Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

28 MART 2003 CUMA CUMHURİYET SAYFA JV LJ JL J. U XI. kultur(5 cumhuriyet.com.tr 15 Şans, kader, ölüm üstüne İspanyolvari bir polisiye gerilim çeşitlemesi alihiniz hepaçıkolsun! Başka bir gezegeni çağnştıran, ıssız, vol- kanik bir vadidekı, Rus ruleti gibi ölümcül oyunlar tezgâhlanan, garip bir kumarhane- nin, adeta doğaüstü güçlere sahip, gizemli patronu Samuel Berg (Max Von Sydow), ar- tık işten aynlacağını söyleyen yardımcısı Fe- derico'yu (Eusebio Poncela), yıllardır ona 'kazandırdıklarınf elinden alarak kovu- yor 'cennet'inden. Başkasının talihini, 'dokunarak' çalıp kendininkine katma yeteneğine sahip Efendi Berg'ın yanına dönüp, 'kendi oyununda Efendi'sine mey- dan okuma* emelini güden Fe- derico da, kendı safına ve âle- mine çektiği genç hırsız To- mas'la (Leonardo Sbaraglia) birlik olup yaşlı patronunun karşısına dikiliyor. Kaçak To- mas'ın izini süren kadın polis Sara (Monica Lopez) da peşle- rindedir... Alınan, çalınan şans Hayatta her ınsanın farklı ölçü- lerde nasiplendiği şans. talih olgu- suna, 'alınan, çalınan, yarıştırı- lan, somut bir nesne* gıbi yaklaşan "Intacto-Bahis", çok sayıda vatan- daşının kumar-bahis oyunları ba- ğımlısı olup kafayı şansla bozduğu Ispanya'dan çıkagelen, yan doğa- üstü bir gerilim denemesi. "Şans, sahip olabileceğiniz, sizi koruya- cak \e öteki ölümlülerden daha üstün kılacak bir hazinedir" dı- yen, batıl ınançlara saygılı Juan Carlos Fresnadillo adındaki genç bir yönetmenın 'ilk filmi'. Son yıllarda yükselen İspanya sine- masının, Almodovar sonrasın- da ortaya çıkan yeni yetenekle- rinden biri sayılan Fresnadil- lo'nun şans. kader, kısmet ve ölüm temaları çevresınde gelişen. karanlık. masalsı bir ge- rilim serüvenini anlattığı bu ilk filminin kah- ramanlanysa ölümlerden, felaketlerden sıy- nlarak hayatta kalmış bir grup talihli. Kendi gıbı şanslılarla ölümcül bahislere turuşup beş kurşunun doldurulduğu altıpatlarlarla Rus ruleti oynayan, aslında hep ölmeyi arzula- yan, 'şans tanrısı', Yahudi Berg, her şeyini kaybettığı büyük savaşta Nazilerin toplama kampından sağ çıkmanın verdıği suçluluk ve yalnızlık duygusunun pençesinde kıvranır durur. Soğukkanlı Federico bir depremden, Tomas düşen bir uçaktan, Sara da kızıyla ko- casının öldüğü bir trafik kazasından kurtul- muştur. Beş kurşunlu(!) Rus ruletınin yanı sıra vı- zır vızır işleyen bir otoyolu, enlemesine, ezil- meden geçmek ya da sık ağaçlarla kaplı bir ormana, gözler bağlı olarak bir koşu dalıp ayakta kalmak gibi garip, ölümcül bahisler oynayan kahramanlanmızın, 'şanslarım ölü- müne çarpıştırdıkJarr bir finale bağlanan öyküsünü, merak ve gerilim öğesini canlı tu- tan, atak. sürükleyici, zevkli bir anlatımla perdeye taşıyor Fresnadillo. Görsellik bakı- mından parlak, göz alıcı "Bahis", baştan so- M M M M, IntactO/ Yönetmen: Juan Carlos Fresnadillo/ Senaryo: Andres M. Koppel, J. C. Fresnadillo/ Kamera: Xavi Gımenez/M Müzik: Lucio Godoy/— Oyuncular: Leonardf Sbaraglia, Eusebio Poncela, Max Von Sydow, Monica Lopez, Antonio Dechent/ İspanya 2002 (r Film-Umut Sanat) na iıgiyic ızıenen, özenli, şık ve sonuçta 'sı- nıfı geçen' bir ilk film. Pınl pınl görünrüle- ri, Max Won Sydow'un başını çektiği oyun- cu kadrosu, müziği. montajı, mekânlan de- ğerlendirişi, ışık ve renk kullaruşıyla, gele- ceği parlak bir yönetmeni haberliyor. Ancak polisiye bir yapıda gelişen öykünün yeterin- ce ikna edici ve inandıncı olduğunu söyle- yebilmek çok zor. Fatura herzaman halka çıkar TheBank Yönetmen, senaryo: Robert Connolly / Kamera: Tristan Milani / Müzik: Alan John / Oyuncular: David Wenham, Anthony LaPaglia, Sybilla Budd, Mandy McElhinney, Steve Rodgers, Greg Stone, Mitchell Butel / 2001 Avustralya (1 Film) Bugün gösterime giren Avustralya yapımı The Bank-Banka: Kelebek Etkisi yakın tarihimizde, sahipleri tarafından hortumlanarak iflas eden ve farurası halka çıkanlan banka if- laslan ve yolsuzluklanyla daha da yoksullaşan bizim toplumumuza ya- kından 'dokunan' bir konuya el atı- yor. Ekonominin dizginlerini ele geçi- rip çokuluslu şırketlerle.IMF'lerle el ele vererek, hükümetler devirerek nerdeyse orta çağın feodal dönemle- rine özgü, sınırsız bir egemenlik ku- ran bankalara ilişkin, pek de alışık ol- madığımız türden bir gerilim öykü- sünü karşımıza getiriyor Banka: Ke- lebek Etkisi. Tepetaklak giden büyük bir ban- kanın hırslı genel müdürü (Anthony LaPaglia), onu kurtaracak bir for- mülü geliştirecek bir matematik de- hasmı (David VVenham) ikna edip işe alır. Banka para kazanırken bü- yük acılara da neden olur. Örnekse Davis ailesi (Steve Rodgers, Mandy McElhinney), bankaya olan borçla- nndan ötürü tek çocuklannı ve bütün malvarlıklannı kaybedince bankaya karşı dava açar. Ekonomik gerilim öykfisü Birbirine paralel gelişen iki öykü- yü (bankanın ve Davis'lerinkı) har- manlayan fılmde. bilgisayarbulama- dığında masa örtülerinı kullanan ve birbirine karşıt iki dünyanın arasın- da kalan matematikçi, bir yerden sonra seyircinin bakış açısını temsil eden banka çalışanı, genç bir kadına (Sybilla Budd) tutuluyor. İlk yönetmenliğine girişen Avust- ralyalı Robert Connolly'nin yazdı- ğı, evrensellik içeren bir senaryoya dayanan bu 'ilk film', finans dünya- sına getirdiği eleştiriyı bankalann bir numaralı halk düşmanı olduğu mesa- jına kadar vardınyor. Fraktal denen ve bilimsel işlevselliği kadar rengâ- renk görsellikleriyle de dikkati çe- ken grafiklerden oluşan bir jenerik- le başlayıp finans yasalannın ahlakı ezdiği, cangıldan farksız, bağnş çağ- nş içindeki borsa, dokunaklı mahke- me ya da Davis'in silahıyla müdürü çok korkuttuğu gibisinden sahneler- le süren bu ekonomik gerilim filmi ılgiyle seyrediliyor, Wenham-LaPag- lia ıkılısınin başanlı oyunlan, Alan John'un insan sesini öne çıkaran dramatik müziği ve eli yüzü düzgün anlatımıyla. Akılda kalan sahneyse, kocaman banka binasının, yağmur altında bi- le karanlık gölgesiyle kahramanımı- zı takip ettiği simgesel sahne. Ban- ka, kuşkusuz büyük sinema değilse de özlü, iyi sinema örneği sayılabi- lecek, eleştirel bir politik film. David Wenham Avustralya sinema- sının vükselen ovuncularından. Michael Moore 75. Oscar Ödül Töreni'ne sivri diliyle damgasını ,->, vurdu. İZLEYİCİ GÖZÜYLEZÜ ERDAL ATABEK Utanmalısm Mr. Bush...'Benim Cici Silahım" ile 'En İyi Belgesel Film Ödülü'nü kazanan yönetmen Michael Moore, 75. Oscar Ödül Törenfne damgasını vurdu. Akademi. en iyi film ödü- lünü Piyanist gibi. New York Çetelen gibi savaşın, dövü- şün dehşetıni anlatan film- lere vermeye çekinmiş gıbı göründü. Kültür servısinin "Akademi ödül verirken poli- tik davrandı" baş- lıklı yorumunda be- lirtildiği gibi, bin sa- vaşı sinema diliyle ağır biçimde eleşti- ren, öteki Ameri- ka'nın kuruluş yıllannı ortaya koyan iki film de bu ödülü alamadı. Chıca- go, iyi bir müzıkaldı, film olarak da iyi olduğu kabul edılır ama bu ödü- lü alabilir miydi. burası tartışmaya açık. Ödül töreninin bütününe sa- vaşın gölgesi vurmustu. Savasa karşı olan yıldızlar da cesaretle tavırlannı or- taya koydular. Toplu bir protesto olmadı ama, iki yönetmen, Michael Moore ile Pedro Al- modovar eleştirilenni çok açık bir dille yap- tılar. Her ikisi de ülkelerinin savaş yanlısı tu- tumunu sert biçimde eleştirdiler. Bu tutum da •vatanseverliğin yanlış yorumuna indirilen doğru darbeler olarak değerlendinimelidir. 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülü için benim favorim New York Çeteleri filmindeki oyunu ile Daniel Day Levvis idi. Oyunculuk gücüy- le ortaya koyduğu muhteşem 'Kasap Bill' kompozisyonu ile ödül almalıydı. Piyanist fil- minin başrol oyuncusu Adrian Brody, rolü- nün çekicı oluşuyla göze çarpıyordu ama oyunculuğundan çok tipinın seçılen role uy- gunluğu dikkat çekici idi. Nicole Kidnıan ile Chıcago filminin yıldızı Rene Zellweger ara- sında seçim yapmak da zor olmalıydı ama ödül Kidman'a gitti. En iyi filmler arasmda yer alan iki film, 'Benim Cici Silahım' ile 'Konuş Onunla' oynamaya devam ediyor. Insanlann silah tut- kusunu inceleyen gerçek bir belgesel olan 'Benim Cici Silahım' okullann toplu olarak görmesi gereken son derece önemli bir eğiti- ci belgesel. Hele de bizim gibi 'silah tutku- su'nu çok doğal gören toplumlarda bu belge- sel bir ders gibi ızlenmeli. 'Konuş Onunla' filminde çok önemli iletışım sorunlannı işle- yen Pedro Almodovar bırkaç kez görülmesi gereken bir film yapmış. Bıldiğim kadanyla her iki film de Kadıköy'de Sinema Tek salo- nunda gösterimde. Ne\v York Çeteleri, Chica- go ve Saatler özellikle görülmesi gereken filmler. Frida'yı bekliyoruz. Bu kadın ressa- mın gerek yaşamı, gerekse sanatı ile ilgi çe- ken serüvenini beyazperdede görmek de önemli olacak. Bir Oscar ödül töreni de böylece geride ka]- dı. Bakalım, Körfez savaşının filmi ne zaman yapılacak? Hangi dürüst yönetmen, nasıl bir yapımcı bulacak da bu savaşlarda insanlann çektiklerı acıları beyazperdeye taşıyacak? Şimdilik umutla bekleyelim. ,\ma artıİc Ame- rikan yönetiminin sinemanın gücünü kavradı- ğını, bu alana müdahale ettiğini de unutmaya- lım. Michael Moore'un sözlerini yineleyelim: Utanmalısın Mr. Bush. KEDİ GOZU VECDİ SAYAR Öldüpmeyin! Dün, 27 Mart Dünya Tiyatro Günüydü. Savaş ikinci haftasına girerken, tiyatro sanatçılan, öte- ki sanat dallarından yaratıcıların katkılarıyla an- lamlı bir etkinlik düzenlediler. Emekçilerin Dol- mabahçe'deki eyleminin hemen ardından... Is- tanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçılan Dante'nin llahiKomedyası"ndan bölümleroku- dular. Cehennem'den başlayan, Araf'tan geçen, Cennet'e varan bir ses yankılandı Hadi Çaman Tiyatrosu'nda... "ölen her insan bizimle ölüyor. öldürmeyin. Kirtidolartannızı, kirti tanklannızı üze- rimize sürmeyin. öldürmeyin"... Bu etkinliği gerçekleştiren Orhan Alkaya'dan son şiirini dinledim geçen gün. Bu şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum... "sevdiğim bir sahil kasabası seni Ümm Kasr ölmeden çok önce bir gün katilleh yargılayan kürsüden henüz aynlmış gözlerimle yeryüzü atlasında henüz beliren seni Ümm Kasr bir gün ara sokaklannda, limanında, toprağında sessizce seni onuriu kasaba, Ümm Kasr, ölmeden çok önce bir gün biliyorum göreceğimi; çünkü nasıl göreceğim geldi seni" • • • Savaşın dehşeti ve zalimlere direnen bireyin kahramanlığı, en etkin yorumunu her zaman sa- natçının dizelerinde, tuvalinde, sahnesinde bul- du. Filistin'de bir buldozer vahşetine kurban gi- den Rachel Corrie nin anısını da, Sema'nın şar- kısıyla ve dünyanın başka köşelerinde yapıtları- nı ona adayan öteki sanatçıların dizeleriyle, re- simleriyle, filmleriyle anımsayacağız elberte.... "Dünya Tiyatro Günü" nedeniyle, insan onuru- na sahip çıkan tüm tiyatrocu dostlarımızın çaba- larını övgüyle anmak ve özellikle son günlerde iz- lediğim bir oyundan birkaç cümle ile de olsa söz etmek istiyorum. Oyun, Arthur Miller'ın "Or- kestra"sı; sahneleyen: Ayşe Emel Mesci, oyna- yanlar: Bursa Devlet Tryafax>su oyuncuları... Ge- çen hafta Orhan Alkaya, Oral Çalışlar ve Hıfzı Topuz'la birlikte izlemek olanağını bulduk 'Or- kestra'yi- PEN Yazariar Derneği'nin TÜYAP Kitap Fuarı çerçevesinde düzenlediği "Savaş veAydın Sorumluluğu" adlı panele katılmak için Bur- sa'daydık... Ayse Emel Mesci, 2. Dünya Savaşı sırasında bir temerküz kampında kadınlardan oluşturulan bir orkestranın kendi içindeki çeliş- kileri, kampı yöneten Nazilerin yarattığı dehşeti ve müziğin verdiği direnme gücünü anlatırken, seyirciyi sarsan bir gerçeklik duygusu yaratıyor. Mesci, oyuncularıyla, tasarımcısıyla çok titiz bir çalışma sergilemiş. Devlet Tiyatrosu'na özel tiyat- ronun coşkusunu, ortak yaratma bilincini ve he- yecanını getirmiş. Şu yaşadığımız günlerde mut- lak görülmesi gereken bir çalışma... Insanlık onu- runu - hangi koşul altında yaşarsa yaşasın -yitir- meyenleri anımsamak için daha iyi bir zaman ola- bilir mi ? vecdisayar; / yahoo.com BLGUN • ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİnde 19.30'da İDSO konseri. Şef: Marek Pijarowski. Solist: Catherine Manoukian (keman). (0 212 251 56 00) • ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİnde 19.30'da İDOB'dan 'Folklorama' adlı müzikli gösteri. (0 212 251 56 00) • CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU'nda 20.00'de Aya Murodate & VValter Lang's Lotus Blossom konseri. (0 212 232 98 30) • ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİnde 18.00'de '33 Devir Dinleti': Kısa Krautrock Tarihi VII: Hannover Çevresi Grupları'. (0 212 317 77 49) • GOETHE ENSTİTÜSÜ'nde 16.30'da 'Sınırları Aşmak: Almanya ve Almanya Dışında Almanca Göçmen Edebiyatı'ndaki Yeni Eğilimler' adlı sempozyum kapsamında 'Gurbette Yazmak' konulu panel. (0 212 249 20 09) R Ü L T Ü R İ Ç İ Z İ K K Â M t L M A S A R A C I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog