Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

20WLJK2005SALJ CUMHURİYET HEDEF CUMHURİYET Bir Melanet Öyküsü; Hasan Cemal vakası Malum "Mütareke Basını"nm, malum organlannda, "gazeteciyazar" Hasan Cemal "Cumhuriyeti Çok Sevmiştim " adlıyeni anı kitabı, dört koldan, görülmemiş bir tanıtım kampanyası ile tezgâhlanmakta. Okuduğum kadannda ilk hükmüm, "merdi kıpti ALTEMUR şecaat arz ederken sirkatin söylemiş " oldu. Yani KHJÇ Hasan Cemal bu kitabında da, kendi karakterini yansıtmış. Kitap, psikiyatrlar, ruh hekimleri için, bir adamın ruh haletini incelemek için ilginç bir malzeme! Bilmem tlhan Selçuk, Cemal'e cevap vermeye tenezzül eder mi? Ama olaylann düriist diğer tanıkları, muhakkak gereken cevaplan vereceklerdir. (Ortadoğu - 6 Arahk 2005) ENGİN ARDIÇ Çapsızlığın Korkunç Boyutları T^Terede çapsız, yeteneksiz, beceriksiz, cahil, dıngıl, 1 • üçiincü sınıf herif varsa "ulusalcı" yazılmaya çalışı- yor. Çıkmaz ayın son çarşambasında da gerçekleşse, Av- rupa Birliği üyesi bir Türkiye'de kendilerineyer olmaya- cağını biliyoriar. "Özel televizyonlu" bir Türkiye'deşişip kalacaklanm biliyorlardı da onun için ona da karşı çık- mışlardı bir zamanlar... Bazı eski komünistlerfaşizme döndüler. "İlhan abilerine"yağ çekmek için Hasan Ce- mal'in üstüne de böyle çullandılar işte... (Belkisize iş verir ha, aranızt iyi tutun, kapı kapıdır...) Hasan Cemal birileri- nin ikiyüzlülüğünü, ilkelliğini kabakgibi serntiş ortaya kendi ken- disiyle hesaplaşıyor. Adam şimdi demokrasiyi, özgürlüğü, hoş- göriiyü savunuyor ve bu aşamaya gelebilmeyi, ancak yaşlthğmda başarmış olduğu için de kendi kendinden özür diliyor. Bu büzüğe sahip olmayanlar da veryansın ediyorlat. (Akşam -18 Arahk 2005) İlhan Selçuk Yanlış Yapıyor EKREM DUMANLI / Ihan Selçuk 'un suçlu insan psikolojisiyle sağa sola sal- dırmasım da anlamak mümkün; ancak söylediklerinde bazen ne insafölçüsü kalıyor ne de akıL Aydın Doğan 'ayük- lendi önce;fakat konuştukça battu Mesela Hasan Cemal'i şikâyet ettipatronuna. Sonra hızını aiamadı, "Niye Zaman 'ı dağtttyorsunuz?" gibi kendisine yalaşmayacak bir itirazda bulundu. Ertuğrul Özkök 'ün yazısı şamar gibi şaklayınca surannda, adeta "pardon " deyip ricat etti ve sözü "Zaman be- dava dağttıhyor "a kadar getirdL İ'stelik histerik bir halet-i ru- hiye ile ha bire Said Nursi 'ye ve Fethullah Gülen 'e saldmyor. İnsan çaresiz kalır; ama bu kadar açık etmez ki 'Hasan Cemal'e kita- bı bu insanlar mıyazdırdı ki bu kadar acımastz, bu kadar insafsız bir yola girdin? Keske ısmarlama yazılar ile nefes tüketeceğine u ilhan Ağabey", hahralarda geçen olaylara açıklık getirse! Belki o zaman hadiseler biraz daha netleşir... (Zaman -19 Aralık2005) CUMHURİYET, CUMHURİYETDURDUKÇA HEP YAŞAYACAK Esenkal, HasankalTAN S on satırlan yazıyorum: Hasan, "hüsün", yani "güzeDik sahibi" demek. Cemal'in anlamı da malum: "Yüz" Adın ve soyadınla ilgili hiçbir kaygın omadığını gösterdin. Bizim meslekte eskiler de şöyle derdi: "Üslubu beyan, ayniyle insandır!" Nokta. Rahmetli Mustafa Ekmekçf nin gülerek yhelediği bir sözü anımsıyor musun: - Gazetecinin safı haber yapmaz, haber okr! tkimiz de pek saf sayılmayız. Ama sen haber olmak istiyorsun. Saf olduğun için değil. Haber olmak isediğin için haber olmak istiyorsun. Hak- lıan. Serbest piyasa bunu gerektiriyor. Üretimi piyasa için yapınca haber olmak şa-t. Allah'tan, ortak tanışımız Orhan Pa- nmk gibi üluslararası piyasayı hedef al- audın. ••• Cumhuriyet'le olan 19 yıllık "pekdü- zejH olmayan berabertiğur kitabı 20 bin basmış. Halkımız boşuna dememiş: "Hasan ahnaz, basan ahr!" Bizim Sultanahmet'in Kadırga yamaç- lannda başka deyişler de var: • Bul karayı al parayı! Cumhuriyet'te kara yok. Geçmişe ve el pençe olunan insanlara ka-a çalma çabası bunun için mi? "İlhan SeJçukavnanm karsKinda alnma düşen saç- lannı düzeltirdL." Sana ilk doğum gününde okurlannın dürbün, teleskop veya cep röntgen cihazı falan armağan etmesi gerek... ••• Ttncere" ve "köpekbahğT konusu çok önemli. Yapıtının ilk cümlesi şöyle: fc (Maldivler'de) Yavru bir köpekbalığı bacaklannun arasından sürriinürcesine geçryor. Ne ruhaf! Daha önce hiç başıma gehnemiştL..'' (Sayfa 15) Çok farklı deneyimlerin, çok üst düzey yaşamlann özlemine ve bunu ifade biçi- mine diyecek yok. Acaba yetiştiğin ün-şan-şöhret, hepsin- den önemlisi o hâlâ yerlere göklere sığ- dıramadığın "genel yayın müdürü" kim- liğini veren Cumhuriyefi karalama dene- yimin de bacak arana "sürtünerekköpek- bahğı yavrusu geçirmeye benzer" bir ru- haf gereksinme mi? "Bu soruyu psikiyatrlar yarutlasuı de- mek" belki suç olur. O yüzden HC konu- sunda uzmanlaşan bir meslektaşa Serdar Turgut'a ve onun "Freudgfl" okumalan- na havale etmek en iyisi... ••• Bir başka anahtarsözcüğün: "Ben ken- di penceremden yazıyorum.'' Sanınm bunun arkasında "victim - kurban", görünme merakınla anlatıp dur- duğun "penceresiz makam odası sendro- mun" yatıyor. (Sayfa 178) Ben bu satırlan pencereden değil, bizim Sultanahmetli Terzi Hayri'nin vitrinin- den dışan bakarak yazıyorum. Önümden köpekbalığı yavrulan değil, yağmur çamurda ilerlemeye çabalayan minibüsler geçiyor. Ben de bu türden bir deneyimi ilk kez yaşıyorum. Terzi Hayri, yapıtınla fazla ilgilenmiyor ama seni tanıyor. Jtki atasözü söylemekle yetiniyor: - Şansın varsa gelirHint'ten, Yemen'den, şansuı yoksa ne gelir elden? - Ar yılı değil, kâr yılı! . caba yetiştiğin ün-şan-şöhret, hepsinden önemlisi o hâlâ yerlere göklere sığdıramadığın "genel yaym müdürü" kimliğini veren Cumhuriyet'i karalama deneyimin de bacak arana "sürtünerek köpekbalığı yavrusu geçirmeye benzer" bir tuhaf gereksinme mi? "Bu soruyu psikiyatrlar yanıtlasm! demek" belki suç olur. Sakın bu "köpekbalığı" da bir başka projeksiyon olmasın? Mine Kırıkanat'ın seni anlattığı kitabın adı ••• H. Cemal'in 32 yıllık bir sürecin bu ne- hir -zehir anı- romanında ortalama oku- run 32 dişinin kovuğuna gidecek pek bir şeyyok... Ki sonuna telefon rehberi gibi bir isim listesi eklemişsin. Adı geçenler, onlan sevenler, sevmeyen- lerve elbette dedikodu meraküsı sayın yurt- taşlarımız alsalar yetecek. Bilirsin, "marka" kişilerin, eşi menen- di olmayan bir ürün ortaya koymasuıa reklamdünyası *konumlandırma"diyor. Ama kendisini böyle konumlandıran bir genel yayuı müdürü veya gazeteci ne AB'de var ne de ABD'de. Benzer sakalet-habaset-kerahat içeren eski bir genel yayın müdürü elinden çık- mış bir kaynak göster altı günden beri bu- rada yazdığım sayfalan Taksim Meyda- nı'nda oturup yiyeyim, senden de bu sü- tunlarda özür dileyeyim. "KaymakTabağı'' eksiğini gideren say- gın gazeteci kalmadı dünyada. Yapıtuıı "Herşeyyerliyerineotursun!'' diye yazdığuıı söylüyorsun. Affedersin, neyi yerli yerine orurtacaksın ki? NadirBey'le BerinHanım Edirnekapı'da yan yana yatıyorlar. Uğur da Cebeci Me- zarhğı'nda. Bir gün onlan ziyaret edecek cesareti içinde bulabilmeni diliyorum. Bizlerin de sonunda gideceği yerler oralar. Bunca hırs, onca imalar, 32 yıl boyun- ca hapsedilmiş kinler, öfkeler, intikam duygulan... Hasan'ın cemali bu ohnamahydı. Keşke o duygulan ballandırarak anlat- tığın Maldivler'de bacaklannın arasnıdan geçen o köpekbalığı yavrularına yedire- bilseydin... Sakın bu "köpekbahğı'' da bir başka projeksiyon olmasın? - Mine Kınkkanat'ın seni anlattığı ki- tabın adı "Köpekbahğı'' değil miydi? • • • Hâlâ sevdiğini söylüyor ve "Dileğün Cumhuriyet'in yaşamasHhr" diyorsun... Teşekkürler. Ama bu ne tür bir sevgi? Bu gazetenin, fikir namusu uğruna ha- pislere düşen, işkence goren hayattaki ya- zarlannı geçtik, sadece ve sadece Cum- huriyet'in yazan olduğu için alçakça öl- dürülen Mumcu'ya bile, Cumhuriyet sev- gini gösterirken en ufak bir saygı hisset- miyorsun. Aksine ajan- işbirlikçi gibi çirkin ima- larla anısun bile lekelemeye çalışıyorsun. ••• Vazo kınldıktan sonraki gelişmeleri ve "Cumhuriyet okuruyum. Cumhuriyet okumuyorum!" dönemini ballandu-a bal- landua anlatıyorsun. Inşallah yeni baskılarda, verdiğin demeç- leri ilave edersin. ÖzeUikle "Cumhuriyet'e bakç hicap du- yuyorum!" yollu olanlan. Yapıtının adı yanlış olmuş. Senin "Çok sevmiştun" dediğin Cumhuriyet değil, kendin veokoltuk... Yapıtının kapağma kendi adını Cumhu- riyet'ten 10 kat daha iri yazdırman da bu- nun yeterli kanıtı.. Hayattaki son Ankara temsilcin sıfa- tıyla herhalde şunu söylemek hakkım: iyi genel yayın müdürü olamadın. Bu işi 11 yıl sürdürebilmen, sonunda ilk transfer fırsatı çıkınca çekip gitmen bu- nun kanıtı. Görevdeyken çektiğin acılar ve uğradığın zulümleri sayıp dökmen de bu kanıtın püskülleri. ••• Elbette Cumhuriyet'te bu süreç içinde başta baskı tekniğindeki dönüşüm ohnak güzel işler de yaptın. Ama ne yaptınsa Nadir Bey'in onayı ile "abilerin" oluru ile yaptuı... Nadir Bey öldükten sonra altı ay bile dayanamadın. Şimdi "askerd-cuntaa" diye karalamaya çabaladığın Cumhuriyet'in dirilerinin- ölülerinin desteği, oluru, onayı olmasay- dı, örneğin cuntannı lideri Evren'i gıcık eden o haberler yazılabilir, o manşetler atılabilir miydi? Konseyin beş generalini birden kur- deşen eden, yasaklı Demirel 8 sütun çekilebilir miydi? "Demirel: Savunma hakkı herkese lazun olur!" ••• Sayın Hasan Cemal, ben de "Hasan'm cemaü" yazılan dolayısıyla sana savun- ma hakkı tanıyorum. - Gönder savunmanı, dilediğin puntoy- la yazımın içine koyacağım. Gazete yönetiminin izni hazn. *•• Lafuzuyor. Tevazu olsun diye değil herhalde renk katma uğruna kendin için kullandığın "Gereksiz gevezeükeden bhiyim'' sıfatı- na el uzatacak değilim. Estağfurullah. Benimkisi "gerekh*" idi. Hem senin yapıtın ve yaptığın kadar uzun ohnadı hem de Hasan'uı cemalini yine de kara çıkartmadığıma inanıyorum. Aydın Bey'in mektubunda belirttiği, tartışmanın "tamamengazctedkrarasın- da cereyan etmesi" konusundaki "tek ar- zusuna" uydum. Son söz senin tanımadığın, ama benim birlikte çalıştığım "Gazetedohınmaz,gaze- tecidoguhır" sözüyle bilinen bir meslek bü- yüğünün, Şinasi Nahit Berker'in bir sözü daha var: "Bir menıkketuzun laftanbatar!" Cumhuriyet, Cumhuriyetimiz durdukça hep yaşayacak. Esen kal, Hasan kal. Hasan cemal'in kaleminden Salı, 28Şubat '87. Yalçın'la bugün Ankara 'da konuştunu Kendisiyle ar- tık çalışantayacağımı söyledim. tlhan Selçuk dün İstanbul'da Yalçın 'ın git- mesini engellemek istemiş yi- ne. "Sermayenin oyununa geHriz" demiş. Uğurda, u Asû Yalçm'ımu- hafaza etmek olmaz mı, ser- mayenin oyunu?" diyeyamtlamış... İkiPortre, Bir Gerçek HAKANAKPINAR H as tır de pasan Cemal'in Cumhuriyet'i Çok Sevmiş- | tim başlıklı kitabı. medyada -deyim yerin- deyse- büyük gürültü kopardı. Basın tari- hine meraklı bir gazeteci olarak, bu kitabı ben de edindım ve okumaya koyuldum Ne var kı. Cumhuriyet Gazetesi'nin yakın tari- hinde olup bitenleri öğrenmeyi beklerken, kışisel hezeyan ve kinle örülmüş satırlarla karşılaştım. Hem şaşırdım, hem üzüldüm... Kitabın 231'inci sayfasında yer alan şu cümlelere dikkat: - Geçen pazar günü >adir Bey 'e uğradım. Ken- di odasında> dı. Bu kez tekerlekli sandahesinde oru- ruyordu. Berin Hanun da üstünde sabahlığı karşı- sında.. Nadir Bey'in berjerinin dibinde plasrik çiş kabı_ Ne diye hep böyle ortalıkta bırakılir ki.. Ölmeye yüz tutmuş Cumhunyet Gazetesi patro- nu Nadir Nadi'nin çiş kabını bile bu kitabın sayfa- lan arasına almak, hangı anı türü ya da hangi ga- zetecilik anlayışıyla bağdaştınlabilir? Ölmüş in- sanlann ardından duyulan nasıl bir nefret. nasıl bir öfke bu? Sizi, gazetesinin genel yayın müdürü ola- rak evine, mahremiyetıne alan bir kışiye karşı his- sedilen nasıl bir kinmiş bu? Kavganın aktörleri... 2002 yılında Cumhuriyet Gazetesi'nde yaşanan kavgalan da satır başlanyla yansıttığım bir kitap yaz- mıştım. Onlann HikâyesiTJasıl Gazeteci Oldular adlı bu çalışmamda, 33 gazetecinin biyografisini ya- yunlamıştım. Bugünkü kavganın aktörleri olan İl- han Selçuk ve Hasan Cemal de kitabımdaki port- relerden ikisini oluşturuyordu. Dolayısıyla Hasan Cemal'in son kitabına duydu- ğum merakın altında, geçmişte Cumhuriyet'te ya- şananlan kendi kitabımda genel hatlanyla yazmış olmamm da rolü vardı. O yüzden Hasan Cemal'in kitabını heyecanla okumaya başlamıştım. Küçük bir ansiklopedi ebadındaki 600 sayfalık kitabı henüz bitiremedim. Fakat şunu rahathkla söyleyebilirim; Hasan Cemal, yeni bir anı türü de- nemesi sayılabilecek bu kitabıyla basın tarihinde ryi bir örnek olarak amlmayacaktır. Ardaşılan o kı, Hasan Cemal vakanüvist titizli- ğiyle tuttuğu günlüğü, neredeyse olduğu gibi ya- yımlamıştu-. Ozel telefon görüşmeleri, özel yazış- malar, özel sohbetler ya da gizli sırlar... Ve bir gün bunlan yazan. dostlannı ve yol arkadaşlanru acı- masızca afişe eden bir gazeteci... Ve aslında ydlar içerisinde kaybolabilecek prestij ve saygınlık... Teybi kapattırmayan kim? Hatırlatır mı bilemem, Hasan Cemal ile yazdı- ğım kitapla ilgili olarak Milliyet Gazetesi'ndeki odasında (2002 yılı) görüşmüştük. Bana Cumhu- riyet ve Cumhuriyet'te yaşananlann bir kısmını an- latmıştı. Cumhuriyet'i kendisinin yazacağuıı bana taaa o yıllarda söylemişti Bunlan konuşurken, za- man zaman teybi kapattırdığı anlar olmuştu. Şim- di ben, o kitabımda of the record fkayıt dışı) ifade- leri yazsaydım nelerhissederdi ? Ya da nasıl bir tep- ki verirdi? Şunu da belirtmekte yarar var. Ayru dö- nemde tlhan Selçuk ile Ankara'daki Kent Oteli'nin lobisinde görüşmüştük. tlhan Selçuk. banayaşamı- nı ve Cumhuriyet'i anlatnuştı. Görüşmede Cumhu- riyet Gazetesi'nin Ankara Temsilcisi Mustafa Bal- bay da vardı. tlhan Selçuk, asla teybımi kapattırma- dı. Söyleyeceklerini söyledi. söylemek istemedik- lerini de söylemedi. Çok ketumdu. Cumhuriyet Ga- zetesi'ndeki rakipleri hakkında tek bir sözcük bile sarfetmedi. Hasan Cemal'in kitabını okumaya başlaymca, bunlan dahatırladım. Hasan Cemal'in kitabuııtas- vip etmiyorum. Genç kuşak gazetecilere kötü ör- nek olduğunu düşünüyorum. Aynca bu türden bir kitap yazımını meşrulaştırmayı savunan çe\Teleri de itidalli düşünmeye davet ediyorum. Çünkü bu anlayışı meşrulaştınrsamz, bir gün dostlannızuı ya da dost gördüklerinizin, sizi bütün çıplaklığuuzla afişe etmesine göz yummuş olursu- nuz. Bir de gerektiğinde etiği. > alnızca bir kavram olarak felsefe sözlügünde aramak zorunda kalır- sanız... (Halka ve Olaylara Tercüman -16 Arahk 2005)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog