Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

24 EKİM 2005 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA 17 Şey Sunucu ve programcıymış, hem de yazar. Gençler arasında popülermiş, hem de kendi deyimiyle onda çok "cüretkârlık varmış". Ekrandaki söyleşi sırasında kitap yazacağını söylüyor. Konusunu soracak oluyorlar. Bir yanda bir şey varmış, öbür yanda da bir şey olacakmış, öyle bir şeymiş... Türü nasıl bir şey olacakmış peki bu kitabın? Bilmiyor ki... Eeee, ıııı, aaaa bilemiyor ki, ona ne diyorlar, şey diyorlar, pek de edebiyattan anlamıyormuş zaten. Roman olacakmış galiba, roman gibi bir şey işte... Söyleşi bitiyor, ardında yalnızca, "Televizyonda gördüğümüz bu şey neydi acaba?" tortusu bırakarak... IŞIK KAXSÜ Sonucu belli ihale TCDD "kurumsal kaynak yönetimi projehizmeti" ihaJesi açtı. Ihaleye ka- tılabilme koşullannı okuyanlar, şu so- nucu çıkardılar: Ihalenin belirfeyici koşulu, öneri ve- recek firmanın ürününün en az 10 bin çalışanı olan 2 demiryolu kuruluşun- da çalışmasıydı. Şu işe bakın ki, bu ko- şullara uyan tek bir ABD firması var- dı. O ABD firmasının önerebileceği ya- zılım ürünleri, referans belgelerinde her biri 10 binden çok çalışana sahip Belçika, Avusturya ve Isviçre demir- yolu işletmelerinde kullanılmaktaydı. TCDD'nin ihalesindeki bu koşulla, o ABD firması, yalnızca yerel şirketleri alt etmekle kalmamıştı, aynı zamandaen büyük rakibi olan Alman şirketini de bir çırpıda elemişti. Çünkü, Alman şirke- tinin referanslarında yer alan Hong Kong, Kanada, Madrid, Hollanda ve Manş tünelindeki demiryolu işletme- leri 10 bin çalışana ulaşamıyordu... İhale koşulları daha baştan o büyü- lü serbest piyasa balonunu patlatmış- tı. Oysa, TCDD'nin istediği yazılım, öy- le dünyada eşi benzeri bulunmayan bir ürün de değildi, Türkiye'deki yazılım firmalannca geliştirilebilirdi. Kaldı ki, ihale kapsamındaki yazılım, trenlere füze motoru takılmasını filan da öngör- müyordu. Alt tarafı "personel yöneti- mi, muhasebe yönetimi" gibi yazılım bileşenleri isteniyordu ki, onlarda Tür- kiye'deki yerli firmalarca geliştiriliyor- du zaten. Olup biteni hayretle izleyen yazılım- cılanmız, bilişimcilerimizin yorumuna gelince. Üzülüyoriar, çok üzülüyorlar: "Vay bizim yerli yazılımcılarımıza! Onlar vergiödesinler, yabancılarda ye- sinler!" "Dünya Kadına Karşı Şiddete Son Ulusal Kampanyası" 25 Kasım'da başlayacak. Çoksesli Korolar Derneği, kampanya için öncülük yaptı, çok da iyi etti. 25 Kasım gecesi, Cemal Reşit Rey salonunda Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın önderiiğinde, Kadının Statüsü Genel Müdüriüğü yürütücülüğünde ve Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu desteğinde Devlet Çoksesli Evrensele yükselen Korosu'nun gönüllü katılımıyla bir konser gerçekleştirilecek. Konser deyip geçmemeli. Ardında emek var, birikim var, yetenek var. 25 Kasım gecesi seslendirilecek yapıtlar, binlerce türkü, şarkı anlamına gelen anonim repertuvar taranarak beliriendi. Değerli bestecilerimiz Nevit Kodallı, Muammer Sun, Selman Ada, Turgay Erdener, Ertuğ Korkmaz, Ertuğrul Bayraktar, Güneş Apaydın, Nedim Yıldız, Murat Kodallı ve AysJm Dolgun yedi ay boyunca çalıştılar. Böylece kadınlarımızın türkülerde, şarkılarda içli içli yanan sesleri çoğaldı, çoğaldı, çok ses oldu. Sevdası uğruna öldürülen Ferahi de, sevdiğiyle kaçarken sulara kapılan Ümmü de, kara kara kazanlarda yok olup giden, sağ eline mor kınalar yakılan adsız kızlanmız da yerelden evrensele yükseldi. Çoksesli Korolar Derneği Başkanı Cem Hakan Özaslan'dan öğrendik, aynı programın 25 Kasım'dan sonra tüm Anadolu'ya taşınacağını. Evrensele yükselen yerel kendisiyle yüzleşecek. Çok iyi, çok iyi... ÇALIŞANLARIN SORULARI/SORUNLARI YILMAZŞİPAL Yasalarda Öngörülen Analık Yardnnları SORU: lşçiyim, sigortabyım ve hamileyim. lşçi ve hamile bir sigortahnm ya- sal haklannın ne olduğunu bilmek istiyorum. a-ö.) YAMT: Iş Yasası kapsamında çalışan kadın sigortalılann yasal haklan, iki ayn yasa ile belirlenmiştir. Bu yasalardan bıri, 4857 sayılı Iş Yasası. Diğeri ise 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'dır. 4857 sayılı Iş Yasası'nın "Anahk iuüinde çafaşma ve süt izni" baş- lıklı 74. maddesi ile tanınan haklar: 1) Iş Yasası, kadın işçilerin "doğumdan önce sekiz ve doğumdan son- ra sekiz hafta oimak üzere toplam on alt haftaük süre için" çalıştınl- malannı yasaklamıştır Ancak, doktorun onayı ile. kadın işçi isterse u doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çahşabinr. Bu dunun- da, kadın işçinin çahşağı süreter doğum sonrası sürelere eklenir." Doğum öncesi ve sonrası, "öngörülen süreier işçinin sağhk duru- muna ve işin özelüğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse" arttı- nlabilir. 2) "Hamilelik suresince kaduı işçiye periyodik kontroller için ücret- ü izin veriluf 3) Hekim gerekli gördüğünde, "hamile kaduı ççi sağhğına" uygun daha hafıf işlerde çalışnnlır ve •işçinin ücretinde bir indhimyapıhnaz." 4) îsteği durumunda "kaduı işçiye. on alo haftalık sürenin tamam- lanmasından (~) sonra alt aya kadar ücretsiz izin verilir." Ancak. üc- retsiz geçen bu süre "yıflik ücretiiizin hakkuun hesabmdadikkate ahn- maz." 5) Doğum yapan, "Kadm işçilere bir yaşmdan küçük çocuklannı em- zinneleri için gündc toplam bir buçuk saat süt izni \erilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre güniük çahşma süresinden sayıhr." Bu kurallara uymayan ve yasaya aykın olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmış kadmlan çalıştıran veya ücretsiz izin veraıeyen "ya da yönetmefik hukümierine uymayan işve- ren veya işveren veküme 714,46 YTL para cezası verttir.'' 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'na göre "Anahk Sigoıtası" ko- lundan tanınan haklar: 1) Analık Sigorta kolundan sağlanan yardunlar, Sosyal Sigortalar Yasasf nın 43 ile 49 (dahil) maddelerinde yer alır. A) Gebelik Yardımlan: 1) "Gebelik nıuayenesinin yapürüması ve gerekli sağhk yardunlan- nın sağlanmasu 2) Doğumda gerekli sağhk yardunlannın sağlanması, 3) Emzinne vardun parası verümesi, 4) Sigortah kaduun doğumdan önce ve sonra işinden kaldığı günler için ödenek verflmesi 5) Anahk haü sebebiyle gerekirse yurtiçinde başka bir yere gönde- rUmesL" 6) Gebelik muayenesi ve gerekli görülecek tedavi SSK tarafindan belirlenen "hekim veya ebeier tarafindan yapıhr." Ayrıca, "Sigortah, kurumca gösterilen hekim ve ebelerden dilediğini seçebiür. Şu kadar ki, seçtikten sonra doğum ohıncaya kadar hekim veya ebesini değişti- remez." B) Doğum yardımlan: 1) "Doğum yardımı.sigortah kaduun (_) doğum sn-asmdave doğum- dan sonra gerekli sağhkyardımlarryla flaçlann ve sağhk malzemesinin sağlanmasıdır. Bu vardun gebenin evveke seçtiği ebe, o yoksa kurum- ca ta>in ve tesph edilen ebeierden biri tarafindan evde veya sağhk te- sislerinde yapıhr. Gerekirse doğum sırasında yetkili bir uzman hekim buhındurulabüeeegi gibi, hekim veya ebenin lüzum göstereceği haller- de, doğum (...) bir sağhk müessesesine yatrümak suretiyle yapanbr." C) Emzirme yardunı: 1) Sigortah kadına (...) doğum yapması dolayısıyla, ( ) emzirme yardunı yapıhr. Ancak, kadın sigortalının "Anahk sağhk yardımlan, emzirme yardımlan ile gebelik ve doğum para yannmlanndan" ya- rarlanabihnesi için: "Kaduı sigortalnun" doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün Analık Sigortası primi ödenmiş olması, şarttır. D) Geçici işgöremezlik ödeneği: "Doğum yapan kadm sigortabva, geçici işgöremezlik Ödeneği vıerile- bflmesi için sigortahnm, "doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün anahksigortası primiödenmiş" olması koşulu aranır. Bir yıl içinde 120 gün Analık Sigortası primi ödemiş bulunan kaduı sigortalıya "doğum- dan önceki ve sonraki sekizer haftahk sürede, (...) çahynariığı her gün için geçici işgöremezlik ödeneği verifir." Aynca. "Kadm sigortahnuı is- teği ve doktorun onayı ile doğuma üç hafta kahncaya kadar çahşüma- sı hannde, çalışılan süreier kadm sigortahnm doğum sonrası süreleri- neeklenir. Bu ödenek hiçbir şeküde kesflmez," Sigortah kadın işçilerin hamileliklerinde Iş Yasası ile Sosyal Sigor- talar Yasası'nda öngörülen bu yardımlan işveren ve SSK yapmakla vükümlüdür. Ornek olay Kırklareli Valisi Ismet Metin'in il genel sekreterliğine tarikatçı birinin getirilmesine karşı çıktığı için görevden altnması bir örnek olaydııi Ornek olaydaki "il genel sekretertiği", "Cumhuhyet'in kendisi için bir mana ifade etmediğini" söyleyen intihalci Başbakanlık Müsteşan ömer Dinçer'in başını çektiği ekibin hazırladığı sözde kamu yönetimi reformu ile Türkiye'nin idari yapısına sokuşturulmaya çalışılan bir kurumdur. O ekibin hazırladığı ve AKP oylanyia TBMM'de kabul edilen İl özel Idaresi Yasası, il özel yönetimlerini adeta "genel yetkili" organlara dönüştürmüştür. Bu çerçevede, il özel yönetimi örgütlenmesinde genel sekreterlik oluşturulmuştur. İl özel yönetimi hizmetierinin genel sekfeterlerce yürütüleceği, genel sekreterin valiye karşı sorumlu olacağı, va/inin bulunmaması durumunda il encümenine genel sekreterin başkanlık yapacağı da hüküm altına alınmıştır. Bu yasanın örnek olaya neden olan maddeleri de dahil kimi maddelerinin iptali için Cumhurbaşkanı tarafindan Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur. Başvuruda, yasanın ilgili maddelerinin "tekil devlet" modeline, "idarenin bütünlüğü, yetki genişliği, idari vesayet" ilkelerine ve kamu yaranna aykın olduğu savunulmuştur. Sonuç olarak; Cumhuriyetin valisi, Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı tarafindan iptali için Cumhuriyetin Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiği yasanın Cumhuriyetin Anayasası'na aykın olduğu savunulan maddesi yüzünden görevden alınmış bulunuyor. KİM KİME DUM DUMA BEHİÇAK behhak@yahoo.com.tr 1/' HARBİ SEMtHPOROY semihporoy@yahoo.com HAYAT EPtK TÎYATROSU hayatepikqmynet.com ORTACA&A > bÖNECEKL OTOBÜSTEKİLER KEMALURGENÇ k__urgenc(a yahoo.com TARtHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN 24Ekim tcıvuı.mumtas-arikan. com /LG//VÇ B/R/(/$/: J£AA/LAF/7TE.. : LafiUt. 'in ** Cs olarak. ku(tamcl,§ı MiSSifippi dethst. 1780 'P£ SUGUH, ÛNLÜ SEJeuvENCİ JEAtJ lAFtTTE ÇiAf/f) , FRANSA'NIN Boep€AUX(BOKOq)KENTfHPE DOĞOU. A3Vİ- peşı pısaee IL£ AMEgtKA'yA söç EIMPHALBANTLIĞA LAA4I$KEN,KC*SA*JLIK. VE KAÇA/CÇIUK B£C£K, BUHU OA lmGULA>ACAXTJIZ. AJISSlSlPP/ NEHKl PGL TASINA YE£L£Ş£H LtPtTTE, B/R £ÜG£ SON8A ^ GÜHEYPEN SALDI&)M ifil6İÜZLEH'E KAI /C42ANIUNCA M FIMDAN ESKİ KORSAMUIOAIS/ İÇİ SONGALARt BU NEPENLS AYOJPA'YA GlC»P MGL MA&f SAGNAK NtLGÜN CERRAHOĞLU Komedi ve Dram Tuşu' Nadire Içkale'nin "/TYardavef/n/n"fotoğraflar- nı gördünüz mü? Iftardan çok "Noel sofrasım" andıran manzara, "komik". Hani Sinan Çetin'in TV'lerde bir Digitürk reklamı var ya! Onun gibi: "Komik tuşuna basılmış"... Kırmızı-bordo masa örtülerinin üzerinde kristal- lerie süslenmiş altın varak şamdanlar, Katolik dul- lar gibi tepeden tımağa siyahlara bürünmüş ka- dınlar, perçemleri dışarda bırakacak şekilde bağ- lanmış -bağlanmış da değil, omuz üzerinden ge- riye doğru atılmış- şeffaf, dantel başörtüler... Başörtülerin -siyah, beyaz, dore- hepsi bir ör- nek. Konuklara ev sahibi tarafindan dağıtılmış. Bu değişik ve görkemli koreografinin parçası oima- nın sevinci içinde onlarda ortama uymuşlar. Eda- yla birbirierini süzüyor; biryandan oruç açıyoriar... Hiçbir Islam ülkesinde böylesine "kurgulan- mış" bir iftar sahnesine şahit olmadım. "Görün- tü" öylesine yapay ve o kadar kurgu ki; bir iftaranın- dan çok, garip bir film setini çağrıştırıyor. Allah kabul etsin. Ancak olay bu kadar kurgu- lanınca, "ibadet" ister istemez Allah ile kul arasın- da olmaktan çıkıyor. Başlıbaşına ayn bir misyon, ayn bir mesaj yükleniyor Kestirmeden "Araziye uy- mak, iktidara yaranmak" şeklinde okunabilecek bu ikincil misyon ya da mesaj; daha "soft", daha "na- if" bir değeriendirmeyle "hem modern, hem ge- leneksel olunabilir!" şeklinde de okunabilir. "llım- lı Islam" diye tarif edilen model bu değil midir? Yargı ve eğitimin siyasallaşması AKP'nin iktidara gelmesiyle hızla yükselişe ge- çen "sosyetik iftar" ve "umreler"; "ılımlı Islam mo- delinin" Noel şamdanlanyla süslenmiş bir ön fa- sadıysa (cephesi, yüzü); bu yüzün arkasında ağır bir "dram" yaşanıyor. "Dram tuşuna" bastığınızda da karşınıza, Van üniversitesindeki Rektör Aşkın krizi çıkıyor. Siya- sallaşan bir eği- tim ve siyasal- laşanbir yargı! Dantel başörtü- lerin krv- nmlan arasın- dan çı- kart bu- dur: Adı "Hizbullah üniversitesine" çıkan bir öğretim ku- rumu; bu kurumu "laik cumhuriyet" ç\zg\s\neçek- mekte ısrariı davrandığı için hukuki temelden yok- sun bir soruştuımaya ve mafya babalanna reva gö- rülen bir tutuklanmaya maruz kalan bir rektör! Gazetecilik yaşamımda hiç bu kadar endişe- lenmemiştim.Türkiye'de çünkü böylesine "tezat" yüklü, böylesine "sinsi bir tabloyla" hiç karşılaş- madım. ön planda Batı'dan sürekli "aferin" alan, takdir toplayan ve "reel politika" adına Türkiye'ye biçi- len bir "güler yüzlü ılımlı Islam modeli" görünü- yor. Içkale'nin sofrası, bu modele -tüm yapaylığı- na rağmen- "cuk" oturuyor. Içerde, Türkiye'ye özgü bir "hoşluk" olarak ka- bullenilen bu tablo; "ekonomik istikrar" adına iş dünyası, aklı ya da birikiminden kuşku duymadı- ğım çevrelerce de açık ya da zımni onay alıyor. Şu ya da bu şekilde "statüko kıskacından" bu- nalan bu çevreler: "AKP; AB ile Türkiye'yi müza- kere noktasına getirdi mi, getirmedi mi?" diye so- ruyoriar: "İşte başlıbaşına bu bir devrimdir! Endi- şeye mahalyok. Çizmeyiaştığı anda AKPgider!" Yanlış. O noktada artık çok geç kalınmış olacak. O naktaya gelindiğinde ya -anladığımız anlamda- ki- "AB, AB olmaktan çıkacak" ya da anladığımız- dan "farklı birAB üyeliği" söz konusu olacak. Ya da böyle bir opsiyon kalmayacak. AKP'nin "ılımlı Islam modeli", ise bu zaafı kul- lanıyor. Ve bizi "güleryüzlü ılımlı Islam modelinin" gölgesinde; bir büyük "Van kâbusu" ile yüz yü- ze bırakıyor. YÖK Başkanı ile rektörleri harekete geçiren kâbus budur. Bizden size, "Uyanın!" de- mek düşüyor. 1 2 3 4 5 6 î9 1 2 3 I - z 4 5 6 7 8 9 I U B • n LnM M \ Ln w1 2 3 4 5 6 7 8 9 B U L M A C A SEDATYAŞAYAN SOLDANSAĞA: 1/ErtemEğfl- mez'in. Yeşil- çam filmleri- nin parodisi olan filmi. 2/ Şürdeuyaktan sonra yinele- nen aynı an- lamdaki söz- cük ve eklere verilen ad... "Hediye, ba- ğış" arilanun- da eski sözcük. 3/ Peygamberleri 1 Hud'u dinlemedik- 2 leri için Tann tara- 3 findan yok edilen ka- 4 vim... Kimi çiçekle- 5 rin içinde bulunan, 6 anlann bal yapmak 7 içinemdikleritathsı- 8 vı. 4/ Arapça eylem 9 çatısını konu edinen kitap ya da bilim... Asma 1 tüğü. 5/Kabadayı... Tecrübeli, usta. 6/Mısır. 7/Bir tür börek... Eski Mısır'da güneş tannsı. 8/ Futbol- da topun oyun alanı dışnıa çıkması... Siper, hen- dek. 9/Evlilik dışı ilişkiden doğan çocuk, piç. YUKARTOAN AŞAGIYA: 1/Arap müziğini andıran ve kötü yazgıvı konu edi- nen bir müzik türü. II Osmanlı ordusunda asker- lik görevini bitirdikten sonra yedeğe aynlan er... Soyundan gelinen kimse. 3/ Dilbilgisindeki söz- cük türlerinden biri... Yunan mitolojisinde, içen- leri ölümsüzlüğe kavuşturan tann içkisi. 4/Yapı... Kalın ve enli diken. 5/ Batı Anadolu köy yiğidi... Baş çoban. 6/ Çirkin kimse. 7/ Bir şeyi oluşturan katlardan her biri... Radyum elementinin simge- si. 8/Hükümdar başlığı... "Cezmi — " : Atletimiz. 9/Haram yollardan zengûı olan kimse.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog