Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

SAVFA CUMHURİYET 19AĞUSTOS2003SALI 8 HABERLERlN DEVAMI TURKIYE Istanbul B 30 Sinop B 28 Adana Edrne B 34 Kocaeli B 31 Çana-ckale B 31 Izrrr B 36 Manisa B 37 Aycın B 38 Denziı B 36 Samsun Trabzon Gıresun Ankara Eskışehir Konya Sıvas PB Y B B B B B 26 26 27 30 31 29 27 A 37 Zorguldak B 26 Antalya A 39 Kars Mersın Dıyarbakır Şanlıurfa Mardin Sıirt Hakkân Van A A A A A B B 34 40 42 37 39 33 28 B 26 Yurdun kuzeydoğu kesımlen parçalı bulut- lu, Doğu Karadenız kıyı- Qs \0 ları sağanak yağışlı, dı- DIS MERKEZLER Y 19 Beriın Y 28 Moskova B 19 9er7erierazbÛîutlUve Helsmkı Y 23 Budapeşte Y 30 Aşkabat B 28 açık geçecek. Hava sı- Stockholm Y 22 Madrıd B 32 Astana B 27 caklığı ıç kesımlerde bı- Londra B 25 Vıyana Y 27 Taşkent 'azazalacak.dığeryer- Amsterdam Y 22 Belgrad B 34 Baku T£S%^ B k i Y 2 1 Ş o f y j , B J 3 Y 36 B 31 Y 22 kuzey ve doğu yonler- den hafrf, ara sıra cxta Bonn kuvvette esecek M ünı h B 28 Roma B 33 Tiflıs Y 32 Y 27 Atına B 35 Kahıre B 36 Y 28 Zürıh B 28 Şan B 37 Taşkent Tahran f k i Parçalı bulutlu Ss ^ Çok bulutlu •ft Yağmurtu bKarlı Sulu kar > Gok gurultutü G U N C E L CÜIVEYT ARCAYÜREK I Baştarafı 1. Sayfada Hacı Bektaş Veli törenleri sanki bir futbol maçı. Sahadaki 22 kişi arasında beğeni kazanan bir futbol- cudan söz ediliyormuş gibi, kim daha fazla alkışlan- dı, kime daha az tezahürat yapıldı gibi kıyaslamalar yapıldı. Holding kavgalarından, arsa pazarlıklarından ba- şını kaldıramayan yazılı medya; vatan toprağı nere- sıydi değildi üzerine tarihsel tartışmalar açarak her fırsatta iktidar adına Irak'a asker göndermeyi yine sa- vundu. Medyadaki böyyük yöneticiler-işadamının böyyük temsilcileri tabii ne törenlere ne de Cumhur- başkanı'nın konuşmasına ve de duyarlı konu laikli- ğe iltifat etmedi. Etmeleri de beklenemezdi. Aynı gün A-KE-PE'den yükselen ses, başka bir konuyu vesile ederek Cum- hurbaşkanı'na saldırdı. Durum giderek dikkat çekîci bir konuma giriyor: Medya ile AKP, Çankaya konusunda sanki arala- rındaki gizli bir anlaşmayı uyguluyor. Sezer'e biri açıktan saldınyor, öteki Cumhurbaş- kanı'nın laik rejimle ilgili duyarlı çıkışlarını, uyarılarını görmezlikten gelerek dolaylı yoldan iktidara hizmet ediyor. • • * - İktidar Çankaya'ya saldınlanndaki dozu birden art- tırdı. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, bir de Ha- zine'den sorumlu AJi Babacan, (yüzde 25 Kürt ol- duğunu açıklayan RTE'nin has danışmanlarından Cüneyd Zapsu'nun tanımına göre) Ali "Bebecan", yasanın bir kez daha "aynen" kabul edileceğini açık- ladı. Parti adına konuşan RTE'nin yardımcılarından Ha- lil Ürün ise, patronlarına tercüman oldu, karşı cep- heyi açtı: "Meclis'te bir muhalefet var; adı CHP. Bir muhalefet daha var, o da tepede, Çankaya'da" dedi. • •*- Oysa, Çankaya'nın nedenlerini kavrayarak bugü- ne kadar vetolardan ders çıkarabilseydi bu iktidar, hem kendi rahat edecekti hem de kamuoyu. Ama hayır! AKP, tek parti virüsü kapmış. Geçmiş- teki benzeri tek parti iktidarlan gibi her söylediğinin, her yaptığının doğruluğuna inanıyor. Bu inanca ina- nılmasını önkoşul görüyor. Tersine hareketler karşı- sında hiddete kapılıyor Cumhurbaşkanı, örneğin devlet kesesinden tari- kata bağlı okullara gönderilmek istenen 10 bin yok- sul öğrenci bahanesiyle çıkarılan yasayı veto eder- ken, laik rejime biçimsel bağlılık gösteren bu iktida- rın, laik rejimin temeline koymaya çalıştığı dinamit- lerin kabul edilemez olduğunu açıklamıyor mu? Çankaya'dan veto yiyen orman niteliğini yitirmiş arazilerde yerleşik, ne çare olanakları kısıtlı kaç köy- lü işlediği, yaşadığı toprakları satın alabilecek mad- di güçtedir; "önce parrra, sonra toplum" anlayışına tutkun gözü kararmış bu iktidar hesap etti mi aca- ba? Her alanda belirsizliğin yaşandığı şu dönemde anayasadan kaynaklanan görevini "bihakkın" yerine getirerek; laik, demokratik, sosyal hukuk devlet ya- pısını bozmaya yeltenen çabalara karşı, tek başına savaşan Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı görevinde bulunması... Bir dalgakıran gibi yasal yozlaşma heveslerini ge- ri çevirmesi... Laik, sosyal hukuk devletinin, özetlersek demok- ratik rejimin şansı. • • • Geçenlerde grup yönetiminden Allahlık dıye söz ettiğimiz -Sezer'den sonra iktidarın ikinci derecede şikâyetçi olduğu- CHP'nin Meclis muhalefetine ge- lince; yönetimin gönderdiği TBMM CHP grubu 22. dönem 1. yasama yılı çalışmalannln "sayısal değer- lendirmesi" kitapçığına baktım. Sözlü sorulann yüzde 95'inin, yazılı soruların yüz- de 75'inin, Meclis araştırması önergelerinin yüzde 67'sinin, yasa önerilerinin yüzde 68'inin CHP millet- vekillerince verildiğinı açıklıyor. Pek güzel ama; kuzum söyler misiniz, bu çabala- rın içeriğinden CHP grup yönetimi ve bastırdığı ki- tapçık dışında, örneğin halkın haberi, bilgisi var mı? Türk askeri Batı'da görev alacak' Haber Merkezi -1- rak'ta ABD tarafından oluşturulan Geçici Hü- kümet Konseyi'nin Başkanı tbrahim Ca- feri, Irak'a gelecek ya- bancı askerler konu- sunda bazı kıstaslan dikkate aldıklannı be- lirtti. NTV'ye açıklama- larda bulunan Caferi, Irak'a gelecek yabancı askerler konusunda ti- tiz davrandıklannı ifa- de ederek "Bazı un- surları dikkate alaca- ğız. Bunlardan biri bizimle o ülke arasın- daki ilişkilerin niteli- ği. Bir diğeri de hem çevre ülkelerin hem de Irak toplunıunun hassasiyetleri. Şimdi ve gelecekte herhangi bir sorun yaşanma- ması için bütün bun- lar göz önüne alını- yor" diye konuştu. Konsey üyesi Ad- nan Paçacı ise du- yumlarına göre Türk askerlerinin Irak'ın ba- tısındaki Ambar böl- gesinde görev alabile- ceğini söyledi. Talabani'ye uyan Haber Merkezi - Kürdistan Yurtseverler Birliği hden Celal Ta- labani nın "Irak'ta Türk askeri istemiyo- ruz" şeklindekı sözleri- ne ABD tarafından tep- ki gösterildi. ABD'nin Ankara Büyükelçili- ği'nden yetkililer, Tala- banınin sözlerine yanıt olarak "Biz ABD ola- ?ak Türkive'nin Iraktaki istikrar gü- cüne katılmasını isti- yoruz. Onemli olan da bu" açıklamasını yaptı- lar. Irak'ta ABD tarafın- dan oluşturulan Geçici Yönetim Konseyi'nde de yer alan Talabani 'nın Türkiye'nin Irak'a as- ker göndermesinı ıs- temedikleri yönündeki sözlerine Ankara da tepki göstermişti. Para değil., sektör pazarhğı • Baştarafı 1. Sayfada ğin, Irak'taki asgari zorunlu gi- derlerinin ise aylık yaklaşık 3 milyon dolar olacağı hesaplanı- yor. Bu rakamın, görev yapa- cak askerlere ödenecek maaşı da içerdiği belirtiliyor. Irak'a gönderilecek gücün, daha önceki Afganistan ve Bos- na görevlerinden farklı olarak. hava yoluyla değil karadan böl- geye sevk edileceğini işaret e- den yetkililer, bunun da mali- yeti büyük ölçüde düşürücü et- ken olacağını kaydediyorlar. Türkiye. Irak'a göndermeyi planladığı gücün masraflan ko- nusunda ABD ile yeni bir pa- zarlık sürecine girmek istemez- ken ayn bir sektör talebinde ıs- rarcı davranıyor. ABD'nin Türkiye'den katkı istediği Felluce-Tikrik-Baku- bad üçgeni. koalisyon güçleri- ne karşı yoğun saldınlann ya- şandığı en riskli bölgeyi oluş- turuyor. Türkiye. böylesine riskli bir bölgede sorumluluk üstlenmeye hazırlanırken ko- Dışişleri VVashmgton'dan bilgi istedi ABD'ye PKK sorusu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ABD'nin, "topluma kazandırma yasasının" çıkanlmasına karşın Kuzey Irak'ta PKK-KADEK üyelerine karşı harekete geçmemesi Türkiye'nin tepkisine neden oldu. Dışişleri Bakanlığı, bu konuda Washington'dan bilgi talep ederken, gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı da iletti. ABD'den bir heyetin bu konuda temaslarda bulunmak amacıyla yakında Ankara'ya geleceği öğrenildi. Irak savaşı sonrasında Kuzey Irak'ta kolaylıkla denetimi sağlayan ABD yönetimi, PKK- KADEK konusunda Türkiye'ye "topluma kazandırma yasasının" çıkanlması yönünde telkinlerde bulunmuştu. ABD'li yetkililer, bu yasa çıktıktan sonra gerekeni yapacaklan, "silahlı eylemde ısrar edenlere karşı askeri önlemler alacakları" sözünü vermişlerdi. mutanın kendisinde olmasını istiyor. Bölgede "ABD'nin jandarması" göriintüsü ver- mek istemeyen Ankara, güven- liğin yanı sıra bölgenin yeni- den iman, sağlık, eğitim ve kül- tür alanlannda da katkıda bu- lunmak istiyor. Bu amaçla Tür- kiye, Irak'ta ABD, Ingıltere ve Polonya'dan sonra, dördüncü bir sektör oluşturulması ve bu- ranın sorumluluğunun Türki- ye'ye verilmesını talep ediyor. Ankaranın bu talebinin ABD yönetimi tarafından be- nimsenmesi durumunda bölge- de yeniden imar çalışmalannda söz sahibi Türkiye olacak. Bu- radaki ihalelerdeTürk firmala- nna öncelik verilecek. Pakistan ile anlayış birliği Irak'ta Türkiye ile aynı böl- gede görev üstlenmeye sıcak bakan Pakistan ile ilk değerlen- dirmeler dün Ankara'da baş- ladı. Dışişleri Bakanlığı Müs- teşan Büyükelçi Uğur Ziyal. bu aşamada somut bir geliş- menin söz konusu olmadığını belirtirken iki ülkenin Irak konusunda temaslannı sürdür- me karan aldığını açıkladı. Büyükelçi Ziyal, "Henüz iki taraf da bir karar süreci için- de değil. Karşıhklı görüş- lerimizi birbirimize ifade et- tik. Temasta kalmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Pakis- tanlı Müsteşar Khokhar da Türkiye ile "anlayış birliği" içinde olduklannı vurguladı. Soruşturma derinleşiyor• Baştarafı 1. Sayfada eskı Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uzan, Başkanvekili Ya- vuz Uzan, yönetimi kurulu üyeleri Hilmi Başaran, Erol Hürbaş, Yaşar Avni Güral, Gürol Demirkol, Birol Çilin- gir, Sadık Karagöz, Mehmet Koray Özkaya, Nuran Özel, Yeşim Öztürk, Çiğdem Ka- rakaş ve Merkez Yatırım Yö- netim Kurulu Başkanı Hakan Uzan hakkında gözaltı talima- tı veren Cumhuriyet Savcı- sı'nın yaklaşık 50 kişinin daha ıfadesine başvuracağı öğrenil- dı. Önceki gün Istanbul'da 6, Sa- karya'da da 2 ev ve işyerine bas- kın düzenleyen ancak aranan kişileri bulamayan mali polis ekıplen, operasyonlan dün de sürdürdü. Polis, Ulus'takı bir depo ile Florya ve Heybeli- ada'daki aile yakınlanna ait ev- lerde arama yaparken bazı tab- lo ve antik değer taşıyan eşya- lann tespiti yapıldı. Aynca Fet- hiye'nin Göcek ilçesi açıklann- da Uzanlar'a ait olduğu bildiri- len bir ada ile yatta da arama yapıldı. Emniyef te toplantı îmar Bankası'na ilişkin so- ruşturmayı yürüten sa\ cılardan Şişli Cumhuriyet Savcısı Mecit Ceylan, dün Istanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Cadde- si'ndeki kompleksinde yer alan Mali Şube Müdürlüğü'ne gele- rek bu soruşturma için önceki gün Ankara'dan gelen Emniyet İmar Bankası soruşturması kapsamında ele geçirilen CD ve bazı bilgisayar kayıtları Bilgi Işlem Şube Müdürlüğü uzman ekipleri tarafından çözülmeye başlandı. (Fotoğraf: AA) Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücade- le Dairesi Başkanı Hanefi Av- cı, Istanbul Emniyet MüdürYar- dımcısı Şammaz Demirtaş, Is- tanbul Mali Şube Müdürü Mus- tafa Aktaş, BDDK yetkılıleri ve hesap uzmanlan ile bir top- lantı yaptı. Bu arada, bazı bilgi- sayarlann, bilgi işlem şube mü- dürlüğünden mali şube müdür- lüğüne taşındığı görüldü. Söz konusu cihazlann, "Merkez Yatırım ve Ticaret AŞ'de ele geçirilen disket ve bilgi kayıt- larının çözümünde kullanıla- cağı" öğrenildi. 3.38 katrilyon fark BDDK tarafından Şişli Adli- yesi'ne gönderilen bir yazıda, "Pamukbank'a başvuran mu- dilerin bildirimleri ile İmar Bankası kayıtları arasında 3 katrilyon 380 trilyon liralık fark bulunduğu'" belirtıldi. İmar Bankası Mağdurlar CHP'de ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - İmar Bankası mudileri ve Hazıne bonosu mağdurlan dün, CHP Grup Başkanvekili Mustafa Öz- yürek'i ziyaret etti. İmar Bankası'na el kon- masından sonra verilen söz- lerin rutulmadığını, "15 gün içinde ödeme yapıla- cak" açıklamalanna karşın tasarruflannı 50 gündür tah- sil edemedıklerini \-urgula- yan yurttaşlar, CHP'den yardım istedi. CHP Grup Başkanvekili Özyürek "Türkiye uzun za- mandır bu dramı yaşıyor. Devlete düşen, iyi niyetli, devletin garantisine güve- nen yurttaşların hakkını bir an önce ödemektir" de- di. Bankalann en çok denet- lenen kurumlar olduğuna dikkat çeken Özyürek, "Bu- na rağmen nasıl ikili, kayıt dışı hesaplar olabiliyor? Ya yeterli denetim yapılmamış ya da yapıldıysa hazırlanan raporlar sumenaltı edUmiş. Devletin, BDDK'nin açık bir görev ihmali söz konu- su" diye konuştu. GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Cüneyd Bey, kendisine yönelik eleştirileri ya- nıtlarken, "beni kum torbasına çevirdiler" diyor ama, maşaallah gözü ucuz fındık torbasından başka bir şey görmüyor! önce sorunun özünü aktaralım, sonra fazla bekletmeden Zapsu'ya dönelim... Türkiye, fındık üretiminde rakipsiz dünya birin- cisi. Üretimin yüzde 80'i Anadolu'da. Ancak bu politikasızlıkla, silahı hep kendimize çevirme yöntemleriyle gidersek sonumuzun ne olacağı- nı görmek zor değil. Bakarsınız tıpkı tütünde ol- duğu gibi ithal eden ülke olmuşuz. Bugünlerde alevlenen, fındıkta fiyat tartışma- sının kökeni geçen hükümet dönemine kadar gidiyor. Ecevit hükümeti, 2002 ürünü fiyatını bir- kaç aylık gecikmeyle 1 milyon 650 bin liradan açıklayınca üreticinin tepesı atmıştı. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da seçim mey- danlarında, özellikle Karadeniz'de bunu kullan- mış ve demişti ki: "Fındık fiyatının en az 2 milyon lira olması ge- rekir. Üstelik fiyatlar bu kadar geç açıklanır mı? Biz iktidara geldiğimizde hem 2 milyonun üze- rinde fiyat vereceğiz hem de nisanda açıklaya- cağız!" Geldik 2003'e... Aylardan ağustos, hükümet toş... Üst üste, ait alta yapılan toplantılarda brüt 2 milyon lira verilmesi görüşü benimsendi, bunu üreticinin benimsemeyeceği anlaşılınca geri adım atıldı. Üretici 2 milyon 700 bin civarında fiyat bekli- yor. Ihracatçılar da daha önce yaptıkları bağlan- tılan dikkate alıp 2 milyonun altında fiyat öngö- rüyor. Bugün Giresun'da, 50 kooperatif başkanı bir araya gelip yön arayacak. Karmaşanın içinde bir de geçen yılın ürünü var. 8 aydır FlSKOBlRLlK'in depolarında bekle- yen fındığın satış fiyatı da ihracatçıların istemi yönünde düşük tutulmak isteniyor. AKP içinden yükselen ses Fiyatı zaplayalım... Zapsu'ya geçelim... Kendileri, Uluslararası Kabuklu Yemiş Konse- yi (INC) Başkanı. Çeyrek asırdır işin içinde. AKP içindeki unvanı, "Genel Başkan özel Asistanı, Veri Koordinatörü" olan Zapsu'nun fındık fiyatı- nın düşük tutulmasında rol oynadığı iddia edili- yor. Şimdi biz aradan çekilelim, AKP Giresun Mil- letvekili Nurettin Canikli'nin partinin MYKtop- lantısında söylediklerini aktaralım: "Cüneyd Zapsu, alivre (sezon açılmadan ve piyasa oluşmadan aylar öncesinden fiyat veril- mesi) yöntemiyle kentali 215 dolar (kilosu 1 mil- yon 400 bin lira) üzerinden satış bağlantısı yap- tı. Ancak rekoltenin düşmesi üzerine kental fiya- tı 320 dolara (kilosu 2 milyon lira dolayı) kadar yükseldi. Zapsu düşük fiyattan bağlantı yaptığı için paniğe kapıldı. Hazine, KİT Genel Müdüriü- ğü vasıtasıyla FİSKOBİRLİK üzerinde baskı ku- rarak, stoklardaki fındığı 1 milyon 400 binin al- tında satmasını sağladı. Fındık üreticisi büyük fındık spekülatörleri için heba ediliyor. Bunun he- sabını veremeyiz." Canikli'nin bu sözleri medyadayeraldı, yalan- lamadı. Toplantıda kimi yöneticiler Canikli'ye hak ve- rirken Erdoğan, doğal olarak özel danışmanını korudu. Yolsuzlukla mücadele deyince rafta dosya, komisyonda kopya bırakmayan AKP'nin kararlılıkla sürdürdüğü fiyat kararsızlığı, 1 milyar dolarlık fındık ihracatı gelirinin yüzde 40 azalma- sına neden oldu. Fındıktaki bu zındıklığın giderilmesi için AKP'Iİ- lerin bastırması, Canikli'nin konuyu hem parti toplantısında hem köşe yazısında dile getirme- si de yetmiyor. 150 bin fındık üreticisinin kaderi bir kişinin elin- de "zap"lanıp duruyor. Buna da kararlı politika deniyor. Zapsu'nun salt fındıkla iigili basın top- lantısında yaptığı açıklamaları okudum. Benzet- mede kusur olmaz, sözcüklerin anlamdan anla- ma gidip geldiğini, dans ettiğini görünce insan ister istemez, fındık politikasından çok Fındıkkı- ran Balesi'ni anımsıyor! ankcum@ttnet.net.tr Özerkliğe darbe • Baştarafı 1. Sayfada tir" hükmünü içermektedir. Bu kapsamda genelgenin hü- kümlerine ritizlikle uyulma- sının sağlanmasını rica ede- rim." Bakan Çelık, 4 Ağustos'ta YÖK Başkanlığı'na konuya ilişkin bir yazı daha gönderdi. 20053 No'lu yazıda profesör ve doçentler dışındaki tüm kadro- lara yapılacak atamalann dur- durulduğu vurgulanırken On- dokuz Mayıs Universitesi'nin yardımcı doçent kadrosu için atama yaptığı ve bu nedenle üniversite yöneticileri hakkın- da yasal işlem yapılması gerek- tiği ıleri sürüldü. Yazıda genelgenin yayımlan- dığı tarih itibanyla yapılan tüm atamalann durdurulması isten- di. Yazıda. şöyle denildi: "On- dokuz Mayıs Cniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi De- kanhğı'nın; 23/07/2003 tari ve 3447- 3448 sayılı yazıları ile genel cerrahi anabilim da- lı yardımcı doçentlik kadro- larına Dr. Bahadn- Güngör ile Dr. Hüseyin Koray Topgül'ün 21/ 07/2003 tarihinde atama- larının yapıldığı anlaşılmak- tadır. Bu nedenle Ondokuz Majıs Üniversitesi yöneticile- ri hakkında yasal işlem yapıl- ması gerekmektedir. Bilgile- rinizi ve atamalann durdu- rularak tüm ilgililer hakkın- da gerekli yasal işlemin ivedi- likle yapılmasını rica ede- rim." Başbakan Erdoğan, 19 Tem- muz 2003 tarihinde yayımladığı genelgeyle üniversitelere alına- cak akademik personel kadrosu- nu kısıtlamış, genelgede, "Do- çent ve profesör kadrolarına yapılacak atamalar dışındaki her türlü naklen ve açıktan personel atamaları, ikinci bir talimata kadar durdurulmuş- tur. Ancak kamu hizmetlerin- de aksamaya meydan verilme- mesi amacıyla ivedi ve zorun- lu hallerde yapılacak atama- lar için Başbakanlık'tan izin alınacaktır" denmişti. SP'den Erdoğan ve Gül f e çuval Saadet Partisi (SP) Istanbul GençUk KoUan'nca AKP yöneticilerine yönelik yapılacak olan "giysi yardımı" kapsamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e 2 adet çuval gönderildi. Sirkeci Büyük Postane'den gönderilen çuvalların Amerikan bezinden imal edilmiş ve sağlam dikişli olduğunu vurgulayan SP İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Ünal, "Biz bu kıyafeti AKP'nin Amerika ile olan yoğun ilişkileri ve Irak'a asker gönderme isteklerini düşünerek seçtik" dedi. (Fotoğraf: GÖKCE UYGUN)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog