Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 AĞUSTOS 2003 PAZAR 8 Istanbul HABERLERIN DEVAMI TÜRKİYE Edırne _B 32 Sinop B 35 Samsun PB 27 Adana A 35 PB 28 Kocaeli B 31 Trabzon Y 29 Çanakkale B 33 Gıresun Y 29 Izmır B 35 Ankara B 30 Manısa B 36 Eskışehır B 30 B 30Aydın Denızli _B 37 Konya B 36 Sıvas B 27 Zonguldak B 27 Antalya A 38 Kars Mersin Dıyarbakır Şanlıurfa Mardin Siırt Hakkâri Van A A A A A B B 33 37 38 36 33 33 27 Y 22 Yurdun kuzeydoğu ke- sımlen parçalı buiutlu Doğu Karadentz kıytları ıle Kars Ardahan sağa- nak yağışlı, dığer yerier az buiutlu ve açık geçe- cek Hava sıcakiığında onemlı bır değışıklık ol- mayacak Ruzgâr. kuzey ve doğu. doğuda kuzey ve batı yonlerden hafif ara sıra orta kuvvette esecek DIŞ MERKEZLER Oslo Helsınki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Pans Bonn HB PB Y Y PB PB B B 22 20 20 20 26 22 28 22 Münıh B 16 Zurıh Berlın Budapeşte Madrıd Viyana Belgrad Sofya Roma Atına B B PB B B B PB PB 26 31 34 33 33 33 32 35 B 28 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tıflıs Kahıre Y PB PB Y Y Y Y PB 21 27 26 34 27 18 13 34 A 37 Açık Sıslı "-, Bulut L L Çok bulutlj ı Yagmurfu Sulu kar ı Gok gurultulu GUNCEL CllVEYT ARCAYİ REK • Baştarafı 1. Sayfada Dışısleri Bakanı Gül'le birlikte RTE'nin, Pakis- tan'lalran'a "Müslüman ülkeleringörevalması, I- rak'ta istikrarın sağlanmasını ve yönetimin siville- re devredilıp ABD askerı gücünün ülkeden bır an önce aynlmasını hızlandırır" mesajı verdıklerı söy- leniyor. Bak şu Müslümaniığın ışine; Pakistan'daki ra- dikal Isiamcı gruplar öneriyi duyar duymaz ayak- lanıyor; Irak'a giden her Pakistan askerınin "kâ- firsayılacağını" ilan edıyor. Müslüman Türkiye, ABD'nin bir an önce Irak'- tan çekilmesi ıçin fslam ülkelerinın ışbırliğıni ge- reklı bulurken Müslüman Pakistan, gıdecek as- keri "kâfir" ilan etmekte duraksamıyor. Ulusal yararlar ve siyaset söz konusu olduğu zaman Islam dayanağı fazla değer taşımıyor. • • • BM Güvenlik Konseyi'nden "tek başına komu- ta"y\ da ıçeren yeni bir karar çıkarmaya çalışan ABD'ye karşı koyan Almanya, Fransa ve Rus- ya'nın tutumu Istikrar Gücü namıyla anılan ışgal kuvvetlerine katılmaya hazırlanan hükümeti etki- lemiyor. Japonya'nın asker göndermekten vazgeçme- sini sağlayan Bağdat'taki BM binasına kanlı sal- dırının "hükümetin asker gönderme karartılığını değiştıremeyeceğini" Dışişleri Bakanı Gül gönül rahatlığıyla söyleyebildikien sonra... Bir parmak bal niyetine bize "sektör bağımsız- lığı tanımasına" karşın, tek başına komuta ilke- sinde ısrar eden ABD'ye karşı çıkmamız bekle- nebilir mi? Zaten, ABD'nin başka ülke askerlerini çağırma- sındaki neden, uluslararası dayanışmaya saygı- sından ilerı gelmiyor. Iç direnmenin gıderek arttı- ğı bölgelerde Amerikan askerinin paçasını kurtar- mayı temel amaç yapmış, -Ingiliz Dışişleri Baka- nı Jack Stravv'ın söylediği gibi- "eşgüdümlü bir komutanlığı 'tek başına' sağlayabileceğini" yine- liyor. Bu durum karşısında "Türkiye'nin görev alma- sı beklenen 'sektörde' komutanlığın Türkaskeri- ne hangi koşullarda verildiğini" hükümetin açık- laması gerekıyor. • • • AKP döneminde "değişmez" kimı konular zo- runlu olarak günübirlik tartışılıyor. Laiklik karşıtı hevesleri kışkırtan iktidar çaba- larının arttığı şu günlerde; dün Ertuğrul Özkök'ün kaleminden dökülen, "aşırı dinci ve anti-laikruha dur diyen... 28 Şubat sürecini bütün kalbiyle des- teklediğini" açıklayan yazı dikkat çekiyor. Çünkü; özkök, sadece Hürriyet'in genel yö- netmeni değil. Bağlı olduğu medya grubunun, bağlı olduğu holdingin ikinci adamı. "Bütün kalbiyle desteklediği 28 Şubat sürecini hayatı boyunca gurvria savunacağını" yazması dikkat çekici bir gelişme. özkök'ün açıkladığı temel ilkelerin somut kimi örneklerle holdingin görsel ve yazılı organlarına yansımasını beklemek gerekiyor. "Gururla savunacağını" söylediği ilkeleri koru- mak ve kollamak ıçın rejimle doğrudan ilgili ya- şamsal konularda kısa, yetersiz ve etkisiz haber- lerle yetinmemek, iktidarı koruduğu izlenimi ve- ren kimi söylemleri, kimi olayları görmezden gel- mek ve: Bu iktidarın laik cumhuriyeti dinamitleyen ha- zırlıklanna pek çok örnek verilebilir ama; örneğin Milli Eğitim Bakanı'ndan başlayalım. Bakan Hü- seyinÇelik'in birdizi marifetinin üzerinegitmek... Özkök'ün yazdıklarının arkasında duracağının ilkgöstergesi... Kuşkusuz, "şimdi nerede" olduğunun ilk bel- gesi olacak! CHP lideri Deniz Baykal: Yangın her an her yere sıçrayabilir İstanbul Haber Ser- visi- CHP Genel Başka- nı Deniz Baykal, Irak'ın geleceğı ıle ılgılı AB- D'ye sunulan "sualna- me"ye yanıt alınamadı- ğını belirterek "Türki- ye, bugüne kadar I- rak'a asker gönderme konusunda karar ala- bilmek için meşru bir ihtiyaçla öğrenmek is- tediği konularda so- mut. güvcnilir bir bil- giye sahip olamamıştır. Alacakaranhkta bir karar alınması isten- miştir" dedi. Baykal. Istanbul'da Kemal Özkan Sünnet Sarayı'nda sünnet olan CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Se- vigen'ın oğlu Berke'ye kirvelık yaptı. Sünnetin ardından ga- zetecilenn sorulanru ya- nıtlayan Baykal. sualna- meye yanıt verilmemiş olmasının. Türkiye'nin, gelecektekı etkınîıği ko- nusunda hıçbir somut dayanağa sahip olmadığı anlamına geldığini ıfade ettı. Baykal "Hükümet içinde de MGK üyeleri arasında da Türki- ye'nin belli şartlarda I- rak'a asker gönderebil- nıesini düşünenlerin bile bu tablodan mutlu olması mümkün değil- dir" dedı. Teröre karşı ihmalin bedelının ağır olduğunu vurgulayan Deniz Bay- kal, *'Bu bedeli biz öde- miştik. Bir kez daha bi- zi oraya sürükleyecek gelişmelere sessiz kala- mayız. Kuzey Irak'taki yangın her an her yere sıçrayabilir" şeklinde konuştu. Kadmlardan 'asker' uyarısı • İstanbul Haber Servisi - Emeğin Partısı'ne (EMEP) uye bir grup kadın. dün Strkecı Postanesı'nden hükümet üyelenne \e TBMM'ye gönderdıkleri mektuplarla. Irak'a asker göndermeyi duşünen AKP hükümetini uyardı Kadınlar adına basın açıklaması \apan EMEP İstanbul II Yönetim Kurulu Üyesi Bılge Çoban, Dışışlen Bakanı Abdullah Gül'ü eleştirerek, "Hem kendı halkınızı ateşe atmak. hem de komşu bır halkın kanına girmek ıçın cellatla hayasızca pazarlık yapmayın" dedı. Önceki gün yedi Türkmenin öldürüldüğü Kerkük'te dün de iki kişi yaşamını yitirdi TürkmeneABD ateşi• Baştarafı 1. Sayfada Protesto göstensı düzenleyen yüzlerce Türkmen dün Irak Türk- men Cephesı bürosu önünden vürüyüşe geçtı. Yürüjüş sürer- ken ateş açılması sonucu ılk be- lirlemelere göre 2 Türkmen öl- dü, 11 'ı yaralandı. Bir Türkmen yetkilı ıse 5 Türkmen ve 3 Kürt'ün öldüğünü öne sürdü. İlk gelen haberlere göre, \liru- yüş sürerken kımlığı belirsiz ki- şılerin havaya ateş açması üzeri- ne olaylar çıktı \e 2Türkmen öl- dü. Türkmen mılısler kendilerine ateş açıldığını öne sürdüklen po- lıs karakolunu yaylım ateşine tu- tup karakoldaki iki polis aracını yaktı.Olayların büyümesi üzeri- ne müdahalede bulunan Ameri- kan askerleri yürüyen Türkmen- len küçük gruplar halinde dağıt- tı Yarbay Bill MacDonald yap- tığı açıklamada, Amenkan asker- lenne 4 Türkmen tarafından ateş açıldığını. karşı ateş açan asker- lerin de 2 Türkmeni öldürüp 2'si- nı yaraladığını beltrtti. Heykellere roket Erbil kentindekı Türkmen Kültür Derneği Başkanı Cevdet El Nacar ise olaylarda 5 Türkmen ıle 3 Kürt'ün yaşamını yıtırdığını ileri sürdü. El Nacar, Tuzhurmatfdaki çatışma- lann "Irak'a istikrar gelmesini istemeyen Ankarayakın idemede ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye. Kerkük'teki gelişmeleri yakın izlemeye aldı Oışişleri Bakanı Abdullah Gül. Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte Kerkük'teki olaylann kontrol altına ahndığını belirterek, "bölgedeki istikrarsızlığın Irak için kötü olacağını" kaydettı. Gül. Bağdat'a giden Türk heyetinin konu hakkında. ABD'lı sivil yönetici PauJ Bremer ile görüştüğünü açıklayarak. "Onlara gerekli şeyler söylendi. Şüphesiz ki Irak'ta bir taraftan huzvr ve sükunet arzu edilirken, kuzeydeki isrikran kimsenin bozmaya hakkı yokrur. O bakımdan provokasyonlara herkesin muhakkak uzak durması gerekir" diye konuştu. Gül, IKYB'ninAnkara'daki temsilciliğiyle de "görüşüldüğünü ve dikkatlerinin çekildiğini" ifade etti. ABD ile de temasa geçildiğini söyieyen Gül, •'Amerikalılann Kerkük'teki kuvvetierini çoğalttıklannı ve son gelen bilgilere göre bazılarını gözaltına aldıklarını" kaydettı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise gazetecilenn "olaylann Türkiye'nin Irak'a asker göndermesiyle ilgili karan etkileyip etkilemeyeceği" sorusu üzerine, "Bunlar sürecin, takvimin içerisinde hepsi saati geldiğinde değerlendirilecek şeylerdir. Bunlar, bir bütün olarak ele alınır" yanıtını verdi. Baas Partisi üyeleri tarafından kışkırtıldı- ğını" belirtti. Öte yandan Kerkük'te iki Türk- men kahramanın heykellerinin dün gece saat- lennde güdümlü roketle \nrulduğu bildirildi. Önceki gün 7 Türkmeni öldüren peşmerge- lerin bağlı olduğu IKYB'nin N'TV'ye konuşan Ankara Temsilcisi Bahros Galali ise, Türk- menlerin Türkiye'nin Irak'a asker gönderme- si için bahane yaratmaya çalıştık- lannı söyledı. Galali. 7 kışinin ölümüyle sonuçlanan önceki günkü olayda ılk ateşı Türkmen- lerin açtığmı öne sürdü. Önceki günkü olayın Irak'a asker gönder- me konusunun ele alındığı MGK toplantısının hemen öncesinde çıktığına dikkat çeken temsilci. "Türkmenler Türkiye'nin as- ker göndermesi için bahane ya- ratmaya çalışıyor" dedi. IKY- B'nin Bağdat sorumlusu Hasrev Gülmuhammed ise olaylardan dolayı "üzgün" olduklannı be- lirterek sorumlulann " cezalan- dırılması" gerektiğini söyledi. Gülmuhammed, tt Bu olaylardan ötürü özür diliyoruz. Olajın da- ha da büyümemesi için Irak'ta- ki tüm Türkmen partileriyle, Tuzhurmatı'nda yaşayan Şii Türkmenlerlc ortak çaba har- cayacağız" dedi. Tuzhurmatı'da önceki gün Murtaza Ali Dağfndaki Hz.Ali türbesinin tahrip edilmesini pro- testo etmek isteyen Türkmenlere IKYB peşmergelerinin ateş açması sonucu 7 Türkmen ölmüş, 12 si de yaralarunıştı.Tuzhur- matı'da 3 gün yas ilan edildiği ve dükkânlann 3 gün boyunca kapalı kalacağı bildirildi. Türk- men kaynaklan, Hz. Ali türbesinin Saddam döneminde yıkıldığını, birkaç gün önce kay- makamlıktan izin alan Türkmenler tarafından yeniden yapıldığını belirtti. îıııparatorlıık hayali suya düştü I Baştarafı 1. Sayfada şebekesi. Basra'da petrol rafınerısı saldınya uğradı. Bu arada, ABD as- kerlerıne yonelik saldınlann sayı- sının gunde ortalama 10'dan 25"e > r ükselmesının yanı sıra, genlla ha- reketinin ışgalcılerle işbırlıği ya- pan Iraklı sivillen de hedef alma> a başladığı görüldü. Nıhayet önce Urdün elçıliğıne sonra da BM ka- rargâhına yönelik intıhar saldınla- n dırenişin, işgalci güçlerle işbirli- ğı yapan ülke ve laıruluşlan da he- def almaya başlarken çapını da bü- vaitmekte olduğunu ortaya koydu BM'ye yönelik saldınysa özel- likle direnış hareketinın ABD ışga- lını kabul eden, ona yardımcı olan tüm kurum \e kuruluşlan, kısaca- sı tum yabancıları hedef aldığını göstenyordu. ABD'ye yakınlıği}- la bilinen BM temsilcisi, Brezilya- lı Sergio Vieira de Mello'nun da yaşamını kaybettiği bombalı saldı- ndan sonra, ymeABD'yie yakınlı- ğıyla bilinen. ve Filistin konusun- dakı sessizliğinden dolayı Arap dünyasının güvenmedıği BM Ge- nel Sekreterı Kofi Annan'ın "BM Irak'ı terk etmeyecek" demesıne karşılık. bırçok uluslararası sivil toplum örgütu, hatta Dünya Banka- sı ve IMF Irak'ı terk etmeye başla- dı. Kısacası, ABD'nin Irak işgali i- kı açıdan tam bır fiyasko oldu. Bi- rıncısi. ABD hâlâ Irak'a hâkim ola- madı: en temel düzeyde bile bir dü- zen kuramadı. İkincisı. The Eco- nomist'in \nrguladigi gibi, petrol bonı hatlanna ve rafinerilere yö- nelik saldınlar yüzünden petrol ge- lırleri Bush yönetiminin projeksi- yonlannm çok gerisinde kaldı. Bu ABD açısından işgalin malıyetini taşınamaz bır noktaya getiriyor. Şımdi, Irak'a kredi sağlamakla gö- revli LMF ve Dünya Bankası'nın ülkeden çekilmesi alt yapı yatınm- lan için gerekli kaynağın bulunma- sını daha da zorlaştıracaktır. Planlar tutmadı Tüm bunlar ABD'nın Irak'a tek başına sahip olma planlannın tut- madığını, Irak'ın zenginlıklerini dığer bü\ük güçlerle paylaşmak zorunda kalacağını gösteriyor. Şımdi Bush yönetimı, hıç isteme- dıği halde yeniden BM'ye geri dö- nüp bir Güvenlik Konseyi karan aramak, dolayısıyla diğer büyük güçlerle masaya oturmak zorunda kalıyor. Irak'tan farklı olarak Afganis- tan'da bir hükümet ve devlet baş- kanj varama. bu görünfüye rağmen ABD'nin "karnesi" daha iyi de- ğıl İlk bakışta ABD kuklası Kar- zai hükümetinin Kâbil'de egemen olduğu. diğer bölgelerin ise "savaş lordlarının". yerel tabiriyle Ceng- salar'lann elinde olduğu görülüyor. Ama bu, gazetecı John Sifton'un geçenlerde Solon dergisinde ya- yımlanan kapsamlı bir araştmnası- Irak'ta devamlı saldırılara uğrayan ABD askerleri, Afganistan'da da korku içinde yaşıyor. na bakılırsa yalnızca bir görüntü Gerçekteyse Karzai'nin Kâbil'de bile bir gücü yok Kâbil'de de etkin güç Abdul Rab al Resul Sayyaf adlı. köktendıncı bır "savaş lor- du". Dışişlen Bakanı Muhammed Kasım Fehim de bır "savaş lor- du" ve hükiimet içinde Karzafden daha etkin bır güç Afganistan'ın resmi ordusu Fehim'in denetimin- de. Özetle Karzaı devlet başkaru fi- lan değil. tam anlamıyla bir ABD kuklası. Financial Tımes'ın deyı- mıyle "dünyanın en iyi korunan belediye reisi" adeta. Bırçok yabancı analıst. Afganlı aydın, bu "savaş lordlarının" AB- D'nin verdiği silah ve paralarla ık- tidarlannı koruduğunu düşünüyor Ancak bu "savaş lordlannı'* satın almak ABD'nin direnışı de kontrol ettiği anlamına gelmiyor. Aksine Taleban güçlerinin toparlandığı ve saldınlannı arttırdığı. saldınlann daha büviik çaplı ve cüretkâr bi- çimler aldığı görülüyor. Taleban güçlerinin yanı sıra ABD karşıtı \e yine kökten dinci bir savaş lordu olan Gulbeddin Hikmeryar'm güçlerinin de direnişlerinde belir- gin birartış olduğu gönilmor Büyük başarısızlık Afganıstan'dakı gelışmeler Amerika'nın sadece Afganistan'ı denetim altına almaktan başansız olduğunu değil a\Tiı zamanda yerel jeopolitıkle. küresel jeopolitik çı- karlan arasında uyum sağlayama- dığını da gösteriyor. ABIJnin böl- gedeki en yakın müttefiki Pakis- tan. Pakistan"ın bölgedeki baş düş- manı Hındistan. Pakistan gazetesı The Daily Tımes'ın yorumcusu Ahmet Raşid'ın yakındığı gıbı Hindistan, Afganistan yönetımine büyük mali vardım vapıyor TheA- siaTime'in aktardığına bakılırsa bu koşullarda ABD "dosru" Pakistan yönetimi. Hindistan'a karşı jeopo- litik dengeyı korumak ıçın Tale- ban'a yardım ediyor, kendi topra- ğında saklanmasına izin venyor. A- ma ABD'nin Pakistan'a gereksini- mi olduğu, ülkenın radikal İslam- cın eline geçmesınden korktuğu için bu ülkeye baskı yapamadığı görülüyor 'Güç' yanılgısı Bush \ önetımin Ortadoğu poli- tıkasmı belirleyen "yeni muhafa- zakâr", İsrail yanlısı, çoğu Hıris- tiyan-Sıyonıst polıtıkacıların Irak sa\aşına ve Filistin sorununa yö- nelik yaklaşımlan şöyleydi: Arap- lar güçten anlar. güce taparlar. ABD bölgede sayılmıyor, sevilmı- yor çünkü yetennce güçlü olduğu- na inanmıyorlar Ortadoğu"da dü- zenın kurulabılmesi için ABD'nin karşı konulamaz bir güce sahip ol- duğunu kanıtlaması gerekir. An- cak. Council on Foreign Relati- ons'ın yayımladıgı Foreign Affa- ires dergısinin son sayısmda. Marc Lynch imzalı analız yazısına göre. ABD'nin bölgede iki jıldıryoğun- laşan saldırgan askeri operasyon- lanna rağmen bu yaklaşım tümden iflas etti Bush yönetiminin "y- ol haritası" da bu desteği sağla- maya. bölgede bir istikrar sağlama- ya yönelikti. Geçen günlerde Kudüs'te, bir otobüse yönelik. Hamas ve İslami Cihad örgütlerinin birlikte üstlen- dikleri bombalı saldın bu yol hari- tasını tamır edilemeyecek bir bi- çımde deldı İsrail bir Hamas lide- rine suikast düzenledi. ardından da Hamas ateşkese son verdiğini açık- ladı. islami Cihad ve Aksa örgütle- n de Hamas'ı izledıler. Böylece. ABD'nin Arafat'ı bır kenara itip daha uyumlu bir lider- Iikle çalışarak İsrail'in arzu ettiği yönde bır düzen sağlama projesı de ıflas etmış oldu. ABD'nin ımpara- torluk projesi. ABD'nin. müttefik- lerine bağımlı kalmadan tek başı- na davranabileceğini: askeri tekno- lojık gücüne dayanarak dünyada bır düzen kurabileceğinı kanıtla- mayı amaçlıyordu. ABD küresel- leşmeyi koruyacak. küreselleşme dışında kalan ve terorizme kaynak- lık eden "başarısız devletleri", "devletsiz bölgeleri" küreselleşe- me içine çekerek dünya ekonomı- sine bağlayacak. kullanılabilir ha- le getirecektı Halbukı gelişmeler hep aksi yön- de oldu. ABD'nin Afganistan ve I- rak'ı ışgalinın ardrndan bu devlet- ler parçalanmaya başladı Devlet denetimı dışına çıkan geniş bölge- lerde ABD egemen olamadı Buna karşılık, yerel jeopolıtığin basıncı, Afganistan'da, ıkısi de nükJeer si- lahlara sahip Hindistan ve Pakis- tan arasında yeni bir rekabet ve sur- rüşme alanı yarattı. bu alanda da "terorizmin" gelişmesine uygun yeni bölgeler oluştu. Zaaflar ortaya çıktı Irak'ta da parçalanma eğilimi güçlendikçe, Iran'a yeni etki alan- lan açılıvor, Afganistan'da da etkin olan bu ülkenin ABD karşısında pazarlık gücü. böylece nükİeer sı- lahlara sahip ohna olasılığı artı- yor. Buna karşılık Türkiye kendı güvenliğinden endişe etmeye baş- ladı. Ülke içinde güçlü bir ABD karşıtı toplumsal muhalefet oluş- maya başladı. Tüm bunlar olurken Irak radikal Müslüman mılıtanlar ıçin bir çe- kim yeri, dolayısıyla "terorizmin" gelişmesine uygun bir alan haline geldi. Tam bu sırada yaşanan ve ne- denleri hâlâ açıklığa kavuşmayan, 50 milyon insanı etkileyen büyük elektrik kesintisi, ABD'nin alryapı- sının ve güvenlik sistemlerinin ye- ni teknolojilere, giderek daha çok "ağa bağlı" (net\\orked) hale ge- len ekonomısınin gereksinimlerine cevap veremediğinı de gösterdi. Sonuç olarak İmparatorluk projesi- nın. ABD'nin egemenliğini pekiş- tirmek yerine daha başlangıçta, tüm zaaflannı gözler önüne serdi- ği söylenebilir. GÜNDEM MISTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Süne zararlısı başta buğday olmak üzere tahıl ürünlerinin en büyük düşmanıdır. Çocukluğumda ilk radyo dinlemeye başladığım günden beri anım- sarım; devletimiz her yıl süne ve kımıl zararlısıyla mücadele başlatır. TBMM, her iki zarartıya karşı komisyonlar kurar... Süne öyle basite alınacak bir böcek değil... Bir üreme mevsiminde 5-6 kez yumurtlayıp 80- 100 yumurta bırakır. Yumurtayı özellikle hazine kasasınm, affedersiniz buğday yaprağının altına bırakır ki, olgunlaşıp çatladıktan hemen sonra buğday sapının özsuyunu emebilsin. Renklerini tek tip, "şudur" diye tanımlamak zor- dur. Zira, bir mevsimde 5 kez deri değiştirirler. Yüzleri giderek domuz derisine döner mi bilin- mez ama, ancak 5. değişımın ardından olgunla- şırlar. Şu iklimde yaşartar diye bir şey de söylenemez. Deniz seviyesinden 2000 metreye kadar her yük- seklikteyaşayabilirler. Çevreye uyumları dazorol- maz. Ilk 1-2 ayı uyumla geçirirler, uyum tamam- landıktan sonra harekete geçerler. Kendi araların- da yürürlüğe koydukları uyum yasalarını hiçbir güç değiştiremez! Bir özellikleri de aynı anda hem beslenmek hem üremektir. Yani iki işi bir arada yapma yeteneği- ne sahipler. Yaşamları 3 ana dilimden oluşur: Erişkin hale geliş, etkin evre ve edingen dö- nem. Erişkinliğe ulaşma çevreye uyumu da içine alır. Etkin dönem 2 ay kadar sürer. lyice beslenip ge- liştiklerinde ölüm kapıyı çalarken, birkaç hafta ön- ce bıraktıkları onlarca yumurta çatlamak üzeredır! Süneyle işbirliği zordur! Hükümet üyeleri, affedersiniz tahıl üreticileri sü- neyle her yıl mücadele etmek zorundadır. Diye- lim ki, bir yıl çok iyi mücadele ettiniz, tarlaya hiç zarar vermemesini sağladınız. Ertesi yıl rahatla- dınız, diye bır şey yok. Bir yıl hiçbir şey yiyemese de ertesi yıla mutlaka soygunun, affedersiniz so- yunun sürmesini sağlayacak üreme zincirini hat- ta tutuyor. Süneyle kısmi mücadele de olanaksız. Bir grup yönetici, affedersiniz üretici çok iyi mücadele edip tarlayı temiztuttu... öteki grup gereken mücade- leyi yapmamışsa, temiz kalan kesim de bundan etkılenıyor. Yani, eğer bir grup süne sevmediğiniz kişinin tarlasına girmişse, "ohh olsun, tarlası katıkla de- ğil, atıkla dolsun" diyemezsiniz. Az sonra sizın tarla da elden gidecektir. Süneyle saadet olmaz. Süne zararlısıyla öyle demokratik işbirliği yapıp, "Arkadaş tamam bu kadarzarar verdin. Bunu yok sayaJım. Verdiğin zaran yeniden yapılandıralım. A- ma bundan sonra zarar verme, anlaştık mı" diye- mezsiniz. Anlaşsanız bile o tarladan ürün yiye- mezsiniz... Süneyle tek tek mücadele etmek de zordur. Çünkü grup halinde hareket ederler. Göçebelik yaşam biçimleridir. En çok tahıl hangi ovadaysa kendilerini oraya tayin ederler. Orayı hak edip et- meme kültürü yoktur. En önemli kültür yeme ve üreme kültürüdür. Ansiklopediden ve konuyla ilgili kişilerden ya- rarlanarak toparladığımız süne bilgilerinin özeti bu... Çiçek, önümüzdeki günlerde Hazine'ye süne- nin yanı sıra, kımıl zararlısının da girdiğini söyle- yebilir. Zira, kımıl da süne gibi tahılların özsuyuy- la beslenen bir böcek. Ama o, sadece saplarla ye- tinmiyor, tanelerdeki özsuyu da emiyor ve koca tahıl ormanını içi boş, verimsiz, 2B'lik hale getiri- yor. Süne ve kımılla mücadele ederken sapla tane- yi, samanla naneyi birbirine kanştırırsanız işin için- den çıkmak çok zor olur. Hele süneleri sıraya di- zeceğim, bana en zararlısı hangisiyse ondan baş- layıp hepsini ezeceğim diye yola çıkarsanız, yo- lunuzu bulamazsınız... Sünelerin arasında kaybolur gidersiniz. Bir bak- mışsınız "süne" sizi kendisine benzetmiş, bir de sonuna "pe" eki getirmiş... ankcum@ttnet.net.tr HABERİN TEK ADRESi i ÂKP İKTİDARİMYKMA ÇAĞRrS A« i I *UÂNŞİm. Aydınlık ! HER PAZAR BAYiLERDE İ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog