Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 EKİM 2005 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER NEDEDİLER: li/laymlı yollarda yüriiyeceğiz 7 HASANERİŞ ÜSKÜP-KoçHol- ding Şeref Başkanı Rahmi Koç, gazeteci- lerin 3 Ekim sürecine ilişkin sorulannı yanıt- ladı. Koç şunlan söy- ledi: "Ben her zaman söyledim. Hiç hesapta vokkenErmeniisinige- tirdiler. Hiç hesapta yokken Kürtleri geti- "rebilirler.Kıbns'ıbek- liyordum. onu da getir- diler. Bu Avrupalılar belli olmuyor. En sert tepki tehdit Avustur- yalılardan geliyor. Be- nim tahminime göre görüşmeier,müzakere- ler başjayacak. Ondan sonra taşh, bariyerii, mayınlı yollarda yürü- yeceğiz.TecrübeJiAvru- paiılan yanımıza çek- memiz laznn. Bizim müzakerecilerimiz kompetan, uzman in- sanlarsada Avrupa top- lumunun iç dinamikle- rini bilen isbnleri yanı- mıza almamız lazun." Oğuz Satıcı: Duraklama yok Oğuz Satıcı (TİM Başkanı): Bu saatten sonra olası bir durak- lama, Türkiye'nin de- ğil AB'nin sorunu. Böyle bir duraksama- nın da olacağına ihti- mal vermiyoruz. AB üyeleri AB'yi bölgede siyasi bir güç olarak konumlandırmak isri- yorsa Türkiye'siz böy- le bir şey yapamaya- caklan net ortadadır. Bu bir kazanım ya da kaybedim değü, bu bir vizyon projesidir. Vural Öger: Avrupa için Ielaket olur Vural Öger: (AP Milletvekili ve Öger Tür Yönetim Kurulu Başkanı): A\Tupa"nın geleceği açısından Türkiye'yi kaybetmek büyüİc felaketler ya- ratır. Ermeni soykın- mı iddialanyla ilgili tavsiyenin hiçbir bağ- layıcı yanı yok. Bun- lar yeni şeyler değil ki. Bunların hepsi po- litikkararlar. Avrupa, Tûrkiye'yi kaybetme- yi göze alamaz, müza- kereler 3 Ekim tari- binde başlar. ABve Türkiye îçin faydalı Andrew Vorkink (Dünya Bankası Tûr- kiye Direktörü): Çok dinamik bir özel sek- törün ve reformist bir hükümetin bulundu- ğu Tûrkiye, AB'ye çok zengin bir kültü- rel çeşitlilik sağlar. AB'ye katıhmın hem Türkiye hem de AB açısından fayda getire- ceği birortamda, Tür- kiye'nin AB'ye katı- hm müzakerelerinin başlama tarihinin erte- lenmesi üzüntü verici olur. Türkiye'nin AB'ye katüımı en za- yıf katılım olarak dü- şünülmemeli. Londra, çerçeve belge konusunda Türkiye ile Avusturya 'nın taleplerini karşılamaya çalışıyor İngiltere iki aradabir deredeELÇİNPOYRAZLAR BRÜKSEL - AB Dönem Başkaru ingiltere 3 Ekim'e bir gün kala Türkiye'nin Müzakere Çerçeve Belgesi konusunda Ankara ve Vi- yana'nın talepleri arasında kaldı. ingiltere, Ankara'nın Müzakere Çerçeve Belgesi'ni 3 Ekim öncesi görme talepleri doğrulrusunda belgeyi bu akşam Lüksemburg'da bir araya gelen AB dışışleri ba- kanlan düzeyinde resmen onayla- mayı hedefliyor. Buna karşılık AB kaynakian Avusturya'run, Hırva- tistan'ın AB ile müzakerelere baş- lamasına yönelik beklentisini pa- zar akşamı yapılacak toplantıda da sürdüreceğini kaydediyorlar. • AB kaynakian, Uluslararası Savaş Suçlan Mahkemesi Savcısı Carla Del Ponte'nin önceki gün Zagreb'de Hırvat hükümetini tam anlamıyla işbirliğine yanaşmamakla suçlamasının ve "düş kınklığına uğradığını" açıklamasının ardından Ingiltere'nin Hırvatistan konusunda Avusturya'nın taleplerini karşılamakta zorlanacağını ifade ettiler. AB kaynakian, Uluslararası Sa- vaş Suçlan Mahkemesi Savcısı Carla Del Ponte'nin önceki gün Zagreb'de Hırvat hükümetini tam anlamıyla işbirliğine yanaşma- makla suçlamasının ve "düş kı- nkhğına uğradığını" açıklaması- nın ardından Ingiltere'nin Hırva- tistan konusunda Avusturya'nın taleplerini karşılamakta zorlana- caf ını ifade ettiler. Çarla Del Ponte'nin 3 Ekim sabahı AB ül- kelerine Hırvatistan'a ilişkin bir rapor sunması bekleniyor. AB kaynakian Ingiltere'nin Türkiye ve Hırvatistan dosyalannı ayn tutma çabalanna karşın Avusrur- ya'nın iki aday ülkenin müzakere süreçlerini siyasi olarak ilışkilen- dirdiğine dikkat çekiyorlar. Diplomatik kaynaklar, söz konu- su siyasi düğümden kurtulmak için Ingiltere'nin farklı bir yön- tem arayışına girebileceğini be- lirttiler. Avusturya 'nın Müzakere Çerçeve Belgesi'ne yönelik deği- şiklik önerilerinin ingiltere tara- findan şiddetle reddedildiğini söyleyen kaynaklar, dönem baş- kanınuı çerçeve belgesine dokun- madan Avusturya'nın endişeleri- ni giderecek bir formülle gelebi- leceği olasılığı üzerinde duruyor- lar. AB dışişleri bakanlannm bu- gün TSl ile 20.00'de akşam ye- meğinde bir araya gelmeleri bek- leniyor. Akşam yemeğinin ardın- dan yapılacak Konsey toplantısı- nm ana gündem maddesini Tür- kiye'nin Müzakere Çerçeve Bel- gesi oluşruruyor. AB temsilcisi, müzakerelerinpazartesi başlayacağından şüphesi olmadığını söyledi Solana: Durumrahatsız ediciDışHaberlerServisi-AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Ja\ierSolana, mevcut sorunlara çözüm bulunacağuu ve Türkiye'nin kanlım müzakerelerinin yann başlayacağını söyledi. Solana, Belçika'nın "Le Soir" gazetesine verdiği özel demeç- te, "Durum çok vahim mi" sorusunu yanıt- larken "Rahatsız bir durum var. Sonuca ulaşmak için pazar akşamı bakanlann top- lanması gerekliliğini ben garip karşıbyo- rum. Çözüm bulacağınuzdan ve müzakere- lerin pazartesi günü başlayacağından şüp- hem yok. Türkiye'ye karşı üstJendiğimiz bir yükümlülük söz konusudur" dedi. Türkiye-AB ilişkilerinin çok eskiye da- yandığını anlatan Solana, 1999'da Helsin- ki zirvesinde Türkiye'nin adaylığının ka- bul edildiğini, daha sonra AB Komisyo- nu'nun müzakerelere yeşil tşık yaktığını ha- tırlattı ve u Pazartesi sürecin sonu değfl, baş- langKidır" dedi. Solana, "Türkiye'ye ha- yır dediğimi7i varsayahm, 25 yd sonrasma bakahm: Ortadoğu'da bir felaket olsa, bü- yük petrol ve enerji krizi çıksa, Türkiye'yi bünyemize almanuş obnaktan pişmanhk duyanz. Türkiye'yi dışanda bırakmak bü- yük risktir. Türkiye'nin bize nıümkün ol- duğu kadar yakın kalması, kendi menfaati- miz kabıdır. AB vatandaşlan açısından da Türkiye'yi yanumzda görmek, berhangi başka bir yerde görmekten daha iyidir" diye konuştu. ROCARD: END1ŞE VERİCİ Fransa'nın eski başbakanlanndan Micnd Rocard da "Fransa'da sağcı ve solcu baa si- yasetçilerin Türkiye konusundaki tavTuu değiştirmesinin endişevericiği ve biraz sag- hksız" olduğunu söyledi. Le Figaro gaze- tesine makale yazan AP Sosyalist Grup üyesı Rocard, müzakereler başlamadan, Türkiye'nin üyelik için belirlenen kriterle- ri yerine getirilmesini talep etmenin "en- telekrüe) terorizm" olduğunu belirttı. CUL, RICE'I ARADI Dışişleri Bakanı AbduDah GüL önceki gece ABD Dışişleri Bakanı Condaleezza Rice'ı arayıp Avusturya'nın 17 Aralık ka- rannın değiştirilmesi için çaba harcadığı- nı ifade ederek "sürece olumlu şekflde" müdahale edilmesini istedi. Rice'uı ise Türkiye'nin 3 Ekim'de müzakerelere baş- lamasına büyük önem verdiklerini belirte- rek "EHmizden geleni yapıyoruz"' yanıtı- nı verdiği öğrenildi. A B v e T ü r k | y e - müzakerelerin muh- temel başlama tarihiolan 3 Ekim'e ki- litlenirken, Yunan sağı "Türkiye'yi Avrupa'da istemiyoruz" başlığı ile miting düzen- ledi. Ülkede son yıllardaki en büyük Türkiye karşıtı gösteri olarak nitelenen miting- de Türkiye'nin müzakerelere muhtemel başlama tarihi olan 3 Ekim'e lanetler yağ- dırıldı, Kostas Karamanlis ile Yorgo Papandreu kınandı. (Fotoğraf: REŞAT AKAR) GKRYBaşkanı TassosPapadopulos Türkiye'yeyüklendi: Ciddiyetimizyakında anlaşılacak REŞAT AKAR LEFKOŞA-Güney Kıbns Rum Yönetimi Başka- nı Tassos Papadopulos. "Türkiye tanunasa da Kıbns Cunıhuriyeti'nmvaıtğıbirgerçektir'' diyerekhem An- kara'ya hem de Kıbns Türklerine önemli mesajlar gön- derdi. Papadopulos, 1 Ekim Bağımsızlık Günü nede- niyle yayımladığı bildiride, Türkiye'nin, Kıbns Cum- huriyeti'ni tanımaması yüzünden yasalhğın, gü\e- nilirliğin ve prestijin sarsılmadığını belirterek şöyle dedi: "Çok şukür. devietimizin varlığı ve işlevseuiğL Türkiye'nin, Kıbns Cumhuriyeti'ni tanımasına bağ- h değiİdir. Ancak Aakara, AB üyesi bir devlet olarak Kıbns'ın dediklerini ciddi bir şekilde dikkate alması gerektiğini çok yakuıda idrak edecektir." Bu mesajın açık ve kesin olarak, katılım müzake- releriyle ilgili yöntemsel toplantılarda Türkiye'ye ile- tildiğını belirten Papadopulos. "Kannmmüzakerele- rinde ne Kıbns sorunu ne de çözüm parametreleri ele ahndı. Ele alınan konu. Türkiye'nin AB'ye karşı olan yükünüülüklerini yerinegerinne kararunğıydı'' dedi. Mesajında. "tşlevsel ve yaşayabilir bir çözüm yegâ- ne hedefimizolmaya devam ediyor" diyen Rum lide- ri "ortak yurt ve ortak bir gelecek" kurmak ıçın Kıb- nslı Türkleri ortak çaba harcamaya da\ et etti. Papa- dopulos. Kıbnsh Türklere şöyle seslendi: "Kıbns tünı Kıbnsblara; KıbnshRum ve Kıbnslı Türklereait- tir. Getin işbiriiği yapalım. Toplumuy la ve ekonomi- siy le yalnız birleşik bir ortak devlette dengeli bir iler- leme ve refahı sağlay abiliriz." SPÖBaşkanı Gusenbauer, Schüssel'in izlediği Türkiye karşıtıpolitikayı desteklediğini açıkiadı Türkiye, SosyalDemokratlaııböldü OSMANÇUTSAY FRANKFURT - Müzakerelere bir gün kala Türkiye'nin AB üyeliğine yö- nehkgörüşler, Almancakonuşan iki ül- kenin Sosyal Demokratlannı karşı kar- şıyla getirdi. Almanya'da SPD ve Sos- yal Demokrat Başbakan Gerhard Schröder, Türkiye'nin ne olursa olsun AB üyeliği ile Avrupa trenine bağlan- ması gerektiğine dikkat çekerken Avus- turyalı Sosyal Demokratlann lideri SPO Başkanı AKred Gusenbauer, ik- tidardaki Schüssel hükümetinin tzle- diği Türkiye karşıtı politikaya destek vermeyi sürdürdüğunü açıkiadı. Al- man Sosyal Demokratlan, Başbakan Gerhard Schröder'in ağzmdan Türki- ye'ye tam üyelik yolunun müzakere- lerle açılma sürecinde verilen sözlerin yerine getirilmesinin şart olduğunun al- tını çizerken Ayusturya'nın ana muha- lefet partisi SPÖ'nün lideri, Türkiye ko- nusunda Avusturya'daki sağcı iktidar ile Sosyal Demokrat muhalefet ara- sında, Avrupa'da ulaşılacak noktalar konusundan ortak bir anlayışın mev- cut olduğunu kaydetti. Gusenbauer, bunun AB'nin birçok ülkesinde söz konusu olmadığını da hatırlattı. Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel'in 2004 Aralık ayında alter- natif ortaklık konusunda ısrarlı olma- masının bir hata olduğunu savunan Alfred Gusenbauer, Avusturya hükü- metinin bu hatayı düzeltmek amacıy- la, hiç değilse bundan böyle Türkiye sorununda geri adım atmaması gerek- tiğini yeniden vurguladı. Alfred Gu- senbauer, "Hükümet AB ile Türkiye arasında daha başka ve aynı haklara sahip ortaklık seçenekleri olduğunu göriişmeier sürecine yazümasuıda ıs- rarh ofanahdır. Türkiye AB için oigun- laşnuş değildir. Aynca AB de şu anda- ki haliyle yeni üye alabilecek durum- da değüdir'' dedi. SPÖ Başkanı, Av- rupa için etkili bir işbirliğinden yana görüş belirtirken "Ancak Avrupa pro- jesini aşın zorlamamak da şarror" di- ye konuştu. Öte yandan Almanya'daki iktidar partisi SPD'nin, tüm bu tartışma süre- cinde, Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim'de başlaması gerektiği konusun- daki tutumundan geri adım atmaması dikkat çekti. Başbakan Gerhard Schrö- der ile Yeşiller'in ağır topu ve Dışişle- ri Bakanı Joschka Flscher, Türkiye'de- ki demokratikleşmenin daha da ilen adımlar atmasını sağlamak ve ülkeyi köktendincilerin etki alanına bırakma- mak için AB üyeliği perspektifinden taviz verilmemesi yolundaki açıkla- malannı sürdürdüler. SPD'nin dış iliş- kiler sözcülerinden GernotErter, Avus- turya'nın bir "son daldka engenemea" içine girdiğini behiterekbututumun çok olumsuz sonuçlan olacağına dikkat çekti. Erler, 2004 Aralık ayında alınan kararlann özünde bir değişikük yapıl- ması halinde, Avrupa'nın 42 yıldır Tür- kiye karşısında izlediği entegrasyon siyasetinin biteceğini belirterek bu tutumun Avusturya'yı AB'de tecrit edeceğini de savundu. SEZER'DEN AB'YE 'Aynmcılık yapmayın' ANKARA (CumhuriyetBürosu) -Gumhurbaş- kanı Ahmet Necdet Sezer, AB' nin müzakerelerin başlaması için Türkiye'ye ek koşullar dayatması ve aynmcıhk yapmasının "kabuledilenıez'' oldu- ğunu söyledi. Sezer, TBMM'nin yeni yasamayı- lının açıhşında yaphğı konuşmada, AB ile ilişki- lere de değindi. AB ülkelerine aynmcılık yap- mamalan çağnsında bulunan Sezer "Avrupa'nın önüneönyargdardan ohışanbirduvar örmenin hiç kimseye yaran yoktur. Bizim önümüze konulacak her yeni engel, gerçekte Avrupa'nm önünü kapa- yacâk bir duvaruı taşlandır" dedi. Sezer'ın mesajlan özetle şöyle:" iki gün son- ra, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik için gö- rüşmelere resmen başlaması öngörülmektedir. Görüşmelere başlanmasına bu kadar kısa bir sü- re kalmış olmasına karşın, kimi noktalardakı be- lirsizlik sürmektedir. Türk ulusu, AB yolunda ek koşullar dayatılmasmı ve ül- kemize karşı aynmcılık ya- pılmasını kabul etmeyecek- tir. Bu konudaki yersiz durak- samalann ve kimi ülkelerde- ki iç politika kaygılanndan kaynaklanan yaİclaşımların sona erdiğini görmek istiyo- ruz. AB'nin kimi organlann- da Türkiye'ye karşı sergilenen olumsuz duygular ve önyar- gılar sonucu alınan kararlar- dan üzüntü duymamak ola- naksızdır. Ancak başlayan sü- reç, geri dönülmez bir aşamaya gelmiştir. Türki- ye, AB'ye üye olmaya kararlıdır ve bu süreci ulusal çıkarlannı ve ulusal onurunu koruyarak ta- mamlayacaktır. Bu sürecin geciktirilmesi, Tür- kiye'den çok Avrupa'nın kaybıdır. Ünlü bir ya- zar, "Dünyadaki hiçbirgüç,zamanı geunişbir dü- şünceden daha güçKi değildir" demişti. Tüm AB üyesi ülkelere buradan çağnda bulunuyorum; çağdaş ve evrensel değerleri esasen benimsemiş olan Türkiye, üyehk yolunda üzenne düşen sorum- luluklan ıçtenlikle yerine getirmıştir. Avrupa'nın önüne önyargılardan oluşan birduvar örmenin hiç kimseye yaran yoktur. Bizim önümüze konacak her yeni engel, gerçekte Avrupa'nın önünü kapayacak bir duvann taşlan olacaktır." TBMM Başkanı BülentAnnç ise 4. yasama yı- lı açış konuşmasında. "Her şeye rağmen önümü- ze olmadık. akla ve mannğa ay kuı şartlar süren Avrupah bazı ülkeler şunu bilnıelidir ki, bu ülke acizveAvrupa'ya mecburbirülkedeğildir. Biz AB üyesi olmak için her şeyimîzi feda edecek kadar onurumuzu yitinnedik n mesajı verdı. ERDOĞAN'LA GÖRÜŞTÜ Schüssel'den güvence ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Tayyip Erdoğan, Avusrurya'nın "imtiyazü ortak- hk" ısranndan vazgeçtığini açıkiadı. A\ r usturya Başbakanı Schüssel'le dün akşam telefonda görii- şen Erdoğan, Schüssel'in kendisine "lmtiyazh or- takhk talebüniz yok, 17 Arahk'taki kararlann ar- kasudayız" mesajını ılettığıni bildırdi. Başbakan Erdoğan, TBMM'nin yeni yasama yı- lma başlaması nedeniyle Meclis Başkanı Bülent Annç'ın verdiği resepsiyona katıldı. Erdoğan re- sepsiyonda bir ara, Av'usturya'nın Ankara Büyü- kelçisi Marius CaUigaris ile sohbet etti. Gazeteci- lerin sorusu üzerine Schüssel'le görüşmesi hakkın- da bılgi veren Erdoğan, "Olumsuz, ters bir şey söyle- medL Kendfleriimtiyazlı ortak- hk gibi bir talepleri olmadığı- nı, 17 Arahk'taki sözlerinin arkasmda olduklanruifade et- ti" dedi. Erdoğan. AB'nin Tür- kiye Temsilcisi Hans Jörg Kretschmer'le bir süre soh- bet etti. Erdoğan, müzakere çerçeve belgesinin 2. madde- sinde değişiklikler yapıldığı- nı behrterek bunlann sıkıntı yarattığını ifade etti. Kretsch- mer de "Sonuçta bunlann hepsi kalkacaknr. Bir- kaç kefime için bu tarihi firsaü kaçırmayın" dedi. Bunun üzerine Erdoğan, "Öyle ketimeler var ki, insanı öldürür n diye tepki gösterdi. ANNAN DAN 5 EKİM DESTEĞİ Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofı Annan'ın Başbakan Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak 3 Ekim'de AB ile müzakerelerin başlaması konusun- da desteğini ifade ettiği bildirildi. Başbakanlık Sözcüsü Mehmet Akif Beki, An- nan'ınErdoğan'ı telefonla arayarak, Türkiye'ye des- tek verilmesi konusunda Avrupa liderleriyle temas kurduğunu söylediğini aktardı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog