Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 22 AĞUSTOS 2003 CUMA 14 J V L J L l L J 1 \ kurtur@cumhuriyet.com.tr Muhammet Şengöz 9 egöre karikatür, tepkinin en hızlı verilebildiğisanat dalı Beyniyle,yüreğiyleçiziyorGAMZE AKDEMİR Özgür Kocaelı Gazetesi'nce çıka- nlan bir karikatür albümü 'Çizdim- gitti'. Çizeri MuhammetŞengöz, Mar- mara Ünnersitesi Güzel SanatlarFa- kültesi Grafik Bölümii mezunu. Pro- fesyonel anlamda ilk karikatürü 1979 "da Gırgır'da yayımlanmış. Şen- göz "ün ulusal ve uluslararası yarış- malarda 56 ödülü var. Başlıcalan Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Armağanı (1985 ve 1989'da mansiyon. 1991'de birinci- lik), 4. Ankara Film Şenliği Başan Ödülö (1992), Nehar Tüblek Kari- katür Yanşması'nda mansiyon ve Karikatür Vakfi Yıhn Karikatürcü- süÖdüJü(1995). 2001de 'Orada Kimse \ar mı?' adlı, deprem kankatürlennin yer al- dığı ıkinci kıtabıru çıkaran Şengöz 1994'ten bu yana Kocaelı Kültür Mü- dürlügü'ne bağlı olarak kurulan Fik- ret Mualla Resım Atölyesi'nde güzel sanatlar fakültelerine öğrenci yetiş- tiriyor. Karikatür ve resim çalışma- lannı tzmıt'teki atölyesinde sürdü- ren sanatçı Özgür Kocaeli gazetesi- ne de günlük kankatür çızıyor. 'İçlmden gelenl çlztiim' -Önceki kitaplannızdan ve karika- tür sanaüna vaİdaşımınızdan sözeder misiniz? Bir sanatçı olarak karika- türe nasıl yaklaşı\orsunuz? Karika- türlerinizde sanki bilinçlice seçilmiş ve güçlendirilmiş dobra bir yaklaşım dikkat çekiyon.. MUHAMMET ŞENGÖZ - İlk kı- tabım Kankatür Vakfı'nca 1995'te 'Yüın Sanateısı" seçilmemin ödülü olarak yayımlandı. Bugüne kadar al- dığım ödüllü karikatürlerden derle- nen bir seçki özelliği taşır. 'Orada Kimse Var mı?' adlı ikıncı kitabım ise 17 Ağustos depremınde yaşadık- lanmın çızgıyle belgelenmesidir. Ya- şadığımız acılar karşısında akıl ve ruh sağlığım yerindeyse, bunu çizdi- ğim karikatürlere borçluyum. Karikatür tepkinin en hızlı verile- bildiği sanat dalıdır. Kendı yaşadık- lanmı, hissettiklerimi, kızgınlıklan- mı çizdım hep. 'Sahici olnıak', 'sa- mimi olmak' olmazsa olmaz koşul- dur benim ıçin. Basmakalıp bir çiz- gim ve düşüncem olsun istemedim hiç. Değışenlerde değişmeyeni yani özü yakalamak ve kavTamak. kendi sınırlanmı zorlamak isterim. Bey- nimle, yüreğimle, etimle, kemığim- le hissetmediğim şeylen çizemiyo- rum. Her şeyin baş döndürücü bir hızla tepetaklak edildiği ve tüketildiği bu zamanda görünenı, bize göstenlmek isteneni değil, görünmeyeni; söyle- • "Kendi yaşadıkJanmı, hissettikJerimi, kızgınlıklanmı çizdim hep. 'Sahici olmak', 'samimi olmak' olmazsa olmaz koşuldur benim için. Değışenlerde değişmeyeni yani özü yakalamak ve kavramak, kendi sınırlanmı zorlamak isterim. Beynimle, yüreğimle, etimle, kemiğimle hissetmediğim şeyleri çizemiyorum." nenleri değil, söylenmeyenleri çiz- mekti hedefim. Sanatçınan bir duru- şu olmalı. "Dobra" yaklaşımınıza katılıyonım. Içımden geleni çizdim ama 'kabalaşmadan', estetık yanını da göz ardi ermeden... - Bölünı başhklanndan yola çıka- rak farkb biçemJerde. anlatun türie- rinden evrilen bir özgünlük de sanat- severieri farkh açıbmlaıia buluşruru- yor. 'Geometrik Yaşamlar' başhkb bölümde eleştirel doku şüreti bir bi- çimde yansırken," Savaş' başlıkh bö- lümdeyse doğrudan konunun nıer- kezindeyiz. Keza Aşk'ta çileli yolla- nn iabirentierinde dolaşıyor,' Dığer'de yaşamın dehlizlerinden harmanla- nan öykülerin, toplumsal, siyasal, ki- şisel öykülerimizin izini sürüyoruz. •Savaş. daha çok çlzmeye Ittl' ŞENGÖZ - {kı yıldır Özgür Koca- eli gazetesinde 'Çizdimgitti' adlı kö- şemde yayımlanan karikarürlerden seçilerek oluşturuldu bu kitap. Filis- tinli bir çocuğun babasının kûcağın- da vurulmasını ızledığımiz görün- tüyle başlayan savaş karikarürleri, Amerika'nın Irakı ışgaliyle beni da- ha çok çizmeye ıtti. 'Savaş' başlıkh bölümde kendini- zı konunun merkezınde bulmanız do- ğaldır ve dogru olan da budur. Top- lumlarda kitlesel ölümlere ve yıkım- lara neden olan savaşın vahşetını 'eve- leyipgevelemeden, yan çizmeden' çız- mek gerekır. Herkes acı çekerken do- ğanın güzelliklerinden dem \-urmak. aşka kıyısından da olsa ilişmek de yi- ğitliktır bazen. 'Geometrik Yaşamlar' ve 'Aşk' ka- rikatürlen de her gün savaş, yerel ve küresel sorunlan çizmenin getirdıği sıkılmalar, bıkkınlıklar sonucu ola- rak görülebilirler. 'Geometrik Ya- şamlar' başlıkh bölümde eleştıriyi şifreli bir biçimde 'gizli bir dil' kul- lanarak yaptığımı çizimler oluştuk- tan sonra fark ettim. Rahatlamalar- da öylesine çiziktirdiğim şeylenn bir oyun haline dönüştüğünü görünce keyiflendim. Ozgürlük alanımı daha da genişlet- tim ve ızleyiciyi de oyununıa ortak etmeye karar verdiğimde seri çizim- ler oluşru. Anlaşılamamak gibi bir sorunu yanında getırse de yaratma- nın getirdiği mutluluk yeter bana. Barenboim ve orkestrası Filistin ile İsrail'in dostluğu için çalacak Rabat 'ta barış konseriSEVtL/İSPANYA (AFP) - Piyano sanatçısı ve orkestra şefi Daniel Barenboim ın yönettiğı \Vest-Eastern Divan Orkestrası, bu pazar ilk kez bir Arap ülkesınde. Fas'ın başkenti Rabat"ta Mohamed V Salonu'nda konser verecek 80 Arap ve İsrailli sanatçıdan oluşan Barenboım'ın orkestrası. konserde, Ludvig Yan Beethoven'ın '3. Senfoni'sı ile \Volfgang Amedeus Mozart'ın 'Üç Piyano İçin Konçerto sunu seslendirecek. Barenboim, konser vermek ıçin Fas'ı seçmelennin nedeninı şöyle açıklıyor: "Fas, her dönem. Filistin ve tsrail arasında banş şartlannuı sağlanması ve güçlenmesi için en fazla çalışan Arap ülkelerindendir 'Ban - Dofu Dhanı Orkestrası'nı da içeren aynı adlı proje, yöneticilen arasında Fas ve Ispanya Krallannın da bulunduğu 'Üç Kültüriiyle Akdeniz Vakfl' tarafından gerçekleştiriliyor. Orkestranın kurulmasına destek veren Filistin kökenli yazar Edward Said. bu konserlerin, Filistin ile îsrail arasında dostluk ve banşın sağlanmasına katkısı olacağını umduklannı behrtti. Geçmiş dönemlerde dünyanın önde gelen klasik müzik orkestralannın şefliğini yapmış olan Barenboim, halen farkJı orkestralarda çeşıtli görevler alıyor. 1991 yıhnda Georç Solti'nin ardından Şikago Senfoni Orkestrası'nın müzik yönetmenliğini yapan Barenboim, 1971-73 yıllan arasında da îsrail Festivalf nin yöneticisiydi. 1992 yılındanbu yana Berlin'de Staatsoper Unter den Linden'in müzik yönetmeni de olan sanatçı, 2000'de, bu kuruma bağlı oda orkestrasının 'yaşam boyu baş orkestra şefi' seçıldi. Barenboim'in yönetecegi VV'est-Eastern Divan Orkestrası'nda 80 Arap ve İsrailli sanatçı \ar. Kimi dergilerin yayına ara verdiği ağustosta okurlar tatile çıkmayanlarla yetinmek zorunda kaldı Yaz geldi, yazın dünyasına rehavet çöktii HÜRRTVTT YAŞAR Yazın-sanat dergilerinin ağustos sayılan, Semih Gümüş'ün Millıyet Şanafta yer alan "yaz" konuiu denemesinin girişindekı "Yaz başladığında yavaşlama> a başlar hayat" riını- cesini doğruluyor. Kımi dergılerin içlerine de yansıyan yaz gevşemesı. bu ay gazeteye ula- şan dergilerin sayısındaki belırgın azalmamn da nedenı olmalı. Edebiyat ve Eleştiri'de. haziranda yitirdiği- miz eleştirmen Hüsejin Cöntürk anılıyor. Ah- metYüdız, ErdalÖz'le "DefterimdeKuşSes- leri" üzerme söyleşırken; Gökhan Cengizlıan Şı\as yangmına bakışımızdaki olumsuzluk- lan anımsatıyor. Erkal Tülek, Murat BayTa- moğlu, Beyhan Sipahi"nin öykülerinin de bu- lunduğu E>rensel Kültür de Cevdet \üceer, "edebh atımızda yergi şiiri ve Can Yücel" ko- nusunu ışlıyor. Söyleşiler, denemeler, eleştlrller E dergisinde yeni çıkan öykü kitaplan üze- rine Gaye Boralıoğlu \ e .Altay Martıyla, ro- manı üzerine İbrahinı Yıldınmla, "Anlamdan Anlatuna Türkçemiz" adlı dil kitabı üzerine MuhittinBilginle söyleşiler var. Hürriyet Ya- şar, Murat Gülsoyun "Oysa Herkes Kendisiy- leMeşgul" adlı öykii kitabını eleştirirken Me- tin Kaygalak da Metin Alöok'un şiirinde Bin- göl'deki öğrermenlikyıllannınetkilerini ince- liyor. E'nin öyküleri Şule Uysal, Demet Eşre- foğlu \ardar ve Cem Kaya'dan. Milliyet Sanat'ta Hasan Ali Toptaşın "an- latmasanatı". OsmanÇakmakçf nın "yazıile yazan" konulu denemeleri ve Osman Şahin'le bir söyleşi var. Süreyya Berfe ise geçen ay yi- tirdiğimiz Tomris Uyar'ın bir portresini çizi- yor. Tahir Abacı. denemesinde Kemal Bilba- şar'ın "Cemo" ve "Memo" adlı romanlanna da değinirken, ıMerdan Yanardağ. Hesene Mete'nin seçme öyküler kitabından ve Muh- sin Kızılka>r a"nın kitaptaki önsözünden yola çıkarak "Kürt edebfyaü var mı?" sorusunun yanıtını irdeliyor. tnsancıl'da CengizGündoğdu'nun eleşriri ko- nusu, "İki Genç Kızm Romanı"yla Perihan Mağden.tUıanYüce,PanaitIsrrari'nin"Min- ka Abla" ve JackLondon'ın "YananGün" ad- lı romanlannda "servetten annma" yönelişi- ni inceliyor. İsmetZeki Eyüboğlu'nun, lise- lerde divan edebiyatı öğreriminin yararsızh- ğını anlattığı Berfîn Baharda Orhan Bin- göl'ün denemesinin konusu, "Ma: .\nne kav- ramı". Metin Gü\ ı enın "Dü,Ajılam,İmge''ko- nulannı ışledıği Akatalpa'da Tahir Abacı, Os- man Serhat Erkekli, Altay Ömer Erdoğan, Fergun Özelli ve Mustafa Emre'den; yalnız- ca şiir yayımlayan minık dergi Başka'da Em- rah .Ahmok, Enver Topaloğlu, Seyhan Eröz- çeHk, Güven Turan ve Kadir Aydemir'den şi- irler var. Ayten Mutlu, Uğur Hacıhanefloğlu, Can Sinanoğlu, Alper Özbek, \'eşim Ağaoglu, Hüst'vin Düz'ün şiirlerinın bulunduğu Şür L1- kesi'nde SabriKuşkonmazda Mustafa Köz'ün "Ateş Bağı" adlı şiir kitabı üstüne yazıyor. Adana"da çıkan Aykırı Sanafta Öner Yağ- cı'nın okumak konuiu denemesi, Erkan Do- ğanay'ınCezmiErsözle "Anadoluedebiyaü üzerine" söyleşısi, Burhan Günelin Behzat Ay'ın günlükJeri üstüne bir değerlendirmesi var. Toplu felsefe yazıları Varhk'ta, felsefe yazılan dışında, FeyzaHep- çilingirler ve Nalan Barbarosoğlundan Tom- risUyarüstüne; DenizOzbe>ü'den Hüseyin Rah- mi Gürpmar'ın dınlere karşı duruşu üstüne ya- zılar; Ramazan Gülendam \ e Bahadır Sürel- linin. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar" adlı romam üstüne ortak yazılan; Nursel Duru- el'in >L Sadık Aslankara ile "Sığmak" adlı ro- manı üstüne; Levent Çalıkoğlu'nun Mehmet Ergüvenle "Gölgenin Ucunda" adlı deneme kitabı üstüne söyleşilen \ar. CengizBektaş,Oya Uysal, Ruşen Haklo, Cenk Koyaıncu, Hüseyin Atabaş'dan şıırlerin ve HandeÖğüt'ün öykü- sünün bulunduğu Varlık'ta İsmail Kaplan,Ge- orge Onvellin Halide Edip Adıvar tarafindan çevrilen "Hay\'an Çiftüği" adlı romanının Türkçede yayımlandığı soğuk sa\aş yıllann- daki .Amerikan etkilerini anlatıyor. 21. Dünya Felsefe Kongresi dolayısıyla bü- yük bölümünü felsefeye ayıran Adam Sanat, saklanacak bir özel sayı nitelıği kazanmış. Özel bölüm dışındaki yazılar arasında M. Sa- dık Aslankara, CemilKavukçunun u Dönüş" adlı romanını incelerken. Bertan Onaran da Metin Aydoğan'ın "Bitmeyen Oynn" adlı ya- kın tarih araştırmasmı tanıtıyor. YAZIODASI SELİM İLERİ Boğaziçi'ne Kim Dokundu? (2) Refik Halid Karay, "Vapur düdükleri" diye ya- zıyor, "akşamın hüznü ve kasveti içinde dağlan, koruları ne feci inletiyor ve ruha bu vahşet diya- nnda ne nüfuzlu biryas, ne kemirici birpas sarı- lıyor..." Sonra da asıl sebep: "Boğaziçi, o sahillere boğulmuş cesetlergibi vur- muş dağınıkyalıları, dağlannda yarasalar gibiasıl- mış köşkleri ve baykuşlan gibi kâh bu tarafta, kâh karşıda öten vapurlan ile birhüzün ülkesi olmuş... Boğaziçi bitmiş, harp Boğaziçi'ni bitirmiş! Zavallı Boğaziçi!" Harp: Umumi Harp. Zavallı Boğaziçi Umumi Harp'ten... Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk büyük yıkımlarla, yıkılışlarla yüz yüze gelir. Hemen ardından, yıllaryılı sürecek bir 'yeniden yapım' girişimi, Boğazıçi'nın asıl güzelliğinı, usul usul yok edecektir. "Kübist ve füturistmodalar"m buraya da sızarak, "arabesk ve oyuncaklı güzel- liği" çökerttiğini ileri sürer Refik Halid. Onagöre, 1930'larda, 'yen/'Bogaziçi, "ikitara- fına beton nhtım çekilmiş bir kanal; dosdoğru, dümdüz ve çok yavan bir su cetveli" olma tehli- kesiyle karşı karşıyadır. Refik Halid, yaşamı boyunca, Boğaziçi yazılan kaleme getirir. Bu yazıları zamandizinsel olarak iz- lemek, bize, Boğazıçi'nin alınyazısını saptama im- kânı sağlar. Biriddia ve biröneri: "Eskiliğin en çokyaraştığı veyeniliğin hiç de hoş- lanmadığı yer Boğaziçi 'dir. Orada çimento kalıbı modern inşaatı yasak edecek bir kanun madde- sini bakalım hangi zevk ehli ve tabiat sahibi dev- let adamımız başaracak?" (1939) 194O'lı yıllarda Boğaziçi asıl pitoreskini şurda burda korumaktadır. Ne kadar tahrip de olsa, re- sim, çizgi, siluet az çok yerli yerindedir. Çö'kük de olsa, yalılar durmaktadır. Otlar, yaban sarmaşıklarsarsada, bahçelervardır. Mermerars- lan ağızlarından sularfışkırmasa da, fıskıyeleri ku- rumuş havuzlar oradadır... Doğa, iyi kötü, nefes alıp veriyor: Korularda, ba- kımsız, budanmamış ağaçlar. Hatta kurumuş ağaç- lar. Ne var ki, yeni sürgünler gövermekte... Refik Halid, tam bu aşamada, Boğaziçi'yle ilgi- li -belki de- en şaşırtıcı önerıyi ilerı sürer: Boğazıçi'nin en seçme güzelliğinı, "zaten, haliçin- de daima mazi" kalmasına bağlamaktadır. "Insan sadece dünyanın en hayret verici tabi- at manzaralannı görmeye gitmez, eski zamanlan dayadiçin vesilebulur. Boğaz'dayalnızbugünün zevkisürülmez, biraz da dünkü hayatın, tarihinde keyfi tadılır." Resim, çizgi, siluet için son çözüm, Refik Ha- lid'e göre, Boğaziçi'nin olduğu gibi, son kılıç ar- tıklarıyla korunmasıdır. Mimariıkta kübizmı, o yeni modayı, damsızlık, şeh- nişinsizlik, cumbasızlık, sundurmasızlık niteleme- siyle tanımlayan yazar, kübik yalılı, kübik gazino- lu Boğaziçi'ni, "badana vurulmuş mozaik tavan ka- dar" çirkin görür. Semtlerin büyük çapta, yepyeni, boya kokusu üstünde bir onanm görmesi ya da yeniden ya- pımlar, işın aslı aranırsa, son kılıç artıklannı da te- melli yok etmekten öteye gitmeyecektir. "Boğaziçi şimdiki haliyle, olduğu gibi, yan ha- rap, yan mamur, yan mahzun, yan şen herzama- nından, her devrinden daha güzel, daha cazibe- lidir; onu bu şekliyle sevelim. Çok keser sesi, çok çimento kokusu istemez: Perileri kaçırmayalım!" (1939) Takvimde h Bırakan: "Kendi çağında okunmayan bir şair, gelecek- ten bir hayır ummasın." Nurullah Ataç, Söyleşi- ler, Türk Dil Kurumu Yayınları, 1984. Danny Hovvell Maslak Venue'de • Kültür Servisi - Dünyanın en iyi DJ'lerinden bıri olarak nitelenen Danny Howeil, son albümü "24 7'nin tanıtımı için bu akşam saat 22.00'de Maslak Venue"de bir konser verecek. 4 saat sürecek özel bir performans sergileyecek olan Houell'a DJ Tarkan eşlik edecek. 25 ve 30 milyon TL arasında değişen biletler kapıdan ve Biletix'ten sağlanabilir. (0 216 454 15 55) K Ü L T Ü R 0 Ç İ Z İ K K Â M İ L M A S A R A C I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog