Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

24 AGUSTOS 2003 PA2AR CUMHURİYET SAYFA DİZI Yunus Nadi öldükten sonra Cumhuriyet gazetesi zor günler geçirdi ama çizgisinden ödün vermedi BayrakNadirNadi'yegeçiyor Başyazar Nadir Nadi Miyase İlknur -5-, 7 unus Nadi ölünce 'Cumhuriyet' gemisinin dümenine Nadir Nadi geçti. Içten ve dıştan çelme yemesine karşın, gemiyi bir gün dahi karaya oturtmadı. Tam tersine, Nadir Nadi'nin gazeteden tasfiye edildiği dönemlerde, Cumhuriyet gazetesi, büyük tiraj kaybına uğrayarak itibannı yitirdi, her defasında ortaklann zorunlu çağnlan karşısında Nadi ve arkadaşlan gazeteye dönüp rotayı bıraktıklan yerden sürdürdü. 7 unus Nadi. 28 Haziran 1945 giinü teda\ ı gor- düğü Cenevre'de amelıyat masasında yaşa- mını yıtırdı. Yunus Nadi, öldüğıinde 66 ya- şındaydı. Rakiplennın ve onun Atatürk devrimin- den ödün vermedığını görerek husumet duvan çev- relerin iddıalanna göre \ unus Nadı, Türkıye'nın en zengin adamlanndan bıriydı Güya Maçka PaJas, Taksım'dekı Cumhuriyet Apartmanı, Kartal Yunus Çimento Fabrikası ve uçsuz bucaksız değerlı ara- zilerinin sahibiydı.Ancak Nadir Nadi ve kardeşi Doğan Nadi'ye babalanndan Cumhunvet gazete- si. Nışantaşı'nda eşi adına yaptırdığı bır apartman ve vaktiyle Ankara'da satın aldığı birkaç vüz met- rekarelik bır arsadan başka bır şey kalmamıştı. Nadir Nadi, babasının mal. mülk ve paraya ta- mahının olmadığını altını çizerek şoyle vurguluyor: "Kendimi bikJim bileli o zaten savaş halinde ya- sayan bir adamdı. Çeşitii vesilelerletekrarlanan sal- dınlar, benim meşhur Alman Realıtesı" yazınıa kadar sürmüştür. Özel çıkan için politika yapmak. kanşık birtakım ticari işleregirişmek, meşnı olma- yan yoUardan zengin olmak. daha bilmem ne gibi suçlan ona yüldemeye kalkışanlar sık sık görülmüş- riir. Babam mesleğinde başan kazandıkça saldın- lar artar, rejimin ileri gelenlerine sataşamayanlar, devrimleri kalemi ile savunan Yurnıs Nadi'yi zarar- sı/ bir hedef bildiklerinden, hınçlannı en çok ondan çıkarmaya bakarlardı. Yunus Nadi'nin tek efllencesl Oysa babamuı her şeyi nıev danda idi. Kunıar ov - nama/dı, metresi voktu, şatafadı ve masraflı bir ha- vat sürmezdi. Yegâne eğJencesi, işinden sonra aka- şanılan, şimdi Büyük Kııliip dedtğimiz Cerde d'ori- ent'te arkadaşlanvla bir bezik partisi \apmak. son- ra da -kirni zaman biraz fazlaca kaçırmakla bera- ber- birkaç kadeh rakı içip evine dönmekti. Paraya vesenıete düşkün değildi. Fethiye'deevlendiğinin er- tesi giinü dedem \balıoğlu Hacı Halıl Ağa'nınbir ei çantası içinde getirdiği altınlan kabul etmediğini annemden duv muştum. Dedemöldüğü zaman. mi- rastan payına ne kaJdı ise hepsini kardeşlerine bt- raktjğını, bizim oralarda herkes bilir. Başanh bir gazeteci olduğu için iyi kazanır, ka- zandığımn büvük kısmını da yinegazetesine harcar- dı." Yunus Nadı ölünce "Cumhuriyet" gemısının dü- menine Nadir Nadi geçti. fçten ve dıştan çelme ye- mesine karşın, gemiyi bir gün dahi karaya oturtma- dı. Tam tersine. Nadir Nadi'nin gazeteden tasfiye edildiği dönemlerde. Cumhuriyet gazetesi. bmlık tiraj kayıbına uğrayarak itibannı yirirdı. her defa- sında ortakların zorunlu çağnlan karşısında Nadi ve arkadaşlan gazeteye dönüp rotayı bıraktıklan yer- den sürdürdüler. Babasının hastalığından ben Cum- hunyet'i yönetmekte olan Nadir Nadı. artık bütün sorumluJuğu üstlenmiştır. Çok partill yaşama geçlş - 22 Eylul 1945 tarihinde toplanan CHP Divanı. Fuat Köprülü ıle Adnan Menderes'i. \r atan Gaze- tesı'nde yayımladıklan yazılan parti proeramına ay- kın bularak partiden ihraç etti. Iki gün sonra daCe- lalBayar milletvekilliğinden çekildi. Bir süre son- ra da Refîk Korahan yine \ atan gazetesine verdı- ğı bir demeç yüzünden partiden kovuldu. Adnan Menderes adını. Nadir Nadi bu olay nedeniyle ılk kez duyuyordu. Partiden ıhraç edilen bu dört polı- tikacı Meclis grubuna verdikleri bir önerge ıle par- tının daha geniş özgürlük koşullan ıçınde yönetıl- mesı gerektığinı ve bu yonde değışıkhk yapılma- sını öneriyordu. Bu önerge, sonralan DP'nın bır ne- vi Amentüsü haline getirilecektı. tşin tuhafı Menderes ve arkadaşlan partiden ko- vulduktan birbuçukay sonra. 1 Kasım'daTBMM'nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı İsmettnönü. ade- ta onlara hak verircesine şunlan söyleyecektv "Bizim tek eksiğuniz, hükümet karşısında bir muhalif parti olmayışıdır!** NadirNadi, bu tepeden inme demokrasi teşebüs- sünden duyduğu kaygılan şöyle dile getıriyordu: "tnönü'ye göre büvük değişiklikleri başarabit- mekiçin ilkzamanlarda devletin karakteri devTİm- ci olmak zorunda idi Fesi atmış. yerine şapka giv- miş, tekkeleri, medreseleri kapayıp laiklik ilan et- miş, Larin harflerini kabul etmiştik. Bütün bunlan açık ve uzun tartışmalarla yapamazdık, aşağı yu- kan: - Ne yapalım, bugüne kadar tek parti halinde ya- şamak zorunda idik,demeye getirivordu İsmet tnö- nü. Peki ama bu zorunluluk. demokrasilerin dikta- Nadir Nadi ve Adnan Menderes töıiüklere savaşı ka/anmasıyla şimdi ortadan kalk- mış mıvdı? Hükümet karşısuıa geçecek bir muha- lif parti ile artık laikliği tekelcUiği, Latin harflerini rahatça tartışabilecek miydik? Yüzde yetinişi hâlâ okuma yazmasız halkçoğunhığu devrimleri iyice haz- metmiş. benimsemiş mh di? Bilgisizvatandaşın. top- raksız vatandaşın, sömürgeciler elinde köle havaö vaşavan vatandaşın, köleliğini bile fark edemeye- cek derecede aaklı bir duruma düşeceğnıi, o tarih- ten birkaç a> önce sö>ie>en jine İsmet (nonü değil miydi? En gücüme giden nokta, İnönü'nün direktifî ile giriştiğimizbutepeden inmedemokrasi teşebbüsün- de, dış politika kaygılannın ön planda rol ovnadığı- na adeta gözJerimJe görürcesine inanmamdı." kıhğa gireriz" anlamına geldığını pekâlâ anlamış ve endişeye kapılmıştı. İktıdara gelmek uğruna her kılığa giren bir parti. iktıdarda kalmak uğruna ne- leri göze almazdı0 Ancak yine de Nadir Nadı, ye- ni kurulacak partınin olsa olsa CHP'nın biraz sa- ğında bir parti olabileceğini ve nihayetınde yenı par- tinin kuruculannın da yıllarca CHP saflannda yer aldıklannı ve devrimlerden taviz verirlerse bunun kendilerini inkâr anlamına geldığinı düşünerek ka- fasındaki endişelen bir süre sonra attı. Peıtiokrat Parti kuruluyor Sonunda 7 Ocak 1946 giinü Demokrat Parti res- men kuruldu. Parti programı açıklandığında CHP M illi Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel gibi ilerici, çağdaş ve devrimleri daha ileri noktalara taşımak için uğraş veren birinin yerine ise gerici, şoven biri olan Şemsettin Sirer atanmıştı. Nadir Nadi'ye göre, Şemsettin Sirer, görünüşte, başlanan esere devam ediyormuş havasını yaratmaya çahşarak sessiz sedasız, kimseye çaktırmaksızın Köy Enstitüleri sisteminin ruhunu söndürüyordu. Adlanna dokunmadı ama, enstitülerin ruhu olan îsmail Hakkı Tonguç'u göre\den uzakJaştırdı, programlan değiştirdi ve ileride Tevfik İleri tarafından indirilecek son darbenin hazırlıldannı rahatça tamamladı. Celal Bayar'ın partiden kovulan arkadaşları ıle muhalif bir parti kuracağı söylentilerinm yayıldı- ğı 1945 Kasun'ının sonJanna doğru Nadir Nadi. Ce- lal Bayar'la bir görüşme yapar. tnönü'nün muha- lif bir partive asla izin vermeyeceğine ınanan Ce- lal Bayar. o günlerde henüz parti kurma gibi bir ka- ran almamıştır. Nadir Nadı. görüşmenın bitip ay- nlacağı sırada Celal Bayar'ın söylediğı şu sözler karşısında hayTete düşer. "İcabederse biz sosvaüst ounaanı da biliriz." OvsaCelal Bayar. ogünekadarCHP'nin so]ka- nadma karşı özel sektörü koruyan. ülke kalkınma- suıın daha çok özel sektörün gelişmesiyle mümkün olacağını söyleyen bınydi. NadirNadi. Bayar'ın bu sözünün aslında 'tktidara gelmek uğruna biz her ile arasında öyle aman aman bir fark görünmüyor- du. CHP'ye oranla daha liberal bir çizgıye oturma- yı hedeflemişti. DP'nın gelişmesi hızlı oldu. Du- rumu yakından izleyen CHP kurmaylan telaşlan- mıştı. Seçimleri öne alarak DP'yi hazu-lıksız yaka- lamak amacındaydılar. Meclis'te yapılan tartışma- larda seçimlenn 21 Temmuz'da ve tek dereceli ola- rak yapılması kabul edildi. Seçımlerin sonucunda parlamentodaki 465 mil- leuekilliğinden 395 "ını CHP. 66'sını DP. 4'ünü de bağımsızlar kazanmıştı. Ancak sıkıyönetim altın- da yapılan seçimlerde devlet görevlılerinin seç- menlere baski yaptığı ve sandıklarda CHP'lılere mükerrer oy kullandırdıklan iddiaları da ayyuka çıkmışh. Muhalefet ve basın seçimlerdeki usul- Jk T'adir Nadi, babası Yunus Nadi'yi şöyle / \ / anJatıyor: Babam mesleğinde başan -Z. V kazandıkça saldınlar artar, rejimin ileri gelenlerine sataşamayanlar, devrimleri kalemi ile savunan Yunus Nadi'yi zararsız bir hedef bildiklerinden, hınçlannı en çok ondan çıkarmaya bakarlardı. Başanlı bir gazeteci olduğu için iyi kazanır, kazandığının büyük kısmını da yine gazetesine harcardı." süzlüğü yüksek sesle dile getirirken CHP iktida- n bu konunun basında yer almasını yasaklarla ön- lemeye çalışıyordu. Ancak sandıklarda DP'nin oylanndaki hızlı artışa karşı da önlem almak ge- rekiyordu. CHP, rakip parti DP'nin önünü kesmek için popülist politikalar uygulama yolunu seçtı ve Atatürk ilkelerinden ilk tavizler de venlmeye başlandı. Hasan All Yücel'e suçlama Önce Meclis Başkanlığı seçiminde Atatürk dev- rimlerine karşı çıkan Mareşal FevriÇakmakgeti- rilerek DP ve yandaşlanna şirinlik dağıtıldı. Pıya- sayı rahatlatmak, ihracatı arttırmak amacıyla alınan 7 Eylül kararlan bekJenen sonucu venmemış, bu kez tam tersi bır uygulama ekonomıyi rayında tutmak için savaş boyunca uygulanan sıkı tedbırler olabil- diğince gevşetılmıştı. Mılli Eğıtım Bakanı Hasan Âli Yücel gibi ilerici. çağdaş ve devnmleri daha ile- ri noktalara taşımak için uğraş veren bınnin yeri- ne ise gerici, şoven biri olan Şemsettin Sirer atan- mıştı. Nadir Nadi'ye göre. Şemsettin Sirer. görü- nüşte, başlanan esere devam ediyormuş havasını ya- ratmaya çahşarak sessiz sedasız. kimseye çaktırmak- sızın Köy Enstitüleri sisteminin ruhunu söndürü- yordu. Adlanna dokunmadı ama. enstitülenn ruhu olan İsnıail Hakkı Tonguç'u görevden uzaklaştır- dı. programlan değiştirdi ve ilende Tevfik Öeri ta- rafından ındınlecek son darbenin hazırlıklannı ra- hatça tamamladı. Hem de CHP elıyle ve çok par- rili yaşama ilk adımımızı attığımız bir dönemde. Ar- dından da din eğıtimi sorgularunava başlandı. Ar- tık ısteyene okullarda din eğıtımı venlebılecekti. Ta- viz yanşı iyice kızışmıştı. DP'liler de "İsteyen ne demek, her Müslüman çocuğuna dini öğretilmeü- dir" diyerek CHP'nin verdığı tavizı daha uç nok- talara taşımak ıstedi. DP milletvekilleri Hasan Âli Yücel'ealenen "ko- münisf suçlaması yapıyor, artık Türkiye'de karşı- lıklı •'komünist" suçlamalan havada uçuşuyordu. Bu tartışmalann gölgesinde yüriirlüğe konmak is- tenen çok partılı sistemin ülkede korkunç bir fıkir kısırlığına yol açtığını belırten Nadir Nadi. o gün- lerdeki havayı şöyle yansıtıyor: Kafatasçılar lşba$ında "Hasan Âli Yücel'in başlatOğu vabancı dillerden klasik eserlerin dilimize çevribnesi işi durdurulmuş- ru. \Ü2 eüi yıl önce yayınılanmış kitaplarda bile, ei- de büyüteç. komünizm propagandası arayan uka- lalar göriilüyordu. Düşündüğünü korkusuzca yaymak, gerçek bildi- ğini çekinmetlen söylemek imkânlan son dereceda- rabnışü. Türk-Rus dosduğunun tav saması ile azan kafatasçılar. ünhersiteve kadar her yere paia salb- yoriar. fikir şöyle dursun. hoşlanmadıklan neden- leryüzünden bile kınp geçiriyorlanü. Atatürk dev- rinde Dil veTarih-Cografva Fakültesi hoiüne konan bireski \\ınan he>keli kopvasının. millivetçilik duy- gulanmiTj incirtiği iddiası TBMM kürsüsünden di- le getirilince hev kel kaldınldL Niyazi Berkes. Pertev Nailı Boratav ve Muzaf- fer Şerif gibi değerii bilim adamlanna tahammül edemeyenler. üniversitevi bunlardan temizlenıek için habire baskı yapjyorlardL Aleyhlerine açdanda- vavı kazandıklan halde bu öğretim üyelerinin gö- revieri başına dönmelerini istemiyorlardı. Büvük çaba harcadılar bu uğurda. Sonunda çoğunu kaçır- dılar vıırdumuzdan. Dışama gidenlerin her biri hür memlekedere verleşti, o ünhersitelerde kürsü sahibi oldu. Çahşmalannı izleyebildiğim bu değer- ii insanlann memleketebagu, temiz birer yurtsever otduklanna inanıyorum. Onlan feda etmekle Tür- kiye bir şey kazanacak olsaydı. bu fedakârhğı seve seve kendilerinin göze alacağına şüphe yoktu. \e v~a- zık kl asıl bizler olduk kavbeden. Bir yandan muhalefeti sindirmeye çahşırken öte yandan kuru kalabalığa şirin gözükmek isteyen ik- ridar. kafatasçıiarın baskısına boyun eğdi. Hukuk devleti diye ortalıgı gürühüye boğan muhalefet ise bu konuda ağanı bile açmadı. İşin en acıklı tarafi, ünrversitieriınizde. fikir özgüriüğüne, >ani kendi varflklanna indirüen bu ağrr ve haksız vumruk kar- şısında pek ses çıkarmadılar. Günlük kısır politika çekişmeleri arasında biri çıkıp da Dil-Tarih veCoğ- rafya Fakültesi olav lan karşısında ünrversite çevTe- lerinıizin tepkisiz kakşuıı objektif bir baJoşla ince- leyebilse idi demokratik geh'şmemizin ileride sap- lanacağı çıkmazlan daha ozamandan görür ve ma- tematik bir kesinlikle önümüze serebilirdi." Yarın: İmam hatip okulları açılıyor UMart Cumhuriyet darbesi ŞÜKRANSONER Ühan Selçuk yazısı yüzünden, Okta> Kurtböke sorumlu müdür olarak tutuklanınca 212 sayılı yasarun koruma alanına girdiler. 12 Mart'ın Cumhuriyet'e yansıyan ilk darbesinde yasa gereği işten ahlamadılar. O tarihlerde Mehmet Barias sıkı solcu sayılıyordu. Ben sadece haberciydim. Ama işçi sayfasından sabıkalı sayılmış olmalıyım. Gazetenin yönetim kurulunda oyçokluğu ile atılmamıza karar verilmiş, Nadir Bey de bu karan önleyemeyince hem yönetim kurulu başkanlığı, hem gazete yönetim ve başyazarlık görevlerinden istifa etmiş. Bize bu bilgi ulaşmadan gazete içi darbeye öncülük yapan, yeni yönetim beni çagırdı. Işime son verdiklerini, gazete içi huzur nedeni ile de hemen aynlmamı istediklerini bildirdi. O günlerde îlhan Selçuk ve Ah" Sirmen'in de içine katılacaklan Madanoğlu davast sanıklan arasmda, o zamanki kocam Ahmet Ketenci'nın adının bulunmasının da gazete için sorun olacağını ekledi. Hamlle $ansı DÎSK, Maden-tş'in avukatı Alp Selek'ten yardım istedim. Hamileliğim yasal bir şanstı. Onun yazdığı yazılı bir protesto ile Niyazi Nun'un karşısma çıktun. Ben kıdem tazminatı hakkımdan vazgeçiyor. buna karşıiık yasa gereği doğum sonrasına uzanan işten ahlmama hakkından yararlanıyordum. Yani gazeteye gelmeyecek. ama iş akdimin feshi doğum sonrasından hukuken geçerli olacaktı. Bizimkilerin hapiste kaldıklan uzun aylar için ücretsiz kalmamak gibi bir avantajı hamilelik sayesinde kazannuşnm. Olaydan birkaç gün geçmemişti ki okuldan değerii. sevgili Hocam Muhsin Ertuğrul aradi. Nadir Nadi'nin yakın arkadaşıydı. Bemm işten ayrıldıktan sonra Nadir Nadi'yi aramamış olmama sitem ediyordu. Nadir Nadı gazete yönetiminden beni atılmaktan koruyamadığı için çok üzgündü. Eşim hapiste ve ben hamileydim. Ona göre savımmasızdım. Nasıl olduğumu, moralimi. halimi bilmek istiyordu. Oysa ben sadece geçmişte Nadir Nadi'yi evinden aramak kültürünü edinmediğim için, bir telefon bile etmeyi akıl edememiştim. Ben belki işimi, ama o yaşamınm bir parçası oian gazetesini kaybetmişti. Perln Nadi şaşkınüğı Yine de mahcup tek başına gitmeyi göze alamayarak. Barias'ın aracıhğında Nadir Nadi'yi ilk kez Yeniköy'deki evınde ziyaret ettim. Kapıdan daha önce hiç göriişmediğimiz Berin Nadi karşıladı. Ilk şaşkınhğım. tanışmadığımız halde gösterdiği yakınlık ve benle ilgili aynntılı bilgileri üzerine oldu. Sabahlan ne kadar erken gelip ne kadar çok geç çıktığımı. özverili çalıştığımı. Cumhuriyet'e bağlı olduğumu sevecenlikle sayıp duruyordu. Berin Nadi'nin hiç görünmeden gazetenin ne kadar içinde, önemli rol oynadığını ilk kez algılıyordum. Nadir Nadi ile ilgili çok kaygılı idi. Nadir Nadi Cumhuriyet içindeki darbeye, babası Yunus Nadi'nin, Atatürk'ün gazetesinin çizgisinin değiştirilmesine. kendisinin bunu önleyememesine çok üzülüyordu. "Belki biraz ovalanır umudu ile çok sevdiği kemanınu Idtaplannı masanın üstüne verieştirdim. Bir işe yaramadılar. Üzüntüsünü hafifletemiyDr, nasıl oyalayabileceğimi büemivorum. Sağhğuun bozulmasından kavgılanrvorum. Bu zor günlerinde sizkr yanından aynlmayın, sık sık geün" diye tembihliyordu. Biraz yabani olduğum için bu işi pek beceremedim. Ama Berin Nadi, Nadir Nadi'ye olan büyük sevgisinin ürünü. sık sık yemekler düzenleyerek bizleri toplamayı hiç aksatmadı işten çıkanlanlara, istifa edenler de katıldıkça Cumhuriyet'ten aynlmış kadro, destekleyen dostlar sofrası giderek büyüyordu. Darbeler iç Içe 27 Mayıs askeri darbesinin ürünü 1961 demokratik anayasası, sosyal devlet açılımı, çağdaş sendikal ve örgütlenme haklan ile gelen gelişmelere karşı operasyon sivil sağ iktidarlar eliyle gerçekleştirilemeyince yine bir askeri darbe 12 Mart devreye gırmişti. tnsan haklan, demokrasi, sosyal devlet, sendikal haklar. sivil örgütlenmeler açılımını kısıtlamak üzere gelen 12 Mart darbesi ile, TÜStAD boykotu ile başlayan, 12 Mart darbesinden destek alan Cumhuriyet gazetesi içindeki darbeler iç içe girmişti. Ziverbey'de işkence gören. Maltepe'de tutuklu Ilhan Selçuk ve birçok başka dostu bir gün, Ankara Mamak'ta yatanlan bir başka gün cezaevi ziyaretleri. tutuklu eş dayanışmalan derken aylar hızla akıp geçti. Cumhuriyet okurunun boykotu Cumhuriyet okuru dünyada ömeği olmayan ve dünya basın tarihi çalışmalannda da yerini alan ünlü boykotunu gerçekleştirdi. Cumhuriyet'in çizgisinden sapması, yönetiminin Nadir Nadi'nin elinden alınması, yazarlannın işten atılması. bir grubunun istifa etmeleri Cumhuriyet alınmayıp okunmayarak protesto edildi. 12 Mart darbesi hrzını kestikten sonra, bir yıla yaklaşan acı bir deneyimin ardından aile içi dengeler değişti. Arme Nazime Nadi'nin büyük katkısı ve desteği ile yönetim yeniden Nadir Nadi'ye teslün edildi. Başta Nadir Nadi'nin yazarlan olarak bilinen kadro, çıkanlanlar. aynlanlar. yeni katılımlarla daha güçlenmiş ve bilenmiş olarak yeniden Cumhuriyet ailesi içindeki yerlerini aldılar. Elbette okurlan beklenen yanıtlan ile Cumhuriyet'e dönüşü sağladıiar. Atatürk'ün devrimlerin topluma ulaştınlmasmda önemli rol üstlenmesini istedıği Cumhuriyet, Yumas Nadi'den sonra Nadir Nadi kimliğinde çağın sosyal, sol açılımlannı da kucaklayarak yoluna devam ediyordu... Yarın: İzler siliniyor
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog