Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 AĞUSTOS 2003 PAZARTESİ 8 HABERLERIN DEVAMI TURKİYE Istanbul Edirne _B 31 Sınop B 27 Adana A 37 B 36 Samsun PB 28 Mersın A 33 Kocaelı B 33 Trabzon Çanakkale B 34 Giresun Izmir B 37 Ankara _Y 26 Dıyarbakır A 39 _Y 26 Şanlıurfa B 32 Mardin Manisa B 39 Eskışehır B 33 Sıırt Aydın Denızlı _B 38 Konya B 31 Hakkân B 37 Sıvas B 30 Van B Zonguldak B 26 Antalya A 39 Kars PB 25 Yundunkuzeydoğu kesımlerı parçalı bu- lırtlu, Doğu Karadenız kıyılan sağanak yağış- lı. dığer yerler az bu- lutlu veaçıkgeçecek Hava sıcakhgında onemlı bır değışıklık olmayacak. Rüzgâr kuzeyvedoğuyonler- den hafıf ara sıra orta kuvvette esecek. DIŞ MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn PB PB PB PB Y Y PB Y 23 21 21 26 26 27 29 28 Münıh Y 26 Zünh Berlın Budapeşte Madrıd Vıyana Belgrad Sofya Roma Atına Y B B Y A B B A 19 27 32 36 36 33 34 35 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tiflis Kahıre Y B Y B B B Y B 19 28 26 38 32 22 15 36 Y 23 Şam B 39 CjAçık ı buluti k Çok bulutiu =A=.i.i.° j Sulu «ar t Gok guruftulu Şiliden Anadoluya' Yüreklerden sevda ve isyan iaştı HATİCETUNCER Inti-Illimani, Moğollar ve Grup Yo- rum'un Açıkhava Tiyatrosu'ndaki "Şi- li'den Anadolu'ya" konserinde, And Dağlan'ndan ezgiler, Bergama köylüsü- nün mücadelesi, isyancı gençlerin kav- gası kucaklaştı. Bağlama, zampona, cha- rangonun seslendirdiği, insanın banş ve özgürlük istemlerinin, sevdalannın ifa- desiydi. Latin Amerika'dan ve Anado- lu'dan 1960'iann sonlannda yirmili yaş- larını yaşarken seslenen Horacio Du- ran, Jorge Coulon, Cahtt Berkay, En- gin Yöriikoğlu, Taner Öngür, bugünün beyaz saçlılan aynı sahnede buluştu. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'na uzun sü- re kuyrukta bekledikten sonra içeri girip merdivenleri biJe dolduranlan ilk oJarak Moğollar selamladı. Hep birlikte söyle- nen şarkılann ardmdan Moğollar, Coca Cola firmasının Rock'n Coke Festiva- li'ne alternatif olarak 6-7 Eylül tarihinde düzenlenen "Banşa Rock" Festivali'ni desteklediklerini belirtti. "Türküler susmaz, halaylar sürer" sloganlan ara- sında sahne aîan ve "Banşa Rock" konserini desteklediğini açıklayan Grup Yorum'a seyirciler halaylarla eşlik etti. inti-lllimanl Horacio Duran, Jorge Coulon, Marcelo Coulon, Efren Viera, Daniel Cantilla- na, Manuel Merino, Cristıan Gonza- les ve Juan Flores'ten oluşan Inti-Illı- mani grubu alkışlar ve "El Pueblo Uni- do Jamas Sera Vencido- Örgütlü balk yenilmez" sloganlan arasında sahnede yerini aldı.Horacio Duran sahnede sü- rekli dolaşarak grubu yönetirken grup elemanlan her şarkıda farklı bir enstrü- manın başına geçti. Gitarlann yanı sıra Latın Amerika'ya özgü vurmalı, üfle- meli çaigılar sırayla çalındı, vokaller sü- rekli değişti. Horacio Duran, Açıkhava Tiyatrosu'nu dolduran bınlerce kışinin "Venceremos"u beklediğinin farkın- daydı. "Ne dinlemek istediğinizi bili- yoruz ama bunlan da dinleyin" diye- rek programı sürdürdü.Inti-Ilîimani is- yanı, And Dağlan'ndan topladıklan în- İca, Maya ezgileriyle kanştınp, Latin Amenka, Akdeniz, Avrupa, Küba, Afti- ka etkileriyle kendi kimliklerini yitirme- den yaptıklan şarkılarla bir büyü yarattı. Inti-Illimani, yalnızca isyanın, işkence acılannın değil, sevincin, sevdanın, hüz- niin, güzelliklerin, banş ve özgürlüğü- nün şarkılannı söyledi. 1973'te gitar ça- lan kollan kesilen, işkencede öldûrülen "Yeni Şarkı" akımının öncüsü Victor Jara'dan da şarkılar söylediler, And Dağlan'nda avcılık yapan köylülerin haykınşlannı da dile getirdiler. Çakmaklardan yıidız Cunta döneminde Şili'de işkence edil- dikten sonra helikopterden denize atılan sendikacı bir kadın öğretmen için yazı- lan"O Denizden Geldi" şarkısının yü- rek acıtan müziğine izleyiciler çakmak- lanyla oluşturduklan yıldızlarla karşıhk verdi. Inti-Illimani, müziğiyle izleyicile- rin yüreğine sızarken, izleyicilerin sev- gisinden etkilendi. Açıkhava'da yaşanan yalmzca bir konser değildi. Birbirlerine binlerce kilometre uzaklardaki toprakla- nn halklanrun duygulannın, seslerinin etkileşimi, bütünleşmesiydi. Horacio Duran, grubun elemanlannı tek tek tanı- tırken sıra siyahi Kübah Efren Viera'ya geldiğinde büyük bir alkış koptu. Siyah ırkın ezilmişliğine protesto biçiminde yûkselen alkışlar, Viera'nın solo perküs- yon gösterisi sırasında daha da büyüdü. Horacio Duran'ın ön plana yerleştirdiği grubun genç elemanlan nefesli otantik çalgılarda Christian Gonzalez, kemanda Daniel Cantillana ustalıklanyla müzik şölenine katkıda bulundular. Final Venceremos'la Artık bir slogana dönüşen "El Pueblo Unido Jamas Sera Vencido" söylenir- ken Moğollar ve Grup Yorum eleman- lan da sahneye gelerek Latin Ameri- ka'nın sesleriyle kucaklaştı. Inti-Illima- ni elemanlan kendilerine armağan edi- len bağlamalan kaldırarak seyircileri selamladı. Ama artık Açıkhava'yı dol- duranlann sabn tükenmiş "Vencere- mos"u Türkçe söylemeye başlamışlar- dı. Inti-Illimani, tüm dünya sosyalistle- rinin marşını tspanyolca söylerken ya- vaş yavaş çekilip sözü seyirciye bıraktı: "Venceremos, Venceremos... Kıralım zincirlerimizi..." Erdoğan özerkliğiunuttuI Baştarafı 1. Sayfada Yazıda, "Bu çerçevede atanma- sı zorunlu görülen personel için bilgiierle birlikte izin talep edil- mesi halinde konu değerlendi- rilecektir" denildi. Mevcut yasaya göre, üniversı- telere alınacak akademik perso- nel için üniversiteler öncelikle duyuruda bulunuyor. Kadro sayı- lan YÖK tarafından onaylandık- tan sonra. üniversitelerde kurulan bilim jürileri tarafından onlarca akademısyen adayı arasından se- çim yapılıyor. 'Atanmadan bllgi olmaz' YÖK ıse Başbakanhk'ın dik- kate almadığı mevzuatı, mevcut uygulamayı ve bilimsel özerkliği ammsatan bir yanıt gönderdi. YÖK Başkanlığı, öğretim üyesi olmak için üniversitelere başvu- rulduğunu ve kurulan jürilerce akademik kadrolara atama yapıl- dığını bildirdi. Adaylann bilgıle- rinin ancak atamalan yapıldıktan sonra YÖK'e bildirildiği vurgula- nan yazıda, Başbakanhk'ın de- mokratik ülkelerde eşi görülme- miş bir istemde bulunduğu kay- dedildi. Başbakanhk'a 7 Ağustos 2003 tarihinde göndenlen yazıda şöyle denildi: " Üniversitelerde yapılan baş- vurular, ilgili fakültenin yöne- tim kurulunca belirlenen bilim jürilerince değerlendirilir ve rektör tarafından atanır. Yapı- lan işlem, yargı denetimine açıktır. Gerek başvuran aday- lar gerekse ataması yapılan personelle ilgili hiçbir bilgi ata- madan önceya da sonraYÖK'e intikal etmez. Atanacak perso- neie ilişkin bilgilerin atama iş- lemlerinden önce yükseköğre- tim sistemi dışındaki başkaca bir makama sunulması, evren- sel akademik işleyişe tamamen aykırı bir uygulamadır. Kaldı ki bu yürürlükte olan mevzuat uyarınca fiilen de mümkün de- ğildir. Bu tür bir uygulama ya- pıldığı takdirde yükseköğretim kurumlarının özerkliğinden söz etmek mümkün olmaya- caktır." Başbakan Erdoğan, üniversite- lerde kadrolaşmaya dönük ilk adı- mı 19 Temmuz 2003 tarihinde ya- yımladığı bir genelgeyle atmıştı. Kadro alımını kısıtlamıştı Başbakanlık genelgesiyle üni- versitelere alınacak akademik personel kadrosu kısıtlandı. Ge- nelgede, "Doçent ve profesör kadrolanna yapılacak atama- lar dışındaki her türlü nakien ve açıktan personel atamalan, ikinci bir talimata kadar dur- durulmuştur. Ancak, kamu hiz- metlerinde aksamaya meydan verilmemesi amacıyla ivedi ve zorunlu hallerde yapılacak ata- malar için Başbakanhk'tan izin alınacaktır" denilmişti. ELÎN DOĞAN OKÖSS'DE TÜRKlYE BİRİNClSl OLDU CÜLER: RİSKLİ OKUL KALMADI Yalovalı Pelin Doğan, başarısındaki en büyük payın öğretmenleri ve ailesinin desteği olduğunu söyledi. Enkazdan başarıçıktı tstanbul Haber Servisi - îstanbul Bakırköy ilçesinde meydana gelebilecek olası bir depremde hasar görebilecek 12 okuldaki 16 binanın güçlendirilmesi için çalışma başlarıldı. Projenin başlatıldığı Ataköy Lisesi'ndeki törende konuşan Istanbul Valisi Muammer Güler, Istanbul'da deprem açısından yüksek risk taşıyan hiçbir okul kalmadığıru söyledi. Vali Güler konuşmasında, güçlendirme çahşmalannda geç kalındığı yönündeki eleştirileri ise şöyle yanıtladı: "Bu kolay bir şey değil. fstanbul için 20-25 katrilyon liralık bir rakam gerekiyor. Herkes evinde oturarak devlet gelecek, bunu yapacak diye beklemesin." FARUK K1RTAY YALOVA - Yalovalı öğrenci- ler. Marmara depreminde kaybet- tiklen 27 öğretmen \e yiLzlerce arkadaşlanna verdikleri "başa- n" sözünü bu yıl yerine getirdi- ler. 4 yıl boyunca çadır \e pre- fabnke konutlarda eğitim gören öğrencıler, Milh Eğitim Müdürü İsmail Kocaçalıkoğlu'mın 2 yıl önce başlattığı "Bilgi İşlem Merkezi ve Soru Bankası Pro- jesi" sayesinde ÖSS"de Türkiye birincihğinı elde ettiler. Yalovalı Pelin Doğan Ortaöğretım Ku- nımlan Öğrenci Seçme ve Yer- leştirme Sınavı'nda (OKÖSS) Türkiye birincisi oldu. 1997 ve 1998 yıhnda ÖSS Tür- kiye binncılığinı, 1999"da ÖSS Türkiye ikıncilığını alan Yalo- va'da 17Ağustos 1999'da yaşa- nan deprem felaketinin enkazın- dan başan çıktı. Depremde yıkı- lan ve yeniden inşa edilen Oncü tlköğretim Okulu, bu yıl OKÖSS'de Türkiye birincisi çı- kardı. Okulun öğrencileri ise tüm bırincilikleri depremde yaşamı- nı yitiren öğretmenlerine arma- ğan etmişlerdı. Öğrencilerden Yağmur Balki deprem anıtındaki taziye defteri- ne yazdığı yazıda, "...Artık bü- tün Türkiye birinciliklerini siz- lere armağan etmek istiyoruz. Ve size öğretmenim, burada bir deprem anıtı değil, birer başa- rı anıtı yapmışlar. Seni kucak- lamav ı ve sesini çok özledim öğ- retmenim..." demişti. Soruların tamamını bildi Yağmur'un sözünü, aynı okul- daki arkadaşı Pelin Doğan, Türki- ye birincisi olarak yerine getirdi. Depremden en çok zarar gören il- çelerden Çınarcık SSK Dispan- seri 'nde doktor olan babası Gün- han Doğan ve market işleten an- nesı Fatma Doğan ile birlikte ya- şayan Pelin Doğan, OKÖSS'de 100 sorunun tamammı doğru ya- nıtlarak büyük başan kazandı. Başansmdaki en büyük payın öğretmenJeri ve ailesinin desteği olduğunu ifade eden Doğan, "Başanm tesadüfi değil. Bugü- ne kadar evde bana kimse ders çalış demedi. Kendim çalıştım sommJuluğumu ve yapmam ge- rekeni biliyordum. Oğretmen- lerimiz de bizlere sevgi ve saygı ile yaklaştı" diye konuştu. Yalova'nın başansında en bü- yük pay sahiplerinden bin de Mil- li Eğitim Müdürii ismail Kocaça- hkoğlu. Bu yıl ÖSS'de Türkiye 6.'sı olan ve kent genelinde başa- n oranı yüzde 83.7'ye yûkselen Yalova'da Kocaçalıkoğlu'nun en önemli çahşması, iki yıl önce hiz- mete giren "Bilgi tşlem Merke- zi ve Soru Bankası Projesi" ol- du. Projeyle öğrencıler sanal or- tamda sınava hazırlandı. ENCELLİLERE DEPREM EĞİTİMİ tstanbul Haber Servisi - Eski Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara. engelli yurttaşlara, deprem ve depremden korunma eğitimi verdi. Şişli Belediyesi'nde gerçekleştirilen eğitimde konuşan Işıkara, tüm engellilerin üzerinde "Acil Sağlık Bilgi Kartı" bulundurmalan gerektiğini vurgulayan Işıkara, bu kartlann il sosyal hizmetler müdürlüklerinden ahnabileceğini kaydetti. Işıkara, "5-10 yıl sonra Japonya'daki gibi depremden zarar görmeyecek hale geleceğizr> diye konuştu. 17 Ağustos'ta yaşamını yitiren yurttaşlar, çiçekler ve gözyaşlanyla anıldı Depremiıı 4. yıldönümüYurt Haberleri Servisi - 17 Ağustos depremmm 4. yılmda sa- atlerO3.O2'yigösterdiğinde "dep- rem bölgesi"nde gözyaşlan yıne sel oldu. Depremın merkez üssü Gölcük'te yurttaşlar önceki gece Kavaklı sahilindeki Barbaros Hayrettin Lisesi bahçesmde top- landı. Depremde yaşamını yıtiren- lerin adlannın ve fotoğraflannın yer aldığı standlarda mumlar ya- kıldı, öğrencıler anı defterlenne duygulannı yazdılar. Cökyüzüne balonlar Saatler 03.02'ye yaklaştığında ise saygı duruşunda bulunuldu. Ardından depremde yaşamını yi- tiren 52 öğrenci ve 5 öğretmenın adınının yazılı olduğu beyaz ba- lonlar gökyüzüne bırakıldığında gözyaşlan tutulamadı. YaJova'da da Deprem Anıtı önünde toplanan 5 bin kişi yakın- lajını gözyaşlan ve çiçeklerle an- dı. Yalova Beledıyesı \e Müftü- lükçe gerçekleştinlen sınevizyon gösterisinde depremi yeniden anımsayan onlarca kişi baygınlık geçirdi. CHP Yalova Milletvekili Mu- harrem İnce. AKP milletvekili Şükrü Önder'in de katıldığı et- kinlikte anıtta ölen yakınlannın X/epremin mer- kez üssü Göl- cük'te yurttaşlar önceki gece Ka- vaklı sahilindeki Barbaros Hay- rettin Lisesi bah- çesinde toplandı. Depremde yaşa- mını yifirenlerin adlannın ve fo- toğraflarının yer aldığı standlarda mumlar yakıldı. (Fotoğraf: AA) adlarını arayanlar gözyaşlanna boğuldu. Kent merkezinde bazı eğlence merkezleri açılmazken, prefabrikeler ve kalıcı konutlann ışıklan sabaha kadar yandı. Adapazarf nda da dün Serdı- van beldesindeki Deprem Şehitli- ği'nde anma töreni düzenlendi. AKP Sakarya Millen ekıllen Re- cep Yıldırım, Şaban Dişli, Erol Aslan Cebeci, Süleyman Gün- düz, Ayhan Sefer Ûstün'ün de katıldığı törende ^rttaşlar göz- yaşlan içinde yakınlannm mezar- lannı temizleyerek çiçeklerle süs- lediler. Eskişehir'de de depremde 32 kişiye mezar olan Tarhan Apart- manı'nın bulunduğu alanda tören düzenlendi. Tepebaşı Belediye Başkan Yar- dımcısı Melih Görk ve 4 kişilik bir heyet, apartmanın bulunduğu yere yaptınlan deprem tabelasının önüne çelenk koydu ve 1 dakika- lık saygı duruşunda bulundu. Kayseri'de de Ali tu'k başkanh- ğındaki 19 kişilik dağcı grubu, depremde yaşamını yitirenler anı- sına gece yansı Erciyes Dağı'na tırmandı. Şeytanderesi Kulva- n'ndan yaklaşık 8 saatte 3.916 metre yüksekliğindeki zirveye ula- şan dağcılar, saygı duruşunda bu- lunarak zirve defterini imzaladılar. GUNDEM MLSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada ni ele alıyorduk. Hükümet, tatil öncesi pek çok ya- sayı art arda çıkanp Çankaya'ya gönderdiği için Meclis'in ve hükümetin çalışmaları da fiilen gün- demde... Bu haftaya, hatta devamında sonbahara yan- sıyacak konulardan bazılarını sütuna yatıralım... Türkiye'nin kaynaklarına sağlıklı bakış vasfını yitirmiş olan hükümetin, orman vasfını yitirmiş Hazine arazileriyle ilgili anayasa değişikliği Köşk'ten döndü. Hükümetin bu tür durumlarda- ki bakışında şaşılacak bir şey yok: Aynen iade! Ancak, gerek AKP'nin gerekse AKP'nin tam resmi yayın organlarının ormanlarla ilgili Cumhur- başkanı Ahmet Necdet Se2er'e yönelik haber- leri eleştiriden çok saldırı içerikli. Üstelik saldırı günler öncesinden başladı. Sezer değişikliği onaylamazsafaizci, rantiyeci kazanacaktı, onay- larsa kaybedecekti! Sezer'in veto kararını şöyle duyurdular: "Işgalciye Sezer kıyağı!" Bu yasadan yararlanacaklar arasında Maliye Bakanı Kemal Unakrtan da var. Kendisi durumu kabul etti. AKP'nin yayın organlanmn yorurnunu temel sayarsak, Türkiye Cumhuriyeti'nin Maliye Bakanı bir "işgalci" ve "rantiyeci"1 . Hükümete göre orman arazilerini işgalcilere sat- mak ekonomiyi rahatlatacak, 25 miiyar dolar ge- lirsağlanacak... Bu mantık bir kişinin daha iyi ta- nm yapmak ve gelir elde etmek için tarlalarını sat- masına benziyor! Hükümet AKP'lilerin deyimiyle "Çankaya muha- lefetine" karşı Meclis'in olağanüstü toplanması- nı sağlayacak bir hazırlık yapmıştı. Eylül başında milletvekıllerimiz tatillerini kesmek durumunda kalabilir. Başlıkta vurguladığımız gibi karman ç-orman birdurum... Çark etmek ya da çark olmak! Sonbaharda kabaracak önemli bir konu da YÖK yasası olacak. Yasama yılı bitmeden üniver- sitelerin hükümetin emrine girmesini sağlayacak değişikliği Meclis'ten geçirmeyi planlayan hükü- met, üniversite yönetimlerinden sert tepki gelin- cebunu başaramadı. "Tamam"dedi, "sizededa- nışacağız. Görüşlerinizi, değişiklik önerilerinizi en kısa sürede yazıp bize bildirin, dikkate alalım." Yeni yasa taslağının da üniversite yönetimleri- ne toslayacağı anlaşılıyor. Dün ODTÜ Senato- su'nun hazırladığı raporkamuoyunayansıdı. öze- ti şu: "Taslak reform niteliğinde değildir... Bugünkü sistemden de geridir... Üniversiteleri siyasal bas- kıya veyönlendinveye açık hale getirecektir..." ODTU'nün bu değerlendirmesinin doğruluğu- nu ve hükümetin niyetini ortaya koyan bir geliş- meyi aktaralım: Başbakanlık, 30 Temmuz'da YÖK'e yazı yazı- yor. Içeriği özetle şöyle: "Üniversitelereyeniakademısyen kadrolan açıl- ması konusundaki isteminiz yerine gelmişti. Şim- di bu kadrolara kimleri atayacağınıza ilişkin bilgi verin, listeyi bildirin." YÖK de her üniversitesinin kendi gereksinimi- ne göre akademisyen aldığını, alınacaklarla ilgili olarak YÖK'ün devrede olmadığını belirten bir ya- nıt veriyor. Tam birskandal... Yasa geçmeden bunu yapan, üniversiteleri Mil- li Eğitim Bakanlığı'nın şubesi haline getirecek ya- sa geçtikten sonra ne yapar? Ormanların satışı ve üniversitelerın siyasete kur- ban edilişi için bu kadar ısrarh olan hükümet, Tür- kiye'nin iç ve dış dengelerini büyük ölçüde etki- leyecek Irak'a asker gönderme konusunda kula- ğının üstüne yatmış, devlet çarkının dönüşüne bakıyor. Tam AKP usulü icraat: Işine gelmiyorsa çark et, işi devlet çarkına bı- rak, geliyorsa çarkın dişlisi ol, döndür babam dön- dür! ankcum@ttnetnet.tr İtalya Dışişleri Bakanı Frattini: Türkiye'nin yeri Avrupa ATİNA (AA) - AB Dönem Başkaru Ital- ya'nın Dışişleri Bakanı Franco Frattini. "Tür- kiye'nin Avrupa Birii- ği (AB) perspektifinin geri dönüşü olmayan bir yol olduğunu" be- lirtti. Türkiye'nin yeri- nin Avrupa olduğunu söyleyen Frattini, İtal- ya'nın Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini açıkladı. Yunanistan'ın baş- kenti Atina'da yayımla- nan Kathimerini gazete- sine açıklamalarda bu- lunan Frattini, Türkiye- AB ilişkilenne değırur- ken "Türkiye'nin yeri Avrupa'dır" dedi. Av- rupa'nın tarihinde Tür- kiye'nin varlığının inkâr edilemeyeceğini de be- lirten Frattini, dın konu- sunun bir aynm unsuru değil, dayanışma faktö- rü olması gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin Avrupa yolunun "geri dönüşü olmayan bir yol" olduğunu ve bunun da karşılıklı çıkar içerdi- âim bildiren Frattini, italya'nın, Türkiye' nin AB üyeliğini destekle- diğini belirtti. Frattini şöyle konuştu: "Açıkça söylüyo- rum. Itatya uzun yıllar önce başlayan ve Ko- penhag'da onaylanan bir süreci destekliyor. Türkiye'nin AB'ye yaklaşması için gerek- li önkoşul olan reform- ların gerçekleştirilme- si konusunda Türk hü- kümerini cesaretlen- dirmeliyiz. Bizim ar- zumuz üyelik müzake- relerinin başlaması- dır." Kıbns konusuna da değinen Frattini, AB'nin bu konuda BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çabalannı desteklediğini belirtti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog