Bugünden 1930'a 5,465,331 adet makale



Katalog


«
»

29 EKİM 2005 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Tepkiler sürüyor • DENİZBAYKAL (CHP lideri) Olaylann sadece Malatya'da olduğunu farz etmek kendimizi aldatmak olur Olayın ardından yapılan açıkdamalarda AKP Malatya Milletvekili "Biiyük pişmanlık içjndeyim. Bu müdürü oraya ben tayin ettirdün" diyor. Bır milletvekilinin sosyal kurumun yöneticisini tayin ettirmesi bizim hukuk sistemimizin neresinde var1 Daha sonra, basında bu çocuklara işkenceleri yapan insanlann, AKP kadın kollanndan oraya aktanldıklan yer aldı. Bu konuda bir eğitimleri var mı? Yok, AKP kadın kollannda olmalan yetiyor. AKP bu yurdu kendi anlayışını, zihniyetini yansıtacak şekilde kontrol altına almış. • MUSTAFA SAR1GÜL (ŞİŞİİ Belediye Başkanı) Malatya olayı basına yansıdığı için dikkatleri çekti. Diğer yetiştirme yurtlannda ne olduğunu bilmiyoruz. Çocuklanmıza bakan eğitmenleri eğitelim. Bu olay eğitim eksikliğini gözler önüne serdi. Akademi Dadı Okulu işbirliği ve eğitmenleri ile Şişli sınırlannda çocuk bakıcılığı yapan herkese eğitimler veriyoruz. 0-6 yaş arası çocuklar için bakım, eğitim, sağlık ve acil müdahale konulannda eğitiyoruz. Şişli'deki tüm yurttaşlan, 288 99 51 numarah telefonlan arayarak, bakıcılannın eğitilmelerinde belediyemiz ile işbirliği yapmaya davet ediyoruz. • ERKAN MUMCU (ANAVATAN llderi) Her meselede bir günah keçisi ilan edip sonra da rahatlama huyumuzdan vazgeçmemiz gerekir. Geriye dönük bir sorgulama yapmaya mecburuz. Bu sorgulamayı öncelikle sistem üzerinden yapmamız gerekiyor. Nitelikli, eğitilmiş, hak eden vasıflı personel yerine, torpilli personel isrihdarnını mümkün kılan sistemi sorgulamamız gerekiyor. Türkiye'de yaşlılar, engelliler, kadınlar, çocuklar insanlık dışı rr.uamelelere maruz kalıyorlar. • ALAADDİN DİNÇER<Eğİtİm- Sen Başkanı) Binlerce çocuk işlişimi mezunu cereönen adayı iısizken, işin ehli dmayanlann düşük tcretle ve güvencesiz ohştınlması, yeni sddet olaylanna smin hazırlamaktan teşka işe yaramaz. • OSMAN 1LDIZ (Ylllt- ıyder Adana aşkanı) Türkiye'nin diğer Jerinde de aşandığını ıldiğimiz bu laylann nlenmesinin tek olu, siyasilerin Uerini kurumlardan ekmeleridir. Sağlıkve SosyalHizmetEmekçileriSendikası GenelBaşkanı, SHÇEK'teki atamalara dikkatçekti: AKP taş üstündetaşbırakmadı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Köksal Aydın, AKP hükümetinin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nda (SHÇEK) liyakata dayanmayan birçok atama yaptığını söyledi. Aydın, "AKP SHÇEK'te taş üstünde taş bırakmadı" dedi. SHÇEK'te yaşanan kadrolaşmayı değerlendiren SES Genel Başkanı Aydın, hükümetin, kurumda gerekli akademik formasyona sahip olmayan ve liyakata dayanmayan çok sayıda atama yaptığını söyledi. Bu atamalann ciddi aksaklıklara yol açtığını vurgulayan Aydın, SHÇEK'i atamalar konusunda sık sık uyardıklannı, ancak sonuç alamadıklannı kaydetti. Bu arada SES'in, 8 ilden aldığı bilgiler, hükümetin SHÇEK'teki kadrolaşmasmın boyutlannı da gözler önüne serdi. Buna göre AKP hükümeti döneminde kurumun, Adana, Ankara, Antalya, Izmir, tstanbul ve Mersin'deki tüm il müdürleri ve kuruluş müdürleri değiştirildi. Bursa'da huzurevi dışındaki tüm kuruluş müdürleri değişirken Diyarbakır'da da Çocuk ve Gençlik Merkezi hariç tüm kuruluş müdürleri başka yerlere kaydınldı. Kenrte, çocuk yuvasına satın alma memuru atandı. CHP heyeti: Yuvadaki 40 çocuktan 21 'inin vücudunda darp izi var Sistematik işkence AKP'li Başkurt Vekilin atama itirafı ANKARA (Cıımhuriyet Bürosu) - AKP Ma- latya Milletvekili AH Osman Başkurt, Niyazi Y ıbnaz ın Malatya Çocuk Yuvası'nın müdürü ol- ması için kendisinin dışında 5 milletvekilinin daha "yeterü şartian taşKhgı için tavsiyede buhın- duğunu" söyledi. Başkurt, adının olaylarla gün- deme gelmesinden üzüntü duyduğunu ve "psi- kolojisinin bozukhığunu" kaydetti. Başkurt, gazetecilerin sorulanru yarutlarken yu- va müdürü Niyazi Yılmaz'ın "Idrvea" değil, ar- kadaşı olduğunu ifade etti. Kendisinin dışında 5 milletvekilinin daha Yılmaz'ın il müdürü olma- sı için tavsiyede bulunduğunu savunan Başkurt, Yılmaz'ı, daha önce Milli Eğitim II Müdür Yar- dımcıhğı görevinde bulunduğu ve yeterli şartla- n taşıdıgı için tavsiye ettiklerini anlattı. Başkurt, 3 bin kadro talebinin karşılanmadı- ğını, bu kurumlara pedagojik donanımlı insan- lann alınması gerektiğini beürterek "Malatya'da oldu. l manm herkese ders olmuştur. Diğer kurumlar ak mı pak mı? Herkes görevini yap- sm. Hîçbirimizsüttençıknıışakkaşıkdeğfliz' 1 dedi. CHP miDetvekiDeri (soldan) Meviüt Aslanoğlu, Çerçioğlu, Kıbç ve Karademir TBMM'de basuı tupianbsı düzenledL (AA) Malatya ÇocukYuvası'nda büyüyen Î.Ç. çarpıcı açıklamalar yaptı 'Falakayayabrddık 9 EMtNEKAPLAN ANKARA - Malatya Ço- cuk Yuvası ve Yetiştirme Yur- du'nda bir süre kalan I.Ç., 1997 yılına kadar 15 yıl yurt- ta bulunduğunu, bu süre için- de kötü muamele ve işken- ceye maruz kaldığını söyle- di. Defalarca falakaya yatı- nldıklannı kaydeden l.Ç. "Tuvalete kühienir,günlerce aç bıraküırdık. Yürda bağış- lanan kurbanlann i>ibötüm- lerini çahşanlar ahr, bize ya- ğından yemek yapdırdı. Ğe- len gjryecekleri çahşanlar ço- cuklarma götürürdü" dedi. I.Ç., CHP îzmir Milletve- kili Canan Antman'ı ziya- ret etti. Çocuk yuvasına 3 • Çocuk yuvasına 3 yaşında kundaktaki kardeşiyle gelen I.Ç., ayağındaki yaralann, sırtındaki demir sopanın izlerinin hâlâ durduğunu söyledi. Î.Ç., "Gürültü yaptığımız zaman cezalandınlır, tuvalete kilitlenirdik. Tüm temizlik işlerini bize yaptınrlardı" dedi. yaşında kundaktaki karde- şiyle geldiğini anlatan I.Ç., yaşadıklanru şöyle aktardı: "Tüm temiziik işlerini biz- lere yapurnianh. Yemekha- neyi temiziemek için yerier- desüründürülürdük Sürek- lidayakatariar, 'Sızi gidi piç- ler, sizi doğurup doğurup bu- raya bırakıyor. başımıza be- la ediyorlar" diye hakaret ederlerdi Falakaya yannhr- dık, iki kişi tutar, bir kişi de a\< aktanmt2maluna sopalar- la vururdu. En azceza 25 so- paydı. Ayağımdaki yarala- nn,sn-tmidaki demirsopanın izlerihâlâduruyor. Demirso- palaıia döverlerdL Bahçede gürültü yapmamız yasaktL Yapöğmıc zamanttrvaleteki- Btlenirdik. Çoğu zaman da 2 gün aç btrakıhnnk." Devletin 18 yaşına gelin- ce çocuklan yurttan çıkar- dığına dikkat çeken I.Ç.. "1997 y*nda81 Idgiydkyurt- tan çıİonak zorunda kalan. Bunlann sadece 6'sı iş bula- bildi, 7'si ise Malatya'da kal- dLDiğerierinin ne olduğunu bilmiyorum. Çaldiğunız her kapıdan kovuluyonız, iş bu- lamryoruz" diye konuştu. Yurttan çıkan çocuklann iş bulamadıklan için sokakta yaşamak zorunda kaldığını kaydeden I.Ç., "Bizisokağa bırakryor. Ne gidecek yeri- miz ne yapacak bir işimiz_. O nedenle birçok arkadaşı- ınızyahırsıznkvapryor ya da dikncilik. Ben yurtta taıuşü- ğnn bir kırfa evtendim. Birde koıın var.Hurda toplayarak, fıtre kabul ederek gecimimi sapanıarvaçahşryorunr dedi. Geciken önlem: Artık vasıfsız personel banndınlmayacak Üç kişininişine son verildi SELAHATTİN GÖKATALAY MALATYA - Küçük çocuklann acı- masızca dövüldüğü Malatya Çocuk Yu- vası'nda çalışan 3 bakıcı annenin işine son verildi. Onceki gün çıkanldıklan mahkemece serbest bırakılan 2 zanlıy- la ilgili dün de rutuksuz yargılanma ka- ran çıktı. Malatya Sosyal Hizmetler îl Müdürü Dr. SuatYalçınsoy, görevine son verdik- leri bakıcı annelerin yerine dünden iti- baren çocuk gelişimi mezunu 3 perso- nelin işe başladığuıı, 2 kişinin daha is- tihdam edileceğini söyledi. Bundan son- ra yuvalarda vasıfsız persorTSl banndır- mayacaklannı dile getiren Yalçınsoy. 10- 15 gün sonra çocuklann psikolojik te- davilerinin başlayacağını kaydetti. Öte yandan yuvada kalan çocuklann, yaşadüdan olaylann meydana getirdiği travmalan atlatabilmeleri için hayırse- ver işadamlan da seferber oldu. Malat- yalı işadamı AB Fuat Kıbç, yuvada ço- cuklan ziyaret ederek onlara çeşitli oyun- caklar ve çikolata verdi. Çocuklan acımasızca dövdükleri gerekçesiyle tutuklanan 5 kişiyle birlik- te gözaltına alınan N.T. ve İ.Y, önceki gün rutuklanmalan istemiyle sevk edil- dikleri Sulh Ceza Mahkemesi'nce rutuk- suz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. • Malatya Çocuk Yuvası'ndaki minikler şu sıralar alışık olmadıklan bir ziyaretçi trafiği yaşıyor. Dün de çocuklan ziyaret eden yardımseverler miniklere oyuncak armağan ederek moral vermeye çalıştı. • CHP, Malatya Çocuk Yuvası'ndaki incelemelerini rapor haline getiriyor. Heyet, olayın temelinde AKP hükümetinin kadrolaşma amacıyla uzman kişileri görevden alıp yerlerine çocuk gelişimi ya da sosyal hizmetler konusunda eğitimsiz ve bilgisiz kişileri atamasının yattığına dikkat çekti. ANKARA(CumhuriyetBürosu)-CHP Malatya Milletvekili Muharrem Kıhç, Aydın Milletvekili Özfem Çerçio^u ve lz- mir Milletvekili Erdal Karademir'den oluşan heyet, Malatya'da iki gün boyun- ca yuvada kalan çocuklar ve yuva yöne- ricileri ile yaptıklan görüşmelerden elde ettikleri izlenimleri rapora dönüştürecek. Heyet, incelemelerinden sorunun kayna- ğının siyasi kadrolaşmaya dayandığınm anlaşıldığuıı belirterek konuştuklan ba- kıcı kadınlardan birinin "Evde de dövü- yDrum, bunu niye abarnyorsunuz n dedı- ğını belirtti. Malatya Çocuk Yuvası'nda- ki çocuklann "sistematik işkence"ye ma- ruz kaldığı vurgulanırken yuvada sadece bir tane sosyal hizmet uzmanı bulundu- ğuna dikkat çekildi. DE DOVUYORUM' Heyetten Kıhç, "görevinesonverienba- laa annelerinyerine,yineaynı temizlik fir- masuıdan 3 eleınanın, bakıcı anne olarak tşeabndığ] 1 ' bilgisini venrken Malatya'da- ki diğer çocuk yuvalanna gitmeyi düşün- düklerini, buralara ilişkın de duyumlan bulunduğunu belirtti. Batacı annelerden biri ile yapnğı konuş- mayı aktaran Îzmir Milletvekili Karade- mir ise "4 çocuk annesi, kocasından bo- şannus, 'Evde de dö\Tİyorum, bunu niye abartıyorsunuz' drvor.Terniztikşirketinin sahibiyle de görüştük. Bana, 'Oraya, hiç- bir eleman benim kanalımla gitmiyor' di- yor. Anlaşüan,fonnalitebir firma var. Ele- manlan kendi tespit edemhor. il müdürü tespitediyor'' diye konuştu. Çocuklann sı- cak su ile banyo yaptıklanna inanmadı- ğını da ifade eden Karademir, sıcak su ve- recek cüıazın bozuk olduğunu tespit et- tiklerini bildirdi. BAKICILARIN ÇOCUKLARI Heyet Ankara'ya dönüşü sonrasında dün Meclis'te düzenlediği basın toplan- tısında izlenimlerini şöyle anlattı: "Ytrvadaki40cocuktan2rinin\ücudun- da darp izleri ve çirik vartü. Yiıva yetkili- leribu çiziklerin çocuklannbirbirierini ür- malaması olarak açüdarnalanna karşm bu biç inandıncı değiL Çocuklar, uygulanan sistematik işkence nedeniyle ruhsal an- lamda ciddi sorunlar yaşıyor. Yiıvada 23 kadrolu, 9'u da temizlik şirketi elemanıol- mak üzere toplanı 32 kişi göre\ japıj'or. Ancak bunlanniçindesadecebir tanesos- yal hizmet uzmanı bulunmaktadır. Bakı- a anne olarak görev yapanlann hiçbirisi bualandaeğitim alnıadığıgibi.l2'sminegi- thn düzeyi okuryazar ya da ilkokul mezu- nu düzeyindedir. Temizlik şirketinden ab- nan ekmanlann ahnma nedenleri 'bakı- cı anne' olarak gözükmektedir. İdare bi- le bile bakıcı annelik konusunda hiçbir bilgisiveeğhımi olmayan buinsanlan,' sı- yasi kadrolaşma' çerçevesindeburayaver- leştirmişrir. Bu bakıcı anneler, yapüklan- nın biuncinde değildir. Bakıcılann çocuk- lan da korunma alüna ahnmahdır." N DENETJM 2000 DE Heyet üyeleri, yuvalarda yeterli ve et- kin denetim yapılmadığını da belirterek "Malatya \ alüigi taranndan 2-3 ayda bir yapılan denetimlerde sadece Gelindi, bir olaya rastlanmadı' denüerek baştan sav- ma denetim yapümışur. Sosyal Hizmetler veÇocukEargemeGendVlüdünügü'nün en son >ııvada yapoğı denetim tarihi ise 02.05^Ö0O'dir""dedi. J CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU İstanbul'u Öldürmek Kentler de ınsanlar gibi, doğar, yaşar ve ölürier. Aradaki fark, kentlerin doğum-yaşam-ölüm süreç- lerinin, çok daha uzun bir süreye, yıllara değil yüzyıl- lara, belki bin yıllara yayılması... Teknolojinin bugün geldiği aşamada bir kentin öm- rij sonsuzca da uzayabilir... öte yandan, yine günümüzde sahip olunan nükle- er silahlar, bir kenti (sadece bir kenti mi?) içinde yaşa- yanlarla birlikte bir anda yok edebilir. Ve bir kenti yok etmenin (nükleer silahlar ya da do- ğal afetler dışında) başka yollan da var. istanbul'la ilgili olarak bu olguyu, günübirtik bile de- ğil, neredeyse her an görüp yaşamaktayız... • • • Tarih kitaplan MÖ 7. yy'da Byzantion adıyla kuru- lan Yunan kentinden günümüze herhangi şey kalma- dığınıyazıyor... Çünkü bu tarihten dokuz yüzyıl sonra (İS 2. yy'da) kenti kuşatan Romalılar bu ilk İstanbul'u yakıp yıkmış- lar. Buna karşılık kente kendi adını veren Constantini- us döneminden (MS 4. yy'dan) başlayarak Istanbul; surtan, yerleşim bölgelerinin konumlan ve sınırian, din- sel ya da günlük yaşama ilişkin anıtsal yapılanyla, onu Istanbul yapan görünümünü kazanmaya başlamış... Istanbul'un tarihine ilişkın bilgiler, bu gelişimin, ken- tin topografik (yerbetimsel) konumuna uygun olarak 19. yy'ın ikinci yansına kadar Osmanlı döneminde de sürdüğünü gösteriyor... Yunan Byzantion'u, Bizans Konstantinopolis'i ve Osmanlı İstanbul'u birlikte var olmayıp bir sonraki bir öncekinin yerine geçmiş olsa da, bütün bu yüzyıllar boyunca kentleşme süreçleri, topografik yapıya (ken- tin coğrafi konumuna, bulunduğu coğrafyanın doğa- sına) ters düşmemiş, aykın olmamış, bu doğal konu- mu bozup yok etmemiş... 1950'lerde başlayan bir süreçte ise, yani önceki ya- şamına oranla göz açıp kapayasıya kadar kısa bir sü- rede, kentin tarihini de coğrafyasını da hiçe sayan, yok eden, bugünkü sağlıksız, hastalıklı büyümeye, yaşı uygun olanlar tanıklık ettiler. Ve bugün gelinen noktada, kundaktaki bebekten en yaşlı insanına kadar da herkes, günümüzün Istan- bul'unda yaşamak zorunda oluşun artık bir mutluluk olmadığını her an duyumsamakta, bu sağlıksız şişip büyümenin dayanılmazlaşan sonuçlanna katlanmaya çalışmaktadır... • • • İlk kez yaklaşık kırk yıl önce gördüğüm Paris'i her gidişimde elimle koymuşum gibi buluaım. Paris'te, izinsiz, birinin kendi evinin duvanna çivi çakamayaca- ğı söylenir. Paris'te benim tanık olduğum süreçlerde de büyük dönüşümler yaşandı kuşkusuz. Les Halles bölgesindeki oluşum bunlardan başlıcasıdır. Fakat hiçbir siyasal erk, hiçbir yönetim, hiçbir parasal güç, Paris'in artık yerleşmiş siluetini, kentin yüzyıllar için- de otuşmuşdokusunu bozmaya yettenemez, cüret ede- mez. Buna öncelikle Parisliler karşı çıkar, Fransa ayak- lanır.... Batı'nın büyük küçük bütün tarihsel kentleri için aynı şeyi söyleyebiliriz. Sadece bizim değil bütün bir insanlık kültürünün İstanbul'u ise, yanm yüzyılı aş- kın süredir, cahil, kaba, bilgisiz, sevgisiz, görgüsüz el- lerde yağmalanmakta, horlanmakta, yok edilmekte- dir. Şu son süreçlerde yapılmak istenenlerin ve bu yönde atılan adımlann, bugüne kadar yapılmış kötü- lüklerin de çok ötesine geçeceği anlaşılıyor. Haydar- paşa Limanı ve Gan'na, Galata'ya ilişkin "mega-pro- /e'lerden, bilmem kaçıncı Boğaz köprüsü tasanmın- dan, şeyhlere yaptınlacak dev (daha doğrusu dev üs- tü) gökdelenlerden, ve kentin dokusunu bozmaya yö- nelik gereksiz cami vb. tasanmlanndan söz ediyorum. Bütün bu niyet ve girişimlerin arkasında, paranın ve kültürsüzlüğün işbirliğini, Türkiye'yi kendi tarihsel do- kusu üstünde gelişip yükselecek bir Batı ülkesi olma yerine ABD'ye eklemlenmiş bir Suudi ülkesi yapma- nın çabalannı görmemek olası değil... • • • 23.08.2005 tarihli "Cumhuhyet"Xe bu konuyla ilgili olarak "Canavarprojeyi durdurun" başlıklı bir haber yayımlandı. Haberde, Ingiltere'deyayımlanan "Archi- tectural Review" adlı dergideki bir yazıda Haydarpa- şa ümanı'nda yapılmak istenen gökdelenlerin ''ken- tin tarihsel siluetini bozacak rezalet proje" olarak ni- telendiği bildiriliyor ve bir alıntı yapılıyor: "Boğazın ta- rihi girişini ve Istanbul'un Asya yakasını mahvedecek Manhattan stili kulelerin durdurulmaması halinde, şimdiye dek hiçbir kentin başına gelmediği biçimde ıstanbul, Dûnya Mirası Listesi'nden çıkanlabilecektir''... Ingiliz dergisinin duyarlılığını yadırgamıyorum. Çün- kü kültür değerleri ve özellikle de bu çapta olanlar, kim- senin babasının malı değil, bütün bir insanlığın ortak zenginliğidir. Istanbul ise, "pazariamak", "babalargi- bi satmak" kavramlanyla özdeşleşmiş-özdeyişleşmiş bir kliğin keyfine ve heveslerine bırakılamayacak ka- dar önemlidir. Istanbul, modem zamanlarda, bombalarya da do- ğal afetlerle yakılıp yıkılmışlar dışında, gerçekten de "hiçbirkentin başına gelmedikbiçimde" kötü biryaz- gıyı yaşıyor. Genetiğiyle oynanmış, bozulup sakatlan- mış canlı bir organizma gibi, git gide daha çok bir "hil- kat garibesi"ne dönüşerek can çekişiyor. Engel olu- namazsa eğer, onun son nefesini vermesine kendi ya- şam süreçlerimizde tanık olabileceğiz... ataolb'â cumhuriyet.com.tr Faks:(0212)513 85 95 Dincigazeteler dayağı görmedi tstanbul Haber Servisi - Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) bağlı Ma- latya Çocuk Yavası'nda, 0-6 yaş arası çocuklara yapılan işkenceyi, yalnızca, AKP'ye yakınlığı ile bilinen dinci gazetelerden YeniŞafakve Ana- dolu'da Vakit gazetelen manşetlerine taşımadı. AKP ıktıdanna yakınlığıyla bilinen YeniŞafak ve Anadolu'da Vakıt gazetelerinin dışındaki tüm gazeteler ise Malatya'da yaşanan vahşeti manşet haber olarak okurlanna sundu. Anadolu'da Va- kit gazetesi çocuk şiddeti haberini 1. sayfasına bi- le taşımazken, YeniŞafak gazetesi ise Dışişleri Ba- kanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün düzenleyeceğı Cumhunyet Balosu'na, Cumhur- başkanı AhmetNecdetSezer'i eşiyle birlikte da- vet etmesinı, çocuklara yönelik işkenceyi görmez- den gelerek manşetine taşıdı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog