Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

19 AĞUSTOS 2003 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kapitalizmkadınlan ikikezeziyor ABD 'li sosyalistfeminist Holmstrom, gelişmekte olan ülkeler için ulusalcılığın gerekli olduğu görüşünde GAMZEAKDEMİR/ ÖZGÜR ERBAŞ Felsefe Kongresi'ne ABD'deki Radıkal Felsefecıler Derneğı adına katılan sosyalıst feminist Nancy Holmstrom. ABD'nın entelektüel olarak çok geri olduğunu söyleye- rek felsefi bir tartışmayı sürdürme- nın güç olduğunu vurguladı. Soru- lanmızı yanıtlayan Holmstrom. fel- sefe kongresine gelenlenn çokluğu kadar Türkiye'de üniversite mezu- nu bu kadar çok kadının olmasına da şaşırdığını söylerken Türkiye'yi ve insanlannı çok sevdiğini, ınsan- lann sıcakkanlıhğının kendisini duy- gulandırdığını, Konyaya yaptıkla- n bır gezıde halı satıcılannın Su- f ızmden söz etmelerinınse kendisi- ni özellıkle etkılediğini belırttı. 'Ulusalcılık. ülkesine sahip çıkmaktır' Kendisini ABD'de anlaşıldıgı an- lamda bir "yurtsever" olarak nite- • ABD'nin entelektüel olarak çok gçri ve felsefi bir tartışma ortamı yaratmanın güç olduğunu söyleyen Nancy Holmstrom, Türkiye'deki ortamdan oldukça etkilenmiş. Gelişmekte olan ülkelerde feminizm hareketinin önemli başanlar elde ettiğini belirten Holmstrom'a göre hareketin en önemli sorunu kendi karşıtını da yaratmış olması. Iemediğini belirten Holmstorm, ge- lişmekte olan ülkeler için ulusalcı- lığın, ülkesine sahip çıkmak oldu- ğunu ve bunun gerekliliğine inandı- ğını vurguladı. ABD'de az sayıda muhalif olarak yaşadıklannı belır- ten Holmstrom, çoğunluğu 'solcu- lann' oluşturduğunu da sözlerine ekJedi. - Sizce feminizm savaş, küreselleş- me ve radikal dincüikle savaşımda yanhş yapü mı? HOLMSTROM - Feminizm bir hareket olarak hayal kınklığı yarat- mamıştır. 20 yıl öncesiyle karşılaş- tınldığında savaşlarla kazanımlan gerilese ve güçsüzleşse de ayakta. Fe- minizm bir hareket olarak birçok ülkede şekli farklı da olsa tanımını net ortaya koyamadı. Hareket ola- rak temel sorunu bu olabilir. Feminizm konusunda, asıl anlaşıl- mayan nokta hareketin e\Tenselliği- dir. Haklar konusunda bakıldığında sadece bir ülkenin ne kadar güçlü ol- duğu önemli değildır. Dünyanın her neresinde olursa olsun, hangi yöne- tim altında yaşıyor olursa olsun tüm kadınlann haklan eşittir. - Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke- lerdeki feminist hareketler arasın- da ne tür farklar var sizce? HOLMSTROM - Gelişmiş ülke- lerdeld kadınlann farkı feminizmi sa- dece bir kelime olarak değil, gerçek bir akım olarak algılamalan oldu. Kendilerini şiddete, sosyal, ekono- mik ve sıyasal eşitsizliklere karşı daha iyi koruyabilmeyi öğrendiler. Bu anlamda fırsatlan değerlendırme- de bılgılendiler ve deneyim kazan- dılar. Yasal değişiklılder için ısrar- cı olabildiler. - Feminizmin kaduüara faturası ne oldu? HOLMSTROM - Feminist hare- ket en güçlü olduğu ilk yıllarda ba- zı noktalarda kendi başansının da PROF. DR. GUROL IRZIK: Bilimin Îslamlaştınlması son dereceyanlış ÖZGÜR ERBAŞ Uluslararası Felsefe Kuruluşlan Birliği (FISP) Yönetim Kurulu Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gürol Irzık, bilimin tslamlaştınlması çabalannın son derece yanhş olduğunu ve bilime ılişkin unsurlann politikleştirilmesinin asıl tartışılması gereken sorunlan maskelediğini söyledi. Felsefe Kongresi "nde "Bilim ve Yaratügı Sonmlar" başlıklı bir sunum yapan Irzık, Cumhuriyet'in sorulannı yanıtladı. Pakistan, Malezya ve küçük ölçekte Türkiye'de süregiden bilimin îslamlaştınlması çabalannı değerlendiren Irzık. "Azsayıda entelektüel İslamcı bu fikirle oynuyor. Modern bilimin Ban'da ortaya çıkması ve dolayısryla Baö kültürünün bir sonucu olduğundan yola çıkan İslamcılann "bilimsel bilginin evTensel geçerliliği yoktur" noktasına gelmeleri temel yanhşür" dedi. Irzık, "Modern bilinıle teknoloji ve bunun evrenselci bakış açtsı bizim başımıza türlü çeşitU bela açmıştır. Çevre kirlenmesi, savaş ve silahın sorumlusu ' bunlardır'' görüşünden yola çıkan tslamcılann evrensel değerleri göz ardı ettiklerini belirtti. Newton'ın İngiliz olduğuna, ancak koyduğu ilkelerin dünyanın her yerinde geçerliliği olduğuna dikkat çeken Irzık, bilimin Islamlaşmasını savunanların, "modern bilim, standart ve evrensel geçerliliği olmayan bir şeyse biz de tslami ilke ve değerler doğruifusunda yepyeni bir bilim, bilgi ve teknoloji anlayışı üreteüm" görüşünü ortaya koyduklannı vurguladı. Paklstan'ı 20 yıl gertlettl Pakistan'da Ziya ül Hak döneminde bu bakış açısının yaşama geçırilmeye çalışıldığını ve sonuçlanmn "felaket" olduğunu söyleyen Irzık, "Bu çok yanlış. İslami ilke ve değerier doğrultusunda, var olan bilimin dışında bir bilim yapamazsınız. Yapmaya kaJkarsanız çuvallarsınız ve çuvalladılar. Pakistan'da 20 yıl geri gitti bütün bilimsel çanşmalar, araşürmalâr" diye konuştu. İnsani değerier evrenseldir Türkiye'deki bazı yazarlann bu konuda belirsiz düşünceler ortaya koyduklannı belirten Irzık şunlan ekledi: a Bilimin içeriğinden mi söz ediyorlar yoksa nasıl yorumlanıp kullanıldığından mı, beüi değil. Yani şuna para harcamayın da buna harcayın dryorlarsa bu biraz daha anlaşılabiür; ama bunu yaparak da İslamileştirmiş olmuyorlar, tersine evTenseDeştirmiş oluyoriar. Çünkü bilimin insanhgın yaranna olmasmı istemek de insanbğın ortaklaşa yarartığı bir değerdir." Prof. Dr. Gürol Irzık: İslami ilke ve değerier doğrultusunda, var olan bilimin dışında bir bilim yapamazsınız. Yapmaya kalkarsamz çuvallarsınız ve çuvalladılar. Paldstan'da 20 yıl geriye gitti bütün bilimsel çahşmalar. '21. Dünya Felsefe Kongresi', başlangıcından kapanışına dek gündemde ilk sıralarda yer aidı. Felsefe- cilerin yanı sıra kongreye, farkh kesimlerden birçok kişi ilgi gösterdi. Bu büyük buluşmaya tanık olmak isteyen öğrencilerin sayısı da oldukça fazlaydL (Fotograf: VEDAT ARIK) kurbanı oldu. Yayılan bu hareket çe- şitli örgütler bazında kadınlara kar- şı örtülü bir anti hareketi de doğur- du. Kadınlar işlerini kaybettiler ve bunun feminist hareket yüzünden olduğu gizlendi. Bugünse benim kı- zımın da içinde olduğu kuşak bu konuda daha avantajlı olsa da kadın erkek arasındaki eşitsizlik örneğin çocuk bakımı konusunda geçmiş- ten günümüze farkıhhk gösterse de gelişme göstermemiştir. ABD'de devlet çocuk bakımı ko- nusunda çok yardım sunmuyor. Zi- ra hemen tüm kurumlar özelleştiril- di. Dolavısıyla kadınlar daha büyük bir parasal yükün altına giriyorlar. Bir de boşanmış, iş sahibi olmayan kaduılan düşünürsek durumun kö- tülüğü daha da ortaya çıkıyor. - Türkiye'deki feminist hareketi izieme olanağuuz oldu mu? HOLMSTROM-Türkıye'deki fe- minist hareket hakkında çok bilgili değilim. Sadece ehmde bana önen- len Şirin Tekeli'nın "Modern Türk Toplumunda Kadın" adlı kita- bı var. Ben de onu inceleyerek başlayacağım. - ABD'de kadınlann sorun- lan neler? HOLMSTROM - ABD'de feminist hareketin ilk yıllann- dan bu yana mücadele edilen te- mel sorun kürtaj hakladır. Kür- taj, kadının bedeni üzerindeki bir haklcı olarak değerlendiril- miyor. Ama sürdürülen müca- dele sonucunda, kürtaj konu- sunda çıkanlan yasalarla yüz- de 20'lik başanya ulaşıldı. Fa- kat ABD'nin pek çok yerinde uygulamalar birbirinden fark- lı ve bu konuya çok tutucu yak- laşılıyor. ABD'de yasalar kür- taj konusunda kadinlardan ya- na değiştirilse de uygulama böyle değil. Zaten temel sorun çoğu durumda para oluyor. - ABD'deki V-Day hareketi- nin Irak'a nıüdahale dönemin- de başlatbğı kampanyada sa- vaş bütçesinin yüzde 1 'inin ka- dınlara verilmesi istenmişti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? HOLMSTROM - Bu hanka olurdu. Askeri bütçeden küçü- cük bir pay bile aynlması hari- ka olurdu. Biz dünyanın en zen- gin ülkesiyiz, ancak ulusal bir sağlık hizmetine sahip değiliz. Bu para pek çok kadın için ya- şamsal bir önem taşıyor. - Panelde kapitalist küresel- leşmenin kadınlan iki kez czdi- ğini söylemiştiniz. Bununla ne- yi anlatmak istediniz? HOLMSTROM-Kapitalizm son hızla ilerliyor. Bu makine- nin dişlileri arasında kaynakJar giderek azalıyor. Yan tuttuğum düşünülmesin, ama bundan en çok kadın ve çocuklar etkileni- yor. Kadınlar zayıf olduğu ıçın değil, üzerlerinde daha fazla sorumluluk olduğu için. Anri- küreselleşme hareketi gibi ge- lişme ve gelişecek başka hare- ketlerin kadınlar, dolayısıyla çocuklar lehine olacağını fark etmek güzel bir şey. Böylece fe- minist hareket küresel bazda kabul görmeye ve tamnmaya başlanacak. ARDINOA Masumiyetin iktidan SİNANEVCAN 21. Dünya Felsefe Kongresi"nin Türkiye'de büyük çaplı bir düşünce devrimi yapma yetisinde olamayacağı kuvvetle muhtemel iken, ilk bakışta önemsiz gibi gözükebilecek ama aslında çok önemli bir soruyu herkesin kendisine sormasını sağladığı için görevini yapöğına inandık: Felsefe nedir, düşünce nedir? Son gün belki de kongrenin en önemli oturumu yapüdı: Post modern iklimde siyasi aktivizm mümkün kılınabilir mi? tnsanlann düşüncelerini mümkün olduğu kadar sığ bir düzeyde ve siyah beyaz değer yargılan seviyesinde tutmak isteyen ve bu anlamda demokrasiyi, kendi çıkarlan için "iyi" ve "kötü''yü belirleme aracı olarak kuİlanan ABD yönetimi ve onun eksenindeki diğer ülke yöneticilerinin hegemonik nüfuzlan, iyinin kötüye karşı savaşı olarak tanınlan ve demokratlann teröristlerle savaşı gibi destekten yoksun, çocuk kandırma hikâyeleri ile desteklenen diskurlanyla ne kadar daha evrensel gündemi oyalayacaldardı? Üç kafadarlar egemenllğl Siyaseti yapanlann yerine siyasetin şablonunu çıkarma felsefecilerin işi mi? Vatandaşlann ülke sorunlannı anlayacak ve yorumlayacak kadar olgun olmadığını söylemek elitist politikacılann işi idi, bir de bunlara felsefecileri mi ekleyeüm? Bir ülkede siyaset var, yaşayanlar var, yaşayanlann kimisinin çektiği, kimisinin de çektirdiği eziyetler • "İyibir gelecek"felsefe için banaldan öteyegeçemeyen bir ifadedir. Çünkü iyi ve kötünün içi boş kavramlar olmasının ötesine felsefecigeçemez ise onun G. W. Bush Han ne farkı kahr? var. Bütün bunlann tepesinde bir de üç kafadarlar: seçilmiş milletvekilleri, medya ve sermaye var. Öyleyse projemiz ne: Eflatunun *filozof-kral''ını başa geçirip dünyayı yönettirmek mi, yoksa Jean Baudrillard'ın terimiyle "kötünün şeiTaflığında'' duyarsızlaşnnlmış sinir uçlanmızı anti-depresanlarla beslemeye devam mı etmek? Antfaony Giddens ve Tony Blair kardeşlerin üçüncü yolundan farklı olarak bir üçüncü yol daha olmalı. Siyasetin oy vermekten ibaret olmadığını, çoğu sivil toplum kuruluşunun da eninde sonunda siyasi partiler gibi, çıkar gözetme ve kollama, iktidar aşkını ve vitrinde olmayı insanlann gelecek için daha mutlu yaşama projelerine tercih etme yanhşına düştüklerini ancak düşünen beyinler tespit edebilir. "İyi bir gefccek" felsefe için banaldan öteye geçemeyen bır ıfadedir. Çünkü iyi ve kötünün içi boş kavramlar olmasının ötesine felsefeci geçemez ise onun G. W. Bush'dan ne farkı kalır?: "ABD ve İngiltere Irak'ı kötülükten kurtarmaya gidKor arkadaşJar, gazamız mübarek olsun. 9 Üçüncü bir vol umudu Dün, Ütopya'yı ve hayal gücünü konuştuk, oturumlann ardından kahldığımız felsefe kahvesinde. Hayallerimizin bir güce sahip olduklannı birbirimize bir kez daha teyit ettik, sonra yabancı fılozof arkadaşlanmız ülkelerine dönmeden önce son bir kez gjttiğimiz restoranda sevgiden ve insan olmaktan bahsettik. Düşüncenin gücü kadar sevginin de gücüne bir kez daha inandık. Masumiyeti, "iyi'' ve "kötünün'' ötesinde ewensel tek payda yapabilmenin, hegemonik bir güce ulaştırabilmenin yollannı düşündü kafalanmız. Belki de masum olan tek iktidar masumiyetin iktidan olacaktı, bir üçüncü yol olarak bilgilerinize. Kongreye katılan felsefeciler güncel sorunlann konuşulmuş olmasmı olumlu buldular Felsefe fildişi kulelerde saklanmıyor SELCENAKSEL Felsefe kongresi sırasında oturum aralannda konuştuğumuz üçü kadın dört felsefeci de bu kongrenin belir- gin özelliğinin, hemen tüm felsefe- cilerin dünya sorunlan üzerine düşün- düğünü göstermesi olduğunu söyle- diler. Ve hepsıne göre bu çok olum- lu ve umut veren bir gelişme. Manjulika Ghosh (Hindistan) Bana göre, gerçekleştırilmekte olan 'Dünya Felsefe Kongresi', son dere- ce önemli bir olay. Dünyanın farklı bölgelerinden felsefecilerle tanışma- mızı, düşüncelerimizi paylaşmamı- zı sağlıyor. Sahip olduğumuz bıri- kim ve düşünceyı, dünya felsefeci- lerininkiyle kıyaslamamızı sağlıyor aynı zamanda. Görülüyorki felsefe- ciler, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlarla yakından ilgililer. Myrto Dragona Monachou (Yunanistan) Bencebukong- re, benzerleri için- de eniyilerdenbi- ri oldu. Düzenle- me, ağırlama, son derece büyük bir ış, en güzel şek- liyle başanldı di- MyrtoMonachou ye düşünüyorum. Ama en önemlisi, tüm dünyadan kanlımcılann burada olması... Bu, felsefenin küreselleşme- sidir. Bu kadar genış bır anlamda ilk kez gerçekleşiyor bu. Felsefenin fildişi kulelerde saklan- madığını da gösteriyor bu kongre... Dünyada yaşanan sorunlar için çö- zümler üretilmeye çalışılıyor. Felse- fecilerin sorumluluğu, bu bağlam- da, düşüncelerini bu sorunlara aç- mak ve çözüm üretmeye çalışmak- tır. Çağımıza özgü bir durum olan bi- yoteknoloji alanındaki ilerleme de, ben konuya insan haklan açısından bakıyorum, doğru kullanumadığı tak- dirde, insan haklannı tehdit eden bir olgu halıne gelebilır. Türkiye'de fel- sefe hızla gelişiyor, ana oturumda, genç Türk felsefecilerin bazılannı dinleme olanağı buldum. çok etkilen- dim. Felsefe, birleştirici burada. Yuna- nistan ve Türkiye, iki komşu ülke, halklan birbirine yakın, insani ilişki- ler harika. Fakat politik açıdan sorun- lar çıkabiliyor. bu ilişkiler de mü- kemmel olabilir aslında, karşıhklı güven sağlanırsa. Ben burada kendi- mi evimde gibi hissediyorum, bura- daki meslektaşlanm gerçekten arka- daşlanm. Purabi Chosh Roy (Hindistan) Bu kongrenin ana teması insanlı- ğın sorunlan. Sosyal, politik, eko- nomik kökenli olabilir... Felsefe, bir yaşam, düşünme biçimidir. Yaşamın kalitesiyle ilgilidir. Bence dünyadan felsefecilerin bir araya geldiği bu top- lantı sonuç getirecek. Asıl istenen yaşam kalitesi, Azerbaycan, Hindis- tan, Rusya ya da herhangi bir yerde... Hepimiz insanız... Peter Kemp (Danimarka) Farklı ülkelerde çalıştım, Paul Ri- coeur'un öğrencisi oldum. Farklı tek- nolojilerle çevrili bir yaşam konusu, nasıl daha iyi olabi- leceği sorusu ilgi- mi çekmeye başla- dı. Tıp, iletişim ve bilgisayarteknolo- jisi...'Teknoloji Eti- ği'... Bence, bu kongreye son dere- ce önemli konuşmacılarkatılıyor. Be- ni özellikle mutlu eden bir şey de top- lumsal konulann incelenmesi. 'Poli- tik Felsefe' de çok önemli, burada 'insan haklan" gibi birçok konunun tartışılması da çok güzel. Peter Kemp
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog