Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

18 AĞUSTOS 2003 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA ROPORTAJ ABDÜLCANBAZ PETROL SAVAŞU\RI TURHAN SELÇUK $ufcE DAHA PEVAM f Ej-ttt ÇûL Efc ^0M^R<x£ül-ı6-î JVLMEZLti*.. PEfiloJ. ÇOK ÜZMM B/|2.$Mλ.E KAİPIİA& AMA, E*( Tı'j-ElV. İ3ÎZ, 6£J-EcEKTfc ^ufc£<l£K Toroslar'dakiMilliPark, rafting cennetine dönüştü, ama çevre kirliliği de kapıya dayanmış durumda KöprüKiKanyon köpürüyor! 1 ürkiye 'nin en uzun kanyonu yüz milyonlarca yıl önce oluşmuş. Adını ise îsa dan sonraki 2. yüzyılda üzerine kurulan köprüden almış. Z amanın hesabının tutula- madığı ve milyonlarca yı- lın su gibi akıp gittiği dö- nemlerde oluşmuş bu kan- yon... Insanoğlunun ödü- nü patlatacak yer sarstntılan, ınsanoğ- lunun olmadığı sırada yer kabuğunu patlatmış... 14 kilometre uzunluğun- da bir taş kütle, çatlayıp ortasından ikiye aynlmış... Derinlıği 100 metre- yi bulan bir yank çıkmış ortaya... Adı- na sonradan Köprülü Kanyon den- miş... Köprülü Kanyon, Toroslar'da... Ma- navgat'ın arkasındaki dağlarda... Tür- kıye'nin en uzun kanyonu... Manavgat'a gelmeden sola sapıp, dağlara doğru 50 kilometre kadar gi- diliyor... Beşkonak beldesinde Köprü Çay kendini ıyice göstenyor... Çay demek haksızlık... Uzunluğu 100 ki- lometreye varan bir ırmak burası... Suyun başlangıcı, Köprülü Kan- yon'un içındeki pınar... Köprü Çay, yol boyu başka kaynaklarla birleşip As- pendos Tiyatrosu'nun yakınından Ak- denız"e kavuşuyor... Tas köprü Roma'dan kalma Dağın göbeğindeki köprü, Roma dönemınde Isa'dan sonraki 2. yüzyıl- da yapılmış... Tek gözlü, taş kemerlı... 35 metre yüksekliğinde kanyondan geçışı sağlıyor... 22 metre uzunluğunda, 3 metreye ya- kıngenişliğinde... Köprünün altından turkuvaz bir su akıyor... Yamaçlardakı ağaçlann yeşilı suya vuruyor... Vahşi ve yalın bir doğanın içınde ın- san düş gücünü zorluyor: Bu köprünün altından kim bilir ne sularaktı! Köprünün antık çağdaki adı; Eun- medon... Şımdilerde Oluk Köprü de- niyor... Ama sonuçta kanyona Köprü- lü, çaya da Köprü adını veren bizati- hi köprünün kendisi... Köprülü Kanyon, bir Milli Park ÇevTedeki yamaçlar ve yamaçlarda- ki ormanlarla göz alabildiğine uzanı- yor... 2 bin metreye doğru kelleşen mor tepeler, kış aylannda sırtlanna alacaklan beyaz paltolan bekliyor... Rüzgâr, ha bire çamlann kokusunu taşıyor... Akdentz'ln servl ormanı Akdeniz'in en büyük servi ormanı yaban hayvanlannı banndınyor... Ge- yikler, dağkeçılen, hlkıler, ayılar, kurt- lar, sansarlar... tçlennde en pervasızı keçiler olmalı... Herhangi bir virajda karşınıza çıkabıhyor... Yaban hayatı- nın ötekı üyelen porsuklar, turaçlar, keklikler, çulluklar, üveyilder, kartal- lar... Hepsi, kural dinlemeyen avcıla- ra av olmamaya çabalıyor... Sedirağaç- lan, eski zamanlardakı gibi çevreyı kuşatmaya çalışıyor... Bir de yangın- lar olmasa! Beşkonak, arada bir yanıyor... Galiba biraz da yakılıyor... Köprülü Kanyon'da, arazınin kil, kumtaşı ve kalker kayaçlı yapısı, ılginç görüntüler yaratıyor... Koca kayalar, dilimlenip üst üste dizılmiş gibi duru- yor... Taş sandığuıız kıtlenın ıçinden koca birağaç yüksehyor... Doğanın kar- şısında durup seyrermek gerekıyor... Yaşam, burada doğanın gönlüne gö- re sürüyor... Kanyonun çıkışından sonra Köprü Çay, kıyı boyunca kıvnlarak ve önü- ne engeller çıktığında köpürerek Ak- deniz'e doğru akıyor... Su, çivi gibi... Ağustos güneşme bi- le kafa tutuyor... tnsanlan ayak parmak- lanndan başlayarak ısınyor... Ve insan- lar el ele ruruşup çığlık çığlığa kendi- lenni suya bırakıyor... Bu bır oyun. Önlennde rehber, suilannda can ye- lekleri, başlannda kasklan ıle yaban- cı turistler küçük bır şelalenın önün- de eğleniyor... Baklavayı acı biberle ye- mek gibi... Sıcağı, soğukla kanştın- yorlar... çayın cazlbesl Verafting... Köprü Çay'ın cazibesi... Dünyada geçilemeyen nehırlenn şiddeti 6 ımiş... Yaz aylannda Köprü Çay'm şiddeti 2... Buradakı rafting bir bakıma nehirde bot gezintisi gibi oluyor... Köprü Çay'ın rafting güzer- gâhındaki ikı noktada 10-15 sanıye- liğine de olsa nehrın şiddeti 4'ü bulu- yor... Bütün heyecan bu ıla noktada ya- A.öprülü Kanyon özeİlıtie yabancı turıstlerın ılgı gösterdıği bir rafting cenneti... şanıyor... Amatörler ıçın ideal bırpar- kur... Ama asıl heyecan kıyıda... Eğer, bır acente ile gelınmemışse, insanlar kendılerini bır panayır yenn- de buluyor... Bır tarafta gözlemeciler, bir tarafta köftecıler, bir tarafta ayrancılar, bir tarafta dondurmacılar ve hepsinın öte- sinde raftingciler... Raftingciler (adlan her halde böy- le olmalı), çevrenizi sanp çekiştirme- ye başlıyor. . Müthiş bir abluka yaşanıyor... Yerli ya da yabancı fark etmez, in- sanlar kapanın elinde kalıyor... Herhangi bir düzen söz konusu de- ğıl... Herhangi bir kural yok... Herhangi bir otorite bulunmuyor... 15 kişinın bındirildiği botlarda, dıp- lomalı bir rafting rehbennin bulun- ması gerekiyor ama nerede?.. Birkaç şirketin dışında botlarda yet- kili bir rafting rehberi bulmak söz ko- nusu değıl... çevre kirliliği boy gösterlyor Yüzlerce bot, almış başını gidiyor.. Bazılan kask bile vermiyor... Ashnda Türbye'de Kano ve Rafting Federasyonu var... Federasyon henüz Köprülü Kan- yon'agelememiş... Orman Bakanlığı'nın Mıllı Parklar Genel Müdürlüğü de... Çünkü, nehir kıyısı resmen ışgal edilmiş; raftingciler kendılerine göre tahta iskeleler kurmuş, dükkân açmış, kamping yapmış... Ve doğal olarak atık sular da çaya kanşmakta... Suyun üstünde botlarla birlikte pet şişeler, naylon torbalar da akıp gidiyor... Bugidiş iyi değıl... Zaten, Köprü Çay'ın suyun durgun- laştığı kıyılannda köpükler oluşmuş... Çevre kirlihği gözle görünür şekil- de kendını göstenyor... Köprü Çay, baloncuklar halinde kö- pürüyor... GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİMÇ İyi Şeyler de Var... Sayın Cumhurbaşkanı ülke kaynaklarını yandaş- lara peşkeş çekme girişimlerine "Dur" demeyi sür- dürüyor. "10 bin yoksul öğrenciyi özel okullarda okutma " gibi, aslını aramazsanızyadsıması zorbirgerekçey- le çıkanlan yasa, son günlenn gönül rahatlatıcı ve karamsarlığı azaltıcı biryaklaşımın sonucundaÇan- kaya'dan geri döndü. Yoksul öğrencilerin devlet okullan yerine araların- da tarikatçılıkları öne çıkanların da bulunduğu özel okullarda okutulması, birtaşla iki kuşu birden vur- mayı amaçlamıştı. Imam-hatip okullarına ilginin azalması sonucu tarikatyandaşlannın etkileri deazalmış, yalnızcatür- ban konusuna takılı kalmıştı. Yasanın yürürtüğe gırmesiyle, her yıl 10 bin do- layındaki öğrencinin imam-hatip benzeri bir yakla- şımla laiklik karşıtı olarak yetiştirilmesine olanak sağlanmış olacaktı. Bunun yanı sıra öğretim ücreti ödemesıyle yan- daşlara ekonomık destek sağlamanın dayanagı da oluşturulacaktı. Ama şımdilik olmadı. • • • Çankaya'dan dönen son ıki değişiklik ise orman- larla ılgiliydı. Adalet ve Kalkınma Partisi, kendı ba- kanlarının da yararlanacağı anayasa değişikliğiyle orman alanlannı yağmaya açık hale getırecek bir yön- temi yürürlüğe koymaya niyetlenmıştı. Bu girişimin başlatılmasından bu yana bağımsız uzmanlann gündeme getirdiği eleştiriler AKP'lileri caydırmaya yetmemişti. Sayın Cumhurbaşkanı geri gönderme gerekçe- sınde gelecektekı tehlikelere dikkat çekerken şu saptamayı da yapmıştı: "1974-1983 döneminde devlet ormanı sayılan yak- laşık 1.2 milyon dönüm alan 'orman niteliğini yitir- diğı; tanm ve hayvancılık ıçin yarar görüldüğü; ot- lak, kışlak ve yaylak durumuna geldiği' ya da 'şe- hir, kasaba ve köy yapılannın toplu olarak bulun- duğu' gerekçeleriyle orman rejimi dışına çıkanl- mıştır. Devlet ormanı sayılan araziler 1984 ve 1985 yıllannda 224 bin ve 1986- 2000 döneminde de 2.5 milyon dönüm daraltılmıştır." Anayasa değişiklığinde 1981 öncesinde orman rejımı dışına çıkanlmış alanlardan söz edilmesine kar- şın, özellikle AKP'nin üssü haline dönüşen beledı- yelerin 1984sonrasındaoluşturulmasıgerçeği, uy- gulamanın 1981 öncesiyle sınırlı kalmayacağını göstermektedir. "25 milyar dolartık gelir kaybı yaraüığı" iddiasıy- la Sayın Cumhurbaşkanı'naAKP'lilerveyandaşla- rı tarafından yöneltilen eleştirilerin yoğunluğunu başka türlü yorumlamanın olanağı da bulunma- maktadır. Kızılağaçlarla aşılı kestaneleri orman alanı dışına çıkararak yandaşlann oluşturduğu şirketlere ham- madde sağlamayı amaçlayan yasa değişıkliğinin geri gönderilmesi de Sayın Cumhurbaşkanı'nın sağduyusundan, hukuk ınsanlığından kaynaklanan beklentilerin yanlış olmadığını bir kez daha somut- laştırmıştır. oerinc(« cumhuriyet.com.tr CAN, Unutulanlar hatırlanırmış.. Ben seni hiç hatırlamıyomm... APO'N 18 Ağustos KADKÖY 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No 2002 435 Vası Tay. Mahkememızce verılen 20 05 2003 tarıh ve 2002 435 Esas, 2003 310 Karar sayılı ılamı ıle, 1927 d lu Kaya Şengul rahatsızlıgı sebebıyle 4721 s.TMK.nun maddesı gereğınce vesayet altına alınarak kendısıne kardeşı Dürdane Şengül (Demir) \ası tayın edılmıştır. Ke\f ıvet ılan olunur. 20/05/2003 Basın- 39421
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog