Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

1 AĞUSTOS 2003 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER ABDULCANBAZ PBTROL SAVAŞLARI TURHAN SELÇUK Şeyh Doda aşiretinin yeni reisi 31 yaşındaki Suna Kepolu, 10 bin kişinin sorumluluğunu taşıyor Silvan'ın 'Hanım Ağa'sıMAHMUTORAL DÎYARBAKIR - Diyarbakır'ın Sil- van ilçesinde "Şeyiı Doda" aşiretinin li- derüğini henüz 31 yaşında olan genç bir kadın üstlendi. Silvan yakınlanndaki ara- zisinin ortasında yükselen 20 odalı "Ke- polu Köşkü"nde yaşlı annesi, kâhyala- n ve marabaJanyla yaşayan Suna Ke- polu, bölgede "Hanım Ağa" olarak ad- landınlıyor. Her sabah kalktığında ön- ce köşkün işleri, ardından 8 bin dönüm arazi ve son olarak da 25 köye yayıl- mış, 10 bini aşkın nüfuslu aşiretinin sorunlanyla ilgilenen Kepolu, arta ka- lan zamanını ilçe başkanJığını yürüttü- ğü DYP'de geçiriyor. Harum Ağa, AP ve ANAP'tan 3 dö- nem milletvekilliği yapan Silvan'ın ef- sane siyasetçisi Mahmut Kepohı nun dördüncü kızı. Agabeyi yakalandığı hastalıktan kurtulamayınca, ailede baş- ka erkek de olmadığından aşireti yö- netmek ona kalmış. Babasuun siyasi nüfiızunedeniylebirçokpartinin aday- lıkteklifettiği Kepolu, Silvan'da en çok yanlış tanm politikalanndan yakınıyor. Tütûne sınırlama getirilmesiyle koca ilçede tanmın öldüğünü belirtiyor. Açık Hseye gidlyor... - Aşiretin başına nasd geçtiniz KEPOLU - Aslında aşiret yönetimi dedelerimizden gelme. Babamın vefa- tının ardından bir boşluk oldu. Herkes kendi başına hareket ediyordu. Bu du- rum da beni düşündürüyordu. Ama ba- bam 1988'devefatettiğinde çokküçük- tüm. Liderliği almaya hazır değildim. Bu nedenle bir süre aile işlerini dayım idare etti. Daha sonra kendime güvenim geldiğinde 1998'den sonra idare- yi devraldım. Bunu yaparken ailenin yaşlılannın desteklerini de aldım. - Kaç köyünüz var? KEPOLU- Tamamen bizim olan müs- takil köyümüz yok. Ancak büyük his- semizin olduğu iki köy var. Yine üç köyde de bunlardan biraz daha az his- semiz var. Yani 5 köyde kapsamlı his- semiz bulunuyor. Bu köylerden ikisı büyük sayılabilir. Aşiretimİ7 ülkenin birçokbölgesine dagümış olmakla bir- likte, 25 köyde ailemizin ağırlıldı nü- fiısu bulunuyor. - Nasd bir eğitim aldınız? KEPOLU- Ben yaşamımı hep Sil- van'da ve köylerinde geçirdim. 0 ne- denle böyle televizyonlarda izlediği- niz ağalar gibi Amerika'larda, Avru- pa'larda bir tahsil görmedim. Şu anda açık liseyi bitirmeye çalışıyorum. 8 kredim kaldı. Bu yıl mezun olup önü- müzdeki yıl üniversite sınavlanna gi- rebileceğimi düşünüyonım. Amacım üniversite okumak. - Bekârsınız, evlenmeyi düşünüyor musunuz? KEPOLU- Aslında ben evlenmek is- temiyorum. Benim için evlilikhenüz ön plana alınabilecek birdurum değil. Dü- şünmüyorum bile. Tek başıma kalamıyorum' -Birgünûnüzü nasü geçiriyorsunuz? KEPOLU- Bana hep soruyorlar, bu köyde kalmaktan sıkılmıyormusun di- ye. Benim de yanıüm şu oluyor: Tekba- şıma kalamıyorum ki sıkılayım. Ben hem aile reisliği, hem siyaset hem de çiftçilikle uğraşıyorum. 0 nedenJe ol- dukça yoğun geçiyor günüm. Sabah er- kenden kalkıp köşkün işleri için ya da arazileriçin kâhya ile konuşuyorum, ge- rekli görevlendirmeleri yapıyorum. Sonra Silvan'a gidip parti işlerine ba- kıyorum. Orada halkın sorunlan ile il- gileniyorum. Dügün ve taziyelere müm- kün olduğunca gitmeye çalışınm. Es- kiden hiç ara vermeden böyle sürüp gi- diyordu, ancak son zamanlarda en azın- dan ayda bir günü yalnızca kendime ayınyorum. Insan yoruluyor. Kızlar mutlaka okumali: Olaylar eğMrn eksikliğinden iyarbakır'ın Silvan ilçesinde, 20 odalı Kepolu Köşkü'nde yaşlı annesi, kâhyalan ve marabalanyla yaşıyor Suna Kepolu. Silvan 'ın efsane siyasetçisi Mahmut Kepolu 'nun kızı olan Suna Kepolu, ağabeyi de vefat edince aşiretinin başına geçmiş. 31 yıllık yaşamının tamammı Silvan'dageçirdiğini anlatan Kepolu, "Bana köyde kalmaktan sıkılmıyor musun diye soruyorlar. Hem aile reisliği, hem siyaset hem de çiftçilikle uğraşıyorum. Sıkılmaya vakit mi var "diye konuşuyor. -Babaıuzdanmalvarhğıilebirliktebir de önemli bir nüfuz gücü kaldı. KEPOLU- Hiçbir zaman babamdan kalan bu gücü ailenin çıkarlan için kul- lanmadım. Ama Silvan halkından biri- nin bir sorunu ya da acısı için çalma- dık kapı bırakmam. - Silvan terörün actsını çok çekti. Bir kadınya da aşiretin Meriolarakbirbas- ka, tehdit ile karşılaşbnız mı? KEPOLU- Hayır, kesınlikle böyle bir şey olmadı. Çünkü olaylann olduğu dö- nemlerde ben küçüktüm ve köyden dı- şan pek çıkmıyordum. Olaylar zama- nında zaten aileye dayım bakıyordu. O nedenJe bana yönelik bir şey olmadı. Blzlm aşlret demokratlktlr - Hiç düşmanhk, kan davası olayı var mı aşiretinizde? KEPOLU-Hayır, çok şüküryok. Ba- bam gençken böyle şeyler olmuş ama şimdi yok. Bizim aşiretimiz biraz demok- ratiktir diyebiliriz. Ufak tefek kavgalar oluyor. 0 zaman iki tarafi dinliyorum. Haksızlığın kaynağını tespit ediyorum. Haksız olanı uyanp, onlan banştınp sorunu çözüyorum. - Siyasetten bekJentiniz ne? KEPOLU- Siyasete ılk adım artığım günden bu yana yapmak istediğim tek şey Silvan'a hizmet etmek. Burası çok acı çekti. Otobüs firmalanndan araş- tırdım. Ilçeden günde 6 -7 aile göç edi- yor. Şu anda Silvan'ın merkezinde ve köylerinde bir tek genç bulamazsınız. Çünkü burada iş olanağı yok \e onlar Bah Va giderek oralarda çalışmaya, ha- yatı kazanmaya didiniyorlar. Aileler parçalanmış durumda. Çoğu köyde su yok. Bu nedenle siyaset yapıyorum. Eğitim benim içimde kalan bir şey. O nedenle eğitime son derece önem verhorum. Zaten okuma hırsım da bundan kaynaklanryor. Bugüne kadar Türkiye'de ya da bölgede yaşanan olaylann tamamen eğitimsizlikten kaynaklandığını düşünüyonım. Dolayısryla özeDikle bayanlann ve kızlann iyi eğitim almalaruu istiyonım. Son dönemlerde Silvan'da birçok okul kapandı özelnkle de köy okullan. Köylerden göç eden kişilerin Silvan'da yoğun olarak yaşadıklan Feridun MahaDesi dediğimiz bir yer var. Oraya 15 dönüm arazi bağışladım eğitim ve sağlık için... 2 yıldan bu yana burada 960 öğrenci eğitim görüyor. Onun dışında 18 dönüme >akın bir araziyi de bağışladını. Burada da 8 yıltak eğitim ve sağbk ocağı yapınyor. Ben en çok kızlanmızui okumalannı istiyonım ve onlan ve ailelerini buna özendiriyonım. Aile içinde bir oiumsuzluğa uğradığmda tabü ki sahip çıkarsuuz. Ama şunu söylemek isterim, bizler hep kadının aile içinde ezildiğini söylüyoruz. En azmdan ben kendi ailem ve gidip geküğün aüelerle bunun çok da fazla öyle olmadığını görüyorum. Başhk parası da yoktur bizim aşiretinıizde... îşsizlikveyoksulluksarmalındaki kentte intihargirişiminde bulımanlarpam cezasına çarptınlıyor Batman y da 'ölümüne' iş aramak... lbrahim Çalp, 8 çocuk babası. II İBRAHtM KARAARSLAN BATMAN-Son yıllarda genç kız intihalanyla gün- deme gelen Batman'da akademisyenler ve yerel yöneticiler intiharnedenlerini araştirırken, inrihar- lann önlenmesi için adli mekanizmalar da işletil- meyebaşlandı. Batman'dauygulanan^herkuniti- dal ve muvazene haridnde ve\"a çirkin ve ayıp görü- nen sair herhangi bir hal ile başkasını aienen incitir veya huzurveraaaünı rhlal ederse 15 güne kadar ha- fif hapse veya 5 bin 400 liraya kadar hafıf ceza- inakdiyemankûmolur" içerikli TCY'nin 547. mad- desınin ilk kurbanı, intihar girişimiyle huzuru boz- duğu için 5 gün hapis cezasına çarptınlan KA. ol- du. îbrahim Çalp ise aynı ne- denle 86 mihyon 696 bin lira para cezasına çarptınldı. tluh Mahallesi'nde kirada oturduğuevin çaüsınaçıkarak mtihara kalkışan 8 çocuk ba- bası Çalp, polislerin iknası sonucu intihardan vazgeçiri- lerek aşağıya indüihnişti. Çalp önce gözaltına alınmış, son- ra da 86 mihyon 696 bin lira para cezasına çarptırmıştı. J. CY'nin 547. maddesi, Batman'da giderek yaygmlaşan intihar girişimleri için uygulanıyor. Bu maddeye dayanamk 'halhn huzurunu bozmak'tan 87'milyvnliracezaya çarptınlan lbrahim Çalp, "Panasızhktan intiham kalkıştım. Bu parayı nasılödeyeceğim " diyor. Zeynep Çalp yardon değiL iş istiyor. tşsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle intihara kal- kışan Çalp, bugünlerde belediye ya da valilik önun- de yardım aiabilmek için zaman tüketiyor. lbrahim Çalp ve eşi Zeynep Çalp ile yaşamlan ve intihar gi- rişiminin nedenlerini konuştuk: - Bize yaşannnızı anlaür mısınız? L ÇALP- Oturduğum e\ ın aylık kdrası 30 milyon liraydı. Ancak benim bunu bile ödeyecek durumum yoktu. 4 aylık kira borcum birikmişti. Ev sahibi ile tartışmıştık. Bir anlık bunalım sonucu intihara kal- kışnm. Savcüıkta elime 86 milyon liralık ceza mak- buzu tutuşturulunca ikinci kez şok yaşadım. Böyle bir ceza olduğunu da yeni duydum. Bu parayı öde- mezsem, ceza 130 milyon liraya çıkacak. - İntihar girişiminizden sonra ne oldu? İ. ÇALP- Ev sahibi hemen eşyalanmı dışan at- tırmış. Çoluk çocuk sokakta kaldık. Bir süre sonra şimdiki evimizi bulduk. Şimdi debu evin 50 milyon liralık kirasını nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum. lbrahim. e\- sahibi ile olankavgayı anlatırkenZey- nep Çalp sözü alıyor: "Işsizlik ve geçim sıkmosıbunahmm eşiğinegetir- di,kiravıda ödeyemeyinceintihara teşebbüsetti. Bir ' gün bana Ta kendime veya çocuklanma kıyacağım' de- di. Ben ise sessiz kaldım. ona mâni olmadım." - Peki iş bulamıyor mu e^- niz? Z, ÇALP-16 yüdır evliyiz, Ibrahim'in hiçbirzamanuzun süreli bir işi ohnadı. tki kez Ankara'ya da gitti ama ora- dan da eli boş döndü. Çocuk- lanmı okutuyorum. 8 çocuk- tan şu anda ikisi okula gidiyor, ancak gelecek yıl üçü- nü daha kayıt yapürmam gerekiyor. Zaman zaman resmi kurumlar bize küçük yardımlarda bulunuyor- lar ama biz iş istiyoruz. - Ne tür yardmilar geliyor? Z. ÇALP-Valilik bize 250 milyon liralık bir nak- di yardım yaph. Ama yetmiyor. Evimde hiçbir eş- yam yok. Bir kilim, hepsi bu kadar. Bize iş bulun- masını istiyoruz. Böyle yaşamak istemiyoruz. DUZYAZI ORHAN BİRGİT Tındık Oyunu1 iktidar partısinin Merkez Yönetim Kurulu'nda dile getirilen yolsuzluk şıkâyeti fındık alımındaki kirii oyu- nu sergilemek için mi, yoksa daha çok, parti içinde hesaplaşma zamanının geldiğini haber vermek için mi yapılmış olmalı?ıep) AKP genel başkan yardım- cılarından Nurertin Canikli ile genel sekreteri Idris Şahin'in fındık fiyatı uzerinde oynanan oyunları ma- sa üzerıne getiren konuşmalan dünkü Cumhuriyet'te vardı. İktidar partisının iki yetkili ismi, partinin belki de kendilerinden daha çok yetki sahibi olan bir baş- ka Merkez Yönetim Kurulu üyesini, fındık speküla- töriüğü yapmakla suçluyorlardı. Günahı da vebali de Canikli ile Şahin'in. AKP'nin bu iki büyüğüne göre. Cüneyt Zapsu "yurtdışında- ki" bağlantıları ile ucuza anlaşarak Türkiye'deki fın- dık fiyatını düşük tutuyor. Üreticiden düşük fiyatla yapılan bağlantılaryıizünden, Fiskobirtik'in stoklann- daki malın da ucuza satılması için Hazine Bakanlı- ğı'na baskı yaptınlıyor. Kilosu 1 mityon 400 bin lira- nın altında fındık satmak zorunda kalan Birlik, bu yüzden 10 trilyon lira zarar ediyor. Malın önemli bö- lümünü de Zapsu'nun şirketlerinin kapattığı anlaşılı- yor. Olan sadece Fıskobirlik'e değil, elbette fındık üreticisıne de oluyor. Canikli ile Şahin'in. üstelik partinin en yetkili orga- nında sergilediklen Başbakan Erdoğan'ın çok kul- landığı deyim ile "Hortum 'un dik alası değil mi? Her iki AKP yetkilisi, "Meclis devletteki yolsuzluğu sor- gularken biz hasılböyle birşeye alet oluruz" diye fer- yat ederken bir başka gerçeğin daha altını çiziyoriar "Bu olay Devlet Bakanı Ali Babacan'/n da başını yer; yann iktidardan düştüğümüzde Yüce Divan 'dan kurtulamaz." Hesap Vermek İçin.. Babacan yıne de rahat olsun. Yüce Divan yolunun kendisine açılabilmesı için AKP'nin iktidardan düşe- ceği bir "yann "ın gelmesi gerekiyor? Yolsuzluk yapanın yakasına yapışmak için illa ikti- dann zırfılanndan soyunmasını beklemek mi lazım? Günümüzün gerçeklerine göre, bu sorunun yanıtı ne yazık ki, "Evet" olarak verilmeli. Cılız, çaresiz bir "Evet". İki partili bir Meclis. Muhalefetin sadece adı var. An- lı şanlı muhalefet partısi CHR oğlu ile Ankara gemi- si macerasına giren Ulaştırma Bakanı hakkında Mec- lis soruşturması venp vermemek için açtığı falını ta- mamlayamadan parlamento yaz tatiline girdi bile! Ekime kadar nasıl olsa Binali Yıldınm olayı soğur. Erdoğan'ın beyninin yansı olarak tanımlanan Cüneyt Zapsu'yu açıktan koruyup kollayan Ali Babacan'ın ni- çin suçlandığından kamuoyunun çoğunluğu haber- li bile olmaz. İktidar partisinin en yetkili kurulunda, partinin ge- nel başkan yardımcısı ile genel sekreteri, üstelik ge- nel başkanın sağ kolu olan bir işadamını yolsuzluk ve spekülatörlük ile suçlayacaklar. Bu habere sade- ce Cumhuriyet, Vatan ve Milliyet gazeteleri yer vere- cek? Onlar da iç sayfalarında değerlendirerek! Şayet bu iki önemli ağızdan ortaya atılmış yolsuz- luk iddası da haber degilse haber nedir değerli med- ya yönetıcilerimiz? Üstelik Cüneyt Zapsu da sıradan bir yurttaş değil. Sayılan 550'yi bulan mılletvekillerinin çoğundan da- ha önemli ve ağırlığı olan bir isim. Tayyip Erdoğan'ı 3 Kasım seçimlerinden önce, ABD'ye götürüp Stra- tejik Araştırmalar Merkezı'nde konuşturtan da önün- deki metni kaleme alan da Zapsu. Kıbnslı işadamı Ali Rıza'nın ev sahipliğınde, hem Kıbns'ın, hem Irak'ın geleceği için o tarihlerde Bush'a verilen güvencele- rin mimarlan arasında yine Zapsu yok mu? Birinci tez- kerenin TBMM'den kolaylıkla geçebıleceği fikrini, li- dere empoze eden kım? Zaman gazetesinın "Tayyip Erdoğan"\r\ "Beyni- minyansı dediği" Zapsu, Kıbns için "Verkurtul" bay- rağını az mı elinde taşıdı? Kopenhag'da bu yüzden KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğrul'u sadece ko- nuşmalan ile değil, vucudu ile de masaya sıkıştıra- rak "Evet" dedirtmeye çalışan da Zapsu değil mi? Gazetelerin kimi, Zapsu'dan ışadamlannın başba- kandan randevu aiabilmek amacıyla kendisine yanaş- ma yanşında bulunduklan yakıştrmasını yaparken baş- ka bazı gazetecilerde Zapsu'yu milletvekili ve bakan olmayı kabul etmeyen, sahibi olduğu şirketlerden ilişkisini kesecek kadarözveri gösteren kişi olarak ta- nıtma misyonuna soyunmuşlardı. Canikli ile Şahin'in AKP Politbürosundaki konuş- malan, iddialan, özel bir hesaplaşmanın ötesinde, büyük bir soyguna el konması için yapılmış ise Baş- bakan adamakıllı zorlanacaktır. Faks: 0212- 677 07 62 obirgit(a e-kolay.net ŞişlVye 'emeldüer evi' Türkhe'de ilk defa Şişö sınırlan içinde kurulan "EmekB- ler Dinlenme Evi" ile emeklilerin daha rahat bir yaşama kavTişmalan planlanıyor. ŞişH Beledhe Başkanı Mustafa Sangül, Feriköy, O\-ak Sitesi ve Paşa MahauesTnde ol- mak iizere üç yerde kumlan "EmekMler Dinienme Evi" projelerini \ıllarca çalışan insanlaruı verdikleri enıeğin karşıhğın] alabilmeleri için gerçekleştirdikkrini sö\1edi Sangül, "Şişli halkına her zaman ihtiyaçları kapsanunda hizmet ettik. Unutulmamah ki biz de bir gün emekM olacağız. vıllarca bu ülke\e hizmet \-eren bu insanlan biz unutnıuyoruA toplum da unutmamah" dhe konuşta. Doğa ve Kültür Festivali basladı Tunceli'yeakın ettikr FERİTDEMİR TUNCELİ- 4. Munzur Doğa ve Kültür Festivali yo- ğun güvenlik önlemlen altında başladı. 4 gün sürecek festival kapsamında çok sayıda ünlü sanatçının yanı sı- ra bazı müzik gruplan da konser verecek. Yazarlar ki- taplannı imzalayacak, çeşıtli konularda paneller, söy- leşiler ve tiyatro göstenlen yapılacak, resim sergileri açılacak. Festival nedeniyle 30 bin kişinin şehre geldi- ğı tahmın ediliyor. Tuncelı Belediye Başkanı Hasan Korkmaz. yaptığı açıldamada "ÎKmiz festhal dola>> sı\la tam bir karnaval havası içinde. Festivali hiçbir ob> olmadan şenlik ha\asında bitireceğiz" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog