Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

15 AĞUSTOS 2003 CUMA CUMHURİYET SAYFA J v L J J - i l L J 1 \ kultur@cumhuriyet.com.tr 15 Çocuk fuhuşu üstüne, kuzeyden gelen sarsıcı bir dram gösterime giriyor eks meleğininyitişi... Dağılmazdan öncekı Sovyetler Birliği'nin. toplu konut ihtıyacını gı- dermek için dıkilmiş. kocaman kıb- rit kutusu gibi blok apartmanlardan geçilmeyen, o tipık sol bloku melan- kolisinin her köşesine sindiği, kuş uçmaz kervan geçmez ıssızlığında- ki soğuk, karanlık, kasvetlı, yoksul taşra kentlerinden bırinde yaşayan, daha hayatınm bahanndakı, melek- ler kadar saf, güzel, gencecik bir kı- zın yürek paralayıcı dramını perde- ye taşıyor, bugün gösterime giren Is- veç yapımı "Daima Lilya". Istanbul Film Festivali'nin 1999 ve 2001 'de, özgün bir yaratıcı yönet- men sinemasının ıpuçlannı veren ve insanın içini ısıtan cinsten ilk iki fil- miyle (Fucking Amal-Sev Beni, Tillsammans-Birlıkte) meraklısına tanıtıp sevdirdiği, 1969 doğumlu. ts- veçli yönetmen Lukas Moddys- son'un senaryosunu da yazdığı bu yeni eseri (Lilja 4-Ever), önceki iro- nik, civelek güldürülennin tersine, genç yönetmenin bu kez ağır ve cid- di bir dram ummanının enginlerine yelken açtığını örnekliyor. Bir genç kızın dlbe vuruşu... Isveç sinemasının son yıllardaki yeni yeteneği olarak kabul gören, ço- cuk ve yeniyetmelerin dünyasına yö- nelik, çocuk gözünden anlatılmış hı- kâyelere meraklı yönetmenin son filmindeki kahramanı, 16 yaşındakı sanşın bir melekten farksız bir Lıl- ya (Oksana Akinshina). Aynı gün- de doğduğu Britney Spears kadar Lilya rolündeki masunı yiizlii Oksana Akinshina unutulmaz bir oyun çıkarıvor. Lilja4-Ever Yönetmen- Senaryo: Lukas Moodysson / Kamera: Uff Brantas / Müzik: Nathan Larson / Oyuncular: Oksana Akinshina, Artyom Bogucharskiy, Elina Benenson, Pavel Ponomarev, Tomas Neumann, Lyubov Agapova, Lili Shinkareva / Isveç 2002 (1 Film) şanslı değil. Doğumundan beri "is- tenmeyen çocuk"luğu kafasına ka- kılmış, Lilya'nın, dostuyla Ameri- ka'ya uçan kalpsiz annesı (Lyubov Agapova) tarafından terk edildiği, iç burkucu bir aynhk sahnesiyle baş- layan film, acımasız çarklann dön- düğü, kocaman bir dünyada saflığı sonuna kadar sömürülen ve dibe vu- ran genç kızın kurtuluşuna (intihan- na) doğru gidişini, aşama aşama an- lattıkça katmerlenen koyu bir dra- mın yoğunluğuna erişiyor. Annesiyle oturduğu evi bencıl tey- zesince (Lili Shinkaryova) elinden alınarak izbe bir yere taşınan, okul- METRO Group KISA «FİLM fHRISHIMSI Metro Group, TÜRSAK Vakfı danışmanhgında geleneksel olarak duzenleyecegı bırıncı "Metro Group Kısa Film Yarışması"nda, Tjrkıye'den dünyaya farklı renkler sunma potansıyelı yuksek, yönetmen adayı yaratıcı sınema ogrercılerınm kısa fılmlerını "yanşmaya" davet edıyor Metro Group yarışmaya katılacak tum ogrencılere şımdıden başarılar dıler. Seçici Kurul: Başkan: Engin Yiğitgil TURSAK Vakfı Yonetım Kurulu Saşkanı Seçici Kurul Üyeleri: Tevfik Başer Yönetmen, Nuri Bilge Ceylan Yönetmen, Alin Taşçıyan Snema yazarı Doğan Hızlan Sanat eteştırmeni, yazar, Dr. Arthur Hofer Baden-Wurttemberg Fıım AkadernıSi DıreKtörü, Atilla Dorsay Sınema yazar, ve eleştırnen, Meltem Cumbul Sınema ve tıyatro oyuncusu, Nurdan Tümbek Metro Group Türkıye Temsılcısı Ödüller: Birincilik Ödülü: Baden-VVurttemberg Fıım Akademısı'nde 2004 yılında 2 aylık burs.u sınema egıtımı ve yaşam masrafları İkincilik Ödülü: Baden-VVurttemberg Film Akademısı'nde 2004 yılında 2 aylık burslu sınema egıtımı Üçüncülük Ödülü: 1 500 Euro Mansiyon: 1 000 Euro "Metro Group Kısa Film Yanşması" ile ilgili ayrıntılı bilgi, şartname ve katılım formlarını üniversitenizin öğrenci işlerinden, fakültenizin ilgili bölümünden veya Metro Group irtibat adresinden temin edebilirsiniz. İrtibat için: Metro Group Çınar Caddesı KavaK Sokak Yaiçmlar Plaza Kat 1 Yenıbosna/lstarbjl Telefon: (0 212) 451 08 54 Faks:(0 212)639 83 21 £-posta: sebnem sayıl@metro-ag com METRO Group'Metro Group sanatın destekçısıdır." da da başansız Lilya'nın biricik dos- tu, ondan 2 yaş küçük olan, babası- nın sık sık evden dışan attığı, intihar eğılımli, çulsuz gariban Volodya (Artyom Bogucharskiy). Bali çe- ken, haplara meraklı Volodya aslın- da Lilya'ya tutkun. Hiç gelecek gör- mediği bu kentten (tıpkı annesi gibi) hep kaçıp gitmenin hayalini kuran Lilya'nın kadın tacirlerinin eline düşrüğünü hissediyor Volodya ama engelleyemiyor. Boyanıp süslenerek okul arkadaşı Natasha'yla (Elina Benenson) bır- likte diskolarda boy gösteren Lil- ya'nın para uğruna etini satmaya başlaması filmin 40. dakikasına rast- lıyor. Sonrasında Andrei (Pavel Po- nomarev) adlı, Rusya'daki sefil ha- yat şartlanndan dem vuran, yardım- sever(!) bir gencin vaatlerine kana- rak îsveç'e yollanıp kendini dairesi- ne kilitli, köfte ekmek tokluğuna ça- lışan, zincirli bir seks kölesi olarak bulan Lilya'nın acıtıcı hikâyesi, gi- derek dramın dalağını yanyor. W'im VVenders'den ödünç alınma kanat- larla meleğe dönüşmüş, hayali bir Volodya'nın muhabbetinden başka bir dayanma gücü kalmayan, dilini bilmediği bir ülkede birtakım yaşlı başlı amcalann habire süregelen te- cavüzlerine katlanan Lilya'nın acı, ıstırap, umutsuzluk diz boyu yaşamı- nı sürdürmenin anlamsızlığını fark etmesi kaçınılmaz. Cloballeşen fuhuş tehllkesl Hâlâ çaresizce "bedenime sahip olabilirsin. ama ruhuma asla" is- yankârlığı içinde, sisteme direnen, onurlu, kınlgan yeniyetmenin dra- matik hikâyesini son derece gerçek- çi, yalın bir tarzda anlatıyor Mo- odysson. Klişelerden uzak durmaya, mesajın altını kalın kalın çizmeme- ye çalışarak fuhuş-sömürü âlemine denk düşen, donuk, sert bir atmosfer kuran, baştan sona etkileyiciliğini yitirmeyen sağlam bir anlatım tuttu- ran Moodysson, pek de özgün sayıl- mayacak bir konudan kJasik, eski usul ama içtenlikle anlatılmış, yalm, sarsıcı bir film çıkarmış. Ücinci yansında, gerçekçiliğiyle bayağı asap bozucu bir kötü yola düşme belgeseline dönüşen filmin başansında iki gencecik Rus oyun- cusunun (masum yüzü kolay kolay unurulmayan Oksana Akinshi- na'yla, Bezgin Bekir kılıkJı Artyom Bogucharskiy'in) da payı var. 1980'li yıllardan itibaren bizim Ka- radeniz kıyılanna vuran Nataşalar aracılığıyla yaygınlaşan ve günü- müzde gitgide globalleşen fuhuş tehlikesini akla getiren bu düşündü- rücü ve yürek paralayıcı dramda, bali rribi gibi naif sahneler ya da orgazm halindeki her yaştan erkek suratlannın kolajlandığı, esprili bö- lüm benzeri başka şirin hoşluklar da mevcut. "Daima Lilya"nın, özellikle erkek seyirciyi kimi yer- de erkekliginden tiksindırdiğini de belirtmeli. METRO C*C YENİ BASLAYANLAR... YENİ BASLAYANLAR.. identlty / Klmllk Bugün başlayan yeni filmler arasında meraklısınm kaçırmayacağı bir başka film de Kimlik 1995Sundance Festivali'nde bombası patlayan ilk filmi Şişmanı izleyen Copland, Girl, Interrupted gibi ilginç filmlerin ardından, hayal kınklığı yaratan, Hoollywood usulü romantik komedi denemesi Kate and Leopold'u (2001) imzalayan, bağımsız kökenli yönetmen James Mangold'un. John Cusack'dan Ray Liotta ve Alfred Molina'ya kadar uzatılacak kimi ünlü oyunculan bir araya getirdiği. iddialı son çalışması Identity-Kimlik, psikolojik gerilimle korku türlerini karanlık bir tarzda harmanlayan, görsel düzeyi ve anlatımıyla göz alan, yeni bir deneme. Tek mekânda geçen oldukça klostrofobik Kimiik'te, dağbaşındakı ıssız bir motele zar zor kapağı atan, tümü de esrarengiz biçimde aynı günde doğmuş olan on yabancının, şoke edici ve faili meçhul birtakım esrarengiz cinayetlere peş peşe kurban gitmeleri konu ediliyor. Hitchcock'un Sapık'ından Ridley Scott'un Yaratık'ına kadar kimi ünlü filmleri çağnştıran filmde gizem ve heyecan finale kadar sürüyor. Katil kim sorusunun peşine takılan seyirciyi her an yeni bir şok ve sürpriz bekliyor... Fanfan La Tullpe / Çapkın Âşık 18. yüzyıl Fransa'sında, zorla evlendirilmekten kurtulmak için ve çavuşun güzel kızı Adeline'in (Penelope Cruz) kehaneti üzerine orduya yazılan maceraperest Fanfan'ın (Vincent Perez), kralın kızıyla binbir gece masallan yaşama fırsatı uğnına atıldığı, 'bol kılıç şakırtılı' serüvenleri. Yanm asır öncesinin Gerard Philipe-Gina Lollobrigida lı Christian Jaque klasiği Fanfan La Tuüpe'in(1952), Fransız sinemasının Hollyvvood'la rekabet eden, işini bilir, bezirgân yapımcı- yönetmenlerinden Luc Besson'un senaryosundan, Taksi üçlemesi, Nikita, Wasabi gibi gişe filmlerinin başan formülüyle ve memur yönetmen Gerard Krawczyk eliyle tezgâhlanmış yeniden ^ çevrimi olan Çapkın Âşık, son Cannes festivalinin de açılış filmiydi. Dönemftlmi kisvesi alünda ünlü klasiğin yağmalandığı ve aksiyondan komediyegidip gelen 'Çaphn Aşık'ta Vincent Perez başrolde. İZLEYİCİ GÖZÜYLE ERDAL ATABEK Tatildefilm seyretmekTatile çıkıldığı zaman kitap dı- şında kalan kültür yaşamı da tati- le girmiş olur. Oysa, sinema, ti- yatro, çeşitli konulu buluşmalar için tatil dönemi de çok uygun bir zaman dilimidir. Tatil dendiği zaman akla gelen "güneş, deniz, kum" üçlüsübel- ki yıl içindeki sıkıntılardan kaç- maya yönelik bir özlemdir ama daha bilinçli tatil anlayışı pek çok kültürel etkinliğe olanak sağlar. Ama bu olanaklardan yararlanıl- maz, bir süre sonra da tatil günle- ri birbirini yineleyen tekdüze bir nitelik kazanır. Bu yıl Club Orient'te yaptığı- mız tatilde bizi şaşırtan bir sürp- riz ile, sinema ile karşılaştık. Ar- tık koru niteliğı kazanmış ağaçla- nnda sıncaplann koşuştuğu bota- nik bahçesinin yanı sıra çevrede- ki Hadramitias kazılanna yapılan gezi gibi ilgi çekici etkinlikler dü- zenleyen Club yönetimi, kapalı mekânında sinema gösterileri ile tatilin sadece "güneşlenme ve denize girme" olmadığını fark eden anlayışını da ortaya koyu- yordu. Kültürle buluşan tatil anlayışı Frida gibi, Piyanist gibi, Ame- lie gibi seçkin filmlerden oluşan programı ile işte bir tatil yeri, kül- türle buluşan bir tatil anlayışının temsilcilığini yapıyordu. Bu tarz çalışmanın yapılmaması için as- lında hiçbir neden yok. Sadece, tatil yapanlann belırli bir kültür anlayışına sahip olmalan önemli. Club Orient de konuklannın bü- yük bölümü Cumhuriyet okuru olan bir yer. Sabah kahvaltısı sı- rasında çalınan klasik Batı müzı- ği seçkileri, akşam saatleri için caz ya da hafif müzik parçalan, zaman zaman eklenen "canb müzik programlan" da kulağı yormayan özeni ile ortamı ta- mamlıyor. Tatil yerlerinde sinema, tiyat- ro, şiir okumalan, edebiyat söy- leşileri, çeşitli konularda düşün- ce alışverişleri tatil dönemini an- lamlandıran çalışmalar olabilir. Özellikle de ülkenin çeşitli yöre- lerinden gelen tatil konuklan bir- birleri ile tanışma fırsatı bulabilir. Tatil yerleri sunduklan günlük hizmetin dışında da pek çok kül- tür hizmetini çalışmalanna ekle- yebılir. Çocuklar, gençler, her yaşta erişkinler de tatilden sade- ce yanık tenlerle değil. biraz da- ha doymuş ruhlarla, dinlenmiş beyınlerle de dönebılirler. Bu ta- til yerlerini kutlamak ve çoğal- malannı dilemek gerekiyor. KEDİ GOZU VECDİ SAYAR Yerelden Evrensele Yarına hazır mısınız? Ister Istanbul'da olun, ister Anadolu'nun orta yerinde (Hacıbektaş'ta), hafta so- nunuzu felsefenin ve sanatın evrensel değerleri ile zenginleştirmeye ne dersiniz? 'Dünya Felsefe Kongresi'n'ın bitimine üç gün kal- dı. Dünyanın dört biryanından gelen felsefecilergün- lerdir Istanbul'da dünya sorunları karşısında felse- fenin rolünü tartışıyor. Konuşmacıların büyük bölü- mü, küreselleşmenin kültürel kimliklerin yitirilmesi- ne yol açtığını vurgularken eşitlik, demokrasi, insan haklan gibi kavramlarla felsefe arasındaki ilişkiden söz açıyor. Dünya geri döndünjlemeyecek bir bi- çimde küreselleşirken kendi değerlerimizi, kültürü- müzü korumanın bir yolu var mı sorusuna yanıtlar aranıyor. Felsefeciler, küreselleşmenin olumsuz yanlarına karşı en güçlü savunma mekanizmasının, gene kü- resel bir yaklaşımla, dünya kültürleri arasında eşitlik temeline dayalı (yani kültürel hegemonyayı redde- den) bir diyalogla sağlanabileceği görüşünde birle- şiyor. Kültürlerarası iletişimde sanata çok büyük görev- lerdüşüyor. Dünya barışının sürekliliği, halklann bir- birterinin kültürlerini daha iyi tanımalarına, birbirieri- nin değerlerine saygı göstermelerine bağlı oluğuna göre, sanatçılann bu süreçte çok önemli bir işlevi var. Bu yüzden, eğer Istanbul'da iseniz, hafta sonunuzu Lütfi Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki 'Dünya Felsefe Kongresi'nde, yarın akşamınızı ise Açıkha- va Tiyatrosu'nda geçirmenizi öneririm. Şili'deki de- mokrasi mücadelesinin unutulmaz kahramanlan, In- ti-lllimani'nin, Türkiye'den iki grupla, Moğollar ve Grup Yorum'la birlikte verecekleri konser, sermaye- nin küresel dayanışması karşısında duracak tek gü- cün, demokrasiden ve emekten yana güçlerin ulus- lararası dayanışması olduğu gerçeğini bir kez daha vurgulayacak. Yoksulluğa karşı mücadelede uluslararası daya- nışmanın ve kültürlerarası iletişimin önemini günde- me getirecek bir başka etkinlik de, Halkevleri'nin dü- zenlediği ve önümüzdeki salı günü Izmit'te başlaya- cak 'Yoksullar Buluşuyor, Kadınlar Konuşuyor' baş- lıklı şenlik. 'Banş'temasında odaklanan etkinliklerin yer aldığı şenliğin ikinci günü, Izmit Fuan alanında, bir Türk ve bir Arap sanatçı, Arif Sağ ve Marcel Khalrfe ortak bir konser verecekler. Banş türküleri, Izmit'ten sonra Antalya'ya, oradan da başka kent- lere ulaşacak. Arif Sağ, Khalife (ve ona eşlik eden bir başka Lübnanlı sanatçı, Oumeima El Khalil) ile bir- likte verecekleri konserler öncesi, sanat yaşamının en anlamlı ödüllerinden birinı alıyor. Yarın başlaya- cak ve üç gün sürecek olan 'Hacı Bektaş VeliAnma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri' çerçevesinde, Alevi-Bektaşi kültürünün bu büyük ustasına 'Ulus- lararası Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Banş ödülü' ve- ren Hacıbektaş Belediyesi'ni kutluyorum. Diliyorum, 40 yaşına ulaşan "Hacı Bektaş Şenlikleri" önümüz- deki yıllarda hak ettiği uluslararası boyutu kazanır. Evet, 12 yıldır şenliğin adında 'uluslararası' sözcüğü var, ama benim kastettiğim boyut biraz farklı. Hacı- bektaş'ı dünya kültürlerinin buluşma noktası yap- mak, dünyada adından söz ettiren uluslararası bir 'Halk Kültürleri Festivali'ne dönüştürmek, gerçek- leştirilebilecek bir hayal gibi geliyor bana. Yeter ki, yerel yönetim, devlet ve sivil toplum güçlerini birleş- tirebilsin. Yerel yönetimlerin kültür-sanat alanında yapabile- ceği -yapması gereken- çok şey var. Ama, ne yazık ki, çok azı bu işlevi yerine getirebiliyor. Olanaksızlık- tan dem vuranlara inanmayın (spor kulüplerine ya- tırdıklan parayı soruverin), onlann bu işte gönlü yok.. Olanakları daha geniş olan büyükşehir belediyeleri arasında bile öyle büyük farklar var ki... Bir Istanbul, Izmir, Antalya büyükşehir belediyelerine bakın, bir de Ankara, Adana büyükşehir belediyelerine... Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Mûfit Gürtuna, bu alanda başanlı işler yapıyor. Sütlüce'de ve Tepebaşı'nda inşaatı süren kültür merkezlerinin, dünyadaki benzerlerinden aşağı kalmayan Mini- atürk'ün (Cengiz Özdemir'in, bu güzel mekânı ya- şayan bir kültür-sanat merkezine dönüştüreceğine inanıyorum) yanı sıra, daha pek çok projenin hazır- lığı içinde. Beşiktaş Belediyesi, üç kültür merkezine dördüncüsünü katacak yakında. Beyoğlu, Şişli, Esenyurt, Bahçeşehir belediye başkanlan da kültür- sanata destek veren ender belediyelerden (Esen- yurt'taki 'Kardeş Türküler' konseri, Bahçeşehir"deki 'Banş FilmleriAtölyesi' geçen haftanın önemli etkin- likleri). Ankara'da ise, bir iki popüler sanatçıyla 'halk konseri' düzenlemeyi kültür etkinliği sayan Büyük- şehir Belediyesi'nin boşluğunu, Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz dolduruyor. Çankaya'da, Mydonose benzeri büyük bir kültür-sanat çadınnın yapımı bitmek üzere. Ankara'nın küftür-sanat etkin- liklerinin (üç film festivali, iki tiyatro festivali, Dünya öykü Günü, Dünya Dans Günü etkinlikleri) tek ko- ruyucusu konumunda Yılmaz. Umanm, gündemde- ki yerel yönetimler yasası belediyelerin bu alandaki görevlerini (ve yetkilerini) arttınr ve de önümüzdeki yerel seçimler sonucunda, kültür-sanat duyarlı ye- rel yöneticilerimizin sayısı artar. Yerelden evrensele ulaşma sürecinde, belediyelere çok görev düşüyor. vecdisayar yahoo.com Ömer Şerif'e onur ödülü • Kültür Servisi - 60. Venedık Film Festivali'nin onur ödülü usta oyımcu Ömer Şerif "e verilecek. 50 yıllık sinema kariyerine sahip Ömer Şerif in son filmi 'Ibrahim Bey ve Kuran'ın Çiçekleri' 27 Agustos - 6 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan festıvalde göstenlecek. Ömer Şerif, filmde Yahudi bir erkek çocuğunu evlat edinen yaşlı bir Müslümanı canlandınyor. Festivalde bir ödül de 'Year of the Dragon', 'Manhuntger' ve 'Body of Evidence' filmlerinin Italyan yapımcısı Dino De Laurentis'e verilecek. BUGÜN • BEYOĞLL SİNEMASI'nda 'Alim Şerif Onaran Anısına' kapsamında 12.15, 14. 30, 16.45, 19.00 ve 21.15 saatlerinde Geçmişi Olmayan Adam' adlı filmin gösterimi. (0 212 251 32 40) • İSTİKLAL CADDESİ'nde 21 30da 'Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Sokakta/ Vapurda' kapsamında tstanbul Gölge Oyunculan ndan 'Alaca karanlık' adlı ışık > gösterisi. (0 212 252 47 00)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog