Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

&AYFA CUMHURİYET 26AĞUSTOS2003SAU 10 DIŞ HABERLER dishab(g cumhuriyet.com.tr KAVŞAK OZGEN ACAR Çileden Çıkaran TV Reklamları Bu hafta yazın sıcağına bir de savaş- lann, terör olaylannın sıcağını eklemek yerine bazı güncel olaylara bir göz at- mak istedik. Hareketli görselreklamlar,televizyon- dan önce sinemada başladı. Film baş- lamadan hemen önce, reklamlar, dün- ya haberleri gosterilirdi. Ancak "Coca Cola" firması değışik bir yöntem izle- di. Filmdeyanılmıyorsamsaniyede16 kare geçer. Aradaki her hangi bir ka- re, filmin akışı ıçinde kolayca algılana- maz. Fırma, sinemasalonlanndaveri- lecek araya beş dakıka kalafilmin her- hangı bir yerine bir-iki kare köpüren buz gibı bir "Coca Cola" şişesi görün- tusü ekletmışti. Izleyiciler, saniyenin 16'da biri hızla geçen bu görüntüyü, görmüş ile görmemış arasında, ancak beyinlerinde algıhyorlardı. Beş dakıka ara venldiğinde, izleyiciler galerilere çıktıklannda bilinçaltındakı dürtüyle susadıklannı, canlannın "Coca Cola" içmek istedığini sanıyoriardı. Firma bu zekice buluşun nimetlerini görerek Amerika piyasasında "1" numaralı al- kolsüz ıçecek oldu, sinema büfelerin- de "Coca Cola" tüketimi tavan yaptı. Daha sonra bu reklama gösterilen tepkiler sonucu yasaklandı. RTÜK'ün yayımladığı Radyo ve Televizyon Ku- rumlan Esas ve Usulleri Hakkındaki Yönetmeliğin 15. maddesi de bu tür rek- lamlan şu kuralla yasaklamıştır. "Çe- şitli teknik cihazlar vasıtasıyla televiz- yonyayınlannda çok kısa süreli görûn- tülerkullanarak, izleyicilerin ancak bi- linçaltıyla algılayabilecekleri ürün ve- ya hızmetlerın tanıtılmasına ilişkin me- sajlar içeren her tür reklam yayımla- namaz." Latın Amerika'dan sonra dünyada belki de en çok dizı film Türk televiz- yonlannda gösteriliyor. Bu dizilerde bir bakıyorsunuz mutfakta herhangi bir şirketin mısır gevreği kutusuna kame- ra çaktırmadan "zoom" yapıyor ya da bir işyerinde masadakı bilgisayar mar- kası, oyuncunun da önüne geçerek iz- leyicinın bilinçaltina aşılanıyor. Ya da ba- zı olaylar her nedense belirli bir tatil si- tesınde geçiyor. Bu örtülü "sponsor (hami)" reklamlar da ister istemez, iz- leyicinin bilinçaltını etkilerken rakip şirketler için bir haksız rekabet oluş- turuyor. Dünya televizyonlannda bir başka temel kural daha vardır. TV'de herhangi bir programda. reklam ku- şağına geçilirken ya da ana programa dönülürken, önce reklam uyansı yapı- lır ki izleyicı yanlış yönlenmesin. Bu uygulamaaynı yönetmeliğin 17. mad- desi ile Türkiye'de de geçerlidir. En çok, spor karşılaşmalarında gösterilen "altyazı, logo ya da çer- çeve" reklamlarına sinirleniyoruz. Bu tür reklamları kapıdan kovsanız bacadan iniyorlar. Gol olmuş. Kameraman kalecinin hüzünlü yüzünü yakalamış. 0 andakı duygulannı yansıtıyor. Tam o sırada tepeden aşağı yuvarlanan bir tüpgaz reklamı! Saha çizgisinin olduğu nok- tada iki rakip oyuncu birbirine girmiş. Hakem olay yerine koşuyor. Herkes heyecan içınde! Hakem, san mı kırmı- zı kart mı çıkaracak? Hoop, oyuncu- lar ile hakemı perdeleyen, ananızın kul- landığı, bir deterjan reklamı! Gör ba- kalım görebilirsen hakemin karannı! özellikleTürktakımlannın Avrupa takımlan ile karşılaşmalarına bu tür reklamlar yağıyor. Ekranı çerçevele- yen ya da yarısını kaplayan, yatay- dıkey kuşak oluşturan, atlayan, zıp- layan, davetsiz konuklar izleyiciyi çı- leden çıkarıyor. Oysa söz konusu RTÜK yönetme- liği altyazı, logo ve çerçeve reklamlar için şu kurallan öngörmüş: 1. Reklamlar görüntü alanının beş- te birini geçemez. 2. Sekiz saniyeyi aşamaz. 3. Reklamlann arası on dakikadan az olamaz. 4. Spor karşılaşmalannda sporcula- nn, oyunun, sunuculann, konuşmacı- lann görüntülerinı kapatacak biçimde yerleştirilemez. Bu kurallara uyulduğunu ya da de- netlendiğinı söyleyecek bir babayiğit var mı acaba? Konu reklamdan açılmışken, artık NTV radyosunu dinlemeyeceğimi de belirtmek isterim. Sunucu, "Şimdi Fran- sız besteci Camille Saint-Saens /n 'HayvanlarKarnavalı'adlıyapıtınıPe- kinel Kardeşlerden dinleyeceksiniz" diyor. CD'yi çalmaya başlıyor. Tam 90 saniye sonra "reklamlar" başlıyor. NTV radyosunun bu görgüsüzlüğü nedeniy- le örneğin Özer Yelçe'nin klasik, Se- vin Okyay'ın caz programlannı da ne yazık ki dinleyemeyeceğim. Marifet İngilizceyi değil anadili bilmek Daha önce bu köşede televızyon- larda, özellıkle belgesel kanallardakı yabancı filmlerın çevinlerınden yakın- mıştık. Aynı özensızlik sürüyor. Ernest Hemingway'in ünlü yapı- tı "Ihtiyar Balıkçı ve Deniz" öyküsü- nü Spencer Tracy oynamıyor, yaşı- yor. Film boyunca, balık avının konu edildiğı filmde bir "kanca" sözcüğü- dür gidiyor. Çevirmen, Ingilizcede "kanca, olta, çengel,fcopça"anlamı- na gelen "hook" sözcüğünu "balık kancası" diye çevırmekte ısraıiı. Oy- sa, Türkçede buna "olta" denilmez mi? Bereket, "kopça" dememiş! CNBC-e'de bir başka yabancı fil- min çevirisınde "Napolyon'un Bren- disi" diye bir kavramdan söz edili- yor. Bu kavramın ne olduğunu anla- maya çalışırken, filmden kopuyorsu- nuz. Meğerse çevirmen "Napolyon Konyağı" de- mek ıstemış. "Cognac (kon- yak)" Fransa'da bellı bir yöreye, belırlı markalara ozgü olduğu için butüriçkilerege- nelde Ingilizcede "Brandy" denilir, "brendi" olarak telaffuz edilir. Çe- vırmenimız söz- cüğün kendısini değıl, telaffuzunu çe- virmeyi yeğlemış. Bir Ingılizce belgeselde "20 feet far" deniliyor. Altyazıda ise "60 met- re uzakta" diye çevrılıyor. Oysa Ingi- lız "feet (ayak)" ölçüsünü metreye çevirmek için üçle çarpmak yerine üçe bolmek gerekirdi. Yine benzen bir belgeselde "30 feet rope" Türkçeye "90 metre ip gerekli" diye çevriliyor. Yine aynı hata. Büyük olasılıkla aynı cahil çevırmenin marifeti. Atlann kökenı, evcilleştınlmesı ve çe- şıtlerinı anlatan bir belgeselde Orta As- ya'daatlarlauğraşan "goçmen/er'den sözediliyor. Oysalngilizce "nomad" sözcüğünün karşılığı "göçer, göçe- be" değil mıdir? Galiba artık, İngiliz- ceyi değil anadilini, Türkçeyı doğru bil- mek marifet sayılıyor. Bilgisayarın mı var derdin var! Eskiden "Çocuğun mu var, derdin var" denilirdi. Şimdi bunun yerini "6/7- gisayann mı var, derdin var" deyişi al- mış olmalı. Çevrenizde bilgisayar kul- lananlara hiç dikkat ettiniz mi? Kimi- leri bilgisayan yalnızca daktilo gibi kul- lanıyor, kimileri de bilgisayarla akroba- si yapıyor. 18 yaşındaki bir genç bil- gisayan 48 yaşındaki bir yetişkinden; 12 yaşındaki bir çocukda 18 yaşındaki gençten daha iyiijjy kullanıyor. Bilgisayartaravuç "^ içıne sığan cep telefonlarına dö- nüşürken kapsamları da o oran- dabüyüyor. Gelin görün ki bu teknolojik gelişme ile aynı anda yeni Fran- kensteın olayları uretiliyor. Bilgısayar- ların çeşitlenmeye geçtıği yıllarda in- sanlar Benim bilgisayanm, senin bil- gisayannı yener" diye takılırlardı. Şim- di artık "Benim solucanım, senin vi- rüsünü döver"e dönüştü. Başlangıç- ta eşten dosttan bir virüs uyansı alır, yine eşten dosttan virüs kapardık. Bir virüs koruyucu programı alınca rahat ettiğimizi sanıyorduk. Ancak virüs üre- tenler, zamania bu kalkanı da deldiler. Son on günde bilgisayarımıza üşü- şen virüsün, solucanın hesabını tuta- maz olduk. Yeni çıkan "sobıg.f (çok- büyük.f)" solucanı ortalığı kırıp geçi- riyov. ABD'nin en ünlü internet hizme- tini, virüs koruyucusuyla birlikte ve- ren AOL şirketi yaklaşık 25 milyon so- lucanı müşterilerine ulaşmadan önlendiklerini açıkladı. Bu solucan aritmetik değil, geometrik dizi ile ço- ğalıyor. Bill Gates'in yazılım progra- mındaki bir açığı keşfeden virüs üre- ticileri amip hücrelerı gibı bölünüp ço- ğalmakla yetinmeyen, ayrıca çeşitle- nen bu solucanı yarattılar. Vırüsletie mü- cadele eden bir kuruluş "çokbü- yüfc.f"nin 24 saatte 1 milyon kopya yarattığına dikkati çekti. Intemette do- laşan her 17 elmekten biri bu soluca- nı taşıyor. Bu solucanın ABD'de haziranda çıktığı ilk haftada ver- diği zarar. 50 milyon dolar. Uzmanlar, Türkiye'de bireylerin \l geneldevirüsönleyiciprogramkul- lanmadıkları için kısa sürede her üç bilgisayardan birinin nurtopu gibı bir "çokbüyük.f" solucanına sahip ola- cağının müjdesini veriyorlar. Bu solucanın süresinin 10 Eylül'de dolup yerine "çokbüyük.g"mr\ 11 Eylül olayının yıldönümünde devre- ye girecek olmasını terör örgütleri- ne bağlayanlar da var. Şimdilik, anın- da güncelleşen bir virüs koruma programına sahibiz. Daha da önem- lisi "Superonline"dan hizmet alıyo- ruz. Hem 30 MB'lık bir kutu verıyor, hem de bize gelen "çokbüyükler" ile öteki virüsleri anında bize ulaştırma- dan yok edıyor. Superonline'dan günde, tanıdık tanımadık, çoğu Türk medyasından olmak üzere 30-40 ki- şiden yok edilmiş virüs uyarısı alıyo- ruz. Medyamıza neden virüsler ile so- lucanların daha çabuk girdiğini bu olaydan sonra daha iyi algıladık. Hindistan, Kolombiya ve Rusya'daki patlamalarda 50'den fazla kişi öldü Bombalaryine canaldıDış Haberler Senisi - Dünyanın bir- çok yerınde meydana gelen patlamalar- da dün 50'den fazla kışi yaşammı yiti- rirken 100'ün üzerinde İcişı yaralandı. Hindistan'ın Bombay kentınde iki araç- ta meydana gelen patlamalarda. en az 44 kişi öldü. Ülkenin kuzeydoğusun- daki Assam eyaletınde akşam saatlerin- de patlayan bir başka bombaysa bir tre- nin yoldan çıkmasına neden oldu. Hindistan'ın tıcaret merkezi Bombay kentinde 7 dakika arayla meydana ge- len 2 patlamada, 44 kişi öldü, 120'den fazla kişi yaralandı. Yetkililer, saldınlar- dan ilkinin Mumba De\i tapınağında, di- ğerininse kentin güneyinde turistlerin yoğun olarak bulunduğu Hindistan Ka- pısı anıtı yakınında gerçekleştiğini bil- dirdiler. Maharaştra Eyaleti tçişleri Ba- kanı Rajendra Darda. saldınlara. araç içinde patlatılan bombalann neden ol- duğunu açıkladı. Özel televizyonlar, başta 4 patlama olduğunu öne sürerken polis patlama sayısının 2 olduğunu açıkladı. Hastane kaynaklan, olaylar- da 44 kişınin öldüğünü, en az 120 ki- şinin de yaralandığını duyurdu. Saldınlan üstlenen olmazken Hin- distan, saldınlardan, Pakistan kökenli radikal dinci örgütleri sorumlu tutu- yor. Patlamalann, pazar günü başlaya- cak Ganeş Hındu Festıvali öncesinde meydana geldiğine dikkat çekiliyor. Pakistan ise patlamaları "terör eyle- mi" diye niteleyerek kınadı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mesud Han, "Bu saldınlan ve tüm terör eylemlerini IG- nıyoruz" dedi. Olaylann ardtndan Bombay'da ve baş- kent Yeni Delhı'de genış güvenlik önlem- leri alındı. Cep telefonu şebekeleri ve tüm telefon hatlan kılitlenen kentte. izin- leri iptal edilen güvenlik güçleri alarm durumunageçirildi. Hindistan'daki PT1 haber ajansı, Assam eyaletınde bir bom- banın, 14 vagonluk bir kargo treninı yol- dan çıkardığını duyurdu. Saldında ölen ya da yaralanan olup olmadığı açıklan- mazken. olayı üstlenen de olmadı. Bombay'da, Mart 1993'te meydana gelen bir dizi bombalı saldında 250 ki- şi ölmüş, 1000 kişi yaralanmıştı. Kent- te aralık ayından bu yana düzenlenen bombalı saldınlardaysa 16 kişi öldü, 50'den fazla kişi de yaralandı. Kolombiya'da 7, Rusya'da 3 ölü Kolombiya'da bir nehır yolcu tekne- sinde iki bombamn patlaması sonucu, ılk belırlemelere göre 7 kişi öldü, 38 ki- xlindistan'ın ticaret merkezi Bombay kentinde 7 dakika arayla meydana gelen 2 patlamada, 44 kişi öldü. Pakistan, saldınyı kınadı. Rusya'daki patlamanın "terörist saldın" olabileceği bildirildi. (Fotoğraf: AP) şi yaralandı. Ordu sözcüsü, başkent Bogota'nın güney batısında meydana gelen olaydan, Marksist örgüt Kolom- biya Devrimcı Silahlı Halk Kuvvetle- ri'ni (FARC) sorumlu ruttu. Rusya'nın güneyındeki Krasnodar kentinde meydana gelen patlamalar- daysa 3 kişi öldü, 17 kışı yaralandı. In- terfaks haber ajansı, üst düzey yetkili- lere dayanarak \erdiğı habennde, sal- dınlann "terörist eylemler" olabilece- ğini duyurdu. Estonya'dan AB desteği Türkiye'nin kendilerine NATO için uzun süredir destek verdiğini anımsatan konuk bakan Ojuland, "Biz de AB yolundaki çabalannızı destekliyoruz" dedi ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu)- Dışışlen Bakanı Abdul- lah Gül'ün konuğu olarak An- kara'da bulunan Estonya Dı- şişleri Bakanı Kristiina Oju- land, Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki çabalannı destekle- dikJerini söyledi. Gül de gele- cek yıl NATO üyesi olacak olan Estonya'yla stratejik ilişkilerin geliştiğinı kaydetti. İki Dışişleri Bakanı, heyetle- rarası görüşmenin ardından or- tak basın toplantısı düzenledi- ler. Gül. iki ülke ilişkilerinin çok yararlı bir şekilde gelişti- ğini belirtirken Estonya'nın Av- rupa'nın kuzeyinde. Türki- ye'nin de Avrupa'nın güneyin- BAYRAĞI TERS ASTILAR ANKARA (ANKA) - İmza töreni sırasında Estonya bayrağının ters asılmasına Estonya Dışişleri Bakanı Kristiina Ojuland tepki gösterdı. tkı ülke arasında gelir üzerinden alınan ver- gilerde çifte vergilendirme- yi önleme ve vergi kaçakçı- lığına engel olma anlaşması de stratejik konumlan olduğu- nu anımsattı. Estonya ile 1924'ten bu ya- na diplomatik ilişkilenn var ol- duğunu belirten Gül, gelecek yıl Maliye Bakanı Kemal Una- kıtan ve Ojuland tarafindan imzalandı. Ojuland, törende mavi, siyah ve beyaz çizgi- lerden oluşan Estonya bay- rağının ters asılmasına, iki ülke arasındaki ticari iliş- kilerin gelişmesiyle bay- rağın düzeleceğini söy- leyerek tepki gösterdi. NATO'ya girecek olan Eston- ya'nın üyeliği için TBMM'nin gelecek aylarda onayını \erece- ğini söyledi. Konuk bakan da Türkiye' nin Estonya'nın NATO'ya girme- si için uzun süredir destek ver- diğini, bundan çok memnuni- yet duyduklarını belirtirken kendilerinin de AB yolunda önemli adımlar atan Türki- ye'nin çabalannı takdir ettilde- rinı kaydetti. Türk hükümetinin AB yo- lundaki siyasi iradesini gör- mekten memnuniyet duyduk- larını, ancak Kopenhag kriter- lerinın yerine getirilmesinin uzun zaman sürebileceğini be- lirten Estonya Dışışlen Baka- nı Kristiina Ojuland ıkılı ıliş- kilerde de hiçbır sorunun ol- madığını, ilişkilerin de gelişe- rek güçlendiğıni kaydetti. ISVEÇ Ruandaldann >üzde 80'i, 9 yıl önceki katüamdan sonra yapılan ilk seçimlerde sandıklar önünde uzun kuyruklar oluştururken yaşhlar da oy kullandı. Bu aynı zamanda ülkede, Belçika'dan bağımsızhğını kazandığı 1962'denberi yapılan ilk çok adaylı devlet başkanlığı seçimi oldu. (Fotoğraf: AP) Ruandalılar 800 bin kişinin öldüğü 1994'ten sonra ilk kez sandık başına gitti Katliamdan sonra ilk seçim Elmek: oacarta superonline.com Faks: 0312. 442 79 90 Dış Haberier Senisi - Ruanda'da halk. 1994 'te 800 bin kişinin öldüğü katliamdan bu yana ılk kez yapılan devlet başkanlığı seçimi için dün sandık başına gitti. Ülkenin Belçika'danbağımsızlığını kazan- dığı 1962'den beri yapılan ilk çok adaylı dev- let başkanlığı seçımınde 3.9 milyon seç- men oy kullandı. Sadece toplumu sarsmak- la kalmayıp ülke ekonomisini de çökerten 94'tekı katlıamın üzerinden 9 yıl geçmesı- ne rağmen, hâlâ katliamın izlerini taşıyan Ruandalılar. azınhktaki Tutsi toplumunun üyesi olan De\let Başkanı PaulKagame. nıu- halefetin adayı Hutu Faustin Tvvagiramun- gu, \e eskı mület\ekili Jean- Nepomusce- ne Nayinzira arasuıda bır seçim yaptı. Se- çimin ilk sonuçlannrn bugün alınması. ka- zananın ise yann açıklanması bekleniyor. Seçim öncesinde muhalefete baskı Seçim kampanyasım özgürce yürüteme- diğını öne süren Tvvagiramungu. kendisinı destekleyen bazı kişılerin gözaltına alın- dıklanm. dö\-ülerek öldürüldüklerini öne sürdü. Uluslararası Af Örgütü de Ruanda Yurtsever Cephesi'nin (RYC), muhalefe- ti bastırmak için. ölüm tehditleri de dahil birçok yöntem denediğini kaydetti. Avru- pa Birlıği'ne bağlı gözlemciler de seçim- lerde sorunlar yaşandığını doğruladılar. Ulusal uzlaşma hükümetinin kurucusu \e seçimlerin favorisi RYC adayı Kagame ise oy kullandıktan sonra yaptığı açıklama- da. "Seçimler. ülkemizin demokrasi yolun- da attığı dev bir adundır" dedi. Katliamın durdurulmasında zamanındarol oynayan Kagame, 2000'de istifa eden Devlet Başka- nı Pasteur Biamungu'nun yerine. gizli oy- lamayla devlet başkanlığına getirihnişti. Ruandalılar, oy kullandıklan için "mut- lu olduklannı" belirttiler. Başkent Kıba- lı'de oy kullanan 20 yaşmdaki Emmanu- elle Bijogo. "ArOk banş ve güvenliğe sa- hip olacağız. Yeni hükümet iş olanaklan yaratacak" dedi. . 'Sevr'i hortlatma çabası STX)CKHOLM (ANKA) - İs\eç'ın başkentı Stock- holm'de Sevr Antlaşma- sı'nın 83'üncü yıldönümü dolayısıyla düzenlenen toplantıya katılanlar, BM \ e AB'den Se\T Anlaşma- sı'nın Türkıye'ye kabul et- tırihnesını \e Kürdıstan'ın kurulmasını istedı. Top- lantıyı düzenleyen Kurdo Baksi adlı bır gazetecı. Atatürk ıçuı "hasta adam" ifadesini kullandı. Se\r Antlaşması'nın 83. yıldönümü nedeniyle Stockholm'de bır toplantı düzenlendı. Toplantıya Sol Parti liden UBa HorTnıan. Prof. Dr O\e Bring. gaze- teci-yazar .\rne Ruth. Olaf Palme Vakfı Başkanı Tho- mas Hammarberg. Yeşil- ler Partisi Avrupa Parla- mentosu Üyesi Per Gart- hon gibi İs\eç'te tamnmış ısimler katıldı. 'Kopenhag kriterieri Se\T'in yerini tutsıuV Toplantıda konuşan Sol Partı lıden Hoftrnan, Kürt- lere tanınan haklar açısuı- dan Se\T Antlaşması ile Kopenhag knterlen ara- sında paralelhk kurdu. HofTman, "Atatürk ile bir- likte Lozan Antlaşması'yla büyük bir kavim olan Kürtler, bir çizgivle yok edilmiştir. AB eğer f ürki- ye'>i meliğe alacaksa Lo- zan'da yapılan hata\ı dü- ztltmelidir. Kopenhag kri- terieri Sevr Anüaşmasırun yerini tutmalıdır"" diye ko- nuştu. Yeşıller Partısı mil- letvekıh ve AP üyesi Gart- hon da Se\Tİn gerçekleş- mesi için Kürtlerle birlikte müeadelelerinı sürdüre- ceklennı anlattı. Ata'ya çirkin saldın Toplantının organızatörü Kürt asıllı gazeteci Kurdo Baksı, Avrupalılara çağn- da bulunurken Sevr ile Kürtlere \ enlen haklann Lozan Antlaşması'yla yok edıldığim \e Lozan .\nt- laşmasını imzalayan Av- rupalılann Kürtlen sat- tığrnı söyledi. Baksi, Atatürk'ten söz ederken de "hasta adam" ifadesini kullandı.Toplantı sonunda Se\r Antlaş- ması 'nı destekleyen bildiri imzaya açıldı. tmzalar tamamlanırsa bildin tsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh'e göndenlecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog