Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 AĞUSTOS 2003 ÇARŞAMBA HABERLER Ege Ordu Komutanı Tolon, Atatürk ve ilkelerine yönelik saldınlann yoğunlaştığına dikkat çekti: TakıyyeninfarkındayızI Baştarafı 1. Sayfada rini sananlann ya aldandıklanru ya da aldatıldıklannı söyleyen Tolon, "Aynı çevrelerin saldınlannı son zanıanlarda yoğun bir tarzda bu ülke ve degeriere sahip çıkan. onlan koruyan- lara yöneltnıelerinin maksaich. akjllannca bu gücü etkisiz kılnıak ya da zafiyete uğratnıak- ör. Unuönaymızki, bö- lücüiüğün de irtica- nm da panzehiri Ata- türk ilkeveinkılap- landır" şeklınde konuştu. Törende, 57. • İrticai faaliyetlere yönelik sert mesajlar veren Tolon, laiklik karşıtı faaliyetlerin sinsice yürütüldüğünü vurgulayarak bunun anlaşılmadıgını sananlann "ya aldanmakta ya da aldatılmakta olduğunu" söyledi. Ülkenin değerlerine sahip çıkan çe\Telere yönelik saldınlann başanya ulaşamayacağını belirten Tolon, irticanın panzehirinin Atatürk ilke ve inkjlaplan olduğunu kaydetti. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Hüsmen Akdeniz, görevıni Tuğgeneral AK Vahit Ku- bilay a devretti. Törene, NATO Avrupa Müş- terek Komutanı Korgeneral Orhan Yöney, üst düzey askeri ve sivil yetkililer katıldı. İrak'ta istikrarsızfak yayüacak' Son YAŞ kararlannın ardından terfi eden ya da emekliye aynlan komutanlar görevle- rini teslim ediyor. Harp Akademileri Komu- tanlığı'na atanan 1. Taktik Hava Kuvveti ve 6. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi Ko- mutanı Korgeneral Faruk Cömert, görevinı Korgeneral Hasan Aksay'a de\Tetti.Korge- neral Aydoğan Babaoğlu ise görevini, 30 Ağustos'ta korgenerallığe terfi edecek olan Tümgeneral Bilgin Balanh ya devretti. 2. Taktik Hava Ku\-vet Komutanlığı'na atanan Balanlı, Irak'taki savaşın bölgede yarattığı istikrarsızlığın artacağını belirterek "Dünya- daki güç odaklannın bölge üzerindeki men- faat çaaşması ve bölgedeki bazı ülketerin de bu poütikaJar içerisinde rol alması nedenrvie sadece Irak'ta değil, tüm Ortadoğu ve hatta Kalkaslar coğrafyasına yayılan istikrarsızJığin artacağını öngörmek mümkündür" dedi. Balıkesir Ordudonanım Okulu ve Merke- zi Komutanı Tümgeneral Ünal Önsipahioğ- lu, 1 yıldır sürdürdüğü görevini, Tümgene- ral Mehmet AB Erdoğan'a teslim ettı. Milli Savoınma Bakanlığı Müsteşar Tedarik tnşa- at Yardımcılığı görevine atanan Sipahioğ- lu'dan görevi devTalan Erdoğan ilk hedefinin "Cumhuriyet rejimine, Atatürk üke ve inkı- laplanna bağh, kalpleri insan sevgisiyle doJu, Türk Silahh Kuvvetieri'ne mensupoimaktan gururduyan,araştırmaya merakîı,düşünce- lerini serbestçe ifade edebilecek subay ve ast- subaylar yetiştirmek" olduğunu söyledi. Türkiyenin önem verdiği birçok konu belirsiz Sualnameye Hkisayfalık^yanıt tatmin etmediAYHANŞtMŞEK ANKARA - ABD'nin Irak'a as- ker sualnamesine gönderdiği yanıt Ankara'yı tatmin etmedi. ABD Av- rupa Kuvvetler Komutanı Orgeneral James Jones'un Genelkurmay Baş- kanı Orgeneral Hilmi Özkök'e gön- derdiği iki sayfalık metinde, Anka- ra'nın önem verdiği birçok konunun belirsiz kaldığı öğrenildi. Yanıtta Türk askeri için düşünülen görev ye- ri ve diğer konularda net ifadeler bu- lunmadığını kaydeden diplomatik kaynaklar, "Pblonya modehnden" söz edilmesini ise ^ _ _ _ _ ohımlu bir işaret ola- rak değerlendirdiler. Yetkiiiler, bu ifade- yi Türkiye'ye Irak'ta "ayn bir sektör" ve- rilmesi ve Türk as- kerine Türk komuta- nın komuta etmesi- ne "yeşil ışık" ola- rak yorumladılar. Orgeneral Jo- nes'un sualnameye ilettiği yanıtın arduı- dan ABD ile danış- maların gelecek günlerde Ankara 'da olacak iki önemli he- yetle süreceği öğre- nildi. ABDTi ilk he- yetle PKK-KA- DEK'in Kuzey Irak'tan çıkanlması masaya yatınlacak. Ardından gelecek ikinci heyetle, Jo- nes'un ilettiği yanıtlar üzerinden "müzakerezemini" yaratıJmaya ça- lışılacak. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, ABD'den gelen iki sayfalık metni yorumlarken, bunun "nihai yanrtia- n" değil, "değeriendirme ve ön bü- gfleri" içerdiğini, danışmalann süre- ceğini ve "bugünden yarma bir ka- rar bekfcnmemesi gerektiğmi'' kay- dettiler. 'îmzasız geldi' iddiası ABD'nin sualnamaye yanıtını "im- zasjz" bir metinle ilettiği öne sürül- dü. Diplomatik kaynaklar bu bilgi- ABD'nin, sualnamaye yanıtını "imzasız" metinle ilettiği öne sürüldü. Diplomatik kaynaklar. iki ülke askeri yetkilileri arasında bu tür görüş alışverişlerinin "nihai yanıtlar" olmadığını belirtirken "Bu kadar önemli bir konu bir iki sayfalık metinle sonuçlandınlamaz" dediler. Diplomatik kaynaklar metinde "Polonya modelinden" söz edihnesini Türkiye'ye Irak'ta "ayn bir sektör" verihnesi ve Türk askerine Türk komutarun komuta etmesine "yeşil ışık" olarak yorumladılar. yi yalanlamazken, iki ülke askeri yetkilileri arasında bu tür "resmi ol- mayan" görüş alışverişlerinin doğal olduğunu belirttiler. Yetkililer, "Bu kadar önemli bir konu bir iki sayfahk metinle sonuç- landınlamaz. Gelecek günlerde ABD'den gelecek heyetle danışma- lar sürecek" açıklamasını yaptılar. Bu heyet ile yapılacak görüşmeler- de, müzakereler için zemin oluştu- rulmaya çalışılacağı kaydedildi. Dip- lomatik kaynaklar, ABD'nin siyasi karar alınmadan, Türkiye'nin önem- li bazı beklentileri hakkında taah- ^ — — hüttebulunmakiste- memesinin sıkıntı yarattığını kaydedi- yorlar. ÎĞNELİ FIRÇA ZAFER TEMOÇtN Gûl: Görev yeri netieşmedi Dışişleri Bakanı Abduüah Gül, dün gazetecilerin ABD'nin yanıtlan- na ilişkin sorularuu yanıtlarken, "Önem- ti olan, önce genel bir kanaat oiuşmasL Biz hükümetin karan- nm oluşması için bü- gfleriotuşturuyoruz" diye konuştu. Abdul- lah Gül, Türkiye'nin "ayn bir sektör" ta- lebine olumlu yanıt alınıp alınmadığının sorulması üzerine, "Asker giderse ayn bir sektör olacak" karşıhğını verdi. Gül'ün, bir başka soru üzerine "Türk askermin görev yerinin nedeşmediğini" söylemesi dikkat çekti. Kritik MGK Cuma gûnfi Dışişleri ve Genelkurmay'ın değer- lendirmeleri sonrasında ABD'nin yanıtlannın, MGK'nin cuma günü gerçekleştirilecek ağustos ayı ola- ğan toplantısında masaya yatınlma- sı bekleniyor. MGK'de yapılacak de- ğerlendirmelerin ardından, ABD ile temaslann seyrine göre hükümetin Irak'a asker gönderme konusunda bir karar alabileceği kaydediliyor. 00000 0 » 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 * 0 0 0 0 0 000000» 0 Temsilciler Meclisi heyeti, Gönül ve Özkök ile görüştü ABD nabız yokhıyor ANKARA(CumhuriyetBürosu) - ABD ile Irak'a asker gönderme konusunda temaslann yoğunlaşh- ğı ortamda art arda başkente gelen ABD'li heyetler nabız yokluyor. ABD Temsilciler Meclisi üyesi John Murtha. Ankara'da sıcak mesajlar verirken "Türkiye'den daha iyi bir müttefikimizolmad]" diye konuştu. Temsilciler Meclisi Tahsisler Ko- mitesi Savunma Alt Komitesi Kı- demli Azınlıküyesi olan John Murt- ha ile beraberindeki heyet dün Mil- li Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral HilmiÖzköktarafından kabul edil- diler. Gönül, Murtha'yı kabulde yaptığı konuşmada, ABD heyetinin Irak'ta olup bitenleri öğrenmek is- tediğini belirterek "Kendfleri,Tür- ldye'deki dostianyla da görüşmek suretiyle Irak'ta ber alanda verile- bilecekTürkdesteğini görüşmek is- temişlerdir" diye konuştu. John Murhta da konuşmasmda, Türkiye ile ABD arasındaki dost- PAKİSTAN'IN TERCİHİ DE BM ŞEMSİYESİ ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Irak istikrar gücüne asker göndermeyi planlayan Türkiye ve Pakistan arasında istişarelere dün devam edildi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşan Riaz Khok- har ile beraberindeki heyet, Dışiş- leri Bakanı Abdullah Gül ve Mil- li Savunma Bakanı VecdiGönül ta- rafından kabul edildiler. Khokhar, yaptığı açıklamada, Irak'a gönderilecek askerlerin, luk ve müttefiklik ilişkilerini tak- dir ettiklerini belirterek "Kongre'de 28 yıkhr görev yapı\orum. Türki- ye'den daha i\i bir müttefıkimiz ol- madı" dedi. Türkiye"de "ABD'de bir memnuniyetsizlik olduğu" ka- nısının oluştuğunu, ancak bunun ge- çerli ohnadığını kaydeden Murtha, "Amerikan Kongresi, müttefUd- miz Türkiye'nin dosthığuna önem BM ya da Islam Konferansı Orgü- tü gibi uluslararası bir kurumun şemsiyesi altında olmasını tercih ettiklerini vurguladı. h^k'ınönde gelen gruplan ya da Islam ülke- lerinin yapacaklan çağnnın da önem taşıdığına işaret eden Khok- har, Irak'a komşu ülkelerin gö- rüşlerinin de önemli olduğu me- sajını \erdi. Khokhar, gelecek günlerde bu ülkelere heyet gönder- meyi planladıldarını anlattı. verir" şeklinde konuştu. Temsilciler Meclisi heyetinin ar- dından, ABD Senato Dış Üişkiler Ko- mitesi Başkanı SenatörRkiıardLu- gar başkanlığında bir heyet de bu- gün başkentte temaslarda bulunacak. Kongre daruşmanlanndan oluşan bir başka heyet ise başkent temas- lan sırasında Genelkurmay ve Dışiş- leri'nde brifing aldı. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@cumhuriyet.com.tr 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana Istanbul'da ne olacak tartışma- sı yapıyor, sürekli korkular üretiyo- ruz. Depremin ardından yapıian tar- tışmalar sırasında bu köşede defa- larca şu konuyu ileri sürdük: "Istan- bul'u yıkıp yeniden yapalım." De- mek istiyorduk ki, Istanbul'da zemi- ni kötü yerleri boşaltalım. Çürük bi- nalan yıkalım. Bunlann yerine, dev- let sağlam zeminlerde arsa üretsin, bu üretilen arsalar üzerinde depreme dayanıklı yeni siteler oluşturulsun. Istanbul Belediyesi'nin hazııiadığı Deprem Master Planı'nın neleri içer- diğini, tam metni okuma fırsatı bula- madığım için bilemiyorum. Gazete- lere yansıdığı kadarıyla, Fatih, Zey- tinburnu, Beyoğlu gibi semtlerden başlayarak binalarda bir iyileştimne sü- reci başlatılacak. Bunun iyi bir baş- langıç olduğunu düşünüyorum. Ancak, bu arada radikal bazı ka- rariaralınması gerekiyor. örneğin ze- Depreme Karşı Önlem ve Uygarlık mini çok çürük olan arsalardaki ev- ler ne olacak? Bunlar yıkılmayacak mı? Bu semtlerin boşaltılması, bun- lann başka yere nakledilmesi gerek- miyor mu? Binalar konusu da önem- li. Depreme dayanması mümkün ol- mayan çok sayıda çürük bina şehrin birçok yerine dağılmış durumda. Bun- lann birkısmınıntamiredilmesi müm- kün değil, yıkılması gerekiyor. Bu bi- nalar saptandı mı, yıkılacak mı? • • • 17 Ağustos depremi sonrası birçok bilim insanına da danışarak şöyle bir tez ortaya atmıştık: istanbul'daki çü- rük binalann ve çürük zeminlerin terk edilmesiyle birlikte, çok önemli bir yapı ve inşaat örgütlenmesine gerek var. Bunun için de devletin bütün bi- rimleri arasında koordinasyonu ve işbiriiğini gerçekleştirecek bir dep- rem merkezi oluşturulmalı. Bu mer- kez karar alma ve uygulama yetkisi- ne sahip olmalı. Bu kararlar arasında birsemtin top- tan terk edilmesini sağlayacak radi- kat ve cesur adımlara ihtiyaç olduğu bir gerçek. Tabii böyle bir proje o za- manki hesaplara göre 15 milyar do- lariık bir kaynağı gerektiriyordu. An- cak Istanbul gibi bir dünya kentini yıkımdan koruyabilecek olan böyle bir projeye uluslararası finans çevrelerin- den kaynak bulunabilirdi. Böyle bü- yük bir inşaat projesi Türkiye'nin eko- nomik gelişmesine de önemli katkı- larda bulunabilirdi. Yeni master planda bu konu ele alı- nıyor mu, bilemiyorum. Gazetelere yansıdığı kadanyla böylesine radikal birçalışma içine girildiğı söylenemez. Istanbul Büyükşehir Belediye Başka- nı AJi Müfit Gürtuna, 7.5 büyüklü- ğündeki bir depremin 5 bin binayı ta- mamen yok edeceğini, 54 mahallede yüksek hasar meydana geleceğıni ve 90 bin kişinin yaşamını yitireceğini söylüyor. Bu rakamlar çok korkutucu rakamlar. Böyle bir kayıp hem Türki- ye'nin siyasi geleceğini hem de eko- nomik geleceğini tehlikeye sokar. Bu nedenle radikal kararlara gerek bulunuyor. Bu master planının hazırian- ması, şimdi bu tür tartışmaları daha verimli hale getirecek. Türkiye'nin ge- leceğini kurtarmak için, planlı, akıllı bir örgütlenmeye gidilmesi kaçınılmaz ha- le geldi. Eğer, Türkiye'yi uygar bir ülke haline getirmek istiyorsak, deprem ha- zırlıklannı da bir uygar ülkeye yakışır şe- kilde yapmak zorundayız. Depremle ilgili radikal projeler için devletin harekete geçmesi önemli ama yeterii değil. Yurttaşlann da, si- vil toplum kuruluşlannın da bu proje- lerin geliştirilmesine destek vermesi şart. Deprem sonrası Profesör Ah- metErcan, "Istanbul'u yıkıp yeniden yapalım" önerisini en başından itiba- ren savunan bilim insanlanndan. Onun da bu plan hazırhklannın içinde oldu- ğunu biliyorum. Umanm, bu radikal ka- rarlar için yeni adımlar atılır. ••• Deprem Istanbul'un yanı başında. Daha ciddi bir şekilde hazırlıkların sürdürülmesi gerekiyor. Istanbul Be- lediyesi'nin bilim çevreleri ve mühen- dis odalanyla birlikte hazırladığı "Is- tanbul Deprem Master Planı" önem- li bir adım olabilir. Yeter ki, bizim ge- leneksel tarzımızı aşan uygar bir yak- laşım sergilensin. Şimdi daha çok dikkatli ve olayla- n takip eder bir tutum içine girmeli- yiz. Radikal ve cesur kararlar döne- mine girdik sayılabilir. GLOBALpOLtTİKÜLTÜR ERGtN YILDIZOĞLU İmpanatopluk ve Fantezi Hayır, ABD'de yönetime çöreklenmiş yeni-mu- hafazakârların fantezilerinden söz etmeyeceğim. Bu kez gözü dönenler çok daha yakında, hatta bu ülkenin içinde... Bizimleaynı gezegeni paylaşma- salarbile... Aslında ABD'de elektrik sistemindeki çöküşün Bush ailesiyle, deregülasyonla ve elektrik şebe- kesinin Enron gibi soygunculara peşkeş çekilme- siyle ilgisi üzerine yazacaktım. Ancak adamın "ne- kahetdönemini yanda kesip", ortaya saçtığı in- cileri okuyunca ben de duygusal davranıp prog- ramımı yanda kesip imparatorluk üzerine yazma- ya karar verdim. Hangi vatan? I. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, çok önemli birtarihsel-jeopolitik tartışmaya dikkat çek- ti: "Mehmetçik'in kanını Galiçya'da, Yemen'de akıttık. Niçin akrttığımızı hâlâ soruyoruz" Bu demeçten bir iki gün önce de Çetin Altan, köşe- sinde aynı tartışmaya "Falih Rrfkı 'Zeytinyağı' ki- tabında, I. Dünya Savaşı 'nda ölenleriçin şöyle di- yordu: 'Biz Türk neferinı harpte değil, kumarda kaybertik'..." satırlanyla gönderme yaptı. Bizim yazar Orgeneral Doğan'ın işte bu anım- satmasına bozulmuş, hatta "adeta anzaya geçmiş". Diyor ki "Şunlan yüzünüze söylemeyi gerçek- ten çok isterdim: Mehmetçik orada kan verdi. Çünkü oralan vatan toprağı idi.. savunduğu yer vatan toprağı idi." Yanlış okumadınız, yazar diyor ki Galiçya, Ye- men vatan toprağıdır. Isterseniz gelin önce ufak birtarihsel ayrıntıyı anımsayalım. Osmanlı Impa- ratortuğu, gerçekten bir imparatorluktu. tsmin- deki bu imparatorluk srfah yazann aklındakiler gi- bi fantezi değildi. Bu imparatorluk, yüzlerce yıldır gerçek fetihler, ilhaklar, talaniar, bağladığı vergiler üzerinde yükselmişti, üç buçukşirketin burnu kan (pardon para diyecektim) kokusu aldı diye atılan "Irak'a hücum" başlığındaki fanteziden farklı ola- rak... Tarihin en büyük imparatorluklanndan biri olan bu devlet, bir ulus devlet değildi.. bu anlamda va- tan kavramı devletin tümü için değil yalnızca bel- li bölgeleri için geçerliydi. Galiçyalının vatan top- rağı Galiçya, Yemenlinin vatan toprağı Yemen'di. Mehmetçik'in vatan toprağıysa Anadolu! Yazann aklındaki burkulma ortada ama, biraz da- ha izleyelim. Yemen Mehmetçik'in vatan toprağıy- sa, Hindistan, Natal, Ingiliz askerinin; Kongo, Bel- çika askerinin; Polonya da kısa bir süre için Al- man askerinin vatan toprağıydı. Yunanistan ise bi- zim vatan toprağımıza kurulmuş birdevlettir... "Bu kapanın elinde kalır, adına vatan deriz" ideolojisin- den hareket edersek Irak, şimdi Amerikan askeri- nin vatan toprağı olmak üzeredir diyebilinz. Alt-emperyalizm hülyası... Sabrınıza sığınıp biraz daha deşmek istiyorum. Böyle maden her zaman bulunmuyor da... Yazar diyor ki, "Üzülerek seyrediyorum, bazı ideolo- jik çevreler bu ülkeyi Isviçrevari bir pasifizme götürmek için ellerinden geleni yapmaya de- vam ediyorlar". Belli ki yazara, küçük ama zen- gin, istikrar ve banş içinde bir Isviçre yetmiyor. O büyük devlet olma peşinde. Bunun için de diyor ki, "Sadece güçlü bir ekonomrye sahip olmak yetmiyor. Savaşma kabiliyeti ve morali olan güçlü ve hareketli bir ordunuzun bulunması gerekiyor". Nereden baksanız delik deşik... Ya- zann gözü (belki de hizmet aşkıyla) döndüğü için yine ufak bir ayrıntıyı unuttu. Biz anımsatalım: Bü- yük devlet olmak hayaliyle ordusunu Irak'a gön- dermek istediği ülke, daha dün borçlannı öde- yemediği için erteletmek zorunda kaldı! Ve, eğer askerin morali çok güçlü değil, yüreği de Irak konusunda isteksizse, herhalde, bu onların, yaza- nn aksine gerçekten savaşacak olduklanndan ve 'hangi mali kaynakla gideceğiz, biz oradayken kaynak tükenirse (Rus cephesindeki Almanları anımsayın) ne olacak' diye düşündüklerindendir. Bir kez daha yaşamlannı kumarda kaybetmek is- temediklerinden... Aslında durum çok açık, bir o kadar da acıklı. Ya- zar, bölgedeki yeni imparatora hizmet edelim, alt- emperyalist/taşeron olalım istiyor. Boşuna heves- lenmeyiniz sayın yazar, bu kafa ve ekonomiyle si- zi olsaolsa(Soros'un imaettiği gibi) "konıcu"ya- parlar... Ceçici konsey üyeleri gelecek Irak yönetimiyle doğrudan temas • ABD'nin kurduğu geçici Irak Yönetim Konseyi'nin Ankara'ya gelmesi beklenen bazı üyeleri ile yapılacak görüşmenin ana gündem maddesini Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi konusu oluşturuyor. ANKARA (Cumhu- layıcı tutumu nedeniy- riyet Bürosu) - Türkiye, Bağdat'ta oluşturulan geçici Irak Yönetim Konseyi ile doğrudan temasa geçmeye hazır- lanıyor. Irak Yönetim Konseyi'nden bazı üye- lerin yakında Ankara'yı ziyaret etmeyi planla- dıklan öğrenildi. Konsey üyeleriyle yapılacak gö- rüşmelerde, Türkiye'nin Irak'a asker gönderme- si konusu en önemli gündem maddesini oluş- turacak. Diplomatik kaynak- lardan edinilen bilgile- re göre, Konsey'den kimlerin Türkiye'ye ge- lişi henüz netlik kazan- madı. ABD'nin kurdu- ğu 25 üyeli Konsey'de Türkmenler yalnızca bir üye ile temsil ediliyor. Irak Türkmen Cephesi (ITC) ise ABD'nin dış- le Konsey'de yer bula- madı. Terör örgütü PKK-KADEK ile iliş- kisini gizlemeyen \Ian- mud Osman'ın bu Yö- netim Konsey'ine seçil- mesi Ankara'nın tepki- sine neden olmuştu. An- kara ile dönem dönem gerilim yaşayan Irak'ın kuzeyindeki Kürt grup- lann liderleri MesutBar- zanive CeblTalabanide konseyin üyeleri arasın- da yer alıyor. Celal Talabani, daha önce yaptığı acıklama- larda Türk askerinin Irak'ta görev almasını istemediğini söylemiş- ri. Dışişleri Bakanı Gül, dün gazetecilerin bu açıklamalan anımsat- malan üzerine, "Üerde görürsünüz isterier mi, istenıezlermi" yanıtını verdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog