Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET 2EKİM2005PAZ/I eskisini yenısı TurkcellExtra ve Abone Merkezleri'nde! Eski cep telefonunuzu TurkcellExtra ve Abone Merkezleri'ne getirin, yepyeni LG B2100Ü, 70 YTL indirimli alın. P A Z A R Y 4 Z D L A R I dishab@cumhuriyet.com.tr 70 YTL İNDİRİMLE! VGA Kamera, SMS, EMS, MMS, 40 polffonlk zll sesi, PC uyumlu, SIM toolkit. ftiEP Post-modern köylülük! rürkiye 3 Ekim'de başlayacak müzakerelere odaklanadursun, AB'nin başkenti Brüksel'de Türkçe kasaba gazeteciliği aldı başını gidiyor. Emirdağ'ın falanca köyündeki park açılışını ya da trafik kazasını, orada yaşayanlardan önce Brüksel'deki Türkler öğreniyor. Düğun, nişan, sünnet düğünü, askeregiüne haberi yapıyor Briiksel'de bazı gazeteci(!)lerimiz. Sadece Vatan-Millet-Sakarya haberleri değil, ciddı ciddi Sakarya kentinden boy boy haberlere rastlamak olası Belçika'daki bazı sitelerde ve gazetelerde. Belçika'nın Gent şehrinden bir işadamının Emirdağ'daki düğünü hem Belçika'daki Türk siyasetçilerin hem de Türklerin gündemini belirleyebiliyor. Yaz tatilinde, başka bir deyimle "ian zamanı* Türkler Türkiye'ye akın edince, bizim "Belçikan-Türk siyasetçüer'' de solugu Emirdağ'da alıyorlar. Brüksel çıkışlı web siteleri ve gazetelerden ay avcısı kasaba politikacılarının düştükleri komik durumlan üzülerek izledik. Türk asıllı Belçikalı politikacılanmızın bazılan boyundan büyük laflar bile ettiler. Duyan da sanki Belçika'yı bu arkadaşlar yönetiyor sandı! însan hammaddesi köylü ve kasabalı olunca, politikacısı da, gazete ya da web sitesi de kasabalı BRÜKSEL ERDİNÇimCU oluyor. Belki de daha farklı bir açıklama bulmak gerek. 1 yıllığına Belçika'daki bir üniversiteye araştırma yapmak üzere gelen akademisyen arkadaşım Metin Kozak'ın ilk izlenimleri sonunda bulduğu tanım daha uygun: "Post- modern köylülük" Bızım Anadolu köylüsünün Avrupa koşullarına uydurulmuş köylülüğü mü demek istiyor acaba Metin? Izlenimlerini sonraki bir yazıda aktarınm size olmazsa! Bizler de çoğu Belçika'da yetişmiş iletişim alanındaki arkadaşlanmızla bir araya gelip bu duruma bir seçenek oluşturmaya çahştık, web sitesi kurduk. "Sadece Türk'ön Türk'e haberini vermek istemiyonız. Belçika gündemini ve siyaseüni Türkçe aktaranve yorumlayan bir siteyiz. Aü'njn Ayşe ile evlenmesj bizini sitede haber olmaz. Ancak 'Ayşe Fatma ile' ya da 'Ali Mehrnet ile' evlenirse biz haber yapanz" dedik kendimizi tanıtırken. "Belçika gündemini rutacak bir haber organına Belçikab Türklerin ihth acı vartu. Bu boşluğu doldurmak amacıyla yola çıkük. Bizi bize anlarmaya, Anadolu'nun küçûk bir kasabasında yaşar gibi yaşayıp o kasabada yazar gibi yazmaya biraz ara verip Brüksel'de, AB'nin başkentinde yaşadığınuzın farkında oldağumuzu yazılara dökeüm, Belçika'daki bizi etkileyen önemti gelişmeleri irdeleyelim, istedik" diye sunduk kendimizi okuyucuya. Sitede haberierin yüzde 80'i Belçika gündemini veriyor, belli de bir okuyucu kitlesüıe ulaştık. Ancak yakında gazete haline geliyoruz. Daha geniş kitlelere sunulacak bir metropol gazetesi oluşturmak için arkadaşlar kollan sıvadı. Yeni yazar çizerlerin katılımıyla iş artık hobi sınırlarını aşıyor. Temmuz ayında Cengiz Kahraman ile bırlikte Danimarka'da "Haber" adında Türkçe bir gazete çıkaran Sadi Teketioğhı ile görüştük. Fransa'da ve Almanya'da bu işleri yapan arkadaşlardan görüş aldık. Çıkan sonuç beni üzüyor; "Okunmak istiyorsanız Türk tophunu ile flgüi haberiere ağıriık vereceksiniz." "Bizi bize antatmaya, Anadolu'nun küçük bir kasabasmda yaşar gibi yaşayıp, o kasabada yazar gibi yazmaya" mı başlayacağız? Post-modern köy bülteni mi çıkaracağız, yoksa küresel köyün everensel bir yayın organını mı? Çıkacak gazetedeki haberierin yüzde 60'ının Türk toplumu ile ilgili olmasında karar kıldık sonunda. Düfün, nişan, doğum haberi vermeden de Türk toplumuna dönük düzeyli ve daha ilgi çekici bir yayın organı çıkarmak hâlâ mümkün olmalı. Biz küresel köyün delileriyiz diye yola çıkmıştık, post-modern köyün yazan olmaya hiç mi hiç niyetim yok! erdincutku@ binfikir.be eskisinU yenıs TurkcellExtra ve Abone Merkezleri'nde! Eski cep teiefonunuzu TurkcellExtra ve Abone Merkezleri'ne getirin, yepyeni Panasonic SC3'ü, 70 YTL indirimli alın. 70YTL İNDİRİMLE! 40poiSbn*ZİİMSİ, uyumlu, SIM toofctt. TEKOFAKS Amerika ayaklaruyor!aşhğ} görünce umutlandınız, değil ı? Son Katrina felaketinin ardı sıra, AJBD yönetiminin bir de uluslararası sorunlarla başı iyiden iyiye derde girdiğinden, "Bu kadar kepazelik yetti gayri", diye Anıerikalılann sokaklara döküldüğünü sandınız. Hayır! Cinas bir haberin içine gırince böyle oluyor... Sizin sandığınız gibi değil! Ayaklanma sözcüğünün cinasını kullanıyorum: Evet, Amerikan halkı, bu aralarda ayaklandı ve arazide, çölde kullanılacak boyutta birer benzin canavan olan SUV adh devasa arabalanndan inip sokaklan adımlamaya başladı. Sağlıklı bir yaşam ve incecik görünmek için sokaklann her gün, mutlaka 10 bin adım arşınlanması gerekiyor. Ayaklanmadan kasıt bu! Müfsit yorumlara hemen kapılmayın... Bu ayaklanmanın öncülüğünü ise McDonal's şirketi yapıyor. Bu devrimci ayaklanış, bu toplu kıyam geçen mayıs ayından beri, McDonald's'larda pedometre aygıtı dağıtılarak sürdürülüyor. Sağlıİdı beslenme tarifesinden mönü alan herkese pedometresi veriliyor: Türkçesiyle. Adımölçer! Kibrit kutusu büyüklüğünde, oyuncak gibi se\imli bir şey... Cep telefonunun yanına, bel kemerimze takıyorsunuz. McDonald s sağlık mönüsüyle birlikte dağıhlan kılavuzda, nasıl kullanılacağı bir güzel anlatılıyor. Sağlıkh mönü ise, bizim pek aşinası olduğumuz salata, düşük kalorili mınicik bir sandviç ve bir şişe sudan ötesi değil. McDonald's. obezlik sorunu ABD'de artık gözden kaçınlamaz duruma ulaşıp tepkılen üzerine çekince. sağlıklı yaşam kampanyalanna umut bağlamaya başladı. Uzun zamandan beri, ABD'de obezliği önlemek için türlü yollar deneniyor, bunlann birçoğu da tıcan amaçh parayı kapma yollanndan öteye gıdemıyordu. Bu yollardan biri, gülme klüplerine üye olmaktı. Bir süre önce, "Kurabiye Canavanna Kahkahalı Diyet" başlıklı bir yazıda bu klüplerde insanlann gülmeye çalıştıklannı ve böylelikle kilo vermeyi ümit ettiklerini aktarmıştım. Günde en az 10 defa 5 dakıka süreyle gülmenın yaranna inanıldığından, gülme klüpleri dolup taşıyordu. Şimdiyse, McDonal's'ın adımölçer-pedometere'leri eşlığinde yürünecek! Aynı anda. gelen geçenlere aldırmadan bir de kahkaha atarsanız, kısa sürede tığ gıbı olursunuz! Yahıız, kaldınmda 5 dakıka boyunca kahkahaya INDIANAPOLIS MAHMUT ŞENOL BalVde eşzamanlıpatlamalar DışHaberkrServisi-Endonezya'nın Bali Adasf ndaki patlamalarda 32 öldü, 101 ki- şi yaralandı. Polis kaynaklan ve Endonezya basını, Bali Adasfnın turistik bölgelerin- de eşzamanlı birkaç patlama olduğunu ve aralarında turistlerin de bulunduğu çok sayı- da kişinin yaralandığını belirtti. Bir görgü tanığı Jimbaran sahil şeridinde, genellikle turistlerin rağbet ettiği bir balık lokantasındaki patlamaya tanık olduğunu söyledi. Di- ğer patlamanın, Jimbaran'a 30 kilometre uzaklıktaki Kuta'da, bir alışveriş merkezinde meydana geldiği belirtildi. Bali polis sözcüsü Antonius Reniban, patlamalann, bomba- lı saldın sonucu olduğunun henüz açıklık kazanmadığını söyledi. (Fotoğraf: AFP) yol acacak şeyleri bulup bir yandan aklınızdan geçirmeniz zor olabılir. Bu zorluğa karşın Amerikalı yürüyüşe çıkmayı artık ihmal etmiyor. Zira yürüme eksikliği Amerikalı da had safhayı bulmuştu; Amişler (Amish) hariç! Amerika'nın fanatik Hıristiyan köylüleri olan Amişlerde durumun farklı oldugu belirtiliyor. Amiş köyleri günümüz toplumu ve moderniteden yahtılmış olduğundan, orada yaşayanlar 17. yüzyıldan kalma ortamda sabahtan akşama yürüyorlar: Otomobile, motorsiklete binmiyorlar, hatta bisiklet kullanmıyor, elektrik nedir bilmiyorlar... Kadınlar tahta leğenlerde çamaşır yıkıyor, erkekler hâlâ dibek kullanıp tahıl öğütüyor, bahçe çimlenni tırpanla buduyorlar. Sıcakta vantilatör esintisinden mahrumlar; yelpazeyle yelleniyorlar. Modernitenin verdiği, kas tembelliğine yol açan her şeyden uzak durduklanndan olmalı, içlerinde obeze pek rastlanmıyor. Time dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre, Amiş kadınlar günde ortalama 14.196 adım atarken, bıyıklan tıraşlı ama sakallan belinde Amiş erkekleri 18.425 adım atarlarmış! Sıradan bir Amerikalının adım sayısı, taş çatlasa. 5 bini geçmıyormuş. Amerikalının yağlan şıpır şıpır damlayan, bol ketçaplı, mayonezli hamburgerlerden vazgeçmesı nerdeyse olanaksızlaşınca. ışte bu Amişler gibi yollan adımlamakta umut aranmaya başlandı. Amerika eyaletlerinde durum böyle de, Indiana'da sanki farklı mı? Yaşadığımız Indiana, ABD'nin 9. şişman eyaleti olarak açıklanınca, durumun vahametini Vali Mitch Daniels geçenlerde. sağlıklı yaşam yürüyüşü kampanyası başlatarak ortaya koymuştu. Vali. eyaletin resmi dairelerinde ve kamusal alanlarda, yoğun bir çalışma yürütüp günde 10 bın adım atmanın önemini \nrgulamak amacındaydı. Bu kampanyaya destekçi kuruluş ve şirketler de bulundu ve eylül ayının 28'i "Yürüyüş Günü" olarak ılan edildi. Yakında eyaletin bütün obezleri, bele takıh adımölçerle yollarda olacak. McDonald's'ın bugüne değin dağıttığı 20 milyon adet pedometreden kaçı Indiana'ya ve oturduğumuz West Lafayette'e isabet ettı, tam olarak bilmiyonım, ama onlardan bir tanesini eşimin çekmecesinde bulunca. onun yakın zamanlarda bir McDonald's'a girdiğıni anladım. ABD'ye geldiğinde 56 kiloda bir hanımken, şimdi 70'lerin sonlu rakamlanna dayanan kılosuyla bu yürüyüşlere katılması bence anlaşıhr bir şey gibi görünüyor. Öte yandan on bin adım atmak o kadar kolay bir şey sanılmasın... Tünel'den Mecidiyeköy'e kadar vitrinlere baka baka yürümeye benzemıyor, Amerika'nın ıssız sokaklannda dolaşmak! Sağlıklı olmak sabır ister... Bana gelüıce, her sabah eşimin beni elektronik tartı üzerine cebren ve hileyle çıkarmasından usandığım için, galiba bir pedometre de ben alacağım. 80'den 90 kıloya çıkmayı önemsediğimden değil bu: Evde huzur olsun diye! msenoB4(g yahoo.com Marmari'de unutulmaz tatilüyükannesi Gemlik doğumlu Yunanistan kökenli Fransız gazeteci dostumuz Efly Çelikas ın davetıyle, yaz tatilimızi geçirmek üzere Evia EubiaEğriboz Adası'nı, Fransızlann deyişiyle bu "düşman kardeş" ülkeyi keşfe gittik. Giriften sonra ülkenin ikinci büyük adası olan Eğriboz'un Atina'ya 80 km. mesafedeki merkez ili Halkida'ya Osmanlı döneminde ilki yapılmış köprüyle karayolundan da ulaşmak olası. Biz Venizelos Havaalanı'ndan doğruca, Atina"nın doğu limanianndan sayılabilecek Rafina'dan bir saatlik enfes vapur yolculuğundan sonra küçücük balıkçı kasabası Marmari'ye vasıl olduk. Yazın en yogun günlerinde bile üç bini bulmayan, normalde yaklaşık bin beş yüz kişilik nüfusuyla kendi halinde bir hayat süren kasaba, Effy'nin deyişiyle "cennetten kurtanlnıış bir köşe." Çok az turistin itibar ettiği Marmari'nin yerli halkına eklemlenmiş Atinalı orta halli emeklilerin dışında Yunanistan'ın her yerinde bulunan Arna\'ut göçmenler sosyal manzaranın aynlmaz parçalan. Bilenlerden özür dileyip hatırlatalım: "Marmara" Yunanca mermer demektir. Marmari, aynı adadaki Karistos kasabasıyla birlikte ülkenin en önemli mermer ocaklannın yer aldığı yörede bulunuyor. Roma Imparatorlugu'ndaki inşaatlarda kullanılan mermerin yansı Marmari iskelesinden deniz üstüne yayılmış filelerle yüzdürülüp götürülmüş. O zamanlar kıyıda köy bile yokmuş. Mermer iskelesi Marmari'nin balıkçı köyüne dönüşmesi, 19. yüzyıla dayanıyor. Atina, Pire lokanta-tavernalarının en lezzeth balıklannı yakalayan balıkçılar, Atika yarunadasıyla Eğriboz Adası'nı ayıran Petalion Körfezi veya Petalion Boğazı'nda av lanıyorlar. Âdanın çoğunda görüldüğü söylenen, başta Marmari kıyısı dahil, bir kısmına bizim de tanık olduğumuz ınce ınanılması zor, kısa-uzun veya dar-geniş, yer yer kişisel minicik loca tanımına yakın kumsallarla bezenmiş bir sahil şeridi tüm adayı fevkalade cazip kılıyor. Ege'nin turkuvazı burada da, karşı "bizim kıyı" kadar güzel. Hem de o tantanası pek yüksek ünlü adalarla kıyaslanmayacak kadar alçakgönüllü ve "ucuz"... Kasaba ahalisi, eşrafi. esnafı neznindeki izlenımlerimiz, "ilk Türk turist" olmamız hasebiylef!) mi "gükr >üzümüze'' mi binaen(!) bilemeyiz, ancak her karşılaşma, konuşma, her temas "düşman kardeş" görüşünü "kardeş"e dönüştürdü. E\ et, Atina"da dahil her geçtiğimiz yerde. Türkiye"nin en milliyetçi mahallesinde tasa\"\aır edemeyeceğimiz sayı ve oranda Yunan bayrağı bir biçimde arzı endam ediyordu. Arnavut kardeşlerimizden kimle konuştuysak, "Ytaıanlılar ırkçı" haykınşını dinledik. Yolda yürürken yaşlı kadınlann kilise önlerinden geçerken haç çıkarttıklannı gördük. Fakat daha şaşırtıcısı gençlerdi. Otobüsün içindeki bazı genç bzlar, otobüs kilise hizasına geldikçe istavToz işareti yapıp haç çıkartıyordu. Dikkatimizi çeken bir başka nokta daha oldu: "Kadının toplumdaki yeri" Marmari'dekı tatüimizin YUNANİSTAN UĞURHÜKÜM ilk haftasıydı. Davetlisi olduğumuz komşumuz, denizci emeklisi, bay Andonidis 19.30"da başlayan akşam çayının uzo ile (Yunan rakısı) pekiştiği saatlerde, " Yann akşam bu civardaki dağ köylerinden Pbhi'de panayır \ar. Gidin. Uginç olur. Her köyün bir azizi, o azizin de bir günü vardır. Ona sa>gu yılda bir içkiü-yemekli. şarkıb- dansh panayu- yapıhr." Biİemediniz 50-60 haneli, aynntılı haritada yerini bulmakta zorlandığımız 1400 küsur rakımh Pohi'ye gittik. Aralannda tek turistin ben \ e eşun oldugu, çoğunluğu civar köylüsü, her yaş ve sosyal tabakadan bini aşkın ınsan, tas\iri zor bir keyifîe hem de papazlarının eşliğinde sabaha kadar yediler, içtiler, şarkı söyleyip dans ettiler. Başı örtülü büyükannelerden, derin dekolteli genç kızlara; Ama\-ut göçmen işçilerden, kucaklarda uyuyan bebeklere; Amerikalı ikinci nesil Yunanhlardan. ekmek parasını kazanmak için Atina'dan gelen güzel gözlü tatlı dilli çiçekçi Roman-Türk Makbule ile kocası Mesut'a vanncaya kadar tek kelimeyle "nezih'' bir topluluk gözlerimize, kulaklanmıza inanamadığımız hazlar yaşattılar. Ne yan bakan, ne laf atan, ne tahrik eden, ne tahrik olan; ne ortaya çıkmak, ne çahşmak, ne okumak, ne dans etmek için hiç kimsenin "icazetini" almak zorunda değildi. Ta\ernada patron, gemide telsizci, fabrikada şef, belediyede başkan, mecliste vekil, kah\ede, sokakta, okulda, büroda vs. kadın "Her yerde, her şeyde eşitinı'' diye bağınyordu... ugur.hukum(ö paris.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog