Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 10 AĞUSTOS 2003 PAZAR 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul B 29 Sinop Edirne B 31 Samsun B 26 Adana A 38 Y 26 Kocaeli B 34 Trabzon Y 28 Çanakkale B 31 Gıresun Y 28 Izmır B 36 Ankara B 30 Manisa B 36 Eskişerıir B 29 B 31Aydın Denizlı _B 37 Konya Y 34 Stvas B 29 Zonguldak B 27 Antalya A 37 Kars Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siırt Hakkân Van A A A A A B B 34 43 44 42 40 34 30 B 28 Yurdun kuzey ve ba- tı kesımlen parçalı bulut- lu. Orta ve Doğu Kara- denız kıyılan ıle Denizlı ve Muğla çevrelen sa- ğanak ve gokgurultulu sağanak yağışlı. dığer yerier az bulutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklığı yurdun doğusunda ar- tacak, dığer yerlede onemlı bır değışıklık ol- mayacak. DIS MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn B B B B B A A A 25 24 24 29 27 31 38 32 Münih A 34 Zürıh Berlın Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atına A A A A B B B A 33 30 36 30 31 29 34 33 A 36 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tiflis Kahıre Y A Y Y B Y B A 2ü 27 29 33 33 17 20 36 A 39 A î l k Parçalı buluttu ^ Ço« buıutlu ı Yağmurtu Karlı Sulu kar , Gök gurultulu G U I V C E L CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada düğüne damatla gelinin Osmanlı padişahlarımn kullandığı saltanat arabası ile gelip gitmelerinin programa alınmamış olması affedilir bir hata de- ğil. Oysa, "Baba" oğlu için devleti seferber etmiş. Bir sal- tanat arabası eksik. Soranı soruşturanı yok. Başka bir demokratik ülkede olsa parlamento ayağa kalkarmış, medya olaya aile boyu fırça atarmış, toplumdan aleyh- te sesler duyulmaya başlarmış, hepsi falan filan. Burası Türkiye dostum. Muhalefeti kuzu. Medyası kuzu ve toplum tepkisiz, suskun. Valisi, kaymakamı, polisi "Baba" korkusuylaşımarık Bilal'in düğününe seferber. "Baba" devleti ayağa kaldırıyor, devleti kullanıyor. Başlı başına nüfuz suiistimali. Yasal adı görevini kötü- ye kullanmak. Tık yok! ••• Nikâhı iki yerine dört tanıkla gerçekleştirmeye yönel- mek bile büyüklük kompleksinin bir işareti değil de ne- dir? Kimileri Berlusconi'nin dört tanıktan biri olmasını "fevkalade uygun" buluyor. Türkiye için büyük propa- ganda sayıyor. Orta haJIİ biraileden gelen yetişme koşullan, düne ka- dar yaşantısı basit bir adamın, bir fırsat eline geçirdiği devlet olanaklannı böylesine kendi adına kullanmasını acaba Batı olumlu mu karşılayacak. Yoksa hiçbir dö- nemde görülmeyen bugünkü büyüklük gösterisi alay- lı yazılara, yorumlara mı yol açacak? Cumhuriyet tarihindeki sadeliğe bakın: Atatürk ses- siz sedasız evlendi. Ismet Paşa iki oğlunu, kızını, Ba- yar kızını, Menderes oğlunu "mütevazı bir aileye öz- gü" sade törenlerle evlendirdı. Oysa, her birinin gör- kemli düğünler, törenler yapmaya hem siyasal hem de ekonomik açıdan güçleri; RTE'yi kat be kat aşacak ka- dar geniş ve zengindi. ••• Ömer Asım Aksoy'un Türk Dil Kurumu'nun 1984'te yayımladığı "Atasözleri Sözlüğü" kitabından: (Sayfa: 245) — "Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?'" Açıklaması: lyı eğitim görmüş, iyi aile içindeyetişmiş kimseler, aldıkları terbıyenin gereğini yaparlar, beğeni- lirler. Böyle bir eğitim görmemiş ve iyi ortamda yetiş- memiş olanlar, bir şey bilmezler ki yapsınlar. — "Görmemişin oğlu olmuş, çekrniş ....koparmış." Açıklaması: Görgüsüz kişi, eline geçen nimeti nasıl kulianacağını bilmez. Kullanayım derken heder eder. — "Görmemiş görmüş, gülmeden (güle gûle) öl- müş." Açıklaması: Görgüsüz kişi, günün birinde ummadığı bir duruma erişirse sevincinden ne yapacağını şaşınr. • • • Geçmiş devlet adamlarımızın akıllannın ucundan bi- le geçırmedıkleri bugünkü debdebenın bir başka ne- deni olmalı. RTE, zengınliğınin kaynağını bırinci oğlu- nun düğününe gelen altın, pırlanta gibi değerli hediye- lere bağlamıştı. Ama o zaman sade bir belediye baş- kanı idi. Bugün, heyttt var mı yan bakan; bir başbakan, bir partinin genel başkanı. Maddiyat iplerinı elinde tutan bir iktidarın başı. Ikinci oğlunun düğününe gönderilecek (nasıl geldi- ği, nereden gönderildiğıni kimsenin bilemeyeceği) ar- mağanlar ilk düğündeki hasılatı birkaç kez katlayabilir. Doğrulatma olanağı elbette yok. "Aile" bugünden i- ki kızlannın düğünlerini daha görkemli, getirisi daha zengin biçimde nasıl yapacaklarını planiamaya başla- mış. Berlosconi'nin daveti uluslararası bır deneme. Kız- lardan birinin düğününe Başkan Bush çağrılabilir. ABD Başkanı'nın ohjr demesi, Batı'dan lıder akını (kım bilir neler) sağlayabilir. Bır de sorup duruyorlar Ne olacak bu memleketin hali, diye. Mal meydanda. Laila'lar, Reina'lar bu geceki "pazar düğünü" yanında solda srfır kalacak. Efendim, bilirsiniz, balık baştan kokar! emın ıgus bu dünya bir pencere CD VE KASET -Dcnkrıkargida TaflanyıkargidBr Bu dünyı bir peacare Hcrgdcnbakargkas" T a r i h i B o l u ş m a KONSERŞ i l l ' d e a A a a d o l n ' y a İnti-lllimani Moğollar G Yorum 16Ağustos2003Cumartesi Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Saat: 19:00 •İLIT fATIf NOKTALARI Bayojlu Matropol MOzlk (0212) 241 Sl«ıı Saglım Optlk Baalktaa aUydan Kırtaalya BakırkOy Bayaı Martı Kit«p»vf Şlrinavlar Ellfoflu Tatlı Avcılar Aaaıa HBılk Oazlmah. OOIaah MOzlk Evl Allb.ykoy Plr Sultan Abdal KflltOr Dar. Ofcmaydanı Mur«t Markat Kadıkfiy Sayhan MOzlk Omranlya Atlk VOzlk Markat Kartal Bark Optlk (0212) 234 (0212) 2S0 (0212) »43 (0212) «62 (0212) 421 (0212) SJB (0212) »2S (0212) 238 (02K) 330 (021f) 412 (021t) 317 4t 11 15 71 56 27 •3 30 11 6* 12 63 71 02 M3S 14 44 07 4B •1 59 •5 51 . Bügi tçin Tel: (0212)3473116-17 W I C M I I B U L BOYOICIB* BEL Büyük kentlerde kapkaç korkusu I Baştarafı 1. Sayfada kiye'nin üçüncü büyük kenti Iz- mir'deki bazı veriler, gündemdeki kapkaç olaylannın arka planını yan- sıtıyor. Kentteki her 100 kişiden 17'si iş- siz. Sokaklarda 50-60 bin arasında sabıkalı dolaşıyor. Bazılan aflan yararlandı, bazısı da cezasını tamamlayarak salıverildi ancak hemen hiçbiri, sabıkalı olma- lanna neden olan sosyal örgüden uzaklaşmadı. Metropol alandaki 18 bin sokak, 10 bin polisle korunuyor. Buna gö- re her 300 kişiye bir güvenlik görev- lisi düşüyor. Oranın uluslararası standartlann oldukça altında olduğu belirtiliyor. Metropol alandaki 9 ilçe arasında en fazla suç, kentin merkezindeki Konak'ta işleniyor. 2003'ün başın- dan bu yana Konak'ta çeşıtli alanlar- da 1100 suç tespit edildi. Ardından sırasıyla Karşıyaka (259), Bornova (238), Buca (107), Gaziemir (65), Narlıdere (61), Buca (35), Çiğli (33) ve Güzelbahçe (4) geliyor. Verilere göre Izmir'de Ocak 2003'ten bu yana 1200'ün üzerinde kapkaç olayı meydana geldi. Buna karşın, güvenlik yetkilileri, Izmir'in, benzerlerine göre oldukça huzurlu bir kent olduğunu vurguluyor. Izmir Emniyet Müdürü HaJil Ta- taş, kapkaçın suç sıralamasında alt sıralarda yer aldığını söylüyor. Soruna geniş ölçekli bakmak ge- rektiğıni belirten Tataş, "Nüfus ar- tışı, göçlerin yoğunlaşması, işsiz- lik, sağlıklı bir çevrede bannama- ma gibi etkenler bu suçu besliyor" diyor. İzmir daha huzurlu Tataş, Izmir'in diğer büyük kent- lere göre huzurlu bir kent olduğunu söyleyerek şu görüşlere yer veriyor: "Kimi gün 5, bazı günler 6 ya da 8 olayla karşılaşıyoruz. Eylemi gerçeİdeştirenlerin yüzde 7Ö'inin cezai mesuliyeti yok.Yaş sının dü- şük. Emniyet müdürlüğü bünye- sindeki çocuk şubesi, günde 30 ço- cuğu ailesine teslim ediyor. Ancak ertesi gün o çocuğun yine o şuç mahallinde olduğunu görüyoruz. Burada üzerinde durmamız gere- ken konu aileler ve yasalar. Soru- nu, sadece polisiye tedbirlerle çö- zemezsiniz.Toplumun tüm kesim- lerinin bir araya gelmesi ve konu- ya eğilmesi gerekiyor." 18 yaş altındaki bireyler ön plana çıkıyor. Ekonomik bakımdan güç- süz olan ve kentin varoş diye nitele- nen bölgelerinde bulunan ailelerin çocuklannın, organize suç örgütle- rinin eline düştüğüne dikkat çekili- yor. Her anlamda savunmasız olan bu küçük bireylerin, kapkaç dahil farklı suç alanlanna itildiğini söyle- yen Izmir Barosu Çocuk Komisyo- nu Üyesı Özlem Yümaz, Antalya Valiliği'nin başlattığı son uygulama- ya dikkat çekiyor. Yılmaz, "Suçu toplumsal koşul- lar hazırlar, savunması/ birey bu- na dahil olur" diyerek şu görüşle- re yer veriyor: ''Antalya'da, suç unsurunun or- tadan kalkması için sokak çocuk- larına yönelik yeni bir proje baş- latıldı. Kentteki sivil toplum ör- gütleri, meslek kuruluşlan, yerel ve merkezi yönetim bir araya gel- di. Her bir sokak çocuğunu geliş- tirecek uygulanıaya başladı. Güç koşullar altındaki küçük çocuk- lar, bir ya da birkaç esnafa zim- metleniyor. Çocuğun eğitiminden, gelişiminden ve meslek edinme- sinden belirlenen esnaf ya da işa- damları sorumlu oluyorlar. Çocuk yetişkin hale gelinceye kadar uy- gulama sürdürülüyor. Bu ve ben- zeri örnekler tüm büyük kentler- de geçerli olmalı." Adalet duygusu zedeleniyor Toplumsal güvenliği tehdit eden kapkaç eyleminin, sosyal, ekonomik ve psikolojik yönden en savunmasız kesim tarafından gerçekleştirildiği- ne değinen İzmir Barosu'na kayıtlı avukat Bahattin Özdemir de, top- lumsal adalet duygusunun zedelen- mesine dikkat çekiyor. Özdemir, problemin kentleşmeyle başladığını söyleyerek şu görüşlere yer veriyor: "Kapkaç diğer suçlara göre da- ha alt sıralarda ancak medyada sürekli manşetlerde. Hırsızlık olayları, kapkaçtan daha fazla. Suç sıralamasında tecavüzün al- tında.Ancak, kapkaçı gerçekleşti- renlere karşı toplumsal bir linç söz konusu. Bu eylemi yapanların or- tadan kaldırılması yönünde bir anlayış var. Medya da, ne yazık ki, bunu teşvik edivor. Konunun sos- yal, ekonomik boyutlanna deği- nilmiyor. İzmir özelinde söz konu- su olan en fazia 500 kişilik bir grup var kapkaçı yapan. Bu birey- lere iş bulamıyor, barındıramıyor- sak suçu ilk olarak toplumda ara- malıyız." Özdemir, Brezilya örneğine de dikkat çekerek "Orada yaşanan ekonomik sıkıntılar sonucu artan kapkaç olayları sonrası bir gecede 50-100 çocuk ara sokaklarda öl- dürülmeye başlamıştı. Sorunun nedenini ortadan kaldırmak yeri- ne bu şekilde çözüm yoluna gitti- ler. Bizde de, bu mu teşvik edili- yor?" dıyor. Özel güvenlik devrede Emniyet tedbirlerinin yetersiz kal- ması sonucu kendi hukukunu yarat- ma arayışında olan yurttaşlar bir yandan da, dükkânlannın ve evleri- nin bulunduğu bölgelerin güvenliği için özel birimlere başvuruyorlar. Belirli bir maaş karşılığı turulan özel güvenlik elemanlan, 24 saat sürey- le belirlenen alanda devriye geziyor- lar. Şüphelendikleri kişileri alandan uzaklaştınyorlar. Kapkaç olaylannın artması sigor- ta şirketlerini harekete geçirdi. Tür- kiye'de bu anlamdaki ilk sigorta po- liçesini Batı Sigorta gündemine al- dı ve 1 Ağustos 2003 tarihiyle bir- likte poliçe satmaya başladı. Yasalar yetersiz Izmir Barosu tnsan Haklan Ko- misyonu Üyesi Nalan Erkem, kap- kaç olaylannın gasp kapsamına alın- masını agır buldukJannı söylüyor. Erkem, "Özel bir maddevle düzen- lenmesi gereken kapkaç fîili ne mevcut TCK'de ne de taslak halin- dekinde tanımlanıyor. Bu büyük bir boşluk. Mevcut tanımlama su- çun karşılığındaki cezayı hafif kı- lıvor. Gasp kapsamına alınmak is- tenmesi ise yanlış. Çünkü, 15 }il gibi bir ceza bu suç için ağır bir unsur olur. Kapkaç fiilinin yasa- larda net biçimde tanımlanması ve 491. maddevle gaspı tanımla- yan 495. maddenin arası bulun- malı" diyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psi- kiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üye- si Prof Dr. Ahmet Çelikkol, gelir dağılımındaki adaletsizliğin insan psikolojisini olumsuz etkilediğine değiniyor. Çelikkol, eşitsizliği tüm yoğunluğuyla yaşayan bireyin ruh- sal mekanizmasının çökrüğünü ve içinde bulunduğu duruma isyan ed- er hale geldiğini söylüyor. Toplumlan ayakta tutan en önem- li gücün, değer yargılan olduğuna dikkat çeken Çelikkol, konuyla ilgi- li şu görüşlere yer veriyor: "Bizim toplumumuzda çalışılarak elde edilen gelir saygı değerdir. Ancak bu konuda ciddi bir değer kaybı yaşanıyor. Para hayatımızda da- ha önemli bir değer haline geldi. Yurttaşların her an yüz yüze kal- dığı olumsuzluklar, sonuçlanma- yan yolsuzluklar ve bunlara bağ- lı bir dizi problem insan ruhu üze- rinde oldukça etkili. Özellikle ekonomik krizler yüzünden aç- maz yaşayan bireyin aşırı stresi gerginlik, huzursuzluk ve toplu- mun diğer bireylerine karşı gü- vensizlik yaratıyor. Özellikle, dar gelirli ailelerin yaşı küçük çocuk- larından madde bağımlısı olanla- rın karıştığı kapkaç olayları top- lumsal bir ayıptır.Alınacak en et- kili önlem, bu tür olaylarla karşı- laşmadan önce izlenecek tutumu belirlemektir." Güvenlik güçleri sık sık balk içinde kapkaçın nasıl yapıldığını göstererek yurttaşlan uyarıyor. İstanbuVda suç oranı arttı • Baştarafı 1. Sayfada Suç ve suçlu, meydanlar. ana caddeler, ara ve ar- ka sokakJar, otobüs, metro ve tramvay duraklan, vapur iskeleleri, toplutaşuna araçlan, pazaryerieri, abşveriş merkezleri, ev ve işyerlerinin aralannda bulunduğu hemen hemen her yerde, her zaman ve her şekilde yurttaşların karşısına çıkabiliyor. Yetki- liler, kapkaç ve gasp gibi sokak suçlannda artış ev ve işyerlerinde hırsızlıkta düşüş yaşandığmı belir- tiyor. Uyuşturucuda, tecavüzde, kaçakçılıkta, fu- huşta ve birçok asayiş olayında suçun yükselen gra- fiği göze çarpıyor. İstanburun suç haritası... Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği baskınlar ve yurttaşlann şikâyetlerine göre dev kentin suç hari- tası şöyle: - Beyoğlu: Kapkaç birincisi ilçede bunun dışında gasp, ev ve oto nırsızhğı, yankesicilik, tırnakçılık, cinayet, yaralama, haraç, uyuşturucu, kumar ve fu- huş gibi suçlar da işleniyor. - Gaziosmanpaşa: Cinayetin en çok işlendiği il- çe. Gaziosmanpaşa'ta işlenen diğer suçlar ise gasp ve hırsızlık olarak sıralanıyor. - Kartal: Oto ve plaka hırsızlığında artış olan il- çede aynca gasp ve kapkaç olayları da yaşanıyor. - Şişli: Kapkaçın yogun olarak görüldüğü ilçede gasç ile ev ve oto hırsızhğı da sıkça yaşanıyor. - Usküdar: Çeşitli hu^ızlık, yaralama, tehditle ha- raç alma, uyuşturucu ticareti. - Kadıköy: Cinayet, yaralama, oto ve ev hırsızh- ğı, kapkaç, kaçakçılık, fuhuş. - Fatih: Cinayet, yaralama, kapkaç, hırsızJık, yan- kesicilik, soygun, kumar, haraç ve fuhuş. - Eminönü: Cinayet, yaralama, soygun, kapkaç, yankesicilik, hırsızlık, kaçakçılık, kumar ve fuhuş. - Bahçelievler: Kapkaç, hırsızlık, gasp. - Bağcılar: Haraç, gasp, yaralama. - Bakırköy: Ev ve oto hırsızlığı, gasp, kapkaç. - Bayrampaşa: Yankesicilik, hırsızlık. - Eyüp: Ev ve oto hırsızhğı. - Kâğıthane: Cinayet, yaralama, haraç - Beşiktaş: Ev ve araba hırsızhğı. - Maltepe: Gasp. kapkaç, oto hırsızhğı - Eyüp: Cinayet ve yaralama. - Tuzla: Gasp, kapkaç. - Zeytüıburnu: Cinayet, kapkaç. - Küçükçekmece: Kapkaç, hırsızlık. Kentin dışında kalan Polenezköy, Kilyos, Kemer- burgaz, Kumburgaz, Silivri, Gümüşyaka'da ise fu- huşun yaygınlaştığı belirtiliyor. tstanbul 'da son 5.5 yılda yaklaşık 500 çıkar amaç- h suç örgütünü çökerten polis, çete üyesi olduklan gerekçesiyle 10 binin üzerinde kişiyi de gözaltına aldı. Organize suç örgütlerinin kanştığı onlarca cina- yet, yüzlerce kurşunlama ve yaralama olayını aydm- latan güvenlik güçlerinin gözaltına aldığı kişilerden yaklaşık 2 bini adli makamlarca tutuklandı. Operasyonlarda, çete üyeleriyle birlikte çok sayı- da tabanca, rüfek, uzun namlulu silah, lav silahı, alev gizleyici, susturucu, çelik yelek, telsiz, kelepçe, nor- mal, sahra ve gece görüş dürbünleri ele geçirildi. Baskuılar sonucu çetelerin, TNT, C-4, dinamit lo- kumu, el bombası, tüfek bombası gibi patlayıcı ve mühimmata da sahip olduklan da anlaşıldı. Kapkaç çeteleri Banka soygunlan Istanbul'da ekonomik krizle bir- likte artış gösterdi. Döviz bürosu ve kuyumcu soy- gunlan da kentte sık sık yaşamyor. Banka ve döviz bürolanndan çıkan yurttaşlan izleyerek gasp eden, kapkaç yapan suç şebekeleri engellenemezken oto- yol çeteleri ise trafiğe çıkan kadm sürücülerin kor- kulu rüyası haline geliyor. Yaralanmalara hatta ölümlere neden olan kapkaç- çılar, yaz aylanyla birlikte turistleri de hedef alma- ya başladılar. Metropolde yılda 5 bin kapkaç olayı meydana gelirken cezası az olduğu için bu yolu se- çen çete üyeleri artık DGM'lerde yargılanacaklar. Uyuşturucu ve fuhuş çeteleri Istanbul'daki uyuşturucu pazannın son bir yılda yüzde 32 büyüdüğu belirtiliyor. Çocuk ve gençleri uyuşturucuya alıştıran, sokak çocuklan ve tinerci- leri yatacak ve yiyecek karşılığında suça bulaştıran çetelerin varlığı, kenti ve kentliyi rahatsız ediyor. Uzmanlar, "dünyanın baş edemediği" uyuşturu- cu ticaretinden, kullanım yaşı gittikçe düşen genç- lerin etkilenmemesi için tüm kamuoyunun hareke- te geçmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Evden kaçan genç kızlan zorla erkeklere pazarlayan, yurtdışm- dan gelen kadmlan pasaportlarını ellerinden alıp fuhuş yaptıran çetelerin son dönemde yaşı küçük kızlan da "gizli fuhuş"a yönlendirdiği öne sü- rülüyor. Arkadaşımız da kapkaç mağduru Vapur iskelesinde nasıl soyuldum? FİGENATALAY Kap-kaç olaylannrn artmasıyla bir- Ukte ben de herkes gibi tedirgin olma- ya başlamıştım ama.. nedense saçma bir "benim başuna gelmez" inancı da vardı. Ama işte 5 Ağustos Salı ak- şamı, gazeteden eve dönerken Üskü- dar tskelesi'nde bu sinir bozucu olay benim başıma da geldi! Vapurda, sırt çantamdaki cüzda- nımdan, dolmuşta vereceğim parayı çıkardıktan sonra cüzdanı içine iyice yerleştırip, çantamı kapattım. Iskele- den dolmuş durağına dogru yürürken bir hanım, "Çantanız açılmış"dedı. Çantamın içinden, ben hıç hissetme- den cüzdanımm çalınabileceğine ola- sılık vermediğimden, önce gerçekten kendi kendine açıbnış sandun. Ama hemen sonra cüzdanımın çalındığını anladım. Bir an ne yapacağunı şaşır- dım. Param, basın kartım, kredi kartım, vapur kartım ve bunlann hepsinden önemlisi kızımla ilgili bazı özel eşya- lar, pek çok anısı olan küçük notlar... hepsi gitmişti. O kalabalıkta, sırt çan- tam açılırken, içinde cüzdan araştın- lırken ve sonunda çalınırken birileri- nin görmemesine olanak yoktu. Gel- diğim yoldan yürümeye başladım, is- keledeki çiçekçiye biı şey görüp gör- mediğini sordum. Yanıtı dehşet veri- ciydi. "Birileri sizi takipediyordu" dedı. Neden beni uyarmadığın] sor- dum, yanıt alamadım. Sonrası, aynı kâbusu yaşayanlar için çok bildık. Kredi kartlannın ıptal edilmesi, karakoldan "kayıp kâğıdı" ahnması, olur ya belki kımlikler bir köşeye atılır da bırileri bulur diye di- ye sağa- sola telefon numaralannın bırakılması vb. Bu arada Üsküdar Doğancılar Ka- rakolu'nda bulundugum 5 dakika için- de kap-kaç'çı kurbanı üç kişi olmuş- tuk. Bir hanımın çantası kolundan çe- kilip alınmış, birinin de otomobılinin camı kınlıp, bir şeyleri çahnmıştı. Şimdi korku içındeyim. Paramı, kim- lik ve kredi kartlanmı neyin içinde, nasıl taşıyacağımı bilemıyorum. Ne- redeyse arkamda yürüyen herkes için "Acaba çantamı çekmek için beni mi takip ediyor?" diye düşünüyo- rum. Hıç huzurum kalmadı. Bu konu- da yalnız olmadığunı da bıliyorum. Dün sabah Eminönü Iskelesi'nden Cağaloğlu'na doğru yürürken, bütün kadınlann çantalannı sıkı sıkı ka\Ta- dıklarını gördüm. Hep korku içinde mi yaşayacağız? Çantamız çalındıktan sonra canımıza bir şey olmadı ya" diye sevinecek miyiz? Ekip halinde çalıştıklan çok belli olan bu hırsızlar neden yakalanamıyor? Yakalananlar neden doğru dürüst ceza görmüyor?.. Hürriyet gazetesi yazarı Çökşan'ın sözünü ettiğigazeted Mm? Haber Merkezi - Hürriyet Gazetesi kö- şe yazan Emin Çölaşan. dünkü yazısında bir gazeteci ile DEHAP üst düzey yöneti- cileri arasındaki geçen "ilginç konuşma- lara" yerverirken, gazetecinin "kim oldu- ğu" merak konusu oldu. Yazısında. söz ko- nusu gazetecinin, DEHAP yöneticilerine, 2004'te AB'den tarih alınması durumunda Kürdistan'ın kurulabileceğini aktardığını ortaya çıkaran Çölaşan, "Gazeteci kim di- ye sormayın" derken, bilgilerin yurtdışın- dan geldiğini. "doğru" ve "güvenilir" ol- duğunu vurguladı. Yazısına, "Bugün size eski ülkücü kö- şe yazan ile DEHAP'm üst düzey bazı yetkilileri arasında yapılan konuşmada gazetecinin bazı söylediklerini iletmek istiyorum" diye başlayan Çölaşan, gazete- cinin konuşmasını şöyle aktanyor: "Üeri- ki yıllarda Kürtlerin (Türkiye'de) ayrı bir devlet kurmasını bile konuşabilece- ğiz. Çünkü demokratikleşme yolunda Kuzey Irak, Suriye'nin bir kısmı ve Gü- neydoğu Anadolu'nun bazı illerini içine alan bir Kürdistan kurulabih'r. Burada önemli olan 2004'te AB'den tarih alın- masıdır. AKP ordudan değil de tabanın- dan çekindiği için Kürtler konusunda gi- rişimde bulunamıyor. Yaptıgımız bu ko- nuşmayıAKP'ye aktarmamda herhangi bir sakınca var mı?". devamla "Sayın Öcalan'a savgılanmı iletin."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog