Bugünden 1930'a 5,502,732 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 AĞUSTOS 2003 ÇARŞAMBA SAGLIK Diş sağlığı hizmetlerinin Avrupa'ya göre ucuz olması, yabancı hastalan cezbediyor DişiağnyanTürkiye'yeHastanede 'bebekler satriıyor' iddiası • DENtZÜ (AA) - Denizli II Sağlık Müdür Vekili Dr. Şalı Özcan, bir özel hastanede, "gayri mesru ilişkilerden doğan çocuklann para karşılığı ailelere satıldıgı" iddialanyla ilgili soruşturma başlatacaklannı bildirdi. Özcan, yerel gazetede Özel Sağlık Hastanesi'ndeyaşandıgı ileri süriilen ve "Skandal" başlığıyla verilen haberle ilgili olarak şunJan söyledi: "îddialararaştınlacak. Bunun sonucunda suç oluşturan unsurlara rastlanırsa, adli makamlara suç duyurusunda bulunulur. Ancak biz, ne hâkim ne de savcıyız. Bundan sonrası adli makamlann îşidir " Prol. Minarecrtfen 'bürokrasi' yakınması • İSTANBUL (AA) - tstanbul Tıp Fakültesi Nöroradyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özenç Minareci, beyin kanaması geçirmiş ve acil müdahale edilmesi gereken bazı hastalann tedavisi için gerekli bürokratık prosedurün uzun zaman almasından yakınarak, "Anevrizma nedeniyle reçete yazdığım ve 3 ay sonra 'malzemelerimi temın ettim' diye gelen hasta da var, hiç gelemeyen de..." dedi. Eğitim-Sen'den hastane protestosu • tstanbul Haber Servisi- Eğibm, Bilim, Kültür Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) tstanbul 2 No'lu Şube üyeleri. Üsküdar'da bulunan Validebağ Öğretmenler Hastanesi'nin ellerinden alınması girişimlerini protesto etmek amacıyla eylem yaptı. Hastane bahçesinde toplanan sendika üyeleri adına açıklama yapan şube yönetım kurulu üyesi Rıza Zeyrek, Türkiye'nin tek öğretmen hastanesinin kaynak sağlama gerekçesiyle gözden çıkanldığıru belirtti. Çocuklar ilaçtan' zehiıHenyor • BOLU (AA) - Çocuklarda zehirlenmenin en çok 2-3 yaş arasında ve erkeklerde göriildügü, en fazla da ateş düşürücülerin zehirlediği bildirildi. tzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekim Yardımcısı Çocuk Sağlığı ve Hastalıklan Uzmanı Dr. Ahmet Gökalp, "Çocuklar en fazla paracetamol içeren ateş düşürücü ilaçlardan zehirleniyorlar. Bunun nedeni, bu ateş düşürücülerin kullanım sıklığı ve kullanıldıktan sonra çocuğun erişebileceği yerlerde bulundurulması" dedi. Sıcaklarm faturası müdüre çiktı • Dış Haberier Servisi - Fransa Sağlık BakanJjğı Genel Müdürü Lucien Abenhaim, aşın sıcaklar yüzünden binlerce kişinin ölmesine bağh olarak kendisine yöneltilen • eleştirilerin ardından görevinden istifa etti. "Görevi ihmal" suçlamalannı haksız buldugunu belirten Abenhaim, felaketin gerçek sonuçlannın ortaya çıkmasının ancak bağımsız bir araştırma sonunda mümkün olabileceğini söyledi. Aizheimerlı sayısı artacak • Çeviri Servisi - Insanlık, uzun yaşamanın yollannı ararken 80'li, 9O'lı yaşlara gelmenin olumsuz yaru olduğunu savunanlar da var. ABD'de sağhklı yaşlanma üzerine çalışan Rush Enstitüsü'nden bilim adamian önümüzdeki 50 yıl içinde, ülkedeki Alzheimer hastalanrun sayısının üç katına çıkacağını iddia ediyor. Buna göre ülkede 50 yıl sonra 16 milyon Alzheimer hastası olacak. BBC'nin internetteki sitesindeki habere göre. tngiliz bilim adamian kendi ülkelerindeki arhşın yüzde 150 olacağını tahmın ediyor. WecHs'te43 hekim çafcşıyor • AıNKARA (AA) - TBMM kampusu içinde bulunan eski ve yeni milletvekilleri ile ailelerine hizmet veren "TBMMBaştabipliği"nde, 43'ü hekim 115 personel görev yapıyor. TBMM Başkanı Bülent Annç, AKP Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'ün yazılı soru önergesini yanıtladı. Buna göre, TBMM'de dördü geçici görevli, ikisi sözleşmeli 16uzmanhekim, 12 pratisyen hekim ile biri geçici görevli, üçü memur kadrosunda 15 diş hekimi görev yapıyor NECDETÇALIŞKAN Diş hekimliği ile ilgili hızmetlerin büyük bir bölümünün özel muayene- hanelerde verildiği Türkiye'de, halk gerek alışkanlıklar gerekse de maddi güçlükler nedeniyle ağız ve diş sağlı- ğını yeterince önemsemese de Türki- ye'deki diş hekimliği hizmetlerine ya- bancılann taiebi gittikçe artıyor. Türkiye'de normal bir diş hekimi muayenesi 25 milyon liradan başlar- ken, dolguda ve diş çekiminde en dü- şük fiyat 50 milyon lira civannda. Diş sağlığımn en ciddi ve en pahalı alanı olan protezde ise asgan maliyet 500 mih/ona çıksa da, bu rakam Avrupa Bir- liği ülkelennin üçte birinden daha dü- şük bir seviyede bulunuyor. Türkiye daha ucuz Avrupa'yla karşılaştınldığında diş sağlığı hizmeti ücretlerinın düşük ol- ması, özellikle yurtdışında yaşayan • Sağlık turizmi konusunda Türkiye'de ortalama bir diş hekimliği hizmetinin Avrupa ülkelerine oranJa yüzde 25 ile 30 arasında ucuz olduğunu belirten Türkiye Diş Hekimleri Birliği Başkanı Yıldınm, 2001 krizinden sonra diş hekimliği hizmetlerinde hiç zam yapılmadığına dikkat çekti. Türk vatandaşlan başta olmak üze- re yabancı turistlerin tedavilerini yapmak için Türkiye'yi tercih et- tnesine yol açıyor. Meslek odalan ile diğer ilgili ku- rumlar, diş hekimliğinde yabancı- lann ciroya katkısına ilişkin istaris- tiki bilgi veremese de Türkiye'ye il- ginin hızla arttığına dikkat çekiliyor. Sağlık turizmi konusunda, Tür- kiye'de ortalama bir diş hekimliği hizmetinin Avrupa ülkelerine oran- la yüzde 25 ile 30 arasında ucuz ol- duğunu belirten Türkiye Diş He- kimleri Birliği Başkanı Celal Kor- kut Yüdınm, "Ücretlerin düşük ol- ması vurtdışmdan tatiUni geçirmek için gelen gurbetçüeri, sağlık sorun- lannı burada gidermesi yolunu seç- meye yönlendirijor" dedi. Türkiye'de 2001 krizinden sonra diş hekimliği hizmetlerinde hemen hemen hiç zam yapılmadığına dik- kat çeken Yıldınm, AB'ye üye ül- kelerde devletin sağlık alanındaki desteğinin giderek azalmasırun özel- likle protez için Türkiye'ye olan ta- lebi arttırdığının altını çiziyor. 'Yasal boşluklar giderilmeir "Sağhk turizmi" olarak adlandı- nlan söz konusu sürecin dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğine de- ğinen Istanbul Diş Hekimleri Oda- sı Genel Sekreteri AB Güriek ise yurtdışmdan Türkiye'ye veya Tür- kiye'den yurtdışına gerçekleştirilen hasta transferleri konusundaki ya- sal boşluklann giderilmesi gerekli- liğini işaret ediyor. Otel müşterilerien çokbitki banvolan, maskelerve çeşrtü masajlan talepediyor. 'Sağlık turizmi'ni tercih eden oteller, müşteri sıkıntısı çekmiyor Keyifve saghk bir arada GURSUKUNT ANTALYÂ - Alternatif tunzm se- çenekleri arasında yer alan sağlık tu- rizmi giderek daha çok tesis tarann- dan tercih ediliyor. Özellikle \iicudu bedensel ve ruhsal açıdan güçlendir- diği belirlenen deniz suyu ve çeşitli masajlar, tesisleri bu alanda uzman- laşmaya doğru yönlendiriyor. Sağlık turizmini ön plana çıkaran otellerden biri olan Antalya'daki IC Green Pa- lace ise birbirinden farklı özellikler taşıyan masaj yöntemleri ve hamam- larla hizmet veriyor. Otel Sağlık \e Güzellik Merkezi yöneticisi Üker Baybay, sağlık turiz- mine yönelik uygulamalannın başın- da Türk hamamlannın geldiğini be- lirterek, "Bin yıü aşkın süredir uygu- lanan Türk hamamımn bağışıkhk sis- temini güçlendirdiği übben kanıüan- <h" dedi. Hamamda uygulanan kese- nin vücutta binken zehirli maddele- rin atılmasını, kan dolaşımının dü- zenlenmesini, derideki siyah nokta ve lekelerin yok edilmesini sağladı- ğına, deriyi yumuşahp kalıcı bir bronz- luğa da yardımcı olduğuna dikkat çe- ken Baybay, otelde uygulanan sağlık ve güzelliğe yönelik diğer sistemle- ri ise şöyle sıraladı: Anti stres masaji: vücudun enerji akışının düzenlenmesini sağla- • Alternatif turizm seçenekleri arasında yerini sağlamlaştıran 'sağlık turizmi' giderek daha fazla tesis tarafından tercih edilirken, müşteriler de otel yöneticileri de hayatlanndan memnun. yan, soft bir masaj. Aromaterapi masaji: Bitki- lerin kök, çiçek ve yaprak bölümlerin- den elde edilen safve uçucu yağlarla yapılıyor. Bu masaj, kan dolaşımı ve organizmayı rahatlatıp dış etkenlere karşı cildin direncini arthnyor. YÜZ masajlrYüzdekı kınşıklık- lan açmak için uygulanıyor. Anti selülft masaji: vücutta selülite yol açan lokal ödem ve tok- sinlerin atıhnasını, dolaşım sistemi- nin düzenlenmesini sağlıyor. BKM banyolan: Papatya, lavan- ta, kekik gibi bıtkılerle yapılan ban- yo, sinir sistemi üzerinde aktif etki- İer yarahyor, antiseptik özellikler ta- şıyor ve stresi azaltıyor. Balİ Masajl: Balı yağı ile kanş- tınlrmş üzüm, gül, yasemin ve ylag esanslanyla yapüıyor. Strestenkurtul- mak ve kaslan gevşetmek için tercih ediliyor. Mavl deniz tuzuayinl: özel bir Uzakdoğu yöntemi. Vücuda do- ğal deniz suyundan çıkanlan tuzun sü- riilmesiyle başhvor. Celenekseİ Roma Masaji: Eski Roma kral ve kraliçelerinin kul- landığı doğal cilt bakım seramonisi. Stres ve dış etkilerden yıpranan cil- din, bal ve süt kanşımıyla yapılan masaj sayesinde yenilenmesini sağ- lıyor. ENİARAŞTIRMA Ağn kesiciy Parkinson riskini azalttyor CfflCAGO (AA) - ABD'de Han-ard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan kapsamlı bir araştırmada, reçetesiz sahlan ağn kesicilerin Parkinson hastalığı riskini azaltabildiği saptandı. Haftada en az iki kez iboprofen veya naproxen olarak bilinen ağn kesicileri alanlarda, bu ilaçlan kullanmayanlara oranla, Parkinson hastalığı riskinin yüzde 45 inebildiği gözlendi. Uzmanlar yine de risk grubuna ağn kesicileri sahk verebilmek için erken olduğunu belirtti. 142 bin 902 sağlık çahşanı üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin son 10 yıllık sağlık durumlan, nonsteroidal (NSAIDS) olarak bilinen ilaçlan kullanma alışkanlıklan araştınldı. 30-75 yaşlan arasındaki denekler, ibuprofen, indomethacın, naproxen, diflunisal ve aspirin kullanıp kullanmadıklannı ya da hangı aralıklarla kullandıklannı bildirdiler. Aspirin de etidli Araştırma sonunda, haftada iki kez NSAIDS ilaçlan kullanan deneklerde Parkinson hastalığı oluşma riskinin, yüzde 45 daha az olduğu belirlendi. Haftada iki veya daha fazla aspirin kullanan deneklerde de Parkinson riskinin inebildiği gözlendi. Aratırmayı yapan doktorlardan Honglei Chen, ağn kesicilerin Parkinson hastalığında görülen sinir hücreleri dejenarasyonu üzerinde etkili olduğunu düşünüyor. Araştırmacılar, NSAIDS ılaçlann aynı zamanda mide ve bağırsakta kanamaya yol açarak bazı diğer sorunlar doğurabildiğine de dikkat çekti. Uzmanlar, sonucun Parkinson risk grubu için büyük bir umut olduğuna değindi. Araştırmayla ilgili rapor, Archi\es of Neurology adlı dergide yayımlandı. Sanal anjiyografi tekniğiyle, damarlann durumu zahmetsizce görüntülenebiliyor Kalbinize şöyle bir bakalım mı?Dr.MEHMETERTLfRK Beni aradıklannda sorun çözülmüş- tü aslında. Bir şirkette orta düzey yö- nerıci olarak çalışan arkadaşımMurat, efortestinı tamamlayamamış, fenalaş- mış ve acil olarak anjiyografiye alın- mıştı. Beni arayan eşiydi ve Murat'ın daralmış kalp damanna "stent" yerleş- tirildiğini haberveriyordu. Doktoriar isa- betli birkarar\ermişlerdi. Testın yapıl- dığı merkezın tam donanımlı olması da büyük bir şansh elbette.. O an aklıma iki-üç ay önceki konuş- mamız geldı. Murat bana koroner ar- ter hastalığının tam olarak ne anlama geldiğini sormuştu. Ben de basitçe kal- bi besleyen damarlann tıkanması ne- denı ile İcalp kasının oksijensiz kalma- sı durumu olduğunu söylemiştim. Ai- lesinde kalp hastalığı olanlann, kanında lipit düzeyi yüksek bulunanlann, sigara içenle- rin, yüksek tansiyon hasta- lannın ve aşın alkol tüke- tenlerinriskalrında olduk- lannı da eklemiştim. As- / lında listeyi daha da uza- / tabilirdim. Ama bu bile / Murat'a yetmiş ve biraz ^ düsündükten sonra "Buişm bir fılnıi falan yok rau?" demişti. Tam anJatmaya baslayacakken araya birile- ri girmiş konu dağılmıştı. Kalp damarlannın ne durumda ol- duğunun önceden tespit edilip edile- meyeceğinin birkaç yıl öncesine kadar tek yolu anjiyografi idi. Yani bacağı- nızdan ya da kolunuzdan bir atardama- ra iğne ile girilmesi, sonra o iğne üze- rinden kateter adh ince hor- tumlar ile kalbinize ulaşıl- arak damarlann ilaçh fılm- lerinin çekilmesi. Günü- müzde ise durum biraz daha değışik Geçen ya- zımda bahsettiğim mul- tislice BT (çokdılimli bıl- gisayarlı tomografı) kal- bin "sanal anjiyografisi- ni" çekebilen bir tekno- lojiye sahip. Multislice BT ile gerçek- leştirilen sanal anjiyografide sıfir risk ile kalp damarlannız görüntüleniyor. Siz sadece yatıyorsunuz ve alet kal- binizin fılmini çekiyor. Herhangi bir sorun yoksa 10-15 dakıka ıçerisinde gi- yinip dışan çıkmış oluyorsunuz. Birso- run tespit edildiğinde ise tetkik için değil tedavi için anjiyografi oluyorsu- nuz. Murat'ın sanal koroner anjiyogra- fısini çekmiş olsaydık, damanndaki tı- kanıklığı görecek ve onu gerçek anji- yografiye sakince yönlendirebüecektık. îşlem şu anda biraz pahalı. Bunun ne- deni de multislice BT'lerin ileri tekno- loji ürünü cihazlar olması. Ama işle- tım giderleri çok düşük. Bir kez kurul- duktan sonra binlerce kişiyi tarayabi- lecek potansiyelleri var. Multislice BT'ler Türkiye'de hastaneleregirme- ye başladılar artık. Dediğim gibi bun- larpahalı cihazlar ama emin olun yurt- dışından aldığunız doğalgazdan daha pahalı değiller. Çözüm aslında hep ay- nı: Kaynaklann akılcı ve planlı kulla- nılması. Konu insan sağlığı olduğun- da bunun önemı çok daha artıyor. mehjneterturk@superonline.coin AVRUPA'DAN GURAY OZ Gerginlik Politikaları YaJnız Türkiye'nin derdi değil, Almanlar da Irak'tan yana dertli. Avrupa Birliği'nin büyükleri "nasıl et- sek de şu Iraktaki paylaşımın dışında kalma- sak, oradaki 'hakkımızı hukukumuzu' yeniden elimize afsak" derdindeler. Alman halkı ise tıpkı bizim gibi "Irak bataklığına askerierimiz gitsin mi, gttmesin mi?" sıkıntısında. Başbakan Gerhard Schröder'in "Hiçbir şekilde Irak'a asker git- meyecek" lafı çok inandıncı gelmıyorolmalı ki, tar- tışma TV kanallarından, gazete, dergi sayfalann- dan inmiyor. Yapılan son araştırmalara göre Almanlann yüz- de 32'si Irak'aaskergönderilmesine kesinlikle kar- şı. NFO Infratest'in, DerSpiegel için yaptığı araş- tırmada, Almanlann yüzde 41 'i Birieşmiş Milletler'in karar alması koşuluyla asker gönderilmesinden yana görünüyor. Yüzde 11, NATO şemsiyesi ve ka- rarını şart koşuyor. Yüzde 12 ise bizdeki "arnan fırsatı kaçırmayalım, 1 Mart'ta birhaKettik, bir daha etmeyelim" takımındandır. • • • Türkiye 1 Mart'ta savaşa katılmayı ve ortak ol- mayı reddetti. Iktidar, ABD'ye sınırlı bir destek ver- mekle yetinmek zorunda kaldı. Sonuç Türkiye'de- ki Amerikan muhiplerini, çıkarlannı bu savaşa bağ- layan sermaye çevrelerini ve mütareke basını ka- lemşorlarını rahatsız etti, kızdırdı. Daha sonraki dönemde de sıkılmadılar, memleket zararına, halk aleyhine tezlerini yüksek entelektüel fikirlermiş gi- bi sunmayadevam ettiler. "Büyük birfırsatın ka- çınldığını" neredeyse göz yaşları içinde söyleyip durdular. TV kanallannda savaş çığırtkanlığı yapan- lar, o günlerde mide bulantılarımızın başlıca nede- niydiler. Utanmadılar. Şimdi bir kere daha işbaşındalar. ABD'de, Pen- tagon'da, Neocon çevrelerinde hazırlanmış çerçe- venin bir milim bile dışına çıkmadan yeniden de- niyorlar. Kabul edecek miyiz? Gerginliğin bir unsuru olmayı içimize sindirecek, bataklığa girecek, Irak halkıyla çatışacak mıyız? Işgal edilmiş ülkede ortalığı yeterince kanştırdık- tan sonra, oradaki egemenliğini değil, ama nam- lunun önündeki yerini terk etmek isteyen küresel jandarmaya siper olmak için Irak'a asker gönde- recek miyiz? ••• Herkes biliyor, ABD yaşadığımız yılların küresel egemenidir. Daha uzun bir süre de onun hegemon- yası sürecek gibidir. ABD hegemonyasının deva- mı, Baskın Oran hocanın dediği gibi, "dünyada- ki gerginliği kendisine ihtiyaç duyulacak düzey- de tutmayı başarmasına" bağlıdır. Bunun için yeni "tehlikeler", yeni "tehditler" icat etmek ge- rekir. Hesap böyledir. Bu hesabın tutmama ihtima- li var mı? Hesap başka türlü sonuçlanabilir, çarp- ma, bölme, toplama işlemleri, "cebir"in çokbilin- meyenli denklemlerine dönüşebilir. Peki, yanlış hesap Bağdat'tan dönmez mi? Dönebilir. Bunun için yeni dengelerde kendile- rine etkinyerier arayan devletlerin, kendilerine gö- rev biçilen irili ufaklı ülkelerin, bu kargaşa içinde bin yıllık rüyalann peşine düşenlerin, hepsinin etek- lerindeki taşları dökmeleri gerekir. Taşlar döküldüğünde, teraziler tartmaya başladı- ğında, akıllar fikirlerle buluştuğunda, gerginlikler dünyasının kimin işine yaradığı belki anlaşılabilir. Anlaşılması gereken gerçek, ABD tarafından kapa- ğıaçılmışolan Pandora'nın kutusundan, kargaşa ve gerginliğin fışkırdığı ve ABD'nin bu gerginliği sürek- \i kılmak için elinden geleni yapacağıdır. Kutunun kapağını kim kapatacak? • • • Kutunun kapağını, gerginlikleri dışandan içeri- ye çevirebilenier kapatabilirfer. Yalnızca dış dün- yanın sunduğu çerçeveyle, göstergelerie doğru olanı anlamak mümkün olmaz. Içeriyi, içeriye ge- rekli olanı, onun olanaklannı, zoriuklarını vezorun- luluklarını unutan, dışanya teslim olmaktan başka çare bulamaz. Içeride hesaplaşmayı beceremeyen politikala- nn, dışandaki gerginliğin, kaosun peşinden sürük- leneceği, halkın, ülkenin değil, hegemonun işine yarayacağı kesindir. O politikalann "ulusal" zannedilmesi ise kara mi- zahtan başka bir şey olmayacaktır. e-posta:guray.oz a cumhuriyet.com.tr Yüzme, bel ağrılarını azaltıyor Anne adayları sudan çıkmasın VURALAHI Hamilelik dönemlerin- de anne adayının en çok şikâyetlerden birini oluş- turan bel ağnlannın ilaç- larla giderilmesi sakınca- lı. Bu nedenle hamileliği rahat geçirmenin bir yo- lu da yüzme egzersizleri oluyor. Hacettepe Üni\ersite- si Tıp Fak. Ögretim Üye- si Doç. Dr. Ahmet Ala- im; hamilelikte bel ağn- sının, artan \ıicut ağırlı- ğı ve \1icudun ön tarafı- na düşen aşın yük ile çık- tığına işaret ederek en iyi çözümün yüzmek oldu- ğunu söylüyor. Alanay, şu önerilerde bulunuyor: "Uygun egzersiz prog- ramlannı doktorunuz denetiminde \Bprn. l y- gun karm ve sırtkasla- nnı güçlendirecek eg- zersizleri ve bunlan hangi sık- hklauygu- x , lamanızge- \ rektiğjni öğre- nin. Aşın stre- siortadankakür- mak için en ideali vüz- mektir. Bireş>anın kakn- rdmasmda dikkat edece- ğiniz nokta da bir diziniz üzerine, diğer ayak yere düzbasacak biçinıde, be- Bnizi bükmeden çökün. Cismiviicudunuzayakm tutun ve beünizt dep, ba- caklannıza \ ük vererek kaldınn." Araştırmalar bozukbeslenmenin, siga- ra kullanımının, şişman- lık ve psikolojik etmenle- rin de bel ağnlan üzerin- de olumsuz etkiler yarat- tığı gerçeği- ni ortaya koyuyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog