Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

24 MART 2003 PAZARTESİ ŞtRKETLERDEN CUMHURİYET SAYFA YA1AŞ, yeni koleksiyonu Elektra'da yer alan yemek masası ve büfe seçenekleri ile yemek odalanna farklı bir soluk getirmeyi amaçlıyor. VEET, 14 Nisan'da Î2mir'de yapılacak olan "Miss Turkey Güzellik Yanşmasf'nın bu yılki sponsorluğunu üstlendi. İNd, mağazalar zincirine Levent Metrocity ve Nişantaşı Inci'yi ekliyor. Incı, 2003 Îlkbahar-Yaz sezonu için müşterilerine yeni modeller müjdeliyor. KOTON mağazalanndan 7Nisan'akadarlOO milyon TL'lik alışveriş yapan herkes 25 milyon TL'lik Koton Para kazanıyor. tPEKKÂĞIT'ınyabancı ortağı Georgia Pacifıc tarafindan Fransa'da üretilen Demak'Up Duo makyaj temizleme pamuğu Türkiye'de de satışa sunuldu. Ürün, iki faıklı yüzeye sahip ilk ve tek makyaj temizleme pamuğu olma özelliğine sahip. TEKZEN Ev Yapı Hobby ve Bahçe Marketleri, 31 Mart'a kadar Axess ve Vakıfbank kredi kartlanyla yapılacak alışverişlerde vade farksız 3 taksıt imkânı sunuyor. ITALIANA'nın Prestıj serisi içinde yer alan korseli 15 külotlu çorabı, şıklıktan vazgeçmeden vücudunu toparlamak isteyen hanımlar ıçın ideal. ORIFLAME Kozmetik'in yeni \iicut bakım serisi Ocean Algae, içeriğindeki Phytoplankton ekstresi sayesinde cildi sıkılaştırarak sağlıklı bir görünüme kavuşturuyor. EKONOMt ekonomi@ cumhuriyet.com.tr 13 Düşük faiz ve taksitten yararlanmak isteyen tüketiciye engeller çıkanlıyor Bankalarhukuka direniyorFATMAKOŞAR Tüketici Yasası'nda değişik- lik yapan 4822 Sayılı Yasa'yla rahatlayan kredi kartı mağdur- lan şimdi de bankalann kurdu- ğu tuzaklarla karşı karşıya. Kredi kartı pazannda önemli paya sahip olan birkaç banka, kart kullanıcılannm yüzde 50 temerrüt faizi ve 12 taksitten yararlanmaması için elinden geleni yapıyor. Tüketici Haklan Derneği'ne (THD) gelen şikâyetlere göre, kimi bankalar başvuru yap- • THD ve TükoDer'e gelen şikâyetler, kredi kartı pazannda önemli paya sahip bankalann tüketiciye tuzaklar kurduğımu gösteriyor. Kimi bankalar, başvuru için gelen kredi kartı mağdurlanna, Tüketici Yasası'ndan yararlanmayı olanaksız kılan hükümlere imza attırmaya çalışıyor. mak isteyen müşterilerinı ha- zırladıklan formlarla tuzağa düşürüyor. Buna göre, "Ban- kanızdan almış olduğum „. no- lu kredi kartundan dolayı ya- pılan takibe. ihtarnameye ve borça itirazım yoktur. Borcu aynen kabul ediyonım.... Eşit taksitte \iizde 50 faiz, masraf- larryla biriikte ödemevi kabul ve taahhüt ediyorum" gibi formlann imzalanması bu ola- naktan yararlanmayı imkânsız kılıyor. Çünkü, yeni yasaya göre, bankalar hangi aşamada olur- sa olsun temerrüde düşmüş tü- keticinin borcunu yüzde 50 te- merrüt faiziyle yeniden hesap- lamak zorunda. Ovsa imzalat- mak istedikleri formlarda, "daha önce işlettikleri fahiş te- merrüt faizine göre hesaplan- mış borcu 12 taksitie tahsil et- meyi" hedefliyor. TükoDer eylem yapmaya haarlanıyor THD Başkanı Turban Ça- kar ve Tüketiciyi Koruma Elektı-ikte zaııılı tarife kalkacak ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - Enerji Piya- sası Düzenleme Kurulu (EPDK) Başkanı Yiısuf Günay, tasarruf amaçlı uygulanan "150küovatsa- ati aşan etektrik tüketimi- ne yüzde 50 zamlı tarife uygulaması''nın 1 Ni- san'dan itibaren kaldınla- cağını söyledi. EPDK Başkanı Gü- nay, dünkü toplantıda, sektörde faaliyet göste- ren kamu ve özel sektör şirketlerinden 49'una ilk lisanslan dağıttı. Elektri- ğin vergi dışı maliyetinin belirlenerek toptan ve perakende satış maliyet- İerini aynştırdıklannı kaydeden Yusuf Günay, nihai ulusal tarifede bir değişiklik olmaksızın 1 Nisan'dan itibaren yeni tarifelerin uygulanmaya başlanacağım söyledi. Günay, "lSOküovatsaat- lik tüketimin üstünün zamta olmasu tüketimin önünde bir engekü, talep- te ve büyümede bir arüş beküyoruz" dedı. Günay. 1 Temmuz'dan itibaren il bazında kayıp-kaçak oranlannın yansıtılacağı tarifeye geçilmesini he- deflediklerinı bildirdi. Doğalgazda da 1 Ni- san'dan itibaren otomatik fiyatlandırmaya geçilece- ğini açıklayan EPDK Başkanı Günay, belirle- nen förmül ile her ay fı- yatlann şirketlerce belir- leneceğini söyledi. Derneğı (TükoDer) Başkanı Mehmet Sevim, rüketicileri bankalarca hazırlanan belge ya da formlara imza atmama- sı yönünde uyararak tüketici derneklerinden yardım almaya çağırdı. Söz konusu tüketici dernek- Ierine iletilen şikâyetlere gö- re, bazı bankalar başvuruyu kabul etmezken, bazılan yasa- nm kendilerini bağlamayaca- ğını öne sürüyor. Bankalar ara- sında "yasa sizi kapsamıyor" diye tüketiciyi yanıltmaya ça- lışanlar da var. Kimi bankala- nn da yeni yasaya dayanarak mağdurlann borçlannı yeni- den hesaplarken, 12 aylık tak- sitlendirme için vade farkı koy- duğu belirtiliyor. Kart mağdurlarmı bankalara ve icra dairelerine başvurulan- nı mutlaka noter kanalıyla yap- malan konusunda uyaran Mehmet Sevim, Yapı Kredi Bankası'nın dilekçeleri kabul etmediğini belirtti. Garanti Bankası'mn da "peşin ödeme ya da 12 taksit" biçiminde formlar hazırladığını belirten Sevim şu bılgileri verdi: "Oysa peşin ödeme diye bir hüküm yok. Burada tuzak var. Aynca Pamukbank da avuka- Ona yönlendiriyor. Sonra mas- raf listesi çıkarabiliyor. Yapı Kredi de dilekçeyi almryordu. Bunun üzerine ilgfliyerlere baş- vuru yapük. Yapı Kredi abna- maya devam ederse toplu dikk- çe eylemi yanı sıra söz konusu bankanın kartlarının boykot edilmesi yönünde çağn yapa- cağK." DUNYA EKONOMISINE BAKIŞ / ERGİN YILDIZOĞLlUovz)^ wgfiyair.net Bush yönetiminin dış politikasının oluşmasın- da rol oynayan "yeni- muhafazakârlar" olarak da bilinen çevrenin iki ön- de gelen kuramcısı, Kris- tol ve Kagan son kitap- larında (The War Over lraq) planlanan işgalin "Orta Doğu'nun hatta teröristlerin geleceğin- den çok öte" bir anlam taşıdığını, "21. yüzyılda ABD'nin oynamayı pianladığı rol ile ilgili" olduğunu yazıyoriar. Kis- singer da "Önleyici vu- ruş doktrininin, ABD dış politikasını belirle- yecek... tarihsel bir dö- nüm noktası" oluştur- duğunu söylüyor. (Finan- cialTimes,21/03)lyide, nasıl bir rol ve ne yönde bir dönüm noktası? 'Pentagon'un yeni harrtası' ABD Deniz Harp Aka- demisi'nden ve Council on Foreign Relati- ons'dan Prof P.M Bar- nett, Savunma Bakanı Rumsfeld'e danışmanlık KüreseUeşme ve Savaş "Çekimlek ve Çatlak' yapıyor, Pentagon'da üst düzey brifing'ler veri- yor. Barnett'in, The Pen- tagon's New Map baş- lıklı yazısında (Esquire, Mart 2003), "ABD'nin neden savaşa gittiğini ve bundan sonra da gitme- ye devam edeceğini" açıklarken, bu tür tartış- malarda hemen hiç gün- deme gelmeyen küre- selleşmeyi devreye so- kan yaklaşımı oldukça aydınlatıcı oldu. Hatırlarsanız, Kissin- ger, Fukuyama, Alan Friedman (Lexus and the Olive Tree), Kagan (New American Century), Kristol (VVeekly Stan- dard) gibi yazariann küre- selleşmeyi ABD'nin eko- nomik, kültürel ve siyasi normlarının dünya üze- rinde yayılması ve kabul edilmesi olarak gördük- lerini birçok kez aktar- mıştım. 1997 ve 2001 'de yayımlanan ûuadrenni- al Defence Revievv BATI SIGORTA BATTSİGORTAA.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANUĞI'NDAN OKTAKLARI RÜÇHAN HAKKIKULLANMAYA ÇAĞRI Şirketimizin 21.03.2003 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısı'nda ser- mayenin 5.000.000.000.000.- (Beştrilyon) TL.'smdan, 2.775.000.000.000.- (Ikitrilyonyediyüzyetmişbeşmilyar) TL.'sı iç kaynaklardan karşılanmak su- retiyle bedelsiz olarak, 225.000.000.000.- (Ikiyüzyirmibeşmilyar) TL.'sı da nakit olmak üzere, 8.000.000.000.000.- (Sekıztriryon) TL.'sına tezyıdine ve Ortaklanmızın 25.03.2003 - 09.04.2003 (akşanuna kadar) tarihlen arasında rüçhan haklannı kullanmalanna karar verilmiştir. Nakden arttınlan 225.000.000.000.- (tkiyüzyirmibeşmilyar) TL. serma- ye için nominal bedelle ihraç edilecek 450.000.000 (Dörtyüzellımılyon) hıs- seden Ortaklanmız mevcut sermayede sahip olduklan hisseleri ile orantı- h olarak rüçhan hakkı kullanabileceklerdir. Ortaklanmızın 25.03.2003 - 09.04.2003 tarihlen arasında rüçhan haklannı kullanmalanna. iştirak taah- hütnamelerini imzalayarak, taahhüt edecekleri hisse tutarlannı bildirmele- rine ve bu tutarlan tescilden sonra; en geç bir ay içinde nakden ödemeleri, süresi içinde kullanıhnayan rüçhan haklanmn ise, Şirketimiz Genel Kuru- lu'nca alınan karar çerçevesinde uygulanması kararlaştınhnıştır. Sayın Ortaklanmızın, T.T.K.'nin 394. maddesıne göre kullanacakJan rüç- han haklannı süresi içinde Yönetim Kurulu'na bildümeleri, iştirak taah- hütnamelerini tanzim ve imzalamalan gerekmektedir. 25.03.2003 - 09.04.2003 tarihlen arasında rüçhan hakJannı kullanmayan Ortaklanmızın. bu haklannı kullanmak istemediklen kabul edilecektir. Saym Ortaklanmıza önemle duyurulur. BATI SİGORTA ANONEVIŞİRKETİ YÖNETtM KURULU (Dört Yıllık Savuma De- gertendirme) raporlan, küreselleşmenin korun- masını ve geliştirilmesini (piyasalarının, enerji ve doğal kaynakların ABD'nin erişimine açık kalmasını) "yaşamsal ulusal çıkarlar" lıstesi- ne koymuştu . Diğertaraftan, yine bir- çok kez değindigim gibi küreselleşme aslında ol- dukça sınıriı kaldı, ve bu- gün "çökmüş devlet- ler", devletsiz alanlar olarak tanımlanan bölge- leri yarattı. Bu alanlar küreselleş- me sürecinin dışında kal- dılar ve örgütlü suçlarta 'terorizm' için verimli topraklar oluşturdular. Üstelik bu alanlar Prof. Klare'nin (The Resour- ce Wars- Kaynak Savaş- lan) altını çizdiği gibi, ço- ğu kez petrol, değerli ya da stratejik madenler, su kaynaklan, enerji taşıma yolları bulunan alanların hinterlandında bulunu- yordu. Nihayet birçok kez, bugün dünya eko- nomisinde büyük bir ka- pasite fazlası /talep ye- tersizliği sorunu olduğu- nu da vurgulamıştım. Prof Barnett'in Rums- feld ve Pentagon'a yol gösteren haritasına göre dünya bugün iki bölge- den oluşuyor. Birincisi, küreselleşmiş ve işle- yen bir çekirdek (Func- tioning Core): Kuzey Amerika, Güney Ameri- ka'nın büyük çoğunluğu, Avrupa Birliği, Putin Rus- ya'sı, Japonya, yükselen Asya, özellikle Çin ve Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Af- rika. Ikincisi, Entegre edilememiş "çatlak" ("Non-integrating Gap"): Geriye kalanlar. Küresel- leşmiş çekirdek, istik- rariı ve güvenlikli bir böl- ge (Ama talep yetersizli- ği ve kapasite fazlası so- runuyla karşı karşıya- E.Y) "çatlak" isetehlike- li, tehdit edici, istikrarsız, (ama küreselleşmeye en- tegre edildiği takdirde, fazla kapasiteyi emecek, fazla sermayeyi değer- lendirebilecek, yeni tüke- tici talebi ve yatırım alan- lan vaat ediyor. -E.Y) bir bölge. Barnert'e göre ABD'nin bundan böyle uzun dönemli stratejisi, bu "çatlağı", birbirini izle- yecek savaşlaria kapat- mak (çekirdeğin kullanı- mına açmak-E.Y) olacak. Bu strateji bağlamında "Çekirdek"le "çatlağı" birbirine "teyelleyen" şe- ritteki, Meksika, Brezilya, Güney Afrika, Fas, Ceza- yir, Yunanistan, Türkiye, Pakistan, Tayland, Ma- lezya, Filipinler, Endo- nezya vb. devletler ayn- ca önem kazanıyor. Barnett'in Rumsfeld ve Pentagon'a önerdiği strateji şöyle 1) Merkezin bağışıklık sistemini, 11 Eylül gibi olaylara tepki kapasitesini güçlendir. 2) "Teyelleyen şeritteki" devletlerin güçlü bir du- var ("fire wall") oluştur- masını sağla 3) Çatlağı giderek daralt ve yok et. Bu stratejinin uygulan- ması açısından, bugün en mükemmel örnek Or- tadoğu. Irak da ilk vuruş noktası. Prof Barnett de bu savaşı "ABD, nihayet bu 'çatlağı' stratejik bir tehlike olarak saptayıp, hesaplaşmayı amaçla- yan, uzun erimli bir as- keri stratejiyi benimse- diği için" desteklediğini söylüyor. Imparatorluk ve imkânsızlık Barnett'in önerdiğinin, bir anlamda "çatlağı", (aslında, küreselleşme- nin altında yatan talan ve sömürüyü görünür kıla- rak, "çekirdeğin", istikra- rını bozan "gerçeğini") ortadan kaldırarak, za- manı- (küreselleşme) ve mekânı (tüm dünyayı), ABD çıkarlanna bağlı ola- rak örgütleyip o haliyle "ebedileştirmek" ("Tari- hin sonuna" ulaşmak) gi- bi imkânsız bir impara- tortuk projesi oiduğu söylenebilir. Koalisyon kalabalık görünmeye çalışıyor Hatırlarsanız, daha ön- ce, ABD'nin hegemon- yasının neden yeniden kurulamayacağının tarih- sel (artık güç dengeleri 1950'dekigibideğil), ya- pısal (genel ekonomik kriz ve bunun içinde, ye- ni bir kınlganlıkla dışa ba- ğımlı ABD ekonomisi) ne- denlerini tartışmış, bu so- runu, askeri gücüne da- yanan bir imparatorluk projesiyle de aşamaya- cağını savunmuş, ancak durdurulamazsa etrafına büyük zarar vereceğini ileri sürmüştüm. Irak savaşı süreci bu savlan destekliyor. ABD Senatosundan senatör Byrd'nin sözleriyle "Ta- rihin bu en güçlü, zen- gin ve en güzel ülkesi" BM Güvenlik Konse- yinde kendisini destek- leyecek 9 ülke bulama- dı". Üstelik ancak rüşvet- le, tehditle kurabildiği "koalisyon güçleri" için- de "Işleyen çekir- dek"Xer\, Kanada, Fran- sa, Almanya, Ftusya, Çin, "teyelleyen şeritteki" ül- kelerden de Meksika, Brezilya yok. Bu yüzden koalisyon "çatlak" bölge- sinden ülkelere dayana- rak kalabalık görünmeye çalışıyor. Bu sırada "Işle- yen merkezin", BM ve NATO hatta AB gibi kilit kurumlan, hatta DTÖ'ye göre serbest ticaret, dün- ya ekonomisi, ciddi yara- lar alıyor. ilginç olan şu ki, Bush yönetimi bu gelişmeler- den hiç şikâyetçi görün- müyor. Pentagon'un Sa- vunma Polrtikası Pane- li Başkanı Perle, "BM'nin ölümü için Al- lah'a şüküıier olsun" başlıklı yazısında "Sad- dam çabuk yıkılacak, onunla biriikte BM'nin 'yeni dünya düzeninin' temeli olduğuna ilişkin fantezi de..." diyor (Spectator, 20/03). Sa- kın, ABD yeni stratejisini yaşama geçirirken, ulus- lararası düzeni daha da bütünleştirmek yerine, önce imparatorluk proje- sini engelleyecek muha- lefeti etkisiz kılmak için bilerek yıkmaya başla- mış, hatta daha da önemlisi buna mecbur kalmış olmasın? ABD'yi ekonomik zaafı zorluyor özetle, ABD, kendi li- derliği altındaki bir küre- selleşmeyi sürdürmek ve geliştırmek istiyor. Ancak ekonomik zaaflan ABD'yi bu amacına ulaşabilmek için salt askeri gücüne dayanan bir imparatorluk projesini benimsemeye zorluyor. Bu paradoks içinde debelendikçe de, ABD, küreselleşmeyi ayakta tutabilecek kurumsal ya- pıları kendi eylemiyle yık- maya başlıyor; projesine karşı yeni ve güçlü ittifak- ların oluşmasına neden oluyor. Ve tüm bunlar, bir mali genişleme sürecinin ardından (1985- 1998/99), bir küreselleş- me sürecinin daha, ken- di ürünü olan siyasi ve ekonomik çelişkiler attın- da çökmeye başladığını gösteriyor, aynen 100 yıl önce oiduğu gibi. Bun- dan sonra uzun bir süre kargaşa... Ev sahipleri! ''Zorunlu Deprem Sigortamzı" yaptırın, süresi dolan poliçenizi yenileyin. Zorunlu Deprem Sigortası için, tapu ve kimlik fotokopinizle. yetkili sigorta şirketlerine veya acentelerine başvurunuz. Aynntılı Bilgi için; DASK Çağrı Merkezi: 0212.368 0 800 veya WWW.dask.gov.tr ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Hiikümet Progpamı Meclis'çe onaylanan Hükümet Programı, AKP'nin Seçim Brldirgesi ve iki Acil Eylem Pla- nı ve önceki hükümetin proaramının, içi iyice boşattılmış bir uzantısıdır. önceki belgelerde, sorunların ve çözüm önerilerinin, çok daha so- mut, bir süre ile beür| enmiş olmasına karşın, Program, olabildiğince genel, soyut ve çözüm- süz kalmaktadır. ••• AKP artık kalıcı hPkümetini kurduğuna göre, bir konu yinelenmelı, öncelikle vurgulanmalıdır. Hükümet, verdiği kimi sözlerin yerine getiril- mesinde, "ekonomide sıkışıklık var" ya da "pa- ra yok, ne ile yapalırn" gerekçesine sığınabilir. Ancak paraya gereksinimi olmayan onca önem- li sorun ve bunlann çözümü vardır. Bunların ba- şında temiz siyaset ya da siyasetin rüşvet ve yolsuzluklardan kurtuiması gelmektedir. Geçmi- şin yanlışlarının temel nedeni olarak "...güven ve istikrar ortamının kaybolmasını..." gören Hükümet Programı'nda, bu konu uygun deyi- miyle geçiştiriliyor. Program, bu bağlamdayaJ- nızca... "tüm kamu adına görevyapanlannyar- gılanabilmelerinin önündeki, dokunulmazlık da- hil tüm engellerin kaldırıldığı" demekle, bu önemli noktayı başka taraflara çekiyor, savsak- lıyor. Oysa siyasetin aklanması, siyasetin de eko- nominin de toplumsal yaşamın da geleceği açı- sından gerçekten yaşamsaldır. Siyasetin kendi kendini üretebilmesi; ekonomide ve giderek top- lumdayönetime güven ortamının yaratılması bu- na bağhdır. Milletvekili dokunulmazlığı kaldı- nlmadıkça Program'a konu olan hiçbir gö- rüş, anlayış ve çözüm önerisinin anlamı yok- tur. Milletvekili dokunulmazlığı sınırlandınlma- dıkça, siyasetin aklanması sağlanmadıkça, ka- mu yönetiminin diğer alanlannın rüşvet ve yol- suzluklardan anndınlması olanağı yoktur. Bu ko- nuda, balığın baştan kokması engellenmelidir. Hükümetten kamuoyunun sorması gereken te- mel soru şudur Milletvekili dokunulmazlıklannın sınırlandınlması amacıyla gerekli olan Anayasa değişikliği ne zaman Meclis'e getirilecektir? • • • Sıralanan işlerin hangi parasal kaynakla yapı- lacağı konusu Program'da yer bulmuyor. Bu bağlamda, Hükümet Programı ile 2003 Bütçesi çelişmektedir. "Bütçe bu yılı ilgilendihr, Hükü- met Programı daha uzun süreye yöneliktir" de- nemez. Orneğin adalete güven duyulmasının çok önemli oiduğu, doğru bir tutumla vurgula- nıyor; buna karşılık Adalet Bakanlığı için Büt- çe'den aynlan pay, artınlmıyor; geçen yılın dü- zeyinde kalıyor. Programda teknolojik yenilik, araştınna, bilgi toplumu vurgulamalan yapılıyor, ancak 2003 Bütçesi ile üniversitelerin araştır- ma kaynaklan tırpanlanıyor; eğıtim ve sağlı- ğa aynlan toplam bütçe payı geçen yıllann da attına indiriliyor. Toplumun geleceğinin güvence- si olabilecek bu konularda, bol laf üretiliyor, an- cak sıra bunlara para ayırmaya gelince, tasarruf akla geliyor. Hükümet Programı, önceki AKP belgelerinin tersine, özel programlar uygulayarak işsizliği azartma anlayışından söz etmiyor. Tanm ve hay- vancılık sektörlerinde sorunların sıralanmasında başan gösteriliyor, ancak buna koşut çözümler ve de gerekli kaynaklar konusu bir yana bırakı- lıyor, yani kırsal kesim insanı unutuluyor; ağır vergi yükü altında ezilen esnaf sorunlan bir ya- na bırakıyor; yatınmsızlığa, üretimsizliğe nasıl çözüm bulunacağından ve üretimin nasıl artın- lacağından söz etmiyor. Kısaca ekonomi ala- nında yeni bir açılım getiremiyor. Başansız- lığı kanrbanmış eski ekonomi politikalan tek- rar ediliyor. ••• Hükümetin en önemli eksiği, söyiem ile ey- lem farkıdır; Hükümet Programı'nın, AKP'nin son dört aylık uygulamalannı sürdüreceğini vur- gulamasıyla, önümüzdeki aylarda da bu fark da- ha da açılacak gibi görünüyor. AKP yönetimi, hazıriıksızlığı ve uygulamadaki yalpalamalarıyla, kendisini destekleyen basın yayın organlannın, iş dünyasının ve dış çevrele- rin büyük bir şaşkınlık geçirmesine neden olu- yor. Gerçekte olan, her zamanki gibi, toplumun işsiz ve yoksul kesimine oluyor; AKP seçim mey- danlannda verdiği sözleri unuttukça, halk, ye- niden bir büyük düş kınklığı yaşıyor; kendini bir kez daha aldatılmış sayiyor. Hükümet Programı, hükümetin, kararsızlık ve şaşkınlıklannın devam edeceğini gösteriyor. yakup@metu.edu.tr l . J j lAmHİNX>E BUÇÜN ) j~ 1926: Türkiye'de petrol arama ve —J V işletilmesinin devletçe yönetilmesini I öngören kanun TBMM'de kabul edildi. 1929: İcra ve Iflas Kanunu kabul edildi. 1951: BOSSA Ticaret ve Sanayi Işlet- meleri TAŞ kuruldu. 1977: Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1977 ve 1978 yıllannı kapsayan 200 milyon dolarlık ticari protokol imza- landı. PskAFET 1 SİGORTALARI KURUMU Nüfiıs cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. YELÎZ ELtGÜL Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. BÜLENT AKKÖSE Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. DENİZ YENER
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog