Bugünden 1930'a 5,491,976 adet makale



Katalog


«
»

24 AĞUSTOS 2003 PAZAR CUMHURİYET SAYFA MUZIK Ortadoğu'nun tanınan sanatçısı Marcel Khalife, Arif Sağ'la bir dizi konser verecek Karanlı&ışıkolacaklarHATİCE TUNCER Lübnanlı kompozıtör ve udi Marcel Kha- life ile halk müziğimizin ustalanndan Arif Sağ utla bağlamayı bütünleştirdi. îki usta müzis- yen, Izmıt. Antalya. Datça konserlerinden sonra 26 Ağustos'ta Ankara'da, 28 Ağus- tos'ta Istanbul'da, 31 Ağustos'ta Antakya'da, 2 Eylül'de Gaziantep'te konser verecek. Beyrut Milli Müzik Akademisi'nde ut eği- timi aldıktan sonra müzısyen arkadaşlany- la udun potansiyelini geliştiren Khalife, 1970- 1975 arasında , Mıllı Müzik Konservatuva- n'nda ders verdı. Aynı dönemde Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa ve Kuzey Amerika ül- kelerinde konserler veren Khalife. doğduğu kasaba Amchit'te oluşturduğu müzisyen gru- buyla Lübnan'da turneye çıktı. Belgesel müzikleri 1976da "AJ-MayadineGrubu'nu" ku- ran Khalife, Afrika, A\ rupa, Amerika Bir-' leşık Devletleri, Kanada, Latin Amerika, Aviistralya ve Japonya'da konserlerini sürdür- dü. "CaracaDa Dans Topluluğu"na yazdığı müziklerle Ortadoğu balesinde yeni açılım- lar \apan Khalife, Maroun Baghdadl Sop- hi Sayhf Eddin ve Sami Zikra'nın yönettiği fılmlenn ve bazı belgesellerin müziklerini yaz- dı. Arap müzığinın zenginleşmesinde önem- li çalışmalan olan Khalife "Fırüna'nın Sö- zü", "Banş SeninleOlsun", "Arap FincanT, "Sihirli Hah", "Doğu'nun Ezgileri" "Ut Kon- çertosu", "Endülüs Konçertosu" gibi eser- leriyle Arap müziğine olduğu kadar dünya müziğine de katkıda bulundu. "Ut Çaüşma Antolojisr adlı bir kitap da yazan Marcel Kha- life, 25 yıllık müzik yaşantısında Türkiye'ye ilk kez geldi. Marcel Khalife'yle Istanbul'da bulunduğu sırada Arif Sağ'ın da katıldığı bir söyleşi gerçekleştirdik. Bir mum yakmak... Khalife, Türkiye ve Lübnan'la coğrafi ve kültürel yakınlıktan kaynaklanan ortak nok- talara karşın zamanla yolların aynldığıru an- latıyor: "Bu konserier, kültüıier arasında bir pen- cere açılmasına neden olacak. Başlangıçta ortak yönleri olan kültürlerimizde yeni vol- lar, denemeler yapabileceğiz. Bugün dünya- mız karanhk bir gece yaşıyor. Biz de sanatçı- larolarak sözlerimizie değÛ, müziğimizle dün- ya insanlanna dostluk. banş mesajlannı ilet- mek istiyoruz. Bu karanhk geceyi yaşayan dünyamizda insanlara bir mum kadar da oi- sa bir ışık, bir umut yakmak istiyoruz." Kendisinı utla sınu-lamayan ve sayısız bes- tesi olan Khalife, Lübnan'da Doğu ve Batı kültürlerinin iç ıçe geçtiği bir ortamda bü- yümüş: "Bir Akdeniz ülkesinde dogdum. ama ben tek kültürlü değiKm. Sadece' Doğu ve Batı 'yı buluşruruyorum' demek alanı daraltır. Ben farklı yeriere bir pencere açıyorum. gördük- lerimi müziğe yansıtıyorum. Kültürler ara- sında açtığım pencereyi neden kapaüp per- deleri indireyim?" Doğulu müzisyen Marcel Khalife, Fransa ve Lübnan arasın- da gidip gelirken yaşamı neredeyse uçaklar- da geçıyor. Kendisini "Doğulu bir müzis- yen'" olarak tanımlıyor: "Dışandan birtakım kültürleri takh't et- mekten söz etmiyorum. Önce kendi kültürü- müzle halkunıza kendimizi sevdireceğiz. On- dan sonra diğer kültüriere yollannı açacağız. Ülkemin güneşi, dağlan. denizi, insanlan ba- na bu gücü veriyor. Benim müziğimde benim ülkemin, bölgemin, benim yaşamunın insan- lannın çevresini görürsünüz. Ben önce bu in- sanlara seslenirim, ondan sonra başka yer- ler aranm. Yaktığun mum başkalannı da ay- dmlaürsa muthı olurum." Başkaldınyı, isyanı yalnızca siyasi otori- teye değil, insaru kısıtlayan herne olursa ona yönlendirmek gerektiğini düşünen Khali- fe'nin isyan tanımı şöyle: "İsyan, bir masa- dan hoşlanmayıp ters çe\rip bir de nıasanm bu tarafinda yemek yiyetim demektir." Küreselleşme Khalife, küreselleşmenin tek tipleştirici bombardımanına karşı olduğu kadar top- lumlann içine kapanmasını da doğru bul- muyor: "Benim kültürümün çok derin kökleri var. Ama loprağın içinde kalmak zorunda değiL Ondan bir ağaç çıkıyor gökyüzüne doğru yükseliyor, meyve veriyor, rüzgâr esiyor, yap- raklan döküyor, yağmur yağıvor ıslanıyor. Değişikliklerin etkisinde kalıyor. Kimliğimi, kültürümü degiştirecekler diye şüpheci ol- maya gerek yok. Ben hayatta en önemli şeyin sanat olduğuna inamyorum. Arif Sağ bana güJ ve bülbülle ilgili bir parça çaldı. Sözleri- ni anlamadım, miiziği de tanıdık degildi ama ne anlartığını anladun ve onu paylaştım. Çe- viriye gerek yok, yol kendinden açıhyor. Sanat bu işte." yorum. Benim şarkımı diııleyenlerFîHstin'i dü- şünüyor. Onlann ısûraplanna bir sanatçı olarak ka- yıtsız kalamam. Ama bu müziğimin temel ta- şı değil. Müziğinı güzel olmalı. herkese hitap et- mdi. İnsanlar benim müziğimi dinlediği za- man ne demek istediğimi anlamalı. Müziğün ve çe%Tem sayesinde edindiğim yardımlaıia ıs- tırap çeken halklar için etimden geleni yapaca- ğım." Barış için... Ünlü fılamenko gitar sanatçısı Toma Trto ıle verdiği konserlerle kültürbuluşmalannın adı- mını atan Arif Sağ, Marcel Khalife'den sonra da değişik ülkelerden sanatçılarla çalışmala- nnı sürdürecek: "Türkiye ve Lübnan'da makam ve melodi geleneği ortak payda oluşturuyor. Makamla- nn farkhlıklannı ve biriikteliklerini ortaya ko- >an repertuvar kendiüginden ortaya çıkn. Ama- cımız. iki kültürün bir araya gelmesi, giderek dünyadaki var olan kültürel mozaiği birbiriy- le tanışurmak. Eğer dünyadaki kültürler birbirüerini tanır- sa bir insanlık dostiuğu yaraülır. Bu dosduk dünya barışuıa katkı getirir. Mü- zik insanlan anında duygulandırabilen, anın- da mesaj sunulabilen bir olgudur. Bu konser- ler belki dünya banşını getirmeyecek ama bir adımdır. Bütün dünyadaki müzisyenlerin, ken- dilerini eğlence müziğinden antarak, kese dol- durma' anlayışını bırakarak dünyada olanla- ra bakması lazım. Banşı kurduğumuz dünya- da ileriye doğru daha zengin daha güzel mü- zikler yapanz. Eğer müzik adamlanysak, toplumla diyalo- ğumuz daha çabuk kuruluyorsa. bu banş sü- recine elimizden ne kadar gelirse katkıda bu- lunmakyız. Siyasilerin yapamadığını müzik adamlarının yapması gerektiğineinannorum." K Arif Sağ: Amacımız, iki kültürün bir araya gelmesi, giderek dünyadaki varolan kültürel mozaiyi birbiriyle tanıştırmak. Eğer dünyadaki kültürler birbirilerini tanırsa bir insanlık dostiuğu yaratılır. Bu dostluk dünya barışına katkı getirir. Bu konserler belki dünya barışını getirmeyecek ama biradım... Unemli olan müzik Ahmet Kaya'dan da etkilendiği söylenen Khalife. "Asfur-Kuş" parçasmı Kardeş Tür- küler "Doğu" albümünde yorumlamıştı. Lüb- nan savaşının trajedisini yaşayarak savaşın hü- Marcel Khalife: Bugün dünyamız karanhk bir gece yaşıyor. Biz de sanatçılar olarak sözlerimizie değil, müziğimizle dünya insanlarına dostluk barış mesajlannı iletmek istiyoruz. Bu karanlık geceyi yaşayan dünyamizda insanlara bir mum kadar da olsa bir ışık, bir umut yakmak istiyoruz. zünlerini dile getiren Khalife, ünlü Filistinli ozan Mahmud Derviş'in şıırlennı besteledı: "Bir sanatçı önce güzel bir müzigin arayışu yaranlması için didinmelidir. Sanatçı bir siya- si hedef atarsa o hedef bir gün kaybolunca da- yandığı nokta kaybolur. Müziğimi yaparken ben gözlerimi kapaüp sırtımı dünyaya dönmü- iraz dudaklı Arap müziğinin "arabesk" müzikle kanş- nnlmaması gerektiğine dikkat çeken Sağ, mü- ziğin içinden çıktığı toplumu yansıttığını anlattı: "Bağlamamıçalarken etki alünda kalıpArap tarzı çalmaya başladığım anda bozulur. Kha- life de udunu bağlama gibi çalarsa kendi mü- ziğini bozar. Biz iki küitürün insanı olarak bir- birimiziasimileetmekgibi birçabaiçerisinegir- miyoruz. İki orijin müziği kendi orijini içerisinde su- nuyoruz, Ben bir türkü, de\1ş çalıyorsam, Mar- cel Khalife de kendi ülkesinin müziğini çalıyor, arada buluşuyoruz. Bizim topraklarda coğra- fi koşullanna göre elma, portakal üzüm üre- tilirken türkü sö\1enir. Se\ r dalısuıa "üzüm göz- lüm", "'elma yanaklım", "kıraz dudakhm" der. Lübnan'da ne varsa müzik onun üzerine oluşturulur. Müzikleri yan yana getirilirken halklann duygulannı çarpıtmadan. bir araya getirip duy- gu bütünlüklerini \ akalamalıyız. Bugün Fih's- tin'de savaş ve kan var. Komşumuza haksız bir saldm>apıldı. Bütün annelerin acısı aynıdır. Bi- zim yapacağımız, müzikal anlamda acılan, ya- şamı herkesin algıladığı biçimde ortaya koyup, oradan çıkan mesajı halklara anlatmaknr." Rüzgârlan 40yüdırdfomedi Birçokgrup tarihe karıştı, Rolling Stones hâlâ dimdik ayakta, gençleri peşinden sürüklüyor Çeviri Servısi - Onlarla aynı yıllarda yola çıkan birçok grup ya parçalandı ya da tari- he kanştı. Ancak, onlar 40 yıldır hâlâ rock müziğin yaşayan efsaneleri olarak gösten- lıyor. Hem de 50'li yaşlann sonuna. 60'la- nna gelmelerine rağmen 20'lik genç kız ve delikanlılar tarafından. Kim mi bunlar? Bir- çoğunuz sorunun yanıtını yukandaki sa- tırlan okurken verdi ama.. emin ol- manız için söyleyelim. Rolling Stones... İngiliz Sunday Times gaze- tesinde yayımlanan röporta- ja göre ego çahşması yaşa- salar da bir bütün oldukla- nnı düşünmeleri grubun var- lığını bugüne sürdürebilme- sinin asıl nedeni. 1970'lerin sonunda gitarist Keith Richards ın yaşadığı uyuş- turucu sorunu dünyaca ünlü grubu zor sürece soktu. Bir otel odasmda polis tarafından yakalanıp yargılanması ise iş- len daha da zorlaştırdı. "Bir an her şeyin bittiğini sandım, hem ailemi hem de gru- bumu nıah\ettiğimi düşündüm" diyen Ric- hards, görme özürlülere verilecek bir kon- serle hapis yatmaktan kurtuldu. Ancak, bu süreç 1980"de "EmotionalRes- cue" albümü için stüdyoya girdikleri dö- nemde başlayan Mkk Jagger-Keith Ric- hards çekişmesinin başlangıcı oldu. Richards her ne kadar kendıni toparlamış da olsa daha sorumlu bir kişilik olmaya ka- rar veren. alkol ve uyuşturucuyla arası iyi olmayan Jagger'ın yeni tarzına alışamadı. Ikı- lı sürekli kavga etmeye başladı. Ronnk VVood bu süreci "Ben sürekli ara- lannda kalryordum. Keith, Mick'in yapöğı bir iş için Ne kadar kötü olmuş' diyor sonra ise Mick banagehp Keith'innesi\ar, yaptığunın nesi yanlışmış' diyordu.. sonra yine Keith gelip "Siz ikinız ne kayna- tıyorsunuz" diyordu" şek- linde anlatıyor. Charlie Watts ise Jagger ve Richards arasındaki so- runlu dönemin grubun sonu- nu getirmek üzere olduğunu an- latıyor. Anlattıklanna bakılırsa, Mick Jagger bir gün Ronnie Wood'a "Keith ben- den nefretediyor, benimle konuşmuyor" de- dığınde \Vood, ~Bulunduğun yerin telefo- nunu ver, 15 dakika içinde Keith'e seni arat- tıracağun" diyor. Ve telefonda birbırlerine ıçini döken ikili her ne kadar kavga da etse- ler özünde kopamayacak iki arkadaş olduk- lannı anlıyorlar. Böylece birkaç yıllık ara- dan sonra Rolling Stones hiç kopmamak üzere kenetleniyor. 40 yılm sonunda enerjilerinden hiçbir şey kaybetmeyen grup üyeleri gençleri peşinden sürüJdemeye devam ediyor. Şilili grup ilgiden memnun Inti-lllimani İstanbul'la sözleştiHarbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda geçen hafta Latin Amerika'nın geleneksel ezgıleriyle harmanladıklan müzikleriyle izleyicilere unutulmaz bir müzik gecesı yaşatan Şilili Inti-lllimani grubu, Türkiye'den "tekrar gelmek üzere" aynldı. Intı-Ilhmani'nın 1967'de temelıni atan Horacio Duran \e Jorge Coulonla bırlıkle Marcelo Coulon, Efren \lera, Daniel C antillana. Manuel Merio, Cristian Gonzalez ve Juan Flores'ten oluşan grup Istanbul'dan gıtmeden sorulanmızı yanıtladı. Açıkhavadamüthl$biretkl bıraktınız. Seylrcl slzl nasıl etklledl? îstanbul konsen, bızim son yıllarda yaşadığımız en güzel anlardan biriydi. 'ŞiH'de gördüğümüz destekten hiçbir farkı yokru' diyebiliriz. Muhteşem, hareketlı ve ne ıstediğuıı bilen bir dinleyici kitlesı vardı. Bizı çok heyecanlandırdı. Hatta kitle o kadar güçlüydü ki, programımızın son şarkısı olarak Venceremos'u, o inanılmaz istek \e güçle binlerden oluşan bir koro şeklinde birlikte söyledik. Bize armağan edilen sazlarla, diğer sanatçı dostlarla. izleyicıyle çok güzel, hafızalardan silinmeyecek bir resim vardı. Mutlaka bir daha geleceğiz ve tekrar Türkiye'de buluşacağız. Türklye'de birçok grubu ve sanatçıyı etklledlnlz... Biz 1966'dan bu yana yaptığımız müzikte toplumun sevinçlerini. sevdalannı, hüznünü, antidemokratik baskılann kişi ve toplum üzerinde yarattığı sorunlan dile getiriyoruz. Yaşadığımız topraklann sosyal, ekonomik, kültürel gerçekliklerinı müziğin evrenselliği ıle buluşturmaya çahşıyoruz. Şarkılann kıtleler tarafından kucaklanmasındaki en önemli ölçüt, sizin sanatsal olarak toplumun beklentilerinı yansıtıp yansıtmadığınızdır. Müzlğlnlzde 36 yıldır neler değlştl. İlk günlerin İsyanı artık yok mu? Daha çok enstrüman daha çok şarkı var ama, temel düşüncemız aynı. Bir ağaçtık. kocaman bir ormanımız oldu ve koşmak artık daha zevkli. O zamanlar devrimcı ideallerimiz vardı. Müzik sadece toplumsal mücadelenin değil, tüm yaşamın bir parçasıdır. Her şarkıda "mutlaka bir şeye muhalefet edilmesi gerekir' dıye bir şey söz konusu değildir. Toplumlar sadece muhalefet etmez! Aynı zamanda sever. neşelenir, hüzünlenır. Polltlka, müzlğlnlzden aynldı mı? Sanat, insana dair her şeyi içerir. Sanatla politika arasında bir çizgi koymak saçmadır.JuHo Iglesias da polırik bir sanatçı. Iglesias'ın da hayat üzerine bir görüşü var ve apolitik olmak da çok güçlü bir politik duruştur. Politik şeylerin sanatsal ıfadesini anyoruz v e sanatçı olmanın da farkı budur. Slogan şarkılar da güzel olabilir. Artık öyle şarkılar yapmıyoruz ama, "El Pueblo Unido Jamas Sera \encido" buna örnektır. Sanat için buluşacaklar Adını Bodrum Yanmadası'na yerleşen ilk kavim olan Lelegler'den alan Leleg Enstitüsü, "Sandrnı Leleg" adıyla "ITuslararası Çağdaş Sanat Araşürma Projeleri"ni Yalıkavak'ta başlatıyor. 7 Eylül'e kadar sürecek "Sandım Leleg" projesiyle çağdaş sanat, performans sanatlan üzerine dijital sanatlar. yeni teknolojiler, film, video. heykel, tasanm ve yeni kuşak sanatçılann deneyımlerini doğrudan etkileyen sosyal ve kültürel kuramlar üzenne odaklanjlacak. "Sandım Leleg" projesine, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerindenpek çok sanatçının yanı sıra Türkiye den Dhan Berlc, Latife Tekin; Beklan Algan, Tijen Savaşkan Gedik, Semra Tamyürek: Ethem Özgü\en, Necati Sönmez; Ahmet İğdirligiL Köken Ergun, Aydın Teker, Mustafa Kaplan, Filiz Sızanü katılacak. Aynca Nezih Cnen Anadolu'nun kayıp şarkılan konusunda süren film çahşmalannı ve Naz Erayda ise "Kesişmeler" adlı v ıdeo projesini gösterecek. Katıhmcılar çahşmalannı 29-30-31 Ağustos tarihlerinde köy kahvelerinde. sarnıçlarda, ınternet cafelerde, Sandıma ve Gökçebel köylerinde, Gümüşlük Akademisi'nde ve açık alanlarda izleyicilere sunacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog