Bugünden 1930'a 5,476,884 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 MART 2003 PAZARTESİ HABERLER Baro başkanının evine molotof • BARTEV(AA)- Bartın Baro Başkanı Nilgün Saban'ın evine, molotofkokteyli saldınsında bulunuldu. Cama çarparak yere düşen molotofkokteylleri zarara yol açmazken kaçan 4 kişi polis tarafından yakalandı. Yetkililer, bu kişilerden A.K'nin cinayetten yargılandığı davadan ceza alması sonucu, kendisini iyi savunmadığı gerekçesiyle cezaevinden çıktıktan sonra avukatı Saban'dan intikam almak için saldınyı planladığının tespit edildiğinı bildirdiler. fiazeteci tzzet Kezer anıldı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cizre'de 11 yıl önce Nevruz kutlamalannı izlerken öldürülen gazeteci Izzet Kezer, Karşıyaka Mezarlığı'ndaki gömütü başında gerçekleştirilen törenle anıldı. Kezer'in mezanna, ailesi tarafından karanfiller bırakılırken, arkadaşlan da çelenk koydu. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ismet Demirdöğen, 11 yıl önce görev başında yaşanunı yitiren Kezer'i, saygı ve özlemle andıklan bir günde, daha acı olanın bir başka kirli savaşta medyanın izlediği rutum olduğunu dile getirdi. Erbakan için asansöp' • ANKARA (ANKA)- SP yönetimi, 5 yıllık yasağının sona ermesinin ardından partiye üye olarak siyasete resmen dönüş yapan ve 11 Mayıs'ta da Recaı Kutan'dan genel başkanlığı de\Talmaya hazırlanan Necmettin Erbakan ıçın Genel Merkez'e asansör yaptıracak. Erbakan ıçın yaptınlacak asansörün DSP Genel Başkanı Bülent Ecevıt'ın geçtığuniz yıl Başbakan olduğu dönemde Başbakanlık binasına ve DSP seçım otobüsüne yaptınlan asansörlerin benzeri olacağı bildirildi. AKP'den Devlet Bakanı Aydın'ın da aralannda yer aldığı 21 milletvekili oylamaya katılmadı Güvenoylamasında fîreANKARA (CumhuriyetBü- rosu)-AKP Genel Başkanı Re- cep Tayyip Erdoğan ın başba- kanlığındaki 59. hükümet, TBMM'den güvenoyu aldı. 514 milletvekilinin katıldığı oyla- mada 348 kabul, 164retoyu çı- karken, AKP'den Devlet Ba- kanı Mehmet Aydının da ara- lannda yer aldığı 21 milletve- kili oylamaya katılmadı. 59. hükümetin güvenoyla- ması, dün TBMM Genel Ku- rulu'nda yapıldı. Oylama ön- cesinde Devlet Bakanı Meh- met Aydın dışında tüm bakan- largenel kurulda hazır bulunur- ken, Başbakan Tayyip Erdo- ğan, oylamaya geç katıldı. Oy- 2003 Bütce Tasarısı • 514 milletvekilinin katıldığı 59. hükümetin güvenoylamasında 348 kabul, 164 ret oyu çıktı. AKP Adana Milletvekili Ayhan Zeynep Tekin, oylama sonuçlan açıklandıktan sonra genel kurul salonuna gelen Afyon Milletvekili Reyhan Balandı'yı azarladı. lamaya 514 milletvekili katılır- oğiu, Göksel Küçükali Meh- azarladı. Tekin, Balandı'yı gö- ken, 348 kabul ve 164 ret oyu kullanıldı. DYP'lı Mehmet Ta- tar ile bağımsız millervekille- n Mustafa Zeydan. Süleyman Gündüz. Sabahatrin Cevheri ve Ulkü Güney hükümete gü- venoyu verirken, AKP'den 21 milletvekili oylamaya katılma- dı. Oylamaya katılmayan AKP'lilerşöyle: "ReyhanBa- landkHalfl Özyoku, Agah Kaf- kas, Muzaffer Kükü, Mehmet Eraslan, AM Er, Mustafa Eyice- met Aydın, Nükhet Hotar, Mi- kail Arslan. Fuat Ölmeztop- rak tmdat SüfJüoğlu. Erol As- lan Cebeci, Mustafa Çakır, Mehmet Kurt, Ergun Dağcı- oğro, Müfît Yetkin, Yüksel Ça- vuşoğhı, Metin Kaşıkçıoğhı." Oylama sonrasında AKP Adana Milletvekili Ayhan Zey- nep Tekin, oylama sonuçlan açıklandıktan sonra genel ku- rul salonuna gelen Afyon Mil- letvekili Reyhan Balandı'yı runce "tşte oylamaya kanlma- yan 15'lerden biri" diye tepki gösterdi. Tekin, "Ben oylama için evden erken çıktnn, son an- da acil bir işim çıkb, o yüzden geç kakhm" diyen Balandf ya "Birazazsüslenseydindegedk- meseydin'' dedi. TBMM Başkanı Bülent Armç'ın hükümetin güvenoyu aldığüıı açıklamasının ardından Erdoğan'ı ve bakanlan ılk kut- layan CHP liden DenizBaykal DYP lideri Mehmet Ağar ve CHP grup başkanvekılleri ol- du. Erdoğan, yaptığı teşekkür konuşmasında Meclis'in, mil- letten aldığı emaneti verilen güvenoyu ile hükümetin om- zunabıraktığınısöyledi. Cum- hurbaşkanı Ahmet Necdet Se- zer de Erdoğan'a kutlama me- sajı gönderdi. Erdoğan ve Bakanlar Kuru- lu üyeleri, bugün Cumhurbaş- kanı Ahmet Necdet Sezer ta- rafından kabul edilecekler.Er- doğan. bugün saat 10.00'da top- lanacak Bakanlar Kurulu önce- sinde de Genelkurmay Başka- nı Hilnıi Özkök ve kuv\ et ko- mutanlannı kabul edecek. Vergiaffi zorlaşacak • Çıkardığı vergi affıyla kendisini de af kapsamına alan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, anayasada değişiklik yaparak vergi affını zorlaştıracaklannı söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan maliye politikasının temel önceliğinın borç stokunu makul se\ r iyelere indirmek olduğunu söyleyerek "Hastahk kamudadır. Kamuyu düzeitmemiz, yani bu hastahktan kurtarmanuz gerekir'* dedi. TBMM Genel Kurulu'nda 2003 Mali Yıh Bütçesi'nin tümü üzerindeki görüşmelere başlandı. Unalatan'ın, bütçeyı sunuşunda yaptığı konuşmada, kamudaki tasarruflardan sıkça bahsederken, gelir arttıncı önlemlere sadece bir bölümde yer vermesi dikkati çekti. Çıkardığı vergi affindan yararlanan Unakıtan, bundan sonra "af otmamasT için anayasa değişikliği yapacaklannı söyledi. Vergi tabanının genişletileceğinı ve kayıt dışılıkla mücadele kapsamında belirli tutann üzerindeki ışlemlerin bankacılık sistemi aracılığıyla yapılmasının zorunlu tutulacağını ifade eden Unakıtan, "Vergi affina Uişkin düzenlemelerüı zorlaşürümasına yönetik anayasa değişikliği çok kısa süre içerisinde yüce Mectis'e sunulacakör" dedi. Hükümetin 149 mılyar dolarlık bir borç stoku devraldığını, 2003 yılında 37 ile 40 milyar dolar faiz ödeyeceğini ifade eden Unakıtan, "Tasarrufve etkinüği artnraa, israfi Önleyen bir bütçe hazjriadık" dedi. Genel Kururda, TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay Başkanlığı'nın 2003 yılı bütçeleri kabul edildi. Görüşmeler sırasında AKP'h Burhan Kuzu, Anayasa Mahkemesi'nin üye seçiminde Meclis'in söz sahibi olması gerektiğini belirtirken yedek üyelik uygulamasına son verilmesi gerektiğini söyledi. Kuzu, Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Dıvan yetkisinin de Yargıtay Ceza Daireleri Kurulu'na verilmesi gerektiğini belirtirken yüksek mahkemerun yürütmeyi durdurma yetkisini de doğru bulmadığıru söyledi. İĞNELÎ FIRÇA ZAFER TEMOÇİN Baykal, bütçeyi 'IMF'ye verilmiş niyet mektubu' diye niteledi: Tereddütler hükümeti• 2003 yıh Mali Bütçe Yasa Tasansı üzerinde konuşan Baykal, AKP hükümetini ağır bir dille eleştirdi. Baykal, hükümete "Iraklı çocuklar bu hükümetin verdiği yetkiyle bombalanıyor" dedi. Baykal, AKP'ye "Geçmişi suçlamayı bırakm" diye seslendi. ANKARA (CumhuriyetBü- rosu)-CHP Genel Başkanı De- nizBaykaL hükümetin Irak po- litikasının "tutarsızhk içinde tambirfryasko" olduğunu söy- ledi. Baykal, "Türldye,ABD'nin gözunde Kuzey Irak'taki yerel güçlerin gerisinedüşmenin acı- snu ve ısürabını yaşıyor" dedi. Maliye Bakanı Kemal Unakı- tan'ın "Banşın bedeli vardır* sözlerine atıfta bulunan Bay- kal, "Arnk banştan da babse- demezsiniz. Irakh çocuklar bu hükümetin verdiğiyeddyle bom- balanıyor. Sayın Bakan, şinıdi paketi geri alacak nusuuz" di- ye sordu. Baykal, bütçeyi TJVIPye verilmiş niyet mektu- bu" diye nitelendirdı. Baykal, TBMM Genel Ku- rulu'nda görüşülmesine başla- nan 2003 yıh Malı Bütçe Yasa Tasansı üzerinde konuşurken AKP'lilere "Arük ağlama dö- nemi bitti. Geçmişi suçlamayı, krizdenyakınmayı,muhalefete sataşmayı bffakm'' diye seslen- di. Baykal, "ABD ile işbirliği yapacak mısınız, >apma>^cak mısnuz, yapacaksanız açıkçası sö'ylemenizgerekir. Büyük dev- lederiaklatmayu,\aniltma\-ate- şebbüsedersenizçokakmtiohır" derken, iktidan "tereddütler hükümed" diye eleştirdi. Hükümet adına eleştirileri ya- nıtlayan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, ABD ile Irak savaşı pazarhğı hakkında "Baştan 'kan pazarhğı mı yapıyorsunuz" de- yip, sonra da hiç savaştazmina- ü abnadmız diye eleştiriyorsu- nuz. Yakışıyor mu?" diyerek Baykal'a tepki gösterdi. Unakı- tan, Baykal'ın IMF ile ilgili eleştirilerini de "SaymDerviş'e sorun: MF'ye hayır mı diye- tim" diye yarutlarken CHP sı- ralanndan toplu halde yükselen "Siz o vaade geldmiz" sözleri- ni duymazdan geldı. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@mynet.com oralcalislar@yahoo.corr Küreselleşmenin geldiği yeni bo- yutlan Irak'a saldınnın ışığında yeni- den tartışmalıyız. Küreselieşme, tek- nolojinin, bılginin ve iletişimin olağa- nüstü arttığı günümüz dünyasının bir ürünü. Küreselieşme, merkeze ege- men güçler lehine dünyanın denge- sinı bozdu. London School of Econo- mics'in dekanı Anthony Giddens, dünyadaki gelişen dengesizliği "£//- mizden Kaçıp Giden Dünya" kitabın- da şöyle ifade etmişti: Küreselieşme elbette tarafsız bir şekilde gelişmiyor ve sonuçlan bakı- mından tamamen hayırlı birolay de- ğildir... istatistiklerson derece ürkü- tücüdür. Dünya nüfusunun en yok- sul beşte birinin gelirdeki payı 1989 ile 1998arasındayüzde2.3'tenyüz- de 1.4'e düşmüştür. Tabiien zengin beşte birlik dilimin oranı da yüksel- miştir. Güney Sahra Afrikası'ndaki yirmi ülkenin kişi başına reel geliri 1970'lerin sonundaki düzeyin altın- dadır. Azgelişmiş ülkelehn birçoğun- da güvenlik ve çevre düzenlemeleri ya çok düşük düzeydedirya da fiilen yoktur... Bunun, küresel bir köyden ziyade küresel biryağmaya benzedi- Küreselieşme ve Yeni Dünya Düzeni ği söylenebilir." ABD, 11 Eylül saldınsının ardından küresel dünyanın lideri olarak hareke- te geçti. Birind adım Afganistan'da atıl- mıştı. Ikinci adım ise Irak. Bunu han- gi adımların izleyeceğini şimdiden kestiremesek bile ABD'nin burada durmayacağını da biliyoruz. Ancak şurası birgerçek ki, küreselieşme ça- ğında dünyanın dengeleri değişti. ABD, küresel dünyanın egemeni ola- rak ekonomik ve siyasi merkezileşme- sinin ardından askeri egemenliğini kurmak üzere harekete geçti. Bu savaş, dünyanın tek süper gü- cü olan ABD'nin dünyaya ve kendi müttefiklerine meydan okuması şek- linde yorumlanabilir. ABD, biriktirdiği güçle, dünyaya yeniden şekil vermek istiyor. Bu egemenliği kurarken dün- yanın önemli merkezlerini de yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Irak'a saldı- nnın arkasında Ortadoğu'ya tam an- lamıyla egemen olma isteği yatıyor. Sovyetler Birliği dağılmadan önce, Irak, Suriye gibi ülkeler Sovyetlere ya- kın biryerdeduruyorlardı. Şimdi Sov- yetler Birliği yok, Irak gibi önemli pet- rol rezervlerinden birisine sahip bir ülke hâlâ ABD egemenliği altına alı- nabilmiş değil. Irak'a egemen olmak ABD'nin Av- rupa Birliği ülkeleriyle olan ilişkilerini de yeniden düzene sokacak. önem- li petrol yataklannasahip olan bu böl- genin tek efendisi olacak bir ABD, Avrupa üzerinde de daha fazla ağır- lığa sahip olacağını düşünüyor. Nite- kim Irak'a saldın gündeme geldiğin- den bu yana, Ispanya, Ingittere gibi ül- kelere ilaveten Hollanda, Danimarka, eski Doğu Bloku ülkeleri de ABD'nin saffına geçtiler. Avrupa Birliği içerden bir parçalanma yaşamaya başladı. Küresel dünyanın egemeni dünyaya korku salarken müttefiklerini de hi- zaya soktu. ••• Küreselleşmenin sınırları aştığı ve sermayenin dünyanın en kılcal da- marlannakadarsızdığı birgerçek. Bu aynı zamanda içine kapalı toplumla- n, yerel despotik diktatörlükleri de zorluyor. Afganistan'da, ya da Irak'ta kendi içindeki muhalefeti ezerek var- lığını sürdüren diktatörlüklerin işi de zorlaşıyor. Onlann yerini, küresel çap- ta büyük güçler almaya aday oluyor. örneğin bu bölgenin en etkili devleti olarak Israil öne çıkıyor, çünkü o, kü- resel dünyanın egemeni ABD'nin en yakın müttefiki. Dünyanın merkezine egemen olan gücün dünyanın bütününe kendi ege- menliğini dayatmaya kalkması, ge- rekirse bunu bombalarla yapması, dünyadaki zıtlaşmayı ve kamplaşma- yı da keskinleştiriyor. ABD, küreselli- ğin tek egemeni olarak istediğimi ya- panm diye zora başvururken, ona karşıt bir eğilim de güç kazanıyor. Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve daha birçok ülke bu küresel zorbalı- ğa karşı koyarken, dünyanın çoğun- luğu Irak'ta yoğunlaşan zorbalığa kar- şı kolektif bir tepki gösteriyor. Dünya- nın yeni bir düzene ihtiyacı olduğu bir gerçek. Küreselleşmenin yol açtığı iletişim, teknoloji çağı insanlığın bilin- cini ve dayanışmasını da geliştiriyor. Irak'ta ABD'nin başlattığı insafsız saldın, küreselleşmenin biryanını, acı- masızyanını gözlerönüneseriyor. Bu yolla gücü ele geçiren bir süper dev- letin dünyayı yeniden kendi isteği doğ- rultusunda düzene koyma isteğini yansrtıyor. Irak nedeniyle dünya çapında orta- ya çıkan cepheleşme, küreselleşme- nin nereye doğru ilerieyeceği çatışma- sını da gözler önüne seriyor. Dünya- nın kaderine ya küresel zorbalık ege- men olacak, ya da insanlık, küresel- leşmenin yarattığı olanaklan özgüriük, eşitlik, adalet için kullanacak yeni bir örgütlenme ve bilinç yaratacak. Irak savaşı sonrası dünya bunlan tartışa- cak. ••• 24 Mart, savcı Doğan Öz'ün ölüm yıldönümü. Onun katilleri bilindiği, bu- lunduğu halde bırakıldı. Aradan tam 24 yıl geçti. Türkiye'nin neden bu nok- tada olduğunu gösteren en önemli olaylardan birisidir Doğan öz cina- yeti. Bu ülkenin yürekli savcısını say- gıyla anıyorum. 2000'Lİ YILLARDA ERDAL ATABEK Savaş İnsanın Düşmanıdır... Prof. Dr. Bahar Gökler, "Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Derneği" adına yaptığı açıklamada şu sap- tamayı yapıyor: "Savaş ortamı çocuklarda çaresiz- lik, güvensizlik, kaygı veyoğun korkularyaratıyor... Savaşa tanıklık eden çocuklarda ve ergenlerde si- linmez izler oluşur ve ileriye dönük ruhsal bozuk- luklar ortaya çıkar." Prof. Gökler, derneğin başka- nı olarak, tüm çocuklar ve ergenler adına "Savaşa hayır" diyor. 13. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Kongresi Anka- ra'da yapıldı. GATA Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Teoman Söhmen'in düzenlediği kongrede, Türki- ye'nin bütün tıp fakültelerinin ilgili kürsü başkanla- n, öğretim üyeleri buluştu, çok önemli konulartar- tışıldı. Bu arada buluşan öğretim üyelerinin savaş- la ilgili çok önemli kaygılan payfaştığına tanık oldum. Hepsi de o sırada yaklaşan savaşın (7-9 Mart) ço- cuklar ve ergenler üzerinde çok olumsuz etkiieri olacağını paylaşıyor, bu konuda seslerini yükselt- meleri gerektiğini vurguluyordu. Prof. Dr. Bahar Gökler'in açıklamalan, meslektaşlarının da düşün- celerini, kaygılannı dile getirmektedir. Istanbul Tabip Odası, yakından bildiğim çalışma- lan ile başından başlayarak "Savaşa hayır" çalış- malannda öncülük yapmıştır Bütün odalann bağlı olduğu Türk Tabipleri Birliği de savaşa karşı uyanlannı aralıksız sürdürmüştür. Neden tıp doktoriarı savaşlara karşıdır? Çünkü, savaşlar insanlann beden ve ruh sağ- lıklarmı bozan en büyük etkendir. Savaş, ölüm, yaralanma, sakatlık demektir. Bir sa- vaşın yarattığı yıkıntı, savaştan sonra da sakatlık- lar, esir düşmeler, aynlıklarla sürer gider. Savaş yı- kıntılan arasında ruhsal çöküntüler ayn ve özel bir yer tutar. Savaşa katılanlar arasında, savaşa tanık olanlar arasında yaşanan ruhsal çöküntüler sonra- ki yıllarda da sürer. Savaşın yol açtığı göçler, insanlann yerlerinden yurtlanndan kopmalanna yol açar. Aileler parçala- nır. Babalar savaşa gitmiştir, annelerie çocuklar göçlerin her türlü acılanna katlanmak zorunda ka- lıriar. Bulunduklan, yerleştikleri yerlerden kopanlmış- lardır, güvence olarak tanıdıklan her şeyden yoksun kalmışlardır. Kendilerine yeni bir yaşam kurmakta zorlanacaklardır. Bedensel ve ruhsal hastalıklarya- kalannı bırakmaz. Bağdatyanıyor... Bir film adına benzeyen bu sözlerin ardında in- sanlığın nice acılan yatıyor. Amerika da büyük acılaria kurulmuştur. Amerika, köleliği kaldırmak için iç savaş yaşamıştır. Ameri- ka, insan özgürlükterine büyük katkılaryapmıştır. Ama aynı Amerika, şimdi bir askersel-endüstri çekirde- ği tarafından "bütün dünyaya zorla egemen olmak için" yönetilmektedir. Amerika bu çekirdekten kur- tulmadıkça dünya rahat yüzü görmeyecektir. Aslında Bağdat değil, insanlık yanıyor. Burada başlayan ateşin nerelere sıçrayacağını Bush ve avenesi bilmiyor, hesap da edemiyor. Amerika artık hergün "terörsaldınsı" korkusu için- de yaşayacaktır. Yaşamlanndan başka kaybedecek hiçbir şeyleri olmayan insanlar, artık her türiü şid- det hareketini yapmakta kendilerini haklı görecek- lerdir. Dünya kan dökmeye, intikam almaya, dövüşme- ye yönlenmektedir. Böyte bir dünyada hiçbir yer, hiç kimse güvenlik içinde olmayacaktır. Bu bir kehanet değildir, birön- görüdür. Şiddet şiddeti doğurur. Türkiye bu ateşin bir ölçüde dışında kalmış, çok doğru yapmıştır. Savaşla kazanılacak hiçbir şey gerçekte kazanç değildir. Aslında Türkiye bu ateşin bütünüyle dışında kal- malı, hatta karşısında yer almalıydı. Yanında ya da dışında değil, karşısında... Bu savaşı durdurmak için yapılması gereken her şey yapılmalıdır. Zorbalık desteklenmemelidir. Banş çalışmalan aralıksız sürdürülmelidir. Savaş insanın düşmanıdır. Bunu unutmayalım, unutturmayalım... e-mail:erdalatak / superonline.com Faks:0212-5139098 Katledilişinin 25. yılı Yürekli savcı Oz anılıyor ANKARA (Cumhu- rivıet Bürosu) - Ülkücü katiller tarafından 24 Mart 1978 tarihinde kat- ledilen Ankara Cum- huriyet Savcı Yarduncı- sı DoğanÖz aramızdan aynhşının 25. yılında bugün anılacak. 1980 öncesinde Ül- kü Ocaklan ile ilgili soruşturma başlatan Öz, 24 Mart 1978 tari- hinde Ankara'da sabah aracına bindikten sonra evinin önünde açılanateş sonu- cu öldürülmüş- tü. 1962yılmda savcıhğa başlayan Öz, sık sık ülkücü kesimin hedefi olmuştu. Ozel- likleMilliCephelıükü- metleri döneminde Öz'ün görev yen bir- çok kez değiştirilmişti. Öldürülmeden önce Ankara Ticaret \; Tu- rizm Yükseköğretım Okulu öğrencilermden Levent Ozjürek ;ina- yetini araşhran Öz, so- DoğanÖz. ruşturma kapsamında Site Öğrenci Yurdu'nda arama yaptirmışti. Do- laplarda çok sayıda bı- çak ve tabanca ele ge- çirilirken, arama ülkü- cü kesimde rahatsızlık yaratmışti. Doğan Öz, ölümün- den kısa bir süre önce de yine "Kontr- geriIIa-MHP" ilişkilerini ele alan bir rapor hazırlamıştı. Devlet için- deki çeteleşme- yi anlatan Öz, kısa bir süre sonra öldürül- dü. Cinayetten bir süre sonra yakalanan İbrahim Çiftçi, tanık- larca defalarca teşhis edildikten ve ilk ifade- sinde cinayeti Ankara Ulkü Ocaklan Derneği yöneticilerinden aldığı talimatla işlediğini iti- raf ettikten sonra 4 kez ıdama mahkûm oldu. Ancak bu karar 3 kez bozuldu. Sonunda Çift- çi beraat etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog