Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

13 AĞUSTOS 2003 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA r L İ V U l ı U1VJJ. ekonomi@cumhuriyet.com.tr 13 Hyundai'ye yeni müdiip yeni hedef • Ekonomi Servisi - Hyundai Assan Genel Müdürlüğü'ne atanan Kurthan Tarakçıoğlu 2004 için yüzde 10'luk pazar payı hedeflediklerini söyledi. Gelecek dönemde yeni modellerin eklenmesiyle pazar payının daha yukanya çıkacağını savunan Tarakçıoğlu, Avrupa'da lansmanı geçen ay yapılan Elantra'nın bu ay Türkiye'de de satışa sunulacağını belirtti. TANSAŞ hedef büyüttü • Ekonomi Servisi - TANSAŞ Genel Müdürü Servet Topaloğlu, şirketin bugünkü yapısını sürdürmesi halinde 2005 yılında kâr dağıtır hale geleceğını söyledi. Yılın ilk yansında kendi hedeflerinin ve sektör ortalamasının üzerinde performans gösterdiklerini belirten Topaloğlu, hedeflerini yüzde 25 büyüttüklerini kaydetti. Bıdgar Telekom içm şirket • ANKARA (ANKA) - Türk Telekom Genel Kurulu, Bulgar Telekom için Koç Holding ile birlikte kurulacak şirket konusunda karar aldı. Bakanlar Kurulu'nun yetki vermesinin ardından, Bulgaristan'da hisselerinin yüzde 65'i Koç'a, yüzde 35'i Telekom'a ait bir şirket kurulacak. Deprem sigortası teminatı arm • ANK\RA(ANKA)- Zorunlu deprem sigortası kapsamında bir konut için verilebilecek azami teminat tutan, 1 Eylül'den geçerli olmak üzere tüm yapı tarzlan için 40 milyar liradan 60 milyara çıkanldı. Sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedelleri de yapı türlerine göre 120 milyon lira ile 310 milyon lira arasında yeniden belirlendi. Çjftçi bopcunda süre uzatıldı • ANKARA (AA)- Çiftçilere, Ziraat Bankası'nın kullandırdığı tarımsal krediler için getirilen borç ödeme kolaylığında başvuru süresi 2 ay uzatıldı. Tanm Kredi Kooperatifleri'ne olan borçlarla ilgili erteleme çalışmalan ise devam ediyor. Kurumlara 2 katrilyon liradan fazla borcu olan 900 bin çiftçinin 640 bini başvunısunu tamamladı. Alman Nasdaq'da işlemler duracak • FRANKFURT(AA)- ABD'nin ünlü teknoloji borsası Nasdaq"ın bir yan kuruluşu olan ve Almanya'da faaliyet gösteren Nasdaq Deutschland, 29 Ağustos'tan itibaren işlemlerını durduracak. Faaliyete 5 ay önce geçen Nasdaq Deutschland'ın faaliyetini durdurmasına neden olarak firmanın ticari geleceğinin gözden geçirilmesi gösterildi. Batık krediler lıızta azalıyor • ANKARA (ANKA) - Şirketlerin zamanında ödeyemedikleri kredileri, haziran sonunda 5 katrilyon 880 trilyona indi. Batık kredilerde, ilk altı ayda 1 katrilyon 328 trilyonluk gerileme oldu. Beklentilerin altında olacağı tahmin edilen taban fiyatın, küçük üreticiyi mağdur edeceği belirtiliyor FınchktaortalıktozdumanAHMETŞEFİK TRABZON- "Fındık,zengin tüketici, fo- kir üretki sorunudur" dıyor Ordu Ttcaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aydın Fındık üreticisinin durumu- nu oldukça net tanımlıyor bu sözler. Hele üreticiden 1.5 milyon liraya alınan kabuk- lu fındığın pıyasada 12 milyon liraya satıl- dığı düşünülürse. Gerçekten de büyük öl- çüde zengin ülkelertarafindan tüketılen bir ürün findık ya dafindıkkatkılı sanayi ürün- leri. Türkiye, dünya üretiminin yüzde 70'ini gerçekleştırmesine karşın kişı başı- na üretimi 400 gram dolaylannda. Bu oran Batı Avrupa ülkelerinde 1.5 kilogram dü- zeyinde. Karadeniz'in doğu ucu Sarp'tan nere- • Hasada iki gün kala hâlâ destekleme yapılıp yapılmayacağı tartışmalarının ardından, bir de taban fıyat tartışması gündeme geldi. Üreticinin 3 milyon lira beklediği taban fıyatını, FİSKOBlRLlK'in stoklanndaki 40 bin ton findığı satışa çıkararak 2 milyon 300-2 milyon 500 bin lira aralığına çektiği ileri sürüldü. deyse İstanbul'a kadar geniş bir alanda, Türkiye'nin 35 ilinde üretiliyorfindık.Her- hangi bir planlamaya dayanmayan, sıyasal rant da ıçeren polıtikalar nedeniyle gereğin- den fazla genişlemişürerimalanlan. Bugi- dişın hiç de iyıye alamet olmadığı görüle- rek 1983'te findık üretım alanlarının sınır- landınlmasına yönelik bir yasa çıkanlmış, ama uyan kim, uygulayan kım! Sonuçta findık, doğal üretım alaru olan Doğu Kara- denız'ı aşarak ülkenın en verimli taban ara- zilerine, ovalanna yayılmış. Tuketimin üze- rinde bir üretime ulaşmış. Türkiye ihraca- tının yüzde 2.5-5'ini oluşturan, mılyonlar- ca insanın geçim kaynağına dönüşen fin- dıkta ciddi bir ürerim ve pazarlama sorunu oluşmuş. Findık üreticisi kimliği üzerine yapılan bir araştırmaya göre, 340 bin Karadenizli aile tek ürünle geçiniyor ve bu üreticinin yüzde 84'ünün arazisi 10 dekann altında. Araştırmaya göre, 5 kişilik bir ailenin en düşük düzeyde geçimını sağlayabilecek üretim miktan 2.5 ton civannda Bu dü- zeyde bir üretimi yapabilmek için sahilde 22 dekar, orta yükseklikte 34 dekar, yük- seklerde ise 45 dekarlık bir alan gerekiyor Bu rakamlar findık üreticisinin nasıl bir se- faletle karşı karşıya olduğunu gösteren çok somut veriler. Blle bile lades Hükümet, IMF sözleri ve AB uyum sü- reci çerçevesinde, taban fıyat belirleme. Findık Tanm Sahş Kooperatifleri Birlıği (FİSKOBİRLIK) aracılığıyla belırli bir ürünun alınmasını garanti eden destekleme anlayışını terk ederek doğrudan gelir des- FINDIĞA DESTEK KESÎNLEŞMEDl Taban fiyatta kritik hafta NtHATTlĞLI GİRESUN - Findık Tanm Satış Kooperatıflen Bır- lığı (FÎSKOBtRLÎK) Yönetim Kurulu Başkanı SaKh Erdem, 2003 fındığının desteklenıp desteklenmeye- ceğı konusunda çok kritik bir haftaya gınldığını söy- ledi. Hasada iki gün kala tartışmalann hâlâ devam et- tiğinden yakınan Erdem, söz konusu tartışma ve be- lirsızlığın üretıcıyı rahatsız ettığine dikkat çektı. 2003 ürünü findığın desteklenmesine ılişkın Anka- ra'da süreklı görüşmeler yaptıklannı anlatan Erdem, bazı ihracatçılann rekoltenın düşük ohnası nedeniyle piyasanın kendisıni bulacağı şeklindeki yorumlannın, desteklemeyi engelleyicı bır girişım olarak yorumla- dı. Kritik haftanın 8 milyon kişiyı ilgılendirdığını ve söz konusu ginşımlere karşın findığın desteklenmesı ve iyi bır taban fiyat venlmesi konusunda umutlu ol- duklannı belirten Erdem. findığın desteklenmesı ha- linde üretıcıye, ürünü pazara bir anda değıl, gereksı- nimini karşılayacak mîktarlarda indırmesıni önerdı. Araştirmalara göre, 5 kişilik bir ailenin en düşük dü/<?\de geçimini sağlayabilecek üretim miktan 2.5 ton civannda. Bu dü- zeyde bir üretimi yapabilmek için sahilde 22 dekar, orta yükseklikte 34 dekar, yükseklerde ise 45 dekarhk bir alan gerekiyor. Bahar havasıküçük sanayiciyeuğramadı İSO Başkanı Küçük, "EkonomikDu- rum Tespiti Anketi"nin sonuçiarmı ba- sın toplantısıyla açıkladı. Ekonomi Servisi - îstanbullu sanayici- lerin bu yılın ilk yansındaki ekonomik ge- lişmeleri olumiu bulduklan, ikinci yan için de umutlu olduklan belırlendı. Ancak bulgular bu olumiu havanın küçük sana- yicilere çok da yansunadığını ortaya ko- yuyor. Istanbul Sanayi Odası (ÎSO) Başkanı Tanıl Küçük, İSO üyeleri arasında ger- çekleştirilen yılın ilk yansına üişkin "Ekonoınik Durum Tespiti AnketTnın so- nuçlanm bir basın toplantısıyla açıkla- dı .Tanıl Küçük toplantıda yaptığı konuş- mada, ekonomik gelişmeler konusunda sanayicilerin ümitli olduklannı ancak, yı- lın başanyla tamamlanmasının ekonomik programın rehavete kapılmaksızın dikkat- li bir biçimde uygulanmasına bağlı oldu- ğunu vurguladı. Anket ekonomideki olumhı gelişmele- rin küçük ölçekli işletmelere çok da yan- sunadığını ortaya çıkardı. Büyük ölçekli işletmelerde iç satışlarda azalmayaşayan- lann oranı 2002'nin ikinci yansında yüz- de 19.9 iken bu oran 2003 'ün ilk altı ayın- da yüzde 15.7'ye geriledi. Ancak iç satış- lannda düşüş yaşayan küçük işletmelerin oram 2002 'nin ikinci yansına göre önem- li ölçüde artarak, yüzde 25.1'den yüzde 32 l'eçıktı. Büyükler üretlmde de daha tyl Büyük ölçekli işletmeler üretimde de iyileşme gösterirken küçük ölçekli işlet- lerdeki üretim daralması neredeyse iki ka- tına çıtkı. Büyük işletmelerde 2002 so- nunda yüzde 18.4 olan üretim azaknası yaşayanlann oram bu yılın ilk altı aybk döneminde yüzde 14.5'e geriledi. Küçük- lerde ise söz konusu dönemlerde bu oran yüzde 15.9'dan yüzde 29'ayükseldi. An- kete katılanlann arasında, dış satışlarda daralma bekleyenlerin oranının iç satışlar- da daralma bekleyenlerden daha yüksek olması ise dikkat çekti. İşletmelerin yüz- de 12 'si 2003"ün ikinci yansuıda iç pazar- da daralma beklerken yüzde 14.5'i ise dış satışlarda daralma öngördü. Anket sonuçlan 2003'ün ilk yansında özellikle küçük ve büyük ölçekli işletme- lerde, istihdamda azalış yaşandığını belir- ten işletmelerin oranının 2002 sonuna gö- re önemli ölçüde arttığını ortaya çıkardı. Küçüklerde 14.4'ten yüzde 22.4'e, bü- yüklerde yüzde 12.7'den yüzde 16.7'ye çıktı. Orta ölçekli işletmelerde ise buoran yüzde 9.7'den yüzde 10.1'e yükseldi. Vergl barışı sanaylcllere yaradı Ankete katılan işletmelerin yüzde 72.6'sının vergi banşı uygulamasından yararlandıklan ortaya çıkarken yüzde 42.5'inin Irak'a ihracat yapmayı plan- ladıklan belirlendi. Katılım Öncesi Ekonomik Program hazır Avrupa BirliğTne özeflestirme sözü Ekonomi Servisi - Avrupa Birliği'ne sunu- lacak Katılım Öncesi Ekonomik Program ha- zırlandı. Programın yapısal reformlar bölü- müne göre THY, TEKEL ve TÜPRAŞ yıl so- nuna kadar özelleştirilecek. Telekom'un özel- leştirme stratejisi 31 Ekim'e kadar tamamla- nacak, şeker fabrikalan yıl sonuna kadar özel- leştirme programma almacak. Programa göre. 2003- 2006 döneminde, ser- maye piyasalannda arz ve ta- lebin arttınlması kapsamında bireysel emeklilik fonlanna ilişkin başvunılann sonuçlan- dınlmasmın yanı sıra, vadeli işlem ve opsiyon borsası ile KOBl'lere yönelik piyasanın faaliyete geçiril- mesi için gerekli hazırlıklar tamamlanacak. Türkiye-AB mali işbirliği kapsamında Ak- tif Istihdam Programlan Projesi'ne eylül ayın- da başlanacak. İşçı Sağlığı ve Güvenliği Mer- kezi'nin kurumsal kapasitesinin geliştirilme- ni amaçlayan proje 2005'te tamamlanacak. Yürütülen IMF programına paralellik içeren programda, kamu hizmetlerinin etkin, saydam ve kahhmcı biçimde sunuhnası için gerekli re- formlar, tanm reformu, okulöncesi eğitim ve okullaşma oranının yükseltilmesi, hastanele- rin idari ve mali yönden özerk bir yapıya kavuşturulması gibi planjara da yer verildi. teği (DGD) gibifindıkaçısından hiç de cid- di bir anlamı olmayan bir yönteme başvur- du; dekar başına 25 milyon liralık destek. Önlemleri tartışmak ve fıyat belirlemek için bir araya gelen ekonomiden sorumlu Devlet Bak'anı AH Babacan ile FÎSKOBÎR- LtK yetkilileri bambaşka çözüm ve fıyat- lardan söz ettiler. Ürerici örgütleri en az 2- 2.5 dolar arasında bir fıyat isterken, Fisko- birlik 2 milyon 800 bin liralık bir fiyatın al- tında üreticinin büyük bir yıkıma uğraya- cağını açıkladı. Ancak Babacan'ın yanıtı açıktı: "Destekleme yok". Dolar kurundaki değişmeler ve enflas- yon düzeyi hesaba katıldığında,findıküre- ticisi son 3 yılda çok ciddi bir gelir kaybı- na uğradı. Yapılan araştırmalara göre bu yıl findık rekoltesinin son 5 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşeceği belirtiliyor. Do- layısıyla hem enflasyonun altındaki bir ar- tış, hem de üretimdeki düşuşten dolayı üre- tici maliyetin altında bir fîyatla karşı kar- şıya kalacak. Yoksullaşma daha da artacak. Pestekleme sürmell Ordu Ziraat Odası Başkanı AB Kaya, fin- dık üretim alanlannın 600 bin hektara ulaş- tığını, 1983 'te çıkanlan findık üretim alan- lannın sınırlandınlmasına ilişkin yasanm uygulanması halinde bugünkü üretim faz- lalığının söz konusu olmayacağını vurgu- luyor. Kaya, "Baa afanlardan, özeDikle ta- ban arazüerden findık sökülmeti. Alterna- tif ürün projeleri sonuçlandınlmadan, ge- reken önlemler ahnmadan desteklemenin kaldınlması büyük bir hata ohır" değer- lendirmesini yapıyor. Bunu söyleyen sadece üretıcı sözcüleri değil. Trabzon Tıcaret ve Sanayi Odası Baş- kanı Şadan Eren, tanmdaki yeni yapılan- manın günlük kararlarla olamayacağı, ko- şullan oluşturmadan atılacak bu tür adım- lann üreticiyi çok zor durumda bırakacağı ve bölge ekonomisinı daraltacağı uyansın- da bulunuyor. Giresun TSO Başkanı Omer Aydın da sunum- istem dengesı oluşana ka- dar desteklemenin şart olduğunu behitiyor. Findık Danışma Kurulu Dönem Başka- nı Sebahattin Arslantürk, taban fıyatı uy- gulamasının terk edilmesi ve prim sistemi- nin esas alınmasından yana. Trabzon Tica- ret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Cırav da dekar başına değil, ürün üzerinden DGD'nin uygulanmasını istiyor ve hükü- metin bir fıyat belirlemesine karşı çıkıyor, fiyatın piyasada oluşmasını istiyor. Kara- deniz Findık Mamullen thracatçılar Birli- ği Başkanı Ahmet Başkan, AB'nin kendi üreticisini desteklediğini anımsatarak, yük- sek fiyat politikasının bir tarafa bırakılma- sı ve desteklemeden vazgeçilmesini öneri- yor. Hükümet, taban arazilerde findığın sökülüp alternatif ürünlere geçilmesi için dekar başına toplam 200 dolar destek prog- ramını yaşama geçiriyor. Ancak alternatif ürünlere geçişte nasıl bır destek polirikası uygulanacağı henüz belli değil. Uretici bütün bu tartışmalar ve kaygılar içinde bahçeye inmeye hazırlanıyor. Bir za- manlar geçimini sağladığı findık parası şimdi bir harçlığa dönüşmüş durumda. Açıklanması beklenen fıyat herkesi tedir- gin ediyor. tktidara geldiklerinde fıyat art- tınmı yapacaklan sözünde durmayan hü- kümetin hiç olmazsa maliyetin üzerinde bir fiyat vermesi bekleniyor. Bunun gerçek- leşmemesi olasılığına karşı gösterilecek büyük tepki şimdiden gözlemlenebiliyor. ÎLGITOPLUMUNA DOGRU/ ÖZLEM YÜZAK EPDK'ye Avrupa desteği Ekonomi Servisi - Avrupa Birliği (AB), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) daha etkin hale getirilmesi için 1 milyon Euro'nun üzerinde finans desteği sağlayacak. Katılım Öncesi Ekonomik Program'da "EPDK'nin kurumsal kapasitesinin güçlendirihnesine ilişkin eşteştirme projesmin AB tarafindan finanse edilmesi kabul edilmiştir" denıyor. Bunun karşılığında birliğe, 2004-2007 dönemi için gelir ve tarife ayarlamalannın yapılarak maliyet esaslı tarife uygulamalannın başlatılacağı sözü verildi. Programda, enerji sektörüne yönelik reformlann süreceği belirtildi. önce anımsatalım. Geçen hafta bu köşenin konusu KO- Bl'ler ve sorunlarıydı. Bütün ül- kelerde tartışmasız ekonominin can daman olarak kabul edilen Küçük ve Orta ölçekli işletme- lerin (KOBİ) Türkiye'de yaşadık- ları sorunlan ele almıştık. He- men her konuda olduğu gibi KOBl'lere de yönelik tutarlı ve net bir politikanın oluşturula- madığını ve KOBl'lerie ılgilenen kamu kurumları arasında koor- dinasyonun olmadığından bah- setmiş, yazıyı bu hafta da sür- düreceğimizi söylemiştik. Is- tanbul Sanayi Odası tarafindan dün açıklanan Ekonomik Du- rum Tespiti 2003 birinci yanyıl sonuçlan KOBl'lerin durumu- nun düzelmek bir yana daha da kötüleştiğini ortaya koyuyor. 2003 yılının ilk yansında iç sa- tışlannda düşüş yaşayan küçük işletmelerin oranı 2002nin ikin- ci yarısına göre (yüzde 25.1)önemli ölçüde artmış ve yüzde 32.1 'e çıkmış. Orta öl- çekliler küçüklere kıyasla göre- celi olarak biraz daha iyı durum- da. Araştırmalar büyük ölçekli işletmelerin 2003'ün ilk yansın- da iç pazardaki paylarını arttır- dıklannı ortaya koyuyor. Ankete katılanlar, nedendir bilinmez, 2003'ün ikinci yansı için umutlu olduklannı söyle- mişler. Ancak ISO'nun anket çalışmalarını yayımladığı kita- bın Yönetici Ozeti bölümünde şu sözlere yer veriliyor: Bimizi Taşın Altına Koymak... "2003'ün ilkyansında birönce- ki döneme göre işletmelerin üzerindeki kara bulutlann bü- yüdüğü görûlmektedir. Yenisi- parişlerde azalma yaşayan iş- letmelerin oranı önceki dö- nemdeki yüzde 17.6 düzeyin- den, 2003'ün ilk yansında yüz- de 21.3'e çıkmıştır. Bu sonuç. iç talepte yaşanan duraklama- nın ve olası daralmanın da işa- retidir." Hal böyle iken. ankete katılanlar, ne- dendir bilin- mez. 2003'ün ikin- ci yarısı için umutlu ol- duklannı söylemişler. Ancak özel- likle KOBl'le- rin durumu, ekonomiyle ilgili, ilgisiztüm ba- kanların ağızlannı açar açmaz "Ekonomide işleriyiye gidiyor" sözlerini yalanlıyor. Gelın bir de küçük ölçekli iş- letmelerin aynı kitapçıkta yer alan önerilerinden önemli gör- düğümüz birkaç tanesine de- ğinelim. Bakın ne istiyormuş KOBl'ler: - Reel faizler düşürülmeli. - Orta ölçekli işletmelere sü- ratle krediler verilmeli. - Eximbank kredileri, ticari bankaların inisiyatifinden çıka- nlmalı. - İhracat ve AR-GE'ye odak- lanılmalı. - Ihracatçı KOBl'lere verilen teşvikler çeşitlendirilmeli. - Insana ve teknolojiye yatı- nm teşvik edilmeli. - Vergi ve SSK yükü azaltıl- malı hatta kaldınlarak kişisel si- gorta geliş- tirilmeli.... Son de- rece makul beklentiler değil mi? Peki neden KOBl'ler konusunda somut adımlar atıl- mıyor? Ül- kede az da olsa gözle- nen ekonomik iyileşme kıpırtı- larından küçük ve orta ölçekli işletmelerin yararlanamadığı, ışin büyüklere yaradığı gerçe- ğinden yola çıkarak çok boyut- lu bir irdeleme neden yapılamı- yor. Burada hükümetin adım at- masını beklemek ise hem ger- çekçi değil hem de yalnış. Ben- ce yine burada önemli görev KOBl'lerin örgütlendiği sivil toplum kuruluşlanna düşüyor. ömeğin, ekonomik durum tes- piti çalışmasını gerçekleştiren Istanbul Sanayi Odası, "Sana- yicinin iyimseriiği sürüyor" dan farklı olarak küçük işletmelerie ilgili elde edilen sonuçların üze- rine biraz daha fazla gidebilir. Diğer sivil toplum kuruluşlannı da işin içine katarak hükümetin üzerinde ciddi bir baskı unsuru da oluşturabilir. İşslzllk kâbusu Eğer bu konuda her kesim üzerine düşen görevi bir an ön- ce yapmazsa TlSK'in önceki gün yayımlanan "Kayıtdışı Is- tihdam" raporundaki felaket tablosu ile karşı karşıya kalırız. Istihdam yaratılmazsa 2010 yı- lında işsizliğin iki katına çıkaca- ğı öngörüsü öyle hayal falan değil. Bugün Türkiye 2.5 milyonu aşkın bir işsiz ordusuna sahip. Yine ISO'nun çalışmasına geri dönersek, 2003'ün ilkyansında ücretli sayısında net olarak yüz- de 5'lik artışa karşın aynı dö- nemde işten çıkanlmak zorun- da kalanlann sayısı da yüzde 3.8 artmış. özellikle küçük öl- çekli işletmelerde işten çıkan- lanlann oranı yüzde 4.6. Işsizlik günümüzde yalnız Türkiye'nin değil üyeliğe hazır- landığımız Avrupa'nın da en ciddi sorunu. Getireceği sosyal patlamaları ne kadar kaldırıp kaldıramayacağımız ise inanın hiç belli değil...
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog