Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 ARALIK 2005 SALI 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edıme Kocael i Çanakkale Izmır Manlsa Aydın Denızlı K PB K PB PB PB PB PB 3 1 5 5 7 7 7 5 Sinop Y 10 Adana Samsun Trabzon Gıresun K 6 Dıyarfaakır _Y 8 Şanlıurfa Ankara PB 0 Mardin Eskışehir PB -1 Siirt Konya PB -2 Hakkâri Sıvas K 0 Van 2onguldak K 3 Antalya PB 12 Kars Parçalı bulut-u Butun yurt parçalı ve yer yer çok bulutlu, sa- bah saatlennde Istan- bul. Sakarya ve Kocaelı çevreten ıte Batı Karade- nızkjyılan OrtaveDoğu Karadenız, Doğu ve Gu- neydoğu Anadolu ve Sı- vas Kayserı Kahra- manmaraş çevrelen ya- ğışlı geçecek Hava Sı- caklığı ıç ve doğu ke- sımlerde hıssedılır dere- cede azalacak DIS MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn PB K PB PB K PB K -b -2 1 4 8 4 1 5 Münih K 3 Zürıh Beriin Budapeşte Madnd Viyana Belgrad Sofya Roma Atına Y K PB K PB K Y PB 6 4 10 5 3 2 11 11 PB 3 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tîflıs Kahire K B B B PB B Y B -5 18 2 12 18 9 16 16 Y 14 Bulutlu k ÇOK Dulutlu > Yağmurlu Gok gurüttüto • » G U N C E L c Ü N E Y T ARCAYÜREK • Başiarafi 1. Suyfada 11 basitleştığıni göstermesi açısından ilginç. Bay- kal'ın çıkışnı, "Milietvekillerimle, benimle, bakan- Isnmla neden uğraşıyorsun; AKP'li il yöneticileri- nin dokunusnazlığı yok, onları mahkemeye ver" di- ye karşıladı. Erkeklik vurgulaması bu şaşkınlığın ürünü olarak sahne aldı. Söylediklerini algılamak istemeyen bir Başbakan'a Baykal, erkeksen dokunulmazlık zırhmın arkasından çık demek zorunda kaldı. • • • Ne var ki, bu adamlann siyaset anlayışları erkek- likle fazla ılgıli değil. örneğin hodri meydan gibi siya- sal tarihimize geçmiş, özellikle herhangi bir konuda kendine güvenenlerin karşıtlarına zaman zaman kul- landığı efeliğe, sözünün eri olmakla ünlenen Kasım- paşalılığa fazla itibar etmiyor. Baykal, iktidarı 2006da seçimezortuyor. Bu dav- ranış DYP'nin de MHP'nin de gündeminde ve fakat: Yüzde 34 oyla ulusu temsil ettiği gibi bir yanılgının tutsağı olan RTE, anayasanın saptadığı tarihten bir yıl önce 2006'da genel seçime gitmeye bir türlü evet diyemiyor. icraatıyla halkın güvenini kazanmış, ulus önünde kendini güçlü hisseden bir parti, her günkü konuş- malarına bâkılırsa RTE ile AKP; seçimi erkene alır di- ye düşünüycrsanız... yanılıyorsunuz! Düşiediğiniz bu yöntem, bu sağduyulu siyaset RTE kafasındaki demokrasilerde geçerli değil. Üç yıla yapılamayanları sığdırmakla övünen, ulu- sun AKP'der başka bir partiye yakınlık göstermeye- ceğine kendi söyleyip kendi inanan Kasımpaşalı RTE, sandık bir yana seçim sözcüğünden bile fellik fellik kaçıyor. • • • Bir yol haritaları varmış; ona uygun adımlar atıyor- larmış. Nereye doğru? Batı derken Doğu'ya doğru mu? Helal gıdadan içki kısıtlamalarına yönelen, New YorkTimes'in vurguladığı gibi "...iktidardaki partinin Islami köklenne dönüşü"nü simgeleyen eylemlerle mi Batı'ya koşuyor bu iktidar? Tek başına iktidar olmanın rahatlığıyla Islami kural- ları savunmakta ve gerçekleştirmekte hayli ustalar. Bu konudakı son örnek ME Bakanı Hüseyin Çe- lik'ten geldi. Okullardakı zorunlu din dersinin laıkliği öğrettiğini savundu. Aynı bakan, öğretmenin ilkokul öğrencilerini camiye götürüp apdest almayı, namaz kılmayı öğretmesıne değinmedi. Bu davranışın ana- yasanın 24'üncü maddesi gereği zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bir parçası olduğunu savu- nuyor olabilir. İlkokul çocuklarını camiye götüren öğ- retmenin sorgulanıp sorgulanmadığına değinmiyor bile. Bakan da RTE de laik rejime ters düşen uygulama- larını doyurucu biçimde açıklayamıyor. Dünya (iktidar) kime kalmış ki... Aklanıp paklanıp gideceklerine inandıklan ahiretten önce bu dünyada hesap günü gelir çatar ve... Kuşku yok gelip çatacaktır. ULAŞTIRMA BAKANI YILDIRIM 'Haydarpaşagelecek yü ihale edilebilir' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ulaştır- ma Bakanı Binali Yıldırım, Haydarpaşa Li- manı çe\Tesini kapsayacak proje için gele- cek yıl ihaleye çıkabileceklerini düşündüğü- nü söyledi. Türk Sanayicileri ve tşadamlan Demeği'nin (TÜStAD) bugün yapılacak 2005 yıh üçüncü Yüksek tstişare Konseyi (YÎK) toplantısı öncesinde verdiğı kokteyl- de, çok sayıda davetli ve bakan katıldı. Kokteyle gazetecilerin, TÜPRAŞ'ın de\Tİne ilişkin sorulannı yanıtlayan Koç Holding Yöneticisi Bülent Özaydınlı. şu anda ban- kalarla dokümantasyon işlemlerini yürüttük- lerini ve 3 gün içinde bu işlemleri tamamla- maya çahşacaklannı söyledi. Özaydınlı, do- kümantasyon işlemlerinin tamamlanamama- sı durumunda ek süre isteme haklannın bu- lunduğuna işaret etti. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise, süre uzatımı ile ilgili kendisi- ne bir bilgi ulaşmadığını belirterek "Ulaşır- sa bakarız, o zaman bakarız" dedi. Ulaş- tırma Bakanı Yıldınm ise Galataport'un ar- dından gündeme gelecek olan Haydarpaşa için imar şartlanna göre, önümüzdeki yıl proje yanşması açılacağını bildirdi. Suriye sımrına ABD radam Amanos Dağı'nda gözleme ve dinlemeye yönelik NATO adına inşa edilen radann Incirlik Üssü'nde olduğu gibi Amerikan askerleri tarafından kullanılacağı belirtiliyor AKIN BODUR İSKENDERUN - Iskende- run üzerinden yakıt ve patlayı- cı madde stokunu sürdüren Amerika, Suriye'yi gözlemek için Antakya'ya radar kurma çahşmasını sürdürüyor. Radar, resmi olarak NATO adına inşa ediliyor, ancak Incirlik Üs- sü'nde olduğu gibi yapımını üstlenen Amerikan askeri tara- fından kullanılacağı belirtiliyor. Tel örgülerin dışuıda Türkiye ile Suriye'yi ayıran Amanos Dağı'nda geniş bir araziyi yak- laşık iki yıl önce satın alan Amerika, Hatayh olmayan ve çoğunluğu tstanbul ile Anka- ra'dan geldiği belirlenen işçi- lerle radar kurma çahşmasını sürdürüyor. Antakya-Iskende- run karayolu üzerindeki Çek- mece beldesi sınırlannda ve Ki- secik Köyü yakınlannda dağ- lık alanda yapımı sürdürülen radann Suriye'yi gözleme ve dinlemeye yönelik hizmet vere- ceği belirtiliyor. NATO'ya ait olan ancak Amerikan askeri tarafından kullanılan Incirlik Hava Üs- sü'ndeki bazı haberleşme, gö- zetleme ve izleme sisteminin de sökülerek Antakya bölgesinde yapımı süren radara getirildiği belirtildi. Dağlık alanda inşa edilen ra- dara ulaşımm rahat yapılması için yol çafışmalan da başlatıl- dı. Radann, Türk istihbaratı ta- rafından da yakından takip edil- diği öğrenildi. tnşaat şantiyesi- ni Çekmece beldesine kuran Amerika'nın, çalışmalan son aşamaya getirdiği ifade edildi. Yapımına yaklaşık beş yıl ön- ce başlanan tesisin önemli bir bölümü yer altında bulunuyor. Yer üzerindeki bölüm ise birbi- rinden bağımsız birkaç binadan oluşuyor. Ancak, NATO adına hareket eden Amerikah yetkili- lerin, yer üzerindeki binalann bazılannı beğenmeyerek yıktır- dığı ve yenisinin yapılmasını istediği öğrenildi. Altyapı so- nınu çözülen tesisin kullanıma açılması için, yeni binalann ya- pımının beklendiği ifade edildi. Tesisin bulunduğu nokta Ki- secik Köyü'nden yaklaşık 30 kilometre ileride ve yaklaşık 1000 rakım yükseklikte. Tesis konuşlandığı coğrafi konum itibanyla hem Iskenderun Kör- fezi'ni hem de Suriye'yi görii- yor. Antakya ve tskenderun'un Arsuz bölgesine karayolu bağ- lantısı bulunan tesisin Ortado- ğu ile Doğu Akdeniz Bölge- si'nden Israil'e kadar yüzen ve uçan cisimleri tespit edebilecek kapasitede olduğu öğrenildi. Şubat 2003'te TCDD Isken- derun Limanı'na asker ve silah- lannı indirip Güneydoğu'da kurduğu üstlere sevk eden ABD askeri, 1 Mart tezkeresi- nin Meclis'ten geçmemesi üze- rine, Nisan 2003 'te kurduğu üs- lerden çekilme işlemini ta- mamlamıştı. Ancak, çekilme tamamlanır- ken TCDD Iskenderun Lima- nı'nın denizle bütünleştiği ka- ra sınınnda, deniz altına 15 metre uzunluğunda dikenli tel çekmişti. Bu işlem, ABD'nin resmi olarak çekilme işlemi ya- parken bölgeden aynlmayacağı düşüncesini pekiştiriyordu. CIA'DAN DOSYA Ankara'ya Şam raporu ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - CIA Baş- kanı Porter Goss'un An- kara ziyaretinde tran'ın yanı sıra Suriye'yle ilgili dosyalar da getirdiği öğ- renildi. Dosyalarda yer alan raporlarda, Suri- ye'nin teröre destek ver- diğinin savlanmasının yanı sıra Lübnan'ın eski başbakanı Refik Hariri suikastına ilişkin belgele- rin de yer aldığı ifade edildi. Diplomatik kay- naklardan edinilen bilgi- lere göre, CIA Başkanı Goss'un Ankara ziyare- tinde gündeme gelen ko- nulardan biri de Suriye oldu. Goss'un MlT Müs- teşan Emre Taner ile gerçekleştirdiği göriiş- mede, bir rapor sunduğu öğrenildi. Raporda Şam hükümetinin Lübnan'ın içişlerine halen kanşma- ya çalıştığı, bu nedenle de çeşitli eylemlerde bulun- duğunun kaydedildiği öğrenildi. Raporda bu saptamanın yanı sıra eski Lübnan Başbakanı Hari- ri'ye yönelik suikast da yer aldı. Kaynaklar, raporda, suçlunun Baas Partisi olarak gösterildiğini ve bu yönde kanıt olduğu öne sürülen bazı belgele- rin hazırlanan metin ile birlikte sunulduğunu kaydediyor. Aynca Suri- ye'ye ilişkin dosyanın içerisinde bu ülkenin te- rör örgütlerine ve Irak'ta- ki direnişçilere destek verdiğini öne süren bir ra- porun daha bulunduğu ifade ediliyor. NATO Genel Sekreteri Scheffer, Ankara temasları sırasında Ba^bakaıı Recep Tayyip Erdo- ğan, Dışişleri Bakanı Gül ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile görüştü. (Fotoğraf: AA) NATO'nun gündemi İran MAHMUT GÜRER ANKARA - NATO Genel Sekreten Jaap de Hoop Scheffer'in Ankara ziyaretinin ana gün- dem maddesıni PKK ve tran konulan oluşturdu. Abdullah Gül'ün görüşmede, Türkiye'nin Iran'daki nükleer çahşmalardan rahatsız olduğu- nu ilettiği, Genel Sekreter'in de aynı görüşte ol- duğunu bildirdiği öğrenildi. Ankara'ya gelen NA- TO Genel Sekreteri Scheffer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile görüştü. Scheffer ilk olarak Dışişleri Bakanı Gül ile kah- valtıda bir araya geldi. Görüşmede Gül'ün Kıb- ns'ta çözüme ilişkin görüşlerini aktardığı NATO Genel Sekreteri'nin de Ankara'yı desteklemek konusunda söz verdiği belirtildi. Genel Sekre- ter'in, "Tutumunuzu anlıyorum. Tango için i- ki kişi gerekir" dediği öğrenildi.Görüşmede Af- ganistan'daki son gelişmeler de ele alındı. Ülke- ye bir imar timi göndermek konusunda çekince- leri olanAnkara, NATO Genel Sekreteri'nin Kıb- rıs konusundaki tutumu üzerine yumuşadı. Bakan Gül, Scheffer' e daha esnek olunacağı sözünü ver- di.Kahvaltıh toplantıda Türkiye'nin, Fransa ile dönüşümlü olarak yaz aylanndan itibaren Kâbil ve çevresinin güvenliğini üstlenmesi de günde- me geldi. Ancak Gül bu konunun daha ayrmtılı bir şekilde görüşülmesi gerektiğini belirterek "Somut bir adım atnıak için henüz çok er- ken" yanıtını verdi. Görüşmede NATO'nun yeni hazırlanmakta olan askeri komite belgesi üzerinde de duruldu. 2003 yılında yayımlanan belgede PKK'nin da ara- lannda bulunduğu terör örgütleri listesi yer alıyor- du. Gül, örgütler listesine yeni belgede de yer ve- rilmesini isterken NATO Genel Sekreteri, "Bu- nun için birlik sağlanması gerekiyor, gereken değerlendirme yapüıyor" dedi. Gül'ün aynca NATO Genel Sekreteri'ne Türkiye'nin îran'daki nükleer gelişmelere ilişkin görüşlerini de ilettiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Gül, îran'daki nükleer çalışmalannTürkiye'yi kaygılandırdığı- nı belirtirkenTahran'ın bu çalışmalann Uluslara- rası Atom Enerjisi Ajansı'nuı denetime açılması konusunda ikna edihnesi gerektiğini söyledi. Scheffer, Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada ise terörle mücadele konusu- nu ele aldıklannı söyledi. "Hiç şüpheniz olma- sın; PKK'nin bir terörist örgüt olduğu konu- sunda, gerek benim gerekse de NATO mütte- fiklerin rihinlerinde hiçbir şüphe yok" diyen Scheffer, operasyon ve misyonlanna da değin- diklerini ifade etti. AL GÖZÜM SEYREYLE / IŞIL ÖZGENTÜRK Dışanda çok kötü bir hava var. Gökyüzü kapkaranlık, eh gazeteler- jeki haberler de pek ıç açıcı sayılmaz, m iyısi ben bugün bize biı sevgı ma- >ah anlataym. Hep bu-lıkte ıçımız ısı- tur ve gökyüzü ayduılanıverir, bu ış- ler hiç belli ohnaz, aydınlanıverir. Bugün hikâyemizin kahramanı, on dokuz yaşındaki güzeller güzeli Ni- met. Kendisi şimdilerde Istanbul'un varoşlannda tek göz bir gecekondu- da oturuyor. Nimet bundan tam on dokuz yıl ön- :e Erzurum'da ne iş bulduysa yapan bir babayla süreklı yakman bu- anne- oin ıkinci çocuğu olarak dünyaya gel- di. On yaşmdayken babası bir mide tıastahğından ötürü öldü ve annesi ağabeyiyle Nimet'i terk edip yeniden evlendi. Nimet'in çocukluğu akraba evle- rinde geçti. On dördünü bitirdiği gün yengesi Nımet'i yanına aldı. Yenge, Mimet'ten üç yaş daha büyüktü. Ve bu iki küçük kadm Ahnanya'da kaçak ışçi olarak. yaşayan ağabeyin arada sı- rada gönderdiği paralarla yaşamayı başaTdılar. Hıkâyenin bundan sonra- kı kısmını Nimet anlatıyor: "'Yengemle birlikte oturduğu- muz evin yanında bir inşaat vardı. Bizim oralarda dedikodu çok oldu- ğundan bir gün bile başımı kaldı- rıp inşaata bakmamıştım. Halbuki inşaatın bütün pencereleri bizim evin avlusuna bakıyordu. Bir gün büyük bir gürültü oldu. Ardından bağtrmalar. çağırmalar. Yengemle hemen avluya fırladık. Meğer inşa- attaki balkonlardan biri çökmüş ve işçilerden biri aşağı düşmiiş. Yengemle hemen kapıyı açtık, düşeni bizim avluya taşıdılar. Ku- yudan su çekip yüzünü yıkadık. Hastaneye götürmediler. Bereket çöken balkon ikinci kattaymış az bir yükseklikten düşmüş Kadir, ya evet o gün düşen adamın adı Ka- dir'di. Yani benim şimdiki eşim. O günden sonra bana bir hal ol- Seveceksen böyle seveceksin! du. O günden sonra her avluya çık- tığımda inşaata bakmaya başladım. Kadir de hep aynı küçük peneere- den bana bakardı. Birbirimize âşık olmuştuk. Kadir on sekizindeydi ben on altı. Derdimi yengeme açtım. O, Ben senin yerinde olsam hazırlar bohçamı adama kaçardım' dedi. Yengem de ağabeyime bir gece vakti kaçmıştı. Bu bana çok iyi bir çözüm geldi, na- sılsa tek arayanım soranım yen- gemle ağabeyimdi, onlar da razı, öyleyse kaçacağım. Kadir'le mek- tuplaştık. Gün kararlaştırdık. ben bohçamı hazırladım. Birlikte oto- büse bindik ve İstanbul'a geldik. Sorarlar bana hiç korkmadın mı? Neden korkacağım, ben onu sevi- yorum, o da beni. tnsan sevdiğin- den korkar mı? Kadir'in Erzu- rum'da tek bir amcası vardı, diğer akrabaları hep îstanbul'daydı, ön- ce onların kapısını çaldık. Bız kaç- tık, geldik' dedik. Buradaki akra- balar önce biraz şaşırdılar. Çckin- diler, 'Arkanızda polıs var mı' diye sordular. Kadir, 'Kız bana kendi gö- nül rızasryla kaçtı' dedi. O zaman al- tımua bir yatak serdiler. Sonra Ka- dir mezbahada bir iş buldu, kendi gecekondumuzu kurduk, ocağımız tütn.eye başladı. Biz öyle düğün, nikâh filan yap- madık. Biz birbirimizi seviyonız, o- nun için defter imzalamamız gerek- mez. Çocuk olunca resmi nikâh ya- parız, çocuk için ona bir nüfus kâ- ğıdı lazım, mecburcn kâğıt imzala- rız. Yok vallahi. ben öyle paragöz de- ğilim. Ben öyle Almanya. Libya fi- lan istemem. Onların parası onla- rın olsun, Kadirim benim yanımda olsun, bu bana yeter. Tabii ki, insa- noğlunun başına her şey gelebilir. Bir gün Kadir elden ayaktan düşe- bilir, o zaman ben ne güne duruyo- rum, sıvarım kollarımı bakarım Kadirime. Hayat müşterek, yeter ki, birbirimizden bir an bile ayrıl- nıayalım." Nimet böyle söylüyor, kendine, Ka- dir'e güveniyor, Istanbul'u seviyor, yaşamayı seviyor ve her gün süslenip kapıda Kadir'i bekliyor. Güzel bir aşk masalı, dansı herkesin başına. Amin. isilozgenturk a superonline.com GÜNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada Bunun altını çizdikten sonra, üstü çizilen konu- lara geçelim. AB-Türkiye Karma Parlamentosu Eşbaşkanı Joost Lagendijk Türkiye Yeşilleri'nin düzenledi- ği "Yeşil Diyalog" toplantısı için İstanbul'a geldi. Lagendijk'in gelişi Orhan Pamuk davasıyla birleş- ti. Bu dava için gelenlerin yorumları Lagendijk'le sarmalandı ve değişik bir tablo çıktı. Şu sözler Lagendijk'in: "CHP, ordunun bir bölümü, istihbarat örgütleri, yargının büyük bir bölümü, yani kurulu düzenin çok önemli güçleri AKP'ye bir tehlike olarak bakı- yor. Yani Islami tehlike olarak. Bu konuda aynı fi- kirde değilim. Bence AKP'nin gizli Islami amaçla- nnın olduğunu söylemek yanlış. AKP seçimlerde ve şimdi kamuoyu yoklamalannda bu kadar başa- nlı ise bunun nedeniAB 'ye olumlu bakmasıdır. Ge- lecek seçimleri kazanacaksa bundan dolayıdır." • • • Lajendijk, AKP'nin gizli Islami amacı olmadığı- nı söylüyor, doğru. Zira gizli değil, açık! Son ola- rak yasayı değiştirip "başimamlık" getirmeyi plan- ladığı da dikkate alınırsa sormak gerekir: - Bunun neresi gizli? Aynı Lagendijk "türban" konusunda da "Türki- ye bir çözüm bulsun. Türk toplumu kendi içinde bir uzlaşmaya varsın" deyip topu gol atması için AKP'ye uzatıyor. Lagendijk, her şeyden önce AB ile Türkiye'nin ilişkHerine Özen göstermek durumunda. Ne var ki, yaptığı konuşmalar bizim yeri geldikçe vurguladı- ğımız durumu bir kez daha öne çıkarıyor: AKP ile AB Türkiye'ye karşı anlaştı! AB'nin gözüyle, Orhan Pamuk davasından re- formlara kadar bir dizi sorun var. Türkiye'nin bun- ları çözmesi gerekiyor. Bu sorunlan kim çözecek? AKP hükümeti. Gelin görün ki, AKP-AB Eşbaşkanı Lagendijk Türkiye'ye yükleniyor: - AKP hükümeti çok iyi, Türkiye kötü. Türki- ye'deki bir grup her şeye direniyor! Diyelim ki direniyor. AB'nin AKP'ye dönüp, "Ar- kadaş bu direnci kır. Sen ne biçim hükümetsin" de- mesi gerekmiyor mu? • • • Lagendijk'in açıklamalanna muhalefet partilerin- den yanıt geldi. Ama Başbakan Erdoğan dan ya da Dışişleri Bakanı Gül'den tık yok. Dün Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek soru üzerine birkaç şey söyledi, o kadar. Erdoğan sadece Pamuk davası için yapılan "baskılara" değindi, aklında fikrinde türban oldu- ğu için, sordu: "Aynı baskıyı niye AİHM önünde yapmıyorsu- nuz? Orada hak hukuk çiğneniyor." Lagendijk'in öve öve bitiremediği, AB sürecinin tam adamı dediği Erdoğan, AlHM'yi kabul etmi- yor! Lagendijk tipi yetkililerin tutumu nedeniyle AKP'nin AB konusundaki takıyyesi tam olarak o taya çıkmıyor. Bir bakıma AB de AKP'den esinle- nip takıyye yapıyor olsa gerek! AKP, Türkiye'nin pek çok temel konusuna yak- laşırken sanki hiç sorumlu değilmiş de gidişin ha- kemiymiş gibi hareket ediyor. Bu ha-kemlik rolü nereye kadar? ankcum >/ cumhuriyet.com.tr BAYKAUDAN KÖŞK'E ZÎYARET 'Hükümet bilgi paylaşmıyor' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. "Ne yazık ki hükümet ile anamuhalefet partisi arasında sağhklı bir bilgi paylaşımı yok" dedi. Cumhurbaşkanı Ah- met Necdet Sezer, dün CHP Genel Başkanı Baykal'ı Cankaya Köşkü'nde kabul etti. Baykal, kabulün ardından yaptığı açıklamada, Türki- ye'nin gerek iç gerekse önemli dış gelişmelerle karşı karşıya bulunduğunu belirtti. "Ne yazık ki hükümet ile anamuhalefet partisi arasında sağhklı bir bilgi paylaşımı yok" diyen Baykal, bu nedenle düşüncelerini Cumhurbaşkanı Se- zer'e aktardığını bildirdi. Türkiye'de herkesin yargı konusunda son derece duyarlı olduğunu kaydeden Baykal, "Yargı bağımsızlığı hepimi- zin ortak konusu. Sayın Cumhurbaşkanrnın yargı bağımsızlığı konusunda düşünceleri za- ten kamuoyunca biliniyor. Savin Cumhurbaş- kanı'na. ben de hem yargı bağımsızlığı hem de Hâkimler ve Savcdar Yüksek Kurulu'nun oluşumu konusundaki düşüncelerimizi bir kez daha ilettim" diye konuşru. Kıbns konusu- nun önemine işaret eden Baykal, çok önemli ge- lişmelerin yaşandığı bir sürecin söz konusu ol- duğunu ifade ederek, bu konuda da Sezer'i bilgi- lendirdiğini belirtti. Baykal, ABD'den Tür- kiye'ye yapılan istihbarat ve askeri üst düzey yetkililerin ziyaretleri de dahil olmak üzere iç ve dış gelişmeler konusunda Cumhurbaşkanı Sezer'e bilgi sunduğunu ve çok yararlı bir görüşme yaptıklanm söyledi. ABD'de deniz uçağı düştü: 16 ölü • MIAJVII (AA) - ABD'de, ıçınde 14 yolcu ve 2 mürettebat olduğu bildirilen bir deniz uçağının, Mıami sahilinde denize düştüğü bildirildi. Sahil Güvenlik yetkilileri, Miami ve Bahama adalan arasında uçuş yapan özel bir şirkete ait küçük uçağın, Miamı sahılı yakuılannda denize düştüğünü kaydettıler. Uçakta bulunan 16 kişiden 6 sınm cesetlennın bulunduğu. diğer yolculara ulaşmak için kurtarma çahşmalannın sürdürüldüğü belirtildi. Görgü tanıklannın, uçak düşmeden önce büyük bir patlama sesı duyduklannı söyledikleri bildirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog