Bugünden 1930'a 5,439,797 adet makale



Katalog


«
»

20 AR1.IK 2005 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Af£D, para trafiğini kesmeyi, örgütü Irak ve Türkiye'de siyasi arenaya çekmeyi hedefliyor OA'nınPKKplanı Hükimete ağır eleştiri • AMCARA (Cumhuriyet Bürosı) - CHP'li Mehmet Ali Özpolıt, TBMM Genel Kıınıirnda Adalet Bakanlığı bütçes görüşülürken yaptığı konusnada hükümeti ağır bir dille eleştirli. AKP'yi "yargı üzerinden rejımlt hesaplaşmaJda" suçlayan Özpolıt şöyle konuştu "Özelıkle bu dönem. yargının siyasalaştınlması gırişimlennin zirvey» ulaştığı bir dönem olarak tarihinize geçecektir. Bunun en tipik u.'gulaması da Van'dakı trajedılir Burada siyasi baskı, yargı xaç yapılarak uygulanıyor. Yani yırgı üzennden bir hesaplışmaya gidiJiyor." Ankara memnun • ANKARA (Cumhuriyet Bürosı) - Ankara, Avustralya'nın terör ö"gütü PKK'yi terörle mücadile yasası kapsamında da terörisi örgüt olarak ilan etmesüden memnun. Dışişleri BakanJığı'ndan yapılan açıklanada, "Karara göre, sadece PKK'ye maddi destekte bulunmak değil, ÎÖZ konusu terör örgıitüne üyelik, destekleyici açıklamalarda biılunrnak ve herhangi bir şekilde bağlanılı olmak veya destek vermel suç kapsamına alınmıştır. Bu çerçevede, suçlu bulunacak .^ahıslar 25 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecekler. Karann terörle mücadelede işbirliğıne katkı sağlayacağını düşünuyoruz" denildı. 'Şeyhiziyaref sorusu • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'h Ali Rız'a Gülçıçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Konya gezisinde Nakşibendi şeyhi Tahir Büyükkörükçü'yü evınde ziyaret edip etmediğini sordu. Gülçiçek, verdiğı önergede. "ziyaret amacı ve bu ziyarette hangi ülke sorunlanna çözüm arandığı" sorulanna yanıt istedi. Gülçiçek, "Gizli ve şaibeli görüşmeler hükümetinizin ahşkanlıklan içinde midir? Yurtiçinde yapacağınız bir başka ziyaretinizde Alevi-Bektaşi kurumlannı ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?" sorusunu da yöneltti. Ttehiıı' tartışmasi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-TBMM Genel Kurulu'nda. dün Sağlık Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı'run bütçeleri görüşüldü. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, CHP'lilerin Antalya'daki bir hastanede bir bebeğin 3.5 milyar liralık senet karşıhğında tedavisinin yapıldığını belirterek bunun bir rehin alma anlamına geldiği yönündeki eleştinlerini değerlendirdi. CHP'lilere "Türkçeyi öğrenin, ondan sonra konuşalım" dıye tepki gösteren Akdağ, tedavisi süren hastanın rehin kalmasmdan söz edilemeyeceğini ıleri sürdü. Akdağ. milyarlık senetler karşıhğında tedavinin yapılması işlemi konusuna ise hiç girmedi. Komisyon Diyarbakır'da • DÎYARBAK1R (Cumhuriyet) - Töre ve namus cinayetleriyle, çocuklara yönelik şiddetin nedenlerini araştırmak için kurulan Meclis araştırma komisyonu üyeleri Diyarbakır Valisi Efkan Ala'yı makamrnda ziyaret etti 16 kişilik heyetin başkanı AKP Gaziantep Milletvekıli Fatma Şahin, Türkiye'de durum tespiti yapmak amacıyla rapor hazırlayacaklannı kaydederek, "Biz istiyoruz ki, raporu yazarken fotoğrann tamamını görelim ve herkesin bakış açısını yansıtalım" dedi. MEHMET FARAÇ Amerika'nın, PKK'yi üç aşama- lı bir planla saf dışı bırakmayı tasar- ladığı ileri sürülüyor. Ilk aşamada PKK'nin üst düzey yöneticileriyle yurtiçindeki 3 bin kadar militanın, çıkanlacak genel afla Türkiye'deki siyasi yaşama çekilmesini öneren ABD, ikincı etapta sınır dışında ba- nnan 4 bin civanndaki militanı Ku- zey Irak'taki federatif yapıya enteg- re etmeyi hedefliyor. CIA ise örgü- tün Kuzey Irak'taki para trafiğini ve Avrupa'da 170 kuruluş üzerinden yapılan yardımlan kesmek için ulus- lararası istihbarat örgütleriyle işbir- liğine hazırlanıyor. PKK'nin etkisizleştirilmesi için iki yıldan bu yana hem Kürt lider- ler hem de Türkiye'deki güvenlik ve istihbarat birimleriyle koordinas- • Amerika, Irak'taki siyasi ve coğrafi gelişmeleri de göz önüne alarak PKK'ye Kuzey'de alan yaratmaya çalışıyor. Son iki yıl içinde üç kez Kandil Dağı'nda PKK yöneticileriyle bir araya gelen CIA elemanlan, siyasal platforma çekilmeleri için örgüt yöneticileri üzerindeki baskıyı arttırmaya çalışıyor. yon halinde bulunan Amerika, "si- yasi PKKplanTnı uygulamaya sok- mak için Irak'ta yapılan seçimlerin sonuçlannı bekliyor. Irak'ta, Kürt bölgesi dışında rahat hareket alanı bulamayan ABD, bu bölgeyi de risk çemberine almamak için PKK'ye yönelik askeri bir ha- reket içine girmek istemiyor. Bu çe- kincede örgüt militanlannın Irak, Suriye, Iran ve Irak'ta dağınık olma- sının da payı bulunuyor. PKK'nin geçen ay, "Çözüme kat- kı sunsunlar" çağnsı yaptığı, geçen hafta ise "dar politik hesaplar yap- mamasL, ulusal çıkarlan gözetmesi ve yanhş ittifaklara girmeınesi yo- hında" uyardığı Irak Devlet Başka- nı Celal Talabani ile Kuzey'deki fe- deral bölgenin başkanı KDP lideri Mesud Barzani de askeri operasyo- na karşı çıkarak"siyasi çözüm"de ısrar ediyor. Kürt liderlerin bu du- ruşu da Amerika'yı siyasi seçene- ğe zorluyor. Son iki yıl içinde üç kez Kandil ABD'nin PKK'lileri legalize etme yönündeki girişimleri daha önce de Cumhuriyet'te haber olmuştu. Kürt Ulusal Demokratik Birlik Toplantısı'nın sonuç bildirisi yayımlandı Üniteryapıyı reddediyorlar Dİ\ARBAKR(CumhuriyetBüro- su) - Diyarbakır'da Demokratik Top- lum Partisi'ne (DTP) alternatif yeni bir siyasi yapı oluşturma arayışıyla 2 gün süren toplantının sonuç bildi- risi yayımlandı. Bildiride Türkiye'nin üniter yapısının reddedildiği vurgu- lanırken, Kürtlerin hu- kuksal. yönetsel ve siya- sal olarak kendini, ken- di topraklannda yönet- me hakkı olduğu öne sü- rüldü. PKK karşıtı birçok si- yasi grubun temsilcile- rirıin katılımıyla düzenlenen 2 gün- lüku Kürt Ulusal Demokratik Birlik Toplantısı"nın ardından 39 kişilik "Kürt Ulusal Birtik Demokratik Ça- uşmaGnıbu"oluşruruldu. Toplantı- dan aynca, 270 katılımcının ortak iradesiyle kaleme alınan sonuç bildir- gesi de çıktıı. Divan Başkanı avukat Semir Gü- zel tarafından okunan sonuç bildirge- sinde, "toplantımn Kürt toplumu- nun ortak paydalarını ortaya çıkar- mak, Kürt vicdanını daha duyulabi- • PKK ve DTP karşıtı siyasi grupların katılımıyla düzenlenen ve iki gün süren toplantının ardından açıklanan sonuç bildirisinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürtlerin tüm taleplerini görmezden geldiği ileri sürüldü. Brkdmak ve birük sürecine hiznıet et- mek hedefîyle yapıkbğr" belirtildi. Bildiride şöyle denildi: "Türkhe Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapı- lanmasL, sürecin giderek olumsuzlaş- masına ve sorunlann katlanarak gü- nümüze kadar taşınmasına hizmet etmişrir. Tek devlet, tek mfflet, tek dil pootikası ile Osmanh tmparatortu- ğu 'nun baldyesi üzerinde yeniden ya- pılanan Türkiye Cumhuriyeti, Kürt halkuun tüm hakh taleplerini göz ar- dı etmiştir. Kaühmcüar, egemenlerin bu baskıcı ve asünilasyo- naltstpoiitikalannıve onun sonucu olan üniter devlet yapüanmasuu reddeder. Bu temelde, Kürt sorunu- nun özünün, Kürt halkmm kendini hukuksaL yönet- sel ve siyasal olaraközgür- ce ifade etme ve kendi topraklannda yönetme hakkı başta olmaküzere di- ğer dünya halldarryla tanı hak eşitii- ği temelinde haklara sahip olma so- runuoiduğunun alönı bir kez daha çi- zer." Dağı'nda PKK yöneticileriyle bir araya gelen CIA elemanlan, siyasal platforma çekilmeleri için örgüt yö- neticileri üzerindeki baskıyı da art- tırmaya çalışıyor. Ocalan da masada PKK'lilerin bir bölümü, Ameri- ka'nınplanrna sıcakbakmasınakar- şın Abdullah Öcalan'dan olumlu bir sinyal alamadıkları için çekimser kalıyor. Orgüt yöneticileri, ABD'nin Türkjye'ye Kuzey'de kurulacak dev- letin tanınması karşıhğında PKK'yi tasfiye sözü verdiğini ileri sürüyor. Örgüt, "Öndersiz çözüm çözümsüz- lükrür" propagandasıyla "Ocalan'a özgürlük sağlanmadan PKK'nin hiçbir çözüme >anaşmayacaguu" da duyuruyor. ABD ise daha önce PKK'de bö- lünmeye yol açan telkinleri ypğun- laştırarak Osman Ocalan liderliğinde kurulan Kür- distan Yurtsever Demok- rat Parti'nin (PWD) et- kinliğini arttırmayı he- defliyor. Güvenlik birimleri ile Kuzey Irak'taki kaynak- lardan derlenen bilgilere göre Amerika, Irak'taki siyasi ve coğrafi geliş- meleri de göz önüne ala- rak PKK'ye Kuzey'de alan yaratmaya çalışıyor. îddiaya göre örgütün Kandil ve çevresindeki kamplarda bulunan 4 bin civanndaki militanına özerk yapı içinde vatan- daşlık verilmesi, ekono- mik ve siyasi yaşam içi- ne çekilerek Kuzey'deki Kürt devleti yapılanma- sına entegre edilmesi he- defleniyor. Amerika ve Kürt lider- ler, örgütün militan kad- rosunu yöneten, aralann- da "Cemal" kod adlı Mu- rat KaravTİan, "Cuma" kod adlı Cemil Ba\ık, "Abbas" kod adlı Duran Kalkan, Mustafa Kara- su ile militan kadrolann başındaki "Doktor Ba- hoz" kod adlı Feyman Hüseyin ile diğer kadro- lann "genel af" ya da "tophıma dönüş vasası" benzeri bir uygulamaya tabi tutulmasını istiyor. Ekonomik kıskaç... ABD'nin ekonomik planı ise siyasi arenaya çekilememesi halinde ör- gütün Türkiye, Irak, Iran ve Suriye'de ayhk 500 bin dolan aşan yardrm fonu- nu çökertmeyi, özellikle Almanya, Fransa, Hol- landa, Isveç gibi Avrupa ülkelerinde 170 dernek ve kuruluş üzerinden yü- rütülen ve ayda 1 milyon Avro'ya ulaşan para tra- fiğini kesmeyi hedefli- yor. Uzmanlar, örgütün Irak'taki petrol taşımacı- lığından, Kuzey'de ihale alan müteahhitlerden, in- san, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile haraçtan elde ettiği gelirin kesilme- si için CIA koordinasyo- nunda uluslararası istih- baratın harekete geçece- ğini belirtiyor. DUZYAZI ENTERNET /MEHMET SUCU mehmet@cumhuriyet.com.tr Uluslararası Saydamlık örgütü'nün "Birleşmiş Milletler (BM) Yolsuzluk- la Mücadele Günü" nedeniyle hazır- ladığı "2005 Dünya Yolsuzluk Baro- metresi" başlıklı rapor çok ilginç bir tabloyu ortaya çıkardı. 69 ülkede ge- rçekleştirilen araştırma sonuçlan, in- sanlann son üç yıl içinde yolsuzluk- ların arttığına inandığını gösteriyor. Araştırmaya göre insanlar en çok si- yasi partilerin kirlendiğini düşünüyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde, siyasi partilerden sonra en yozlaşmış kurum olarak meclisler, ardından adalet sis- temleri, gümrükler ve maliye kurum- ları görülüyor. Batı Avrupa'da ise si- yasi partileri yasama organları, med- ya ve iş dünyası takip ediyor. Kısaca söylemek gerekirse dünya çapında gerçekleştirilen bu araştır- maya göre yolsuzluktan yana en çok kirlenen gruplar demokrasinin üç önernli gücü; yasama, yürütme ve yargı... Ardından da çeşitli kurum- Batı Demokrasileri Kirleniyor mu? laria birlikte demokrasilerin dördün- cü gücü olarak değeriendiriien med- ya yer alıyor. Bu açıdan bakılınca yeryüzü sa- kinlerinin büyük çoğunluğunun temel güçleraynlığı ilkesine dayanan demok- rasilerin kiriendiğine inandığını söyle- mek de olası. Batı demokrasilerinin temelini sor- gulayan bu araştırma pek fazla yan- kı bulmadı. Ama görünen o ki, Batı demokrasileri sarsılıyor. İnsanlar gi- derek kirlendiğini düşündükleri yasa- ma, yürütme, yargı ve medyaya olan güvenlerini yitiriyorlar. Diğer yandan ise medya aracılığıyla bir bombardı- man altında tutuluyorlar. Batı'datartışılmaya başlanan "De- mokrasi demokratikleşebilirmi" so- rusu da bu araştırmayla bir kez da- ha gündeme oturacak gibi görünü- yor. Bizim amacımız bu kavramı tar- tışmak değil. Çünkü Türkiye'de bu tar- tışma bambaşka bir açıda gerçek- leşiyor. Geçen ay TÜSlAD'ın düzenlediği "Devlette Etikten Etik Devlete: Ka- mu Yönetiminde Etik" konulu rapo- run tanıtım toplantısında konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in söz- leri, bu araştırmayla birlikte değerien- dirilinceayn biranlam kazanıyor. Çi- çek, "Bu toplumda ikikonuda talep yok; adalet ve ahlak. Var gibi görü- nüyor ama özele gelince yok, öze- le gelince kestirme yoldan halledil- mek isteniyor" demişti. Türkiye'de- ki sorunun temelinde yasa yetersiz- liği olmadığını belirten Çiçek, hatta çokça yasa bulunduğunu söyteyerek konuşm^sır a şöyle devam etmişti: 'Etik kuıallann uygulanmasında en önemli konu, merkezi denetleme- den çok kamuoyunun tavrıdır... Ben rüşveti bilmeden alan, rûşveti bil- meden veren birine rastlamadım." Bu sözleri söyleyen bir bakan... Ve araştırmaya katılan insanlar ise bu sözleri söyleyen bakan ve meslek- taşlannı en çok kirienenler olarak gö- rüyor. Bir yerterde birçelişki var ama nerede? Aslında yolsuzluk, tarihin her dö- neminde ve her coğrafyada, insanlı- ğın var olduğu her yerde olmuş. Bu dönemlerin her birinde de yolsuzluk- la mücadele kavramı gündeme gelmiş. Kimi zaman başan sağlanmış, kimi zaman üzeri örtülmüş. Ama hep top- lumsal tepki ile karşılanmış. Hep ön- lem aranmış. Ama sanınm yöneticile- ri tarafından halklar yolsuzlukla suç- lanmamış. önlem alması gerekenler işlerini güçlerini bir yana bırakıp ken- dilerini iktidara taşıyanlan suçluyorsa bu işte bir gariplik var demektir. ORHAN BİRGİT Eşbaşkamn Bakış Açısı Biz, istediğimiz kadar terör örgütünün saha dı- şı bırakılması için, özellikle geleceğimizi bağladı- ğımızAB'densomutadımlarbekleyenbiriyimser- lik içinde olalım. Biriiğin Türkiye ile oluşturduğu Karma Pariamen- to Komisyonu Eşbaşkanı Lagendijk, yurdumu- zun Güneydoğu yöresindeki silahlı kalkışmayı "TSK'nin provokasyona geçmesi ve PKK'nin bu- na silahla cevap vermesi" olarak değerlendirmek- tedir. Türkiye ile AB arasındaki sorunlann bir Kar- ma Pariamento Komisyonu'nda çözülmesinin yön- temlerini biriiğin başkenti Brüksel'deki yasama or- ganında omuzladığı varsayılan en yetkili kişidir La- gendijk. Üç gün önce, gece-gündüz, kar-kış demeden dev- letini ve halkını korumak amacıyla canını tehlike- ye atmaktan geri kalmayan Silahlı Kuvvetlerimizi böylesine ağır ve haksız bir suçlama altında bıra- kırken gerekçesinin nedenlerini de akıl almaz bir şekilde aynı çirkinlikle sıralıyor: Ordunun PKK ile çatışmayı sevdiğini söylüyor! Eşbaşkana göre, çatışma sevgisinin asıl nede- ni ise TSK'nin merkezde ve gündemde tutulmak- ta oluşu imiş.. Ne zaman bir kamuoyu yoklaması yapılmış ol- sa Türk halkının en güvendiği kurum olarak ilk sı- rada yer alan -AKP Genel Merkezi'nin son araştır- ması da dahil- ordunun, Kürt kökenli vatandaşla- ra karşı provokasyona geçmesini, silahlı eşkıyanın da salt savunma amacıyla buna cevap verdiğini söy- leyen kafa, elbette terör örgütüne silah, araç-ge- reç ve desteği verir. Teröristi banndırır, korur ve kol- lar. Bunun için gerekiyorsa Roj TV gibi propagan- da araçlannın da bir medya kurumu perdesi arka- sındaki çalışmalanna göz yumar. Hükümetten gecikmeli kınama Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Çiçek, hü- kümetinin üç günlük sessizliğinden sonra Lagen- dijk'in sözlerini kınayabildi. AB Partamento Ko- misyonu Eşbaşkanı'ndan, "gittikleri ülkenin de- ğeherine önem vermelerinin, saygı beslemeleri- nin beklendiğini" söyledi. Lagendijk gibiler, Türki- ye üzerinde diledikleri şekilde at oynatabilmeleri için yapmaktan vazgeçmediklerı planların başanya ulaşması için Türk Silahlı Kuvvetleri'ni en dinamik ve büyük engel olarak görüyoriar. Eşbaşkamn ağzından çıkan son hezeyanın med- yamızda ve sivil toplum örgütlerimizde, siyasal partilerimizde, en başta elbette TBMM'de ve hü- kümette hak ettiği tepkileri, gecikmeden alması bek- lenirdi. Genelkurmay Başkanlığı'nın o tepkileri bekle- mesi; orduyu yıllardan beri süren bir iç ayaklanma- nın planlı provokatörü gibi gösteren müfteriye de en yetkili ağzın somut yanıt vermesini AB yolculu- ğunun koşullan içinde görenler ilk aşama için ya- nılmadılar. TSK kendisine yönelik bu hezeyan kar- şısında susma hakkını kullanmayı yeğledi. Hükü- met ise o hezeyanı karşılamak için Bakanlar Ku- rulu toplantısını beklemeyi doğru gördü. Herfırsat- ta konuşmayı seven Başbakan, bu konuda hükü- met sözcüsünü konuşturmayı yeğledi. Kanlı terör karşısında bu kadar aymaz ve bilinçli bir saptırma- lı değerlendirmenin, AB'nin Türkiye'den TSK için planlı operasyon istekleri konusunda ilk adım ol- ma kuşkusunu besleyenler yok mudur? Istenmeyen kişi... Ucu açık görüşme maratonu içinde, Lagendijk gibilerin, Türkiye'deki terörün başlamasından asıl sorumlu gibi gösterdiği anayasal kurumumuza ve onun gelmiş geçmiş yöneticilerine karşı yeni talep- lerinin altyapısı mı haztrianmaktadır yoksa? Hükümet, Silahlı Kuvvetlerimizin PKK ile müca- delesini Güney Amerika ya da Afrika'daki kimi gü- •venlik güçlerinin komutanlannın kokain ya da el- mas madeni paylaşması planlan ile bağdaştıran o kafayı kınamakla yetinmemelidir. Lagendijk, Türkiye için istenmeyen şahıs ilan edilmelidir. Koskoca AB Parlamentosu'nda bu eşbaşkanlık görevini doğru dürüst yürütecek aklı başında kim- se mi yok? Faks: 0 212 677 08 21 obirgrt« e-kolay.net BaydemiP'in rfadesi alınmayacak • DtY4JlBAKIR(Cunıhıırrvet)-Dıyarbakır Büjük- şehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in Av- rupa Parlamentosu ile Belçika ve Strasbourg'da yap- tığı görüşmelerin basına yansıması üzerine ince- leme başlatan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılı- ğı, Baydemir'in "PKK ve Türk Silahlı Kuvvetle- ri aynı anda silah bıraksın" şeklinde bir ifadesinin ses kaydınrn bulunmadığını belirtti. Başsavcılığın değerlendirmesinde, Osman Baydemir'in gezisin- de sunduğu rapor ve yaptığı konuşmalann örgüt propagandası içermediği ve ifade özgürlüğü kap- samında kaldığı kaydedilerek, bu nedenle ifade- sinin alınmasına gerek görühnediği belirtildi. VVilson'dan Vali Güler'e ziyaret • İstanbul Haber Senisi- ABD'nin Ankara Bü\ükel- çısi Ross Wilson, İstanbul Valisi Muammer öüler'i makamrnda ziyaret etti. Güler. Wilson'ın önemli bir dönemde bm-ükelçilik görevine başladığını ve gö- reve gelır gelmez ,\nkara'da önemli konularla ilgi- lendiğini belirterek "'Istanbul'a da sık sık gelece- ğinizi umuyorum. Istanbul'un Ankara'dan farkı, iş- lerin biraz daha hızlı yapıhyor olması. İstanbul'u zi- yaret ederseniz. yorgunlugunuzu Ankara'da atabi- İirsıniz" dedı. Wilson da Türkiye'de göreve başla- mış oknaktan ve istanbul'u ziyaret etmekten duy- dugu mutluluğu dile getirerek, kent hakkında bilgi almak için ziyareti gerçekleştirdiğini ifade etti. Dr. Mikrop' ve Hayan Şarbon' serbest • BAĞDAT (AA) - Irak' ın devrik lideri Saddam Hüse- yin döneminin 24 üst düzey yetkilisinin cezaevin- den serbest bırakıldığı bildirildi. Bağdat'taki bir avu- kat, "'Dr Mikrop" olarak bilinen Rıhab Taha ile "Bayan Şarbon" olarak bilinen Hüda Salih Am- maş'ın da serbest bırakılanlar arasında olduğunu söyledi. Bağdat havalimanındaki Amenkan askeri üssünden dün sahverilen eski Yüksek Eğitim ve Bi- limsel Araştırma Bakanı Hümam Abdülhalik Ab- dülgaffur ile eski Iletişim ve Ulaştırma Bakanı Ah- met Murtaza Ahmet Halil'in de, Ürdün'ün başken- ti Amman'a gitmek üzere bekledikleri bildirildi. Ai- lelerinin verdiği bilgiye göre sabverilenler arasında Saddam'ın öldürülen oğlu Uday'ın yardrmcısı Asil Sabra ile ışadamı Sattam Kaud da bulunuyor. •.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog