Bugünden 1930'a 5,477,080 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 MART 2003 SALI 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul B 11 Sinop B 8 Adana B 14 Edirne B 10 Samsun B 14 Mersin B 15 Kocaelı B 12 Trabzon Çanakkale Y 11 Giresun Izmir Y T5 Ankara B 8 Diyarbakır B 6 _B 8 Şanlıurfa B 10 B 8 Mardın Manisa 9 Eskişehır 7 Siirt Aydın _Y 12 Konya K 5 Hakkâri K -3 Denizli Y 10 Sıvas B 2 Van Zonguldak B 10 Antalya Y 14 Kars Yurdun batı ve doğu kesımlerı parçalı yer yer çok bulutlu, Marma- ra'nın dogusu yağışlı. dı- ğer yerler az bulutlu ge- çecek Yağışlar Guney Ege ıle Batı Akdenız'de yer yer etkılı olmak uze- re, Doğu ve Guneydoğu Anadolu'nun doğusun- da kar, Iç Ege'de karia kanşık yağmur, yağış alan dığer yerterde yağ- mur şeklınde olacak. DIS MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn Münih K B B Y B B B B B -3 -6 -1 14 11 11 11 10 9 Berlın Budapeşte Madrıd Viyana Belgrad Sofya Roma Atina B B B B B B B Y 7 7 18 7 8 7 15 14 Moskova B -3 Zünh B 9 Şam Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bjşkek Tiflis Kahire B B B B B K B 9 -7 5 10 0 5 23 B 15 Açık Parçalı bulutlu B u l u t l u ^ Çc* bulutlu ı Yağmurtu Qok gürultulü G U N C E L CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafi 1. Sayfada Ağırlığını gerektiği biçimde koymamış AKP gru- buna, RTE daha "müessir davranmış". RTE'ye başbakanlığın ucu göründü ya; yalakalık da hız- landı. Gül'ü harcayıp RTE'yi allayıp pullamaya başladılar. Bülent Ecevit, RTE'yi tanımlarken, örneğin "devletin hassasiyetlerini bilmediğini" söylüyor. "Her şeyi bildiğini sanıyor" diyor. Başbakan Gül kadar genel başkan RTE de so- aımlu. VVashington; giden ağam gelen paşamdır ilke- sinden hareket edeceğini bir kez daha kanıtladı. RTE'yi, Başbakan'a oranla daha etkili gösteren yorumlar yapıyor. AKP iktidara geldiğinden beri dikkatli adımlar- la "başa oynadığını kanıtlayan" TBMM Başkanı Annç'ın yıldızı parlıyor. Annç'ın verdiği mesajlar ilginçti. Uluslararası meşruiyeti sık sık anımsatması, asker gönderme ile bulundurmanın iki ayn tezkereye bağlanmasın- da yarar gördüğünü söylemesi ve 'savaşa hayır'a katılımı simgeleyen bir dakikalık ışık söndürme eylemini özenle ve dikkatle her gece sürdürme- si... Nedense gerektiği kadar dikkate alınmadı. Arınç'ın söylemleriyle eylemleri, sadece kişisel yargılarını yansıtmıyor. AKP grubuna egemen olan havayı duyurdu; o- la ki, ikili görüşmelerde Başbakan Gül'e de, yö- netici kadrolara da partiyi karizmasıyla elinde tut- tuğu savında bulunan RTE'ye de aktardı. Tezkerenin reddinden sonra TBMM'nin hayırlı bir görev yaptığını ve yapmaya devam edeceği- ni söyleyen tarafsız ilk Meclis Başkanı Annç! • • • ABD "ekonomi alanında desteğin süreceğini" bildirirken tezkerenin reddindeki nedeni soran Dı- şişleri Bakanı Povvell'a; Başbakan Gül'ün söyle- diği "Elimizi güçlendirmediniz" cümlesi kimi ger- çekleri yansıtmıyor mu? Gül, Powell'la telefon konuşmasında ABD'yi suçluyor. Başbakan, ABD'nin Türkmenler ve Kürtler sorununda ikiyüzlü oyunlarını, ABD med- yasında Türkiye'nin para karşılığı olanaklar sağ- layacağını alayaalan karikatürlerin, hattayorum- lann olumsuz etkilerini sıralıyor. Povvell'ın Gül'ün yakınılanna hak vereceği yer- de; "Şimdi ne olacak" diye sorması; ABD'nin so- nucu etkileyen öğelerle meşgul olmadığını, ol- mayacağını gösteriyor. • • • Dağınık, şaşkın ve ne yapacağını henüz bileme- yen AKP iktidarı, tezkerenin tekrar Meclis'e gön- derileceğine ilişkin yorumlara verdiği yanıtta, "u- cu açık ertelemeden" söz ediyor. Gerçek böyle mi acaba? Tezkereyle ilgili çeşit- li olasılıklar gündemde: 1. Hükümet, savaş senaryolarından hangisinin gerçekleşecegini beklemek ve görmek istiyor? 2. Bu haftayı ıskalayarak tezkereyle ilgili dav- ranışı gelecek haftaya devretmek, çok aceleci olan ABD'nin bugüne kadarki tutumuyla, ilan et- tiği askersel olasılıkiaıia ters düşmüyor mu? 3. Ankara, ABD'nin kuzey cephesini başka ola- naklarla açmayı öngören planlarından birine ka- rar vermesini mi bekliyor? 4. Her şeyi bilmediğini bir türiü algılama erde- mini göstermeyen RTE'ye başbakanlığı devret- meyi mi öngörüyor? 5. Yoksaaa?.. Başbakan'ın "piyasayı rahatlat- maya yönelik", ama sağlıktan konuta kadar ya- şamın her alanını etkileyecek olan 1 milyar dolar karşılığındaki 15.7 katrilyonluk "ekonomik önlem- leri" tezkerenin reddinden sonra hemen dün açık- lanması: 6 milyar dolarlık savaş yardımından umudun kesildiğine ve yani... Yeni bir tezkerenin TBMM'ye gönderilmeyece- ğine işaret mi? Gösteriye binlerce kişi katıldı Erbil'de Türk bayrağı yakıldı Dış Haberler Senisi - Irak Kürdistan De- mokratik Partisi lideri Mesud Barzani, Türk ordusunun Kuzey Irak'a girmesi durumunda, Kürtlerin ayaklanabile- ceği tehdidinde bulu- nurken Kuzey Irak'ın Erbil kf ntinde de dün binlerce kişi Türkiye karşıtı gösteri düzenle- di. Gösteride Türk bay- raklan yakıldı. Ingiltere'nin başkenti Londra'da yayımlanan El Hayat gazetesinin ha- berine göre, Kürt lider Barzani, Iraklı muhalif gruplann toplantısının ardından yaptığı değer- lendirmede, Türk ordu- sunun "ABD komutası altında bile Kuzey I- rak'a girmesinin ken- dileri açısından kabul edilemez olduğunu" söyledi. Kuzey Irak'taki Tür- kiye karşıtı gösteriler için "ABD'Iiler bu ko- nudaki tavrımızı çok iyi biliyorlar" diyen Barzani, Kürt halkuıın böyle bir olaya izin ver- meyeceğini ve ayakla- nacağını söyledi. Kuzey Irak'ın Erbil kentinde binlerce kişi, Türkiye aleyhtan göste- ri düzenledi. Barzani posterlerinin taşındığı gösterilerde Türkiye'nin bölgeye yö- nelik askeri müdahale- sini protesto eden slo- ganlar atıldı. Gösteride Türk bayraklan yakılır- ken, bunu engellemek isteyenlerle göstericiler arasında arbede yaşan- dığı kaydedildi. Eylemin ardından, Türkmenlere ait işyerle- rine ve konutlara karşı saldın düzenlenebilece- ği endişesiyle yoğun gü- venlik önlemleri alındı. Bir trafik polisi Re- cep Ali Kakel, "Bölge- deki Türk karşıtlığı çok fazla. Bu kadar ge- niş katılımlı bir yürii- yüş hiç düzenlenme- mişti" dedi. Özgürlük için çok fazla acı çektik- lerini ileri süren sanatçı Aram Halid ise "Türkler, bize müda- hale edecek ve biz bu- nu istemiyoruz" şek- linde konuştu. ABD DışişleriBakan Yardımcısı Marc Grossmany dan JLIrak uyartsı: Tek yanlı harekâta girişmeyinVVASHINGTON (AA) - Yabancı asker bulundurma ve göndermeyi içeren Başba- kanlık tezkeresinin Meclis'te kabul edil- memesinin ardından Washington'dan An- kara'ya; "Kuzey Irak'a yönelik uyarı mesajlan" dillendirilmeye başlandı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Gross- man, karardan sonra iki ülke arasındakı yakın ilişkilerin süreceğini ancak Türki- ye'nin, "yeni bir Irak'ın ortaya çıkması sürecine daha önemli şekilde katılma fırsatını kaybedebileceğini" açıkladı. Grossman, Washington'da verdiği de- meçte, ABD'nin, Türkiye'nin Kuzey I- rak'a tek yanlı bir kararla asker gönderme- sine karşı olduğunu söyledi. Türkiye ile Iraklı Kürtler arasındaki gerginlikten kay- gı duyduklarını ifade eden Grossman, ABD Başkanı George W. Bush'un özel temsilcisi Zalmay Halilzad'ınbölgede il- gili taraflan, karşıt saflarda yer almama- ya ikna etmeye çalıştığını söyledi. Grossman, "Irak'taki bazı gruplar ile Türkiye çatişma içinde olurlarsa, bu ye- ni Irak için kötü olur" dedi. Grossman, TBMM'nin son karanyla Irak lideri Sad- dam Hüseyin'e karşı yeni bir caydıncılık imkâmnın ortadan kalktığını belirtirken "Saddam'a daha fazla uluslararası bas- kı gerekiyordu. TBMM'nin karanyla, bu fırsat kaçtı" dedi. Marc Grossman, Türkiye'nin bu karar- la "neler kaybedebileceği" sorusuna, "Eğer askeri güç kullanılırsa, demokra- tik, kitle imha silahları olmayan, kom- şulanyla iyi geçinecek yeni bir Irak or- taya çıkacak. Işte Türkiye, bu sürece da- ha önemli bir şekilde katılma şansını kaybediyor" yanıtım verdi. Özkök: Türkiye bölgede bir Kürt devleti oluşumuna kesinlikle göz yummayacak Ankara'da K.Irak rahatsızhğı EBRU TOKTAR ANKARA - Yabancı asker bulundurma ve göndermeyi içe- ren tezkerenin TBMM'de kabul edilmemesi, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta inisiyatif dışı kalma so- rununu gündeme getirdi. Bu ko- nuyu görüşmek üzere önceki gün Başbakanlık'a gelen Ge- nelkurmay Başkam Orgeneral Hilmi Özkök, son dönemde Kürt liderlerinin yaptığı çüaşla- ra da dikkat çekerken Türki- ye'nin önlem alması gerektiği- nin altım çizdi. Tezkerenin kabul edilmemesi üzerine hükümet üst düzey isti- şarelere başladı. Bu çerçevede ilk görüşme önceki gün Genel- kurmay Başkanı Orgeneral Hil- mi Özkök ile Başbakan Abdul- lah Gül arasmda gerçekleşti. Yeni formül üretilmeli Kuzey Irak'a asker gönderil- mesini de öngören tezkerenin kabul edilmemesinin Türki- ye'nin Kuzey Irak'ta istemediği gelişmelere uğrayabileceği so- rununa dikkat çeken Özkök, bu sorun için bir formül üretilmesi gerektiğini ifade etti. Özkök, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti oluşumuna kesin- likle göz yumamayacağını ifade ederken bunun altyapısını oluş- turmaya dönük çabalann da önünü kesmesi gerektiğini vur- guladı. Başbakan Gül dün de Cum- hurbaşkam Ahmet Necdet Se- zer ile bir araya geldi. Sabah sa- atlerinde Çankaya Köşkü'nü arayarak randevu talebinde bu- lunan Gül, Sezer ile yaptığı gö- rüşmede tezkerenin kabul edil- memesinin ardından yaşanan gelişmeleri aktardı. Dışişleri Bakanlığı'nın üst dü- Minik Aleyna'nın 'umut' ameliyatı ISTANBUL (AA> - Sevgi Dağ tarafından evlat edinilen ve görme sorunu bulunan 1.5 yaşındaki Aleyna, Dünya Göz Hastanesi'nde ameliyat oldu. Ameliyatı gerçeİdeştiren Prof. Dr. Murat Oncel, 3 saat süren operasyondan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "Aleyna'nın ne kadar göreceği birkaç ay içerisinde belli olacak" dedi. Aleyna'ya, "gözde uygulanan en zor ameliyatı" yaptıklannı belirten Prof. Dr. Öncel, hastanın gözündeki kataraktı aldıklannı, retina üzerindeki zarlan soyduklanm, lazer uyguladıklannı ve göze silikon yağı koyduklannıanlattı. Prof. Dr. Öncel, "Normal göz gibi hiçbir zaman göremeyecek. Henüz birşey söylemek için erken. Takip ve tedavisi uzun süre devam edecek" dedi. Oözü yaşlı bekleylş Evlat edindiği kızına, ameliyat öncesinde uğur getirsin diye kolyesini takan Sevgi Dağ da operasyon sırasında bekleyişi boyunca gözyaşı döktü. Ameliyathanenin çılaşında kızını görmesiyle birlikte hıçkınklara boğulan Dağ, bir süre Aleyna'yı kucağına alarak onunla konuştu. Sevgi Dağ, gazetecilere yaptığı açıklamada, çok mutlu olduğunu ve kızı için görme umudu taşıdığını söyledi. Dağ, ameliyatın iyi sonuç vermemesi durumunda Aleyna'nın özel eğitim alacağım belirterek, "Her şekilde o benim kızım. Onsuz bir hayat düşünemiyorum" diye konuştu. zey bir yetkilisi, Kürt gruplann uzun süredir Türkiye'den destek aldıklannı, BM'nin gıda için petrol ve keşif harekâtı gibi ope- rasyonlannda Türkiye'nin yar- dunını gördüklerini belirten yet- kili, şunlan ifade etti: "ABD ile yaptığımız pazarbklarda Amerikan ku\>etlerinin savaş için, Türk ku\"vetlerinin ise in- sani yardını amacıyla Kuzey Irak'a girmesinde uzlaşıldı. Türk askerinin kurşun atma- yacağını söyledik. Neden Türk askerinin girnıesine karşı çıkı- yorlar. Demek ki Kürt devleti gibi bir niyetleri var." KUZEY IRAK Barzani üe TaldbanVden ortak liderlik ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - IKDP'nin internet sitesinde IKDP ile IKYB'nin "ortak liderlik" oluşturduklan öne sürüldü. IKYB ve IKDP imzalı ortak bildiride, "DCDP lideri Mesud Barzani ile IKYP lideri Celal Talabani'nin eşbaşkanlığını üstleneceği bu ortak liderliğe. her iki tarafın siyasi büro üyelerinin de kâtılacağı" belirtildı. "Irak Kürdistanı'ndaki tüm partiler ve gruplarla yakın işbirliği ve koordinasyon içinde çahşılacağı" kaydedilen açıklamada, "Ortak Yüksek Liderlik adı alrındaki Irak Kürdistan Güçleri. Irak'ta diktatörlüğü sona erdirmeyi ve demokratik, çoğulcu federal sistemi kurmayı isteyen Irak muhalif güçlerinin birliğini güçlendirecek ve peİdştirecektir" denildi. Ortak liderliğin; siyasi, askeri, idari, yerel ve uluslararası ilişkilerle ilgili olaylan izleyeceği belirtilen açıklamada, "kıritik bir zamanda böyle bir liderliğin oluşturulması karanyla, herkesin Irak'ta beklenen değişikh'klerde birliğin önemini anlaması gerektiği" savunuldu. Molla Barzani'yle hayali röportaj Dış Haberler Servisi - ABD yönetimine yakınlığıyla ve savaş yanlısı görüşleriyle ta- nınan gazeteci yazar WUUam Safire, Molla Mustafa Barzani ile "öteki dünyadan" ger- çekleştirdiği söyleşide, ABD'nin Türkiye ile ilgili gerçekleri tam zamanında gördüğünü ve savaşta kuzey cephesinin Kuzey Irak'taki Kürt kontrolü altındaki bölgeden açılabilece- ğini yazdı. ABD'nin önde gelen gazetelerin- den The NewYorkTimes'ta "Kürt Hayalet" başlığıyla yer alan yazısında Safire, "dünya- da ülkesi olmayan en bü>ük millet olan 20 milyon Kürt'ün eski lideri" olarak tanımla- dığı Molla Mustafa Barzani'nin, 1970'lerde ABD ve Iran Şahı tarafından ihanete uğradı- ğını yazdı. 10 yıllık özgürlüğe mlnnettarız Hayali görüşmeyi soru yanıt şeklinde kale- me alan Safire'in, "Kürtler artık ABD'ye güveniyor mu" sorusuna Molla Mustafa Barzani, "Binlerce yıldır söylüyoruz: Kürt- lerin dostu yoktur" yanıtım veriyor. M. M. Barzani, ABD'nin Kürtlere ancak I99l'de- ki Körfez Sa\ aşı sonrasında, "yanm milyon Kürt nıültecinin Saddam Hüseyin'den ka- çışmı televizyondan görünce utancından" hava koruması sağladığını, ama yine de "on yıllık özgürlükleri" için minneftar oldukla- nnı söylüyor. "Öyleyse Kürtler neden I- rak'ın geri kalanının kurtuluşundan kay- gılılar" sorusuna ise M. M. Barzani şu ya- mtı veriyor: "Çünkü sizin, bizi tekrar sat- mak için Türklerle anlaşma yaptığınızı düşünüyoruz. Türkiye'nin kuzey cephe- sinde üs olarak kullanılmasını sağlamak için oğlum Mesud'un Irak'taki güçlerini silahlandırmama isteğini kabul ettiniz. Celal Talabani'nin Kürtleri ile birlikte 70 bin savaşçı Saddam'ı devirmek için yanı- nuda olabilirdi." Safire'in, bunun nedeninin, "Kürtlerin bağunsız bir Kürdistan kurması karşısın- daki Türk endişesi" olup olamayacağı yö- nündeki sorusuna ise M. M. Barzani'nin "va- nırı" şu oluyor: "Bu hayal ürünü. Irak'ta biraz istikrar ve güvenük sağladıktan son- ra bütün bir Türk ordusuyla çatışmayı is- teyeceğimizi mi sanıyorsunuz? Saddam sonrası Irak'ın toprak bürünlüğü için gü- vence veren Amerikaularla da savaşacağı- mızı mı düşünüyorsunuz? Türkiye'deki Kürt kültürünü ezmek istedikleri için Türkler "aynlık" çığhklan atıyoriar, bö- lünme bir tehdit olduğu için değil. Siz Türklere güveniyor musunuz?" Türkiye hayal kırıklığı yaşattı Safire'in bu yanıta karşılığı da şu oluyor: "Eh, NATO'nun savunma teçhizatı gön- dermesini sağladıktan ve 15 milyar dolar- lık kira taleplerini kabul ettikten sonra, son günlerde bizi de düş kınklığına uğrat- tılar. Ancak bu bir demokratik tercihse, Türkiye'nin Fransa ve Almanya ile Sad- dam'ı koruma konusunda aynı tarafta yer almasım nasıl eleştirebiliriz?" G U N D E M IVIUSTAFA BALBAY • Baştarafi 1. Sayfada Durduğumuz noktanın özeti şu: Bağımsız hareket etme olanağının verdiği sevinç ve ürküntü! Bu durum 1998'deki Orta Asya gezim sırasında ba- ğımsızlığını yeni kazanmış Türk cumhuriyetlerinde tanık olduğum iklimi anımsattı. Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te sohbet ediyoruz. Sordum: -1991 'de Sovyetler Biriiği'nin dağılmasından son- ra Kırgızistan'da ne oldu, o günlerde neler hissetti- niz? Kırgız genç, içinde pek çok şeyi barındıran yalın bir yanıt verdi: - Sovyetler dağıldı, bizi bağımsız bıraktılar. Bir an- da ne yapacağımızı şaşırdık! Amacımız Orta Asya'da bağımsızlıklannın 2. on yı- lına giren devletleri küçük düşürmek değil... 80 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'ni yaralamak da değil ama, ba- ğımsızlığın ciddi bir sorumluluk olduğunu gösteren bir anı olarak Kırgız gençle aramızdaki bu konuşma- yı çok sık anımsarım. Kamuoyu oluşturma güçlerinin yaymaya çalıştık- lan hava şu: - Eyvah, şimdi IMF de bize sırtını döner, hibe de gelmiyor. Borsa tepetaklak gider, toparlayamayız... "Amerika bize artık güvenmez, uluslararası alanda yalnızkalınz. Bizi bin birtürfü bela bekliyor..." - Şimdi K. Irak'ta bir şey olursa, müdahale etme gücümüz kalmadı. ABD ile girseydik, daha anlatıla- bilirolurdu... örnekler uzayıp gidiyor. Kısa bir zıtlama yapalım: K. Irak'taki terörü besleyen oluşuma kim öncülük etti? ABD... Kiminle hareket edersek bunu önleriz? ABD ile... Başka yorum yok! Kötü banş yoktur Gelişmelerin odağında hükümet var. Zira direksi- yon orada ve her adımdan sorumlular... AKP hükü- metinin daha iktidara gelirken hissettirdiği hava şim- di daha net ortaya çıkıyor: Uluslararası alanda kendini kabul ettirmek. Bunun için kimi önemli devletlere iyi görünmek, onların is- tediklerini yapmak. Bu güçle içeride de erozyona uğ- ramayacak güçlü bir zemin elde etmek. Olmadı... Hükümetin bu konudaki bütün hesapla- n ters tepti. Bunun pek çok nedeni var. Birincisi, An- kara'da hükümet etmekle, Iskender Paşa Dergâ- hı'nda devlet organlannı nasıl ele geçiririm diye tar- tışmak aynı şey değil. Ikincisi, ülke içinde devlet kurumlanndan kamu- oyuna kadar yeri geldikçe uygulanan, ne yazık ki so- nuç da alınabilen "takıyye" mantığını uluslararası iliş- kilerde de denediler... ABD'ye git, kırmızı halıların üzerinden başkana u- laş, otel odalannda uzun uzun planlan dinle, "Senin- leyiz" de... AB'ye git, "Bizim tek temel rotamız var, o da size katılmak" de... Islam ülkelerine git, "Bizim köklerimiz, variık nedenimiz buralarda. Ne yaparsak sizinle ve sizin için" de... Meclis'e gel, tosla... Başta da vurguladık, temel sorumlu hükümettir. Ancak son günlerde çok sık anımsadığımız gibi siya- set, sadece politikacılara bırakılamayacak kadar cid- di bir konu. Zira ülkenin kaderini elinde tutuyor. Artık devletin öteki organlarının da kuvvetler aynmını gö- zeterek, yetki ve sorumluluklannı kamuoyunun bilgi- si içinde daha etkin kullanması gerekiyor. Tüm toplum olarak Anadolu'nun gücüne, başan- ya inanmalıyız. En büyük güç, budur. Kuruluş nede- nimiz buna dayalı. Dış destekle belki ayakta durulur ama, yürünemez, koşulamaz... Şöylebirrotaçizemez miyiz; en kötü barış bile savaştan iyidir. Bir başka de- yimle, kötü banş yoktur! Rotamızı belirleyemezsek... Yönünü bilmeyen gemiye, hiçbir rüzgârın faydası olmaz! an kcum@ttnet.net.tr 10 yıl hapsi isteniyor Gülen davası karara kaldıANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - ABD'de yaşayan Fethullah Gü- len'in, "anayasal siste- mi değiştirerek yerine Islami esaslara dayalı devlet kurmak ama- cıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğ- rultusunda faaliyetler- de bulunduğu" gerek- çesiyle 10 yıla kadar ha- pis istemiyle yargılandı- ğı dava karara kaldı. Ankara 2 No'lu DG- M'de görülen davanın dünkü duruşmasına Gü- len'in 3 avukatı katıldı. Gülen'in a\aıkatlan, DGM Savcısı Hamza Keleş'in esas hakkında- ki mütalaasına karşı sa- vunmalannı yaptılar. Sanık avukatı Abdül- kadirAksoy, müvekki- linin faaliyetlerinin hoş- görüye dayandığım, toplumdaki gerginlikle- ri ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu ileri sürdü. Aksoy, müvekki- linin yararlı faaliyetler- de bulunduğuna ilişkin 9. Cumhurbaşkanı Sü- leyman Demirel, eski Başbakan Mesut Yıl- maz, eski Genelkumay Başkam tsmail Hakkı Karadayı'mn da ırala- nnda bulunduğu cevlet yönetiminde yer ılmış 40'tan fazla leşinin açıklamalan olduğunu kaydederek bunları bir CD'de topladılcannj söyledi. Aksoy. ouna ilişkin CD'yi mJıke- meye sundu. Müv;kki- linin bir din görvlisi olarak yasal çeçeve içinde toplumu ilaın dini hakkında aydbılat— tığını, eserlerinin çeri— ğinde herhangi bi suç unsuru bulunmaağınjı ileri süren Aksoy. Gü— len'in de\lete olanbağ— hlığı ile takdir topladığı— nı savundu. Gülen hakkındatli ha— zırlık soruşturaasınH yürüten eski A»cara DGM CumhuriyeiSav— cısı Nuh Mete ~ük— sel'in, "olumsuzka— muoyu oluştur*ju— nu" iddia eden A_soy^ Yüksel'in ÇEV yâeti- - cilerinin etkisındekal— dığını savundu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog