Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

12 AĞUSTOS 2003 SALI CUMHURİYET SAYFA 17 fcü u 3 £ •2 AtçiarDermi! ESekironik posta: denjzsom@cumhuriyetcom.tr Tef: 0.212,512 05 05 Fate: 0.212.512 44 97 - Terminatör, Kalifomiya'ya vali adayı olmuş... "Bağdat Valiliği daha çok yakışırdı!" KöylerdeTaşımalı eğitimle bazı köy okulla- n kapatılmıştı. Şimdj kapanan okulların satışı gündemde. Ancak bu okullarının bazılan ba- ğış yoluyla köy tüzel ki- şiliğine geçmişti. Köylü vatandaşın eğrtime kat- kı amacıyla bağışladığı araziler şimdi başkala- nna satılacak. Köy ye- rinde, satışın ne değeri olur diye düşünebilirsi- niz. Bir kere tarım alanı olarak değeri vardır. Daha da önemlisi, köy- lerde arazilerin el değiş- tirmesi çatışmalara va- racak denli anlam taşı- yor olabilir. K ızı küçükyaştatürbanasokmuşlar. Kıza, tür- banı namus olarak öğretmişler, türbanın Tan- n buyruğu olduğunu söylemişler. Yabancıla- ı ' ra saçının bir telini gösterirse cehennemde cayır cayır yanmakla korkutmuşlar. Türbandan vaz- geçmemek için kız çocuğunu okuldan almışlar. Der- ken kıza görücü gelmiş, kızı evlendirmeye karar ver- mişler. Okuldan aldıklan kızı, çocuk yaşta evlendirmiş- ler. Bütün bunlarda kızın karar verme hakkı yok. Kıza "örtün" diyorlar örtünüyor... Kıza "okuldan aynl" diyorlar aynlıyor... Kıza "evlen" diyorlar evleniyor. Zavallı çocuk! Hakkıncfaki kararfann hep başkalan tarafından ve- rildiği zavallı kız çocuğu, hayatının en korkulu anını ise evlendiği sırada yaşıyor. Kız, evlenmek için camide imamın karşısındaolma- sı gerekirken, salonda bir masanın kenanna oturuyor. Gâvur amcaKafası kanşıyor. Gözleri imamı anyor, bulamıyor. ima- mın yerinde bir amca oturuyor. Amcanın çevresine de başka amcalar yerleşiyor.Ve içlerinden biri gâvur. Gâvura, amca mı desin, dayı mı desin bilemiyor. Ni- kâh kıyılıyor. Kız çocuğu, delikanlının kansı oluyor. Ko- cası olan erkek henüz elini bile tutmamışken, Gâvur amca yerinden kalkıp kızın yanına geliyor. Kız tedirgin oluyor. Gâvur amca elini uzatıp, kızın elini tutuyor. Kız elini geri çekmeye çalışıyor... Gâvur amca, kızın elini yakalamış, bırakmıyor. Gâvur amca kuvvetli... Kızın elini kendine doğru çekiyor. Kız, kolunu aşağıya doğru indiriyor... Gâvur amca da başını eğiyor... Gâvur amca ile türbanlı çocuk el ele kalıyor... Eli bir yabancı erkeğin eline değmemiş kız çocuğu ile bir erkek hem de gâvur bir erkek el ele duruyor... Türbanlı kız elini kurtarmaya çalışırken, gâvur am- ca son bir hamle yapıyor ve kızın elini öpüyor. Gâvur amcanın dudaklan kızın beyaz tenine küçük bir öpücük konduruyor... Kızın hayatı karanyor... Kendisine öğretilen bütün değerler aitüst oluyor: Saçının telini korurken elinin tenini bir gâvura kaptın- yor. Bundan sonrası için kıza yardımcı olmak gereki- yor. Gâvur amcayı hak dinine döndürmek, sünnet et- tikten sonra imam nikâhıyla aileden biriyle baş göz edip üvey de olsa amca yapmak gerekiyor... Yoksa, bütün bunlar siyasi bir gösteri miydi? Türban bu gösterinin vazgeçilmez bir parçası mıy- dı? Başını örtüp elini namahreme ve hatta gâvura tut- turarak kız çocuklannı yıllardır hep böyle mi kullandı- lar? Fındık Kabuklu Meyve- ler Konseyi Kongre Başkanı Cüneyd Zapsu, Başbakan Recep Tay- yip Erdoğan'a "Altın Fındık Ödülü" vermiş... Ayşe Meral de şöyle de- miş: "Bu ödül, 'körler sağırlar, birbirini ağıriar, deyişini aklıma getirdi. Ülkenin altın ürünü fın- dığı bakıra çeviren AKP hükümetine bence en gerçek ödülü, Ordu'da fındık üreticileri, yaptık- lan mitingle verdi." SESSİZSEDASIZ(!) Yüksek Yerilim Hattı erdincutku'' yahoo.com Sonradan görmeler ülkeyi tımarhaneye çevirdi: Ortalık "ne oldum delisi" dolu! Bilen varsa söylesin: Ne yapmalıyız? "Bir bilen varsa söylesin" diyor Nüket Erdoğan ve devam ediyor: u Üç maymunun oynandığı bir ül- kede yaşıyoruz. Kimsegörmüyor, duy- muyor, konuşmuyor ama iliklerimize kadar yalana battık. Hatta gerçekle ya- lanı hanmanladık. Hırsızlık, rüşvet, ken- di çıkannı herşeyin üstünde tutma biz- zat hırsızlann da beylik lafı oldu. Çifte standart uygulamalar, hainle- rin, çıkarcıların alkışlanması, ağzına gelen hersaçmalığı dillendirmesini pa- ra gücü ile sağlayanlar, vicdanını cüz- danına koyanlar, suçüstü olup akla- nanlar, aklandıkça palazlananlar... Par- lamenter sistemin babadan oğluna geçtiği, geçemiyorsa parlamenter ba- balann oğullannı, torunlannı zengin et- tiği, yalandan kim ölmüş dercesine si- yasilerin bir gün öyle bir gün böyle konuşmalan... Rüşvetin belgesi yok- tur diyenlerin yaşamı boyunca bunu yaşantıları ile belgelendirmeleri... Hal- kın emeği ile birikimlerinin talan edil- mesinin, ortak mallarımız ki bunların başında ormanlar gelir, gözü açıklığı ile övünen bakanlann ve onların seç- menleri tarafından deve edilmek isten- mesi... Başörtüsü hükümetinin 'kör parmağım gözüne' oyununu anlayan- iara 'Atatürkçülüğü istismar edenler' deyişini... Eğitimdefırsat eşitliğinin yok olmasının sorun olmaktan çıkıp daha da derinleştirilmeye çalışılması... Bütün bunlar gülünç ama, biz gül- müyoruz çok üzülüyoruz... Ne yapma- lıyız?" Sorunun yanıtı "bir şeyler yap- malıyız" olmalı! Emperyalizm Kilidi TURKKAYAATAOV ABD, devletlerin çoğunu ve devlet konumunda olmayan birimleri birbiriyle bağlantılı ve karmaşık kurumlar ve rejimler çerçevesinde "kilitlemiştir"; konuya bu açıdan bakıldığın- da, Amerika yalnız askeri ve ekonomik yönlerden en güç- lü devlet olmakla da kalmıyor. B. Ecevit başbakanken "Eli- miz, kolumuz bağlanmış" de- mişti. Atatürk ve Inönü yılla- nnda bir başbakanımız böyle bir şeysöyler miydi? Kilidin ilk sürgüsü bağrımıza "demok- rasişehidi" A, Menderes sa- yesinde sokulmuştu. Bugün vanlan noktada ABD dünyaya bir kilit takmıştır. Je- opolitik yönden en ileri nokta- larda. Sovyetler'in eski top- raklarında şimdi askeri üsleri var. Bir yandan BM'ye sırt çevi- rirken, diplomasiyi dilediği gi- bi kullanıyor. Politika sanatı Machiavelli den mülhem yaygın tekelci sermayesi, ge- niş mali olanakları, tüketimi aşan üretim yeteneği, silah ve istihbarat hizmetinde yüksek teknolojisi ve McDonald's'tan Madonna modasına "kültü- rel" etkisi var. Ulus-ötesi dev şirketlerle kapitalizm idealini her köşeye taşıyor. Tekelci sermaye bu arada kendi "de- mokrasi" anlayışını da ihraç ediyor. Askeri bakımdan tek süper güç oluşu bir yana, dünya ekonomisi G-3/7 ya da AB ve Uzakdoğu'nun varlığıyla "üç- lüymüş" gibi görünse de, eko- nomik üçgenin en tepesinde gene ABD oturuyor. Atlantik ve Pasifik okyanuslanna her zamankinden daha egemen. Bu durumuyla, dünyanın gör- düğü en hegemonik, tüm öğeleriyle emperyalist devle- ti. AB ve Uzakdoğu kendi yö- resel çıkarlannı korumak iste- seler de, küresel serbest pa- zarı kendi için kullanmak ABD'nin hedefıdir. M. Fox'un yazdığı gibi, amacı, "herhan- gi bir bölgenin kendi kendine yeterli olabilmesi için her tür- lü oluşumu engellemekîir". ABD kendi dilediğince ege- men olamayacağı bir küresel- leşmenin sonunda, 1929'lar- dakine benzer bir ekonomik bunalım görüyor. "Sovyet Şeytanı" göçtü; sı- ra öteki "şeytanlann" yok edil- mesinde. Her yer küresel ABD hegemonyasına teslim edildi- ğinde, kilidin tüm sürgüleri ka- panmış olacak. ÇİZGlLlK KÂMİL HASARACI kamilmasaraciı mynet.com fıflfct... r HARBt SEMİH POROY semihporoy <ı yahoo.com BULUT BEBEK MRAYÇIFTÇİ bulutbebekt: hotmail.com BORNOVA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'IVDEN 2003,852 Esas Hakim: Aziz Akta$oğlu 26484 Kâtip: EmineBolel 1608 1. Izmir ili Bornova ilçesi Ergene (Kızılay) Mahallesi 33 4 pafta 435 ada 442 parselde kayıtlı olup tapuda bina vasfmda olan 125.50 m2 yüzölçümlü taşmmaz olup; taşınmazın tamamı Bomova Beledi- yesi tarafindan kamulaştınlmasına karar verilmiştir. 2. Taşınmaz üzennde hak sahibi olanlann mahkemece kendileri- ne tebligat yapılması durumunda tebligat gününden; tebligat yapıla- mayanlann ıse mahkemece işbu gazete ilanı ile yapılacak ilan tari- hinden itibaren 30 gün içinde kamulaştınna işlemine karşı idari yar- gıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açabilecekleri davalarda husumetin Bornova Belediye Başkanlığı'na yönelmesı gerektiği: 3. Belirtilen 30 günlük süre içinde idari yargıda kamulaştırma iş- leminin iptali davası açanlann dava açtıklannı ve yüiütmenın dur- durulması karan aldıklannı mahkememıze belgelendirmediklerı takdirde kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamuJaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği; 4. Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına Bornova Vakıflar Bankası Şubesi'ne hak sahibi adına yatınla- cağı; 5. Hak sahiplerinin konuya ve taşınmaz malm değerine ilişkin tüm savunma ve delıllerinı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde mahkememizin 2003'852 Esas sayılı dosyasına yazılı olarak bildir- meleri gerektiği ihtar olunur. Basın: 38418 KEDt LEVO APTÜUKA aptull(a hotmail.com TARlHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN 12 Ağustos tcıvu.ntunıtas-arikan.com ZARA KADASTRO MAHKEMESt'NDEN Esas No: 2000.17 Davacı Orman Genel Müdürlüğü tarafindan davalı Alime Bediı- hanoğlu, Necla Uçar, Mahir Baki Bedirhanoğlu, Hatice L'çar, Leyla Eyigüler. Doğan Bedirhanoğlu. Mihriban Çakmak, Nuran Pire. Nu- ray Koç, Nazmiye Bedirhanoğlu ve Seher Bedirhanoğlu aleyhine mahkememize açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan açık du- ruşması sırasında verilen ara karan gereğince; Dahili davalılar Zara Ke%enlı kö>ünden Doğan Bedirhanoğlu ve Nuran Pıre, tüm arama- lara rağmen bulunamamış ve mahkememizden duruşma için çıkartı- lan davetiyeler kendilerine tebliğ edilememiş olduğundan. 7201 sa- yılı Tebligat Kanunu'nun 29. maddesi gereğince dahili davalılar Zara Kevenli köjünden Doğan Bedirhanoğlu ve Nuran Pire'ye ılanen teb- ligat yapılmasına karar verildiğinden. adı geçenin 12.09.2003 tari- hinde mahkememizde yapılacak duruşmada hazır bulunmaları için bu ilanın kendilerine ilan tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı ilan olunur. Basın: 33709 RUS V£LİAHTIN/N TAU'HSİZUGU 19O4 'TE 8U6ÜM, ÇA££V/Ç ALEKSİ DOSMt/ŞTU. SON SûS Ç4RI S. NİKOLrf 'NfN TEK ERKEK ÇOCUĞU OLAN ALEKSİ, T7IH77N VARİSfYDf- AHO4K, TALtH- M(sr/. ULEKS/, ÇOK ENDEG. SÖRÛLEN BÎ* HASTALtK YÜZÛNDEN MUrSUZ OLAC^/CJ/^ Bü M/4ST&İ./K, /JEMOF'LfYPl. EN KÛÇÖK ~ K4M4M/4 8'LE GÜÇLÛKZ.E ' ÇOGÜ <£Z ÖLÛM TEHLtKESıYH yA GELİMİYO&PU. 8U KOMUM, UMUT KLESİLİHCE, ÜNUJ KEf/f fZA£PUTrH'rN(Ş*Ğ- £V4) GİZÜ GÜÇLE&NE BİLE BAŞVU&ULUYOZ&Ü. v'/Ç ALEKSİ. 14- yAÇfNDAYKEN BOLÇEy/KLEK m- SÜRMENE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN Esas >o: 2003 270 Davacı Tedaş Genel Müdürlüğü vekilı tarafından davalı ale>hıne açılan kamulaştırma bedelının tespiti ve taşınmazın idare adına tapuya tescili davasında: Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 SK'la değışik 10 \e 19. maddesı ujarınca tensiben verilen ara karan gereğince; Trabzon ili. Sünmene ilçesi, Soğuksu Mahallesi, yol cıvan mevkımde kaın tapunun pafta no 26-28J. ada 464. parsel 13'de kayıtlı 1400 m2 yuzölçümündeki taşınmazın 27.46 m2'sı plon yeri olarak 97.10 m3 irtifak hakkı tesısi, Of Yeniay ENH'nın Tedaş Genel Müdürlüğü adına çok acele tapuya tescili \e bedel tespıtı için ışbu da\anın mahkememizde açıldığı. yapılacak yargılama sonunda belirlenecek kamulaştırma bedelınm 4650 SK'nun gereğince ilgı- liler adına mahkemece belirlenecek Sürmene Ziraat Bankası şubesıne yatırılmasına ve bedelin yatınlması ile taşınmazın idare adına tescılıne ka- rar verileceği, konuya \e taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delillenn ilan tanhınden itibaren 10 gün içinde mahkemeye yazılı ola- rak bildirmelen gerektiğı. hak sahiplerinin son ilan tarihinden itibaren bir ay içinde itıraz etmedıkleri takdirde, kamulaştırma bedelinin zilyede ödeneceğı hususu. Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 SK'la değışik 10 ve 19. maddesi uyannca ılanen tebliğ olunur. Basın: 36182 GÖRÜS MERİÇ VE1İDEDEOGLU Sevr'i AnıP, Anımsatmak Lozan'ın 80. yıl kutPmalan, birçok konuda uyu- şamayan kişileri bir araya getirerek anlaşmalannı sağladı; bu kişiler, Lo^n'ı anlatan, günümüze ta- şıyan, bugünden Loz^ı'a bakarak gerçekçi değer- lendirmeler ortaya koyan bu etkinliklere hep bir ağızdan veryansın etfi'er - Kutlamalan anlams^- yersiz, gereksiz görüp sert bir dille eleştirenler y^ımda, "nostaljik" bulup ha- fife alanlar da vardı... Peki, Sevr'in yıldönJmle nncle ne yapmalıyız? Osmanlı Devleti'nin Türk halkının yaşamına son veren Sevr Antlaşması'nın imzalandığı her 10 Ağustos'ta, bu belgayi anımsatarak, günümüz dünyasının koşullannda yeniden ele aJıp değer- lendirmemiz gerekmez rni? Dönemin "Mütareke Başını" bile Sevr'in koşul- lannın ağıriığına dayanamamış, içlerinden kimisi 10 Ağustos'un "ulusalyss günü" olarak ilan edilme- sini önermiş... Osmanlı ile biriikte yenilen öteki ülkelerie bu den- li ağır antlaşmalar im^alanniamış olmasını ve bu antlaşmalann başında yer alan 26 maddelik Bir- leşmiş Milletler llkeleri ıÇİnde neden "Osmanlı Dev- leti'nin parçalanması gerekliliğinden" söz edildi- ğini, günümüz bakış açısından değeriendirmenin hiçbir anlamı olmaz m'? Bu yolla, yenikler arasında yalnızca Osmanlı Devleti'ni dünya ülkelenyle karşı karşıya getirme- nin amacını yeniden ortaya koymanın bir değeri yok mudur? 83 yıl önce Ortadoğu'da bir ülkenin parampar- ça edilmesinin sonuçlannın, günümüz Ortadoğu- su'nda benzer duruma düşürülen bir ülke ile bağ- lantılan tartışılamaz mı? Sevr, "ölü doğmuş bir belgedir" diyenlere, Lo- zan'datartışılan hermaddenin Sevr'e dayanılarak ortaya konduğunu söylemesek de, bu "ölü bel- ge "ye günümüzde can vermeye çalışanlann oldu- ğunu anımsatmak gerekmez mi? Sevr'in onaylanmadığmı ileri sürenlere gereken yanıtın Mondros Silah Bırakışması'nda bulundu- ğunu belirtip, Sevr'in bir bakıma, Mondros'un ay- nntılaria yeniden yazılması olduğunu örneklerie or- taya koymanın bir sakıncası mı olur? 30 Ekim 1918'de Mondros Silah Bırakışması im- zalanmasının üzerinden henüz birkaç saat geç- mişken, Musul'un işgal edilmesi, bu işgal hızının tüm Osmanlı topraklannda sürdürülmesi ve so- nunda 16 Mart'ta Istanbul'un işgali hep Mond- ros'a göre gerçekleştirilmişti; bu paylaşımın bütün dünyaya ilanı için de Sevr'e gidilmişti. Mondros'un, koşullan ve sonuçlan kadar nasıl kotanldığı da önemlidir. Irak Cephesi'nde tutsak edildikten sonra Büyükada'da oturtulan bir Ingiliz generalinin girişimi ve onun politikacı dostlannın ağzından aldığı verilerle hazırianan bu yıkıcı söz- leşmenin metni, bir ülkeye "bend" olan ve ülkele- rini de "uydu" durumuna getiren politikacılann ese- ridir bir bakıma; dolayısıyla bu politikacılann tutum- larının irdelenmesinin ve uydu'luğun sonuçlannın ele alınmasının uyancı bir etkisi olamaz mı? Mondros'la gerçekleştirilenlerin, Sevr ile kalıcı bir duruma gelmesini önleyen gücün, Atatûrk'ün ön- derliğindeki Anadolu olduğunu anımsatmakta sa- kınca olabilir mi? Paris yakınlanndaki Sevr Porselen Fabrikası'nda imzalanan Sevr Antlaşması, Mondros sözleşme- siyle birlikte her 10 Ağustos'ta anımsatılıp güncel- leştirilerek toplumun bilincine yazılmalıdır, şimdi bu bilinçlenmeye her zamankinden daha çok ge- reksinmemiz var. B U L M A C A SEDAT YAŞAYAH SOLDANSAĞA: 17Kuzeygök- kürede bir ta- ^ kımyıldızı. 2/ 2 Eskiden ko- 3 yunvekeçile- rin sayım ver- gisine verilen 5 ad... Bir pey- 6 gamber.3/Bir -. nota... Vişne ile kirazın 8 melezlenme- 9 siyle elde edi- len meyve. 4/ Kap ağırhğı... Kale hen- 1 deği. 5/Içedoğmay- 2 la akla gelen yaratı- 3 cıduygu... îlkeltop- 4 luluklarda doğaüstü 5 güçlere verilen ad. 6/ 6 Bir tür erkek deve... 7 Delikanlı,yiğitkim- 8 se. 7/"Derlitoplu, u- 9 . fak tefek" ömeklerinde olduğu gibi, anlatımı güç- lendirmek için sesçe benzer sözcüklerin üst üste kullanılmasına verilen ad. 8/ "Göl sanardık ne zaman dalsak — gözlerine" (F.N. Çamlıbel)... Çe- vik. 9/Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne gi- bi takılara verilen ad... Yiyecek bulamayan, yok- sul kimse. YÜKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Güneş'in her iki yanında parlak noktalar halin- de beliren atmosfer ışık olayı. 2/Madenleri yont- mada kullarulan çelik araç... Sakat kimse. 3/Ra- don elementinin simgesi... lzmir'in bir ilçesi. 4/ Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim... Ege Bölgesi'nde taze san incire verilen ad. 5/Buynık... Adun durum eklerinden biri. 6/Güzel kokulu bir ka^aın cinsi. II "Sana ibret gerek ise / Gel göre- sin bu —'leri" (Yunus Emre)... Atın en yavaş ve doğal yürüyüşü. 8/Fin hamamı... Dolma yapmak için hazırlanan kanşun. 9/Anlaşılması, çözülme- si ya da içinden çıkılması güç.olan. OLİVETTİ CRF 3108 T MODEL BC 65486 SERİ NO'LU YAZAR KASAMI2IN RUHSATI KAYBOLMUŞTUR. HÜKÜMSÜZDCR. ÇINAR HALICILK A.Ş. Gazi Cniversıtesi 1İBF Işletme diplomamı kaybettirn.Hükümsüzdür. HÜRÜBOZKURT
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog