Bugünden 1930'a 5,439,331 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20ARALIK2005SALI HABERLER DÜNYADABUGÜN ALİ StRMEN Bu Ne Kiistahlık! önce sap ile samanı birbirine karıştırmamayı öğrenmemiz gerekir. Temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engelleyen hiçbir davranış, artık bir ülkenin iç hukuk alanına girmez. Temel hak ve özgürlüklerin kultanılmasını engel- leyen, çağdaş demokrasinin çiğnenmesine yol açan davranış, ister yasama, ister yürütme, ister yargı olsun, kimden sadır olursa olsun, buna tepki göstemnek ve düzeltilmesini istemek herkesin, her ülkenin hakkıdır. Hele hele, söz konusu olan Türki- ye gibi AB'ye tam üyelik başvurusunda bulunmuş olan bir ülke ve tepkiyi gösterenler de AB üyeleri veya görevlileri ise. Bu yüzdendir ki tekrar tekrar belirtiyorum. Or- han Pamuk davasına yakınlık gösteren, Avrupalı olsun olmasın, yabancılann bu ıTgilerini hiç de ya- dırgamıyor ve suçlamıyorum. Hatta bu gelişmele- rin sorumlusu olarak, yeni TCK'yi hazırtarken, ye- terti bilgiyi ve demokrasiye yeterli özeni gösterme- yen AKP'yi görüyorum. Davanın açılmasının so- rumlulan arasında, elindeki yetkiyi kullanmayarak, bu tatsız gelişmeyi önleme gereğini duymayan Adaiet Bakanı Cemil Çiçek'in davranışını da eleş- tiriyorum. Ancak Orhan Pamuk davası için buraya komi- ser edasıyla gelen AB yetkililerine de şunu antm- satmak isterim. Yeni Ceza Yasası'nın hazırianması sırasında, yalnızca zina maddesine takılıp kalan, Türkiye'den yükselen seslere, kendi istekleri doğ- rultusunda hareket etmiş olan AKP'nin her girişi- minin bir demokratikleşme hamlesi olduğu önyar- gısıyla kulaklarını tıkayan AB yetkilileri de son olayların sorumlulan arasında yer almaktadırlar. öyle ya! Işte onlann istediği dogrultuda değişiklik yapıldı Ceza Yasası'nda. Ve onlann uygun bulduk- lannı açıkladıklan yeni Ceza Yasası'nın 301. mad- desi gereği açıldı Ortıan Pamuk aleyhindeki dava. Şimdi neye itiraz ediyoriar? • • • Bu davaya biz de itiraz ediyoruz, ama bizler za- manında bu değişikliğe de yeterince özgürlükçü olmadığı gerekçesiyle itiraz etmiştik. Neyse konunun buraya kadar olan bölümü, tar- tışmaya açık. Ama bundan sonrasında AB Türkiye Karma Parlamentosu Eşbaşkanı Joost Lagendijk'in küstahlığının ne tartışılacak ne de kabul edilebile- cek bir yönü var. Lagendijk, terörist PKK'nin yan- daşlarına arka çıkan konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kürt sorunu vardır ve demokratik olarak e/e ahnmalıdır" dediğini kay- dettikten sonra, Kürt liderierin fırsatı kullanarak di- yaloğu başlatmadıklannı söylemiş, sonra da "Or- du provokasyona geçti. PKK de buna silahla ce- vap verdi. Ordu PKK ile çatışmayı seviyor, bu da orduyu merkezde ve gündemde tutuyor" demiş- tir. Bu sözlerdeki küstahlık kabul edilebilir gibi de- ğildir. Burada Lagendijk'in bu sözlerinin, salt PKK sempatizanlığından mı yoksa TSK düşmanlığın- dan mı kaynaklandığını söyleyebilecek durumda değiliz. Ama şunu açıkça söylemek zorundayız ki, TSK ne Lagendijk'in hoşuna gitmek ne de AB'nin poli- tikalarının yaşama geçmesine alet olmak duru- mundadır. TSK, anayasa gereği ülkenin varlığını ve bütün- lüğünü dış ve iç düşmanlara (yani aynlıkçı terörist- lere) karşı korumakla yükümlüdür ve şimdiye dek bu görevini yerine getirmiştir. Bu durumun değerlendirmesini yapmak, bu ko- nuda bir yargıya varmak Lagendijk'in haddine düşmemiştir. Bu gerçekleri kendisine anımşatan CHP Istan- bul Mületvekili dostum Onur Öymen'i kufluyo- rum. • • • Onur öymen'i kutlarken, aynı zamanda çok üz- gün olduğumu da söylemek zorundayım. Çünkü öymen bir muhalefet milletvekilidir. Oysa Türki- ye'nin bağımsızlığını ve bunlann güvencesi TSK'yi korumak, her şeyden önce hükümetin işidir. Ama AİHM'nin türban karan karşısında kükre- yen Recep Tayyip Erdoğan, TSK ile ilgili, küstahça Türkiye'nin içişlerine kanşan Lagendijk'in sözleri üzerine gıkını bile çıkarmamıştır. Türkiye'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğü- nü hedef alan sözler karşısında sessiz kalan hükü- metin doğurduğu boşluğu dolduracak tok söz, bu durumda muhalefetten gelmiştir. Fransa'nın araba yakanlara karşı 1955'ten kal- ma antiterör yasalannı uygulamasına sesini çıkar- mayan, Ingiltere'de yiımi günü aşan gözaltı süre- lerinin varlığını görmezden gelerek Türkiye'nin te- rör ile mücadeledeki her girişimini kınayanlara, ik- tidar cephesinden tepkinin, muhalefetten sonra, Başbakan'ın ağzından değil de Hükümet Sözcü- sü'nden gelmesi üzücüdür.. Türkiye'de iktidar çevrelerinin ve destekçilerinin TSK'ye karşı yürüttükleri kampanya, Lagendijk gi- bilerine cesaret veren husustur. Bugün Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu en büyük ve en onur kıncı tehlike ise kimi yabancıla- nn sömürge komiseri edasıyla yaptıklan küstahlık- lar değil, AKP ve yerli çevrelerin tutumlardır. Yazık!.. Yazık!.. Çok yazık!.. asirmen@ cumhuriyet.com.tr Lagendijk için suç duyurusu '301. maddeden yargılansın' tstanbulHaber Servisi - Yazar Orhan Pamuk hak- kında "Türklüğü alenen aşağüamak" suçundan açılan davada müşteki olan Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu üyesi Avukat Kemal Kerinç- siz, Istanbul Ağu- Ceza Mahkemesfne başvu- rarak davanın durması karanrun kaldınlmasını istedi. Şışli 2. Asliye CezaMahkemesi'ninver- diği durdurma karannın usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürüldü. Avukat Kerinçsiz, ayrı- ca Türkiye-AB Karma Parlamento Komısyonu (KPK) Eşbaşkanı Joost Lagendijk hakkında, "Türk ordusunu ve yargı organlannı aşağuadv ğı, yargdamayı etidlemeye teşebbüs ettiği" ıddi- asıyla suç duyurusunda bulundu. Dilekçede La- gendijk hakkında yeni TCK'nın 301. maddesi- nin 2. fıkrası ve 288. maddesi uyannca soruş- turma sürdürülerek dava açılması istendi. Çiçek, TSK'yi PKK ile aynı kareye koyan değerlendirmesinden dolayı Lagendijk'e tepki gösterdi Hükümetten gecikmeli kınamaANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Bakanlar Kurulu, "Ordu PKK ile çaüşmayı seviyor. Bu da orduyu merkezde ve gündemde tutuyor" di- yen AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyo- nu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ı kınadı. Hükü- met Sözcüsü ve Adaiet Bakanı Cemil Çiçek, "Özeflikle TSK'yi PKK terör örgütüyle aynı kareye koyarakbir değeriendirme vapmış olma- sını son derece esefle karşıbyoruz ve şiddede k>- nıyoruz" dedı. Çiçek TBMM'de de Orhan Pa- muk da\asıyla ilgili olarak AB"ye sert eleşti- riler yöneltirken "Çifte standardı kabul etme- YlNE GÜNDEME TAŞIDI Kuzu: Başkanlık sistemişart oldu İSTANBUL (AA) - TBMM Anayasa Komis- yonu Başkam Burhan Kuzu, Orhan Pa- muk'un yargılanmasına ilişkin AB yetkili- lerınce yapılan yorumlan eleştirerek "Hiç künse benim iç hukukumu sıkboğaz ede- mez" dedi. Parlamenter sistemi de eleşti- ren Kuzu, "Türkiye başkanlık sistemine geçmeU" dedı. Kuzu yeni TCK'nın yürür- lüğe girmesinden sonra 216. maddeden 77 dava açıldığını, bunun ciddi bir rakam ol- duğunu, ancak 301. ve 216. maddelere yö- nelik eleştirilerin, Avrupa'nın Türkiye'nin iç hukukuna müdahalesi noktasına kadar taşındığını söyledı. Kuzu, "Düşünce öz- güriüğünden yanayız, ama hiç künse iç hu- kukumu sıkboğaz edemez. 301. ve 216. madde düşünce özgürlüğü önünde engel değildir. Ama bunlar gözden geçirilebilir" dedi. Seçım yasasını ve parlamenter siste- mi de eleştiren Kuzu, "Yüzde 10'Iuk seçim barajı dünyanın hiçbir yerinde yok. Bunun da degişnıesi gerekhor, ama başkanlık sis- temine geçümesi şarnyla"" dıye konuştu yiz. Hukuk.Brüksel'de de .\nkara'da da aynıuy- gulanırsa anlamh olur. İşinize gelince metreyİe, işinizegelince arşuıla ölçükcekse ozamanbu AB, benim değerlerimi temsil etmiyor" dedi. Bakanlar Kurulu toplantısının ardmdan açık- lama yapan Hükümet Sözcüsü Çiçek, gelen ya- bancılann Türkiye'nin değerlerine ve kurum- lanna saygılı davranmalan gerektigini bildir- di. Son olarak Lagendıjk'in sözlerini hükümet olarak, "esefle ve üzüntüyle karşıladıklannT belirten Çiçek. "Ozeffikle TSK'yi PKK terör ör- gütüyle aynı kareye ko> arak bir değeriendirme yaprnış olmasını da son derece esefle karşıhyo- nız ve şiddetle kmıyonız" dedi. TSK'nin ülkenin en değerli kurumlarunn ba- şında geldiğinin altını çizen Çiçek, ordunun, AB süreciyle ilgili çok önemli adunlan ve çabala- n olduğunu söyledi. Çiçek, şunlan kaydetti: "Türkiye ile ilgili beyanda bulunacak olanlann böyle alelusuL ayaküstü. kulaktan dohna, yanm yamalakbilgilerle beyanat vermek yerine gittik- leri ülkenin değerlerine, kurumlarma saygı öl- çütieri içerisinde değeriendirme vapmalannı tavsJveedivoruz." ÎĞNELt FIRÇA ZAFER TEMOÇİN AB'nin Türkiye'ye bakışı. Türkiye'nin AB'ye bakışı TBMM Genel Kurulu'nda Adaiet Bakanlı- ğı bütçesi ele alınırken Orhan Pamuk davasıy- la ilgili eleştirileri yanıtlayan Çiçek, davayla ilgili olarak yargıya müdahale edildiğini, mü- dahale işinin Türkiye sınırlanm aştığını söyle- di. Çiçek, AB'nin "yargı konusunda çefişki içinde olduğunu" söyledi. FehriyeErdalve Roj TV konusunda AB ülkelerinin gerekeni yapma- dığını belirten Çiçek, "Onlannki yargı ise bi- zimkideyargL,müstemleke >urgısıdeğiLYaban- cılara bu anlanıda çanak tutarak müdahaleye hiç knnsenin hakkı yoktur" dedi. 'Şiddetyanlısı herkesieleştiririm' Dış Haberler Servisi - "Ordu, PKK ile savaş- mayı seviyor. Türk ordusu provoke etti, PKKcevap verdP sözlen tepki çeken AB-Türkiye Karma Parlamento Komis- yonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Kürt sorununu şiddet kullanarak çözmeye ça- lışanlan eleştirdiğini söyledi. Gazetecile- rin sorulannı yanıtlayan Lagendijk, "PKK'nin şiddete son vermesini ve Kürt- lerin istedikleri kültürel haklan şiddet içermeyen yöntemlerle sağlamaya çahş- masuu kesin ifadeler kullanarak istedim. Türk ordusunun da hükümetin istediği şeyleri yapmasını beklhorum, çünkü so- runu demokratik bir biçimde çözme yet- kisi Başbakan'da olmah. Söylemek îstedi- ğim buydu" ifadelerinı kullandı. Güney- doğu'da "şiddet sarmah" görmek isteme- diğini vurgulayan Lagendijk, "Şemdinli olayına bakın, kinı kimi tahrik edhor? Bu sorunun şiddetle çözüleceğini söyleyen herkesi eleştiririm. Çünkü çözümün şid- det olduğuna inannuyorum" dedi. NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR CDDogal Gaz Sobası ile i eviniz çiçek açsın! Bolivya'da Sosyalist Yerli Başkan Tertemiz doğal gaz, sıcacık yuva... Hepsi DemirDökûm Doğal Gaz Sobası'yia! CD DemirDökûm Evo Morales, Bolıv- ya'nın ilk yerli başkanı. Morales, bir Inka köyiüsü. Morales, Bolivya'da ko- kainin hammaddesi olan kokanın ABD tarafından yasaklanmak istenmesi ve ülke doğalgazının ucu- za kapatılmasına karşı yürütülen mücadelenin önderi. Evo Morales sos- yalist. Boiivya, Che Gueva- ra'nın öldürüldüğü ülke. Evo Morales, Che için şunlan söylüyor. "Boiivya mücadelesinde tarihsel olarak örnek aldığım bir- çok insan var. Tupoc Ca- tari. Yerlilerin mücadele- sinde bağımsızlık müca- delesinde önemlidir. Ayn- ca Bertolima Sisa, yerli liderlerden Martin Luco, sonra Santa Cnız ve ta- bii ki Che Guevara." • • • Evo Morales, Venezüel- la Cumhurbaşkanı'nın, Hugo Chavez'in de yakın dostu ve mücadele arka- daşı. Morales'e Latin Amerika'nın ikinci Cha- vez'i adını veriyoriar. Mo- rales, Chavez'in mücade- lesi için şunları söylüyor: "Ayrıca Chavez çok önemli ve bunu da kanıt- ladı. Hem cuntaya karşı direnip hem demokrasi kurallannı işletip, hem de Kuzey Amerikan emper- yalizmine karşı mücadele vermektedir. Ayrıca özel- likle köylû hareketleri için Çin devrimi de çok önemlidir. Köylülerin de- mokrasi deneyimi önem- lidir. " Morales, Sosyalizme Doğru Hareket Partisi'nin lideri olarak uzun zaman- dır, ABD'nin Bolivya'da yapmak istediklerine karşı direniyordu. Özellikle ko- kainin hammaddesi koka- nın yasaklanmak isten- mesine karşı direnen köy- lülerin temsilcisi olarak öne çıktı. Köylü direnişini destekleyen konuşmalar yaptığı için "teröre des- tek" verdiği gerekçesiyle Meclis'ten çıkarıldı. An- cak her seferinde daha büyük bir güçle geri dön- dü. Onun bir gün cumhur- başkanı olacağı kimsenin aklına gelmiyordu. Mora- les kendisini şöyle tanırn- lıyor: "Ben hâlâ bir koka işçisiyim. Koka üretimi doğal bir üretimdir. Bir tarım üretimidir insanlık için. Diğer biçimi onun, kokanın değiştirilmesidir. Bu başka pazar içindir ki, bu pazan da sadece ABD kontrol edebilir. Onların koruyucusu da ABD'de- dir," ABD, Morales'in cum- hurbaşkanı seçilmesini i*- temedi. Seçilmemesi iç.'i elinden geleni de yaptı. Morales, ABD'nin bu tu- tumunu da şöyle değer- lendiriyor. "Biz ABD'den hiç korkmuyoruz. ABD hükümeti eğer Evo Mora- les aleyhine konuşuyor- sa, bu bizim için en iyi kampanyadır. Bu çok önemlidir. Bolivyalılar ABD'den, onun olabile- cek müdahalelerınden kesin olarak korkmuyor- lar." • • • Boiivya'nın 46 yaşında- ki yeni lideri Evo Morales, görevine gelecek ay baş- layacak. Şimdi dünyanın gözü onun üzerinde. 0 başından itibaren kamu hizmetlerinin özelleştiril- mesine karşı çıkiyordu. Doğalgaz fiyatlan için pa- zarlık yapacağını söylü- yordu. Kokayı da yaygın bir şekilde üreteceklerir^ ifade ediyordu. Kapitaliz- min insanlığa karşı bir dü- zen olduğunu söylüyordu. Sosyalizmi savunuyordu. Şimdi Bolivya'da yeni bir dönem başladı. 9 mil- yon nüfuslu bu ülkede oylann yüzde 50'sinden fazlasını alarak seçilen Morales, halkın da deste- ğiyle bir dizi atılıma girişe- cek. • • • Latin Amerika'da, ABD yanlısı askeri cuntalar dö- nemi kapanırken sosyalist liderler dönemi açıldı. Brezilya, Arjantin, Venezüella, Küba, önümüzdeki ay büyük olasılıkla Şili ve de Boiiv- ya, sosyalist başkanlann yönetiminde, ABD'ye kafa tutuyor. Latin Amerika'da yeni bir dönem başlıyor. Latin Amerika, Tür- kiye'ye coğrafi olarak çok uzak. Siyasi açıdan bazı benzerliklerimiz olduğunu söyleyebiliriz. 1970'li, 1980'li yıllan biz de askeri müdahalelerle geçirdik. Onlar çok daha ağır as- keri baskılara uğradılar ve üstesinden geldiler. Bu anti-militarist ve anti-em- peryalist mücadeleye ön- derlik eden sosyalistler, şimdi birer ikişer yöne- time geliyoriar. • • • Latin Amerika sola kayıyor. Biz nereye?..
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog