Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10 ARALIK 2005 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA 17 lOOmetpeengelli AKP'nin içkili yerleri şehir dışına taşıma çaba- larının gerekçesi "çocuklan ve gençleri koru- mak"vr\\ş... Biz bir başkayasa metni bulduk, hükmü de ge- rekçesi de farklı ama... Recep Tayyip Erdoğan, 29 Temmuz 2003'te "Gereğiniarzederim" diyerekTBMM Başkan- lığı'na bir yasa tasansı sunmuş. Tasan, "llköğ- retim ve Eğitim Kanunu ile Özel öğretim Kurum- lan Kanununda Değişiklik Yapılmasına llişkin Kanun" başlığını taşıyor. Değişikliği istenen ya- sa, "hapishane, meyhane, kahvehane, kıraatha- ne, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açıkyerterile açıkalkollü içki satılan yerlerin, okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim öğren- cilerinin devam ettiği okul, kurs, dershane ve di- ğer resmi veya özel öğretim kurumian ile bun- lann bina ve tesislerinden en az 200 metre uzak- lıkta bulunmasızorunluluğunu" öngörüyormuş. AKP'li bakanlann Meclis'e sunduğu tasan ne öngörüyormuş peki? 200 metrelık uzaklığı 100 metreye indiriyor, mey- haneleri vs. okullara daha yakın kılıyormuş. "Ni- ye?" diyecek olursanız, 200 metreyı 100 metreye indiren AKP tasansının gerekçesine bakmakta ya- rar var "Ülkemizde birçok ıl ve ılçe merkezlerin- deki yerleşimin bir ana cadde üzerinde toplan- mış bulunması, kültürelyapı nedeniyle hersokak- ta kahvehane ve kahvehane ruhsatı verilmiş çay ocaklannın bulunması, umuma açık yeriere 200 metreden daha uzakta bulunan binalar ıçin sa- hipleri tarafından çokyüksek kiralar talep edilme- si gibi nedenlerie kanuna karşı hile yoluna gidil- mesine sebep olmakta ve özel sektörûn eğitim alanına yatınm yapmasını sınırlamakta, beş yıllık kalkınma planlanndaki 'özel öğretim kurumlan- nın yaygınlaştınlması' hedefine ulaşılmasını da zoriaştırmaktadır. Bu bakımdan kısıtlayıcı hüküm- leri taşıyan kanunun değiştirilmesine ihtiyaç du- yulmaktadır." Meyhane vs. yerlerin okullara uzaklığını 200 metreden 100 metreye indiren tasan TBMM'de ka- bul edilmiş mi? Evet, edilmiş. AKP milletvekilleri- nin oylanyla 12 Kasım 2003'te TBMM'den geç- miş, 21 Kasım 2003'te de yürüriüğe girmiş... ISIK KANSU Osmanlı millet modeline doğruProf. Dr. Bilal Eryılmaz, bundan bir süre öncesine kâdar Recep Tay- yip Erdoğan ın başmüşavirierin- dendi. Eryılmaz, o dönemde ünlü Başbakanlık Müsteşan Ömer Din- çer ile birlikte Türkiye'yi üniter ya- pıdan uzaklaştırarak federalizmin kucağına atacak ve Cumhurbaş- kanı Ahmet Necdet Sezer'in ve- tosu üzerine askıya aJınan AKP'nin sözde kamu yönetimi reformunun hazıriayıcılanndandı. Bilal Eryılmaz'ın, Mayıs-Haziran 2002 tarihli "Yeni Türkiye" dergisin- deki makalesi "Bihikte Yaşama Tec- rübesi: Osmanlı Millet Sistemi" başlığını taşır. Erdoğan'ın başmüşaviri Bilal Er- yılmaz'ın makalesi şu yorumla bi- ter: "Dısarıdan yapılan müdahaleler ve iç faktörierin zohanması ile Os- manlı yönetimi, tanzimat reformla- n çerçevesinde, millet sisteminde dini kesimin gücünü azaltıp laik un- suharın etkilehni arttıran, Osman- lı yönetiminde ve siyasal sistemin- de gayrimüslimlerin Müslümanlar- la eşit hale gelmesini sağlayan dü- zenlemeleri ve toplumlan bir 'Os- manlılık' üst kimliğinde birleştirme politikasını yürüriüğe koyduğunda, millet sistemini yeniden yorumla- mış ve daha global bir düzenleme yapmış oluyordu. Tanzimat reform- lan, sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan küreselleşme sürecinin mey- AZTt KİHLİK, USTU KıMtiK.'- dan okumalanna karşı bir cevap niteliğindeydi. Osmanlı millet sis- teminin niteliği, özellikle dini ve sosyal açılardan küresel ihtiyaçla- n karşılayabileceği için, Batı kaynak- lı bu meydan okumalara cevap ver- mekte pek fazla zohanmadı. Millet sistemi, tanzimat reformlanyla bir- likte yönetim ve hukuk bakımından Batı'daki katılımcı ve eşitlikçi siya- set anlayışına ayak uydurmak su- retiyle vaıiığını korumayı başardı. Ulus-devletin zayıflaması ve küre- selleşmenin getirdiği çok kozmo- polit toplum yapısı, Osmanlı millet sisteminin bir yaklaşım olarak or- taya koyduğu, farklı kültür ve inanç- lann asimile edilmeden birarada ya- şama siyasetinin önemini yeniden tartışmaya açmıştır." Başbakan Erdoğan, Hakkâri'de bir üst kimlik tanımı ortaya attı. Te- rör örgütü başı Abdullah Öcalan da birkaç gün sonra benzer sözle- ri yineledi. Erdoğan beklemedi, bir aşama daha sıçradı, "Dinde birieşiyoruz" dedi. Şimdilik üst kimlik olarak "Türki- ye Cumhuriyeti kimliği"n\ dillendi- riyorlar. Ancak o kavramın artı dol- durulurken çağdaş "demokratik, laik, sosyalhukukdevletinin eşit, öz- gür, kardeş yurttaşlığı"n\n üstü si- liniyor, yerine dinde birlik sağlar gi- bi gözüken Ortaçağ ümmeti otur- tuluyor. Osmanlı millet modeli ya- ni... Yıllardır "hoşgörüydü, serbest- llkti, azınlıktı, kimlikleri yaşamaktı, ulus-devletin hayaletiydi" ve ben- zeri bin türiü vıdıvıdının bugün ge- lip dayandığı yer özetle budur... Bu yolun altı da üstü de bırdir; doğrudan "ılımlı Islam devleti"ne gider... KendU Hmek Insan, kendini bilmeli... Yıllar yılı, geleneğini ve geleceğe dönük çizgisini çok iyi bildiğin, ilkelerini ayaktatutan kadrolannı ya- kından tanıdığın bir gaze- tenin genel yayın müdür- lüğü için "yanıp tutuşa- cak"s\n... O kadrolar, seni yanıp tutuştuğun genel yayın mü- düriüğüne getirecekter ama içindeki ateşi birtüriü sön- düremeyeceksin. Göreve geldiğin günden başlaya- rak bu kez gazetenin çiz- gisini, ilkelerini değiştirip dönüştürmek, hattabaşka- laştırmak için yanıp tutuş- maya başlayacaksın. Dün- ya görüşleri ve mesleki kim- likleri ile gazetenin omur- gasını oluşturan kadrolar iledidişecek, "modernleş- me", "çoğulcu demokra- si" adına onlann düşünce yapılannı sorgulamaya kal- kacaksın... Ama başara- mayacaksın, tutturamaya- caksın, yenileceksin... Bu- nun attında ezilecek, ezile- cek hatta yanıp kavrula- caksın... Başka bir şey olduğunu sanırken dönüverip başka birşey olacaksın... Ne mi olmuşsun? Yaşlı ve hasta bir insanın 'plastikçişkabınr bile gün- lüğüne not düşüren, yıllar sonra da onu çıkanp "ba- sın tarihi" diye yazan biri- si... Yaşam felsefesi için bi- rebirdir o söz: Insan ken- dini bilmeli... Başbakan, Halkı Devlete Karşı Isyana Çağırıyor! LÜTFtKALELİ Başbakan Erdoğan'ın Düz- ce'de muhtariara hitaben yaptığı bir konuşması, 2 Aralık 2005 ta- rihli basına özetle şöyle yansıdı: "Sizler, sadece nakil ilmüha- beri imzalayan kardeşlerim de- ğilsintz. Kimse 'bu muhtardır 1 de- yip sizi atamaz. Bazılan kayma- kamın, valinin karşısında el pen- çe divan durur... Valinin, kayma- kamın karşısında elpençe divan durmayınız! Sizler, atanmış de- ğil, seçilmişsiniz!.. Seçilmenin ge- reğini yapacaksınız. Çünkü siz gûcûnûzü halktan alıyorsunuz. Oyleyse o gücû gereği gibi kul- lanacaksınız" Oysa öteden beri bilinen bir gerçek vardır, o da şudur "II sınıhan içerisinde görevya- pan valiler, devleti temsil eden en büyûk mülki amirdirier. Valile- reitaat, devlete itaattir. Valilereita- atsizlik ise devlete itaatsizlik ve başkaldındıri.." Bugün 40 milyon seçmenin sa- dece yüzde 25 oyunu alarak yüz- de 75 çoğunluğa karşı Başba- kanlık koltuğunu işgal eden Erdo- ğan, çok açık biçimde, çok per- vasızca muhtarlan ve de onlann şahsında halkı devlete karşı is- yan etmeye çağınyor... Böyle bir demeçte bulunan sı- radan bir yurttaş, mevcut yasa- lara göre suç işlemiş olur ve dev- lete karşı halkı isyanateşvikten do- layı hakkında derhal dava açılır... Ama bunu bir Başbakan söy- lüyorve hakkında hiçbir dava açıl- mıyor, neden? Çünkü o bir Başbakan!.. Ama Istanbul Büyükşehir Be- lediye Başkanı olduğu dönemde Siirt'te yaptğı konusmasında, "ca- mileri kışlaya, minareleri süngü- ye, müminleri askere" benzete- rekdinleyenlerini "Vurde vuralım, öl de ölelim!" sloganlanyla coş- turan Erdoğan, halkı isyana teş- vik ettiği için, diğer suçlanyla bir- likte 10 ay hapse mahkûm oldu. Erdoğan, türban militanhğı yapan Leyla Şahin'in AlHM'de açtığı dava Türkiye lehine sonuçlandı- ğında da Türkiye'yi savunmamış ve AİHM karannı tanımayıp türban konusunda söz söyleme hakkının din ulemasında olduğunu söyle- miştir. Erdoğan'ın bu sınırtarnmazlığın- dan cumhuriyet adına büyük ra- hatsızlık duyan yurttaşlar bireysel girişimlerde bulunarakyargı yolu- na başvurmaya başlamışlardır. Cumhuriyet gazetesinin 3 Ara- lık 2005 tarihli sayısında yer alan habere göre "Mahir Akkar adlı yurttaş, Erdoğan, TBMM Başka- nı Bülent Annç, AKP ve AKP MKYK üyeleri hakkında 'Anaya- sal sistemi, çağdaş ve uygarya- şamı, demokratik cumhuriyeti, laik devlet ve hukukyapısıyla çağ- daş değeneh hedefalıp şeriat re- jimini çağnştran eylem ve söylem- lerde bulunarak anayasal suç iş- ledikleri' iddiasıyla Yargıtay Cum- huriyet Başsavcılığı'na suç duyu- rusunda bûlundu.Akkar'ın bu du- yariığına demokratik sivil toplum örgütleri de katılmalı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini karar- tacak olanlann karşısında dik du- rarak yasal yollara başvurup di- renç göstermelidirier... KtM KtME DUM DUMA BEHIÇ AK behicakioyahoo.com.tr ÇtZGtLlK KÂMİL MASARACI kamilmasarachâ mynet.com MİLLİ PİYANGO ÇEKİLDİ 1 milyon YTL 557578 100binYTL 1 3 9 7 4 3 50binYTL 4 1 8 4 5 2 5binYTL 02038302663505^10336115442677 800 YTL 004107 015316 017625 017758 018963 021248 022883 043827 047206 066192 072734 078076 082320 089913 093178 096487101520102644104562107176 116186121376128594132531146096 153126159228168009168051168487 176345185046188815203603214848 215872 221052 223703 237232 247853 263478 267416 281783 293223 293657 296605 299410 327858 330571 332082 336292 338842 339875 346160 349756 351818 360427 366482 371447 380208 382993 398151 399557 401305 401578 414975 416844 420054 421190 423467 424860 425312 429372 451965 454308 457262 462996 465399 478006 496988 513587 516450 518015 525928 538763 549470551095551143553049559148 560285 560348 568680 572430 577484 583778 585487 585888 586164 594185 600 YTL 000742 001246 002753 007487 008997 029995031546045598053052061081 064041 069480 070603 076177 079179 086264096934110211110351112281 115435119858122123130343132173 137741139099141665152922168530 172102182877185264192905198156 208876 226685 234288 239179 245574 249573 267180 268852 276135 281329 286201 287712 295733 297353 300527 302885 303876 307521 309478 313739 314789 317628 325687 342964 353374 362680 366991 372210 378424 380785 392923 396803 397694 397764 403517 413102417114417631 421617422499 423043 426495 428786 443221 455497 458923 460866 463940 474484 476128 495364 501990509038511467512662 535686 542261 553096 555074 566451 578774 579212 580182 591553 591797 400 YTL 001889 002901 007612 014212 015170 027751 030856 032105 041746 044993 045843 046428 057476 063108 073781 082531 096356 096579 096582 096800 098215100708112960120428121165 136286142992145922151373151643 159824162030167025172040188356 190632190862200958217353220713 221347223212235868236933238866 244376 245907 261211 263900 263947 266429 266516 271599 274813 279354 286167 289271 298537 299757 331828 333809 337930 349204 372790 383954 386280 391033 404624 404645 410346 418432 427229 429139 437089 437890 437893 439550 440410 445284 455057 466260 467399 471165 473369 487031 488010504825506517517798521200 522790 526382 531475 562244 568207 580941 582667 583774 584349 584757 100 YTL 01915 27634 41247 76853 89685 20506 32826 49560 87214 98835 50 YTL 1092 4558 5451 7390 8956 3118 5413 5729 8680 9735 30 YTL 179 236 257 387 748 932 16YTL 06 82 89 96 HAR I V fT Bt I rTÎ 1 PC 1 \ | Oy 1 i 1 ı 1 iAı T J \ V 1 {f 1 1 I < 1 1 r \ ı 1 ^ 1 1 1 1 1 1 l KKi2 OLARAK \ LFEMA D€5ll$ıM fi r V Sı Ü •> (/ / ( \ ı \ \\ w İ\ ?HAYAT EPİK TÎYATROSU MVSTAFA BİLGÎN hayatepik@mynet.com SIZCE .. HA.NĞÎ "ÖLCU" OLÇÜSÜZ? J AKP hukumetınm son uç yıldır yaptığı çok ıvı şeyler var Bunları golgeleyecck, uzerıne şal ortebılecek adımlardan kaçınmaktır doğru ve ısabetlı olan Olçü çok onemlı Türkiye'yi yeniden germek ve ıstıkrarsızlık sulanna çekmek ısteyenlerm değırmemne su taşmması ıstenmıyorsa. olçu kaçırılmasın. Hasan Cemal/Milliyet 08-12 Hasanı bugunlere taşıyanm. Cumhuriyet ve sovup saydıklan olduğunu belırtmeyı de, az kaldı unutuyordurv Mınnet duygusu beslemesi için değil, sadece bıraz "ölçfl" duygusu aradığım ıçın. Orhan Bupsolı/Cumhuriyet 08-12 TARİHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN lOArahk tacw.mumtaz-arikan.com Amorti 4ve7 SUMATRA "PRINCEOF WALESVEREPUlSfBATTIL 134-1 'DE 8U6ÜM, İKİ /M6İUZ SAVAŞ SEMİSİ, JAPONL4R 7X£A FINMN 6ÜHBY ÇİN OEMtZJ'HOE BATTKtLûf. H. OÜUYA SAM- Şl İÇİNDE,JXPONYA'NIM UZAKPO&J'rU /Ç6AL PlANt 6BRÇEKLBÇMEYE SAfLAMtfT/. İM&LTERE'NfN YÖNE- TİMfNPE BULUNAN MAiAYA Y/I&AAAMSI'NOAN AŞA- 61 OO&RU İNEN TAPON KUVVETLEKİ, SİfJGAPa/Z APAS/NA. PAYANMIŞn. SUHUM ÛZEIZİNE, BÖLGEPEKİ SAVUNMAYA YAROtMCt OLMASI iÇ/fJ, /Kl İNGİLİZ SA- VAÇ eeMisi, "P&NCE OF WALBS "(P&MS OF vsns) re *&epui£E"(&PALS'), SMSAPUB'A GÖNPERIL- MİŞTİ. GÜUEY ÇJM DENIZl'ME AÇILARAK JAPOfJ ÛE- A/İ2 K.UWenjERi'H/U SALOie/S/AJI BEKLEYeN 6B- MİLER, JXPON SAI/Af üÇAAU^/StAJIN AA/I SOM- BA&PfMAA/MA HgRAriP BATM/ÇTt!. So/cfa, ofayı 9Çrk!ayar> • ı *r//a gârû/üyo/r SAGNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU 'Guantanamo Ekspresi' Çeyrek yüzyıl önce CIA'nın marifetlerini "Mis- sing-Kayıp" filmiyle beyazperdeye aktaran ünlü yönetmen Costa Gavras bile bu kadannı hayal ede- mezdi.. Lübnan kökenli Alman vatandaşı Halid el Mas- ri'nin başınagelenlerden sözediyorum. Hani CIA'nın işkence uçaklanyla Afganistan'a kaçınlan ve Mer- kel-Rice arasında diplomatik skandala yol açan bir "Masri olayı" var ya... O! "Le Monde" ve "El Pais"nin iki gündür yayım- ladığı olayın aynntılan dehşet verici: Almanya'nın Ulm kentinde yaşayan El Masri, 4O'lı yaşlannı süren bir otomobil satıcısı. 2003 yı- tının 31 Aralık günü, Makedonya'daSkopje'ye(Üs- küp) gitmek üzere otobüse biniyor. Karadağ da pasaportu elinden alınıyor. "El Kaide" üyeliği ile suçlanan Masri, sonra Üs- küp'te birotelegetiriliyorve23gün buradaAJman- ya, Norveç ve Afganistan temaslan konusunda sorguya çekiliyor. Afganistan'a adım atmayan, Nor- veç'te de kimseyi tanımayan Masri; masumiyetini kanıtlayamıyor. "Yanlışlıkla" Masri'yi kaçıran CIA işkencecileri; tutsaklannı Üsküp'te sürekli videoya alıyoriar ve ka- meraya "iyi muamele gördüğünü" söylemesini, kendisini uçağa koyup, Almanya'ya geri göndere- ceklerini söylüyorlar. Bunun üzerine Masri, gözleri bağlı, bir arabaya bindiriliyor. Bir saatlik bir yolculuktan sonra "sağ- lık kontrolü" gerekçesiyle, bir binanın önünde in- diriliyor. Burada giysileri makaslanarak soyulan "tutsağın" copla ırzına geçiliyor. 'Kanunsuz bir ülkedesin!' Masri etrafı görmüyor ama kameranın sürekli çalıştığını, olan bitenin filme çekildiğini hissediyor. Gözlerindeki bant açıldığında ise karşısında, yüz- lerine dağ maskeleri geçirmiş siyahlı 8 adam bu- lunuyor. Derken işkenceciler Masri'ye yeni giysiler veriyor; zincirleyip, bir uçağa atıyorlar. Ve iğneyle uyuşturuyoriar. Masri yol boyu uyuyor ve nereye götürüldüğü söy- lenmediği için önce sıcaktan "Guantanamo" ya da "lrak"a geldiğini düşünüyor. Amerikalılar ilk gece tutsaklanna şunu söylüyorlar. "Burası kanunsuz ülke. ölürsen, kimsenin ruhu duymaz!" Neden sonra Afganistan'a indiğini anlayan Mas- ri'yi, beş ay sonra nihayet Sam isimli bir Alman gör- meye geliyor. Masri, "Sam "dan Alman hükümeti- nin temsilcisi olup olmadığını öğrenmek istiyor. "Sam", kimliğini açıklamıyor. Ama 8 gün sonra Masri'ye "serbest bırakılacağını" söyleyen ilk kişi "o"oluyor. Afganistan'daki son gününde kendisini muaye- neye gelen bir Amerikalı doktor da yolculuk önce- si hiçbir şey yiyip içmemesini tembihliyor. Sağlık kontrolü yapan doktor bu sözlerinin ardından, "yol boyu tuvalete gitmesine izin verilmeyeceğini" be- lirtiyor! "N313P" sayılı Boeing 737'nin kapısına dek Masri'ye "Sam" refakat ediyor ve uçağın "Alman- ya dışında bir Avrupa ülkesine ineceğini" söylü- yor. Masri'nin kulakları tıkaçlanıp gözleri bantlanı- yor. Ama CIA bu kez Masri'yi uyutmadan, koltu- ğuna "zincirliyor!" Inişte gözleri hâlâ bağlı olan Masri'yi, yerde bir araba teslim alıyor. Yan asfalt, yan toprak dağ yol- larında 6 saat süren bir yolculuktan sonra "tutsa- ğın" gözlerini açıp, zincirini çözüyorlar. Pasapor- tunu iade ettikten sonra da kendisinden "arkası- na bakmadan yürümesini" istiyorlar! Gece vakti, yokuş aşağı biryolda kendisini elin- de pasaportuyla bulan Masri, sırtından vurulaca- ğını düşünüyor. Ama silahlı üç kişi tarafından tes- lim alınıyor ve Arnavutluk-Tiran Havaalanı'ndan Almanya'ya uçuruluyor. Bakan Binali Yıldınm'ın "Ne kadar isteherse o kadar kalsınlar. Ne kadar kalıharsa, havaalanı o ka- dar para kazanıri.. Müşteriye en iyi hizmeti vermek- le mükellefiz..." diye bahsettiği CIA uçaklan, işte böyle bir "misyonun" aracı. "Le Monde" dün, "Guantanamo ekspresi" ola- rak adlandınlan bu uçaklann inip kalktığı ülkelerin haritasını vermişti. Trafığin en yoğun olduğu iki Av- rupa ülkesi, 430 uçuşla Almanya ve 210 seferie In- giltere... "Le Monde"un haritasında, Türkiye'den de "iki CIA seferinin" yapıldığı görülüyor. Basit bir isim yanlışlığı yüzünden beş ay işken- ceden geçen Masri'nin öyküsü böyle. AcabaTürk havaalanlarına konup kalkan CIA uçaklan, hangi Masri'leri taşıdı/taşıyor ve Türkiye bu skandalın neresinde? B O L M A C A SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 1 2 3 4 5 6 7 8 9 SOLDANSAĞA: 1/ Üzerine sar- mısaklı yoğurt dökülerekyeni- len bir hamur yemeği. 2/Her- hangibirtoplu- luğu oluşturan bireylerdenher biri... Teklıf. 3/ "Adam, herif" anlamında argo sözcük.. Parlak kırmızı renkte bir süs taşı. 4/ Kısa kıl- h bir av köpeği cinsi.. Ördeğe benzer bir su kuşu. 5/ Satrançta bir taş... Bir süs taşı. ö/Ağır- bk... Esld ve bilinmeyen bir tarihi anlatmakta kullanılan deyim sözü. II Sergen.. Arpa. yu- 7 laf,kepekveketentohu- 8 mu kanşımından olu- 9 şan at yemi. 8/ Karak- ter... Kalınca ve açık saman renginde yan mat bir kâ- gıt türü. 9/ Bir pamuk cinsi... Kemiklerin yuvarlak ucu. YUKAREDAN AŞAĞIYÂ: 1/ Izgarada pişırilen kemiksiz et. 2/ Bireydeki duyu alı- cılannı etkileyen dış öğe... Radyum elementinin simge- si. 3/Bulgaristan"ınparabirimi... Birişletmeninaniba- tışı. 4/ Bilgiçlik taslayan kimse. 5/ Sazı kurmaya yara- yan burgu... Bir balık cinsi. 6/ Üa tarla arasındaki sınır... Tarih öncesine dayanan efsane... Baryum elementinin sim- gesi. 7/ Sırtta taşınan yük... Anadolu halklannın en eski anatannçası. 8/Uzak... Gitar eşliğinde seslendirilenPor- tekiz halk şarkjsı. 9/Bireyler arasında ortak simgeler siş- temiyle gerçekleşhrilen anlam ve bilgı alışvenşi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog