Bugünden 1930'a 5,454,028 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA + CUMHURİYET 17 AĞUSTOS 2003 PAZAR 14 KULTUR kultur@cumhuriyet.com.tr Felsefeciler ve eski devlet başkanları politika-felsefe ilişkisini değerlendirdiler DünyarunkurtuluşubanştaÖZGÜRERBAŞ Felsefe Kongresi'nde eski devlet başkanlan ve filozoflar buluşarak felsefe - politika ilişkisini değerlen- dirdiler. Prof. Dr. Ioanna Kuçura- di'nin başkanlığını yaptıgı oturuma 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demi- rel, Bulgaristan'ın eski Cumhurbaş- kanı Jelyu Jelev ve Hindistan dele- gasyonu başkanı Karan Singh konuş- macı olarak katıldılar. Antidemokratik rejimlere yapılan meşru müdahalelerin insanhğın ka- zanılmış hakkı olduğunu belirten Demirel, ABD'nin süpergüç olmak- tan kaynaklanan insani müdahalele- rinin ne zaman ve nereye isterse sal- dırabileceği anlamına gelmediğini belirtti. Demirel, Avrupa Birliğı'run siyasi ve stratejik güç olmayı reddet- mesini anlamanınsa mümkün olma- dığını söyledi. Geleceğin bugünden daha güzel olacağına inandığını söyleyen ve önümüzdeki yüzyılda dünyayı bek- leyen en önemli tehlikenin "çokzen- gjnler" ve "çok fakirler" arasında- ki uçurum olacağını vurgulayan De- mirel, *Küresefleşrneninönündekis>- kmülar; işsizlik, yerel geleneklerin ve ulusal biüncin zayıflamasmdan korkanlar, çevrenin korunmasmı teh- dit altmda görenler ve ülkelerde ya- şanacak toptumsal ve siyasal çalkan- tdar olacak" dedi. Demirel konuşma- sının sonunda Huntington ın "uygar- bklar çaüşması" tezıne değinerek şunlan söyledi: "yaşadığımız mo- dern çağ medenryetler çabşmasını değil, medeniyetler dayanışmasını Karan Singh, Jelyu Jelev ve Süleyman Demirel'in katddığı oturumu Prof. Dr. toanna Kuçuradi yönerti. gerektirmektedir. Bunun gerçekkş- mesinde de düşünürlere büyük gö- rev düşmektedir." Jetyu Jelev'den eleştiri Jelev ise Platon'un "Devtefinde belirttiği gibi "filozoflar tarafindan yönetilen" devletın hıçbır zaman ya- şama geçirilemediğini söyledi. Ku- ral koyuculann filozoflan her za- man kendi yanlanna çekmeye ça- lıştıgını söyleyen Jelev, " Bunu ya- parak onlan etidsiz hale getirmek is- temişlerdir. Çünkü kural koyucular, fîlozoflann karşı koyuşlanndan ve eleştirilerinden korkmuşlardır. Bu yüzden 20. yüzyılda komünizm ve faşizm gibi diktatörlük rejimleri fi- lozoflarla ilişkilerine birinci derece- de önenı vermişlerdi" diye konuştu. Marksıst-Leninist felsefenin sosya- list ülkelerde devlet görüşü haline ge- lerek bürokratikleştigini ve dogma- tikleştiğinı belirten Jelev, bu ülkeler- de Marksıst- Leninist olmayan araş- tırmalara ızın verilmediğini kaydet- h. 1959 yılında Bulgaristan Komü- nist Partisi üyesi olmadığı için Bul- garistan Bilimler Akademisi'ne bağ- lı Felsefe Enstitüsü'ne araştırmacı olarak girme başvurusunun iki kez reddedildığini anlatan Jelev, "Bana sen parti üyesi degilsin. Felsefe Ens- titüsüideolojik bir enstitüdür. Bulga- ristan Komünist Partisi merkez ko- mitesinin ideolojik enstitüsüdür de- dfler" diyerek Marksist-Leninist dev- let anlayışını eleştirdi. Jelev sözle- rini şöyle bitirdi: "Felesefenin poli- tikacüara öğretebileceği daha önem- li pek çok şey var. Gerçekten öğren- mek istediklerinde." Karan Singh ise 30 yıl önce Tür- kiye'ye bir kez daha geldiğini ve bir Hındıstanlı olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün yarattığı ülkeden çok et- kilendiğini söyleyerek sözlerine baş- ladı. Singh, insanhğın uygarlık tari- hinde dinin çok önemli bir güç ol- duğunu belirterek, pek çok insanın farklı dinlerden olduğu için işkence gördüğünü ya da öldürüldügünü söy- ledi. "Gerçek birdir ve birçok isfan- le çağunhr" dıyen Singh, "Tannya giden pek çok yol olduğunu kabul eden ve sadece başka dinlere hoşgö- rü gösteren değil, tannya inançtaki çoğulculuğu kabul eden bir felsefe Dulahm" dedı. Telesefe eğitimimiz yetersiz' Toplantının sonunda Demirel'e Türkiye'den bir üniversite öğrenci- si Türkiye'deki felsefe eğitiminin yeterli olup olmadığını sordu. De- mirel ise felsefe öğreniminin yeter- li olmadığını, ancak başka ülkeler- de de bunun yetersiz kaldığını söy- ledi. Dünyada pek çok bilginin ol- duğunu, bunlann birbiriyle ilişki- lendirilmesi gerektiğini ve Ata- türk'ün de bunu başardığını vurgu- layan bir başka katlımcının sorusu- nu ise Demirel, "Atatürk bir filo- zoftu. Askerdi, filozoftu ve bir kuru- cuydu. Bu üç alanı bir araya getirdi. O bir kahramandı. Sadece çokkül- türlülükk sınırlandınlamaz, Pek çok değeri bihyordu ve kullanıyordu" diye yanıtladı. Kuçuradi ise aynı soruya "Atatürk bir devrim yapü. Bu sayede bugün burada oturuyoruz" diye karşılık verdi. Demirel dünyanın önündeki en önemli sorunun ne olduğu yönün- deki bir başka soruyu ise "gezegenin korunması" diye yanıtlayarak şun- lan söyledi: "Gezegenimiz ölüyor. Suyu temiz tutun, yeşili ve havayı ko- ruyun. Herkes için ekmek ve su ge- rekli. tnsanhk gezegeni yok ediyor. tkinci sorun, zenginler ve fakirler arasındaki uçurum. İ'çüncü sorun eğitim ve güncd bir sorun da uyuş- tunıcu, terör, hastahklarve yolsuztuk. Banş ortamını kurup sürekUIiğini sağlamak ve geliştirmek gerekir.'' ABANCIDÜŞMANLIĞINA ÇÖZÜMARANDI ' ve 4 ötekT sorununa bakıştstanbul Haber Servisi - Göç, in- san kaçakçılığı ve yabancı düşman- lığmın tırmandığı, etnik topluluklar arasında çıkan savaşlann körüklen- diği günümüzde, felsefe öğrencile- ri, "ben" ve "ötekj" sorununu ma- saya yatırdı. Öğrenciler, "öteki'' ile kurulan ilişkinin ve "ötekini tanı- ma" çabasının insanın kendini ve kültürünü tanımasıyla başladığını belirttiler. 21. Dünya Felsefe Kongresi'nde bir ilki gerçekleştiren felsefe öğrencile- ri "Yabancı Düşman- hğj,'Kendi'veDiğer- leri" başlıklı bir otu- rum düzenledi. Baş- kanlığını gazetemize kongreye ilişkin izle- nimler yazan Paris Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğrencisi Si- nan Evcan'ın yaptığı oturumda Ferhat Tay- hn, Meksikalı Edoar- do Garcia, Danimar- kalı Henrik Bjerre, Kanadalı Kammy Lai ve Martin Laramee birer konuşma yaph- lar. Meksikalı Edoardo Garcia, yabancı düş- manlığı veya korku- sunun aynmcılıkla aynı anlama gel- mediğini vurgulayarak yabancı söz- cüğünün kökeninin "dışanda olan" ve "kapuundışındakr anlamına gel- diğini belirtti. "Yabana" kavramının yerel veya ev sahibi üzerinden belir- lenen bir kültür ürünü olduğunu an- latan Garcia, tarihin iki taraflı oldu- ğunu, hem "bizT, hem de "ötekPni anlattığmı söyledi. Sorbonne Üni- versitesi öğrencisi Ferhat Taylan da "xenos" sözcügünün hem "yabana", hem de "düşman" anlamlannı içer- Fe.sefe öğrencileri "Yabancı Düşmanlığı, 'Kendi' ve Diğerleri" başlıklı oturumda, 'öteki' ile kurulan ilişkinin ve 'ötekini tanıma' çabasının insanın kendini ve kültürünü tanımasıyla başladığını belirttiler. diğini vurgulayarak, " Yabancı düş- manlan, 'Onun benim gibi olmama- sı onu sevmemem için yeterlidir. Be- nim için istediğim haklan onun için istemem' diye düşünüyorlar. Oysa 'öteki'ni kavrayabih'rsek, 'öteki' de ortadan kalkacak" dedi. Danimarkalı Henrik Bjerre ise "ben" ve "öteki" sorununa Hegel'in bakış açısından yaklaşarak "iktida- nn köleleştirniesi'' kavramını irdele- di. Kişinin kendisinin ve kimliğinin bir ötekine ihtiyaç duyduğunu anla- ^ ^ ^ ^ ^ ^ tan Bjerre, "Ötekinin, görmezden geunekle tehdit edilmesi insani nesne durumuna dü- şürür. 'Ben'i algüaya- cakolana nesne mu- amelesi yapmak 'ben'i de nesneleşti- rir. Efendi - köle iüş- kisinde kölenin ken- dini yeniden yapdan- dırmasıve mücadele- si kimikrince işçi dev- rimi olarak nitelendi- riür" diye konuştu. Kanadalı Martin Laramee ise insanlar arasındaki farkhlık- lann öldürücü sonuç- lara ulaştığını kayde- derek, insanlann 'öte- ki' ile olan ilişkılerinin hayat karşı- sındaki tavırlan olduğunu söyledi. "ÇaOşma" adı altında farklılıklann yok edilmesini savaş olarak nitele- yen Laramee, şöyle devam etti: "Öte- knığin yabancı düşmanhğma dönüş- mesi, güçlünün zayrfa acımasız dav- ranmasma neden oldu. Yabancı düş- manhğına çözüm olarak ortak bir gerçekliğe ve ahşverişe ihti> aç var- dn;" Öteki" ine ve kühiirüneyakm ol- mak kendi kültürümüzü ve kendimi- zi tanımaktır." Felsefeye dans arasıDünya Felsefe Kongresi'ne kanlan 2000'e vakın fdsefeci. dansın antikçağdan günümüze Anadolu'daki serüvenini anlatan 'Ne> -Bimıllann Dansı' adlı gösterryi iziediler. Yapunını Magic You şirkerinin, genel koordinatörtüğünü Ömer Önder'in üstlendiği gösteride, Anadolu coğrafyasuun zengin külrürü, teknolojiyle harmanlanarak sahneye taşındı. Sanat yönetmenliğini Tamer Levent'in yapögı 'Ney'de, 17 ülkeden 100 müzisyenin Cihan Sezer'in önderliğinde hazırladığı müzik eşliğinde, 30'u kadın 60 dansçı, 13 a\n yörenin danslannı 1800 parça kostüm, 112 başlık ve 68 mask yardınuyla sergUediler. (Fotoğraf: GÖKÇE UYGUN) Din Felsefesl: Stelios VTrvidakis (Yunanistan), Crisrina ZorzeDa (ttalya), Lyubov Bugaeva (Rusya), Anna Aloisia Moser (Amerika), Wen-fang Wang (Tayvan). (09.00-10.50/ Dolmabahçe A). Post-Modern Çağda Siyasal Eylemcllik: Başak KONGREDE BUGÜN Ertür (Türkiye), David KeDy (tngıltere), Hakiın Marquez Duband (Venezuela), Ivo van Onna (Hollanda), Jen McWeeny (Amerika), Hakan Yücefer (Türkiye). (11.00-12.50/Anadolu). Sosyal ve Clobal Adaletslzllk Karşısında Felsefe: Pierre Sane (UNESCO), Alan Gewirt (Amerika), Peter Singer (Avustrarya), Ioanna Kuçuradi (Türkiye). (14.00-16.00/Anadolu). K»ipam$: toanna Kuçuradi (Kongre Başkanı). Pierre Sane (UNESCO), Abduüah Gül (Dışişleri Bakanı). (16. 00-18.00 /Anadolu) PVP / VCP Aslı SELÇUK J Amores Perros (Paramparça Aşk- lar, Köpekler) Yön: Alejandro Gon- zalez Inarritu / Oyn: Emilio Echa- varria, Goya Toledo, Gael Garcia Bernal / 2001, renkli, 147 dakika / Umut Sanat - Palermo. Aşk, nefret. acı, öfke, kıskançlık, yalnızlık, düş kınklıklan, umutlar, bek- lentiler, bunlar her insanın yaşadığı duygulardır. Gerçek öykülerden esin- lenerek senaryosunu oluşturan yönet- men Inarritu, bu çarpıcı çalışmasını yaşamı yönlendiren olaylar üzerine kurmuş. Bir araba kazasınuı çok sa- yıda insanın yazgısını değiştirmesi- ni ilginç bir anlahmla irdeliyor. Altı - kişinin ve çevresindeki insanlannar- zulanna, kurduklan ve ulaşamadıklan düşlerine, aşkın ve nefretin kesişmesine tanık oluyoruz. Özel Böhlmler'de yaratı- cı-oyuncu kadrosu filmle ilgili düşünce- lerini açıklıyor, karakterleri yorumluyor- lar. Aynca setten görüntüler, zor sahne- lerin çekimleri, 2 adet fragman da var. ••• Die Another Day (Başka Bir Gün Öl) / Yön: Lee Tamahori / Oyn: Fierce Brosnan, Halle Berry, Judi Dench / 2002, renkli, 127 dakika / MGM -Tig- lon. 40. yaşını kutlayan JamesBond'un 20. fihni, 1962'den bu yana çevrilmiş tüm Bondlara göndermede bulunuyor. dıji- tal efektlerin ilk kez yer aldığı Bond fil- mi sıfatını da taşıyor. Tüm zamanlann en başanlı Bond'u olarak tanımlanan 2 diskli çalışmada 007 silah satışı yapan Kuzey Koreli bir ordu görevlisinın pe- şinde. Özel BöKimler de yaratıcı ekibin açıklamalanyla aksiyon sahnelerinin çekimi. Bond'un aletleri, Buz Saray'ın yapımı, dijital efektler ve derecelendir- me, kurgu ve müziklendirme e\Tesi, öy- kü çizimleri,jenerik tasanmlan, araç- malzeme bilgileri, fragmanlar, TV rek- lamları, müzik klibi ve yapımı, deği- şik açı-objektiflerle alınan sahneler, bilgisayar oyunu "007NçhtFîre"ın ya- pımı, tanıtım fotoğraflan, Bond Özel Koleksiyonu'nun DVD tanıtımlan yer alıyor. Brad Pttt, James Dean'in peşinde • Kültür Senisi - Brad Pitt, John Steinbeck'in romamndan uyarlanan 1955 yapımı bir James Dean filmi olan 'East of Eden'ın yeni versiyonunu çekmeyi ve aynı zamanda da filmde başrol oynamayı planlıyor. Cnlü oyuncu, John Steinbeck'in yetkili şirketine giderek, iki Kaliforniyalı gencın babalannın sevgisini kazanmak için verdikleri mücadelenin öyküsünü anlatan bu Oscar'lı filmin haklannı almak için görüşmeler yaptı. New York Daily Nevvs'ta konu hakkında, "Bir klasiği tekrar çekmeye kalkmak gerçekten cesur bir girişim, o bakımdan Brad Pitt bunu bir kere daha düşünmeli" diye yazıldı. Amerika'nın ünlü talk şovcusu ve edebiyat eleştirmeni Oprah VVinfrey'in övgüsü üzerine Steinbeck'in kitabı Amerika'da en çok satanlar listesine yeniden girdi. 40 kapikatüristin bilinmeyenleri • NEVŞEHtR (AA) - Ünlü karikatürist Semih Balcıoğlu'nun, 40 karikatürisrin bilinmeyen yönlerini anlattığı 'Karikatürümüzde Insan Manzaralan' adlı kitabı, ekim ayında piyasaya çıkıyor. Can Yayınlan tarafından piyasaya sunulacak olan kitapta Balcıoğlu, kendilerini sanatlanyla Türkiye'ye ve dünyaya kabul ettiren arkadaşlannın anılannı ve çok az kişinin bildiği yönlerini 2-3 portreyle 300'e yakın sayfada anlatıyor. En başanlı oyun: Barış • Kültür Servisi - tzmit Şehir Tiyatrosu 'Banş' adlı oyununun ilk gösterimini geçen günlerde Stobi Antik Oyunlar Festivali'nde yaptı. Izmit Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten'in Aristofanes'ten uyarlayıp yönettiği oyun 'En başanlı oyun' ödülünü kazandı. Festivalde ev sahibi Veles Tiyatrosu Aristofanes'in 'Bulutlar' ve 'Lysistrata' adlı oyunlannı, Bitola (Manastır) Tiyatrosu ile Csküp Türk Tiyatrosu Sofokles'in 'Antigone'sinin iki ayn yorumunu, Bulgaristan Sofokles'in 'Oresteia'sını, Zagreb'den gelen GUSTL topluluğu Sloven-Hırvat ortak yapunı olan 'Odyssey 2001' adlı yapıtı, Rusya ise Kleist'ın 'Amphitrion'unu sergiledi. tzmit Şehir Tiyatrosu'nun 2 bin 200 yılhk antik tiyatroda sunduğu 'Banş'ın müzikleri Cem Idiz'e, koreografisi Salima Sökmen'e, müzik yönetimi Çiğdem Erken'e, sahne ve giysi tasanmı Efter Tunç'a, ışık tasanmı ise Erol Dinçdemir'e ait. Borusan'ın biletlen yamn satışta • Kültür Senisi - Borusan tstanbul Filarmoni Orkestrası'nın 2003-2004 sezonunda vereceği konserler için abonman bilet satışlan yann başlıyor. Borusan tstanbul Filarmoni Orkestrası'nın, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde vereceği konserler için abonman bileti alanlara yüzde 20 indirim sağlanacak. Lütfi Kırdar'da gerçekleştirilecek 7 konser için tam abonman kartı alacaklar 168, indirimli abonman kartı alacaklar ise 84 milyon lira ödeyecek. tndirimli abonman kartlanndan öğrenciler, emekliler, 61 yaş üstündekiler, öğretim üyeleri ve öğretmenler yararlanabiliyor. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenecek 7 konser için ise tam abonman kartının değeri 140 milyon lira. Buradaki konserlerin indirimli abonman bedeli de 70 milyon lira olarak belirlendi. (Bilet alacaklar 0 212 292 08 55 No lu telefona ya da Borusan Kültür ve Sanat Merkezi 'nin Istiklal Caddesi 421 numarah adresine başvurabilecek.) Yaşar şiirlerini bir kitapta topladı • Kültür Servisi - Bugüne kadar yonımculuğu ve besteci kimliğiyle tanıdığımız Yaşar, sevenlerinin karşısma bu kez 'Yalnızlık Dört Bin Perde' adlı şiir kitabıyla çıktı. Epsilon Yayıncılık tarafından satışa sunulan kitapta sanatçı şimdiye kadar yazdığı şiirlerini ilk kez hayranlanyla paylaşıyor. Kitapta yakın dostu olan Ertuğ Fişek 'Editörün Notu" bölümünde sanatçmın şiirlerinin yazılış sürecini ve dostluklannı anlatırken Cemal Süreya'ya da bir gönderme yapıyor. Kopenhag Rlm Festivali sürüyor • Kültür Servisi - Bu yıl birincisi düzenlenen Kopenhag Uluslararası Film Festivali 14 Ağustos Perşembe günü görkemli bir açılışla başladı. Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos ve Danimarkalı film yapımcısı Lars von Trier, başkentin Imperial Sineması'nda yapılan festivalin açılış galasında onur ödülü aldılar. Festivalin seçici kurulunun başkanı da olan Angelopoulos, yaşam boyu A\Tupa sinemasına olan katkısından dolayı onurlandınldı. Törende Norveçli oyuncu Liv Ullman da yaşam boyu başan ödülüne layık görüldü. Avrupa'nın en yenisi olan Kopenhag Film Festivali, Berlin, Cannes ve Venedik Film festivalleri gibi tanınan bir etkinlik olmayı hedefliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog