cumhu- riyetine veya kolu kanadı kuık AB sömürgesine dönüştürülme- sine mi yanarsınız,8. sınıfİnkılap TarüûveAtatürkçülükkitabmdan 10. Yıl Nutku'nun çıkanlmasına nıı? Şe\1ı Sait ayaklanmasma, Do- ğu ayaklanması denmesine mi? Mevcuthükümenn. anayasanm42 ve 174'üncü maddelerini sık sık çiğnemcsinemi? Türbankonusun- da sözhakkmın ulemaya aitobna- suıa nıı? Oysa Türk ulusunun çi- mentosu din değil laikliktir. La- ik Türldye Cumhuriyeti Devleti için önemli olan, dindaşuk değil yurttaşkktu-." Nasıl yanıt ama! Menemen Gan'ndan Kubilay Şehitliği'ne yapılan kortej yüruyüşüne Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sangül ve eşt Aylin Sangül de katklı. Yürüyüş sırastnda yurttaşlar Mustafa Sangül'e yoğun ilgi gösterdi. (OZAN YAYMAN) SAMSUN 19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ KOMİSYONU BAŞKANI AKP'li Demir sabıkalı çıktı ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - 19 Mayıs Üniversitesi'nde keyfi kadrolaşma savlanru ince- lemek üzere kurulan komisyonun başkanı AKP Samsun Milletve- kili CemalYılmazDemir'in, 1995 yılında "Anayasanın,laiklik mad- desinin değiştirilmesi teklif dahi edilemez, maddesini degişnrece- ğfa" dediği için 6 ay hapis ceza- sına çarptınldığı ortaya çıktı. Cemal Yılmaz Demir, Refah Partisi 'nin il yönetiminde görev- li oldugu 11 Eylül 1994 tarihin- de Samsun'da bir toplantıda yap- tığı konuşmada "Hukukdevietin- de 'Anayasa'nın laiklik maddesi- nin değiştirilmesi dahi teklif edi- lemez' maddesi. bir hukukdevle- ti anayasasuıa yakışnıaz. Evvela 'bu maddenın değiştirilmesi tek- lif dahi edilemez' maddesini de- ğiştireceğiz. Anayasanm ilk mad- desi şöyie olacak: Bu milleün ka- nunlan. anayasasL, milletin örfii- ne, âdetlerine, inançlanna aykın oiamaz" dediği gerekçesiyle yar- gılandı. Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Siyasi Partiler Yasa- . sı'nın 86. maddesini ihlal suçun- dan altı ay hapis cezası verdi, da- ha sonra bu ceza paraya çevrildi. TCY'nin 86. maddesinde "Siya- si partiler Türkiye Cumhuriye- ti'nin laik niteiiğinin değiştirUme- si \e haüfeliğin yeniden kunıbna- sı amacını güdemez ve bu amaca y önelik faaliy etlerde bulunamaz" düzenlemesi yer alıyor. lan arasma terk etmiş olmasını dilerdik. Tarihin içinde kalması, hepimizin zih- ninden düşmesini temenni ederdik. Hiç- bir anlam taşnnamasını dilerdik. Maale- sef bu olayı unutmamıza bir türlü firsat vermiyorİar" diye konuştu. Menemen Belediye Başkanı TahirŞa- hin de 1920 koşullannda olduğu gibi, kim hain kim yurtsever arayışına dönül- düğünü belirtti. Kubilay, Adana'da da ADD'nin Atatürk Parkı'nda düzenlediği etkinlikle anıl- dı.Etkinliğe yoğun bir katılım oldu.Ulu- dağ ve Akdeniz üniversitelerinde öğren- ci ve öğretim üyelerinin katılımıyla Dev- rim Şehidi Kubilay'ın şehitedilişinin 75. yılı nedeniyle yürüyüş düzenlendi. STK'LERDEN MESAJLAR 'Korkunçolay ıııuıtıdmadı, unutulmayacak' ANKARA/tSTANBUL (Cumhuriyet) Sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri, Menemen'de Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, bekçi Hasan ile Şevki'nin katledilişinin 75. yılı nedeniyle mesaj yayımladılar. Ulusal Eğıtım Derneği Genel Başkanı Zeki Sanhan, Cumhuriyerin Kubilay gibi birçok şehitle kurulduğunu ve yükseldiğini belirterek "Bağunsız Türk Cumhuriyeti'ni korumak ve geiiştirmek, bugün de başta gelen göroimizdir'' dedi.Cağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saytan, "75 yıl önce yaşanan bu korkunç olay asia unutulmadı ve unutulmayacakar n diye konuştu. Türk Gençlığıne Hizmet Vakfi Başkanı Prof. Dr. Güngör Şabroğiu, Kubilay'ın Batı tarafindan harekete geçirilen irticaya canı pahasına karşı çıktığını anımsatarak "Bugün de bu ulus, ülkesinin bütünlüğüne karşı, Baü ile açıkça işbiriiğine soy unanlara da karşı çıkmasuu bilecektir" dedi. Mustafa Kemal Demeği Genel Başkanı Kamran Baran da şu çağnyı yaph: "Üniter devtetinıizi, çağdaş, demokratik CumhuriyedmizL milli birük ve berabetüğimizi korumak ve koUamak için arük uyanmaya ve mücadeleye çağınyıoruz.'' îzmirBarosu Başkanı Nev^at Erdemir de, "AKP hükümeo'nin kilit noktalara getirdiği bürokratiann Kemafizm ve laiklik konusundaki açıkiamalan ortada" dedi. ADD Beşıktaş Şube Başkanı Uğur Seten, laiklik ve demokrasiye saldınlann bugün de sürdüğünü belirtti. Yeniden Kuvayı Milliye Hareketi Demeği'nden yapılan açıklamada da, "A\ dınhktan korkan yarasalardır. EObet sabah olacak; gün ısjğı karanhğın hesabını eibet soracak geceden" denlldi. Kapıkule He/d kaçakçılıkve riişvet operasyonu kapsamında dün de 19polis tutuklandı trizlı goz buyuyorHaberMerkea-EdirneKa- pıkule Gümrüğü'nde soba ıçi- ne yerleştirilen kameralarla yapılan kayıtlar sonucu baş- latılan "Gizli Göz" adlı ka- çakçılık ve riişvet operasyo- nu genişliyor. Gözaltına alı- nan 82 kişiden, sorgusu ta- mamlanan 44'ü önceki gün tutuklandı. Dün bir gümrük muayene memuru daha gö- zaltına alınırken gözaltında- ki 28 polisten 19'u tufuklan- dı.Firar eden zanhlardan güm- rük muhafaza memuru ET. ise halen aranıyor. Emnıyet Ge- nel Müdürü GökhanAydmer, operasyonun Türkiye'de ender rastlanılan ve tüm yönienyle delillendirilen bir operasyon oîduğunu söyledi. Kapıkule Gümrük Muhafa- za Müdürü MustafaHanü'nın da aralannda bulunduğu 58 gümrük ve muhafaza memu- ru ile 28 polis önceki gün gö- zaltına alındı. Savcılığa sevk edilen zanhlardan biri adli- yeden kaçrı. 44 zanlı rutukla- narak cezaevine gönderildi. Hanlı ve 6 kişi, nöbetçi mahkemece tutuksuz yargı- lanmak üzere serbest bırakıl- dı. 6 zanlı ise savcılık tara- fından aranıyor. Hanlı'nın. kendisi gibi Gümrük Muha- faza Müdürü olan ağabeyi Mehmet Hanlı da, 21 yıl ön- ce yine Kapıkule'de gerçek- leştirilen operasyon sonucu tutuklanmıştı. AVCL, düğmeye basö Emniyet Genel Müdürlü- ğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Baş- kanhğı'ndan altı ay önce ge- çici görevlendirmeyle Edir- ne Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Hanefl Avcı, bir ihbar üzerine Kapıkule'ye yönelik riişvet iddialannı değerlen- dirmeye aldı.Çalışmalar üç ay önce teknik takiple başla- dı. Savcıhğın talimanyla güm- rük binalanndaki 27 elektrik sobasına gizli kamera yerleş- tirildi. Aynca telefon dinle- meleri gerçekleştirildi. 5 Aralık'ta düzenlenen ve "Avct-1" adı \enlen operas- yonda gözaltına alman 44 ki- şiden 35'i tutuklanırken, 9'u serbest kaldı. Sürdürülen tek- nik takip sonucu, rüşvet alan memurlar da saptandı. Delilleri toplayan ve hazır- lıklarını tamamlayan polis önceki gün saat 07.00 sırala- nnda "Gızli Göz" operasyo- nu ile yeniden harekete geç- ti. tlk aşamada 53 gümrük Ed i r n e Kapıkule' de operas- yon nede- niyle uzun süre aksa- yan giriş-çı- kış işlemleri ek persone- lin göreve başlamas/y- la birlikte n o rma le döndü. gorevlisi gözaltına alındı. "Rüşvetalmak'', Irtikap'' ve "suç işlemek için örgüt kurmak"la suçlanan zanlı- lar altı sa\cı tarafindan sor- guya alındı. Operasyon kap- samında ismi belirlenen 28 polis memurundan 27'si de önceki gün gözaltına alındı. Yıllık izinde olduğu için ula- şılamayan O.Ö. adlı polis ise Edirne Adliyesi'ne ge- lerek ifade verdi. 28 polis memuru emniyetteki işlem- lerin tamamlanmasının ar- dından savcılığa sevk edildi. 19 polis tutuklamrken, 9'u serbest bırakıldı. Gümrük memurlannın ön- ceki gün gerçekleştirilen sor- gulamasında savcı tarafindan sanık ve avukatlara da izlet- tirilen görüntülerin birinde, birgümrük muhafaza memu- runun odadaki diğer görevli- leri dışan çıkararak yabancı uyruklu kadınla cinsel ilişki- ye girişi tüm detaylanyla kay- dedildi. Rüş>et kasası Gümrük memurlan ve po- lislerin, yurtdışından gjriş ya- panlardan aldıklan rüşvetle- ri, evrakın arasına koyarak da- ha sonra bir kasaya yerleştir- meleri ve mesai bitiminde de kasadan çıkararak bir masa- nın ortasında paylaşmalan da gizli kamera görüntülerinde yer aldı. Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, Edirne'de- ki operasyonun Türkiye'de ender rastlanılan ve tüm yön- leriyle delillendirilen bir ope- rasyon oîduğunu söyledi. Haf- talık bilgilendirme toplanh- sında, Emniyet Genel Mü- dürlüğü Sözcüsü Ismail Ça- hşkan da operasyonun bugü- ne kadar gerçekleştirilen bü- yük operasyonlardan biri oî- duğunu belirtti. CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU Ne Kötii Giinler! Bir başbakan düşünün, önce "ulema" diyor, son- ra bu sözcükle "din bilginleri" değil "bilginler" de- mek istediğini ileri sürerken çocuklan bile inandı- ramayacak şeyler söylüyor... Ardından dünya güzeli kentimiz izmir'e "gâvur" iması yapıp daha sonra "solun kalesi" demek iste- dimdi diyerek (aslında Izmir'ı onurlandıran) bir söz söylemek zorunda kalıyor... Aynı kişi "Türk alt kimliktir, üstkimlik TCyurttaş- lığıdır" sözleriyle bir yığın gereksiz tartışmaya yol açtıktan sonra önceki gün bir TV söyleşisinde "TC yurttaşı demek Türk demektir" diyerek Türklüğü ay- nı zamanda hem alt hem üst kimlik yapmrş oluyor.. TV görüntülerini izler ve bütün bunları üst üs- te koyup düşünürken aklınızdan şu sözcükler geçiyor: Ne kötü günler! Elinde anayasa kitapçığıylaTÜSlAD'ı, YÖK baş- kanını (ve dolaylı olarak da Cumhurbaşkanı'nı) suç- luyor. Yargı sürecine karışılmasmın (kendi mahkû- miyeti söz konusu olduğunda böyle düşünmese de) anayasal suç oluşturduğunu tehdit edici bir ton ve tavırla dile getiriyor. Bunu yaparken, belki de kendisinin bir anayasal suç işlemekte oîduğunu aklına getirmiyor... Çünkü bütün uygar anayasalarda, yargının da, yü- rütmenin de, yasamanın da üstündeki en yüce de- ğer, bireydir... (Bkz. T.C. Anayasası, "Kişinin doku- nulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" vb...) Çünkü yargı bağımsızlığı yargının diktatörlüğü demek değildir... Diktatörleşen yargı, engizisyondur... Ya da bunun tam tersine, yürütmenin buyruğu al- tına girmiş olduğu kuşkusu uyandıran yargı da ar- tık bağımsız yargı sayılamaz... Van'daki (olağanüstü rejim koşullarını anımsa- tan) tutuklama ve yargılama sürecinde yaşananlar, en yüce değere,"kişinin dokunulmazlığına, maddi ve manevi varlığma" saygı gösterilmediği gerçeği- ni apaçık ortaya koyduğu için, (hukukun yüzeysel değil doğru ve derinliğine bir yorumunun gereği olarak) ilgili kurum ve kişilerin, herkesm, bu süreç hakkında görüş bildirmeye, tavır koymaya anaya- sal hakkı vardır... Elinde anayasa kitapçığıyla tehditler savuran ki- şinin sözleri ve görüntüsü, ne yazık ki, demokrasi sevgisinden daha çok diktatörtük hevesini yansrtı- yor... Evet, ne kötü günler! • * * Ülke gündemini fazlasıyla meşgul eden bir baş- ka dava hakkında, 3 Eylül 2005 tarıhinde (demek ki iki buçuk ay önce) bu sütunda yayımlanan bir ya- zıda şu satırlar yer almaktaydı:"...olacaklan tahmin etmek pek güç değil ama, birlikte yine de kurgu- lamaya çalışalım. Yurtdışında çeşitlı ajanslar, TVka- nallan, Pamuk/a röportaj yapmak için birbirleriy- le yanşacaklar. Bu röportajlarda, açık ya da üstü örtülü olarak, Türklerin nasıl adam olmaz, nasıl b.ktan bir millet olduğuna ilişkin suçlamalar, alay- lar, küçültücü sözler, muhtemelen cezaevi görün- tüleri ya da kara çarşaf. salvar vb. görüntüleriyle, ülkemiz ve insanı hakkında zaten olumsuz önyar- gı sahibimilyonlarca izleyiciye ulaştinlacak... (...) So- nuçta, kaybeden, yine Türkiye ve bu ülkenin mil- yonlarca masum, gerçekten yurtsever insanı ola- cak. (...) Bu akıl dışı davanın, hukuksal biryönte. )i varsa eğer, başlamadan sona erdirilmesini; böyle- sine keyfi biryoruma olanak veren söz konusu an- lamsız ve gereksizyasa maddesinin de, belki Mec- lis 'te bir yasa değişikliği önerisiyle, büsbütün or- tadan kaldınlmasını diliyorum." Yapılabilecek olan şeyler yine ne yazık ki ve san- ki kasıtlı olarak yapılmadı ve TV ekranlanna tahmin edilebileceklerden de daha çırkin görüntüler yan- sıdı. "Kasıtlı olarak" sözü, Orhan Bursalı'nın 22 Ara- lık tarihli köşe yazısındaki bir saptamayla örtüşü- yor... Bursalı, "seçimsüreci" nedeniyle AKP iktida- nnın, dinci söylemin yanı sıra "Türkçü-milliyetçi" çev- relere de "göz kırpan" bir söylemi giderek arttıra- cağını (bence de çok doğru olarak) saptıyor! Bu arada, bu garip sürecin traji-komik başaktö- rü yazar, kimi köşe yazarlannca (Dreyfus davasın- da) Zola'ya ve (inançları nedeniyle yakılan) Gior- dano Bruno'ya benzetilerek, "alaturka" ölçüsüz- lüğün inanılmaz ömekleri veriliyor... "Kırk dile çevrilmek" lafı, her türlü değerin, her şeyi yapabilir olmaya hak kazanmanın tek ve biri- cik ölçütü gibi ağızda sakız gibi çiğnenerek, bu ül- kenin yaşayan ya da hayatta olmayan ve belki tek bir dile çevrilmemiş birçok değerti yazannın, şairi- nin, örneğin sadece tek bir kitabı tek bir dile çev- rilmiş olan (burada adını anmak zorunda kaldığım için beni 6ağışlamasını dilediğim) Vedat Türkar, gibi büyük bir romanctrnızın, yine korkanm kırk di- le çevrilmemiş birAdaletAğaoğlu'nun (adlannı sı- ralayabileceğim daha birçok yazarımızın) incinebi- leceği. Sait Faik'ten Sabahartin Ali'ye, Tanpı- nar"dan Orhan Kemal'e, Behçet Necatigil'den Tur- gut Uyar'a seçkin yazar ve şairlerimizin anısına saygısızlık edileceği düşünülmüyor... Düşünceleri uğruna hapıslerde çürüyen, işken- ce gören, sürgünde ölen, öldürülen, yazar, şair, ga- zeteci, bilim insanı, eylemci nice gerçek demokra- si ve özgürlük kahramanımızın, şehidimizin kemik- leri sızlatılıyor... Böyle olunca da, ne idüğü belirsiz ve şu andaki konumu sona erdiğinde ne olacağı daha da belir- siz Lagendijk diye biri Türkiye hakkında kasıla ka- sıla ahkâm kesebiliyor... Ne kötü günler, evet! Ve köktendinci iktidar partısiyle "sosyal-demok- rat" ana muhalefet partisinın seçim barajı konusun- da görüş ve ağız birliği, bu ülkede yakın tarihte bir aydınlık gelecek umudunun üzerine tonlarca zift boca ediyor. Kötü günler, evet... Kötü ve alabildiğine sahte, niteliksiz, riyakârca, düşük düzeyli!.. ataol b@ cumhuriyet.com.tr. Faks:(0212)513 85 95 Independent, Pamuk'u kahraman ilan etti LONDRA (A\KA) - "Butopraldarda30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldüriildü" dediği için hak- kında açılan da\a ile tüm dünyada yankı yaratan yazar Orhan Pamuk, Ingiliz The Independent ga- zetesince "yıhn kahranıanı" ilan edildi. Gazete, edebiyat ve yayıncılık dünyasında be- lirledığı 7 kahraman arasma aldığı Pamuk'a açı- lan dava için, "Türkiye'nin AB'ye katılma şansı- na zarar verebihr" yorumunu yaptı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog