Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

4 AĞUSTOS 2003 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA Van'da kiiltür sempozyumu Mavi-yeşil gölün kıyısında, Van'da, Gevaş'ta sonbaharın adı ceviz hasadıdır. Hani, Anadolu'yu kanşlayıp avucuna alan iyi insan Prof. Dr. llhan Başgöz'ün derlediği bilmecedeki gibi "inili pinili/koziçi indilli/çekicini pantilli/mamişili kokili" ceviz var ya, o... Bu sonbaharda, Cumhuıiyet aydınlanmasını Doğu'da ışıtan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın öncülüğünde güzel bir iş yapılacak: "Uluslararası Kültür Araştırmaları Sempozyumu..." Sempozyumda, Prof. Başgöz'e "onursal doktora" derecesi verilecek, onlarca da bildiri sunulacak. Bildirjlerin içeriğinin çekiciliği başlıklanndan belli: "Geyiğin boynuzuna çaput bağlama, Leylaksız kadınlar, Aşk mabudesi ve kadın, Yanlış hayatın doğru medyası olmaz, Ulusal sinemapın evsizleşmesi, Diğer bedenler ve kıs'kanmak...•" ' 3'Eylül'de başlayacak olan sempozyumun düzenlenmesine büyük katkı sağlayan Türkiye Kültür Araştırmalar Grubu Başkanj Gönül Pultar, kültür aJanının özellikle son yıllarda politik amaçla sömürülmesinden yakınıyor: "Amacımız; mümkün olduğu kadar kültürû politik gündem oluşturan kişilerin elinden alarak, bilimsel, nesnel ofarak değerlendirmek." Van'daki tartışmalar ceviz kadar çetin, dağ naneli "otlu peynir" kadar da lezzetli geçecek; öyle anlaşılıyor. 17 Eczanelep batma noktasındaDevletin 17 bin eczacıya 600 trilyon lira borcu var, ödemiyor. Türk Eczacılan Birliği Başkanı Mehmet Domaç, yapılan anlaşmalara göre Bağ-Kur tarafından ithal ilaç bedellerinin 30, yerli ilaç bedellerinin de 60 günde ödenmesi gerektiğini, ancak bu sürelerin ithal ilaçta 90, yerli ilaçta da 150 günü bulduğunu açıkladı. Yeşil Kart sahibi hastalann ilaç bedelleri de yılbaşından bu yana ödenmemiş. SSK'nin 30 günde, diğer kamu kurumlannın 18 işgününde verilmesi gereken ilaç bedelleri 90 günü aşan sürelerde bile eczacılara dönmez olmuş. Domaç, "Bu, faizi ödenmeyen bir iç borçlanmadır. Devletin eczacılara ödemediği 600 trilyonun iç borçlanmadaki faiz karşılığı 30 trilyondur. Eczaneler batacak. Eczaneler batınca ilaç depoları, ilaç depolan batınca ilaç fabrikaları ve dahası, sağlık hizmetleri batacak" diyor. Iktidar, bu duruma ne diyor, işte o belli değil. Hem sendikalar hem de yasaya TBMM'de önemli bir direnç gösteren CHP'li milletvekilleri, yeni İş Yasası'nın çalışma banşını bozacağını, işçilerin kazanılmış haklannı geri alacağını ısrarfa diye getirmişlefdi. Dedikleri de çıktı... DlSK'e bağlı Birleşik Metal-lş Sendikası, Izmir'de Polkima işyerinde greve gitti, işveren de lokavt ilan etti. 12 yıldır toplusözleşme imzalanan işyerindeki uyuşmazlığın ardında, emek aleyhine yorumlanacak birçok hüküm içeren yeni İş Yasası'nın havasından yararlanarak işverenin sözleşmenin kimi maddelerinde değişiklik istemesi yatıypr. Birleşik Metal-lş Izmir Şube Başkanı Ozkan Atar, bir döküm çıkarmış: "İşveren, işyerinde bulunan sendika yönetici ve temsilcilerinin nzalan dışında meslekleri ile ilgili Yeni İş Yasası'nın sonucu olmayan işe ve işverenin başka bir işyerine" . • gönderilebilmesi yetkisi istiyor. Sendikal izinlerde işverenin onayının zorunlu olmasını istiyor. İşveren, teknik zorunluluklar nedeniyle işe çağnlan işçinin az çalışsa dahi ûcretinin tam olarak ödeneceğine ilişkin sözleşme hükmünü 'çalıştığı süre kadar ödenir' şekline getirerek kazanılmış hakkı yok etmek istiyor. Haftada 45 saati doldurmayana 7.5 saat/gün üzerinde çalışsa bile fazla mesai vermek istemiyor. Belirii süreli iş sözleşmesi yapma hakkı önererek toplu iş sözleşmesinden yararianmayacak ve sendikalı olmayacak işçilerie çalışmak istiyor. Hafta sonu yüzde 100 olan fazla mesai ücretiniyüzde 75'e düşürmek istiyor. Ücreti, şirketin içinde bulunduğu finansman durumu dikkate alarak uygun bulduğu zaman ve miktarda ödemek istiyor." ÇALIŞANLARIN SORULARI/SORUNLARI İki yasa Değerli öğretmenimiz Prof. Dr. Muammer Aksoy, 1961 Kurucu Meclisi'nde, 24 Nisan 1961 'de anayasaya neden ormanların korunmasına ilişkin madde konulması gerektiğini açıklıyor: "Orman suçlan bakımından Meclis'in yetkilerini sınııiamaya sebep nedir, diyorlar. Cevap çok basit; bu alanda kendini göstermiş, hele âdet haline getirilmiş bir kötüye kullanma yolu vardır da onun için! Dünyanın başka yerierinde din sömûrücüfüğüne karşı önlemler anayasa maddeleri arasında yer almamaktadır. Ama, Türkiye'de siyasal alanda din duygularını sömürme korkunç bir âdet 'haline geldiği içindir ki yasaklayıcı hûkümleri koyuyoruz. özetle, bu ülkede, artık, küçük hesaplaria orman katliamı ve dolayısıyla ülkenin yok edilmesi tehlikesi ortadan kalkmalıdır." Geçen hafta AKP, TBMM'den iki yasa çıkardı. Biri Muammer Âksoy'u öldürenleri affediyor, diğeri ormanlan yağmalayanlan... Vay benim Türkiyem! KİM KİME DUM DUMA BEHÎÇAK behhak(<ı turk.net YILMAZŞtPAL SSK: Ödenen Primler ile Alınan Yaşhlık Ayhklan (1) 15 Mart 2003 günlü Resmi Gazete'nin "Mükerrer" sayısında yayım- lanan 2003 yılı Hükümet Programrrun 171. sayfasında yer alan "Sos- >-al Sigorta Programlannın Kapsadığı Nüfiıs" başlıklı tabloda, Türkıye nüfusunun 69 milyon 180 bin kışı olduğu görülmektedir. Tablonun "SosvaJ Sigortalar Kurumu Topiamı" başlıkJı bölümünde. 33 milyon 140 bin kişinin emeklilik ve sağlık yardımlannın, Sosyal Si- gortalar Kurumu'nca karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu da Türkiye nüfu- sunun yansının (yüzde kırk sekiz) Sosyal Sigortalar Kurumu'nun "ko- nıması attuıda" olduğu anlamına gelmektedir. *IL SOS\ÂL SİGORTALAR KURUMU TOPLAMI: 33.140.000 1. Aktif Sigortahlar: 4.914.000 2. Isteğe Bağh Aktif Sigortahlar: 889.000 3. Tanmdaki Aktif Sigortahlar: 142.000 4. Ayhk Alanlar: 3.561.000 5. Bağımhlar: 23.635.000" Yukandak] sayılardan, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun, Türkiye'de devlet eliyle yapılması gereken sosyal yardımlann büyük bir bölümü- nün, SSK'ye "havale" edildıği anlaşılmaktadır. Devletin yapmakla yü- kümlü olduğu "gendsağhksigortası*" bir anlamda SSK'nin "sırtinavük- lenmiştir" Bunun bedelıni, primlerini "sapuıa ve kuruşuna kadar öde- yen" gerçek SSK sigortalılan ile gerçek işverenleri üstlenmiş durumda- dır. SSK bağımlılan olan 23 milyon 635 bin kişi, Türkiye nüfusunun bü- yük bir bölümü olan yüzde 34'ünü (otuz dört) kapsamaktadır. Aktif si- gortahlar ise. nüfusun yüzde 7'sidir (yedi). Bir prim ödeyen aktif sigor- talıya, 5 bağımlı kişi düşmektedir. Hazıran 2003'te 15 yıllık sigortalılık süresi içinde, 10 yıl (3.600 gün) en az ücretten (taban) prim ödeyen ve 50 yaşını doldurmuş kadın sigor- talı ile 55 yaşını doldurmuş erkek sigortalı "altsınırajtgı" olan 332 mil- yon 502 bin lira emekli aylığı almaktadır Bu konumda olanlar Ocak 2003 verilerine göre 10 yıl (3.600 gün) karşılığı, 39 milyar 309 milyon liralık ücretın yüzde 20"si olan 7 milyar 861 milyon lirayı "maluDük, vaşhhk ve ölüm" sigortalan primi olarak ödemiş durumdadır. 1 Nısanl 950 ile 31 Aralık 1981 döneminde bir ikıncı sigortalı ıse 11.400 günlük (31 yıl 8 ay) sürenin tümünü Ocak 2003 verilerine göre en yük- sek ücretten ve "eksiksizve kesintisiz" ödemiştir. Bu sigortalı ise 622 mil- yar 408 milyon liranın yüzde 20 si olan 124 milyar481rnihyonlirayı "ma- lullük, vaşhhk ve öhîm sçortasj" primi olarak ödemiş durumdadır, Bu si- gortalı, 1987 yılında 3395 sayılı Süper Emeklilik Yasası'ndan yararlan- maya ekonomik koşullan elvermediği için 4 milyon 200 bin ya da 5 mil- yon 40 bin lirayı yatıramamış ve bu nedenle de "Süper Emekfi" olama- mıştır. Bu sigortalı 124 milyar 481 milyon lira prim ödemenin karşıh- ğuıda "AltGdsterge TaMosu" 1. derece 9. kademeden ve yüzde 70 aylık bağlama oranına göre Haziran 2003'te en az aylığın (alt sınır ayhğı) 18 milyon lira fazlası olan, 350 milyon 695 bin lira emekli aylığı almıştır. Bu sigortahya, 117 milyar daha fazla prim ödediği için, ayda 18 milyon lira fazla aylık venlerek ^ödüDendirilnıiştir''. Aynı konumdaki (11.400 gün kesintisiz tavandan prim ödemiş ve sü- per emekli olamamış), bir üçüncü sigortalı ise 2422 sayılı yasanın yü- rürlüğe gırdığı 1 Ocak 1982'de emekli olmuştur. Bu sigortalı da aynı tu- tarda (124 milyar 481 milyon lira) prim ödemiştir. Bu sigortahya, 2422 sayılı yasa uyannca, ilk 5.000 gün ödediği prim için yüzde 60. sonraki her 240 gün için yüzde 60 oranı, yüzde 1 "er artürılarak yüzde 85 (aylık bağlama üst sınır oranı) aylık bağlama oranmdan 408 milyon 768 bin li- ra toplam emekli aylığı bağlanmıştır. Bir dördüncü sigortalı da, 11.400 günün primini kesintisiz ve tavan ücret üzerinden üçüncü sigortalı gibi 124 milyar 481 milyon lira Malullük. Yaşhlık ve Ölüm Sigortalan Pri- mi ödemiştir. Bu sigortah, 3395 sayılı Süper Emeklilik Yasası'ndan ya- rarlanıp. 4 milyon 200 bin ya da 5 milyon 40 bin lirayı aynca yatınp *Sü- per Emekli" olma hakkını kazanmıştır. Bu sigortalının (Haziran 2003) toplam emekli aylığı "Üst Gösterge TabJosu'ndan" yüzde 77 aylık bağ- lama oranına göre 524 milyon 285 bin liradır. SSK emeklilik sistemin- deki çarpıkhğın üzerinde aynca durulacaktır. SSK yaşhlık aylıklarının alt ve üst sının, durumu daha iyi özetlemektedir. Haziran 20O3'te SSK alt sınır aylığı (en az aylık): 288.393.616.-TL Yaşhlık Aylığı 4.690.000.-TL Sosyal Yardım Zarnmı + 38.967.886.-TL Sosyal Destek Ödemesi (Avans) 332.051 502.-TL Toplam Yaşhlık Aylığı Haziran 2003'te en yüksek yaşhlık aylığı yüzde 85 oran üzerinden:-+ 560.844.361.-TL Yaşhlık Ayhğı 4.690.000.-TL Sosyal Yardım Zammı +4.493.113.-TL Sosyal Destek Ödemesi (Avans) 570.477.474.-TL Toplam Yaşhlık Aylığı Prime esas alınan en az ve en çok ücretler ve primler arasındaki fark 5 kat (yüzde 500) iken, yaşhlık aylıklan arasındaki fark ise yalnızca yüz- de 5$'dır(elli sekiz). HARBÎ SEMİHPOROY semihporoym yahoo.com KEDİ LEVO APTÜÜKA aptull <ı hotmail.com STAOYUMLARDAKİ MİLtTARKST GÖ9TERILEK.OEN SlVAS OLAYlARıUl ioy/LÖIR ANMANlN NE ANLAMI BÎK Ay SOMKA OLARAK HuTLAYACA- t>A 2.7. MAY/S' '. AAY^İAAİ OLARAK KUTUJ- HAYAT EPtK TÎYATROSU MLSTAFA BÎLGÎN KAMU IHALEyASAŞTNöAKt DE5lSIIO.fia.ER YANÛASLAfiA M I yARAVACAK? .LA IHALE ÎU.ALLAH.. TARİHTE BUGÜN ML.VTAZ ARIKA* 4 Ağustos ttncu.mumtaz-arikan.com ÖZGÜRLÛĞ£ 11 GUN KALDtL 194-7 'DE g/J6C/ıV, U/*/0/SrXA/ 'fN 8ASIMS/2 BİIZ. röAjenMe PEVGEDILMESİ rçnv YAPILAM ÇA- UŞM/U-AG&A SON 11 GÜNE Gı£iuyt/Ş77'. 18- YÜZytLOAN 6AŞLiVA&4tC /ıVG/'L/Z ACO- LOfi/rşi ocrtfl/ £>CV y4&fA/tAA ' AZ Ö7ESIAJO£Kİ KÛÇÛK Ç/N TÛM c T*trÇrf. UZC/A/ SÖMÜ&Ü SONRA, ÜNLÜ ^O£/fŞ GANDİ ' A//V râfJTEML£R/YLE GİKİLEN AAÜCADEl-E £uRECtj MEYVet-e&iNİ VERMİŞTİ. SOh/ VA- Lİ LO/ec> LOUfS MOUNT&rrrGH Çg£SiMDE OfZJAOA), E6EMEMÜĞİN &EVrB-TE.!?UMİ İÇİN GEIZEtCL/ İSLEMLE/Ç/ HA2teL4&K£M, U/A/ Ç>lS77*N Ğ SAGNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU 'Beplusconi Artık Bip Avrupa Problemi' Strasbourg'da isyan bayrağı açan Avrupa parlarnen- terlerinden sonra şimdı de "Economist" "Hodri mey- dan" diyor. "Ya sorulanmıza cevap verin" diye tavır ko- yuyor "Economist": "Ya istifa edin?" Italya'da başka şey Konuşulmuyor üç gündür. Bayi- lerde "Economist" yoK- Tek kopya bulamıyorsunuz. Derginin Çizme'ye ula$masıyla "yok satması" bir ol- muş. Gazete bayileri durumu, "Kepenkleriaçtığımızda kuynık vardı. Tûm kopyalan tükettik" diye anlatıyorlar. Dergi niye yok? İmaj vekamuoyunu" herşeyin üstünde tutan "med- ya patronu başbakanın", "Ülkenin dörtbiryanına ya- yılan partisi 'Forza Italia adamlanyla -kopyalan tek tek satın alarak- tedavülden kaldırttığı" söyleniyor bu yüz- den. Berlusconi'nin şaibelerini sıralayan bir dosya yayım- layan "Economist" bu dosyaya bir de "açık mektup" eklemiş. Berlusconi'ye hitaben yazılan mektup, "Eco- nomistm in genel yaym yönetmeni Bill Emmott tarafın- dan imzalanmış. Emmott mektubun ömeğini, dergi ya- yına girmeden önce, Bajşbakan Berlusconi'ye doğru- Öan göndermiş.'Berluscöni Econpmist'in yayınından ilk elden ve öhceden haberdar edilmiş bir başka deyişle. Itarya Başbakanı'nın, hakkındakı' sevimsizyayınlan fe- davülden kaldırdığına" dair geçmişten gelen bir efsa- nesi var. Çok konuşulan bir başka ömek muhalif yazar- lardan MarciTravaglio'nun kitabı dmuştu vaktiyle. Işa- damı başbakanın gene şaibeli geçmişi ve yargıçlarla mü- cadelesini en ınce aynntısma kadar anlatan bu belge ki- tap da gün ışığı görmeden tükenivermişti. O zaman da aynı iddiaortayaatılmıştı: "Bu Beriusconısansürü. Mil- yarder politikacı tûm kopyalan satın aldı!" "Economisfm "Dear(Sevgiti)Mr. BerlusconL "söz- leriyle kapak yaptığı dosya her halükârda efsane değil, titizaraştırmayadayanıyor. Detginin kendisi bulunama- sa da Italyan gazetelen Ingiliz yayın organını bol bol alıntılıyorlar. Yayın yönetmeni Emmott Itâlya Başbaka- nı'na yazdığı "açık mektup"ta "Kılrfına uydurduğunuz yasalarta kendinizi dokunulmazlık zırhı ardına aldığını- za göre sonılanmızıyanıtlayın. Mahkemede hesap ver- miyorsanız, bize hesap verin!" diyor ve birbirinden be- lalı 28 soru sıralıyor. Avrupa basın tarihinde ilk "Patron başbakan'ın çıkar ilişkileri, geçmişi, "off- shore" şirketleri, asılsız, çelişkili ifadeleri, yargıyla mü- cadelsesini konu alan sorulan Beriusconı, "Economist okumaya vaktim yok" diye geçiştiriyor En iyi müdafaa saldındır mantğıyla: "Soibana kampanya açtı. Bunlar propaganda. Siyaset ve yargı yoluyla beni ekarte ecte- meyenleradımı karalamak için basını kullanıyor" diyor ve ekliyor "Uluslararası arenada lideriiğimle öne çıkan Italya'yı da kıskanıyoriart" "Şahsına" yöneltilen eleştirileri, "Italyan halkınaya- pılmış sayan" Beriusconı, iç kamuoyuna dayı "sol çev- reler" ve "dış güçlerin" komplosu diye takdim ediyor. Ve "Şirketlerinin avukatlan" aracılığıyla dergiye dava açıyor. Başbakanın bu,,, "Economist"e açtığı "ikinci dava". Roma mahkemesinde açılan ilk dava henüz so- nuçlanmış değil. İki yılda üç kez kapak yaptığı Beriusconi'yi önce "baş- bakanlığa uygun bulmayan" "Economist", işadamı- medya patronununu şimdi "AB dönem başbakanhğı- na uygun bulmuyor". Ve "İkinci davayı isterseniz Ingil- tere'deaçın" diyemeydan okuyor. 'Berlusconi demokrasinin istisman' Avrupa basın tarihinde bir hükümet başkanına karşı en ağır ithamı yapan "Ecnomist" "Berlusconi vakası" diyor: "Avrupa demokrasisinin bir kapitalist tarafından en uç istismandır!" Dosyayı yayına hazıriayan Tim Lax- ton daha da iteri giderek ("Repubblica"ya verdiği bir söy- leşide) "(Berlusconi) ya sorulanmıza cevap versin, ya istifa etisin" diye ültimatom veriyor. "Economist"in yaylım ateşi Italyan kamuoyunu ikiye bölüyor. Beriusconı' taraftan "yabancı biryayın organı- nın"ftalya'nıniçişlerine müdahalesini 'kabuledilmezkûs- tahlık" olarak görüyor. Muhaliflerise "Econom/sf'dos- yaanı "buruk sevinçle" karşılıyor. Hem üzülüyor, hem seviniyoriar. Ve "İyi ki Economist var" diyorlar: "Eli her yere uzanan Berlusconiyûzünden bizim basının yapa- madığını Economist yapıyor!" Durumu en iyi "Repubblica"gazetesi kurucusu Eu- genio Scarfari özetliyor. "Avrupa 'da artık içişleri-dış iş- leriaynmıkalmadığını" befirten Italyan basınının duaye- ni, "Şunu kabuledelim"diyor "Beriusconıartık, yalnız bir Italyan problemi değil, bir Avrupa problemidiri" B U L M A C A SEDAT YAŞAYAN SOLDA.VSAĞA: 1/ Argoda, fazla içilme- den atılmış si- 2 garaya verilen o ad. 2/ Akde- niz Bölge- si'nde, doğal 5 değerlerinin korunması amacıyla "ulusal park" kapsamına alınan dağ... Uzakbk işareti. 3/Es- kiden hocalann giy- dikleri bir çeşit üst- lük... " — Bugay": Senaryo yazanmız. 4 4/Kadastroharitala- 5 nnda parseller top- 6 luluğu... Tekerlekli karataşıtı. 5/Anado- 8 lu halklarımn en es- 9 ki ana tannçası... Utanç duyma... Elma, armut gi- bi meyvelerin kurutuhrıuşu. 6/ Jüpiter gezegeni- ne verilen bir başka ad... Titan elementinin sim- gesi. 7/Akdeniz yöresine özgü bitki topluluğu... Yabancı. 8/Cennette bulunduğuna inarulan ve kö- küyukanda, dallanaşagıdaolanağaç... Yunanabe- cesinde bir harf. 9/0smanlı devletinde haberci ola- rak kullanılan görevlilere verilen ad YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Meşe ağacının meyvesi. II Adana'nın bir ilçe- si... Tantal elementinin simgesi. 3/Dar ve kalınca tahta... Aldınş etme, önem verme. 4/ Her yanı suy- la çevrili kara parçası... " — Sevdası": R Mahmut Ekrem'in romanı. 5/Eski dilde su... Güzel sanat... Yağmur suyunun binktiği çukur yer. 6/ Şans ve iyi- lık kaynağı olan gizlıgüç... Boru sesi. 7/Madagas- kar'da yaşayan bir rnaymun cinsi... " — ettin göz ettin kandırdın beni"(Türkü). 8/NefesIi bir çalgı... Derebeylik Japonyası'nda en aşağı sınıfi oluşturan 'halk. 9/ Çakala benzer bir yaban hayvanı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog