Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4MART2003SAU 10 DIŞ H A B E R L E R dishabfa cumhuriyet.com.tr KAVŞAK OZGEN ACAR Bush - Erdoğan Tutanağı Açıklansın "Şeriat" sözcüğü "doğru yol" an- lamınagelir. "Doönv yo/"Tann'nınem- ri olduğu için deîslamiyetin temel hu- kukunu oluşturur. "Meşru" sözcüğü ise "şer"an caiz, şeriatın izin verdiği (yasalara uygun)" anlamındadır. "Gayrimeşru" ise "şe- riatın yasakladığı (yasalara aykın)" de- mektir. Son birkaç aydır Türkiye'de en çok "meşru (yasal)" sözcüğünün kullanıldığını sanıyoaız. Kurban Bayramı öncesinde Diya- net Işleri Başkanı Mehmet Nuri Yıl- maz "Türk askeri Irak'ta ölürse şehit sayılırmı" sorusuna "Biz savaşa kar- şıyız. Banşın tesis edilmesini istiyoruz. Meşru bir savaşta ölenler şehit olur" yanıtını vermişti. Yılmaz'a göre Türk as- keri için "Ne şehit oldu ne de gazi" gi- bilerden, yalnızca "Niyaziük birdurum söz konusu idi. Başbakan Abdullah Gül, "meşru", AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise "gayri meşru" başba- kanlar olarak tartışılıyor. "Gayri meş- ru" olduğu söylenen kişi de kalkıp AB'de, Beyaz Saray'da "meşru" baş- bakanmış gibi Türkiye'yı temsil ediyor. "Şeriatçı" söylemlerle, oylaria iktidar olmuş, ancak başbakan olamamış Er- doğan'ın "gayri meşnıiuğu "şer'an ca- iz" midir? Eğer Gül, ABD Başkanı George W. Bush ile Beyaz Saray'da görüşseydi bir diyeceğimiz olamazdı. Çünkü ül- kenin "meşru (yasal)" başbakanıydı. Şimdi, TBMM'yi göreveçağınyoruz. Bir parti başkanının görüşmesi, Türkiye Cumhuriyetı'ni bağlamaz. Dolayısıy- la, Bush-Erdoğan görüşmesi devletin yüce çıkariarı açısından gizli olamaz. GörüşmedeTürk Büyükelçiliği'nden bir yetkilinin bulunup bulunmadığını, Er- doğan heyetinin tutanak tutup tutma- dığını bilmiyoruz. Böyle bir tutanağın tutulması bu tür ilişkıler açısından zo- runludur. Bu tutanak Türk kamuoyu- na, dolayısıyla AKP seçmenlerine 9 Mart Siırt seçiminden önce açıklanma- lıdır. Kimileri Erdoğan'ın ABD'nin Müs- lüman Irak'a müdahalede Türkiye'nin çıkartannı sattığını, kimileri de Türki- ye'nin ulusal çıkariannı kişisel iktidar tutkusu karşılığında bağladığını sav- lamaktadırlar. Adının temize çıkması, bu tür söylentilere son verilmesı açı- sından, tutanaklann açıklanması Erdo- ğan'ın da ışine gelecektir. "Meşru" sözcüğü en çok hüküme- tin, 62 bin Amerikalı askerin Türkiye topraklannda konuşlandınlmasına ola- naksağlayacak olan "tezkere (yetftibel- gesi)" olayı ile gündeme geldi. Bu ko- nuda "meşru " kararı verecek olan tek yerTBMM'dir. Cumartesi günü TBMM, "meşru" olduğu kadar onurlu bir ka- rar aldı. TBMM'nin "meşru" karan, ABD'ye de bir ders olmalıdır. Genç okurlar anımsamazlar, ama bilebilırter. Türki- ye ile ABD arasında "stratejik ortak- lık" kuruluncaya değin ABD yöneti- mi, Türkiye'nin isteklerini, "Kongre ka- ran gerekir. Kongreye bunu anlatama- yız" diyerek daima yokuşa sürmüş- tü. 1964'te Başkan Lyndon B. John- son ünlü mektubu ile Başbakan Ismet Inönü'ye "yeni birdünya" kurdurma- mış mıydı? 1975'te ABD Kongresı Tür- kiye'nin Kıbns müdahalesine karşı "si- lah ambargosu" koymamış mıydı? Hatta hatta "stratejik ortaklık" ile övü- nükjüğü şu günlerde Bush, Dtşışleri Ba- kanı Yasar Yakış ile Ekonomıden So- rumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın bazı isteklenni "Kongre'den geçireme- yiz" diye püskürtmemiş miydi? Ondan sonra da utanmadan "Hadi bir an ön- ce gidin.. tezkeneyipariamentonuzdan geçirin" dememiş mıydi? Bush'un Kongresi "can", Yakış-Babacan'ın Parlamentosu "patlıcan" mı idı? Bu tepkiye Ankara'daki "meşru", demok- ratik TBMM, en güzel yanıtı vererek "patlıcan"\ evirip çevirip Bush'a geri gönderdi. Bir başka "meşru" sözcüğünü Cum- hurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sık sık kullandı. "Şeriat" hukukunu da, "laik-demokratik anayasal' hukuku da çok iyi bilen bir insan olan Sezer "fez- kere" için "uluslararası meşruluğun" aranması koşulunun gerektiğini, par- lamentoya duyurdu. Sezer, ABD'nin Irak'a tek yanlı müdahale edemeyece- ğini, ancak "uluslararası meşruluk" koşulunun yerınegetirilmesı ile bunun işleriik kazanabilecegını söyledi, dur- du. Bu sözleri ile pariamentonun onur yüklü karannda etkili olmakla kalma- dı, banş yolunu araladı. Eğer "meşru" kavramının gereği ye- rinegetirilmeseydi Diyanet Işleri Baş- kanı Yılmaz'ın dikkati çektiği gibi Türk askeri "meşru şehit" değil, "Niyazi" olacaktı! Türkiye'yı kim dansöz yaptı? Erdoğan'ın AKP'si, geçmiş ıktidar- ların başarısızlıklarını, yarattıkları ekonomik bunalımları yerden yere vurarak, halkın tepkisinden yarar- lanarak iktidara geldi. AKP, üstelik barajla desteklenmiş, nispi seçim sistemine karşın, anayasayı dahi değiştirecek bir güçle iktidar oldu. TBMM'nin "meşru" karanndan sonra Erdoğan tepkisini, "Savaşa hayır diyenler maaşlannı üç gün geç aldıklannda bunu unutuyor- lar ve farklı bir tavır sergiliyoriar" sözleriyte açıkladı. Ne hazımsızlık! Ülkeye "refah (gönenç)" getire- ceğini söyleyerek, tek başına iktidar olan bir parti baş- kanının daha dört aylık iktidarında gösterdiği ne kor- kunç bir "acz"\ AKP'ye iktidar "ay- lıklar zamanında ödensin" diye ve- rildi; savaşa girsin, halka hakaret etsin diye değil. Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nü göreve çağırıyoruz. Yabancı ba- sında Ankara-VVashington savaş pazariıklan hakkında çıkan karika- türlerin birer kopyasını Erdoğan'a iletiniz. Erdoğan, Türk halkının onu- ruyla oynandığını bir de kendi göz- leri ile görsün. AKP, Türkiye'nin sa- vaşa girmesi karşılığında ABD'den alınacak 6 milyar dolar bağış ile bir- likte 26 milyar dolarlık paket güven- cesiyle mi iktidar yapıldı? Dün açıklanan 2003 bütçesinde ne ABD'nin bu yardımı, ne de me- murlara, milletvekillerine aylıklann üç gün gecikmeyle ödeneceğine ilişkin bir kural var. Savaş olmasay- dı, pazariık yapılmasaydı, Türk hal- kı yine bu bütçe ile IMF'nin şem- siyesi altındayine kemerlerini sık- mayacak mıydı? 3 Kasım seçiminden sonra "meş- rulaşmak" için soluğu Atina, bir iki AB ülkesi ile VVashington'da alan Erdoğan'a "dış siyasa birikimi" hakkında bir soru sorulduğunda üstat "Istanbul Belediye Başkanı iken Uluslararası Se/ed/yeter Kong- resi'ne çeşitli kez katıldığım için dış siyasa birikimim var. Şimdi bu te- maslardan sonra bunun çok ko- lay olduğunu gördüm" demişti. Ama ne birıkım! 2. Dünya Savaşı'nda halk açlık- tan kıvrandı. Savaş sonrasında "Bi- zi aç bıraktın" diyen bir gence Inö- nü'nün "Aç bıraktım, ama kimseyi babasız bırakmadım!' sözleri o gün- leri yaşamış bizim kuşak için unu- tulmaz bir anıdır. Körfez Savaşı'nda "Birkoyup üç almak" sözü yaygındı. ABD Savun- ma Bakan Yardımcısı şahin Paul Wolfowrtz'in "Ne biz, ne de Arap- lar Türklere verdiğimiz sözleri tuta- bildik" derken kimin üçün birini al- dığını da açıkladı. Bu kez, Teksas at pazannda alınacak yeni üçün bi- rini önleyen TBMM ile Sezer'e ya- tıp kalkıp dua edilmeli. Yeni savaş-barış takvimi önümüzde ilginç birtakvim var: 7 Mart BM silah denetçisi Hans Blix Güvenlik Kurulu'na yeni rapor sunacak. 8 Mart BM'de şahinler, güvercin- ler ile yağdanlıklar arasında başlaya- cak kulisi başkentler arası telefon diplomasisi tamamlayacak. 9 Mart Siirt'te Erdoğan'ın da ka- tılacağı seçim yapılacak. 10 Mart Erdoğan kazanırsa tuta- nağını alacak. 11 Mart'tan sonra Erdoğan TBMM'de ant içecek. 13 Mart Gül istifa edecek. 15 Mart Erdoğan "meşru" başba- kan olacak. 16 Mart Güvenlik Kurulu'nda ABD karar önerisi tartışılacak. 17 Mart Hükümet kurulacak. 24 Mart TBMM'de program oku- nacak. 26 Mart Güvenoyu görüşmeleri başlayacak 27 Mart Güven oylaması yapıla- cak. Bu takvime göre Erdoğan'ın "yeni birtezkere"\ç\n BM karannı bekleme- si doğal olacaktır. Eğer ABD, beşi da- imi, onu geçici üye ülkeden oluşan Gü- venlik Kurulu'ndan "önerisi"n\ geçi- recek olsa dahi en azmdan 27 Mart'ı beklemek zorunda kalacak. Eğer, da- imi üyelerden Rusya, Fransa, Çin'in desteklediği, Blix heyetine yeni süre tanınması karan çıkarsa Erdoğan'ın TBMM'ye "tezkere" sunması daha da gecikecek, demektir. Böylece Sezer'in bilinçli sağduyu- su ile TBMM'nin onurlu karan ban- şa çok önemli bir soluk kazandırmış oldu. Erdoğan merak etmesin.. Türk halkı aylıklannı üç gün geç almaya çoktan razı! Elmek: oacar@superonline.com Fax:0312-442 79 90 Rum basınına göre ABD temsilcisi Weston, Papadopulos'a 'Artık dönüş yok' dedi: Ankara güvenceverdiREŞATAKAR LEFKOŞA- Kıbns'ta temaslarda bu- lunan ABD'nin Kıbns Özel Temsilcisi Ttaomas VVeston'un, adadan aynlmadan önce yeni Rum lideri TasosPapadopulos'a "Arük geriye dönüş yok" dediği ve An- kara'nın ta\Tindan memnun olduğunu söylediği öne sürüldü. Güney Kıbns'ta yayımlanan Fıleleft- heros gazetesinin "güveniür kaynakla- ra" dayandırdığı habere göre Weston, Rum liderine. "Arükgeriyedönüşyok. An- nanbdgesi 10 Mart'ta yaimzalanacakya da 30 Mart'tareferandumagidilecek ve halktaranndan onaylanacak" dedi. Tho- mas Weston'un, Kıbns sorunuyla ügili ola- rak Ankara'nın, özellıkle de AKP lıden Recep Tayip Erdoğan ın tavnndan son derece memnun olduğunu yazan Fıle- leftheros gazetesi, ABD'nın baskılan so- • Weston'un, Kıbns konusunda Ankara'nın, özellikle de AKP lideri Erdoğan'ın tavnndan memnun olduğunu yazan Fileleftheros gazetesi, ABD'nin baskılan sonucunda Denktaş'ın görevden uzaklaştınlması olasılığının güçlendiğini öne sürdü. nucunda KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın görevden uzaklaştınlması ola- sılığının kuvvetlendığıni ıddia etti. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Recep Tayyip Erdoğan'la açık iletişim hattı bu- lundurduğunu savunan gazete, gerek ABD temsilcisi Thomasty'eston'un,ge- rekse diğer ilgilı ülke temsilcılerinin 10 Mart'ta Lahey'de olacağını haber verdi. Fileleftheros gazetesi, Rum lideri Pa- padopulos'un perşembe günü Atina'ya giderek durum değerlendırmesı yapaca- ğını, Rum Ulusal Konseyi'nin ise cuma günü toplanacağını ve 10 Mart'la ilgjli ka- rann burada kesinleşeceğini kaydetti. Alithıa gazetesi ise Papadopulos'un, An- nan belgesini tarüşmadan referanduma gö- türmek istemediğini, bu yüzden sıkıntı- lı günler geçirdiğinı iddia etti. Simerini gazetesi de, Papadopulos'un Annan'a muhtıra verdığıni açıkladı. Pa- padopulos, muhörada Kıbns sorununa yaşayabilir bir çözüm bulunması için sü- recin nasıl ileriye götürülebileceğini sor- du ve Genel Sekreter'den yeni izahatlar istedi. Annan belgesinin 30 Mart'ta halkoyu- na sunulmasıyla ilgili tartışmalar sürer- ken, KKTC Başbakanı Deniş Eroğiu, önce hükümetin karar vereceğini, son sö- zü ise Meclis'in söyleyeceğini bildirdi. Bu arada, KKTCde, Turizm ve Çevre Bakam Serdar Denktaş. turizmden so- rumlu Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı göre\ine getınldi. Birleşik Kıbns havali AKP Genel Başkam Tayyip Erdoğan, Atına'da yayın hayatına dün başlayan Apofasi (Karar) gazetesinde yayımlanan demecinde,, "Türkiye, Vunanistan ve Birleşik Kıbns'un AB üyesi olacakla- n günün hayalini kurduğunu" söyle- di. Kıbns'ta çözüme yönelik çabalann hedefe ulaşmasının,Rum lider Tasos Pa- padopulos'un tavnna ve ısteğine bağlı olduğunu belirten Erdoğan, "Anlaşmaz- hklanmızı bir kenara iterek, Atatürk ve Venizelos'un başlattığı dayanışma ve iş- birliğini sürdürmeli\iz" dedi. 19 militanın yargılandığı davada sanık Savvas Ksiros, "Biz henüz bitmedik, dışanda devamımız vardır" dedi. 17 Kasım müitanlanyargı önünde MURATtLEM ATtNA-Yunanıstan'da 1975 yı- hndan beri çok sayıda kanlı eylem- den sorumlu olmakla suçlanan 17 Kasım örgütünün 19 üyesinin yar- gılanması süreci başladı. Atına Ağır Ceza Mahkemesi taranndan yargılanan 18'i tutuklu 19 sanık, dün Koridollos Cezaevi'ndeki du- ruşma salonuna çok yoğun güven- lik önlemlen altında getirildi. Daha önce Yunanistan'ı 1967- 74 yıllan arasmda yöneten "Al- baylar Cuntası" üyelerinın yar- gılandığı, 17 Kasım sanıklannın tutulduğu cezaevi içındeki du- ruşma salonu, dava ıçın yenilen- di. Davanın, haftada 5 gün ara- lıksız yapılacak duruşmalarla gö- rühnesine karar verildi. Halen Atina'nın Koridollos Ce- zaevi'nde tutuklu bulunan 18 mi- litandan SavvasKsiros yapüğı açık- lamada, "Biz henüz bitmedik, dU- şanda devamımız vardır'' ifadesı- nı kullanarak şahitleri tehdit etti. İki Türk diplomatı öldürüp ikisi- m de yaraladığını itiraf eden mi- lıtanm açıklamalan, Yunan emnı- yet güçlerinı harekete geçirirken mahkememn yapıldığı Koridol- los semtı ablukaya almdı. Mahkeme salonunda izdiham Sabah erken saatlerden itıbaren hapishanenın içinde özel olarak yapılan mahkeme salonuna gır- mek isteyen yüzlerce gazeteci ile avukatm, hem kendı aralannda hem de emniyet güçleri ile tartış- tıklan, içeri girebilenlerin bu de- fa oturmak için sandalye kavga- sı yaptıklan gözlendi. Duruşma- yı izlemeye çalışan 120 gazete- ci, sanıklann sesh ıfadelerini ken- dılerine ileten sistemdeki anza- lar nedeniyle gelışmelen sessiz olarak ızlemek zorunda kaldı. Mahkemeyı ızlemek isteyenler- den bazılannın sahte kartla içen gir- dikleri, yüzden fazla avukatm san- dalye kavgası yaptıklan, mılitan- lann ıçerde terör estirmeye devam ettiklen, Yunan televizyonlann- dan aktanlan haberler arasmday- dı. Başta Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyannis ile kızı olmak üzere 17 Kasım örgütü mağduru onlarca kişi duruşmayı izledı. TEŞEKKÜR Dardanel Şirketler Grubu'nun kuruluşundan bu yana, insanlığı, aydın kimliği, engin hukuk bilğisi ve keskin zekasıyla bize her zaman güven ve destek veren Hukuk Danışmanımız, çok değerli aile büyüğümüz Yargıç Merhum Şevket Ökten'in oğlu AV. M. UMIT OKTEN'i23.02.2003 Pazar günü yitirdik. Canımız yandı. Başta annesi (halam) Mihrabiye Ökten, kardeşleri Emel Huber, Umran Ökten, eniştesi VVolfgang Huber, sevgili eşi Ayşenur Ökten ve oğlu Kerim Ökten olmak üzere tüm aile bireylerine, şahsıma, dost ve arkadaşlarına Tanrfdan dayanma gücü diler, Ümit Ağabey'imi son yolculuğuna uğurlayan ve acımızı paylaşan herkese teşekkür ederim. Ruhu şadolsun. Işık içinde yatsın. Niyazi Önen Yönetim Kurulu Başkanı DARDANEL ŞİRKETLER GRUBU MENGEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo 2002 215 Es Da\acı Sabn Çobanoğlu tarafından da\alı Mualla Çobanoğlu aleyhıne açılan boşanma da\asında \enlen ara karan gereğınce. Davacı tarafından da\alı alevhıne açılan boşanma da\asında. da\a dılekçesınde özetle. davalı ile aralannda çıkan geçımsızlık nede- m\le 19 11 1993 tanhınde Bolu 2 Aslı>e Hukuk Mahkemesı'nde da\a açıldıgını. mahkememn 10.07.1998 gün 1998 206-311 sa>ılı ılamıyla da\amn reddedıldığını \e 09 10 1998 tanhınde kesınleştığinı, kesınleşme tarüunden itıbaren bir araya gelmedıklennı be- lırtmış olmakla buna ılışkın da\a dılekçesı \e duruşma günu davalı Mualla Çobanoğlu'na tüm aramalara rağmen adresı tespıt edıle- medıgınden teblığ edılememış o!up. bu kez duruşma gunü olan 20 03 2003 günu saat 09 00'da dunışmada hazır bulunması, aksı tak- dırde vargılamalara voklugunda de\am edıleceğı \e me\cut delıllerle karar \enlebıleceğı hususu ılanen teblığ olunur Basın 9357 EYÜP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN BİLDİRİLMİŞTİR EsasNo 2000 1059 Da\acı. Sosyal Sıgortalar Kurumu Başkanlıgı - Ankara \ekılı A\ Yasemın E\cı - Atatürk BuKan 1 Blok 7 B Fatıh-tst Davalı Bahattın Aktaş - Topçular. Ercıves San Mah Ba\Tampaşa-lst Da\acı tarafından da\ali aleyhıne açılan davasımn ara karan gereğınce Da%ahnın belırtılen adresıne dava dılekçesının teblığ edılemedığı, adres araştırmasında da adı geçen davalının el- \enşlı adresınm bulunamadığı anlaşılmakla. 7201 savılı kanunun 28 29 maddelen hukumlenne bınaen dava dılekçesının ılanen teblığıne karar venlmıştır Davalının 13 05.2003 gunü saat 09 30'da hazır olmanız. bellı olunan gün ve saatte gelmenız ve\a ken- dınızı bir \ekılle temsil ettırmenız, gelmedığınız \e\a mazeret bıldırmedıgınız ve delıllerınızı ıbraz etmedıgınız takdırde HUMK'nin 213. ye 375 maddelen gereğınce yargılamanın yokluğunuzda vapılacağı ve hakkınızda hüküm kurulaca- ğı hususu dava dilekçesınin teblıgı yeruıe geçerli olmak üzere ılan olunur. Işbu ılan yayımlandığı tanhten ıtibaren 15 gün sonra yapılmış sayılacaktır. Ilan olunur. Basın 9364 KADEMELİ GENEL GREV Denktaş: Ağır baskdar var LEFKOŞA (Cumhuri- yet)- KKTC Cumhur- başkanı RaufDenktaş. Bır- leşmış Mılletler (BM) Ge- nel Sekreteri Kofi Annan tarafindan sunulan 3'ün- cü belgenin kabul edilme- si ve referanduma götü- rülmesi için içerden ve dı- şardan ağır baskılar yapıl- dığını kaydetti. Denktaş, "Önünüzeko- nanı imzatavm,bundan da- ha i>isi olmaz" dıyenlen eleştirdi. Annan belgesinin bu şekliyle referanduma götürülemeyeceğiru beln-- ten Denktaş, KKTC'dekı koalisyon hükümetinin de kendisi gibi düşündüğü- nü savundu. Cumhurbaş- kanı Denktaş, halkın önemli bir bölümünün ses- siz kaldığını ve korku için- de yaşadığını söyledi. Ken- dı yaklaşımının Ankara ta- rafından da desteklendı- ğini anımsatan Denktaş, ancak Ankara ile yeniden değerlendirme ıhtiyacı ol- duğunu kaydetti. Kofi Annan'ın 10 Mart'ta Lahey'de gerçek- leştireceği Kıbns zirvesı öncesinde, KKTC Mecli- si'nin referandum karan almasını isteyen örgütler bugünden itibaren kade- meli olarak genel greve gıtmeye karar verdi. Kıb- ns Türk Ortak Vizyon Ey- lem Komitesi taranndan alınan karar gereğınce bu- gün saat 09.00 ile 13.00 arasında Lefkoşa'daki tüm okullarda, ışyerlerinde, hastanelerde ve belediye- de genel grev uygulama- sına gidilecek. Miting 7 Mart'ta Komite sözcüsü Şener Elcil. "Referandum, hal- kımızın kendi kaderini ta- \in etmekaçısından en de- mokratikhaknr" dedi. El- cil, bugün toplanan parti yetkililerine ve milletve- killerine birer bildiri suna- caklannı, buna karşın Meclis' in olumsuz bir ka- rar alması durumunda, 30 Mart günü BM denetimin- de ve uluslararası gözlem- cılenn gözetiminde refe- randumun gerçekleştiri- leceğini iddia etti. Milliyetçi partilerin des- teklediği ve çok sayıda ör- güt taranndan oluşturu- lan Ulusal Dayanışma Ko- mitesi'yse 7 Mart'ta mi- tıng karan aldı. BİR BÜYÜK YILDIZIMIZ KAYDI Ülkemiz eşsiz bir insanını, Makine Fakültemiz çok değerti bir öğretım üyesini, YTÜ Ailesı babacan bir emeklı hocasını Sayın Prof. Dr. NECDET ERASLAN•ı yitirdı. Üzüntümüz sonsuzdur. Acılı Ailesine, Dostlanna ve tüm Yıldızlılara Başsağlığı dıleriz. Cenazesı bugün (4 Mart 2003, Salı) Saat 10.30'da Ünıversitemız Oditoryumu'nda yapılacak tören ve Teşvikiye Camisi'nde kılınacak öğle namazındar sonra Zincirlikuyu Mezariığı'nda toprağa verile- cektir. Işık içinde uyusun. YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERStTESl VAKFI Demeğımızın kurucu Genel Başkanı ve bir no'lu uyesı, gazetedlenn gerçek bir basın örgütune kavuşmas gereğıne ınanan ve bunun ıçın mucadele eden Işte de, ışsıziıkte de, uretımde de, tüketımde de, yaşamın her alanırda örgutlenmenın gerektılığı savunan ALAATTİN ORHAN • yrtırdık. ÖrgütJü mücadeleye ınananlann başı sağ olsun ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ GENEL YÖNETİM KURULU Türkiye Gazetecitef Cemıyet'nın yayınladığı günlük Bizim Cazete Ülke sorunlanna ılışkın raportanyla, araştırmalanyia köşe yaalanyla, tarafsız habertenyte sn/ıl toplumlann gazetesi. Düzenlı okumak ıçın abone olun. Te): 0.212.51108 75
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog