Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

1O AĞUSTOS 2003 PAZAR CUMHURİYET SAYFA Datı dahaarlıksızyakalandı y Polonya, Çekoslovakya, Macaristan'da olduğunun aksine Bulgaristan'da öyle sert, açık, net rejim muhalifi hareketler yaşanmadı. Avrupa ise, Yugoslavya konusunda ne yapacağını bilememenin sıkıntısı içindeydi... Bulgaristan-AB Ortak Parlamento Komisyonu Eşbaşkan Yardımcısı Irina Bokova, Bulgaristan'da demokrasiyle birlikte yaşanan değişimi yorumluyor: "Bizdeki komünist sistemin niteliğinden de kaynaklanmış olabilir. Aydınlara hiçbir zaman sert bir tavır almadı. Aksine aydınlarımız komünist sistem tarafından her zaman pohpohlandı. Yüksek ücretler aldılar. Hatta diktatör Todor Jivkov'la ilgili fıkralar açıkça her yerde anlatıldı. Bence bizimki Balkan tarzı bir sistemdi." D Irina Bokova, Bulgaristan'ın en önemli kadın siyasetçilerinden... rina Bokova Bulgaristan'ın en saygın isimlennden binsi. Çok kısa bir dönem Dışışleri Bakan Vekılhği yaptı. Bugûn mılletvekılı, Parlamento Dışişlen, Savunma, Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı, AB'yle Entegrasyon Komisyonu üyesi, Bulganstan-AB Ortak Parlamento Komisyonu Eşbaşkan Yardımcısı. Konumuz yine Bulgaristan'ın sıkıntılan, Bulganstan halkının acılan. Ona soruyorum: - Insanlardan ayda ortalama 150 Euro'yla geçinmeleri nasd beklenebiür? Bu parayla insan sadece sürünebilir gjbi gehyor bana... Inna'dan yanıt: "Hakhsın. Köylerde hadi neyse. Büyiik şehirierde zaten olay çok kötü. Ama kasabalarda ya da küçük şehirlerde daha da kötü. Çünkü üretici ürettiğini diyelim kasabadaki tek fabrikaya götürüyor ki, bir de bakıyor fabrika kapanmış. İşte o zaman tepesinden aşağı kaynar sulan yiyor. Bak, biz 1989'da o değişime hiç hazırüklı değüdik." - Peki, kim, \a da kimler o radikal değişime önayak ofanuşlardı? "Genel eğilim bu yöndeydi. Bir kere bu değişimi aydınlar çok istediier. Bir de bu yönde eğUim hem Komünist Partisi içinde hem de bütün toplumda vardı. Bu değişim olmahydı zaten. Bunu kötükmiyorum ben. Hiç Idmseyi de suçlamıyorum. Sadece yaşam o yönde akö. Polonya, Çekoslovakja, Macaristan'da olduğunun aksine bizde öyle sert, açık, net rejim muhalifi hareketler olmadı. Bir de bizdeki komünist sistemin niteBginden de kaynaklanmış olabiUr. Aydınlara hiçbir zaman sert bir tavır almadı. Aksine aydınlarımız komünist sistem tarafından her zaman pohpohlandı. Pek çok ayncahk tanmdı onlara. Yüksek ücretler aldılar, özgürce yurtdışına yolculuk yapmalanna olanak tanmdı. Hatta diktatör Todor Jivkov'la ilgili fıkralar açıkça her yerde anlaükİL Bence bizimki Balkan tarzı bir sistemdi." Burada gülüyor. "Biz değişime hazur değildik. Onun için değişim olduğunda gördük ki bunun nedeni bütün doğu Avrupa'da bu hareketin gerçekleşmesiydi. Yani bütün Doğu A\nıpa o dönem değişime uğruyordu. Ben de herkes gjbi daha çok özgüıiük, daha fazla dünyaya açıhm, Batı'yla daha fazla bağjanü isrhordum. Hepimiz bu değişimden o kadar mutluyduk ki anlatamam. Zoriuklaria karşüaşacağumzı bilhorduk. Ama çok çok beş yıl içinde bu değişime ayak uydurup iyiye doğnı bir gidişin başlayacağmı saıuyorduk. Ama her şeyden önemfisi Batı bu değişime hazırdeğildL Apansız yakalanmıştı. ÜsteHk Balkanlar'da olacaklara daha da fazla hazırhklı değüdi Hepimiz olaylar tarafmdan rehin ahnnuştık sanki. Bunu sadece Bulgaristan va Balkan ülkeleri için sö> lemiyonım. Batı da hazuiıksız yakalannuşn çünkü. Hatta Batı, Yugoslavya konusunda ne yapacağmı bilememenin sıkuiüsı içindeydi AB'yle ABD arasında görüş aynhkları vardı. Hatuiarsan, ABD Yugoslavya'nın bütünlüğünü konımaktan yana olduğunu ısrarla söylüyordu." SOFYA BELEDİYE BASKAN ADAYI STEFAN ANTONOV SOFİANSKİ Dünya,yalnızcaAvrupa değil Sofianski, Bulgaristan'ın tüm gayretini sarf edip bitiş çizgisini birinci geçen, ama hemen sonra yere yığılan bir atlete benzememesi gerektiğini düşünüyor ve ekliyor: "AB'ye hazır hale gelmeliyiz. Bu zor süreç boyunca dünyanın Avrupa'dan ibaret olmadığının da bilincinde olmalıyız. Siz de Türkiye olarak öyle yapmıyor musunuz?" eştıkçe sorunun ıçınden neler neler çıkıyormuş meğer... Karadenız'ın Bulganstan'a yakın sulan acaba ne zaman durulacak? Konu bir değıl kı Nereye gıtsen karşına bir şeyler çıkıyor. Sürüyle yolsuzluk söylentılen bakanlar, hatta üçüncü kez Sofya Beledıye Başkanlığf na adaylığın koyan Stefan Antonov Sofianski'nin çevresınde de dolaşıyor. Dıyeceksınız kı, adam yakışıklı, başanlı, halk tarafından sevıhyor, desteklenıyor. Üstelık çok ıyı bir aıle babası, ıyı bir eş ımajı çızıyor. Tabu kı bu tür söylentıler onun hakkında da üretılecek. Doğru. Bırazdan onunla randevum var. Sofya Beledıyesı'ndekı bürosunda benımle görüşecek. Bakalım, neler söyleyecek. Bürosundan ıçen gırdığunde bir bakıyorum ımzalanacak sürüyle evrakın arasında boğulmuş. "Oturun, bir yandan ben bunlan imzalarken sizin sonılannıza yamt veririm," diyor. Clderek sertleşen sorular... - îyi de, aklınız başka yerdeyken benım sorulanmı yanıtladığınız sırada sürç-ü lısan edersenız sonımluluk almam. Bana şöyle bir bakıyor. "Sonın bakalım" Önce yumuşak olan sonılanm gıttıkçe sertlık dozunu arttınyor mu ne? Sofianski de galıba butun dıkkatını bana verdı kı, önündekı kâğıtlara bakmıyor bıle... - Bulganstan'a geldığımden ben herkesın yolsuzluktan yakınmasını dınledım. Toplumdakı bu yolsuzluk eğılımıne karşı ne gıbı onlem almabılır? "Bu, Bulganstan'a özgü bir hastahk değil. Bütün dünyada var. Bu, Türkive'de de var. Bir kaç yü geriye gidersek NATO'da, AB Komisvonu'nda da bu hastalığm yaşandığını habrlayacağız. Düşünce tarzını değişrirnıek çok zor. Ama bir kere işleri çok lasa yoldan, karmaşık hale gerirmeden Üçüncü kez Sofya Belediye Başkanlığı'na adaylığını koyan Stefan Antonov Sofianski'nin çevresinde de yolsuzluk söylentileri dolanıyor... bitirirseniz, sürüncemede bırakmazsanız yolsuzluğun da önünü kesmiş olursunuz. Örneğin Sofya merkezme çok yakın bir yerde bir Ram Store (Mıgros'un yurtdışı şubelennın adı) açılacakü. Bunun anlaşmasını anında birirdik. Dolayısıyla da bütün söylentileri birirdik. tkinci olarak, gündelik havatta. hatta belediyeyle UişkUerinizde işinizin görülmesi için belli bir para ödemek /orunda bıraküıjorsanız bu size çok acı getecektir. Haksızlık olduğunu düşüneceksiniz. Burada da belediyeler çok şeffaf olmalı. Onun için bazı teknik düzenlemeler gerekli olacaktır. Dolayısıyla Sofva Belediyesi bünyesinde bir şikâyet merkezi açtık. Insanlar her cuma oraya gidip belediye ve belediye başkamndan şikâvetierini iletiyoıiar. Bir poüs de orada hazır bulunuyor." - Bir de ekımdekı yerel yönetım seçımlen konusu var. Bulganstan'da Cumhurbaşkanı ıkı dönemden fazla seçılemezken belediye başkanlan hayat boyu seçunlere gırebılme hakkına sahıpler. Sızce bu hakça bir uygulama mı? Pemokrasl hedeflnde doğru yoldayız' "Neden oünasm? Zaten belediye başkam halkm o\ııyla seçildiğine göre halk istemezse arûk onu seçmez. Burada beni kastettiğinizi samyorum. Dolayısıyla halkm gözünden düştüğüm gün seçUmeyeceğimden emin olabUirsiniz." Hanka... Kendı ağzımla mı yakalandım ne? Ama yanıt son derece mantıklı olduğu ıçın ıtıraza hakkun yok. Başka konuya geçelım, şımdı... - Şu son 14 yılda Bulganstan'ın, gerek merkezi hükümet, gerekse de yerel yönetimler açısmdan demokrası hedefınde doğru yohı ızlediğini düşünüyor musunuz? Sofianski dıyor kı: u Doğru yolu izledi ki, şu son \ ıllarda Bulgaristan bölgenin en önemli ülkesi olarak sivrildi. Bizler bu sürecin çok daha hızlı olacağmı sanmıştık. Ne yazık ki öyle olmadL Artık sabuiı ohnahyız. "Geriye dönüp baktığımız zaman bu değişimin daha olumlu olabileceğini görüyoruz. Ama oldu bir kere... Mantık, düşünce, yaklaşumn değişmesi için bir kuşak geçmesi gereklL Ama doğru yoldayız." •• Uyelik belll bir tarlhe bafllı kalmamalı... - Peki, AB üyehğınden beklentıleri nedir? "Benimki resmi görüşten biraz daha farkh. Ben AB üyeUğinin belli bir tarihe bağlı kalmamasL, bizim kendimizi bu üyeliğe hazır hissettiğimiz ve hazniıkh olduğumuzu bildiğimiz anda mekaniznıanın çahşması gerektiğini düşünüyorum. Şöyle söyleyeyim. Bulgaristan'm bütün gayretini sarf edip bitiş çizgisini birinci olarak geçen, ama hemen sonra vere yığılan bir atlete benzememesi gerektiğini düşünüyorum. Çok çahşmalıyız, AB've hazır hale gelmeliyiz. Tam üyelik zamam geldiğinde halk böylece rahatlanıış olacaktır. Ama bu zor süreç boyunca dünyanın Avrupa'dan ibaret obnadığımn da bilincinde olmalıyız. Siz de Türkije olarak öyle yapmıyor musunuz?" Artık belediye başkanını kâğıtlan ımzalamakta daha gecıktırmemek gerek. Zaten Bulganstan'ın Enerjı Bakanı Milko Kovaço beklıyor. Enerji Bakanı Milko Kovaçev. Ne de olsa buraya Balkanlar demişler... ır gün önce, parlamentodakı soru önergelennı yanıtlamayı bıtıremedığı ıçın Milko Kovaçev'ı bir saat boşuna beklemıştım. Bugün mutlaka onunla konuşmalı, bir punduna getınp doğalgaz konusunu açmahyım. Açtım da. Sordum: - Bir ülke enerji stratejisi ve shasetini sadece doğalgaza odaklavabilir mi? Kovaçev 'ın yanıtı: "Hiç öyle şey olur mu? Doğalgaz bir ülkenin enerji kaynaklanndan sadece bir tanesi olabilir. Bakın. Bulgaristan kendi enerji ka\ naklarını çok çeşitlendirmiştir. Ülkeler mutlaka bunu yapmah enerji kav naklannı çeşitlenduTnelidirler." Ilgınç. Oysa Turkıye'de oyle olmamıştı. Bınlennın çıkarlan ıçın doğalgaz Türkiye'nın tek enerji kaynağı halıne getınlmıştı. Burada Kovaçev üsrüne basa basa yınehyor: "Yanhş.Çokyanhş." Evet, bızım de Türkiye olarak çoook yanlışımız var Bız de yolsuzluklann, uyuşturucu trafiğinın, eğitim ve sağlıktakı sonınlann, gelir dağılımındakı eşıtsızlığın ustesınden gelemedık Ama ne yapalım? Havasından suyundan galıba .. Ne de olsa buraya Balkanlar demişler B İ T T İ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog