Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

8AĞUSTOS2003CUMA CUMHURİYET SAYFA DKI AB üyeliği eşiğindeki Bulgaristan'da herkes yolsuzluktan ve adalet sistemindeki yanlışlıklardan yakınıyor Değişimin sancılan"Yılanla ta\ şan, yolda yüriKoriarnuş. Az gjtmişler, uz gftmişler, dere tepe düz gitmişler. Şanl şanl çağlayan bir ırmağın kryısına varnuşlar. Tavşan akan suyu görünce korkmuş, 'Yok, ben buradan geçemem. Geri döneyim.' demiş, Yılan hemen atılmış: 'Olur mu, tavşan kardeş? Hiç korkma. Ben seni karşıya geçiririm. Biliyorsun, ben yüzebilirim. Sen de benim sırtıma binersin. Bu ışi hallederiz.' Ama tavşamn dediği dedik: 'Olmaaz. Sen yan yolda ya beni suya atarsın, boğulurum ya da aklına estiği anda beni yutarsın. Çünkü sen bir yılansın.' Yılan tavşamn ağzından girip burnundan çıkmış ve sonunda onu sırtına binip karşıya geçmeye kandırmış. Kandırmış, ama tam ırmağın yan yolunda birden tavşana dönüp, 'Seni yutacağım,' demiş. Tavşan başlamış bağırmaya: 'Senin ne kalleş oldugunu ben zaten biliyordum. Ah akılsız başım. Üstelik bana söz verdin. Ama şimdi sözünden dönebiliyorsun.' Yılan sakin, yanıtlamış: 'Tavşan kardeş. Unutma kı burası Balkanlar. Burda her şey olur.'" Burası Balkanlar... Fıkrayı bana yolda yürürken Sofyalı arkadaşım Violetta Karaivanovna anlatıyor. Ardmdan da kahkahalan koyuveriyor. "Yaa, demedim mi sana? Burası Balkanlar, diye~" Bir hafta kadar Bulgaristan'dayım. Neler olup bitiyor9 2007'deki AB tam üyeligine kadar ne gibi değişimler yaşanıyor? Bunlan anlamaya çalışıyonım. Ama aslmda mesele kanşık. Anlaşılması güç olacağa benziyor. Violetta, kıt olan anlayışımı biraz geliştirmek için bu fıkrayı anlattığını söylerken yeni bir kahkaha daha patlatıyor. Şimdi bana diyeceksiniz ki, sen bu fıkrayı niye yazdın? Nasıl yazmam? Burada her şey öylesine kanşık, birbirinin içine geçmiş, sapla saman kanştınlmış durumda ki, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve bunca yıl Türkiye sınırlan içinde yaşamış ben bile işin ıçinden çıkmakta zorlanıyorum. Üstelik bu benim Bulgaristan'a ilk gelişim de degil. Ama 1989'da yüzünü demokrasiye doğru döndürdüğünden bu yana "komşu" ile ilişkilerim nedense durgunlaştı. Belki de bıraz bu yüzden olanlan netlikle kavrayamıyorum. Violetta Karaivanovna, Rada Sharlandjieva gibi Balkan Polıtıka Kulübünün koordinatörü. Ikisi de Balkan Politika Kulübü'nün başkanı ve sadece demokrasiye geçişi dönemindeki değil, Bulgaristan'ın tarih boyunca ilk Cumhurbaşkanı Dr. Jetyu Jelev'in Rada'yla birlikte yardımcısı. Fıkrayı da Sofya'daki parlamento binasını geçip Aleksander Nevski Katedrali boyunca yürüdükten sonra karşımıza gelen Dunav Sokağı'na saparken anlatıyor. Bir slvll toplum kuruluşu... Balkan Politika Kulübü'nün merkezi de bu sokağın üzerinde. Balkan Politika Kulübü nedir, diye soranlara anlatayım: Bu, tamamıyla bir sivil toplum kuruluşu olarak düşünülerek Dr. Jelev'in önayak olması ve Balkanlar 'daki hemen bütün ülkelerin tamamından ve Türkiye'den kişilerin katılımıyla 27 Mayıs2001 tarihinde hayata geçmiş. Başlangıcında da Roma Kulübü örnek alınmış. Başkan Dr. Jeryu Jelev'in, kulübün kuruluşuyla ilgili sözleri çok ilginç. Diyor ki: "Hedef Balkanlar'da insanhk, ekononü, demografi, ekolojL ya da medyadaki gclişmelerin getireceği sorunlan ele almaktı. Hatta Roma Kulübü'nün 'Küresel düşün, yerel davran' sloganı bizi neredeyse büyülemişti. Böylece harekete geçtik. Epeyce de yol katettik. Ama artık kûlübümüz sadece konferanslar dMsi düzenleyen, ama başka bir iş yapmayan bir kuruluş olarak kalmamah. Daha aktif olarak hayaün içinde bulunmabyız." Sofya'da arka arkaya randevular var. Sürekli konuşmalara karşın olanlan yerli yerine oturtamamanın sıkıntısı B ulgaristan 1da gezinirken konuştuğunuz herkes kara para veyolsuzluktan, bir de adalet sisteminin kokuşmuşluğundan yakınıyor. Yetkililerin hemen hepsi, ağız birliği etmişçesine, "Adalet sistemi değiştirilmeli" diyor da bugüne kadar neden bir şey yapılmadığı sorusuna ise yanıt alınamıyor. Leyla TAVŞANOĞLU Y argıcın, ya da savcının aldığı aylık ü'crettaş çatlasın 400-450Euro *yu geçmiyor. Sonra, ülke genelinde aylık ortalama ücretlerde inanılmaz bir dengesizlik var. Ortalama ücret 120 Euro kadar. Birprofesör ise 250-300 Euro'nun üzerindepara alamıyor. Yeni yeni türeyen yabancı yatınm şirketlerinde genç girişimcilerparayapara demiyorlar. Böylece karşınızagelir uçurumu çıktyor. Sofya, Bulgar Parlamentosu. Başkent Sofya'nın günlük yaşamından bir kesit... Aleksander Nevski Katedrali. bende neredeyse ciddi boyutlarda karmaşa yaratacak. Anlayışım mı kıtlaşmış nedir? Ama anlayabildiğim bir şey varsa konuştuğum herkesin kara para ve yolsuzluktan, bir de adalet sisteminin kokuşmuşluğundan yakındığı. Yetkililerin hemen hepsi, ağız birliği etmişçesine, "Adalet sistemi değiştirilmeir diyor da bugüne kadar neden bir şey yapılmadığı şeklindeki soruma yanıt veremiyor. Tam bunlan düşünür, "Hay AHah, ben bu filmi gahba Türkhe'de de görüyorum" derken bir konuşmaya tanık oluyor, kulaklanmı dikiyorum. Çok ilginç bir haber bu doğrusu. DuydukJanmdan edindiğim izlenimleri burada sizlerle paylaşmak ıstiyorum: İlginç bir Telekom Ihalesl Efendım, Bulgaristan 1989'dan sonra demokrasiye, dolayısıyla piyasa ekonomisine geçip AB tam üyeligine başvurduktan sonra ortaya çıkmış ki. telekomünikasyon sistemi inanılmaz derecede eski ve yetersiz. Mevcut telekom altyapısı o kadar eskimiş ki, bir apartmanda bir telefon hattını iki daire paylaşıyormuş. Sanrrallann sadece yüzde 25"i dijitalmiş. Oysa Bulgaristan AB"ye2008"de yüzde 81 dijitalleşme oranı taahhüt etmiş durumdaymış. Hal böyleykengeçen haziranda Bulgar Telekom Sistemi'ni yeniieştirmek vemodernleştinnek için Özelleştirme Idaresi taraftndan bir ihale açıhnış ve bu ihaleye Viva Ventires adlı bir Amerikan firmasıyla Türk Telekom - Koç Konsorsiyumu kahlmış. Haydl hayırlısı... Daha önce Ote adlı Yunan Telekom Idaresi 'nin başvurasu hem "ülke güvenüği açısından" hem de Ote'nin Yunan Intracom adlı şirketle ortaklaşa Ermenistan telekorn ihalesini alıp ne kadar başansız olduğu göz önünde tutularak geri çevrilmiş. Tabii bunlar hep kulağıma Sofya'da gelen bilgiler... Denilen o ki, bu Amerikan Viva Ventures adlı şirketin bünyesinde Güney Kıbns çıkışh dokuz tane off- shore şirket bulunuyormuş. Haydi hayırlısı... Her neyse. Bulgaristan Özelleştirme îdaresi, Amerikan firmasının başvurusunu yetersiz bulup reddedince firma mahkemeye baş- vurmuş. Amerikan firması Bulgar Özelleştirme Idaresi'yle parafladığı anlaşmanın mahkeme taraftndan doğrudan onaylanması isteği Yüksek Mahkeme tarafindan reddedilmiş. Yüksek Mahkeme bunun yerine öbür firmanın daha önce geri çevrilen teklifini yeniden değerlendirmek üzere Özeljeştirme Üst Kurulu'na göndermiş. Üst Kurul 13 Ağustos tarihine kadar öbür firmanın teklifıne ilişkin karannı açıklayacakmış. Bu idare parlamentoya İcarşı sorumlu olup üyeleri Meclis'te temsil edilen siyasi partilerin atadığı kişilerden oluşmaktaymış. Konuşmak Istenmlyor... Kurulda iktidardaki koalisyon ortaklannın toplam 5, muhalefetteki iki partinin ise birer temsilcisi bulunuyormuş. Şimdi, denilebilir ki teklifi kesinlikJe reddedilen bir firma neden yeniden devreye sokuluyor? Galiba buna Balkanlar'ın rufaileri kanşıyor. Hiç kimse bu konuda kesin bir yanıt veremiyor çünkü. Bir de iş mahkemelik olduğu için açıkça konuşmak isteyen de çıkmıyor. Ama konuyu iktidardaki Bulgaristan'ın ilk Cumhurbaşkanı Dr. Jelev. Balkan Politika Kulübü, Dr. Jelev'in önayak olması ve Balkanlar 'daki hemen bütün ülkelerin tamamından ve Türkiye'den kişilerin katılımıyla 27Mayıs 2001 tarihinde kuruldu. Dr. Jelev, kulübün kuruluşuyla ilgilişunları söylüyor: "Hedef Balkanlar'da insanlık, ekonomi, demografi, ekoloji, ya da medyadaki gelişmelerin getireceği sorunlan ele almaktı. Hatta Roma Kulübü 'nün 'Küresel düşün, yerel davran' sloganı bizi neredeyse büyülemiştt Böylece harekete geçtik," Kral Simeon Ulusal Hareketi'nin Başkan Yardımcısı, AB'yle Entegrasyon Meclis Komitesi Başkanı hukukçu Daniel Vassüev Valtchev'e açıyorum. Karmaşık bir konu... Işin aslını fasluıı öğrenmeye çalışıyonım. Diyor ki. "Bu konuyu bitiyorum. Karmaşık yasal bir konu. Özelleştirme Idaresi Yönetimi'nin yasal harekerJeri normalde Yüksek İdare ıMahkemesi'nin denetinıindedir. Süreç şöyle obnuştur. Mahkeme, Viva Ventures adh şirketle tdare'nüı anlaşma imzalanması girişimini iptal etti. Bunun ardmdan Özelleştirme İdaresi Danışma Kurulu buna itiraz etti; gerekçe olarak da beş-alü konu sıraladı. Amerikahlar mahkemeyi eleştirirken bu sefer ÖzeUeştirme tdaresi öbür fîrmayla müzakerelere girişti. Anladığım kadanyia anlaşmaya vanldı. tş bir tek imzaya kaldı. Burada, beklenmedik bir biçimde mahkeme bu sefer Amerikan firmasının tekhfînin yeniden inceiemeye ahnması gerektigi karanna vardı. Böylece iş iyice karmaşıklaştL Bu, bizim adalet sisteminin, reel ekonomik yaşamı nasıl etkileyebiJdiğinin çok güzel bir örneği olarak kayrtlara geçecektir, eminim." Valtchev devam ediyor: "Ben avukatun, ama ben de bu yasal sorunun içinden çıkabilmiş degüim. ıNasıl yaptılar bu işj acaba? Ama burada bir şey eklemeliyim ki biz hükümet, iktidar partisi olarak Bulgar Telekomu'nun açüğı bu ihaleye sadece ihale gözüyle bakmıyoruz. Bu aynı zamanda ciddi bir siyasi karardır. Bulgaristan'da her aile bu karann sonuçlarnun kendilerini nasıl etkileyeceğini merakla beköyor. tşin ilginç yanı, ÖzeDeştirme İdaresi Yönetimi Koç-Türk Telekom konsorsryumuvla anlaşma \apsa öbür şirket mahkemede onlarla hesaplaşmak isteyecek. Yok, Amerikan şirketiyle anlaşma yapma yoluna gitse bu sefer de Türk konsorsiyıımu saldınya geçecek. Çok karmaşık bir durum. Bu işin sonucu ÖzeDeştirme tdaresi'nin karanna bağb, Bunun ne zaman çıkacağuu hesapiamak güç. Bakm, Bulgar Tütün Şirketi'nin özelleştirmesinde de ayıu sorun çıkb. Bu tür yaklaşımlar Bulgaristan ekonomisine yarar değil, zarar veriyor. Ama devletin tekeki şirketleri ne yazık ki pazar ekonomisüün gereklerine ayak uyduramryoriar. Aylar önce özeUeştirme yasasuu değiştirerek mahkemelerin özelleştinne sürecindeki kontroUerini kaklırmava çahşök. Ama muhalefet buna itiraz etti. ÖzeDeştirmede siyasi kararlar abnak istediğinıiz için yargıyı ve mahkemeleri devre dışı bırakmak istemekle suçlandık. Teoride tabii ki özelleştirme yargı tarafindan denetlenmeüdir. Ama Bulgaristan'daki durum malum. tşüniz çok zor. Koç'un bu işe daha ne kadar dayanacağmı bilemjyorum. Anladığım kadanyia eylül ya da bilemediniz ekime kadar bekleyebüirlermiş. İş tabii mahkemeye geHyor dönüp dolaşıp. Burada şimdi kimin hakh olduğuna karar verecek tahkim mercii yine mahkeme." Celecekten ümltlller... "İyi de ya mahkeme riişvet aldrysa ne olacak?" soruma karşılık gülüyor: "Genel tarife göre mahkeme haklıdır. Ama halk, tophımumuz öyle olmadığını çok iyi bilhor. Bu da tabii Id demokrasinin cilvelerL Czgünüm, ama böyJe." Valtchev gelecelcten ümitli. "Günün birinde bu zorluklann üstesinden geh'p çok düzgün işleyen bir adalet ve hukuk sistenüne kavuşacağunızdan kuşkum yok" diyor. Tabii ki iş geliyor paraya dayanıyor. Bir yargıcın ya da savcının aldığı aylık ücret taş çatlasın 400-450 Euro'yu geçmiyor. Sonra, ülke genelinde aylık ortalama ücretlerde inanılmaz bir dengesizlik var. Ortalama ücret 120 Euro kadar. Bir üniversite profesörü ise taş çatlasa 250-300 Euro'nun üzerinde para alamıyor. Ama yeni yeni türemeye başlayan yabancı yatınm şirketlerinde genç girişimciler paraya para demiyorlar. Böylece de karşınıza bir gelir uçurumu çıkıyor. Birisi son model Grand Cherokee cipe, pınl pınl BMW'ye ya da Jaguar marka arabaya binerken vatandaşuı çoğunluğu ya eski püskü Lada'ya, ya kendi deyimleriyle "diktatorya döneminden" kalma köhnemiş Volga'ya ya da daha kötüsü içleri mis gibi insan kokan troleybüsler ve tramvaylara talim ediyor; böylece halklanyla bütünleşme firsahnı buluyorlar. Bakıyorsunuz. adun başı lüks gece kulüpleri. lokantalar, barlar... Eğlence yerlerl tıklım tıklım "iyi de bu ücretlerie buralara kfan gjdiyor" diye soruyorsunuz. "Gör bak," diyorlar. Gerçekten her gece bu eğlence yerleri tıklım tıklım. Kapılannda çok ilginç göriintülere de sıklıkJa rastlanıyor. Orneğin, 18 yaşlannda bir genç kız, bann önünde durmuş. Üzerinde göbeğini açıkta bırakan bir bluz, daracık bir kot pantolon, belinde de kalın, kabaralı bir kemer. Pek çekici görünüyor. Yanında 6O'lı yaşlannda üç erkek. Hepsi de kalite kontrolü yapmaya durmuşlar. Bakalım, kızın etleri dediği kadar sıkı mı? Yaaa, manzarai umumiye işte böyle... Yarın. Bulgar Türkleri nereden nereye?
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog