Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

23MART2003PAZAR CUMHURtYET SAYFA P A Z A R Y 4 Z I L A R I dishab@cumhuriyet.com.tr Savaş içinde komedi-dramaSsvaş başladı. New York'ta hayat hiç değışmeden devam ediyor. Restoranlar, barlar, sinemalar her zamanki gibi dolu. Fakat bazı insanlar rahatsız. Times Square, Union Square gibi kentın önemli biiyük merkezlerinde toplanarak savaşı protesto ediyorlar. Polis kalabalığı dağıtmaya çalışıyor ama onlar bu savaşın kirli petrol çıkarlan icin yapıldığını söylüyorlar televizyon kameralanna. Üzerlerinde "Ulusİararası Katil" yazan ve yüzünde kanlar dolu George W. Bush fotoğraflı tişörtleriyle gezıyorlar. Amerika'nın diğer ıllerinde de, San Francisco'da, Washington'da da protesto eylemleri yapdıyor. Yüzlerce kişi rutuklanıyor. George W. Bush ne yapıyor? Babasından kalan görevi tamamlamaya çalışıyor. Ortadoğu'da Amerikan egemenliğını kurmak icin adına "Freedom War" (Özgürlük Savaşı) dedığı Irak savaşını başlahyor. Amerikan Başkanı, Irak üzerindeki bombardımanın başladığı gece konuşmasını yapmak üzere Beyaz Saray'daki Öval Ofis'te yenni alıyor. BBC Televizyonu'nda birdenbire bu" görüntü ekrana geliyor. Ses bağlantısı yok ama Bush koltuğunda oturuyor. Konuşması için hazırlanıyor. Oldukça heyecanlı görünüyor. Kuaförü Bush'un saçlannı tanyor, elinde makasla düzeltiyor, sprey sılayor. Yayın için yerdeki kablolan düzelten bir görevli görûntüye girip çılayor. Bu sırada ofisten bin bır şey söylüyor olmalı kı Bush gülümsüyor. Bağdat üzerine bombalann yağdınldığı sıralarda Bush, saçını spreyletip fılm yıldızlan gibi konuşmasına hazırlanıyor. Kısa bir sûre sonra görüntü aniden kayboluyor. Bu görüntünün yanlışlıkla ekrana gelmesinden kim sorumlu bilmiyoruz ama tüm dünya televızyonlannı atlatan bir gazetecilik başansı sergüiyor. Başkan Bush'u destekleyenler ne yapıyor? Fransız ürünlerini ve kültürünü protesto ediyorlar. Irak savaşı konusunda Amerıka'ya karşı tavır alan Fransa. artık Amerika'nın dostu değil. Ve artık Amerika'da "French Fries" yok! 10 gün öncesine kadar neredeyse her köşe başında ve restoranda bulabildiğımiz "French Fries" adıyla satılan bizım patates kızartması birden yok oldu. Aslında yok olmadı ama yok oldu gibi oldu. 0nun adı artık "Freedom Fries"! Özgürlük Kızartması! Tadı tuzu ve görünüşü aynı, fakat adı değiştirildi. NEW YORK ZULAL KALKANDELEN Temsilciler Meclısı'nin idari işlerinden sorumlu Ohio Temsilcisi Bob Ney'in önerisiyle, Meclis'ın tüm mönülerindeki "Fransız" sözcüğü çıkanldı. Ney, bunun Washington'dakilerin Fransız hükümetinden duyduklan rahatsızlığı anlatmanın sembolik bir yolu olduğunu söylüyor. Amerikan Kongresı'nın en yaşlı, en kıdemli üyesi Demokrat Parti Senatörü Robert C. Byrd'in konuyla ilgili yorumu ise dikkate değer. "11 Eyiül'den bir gün sonra Fransız Le Monde gazetesi, 'Hepimiz Amerikahyız!' şeknnde başhk atmışü. 18 ay sonra şimdi iki ülke Irak savaşı konusunda anlaşamadıklan için birbirine hakaret ediyor." Uzun süredir görülen en mantıksız uygulama diye düşünüyor insan. Gerçek olamayacak kadar saçma. Fakat şaka değil, bızzat Nevv York restoranlannda gidip yenı uygulamayı görmek mümkün. Mönülerde adlannda "French" sözcüğü geçen yemeklere yeni isimler verildi. "French Onion Soup" denilen Fransız soğan çorbası, artık "Özgürlük Soğan Çorbaa". Yanılmayın tadı aynı. Restoranlarda Fransız şaraplan servis edilmiyor. California, Şili ya da Italyan şaraplan bulabilirsiniz. Üstelik işlerinde yüzde elli oranında azalma olan bazı Fransız restoran sahipleri, en azından işlerini tamamen kaybetmemek için kapılanndaki tabelalan değiştirip Fransız restoranı ibaresi yerine, Akdeniz restoranı anlamına gelen "Mediterranean Restaurant" yazıyorlar. Fransız Brie ya da Camembert peyniri mi seviyorsunuz? Üzgünüm. Her zaman alışveriş yaptığınız market artık o peynirleri sarmıyor olabılır. Uygulamaya karşı Amerikan halkının tepkisi de ılginç. Gecen hafta sonunda bır grup Amerikalı, tüm ülke çapında Fransız ürünlerinın protesto edılmesı için sokakta gösten yaptı. Amerika'daki bırçok medya kuruluşu da uygulamayı gönülden destekliyor. New York Post'ta çıkan bir haber, mılyar dolarlık şişelenmiş su piyasasuıdan Fransız sulannı yok etme yollannı açıklıyor. Haberde, Evian suyu yerine ona eşdeğer kalitedekı çok daha ucuz Poland Spring'i, Volvıc marka su yerine Fıji Adalan'ndan gelen Fiji'yı, "Fransız poütikacüan gibi gazla dolu olan Perrier marka soda" yerine Saratoga'yı almalan öneriliyor Amerikan vatandaşlanna. Aklı başuıda bır kısım vatandaş ise konuyla dalga geçmeyi sürdürüyor. Hayati sorunlarla uğraşılan böyle bir dönemde patates kızartmasınm adıyla uğraşmanın saçmalığına şaşınp kalıyorlar. Konu, Amerikan televizyonlannın en uzun soluklu komedi şovu Saturday Night Live'a espri konusu oluyor. Ünlü Fransız öpücüğü "French kiss"e atıf yaparak, sokakta "Freedom kiss" yapan çiftlerden söz ediliyor. Bütün bu gariplikler komedyastnın içinde insan merak ediyor. Ya Belçikalılar, French Fnes'in aslının Belçika'ya ait olduğunu söyleyerek ayaklanırlarsa? Türkıye'den savaş konusunda istediklennı alamayan Amerika'da acaba Türk kahvesinin adı değiştirileeek mi° Güler misiniz, ağlar mısınız bu komedi-drama karşısında 0 Birilen çıldırdı belli ki, yok mu bir akıllı? kzulal@yahoo.com îsveç dış politikasında elastik günler STOCKHOLM Isveç hükümeti, yani Başbakan Göran Persson ve Dışişleri Bakanı Anna lindh (dığerlerine pek söz düşmüyor çünkü), Irak konusunda sürekli olarak Birleşmiş Milletler çerçevesüıde hareket edilmesini savundu, yani Güvenlik Konseyi'nin kararlanna uyulmasını. Sosyal demokrat ruha aykın olan "Bazı savaşlar gerekh'dir" tezını satır aralannda savunan sözler de söylediler. ABD'nin Küba'daki Gestapo kampında, hakkında hiçbir resmı suçlama olmadan tutulan îsveç vatandaşı kişi konusunda da ısteksiz davTamşlanyla tepkı yarattılar. Persson'un savaşla ilgili "televizj'onda tatstz görüntüler filan" şeklındekı sözü de hiç hoş karşılanmadı. Ne zaman ki Başkan George Bush, kendı yarattığı yapay bunalımda başmdan ben kararlı olduğunu belırterek baklayı ağzmdan çıkardı ve ABD ve müttefıklerinın Irak'a BM desteğı ohnadan da saldırabileceğini söyledi, o zaman Persson ve Lindh ağız değiştirmeye, devletler hukukundan filan söz etmeye başladı. Sağduyu sahibi insanlann aylar önce geldikleri noktaya, epey bir tur attıktan sonra yeni geldiler. Nasıl îsveç'in savunma ve güvenlik doktrini, sosyal demokrat hükümet tarafmdan "tarafsızdan itîüaksıza" ~^~^^~ çevrildiyse.. ağız değişiklıği de aynı şekilde algılandı. Bu arada, ABD'nin savaşa girmesi halinde, îsveç'in kendi anayasası gereği bu ülkeye silah ihraç etmeyi durdurması yönünde kamuoyundan gelen seslere "n'ayır" demekten de geri kalmadılar. Böyle bir durumda ABD, îsveç'e "ulusal güvenliği için gerekti olan askeri yedek parçalan filan satmayı keserdi" ve ülkenin ulusal güvenlik durumunu özenle göz önünde tutmak gerekırdi. Sanki o yasağı ıçeren maddeyi onaylayanlar ülkenin güvenliğını hiç düşünmemışlerdi. Söz konusu olan ülke, ABD, Ingiltere gibi Persson ve Co.'nun gözbebeği olan ülkeler olmasaydı, bu düşünce şeklı akla bile gelmezdi. Halk içinde Irak yönetimi kuşkusuz hiç sevilmiyor. Ama genel kanı, dünya güvenliğini tehdit konusunda bu yönetimrn GÜRHAN UÇKAN herhangi bir tehdit oluşturmadığı şeklinde. Aynca, eğer ABD demokrasi polisliği yapmaya niyetliyse, bu işe Suudi Arabistan, Kuveyt ve bazı Latin Amerika ülkelerinden başlayabilirdi dıyenlerin sayısı az değil. Ancak, halkın yansmdan fazlası savaşa karşıysa da, bu oran ülkemizdekinden çok daha az. Demesi üzücü ama, söz konusu olan ülke Irak değil Avrupa'daki bir Hıristiyan ülke olsaydı, bu oran çok daha yüksek olurdu. Isveç basuu bu konuda iki ayn cephe oluşturmuş durumda. Bağımsız tutucu Svenska Dagbladet ve liberal Expressen gazeteleri (toplam tirajlan 700 buı kadar) açıkça ABD ve savaş yanlısı bır tavır aldı. Bu- başka liberal gazete, Dagens Nyheter ise, göreli olarak biraz daha dengeli yayın yapıyor. Bağımsız sosyal demokrat Aftonbladet bunalımın başmdan beri savaşa hayır diye tavır aldı. John Pilger, Robert Fîsk gibi onurlu imzalann yazılanna yer veriyor . Ancak bütün basmda egemen olan bir tavır, "Irak Künüstanı" ifadesini ıçeren ve Kuzey Irak'taki Kürtleri, sanki bir zamanlar bağımsız bir devletleri varmış da daha sonra dört ülkenin işgaline uğramış gıbı göstermek. Tek bir kalem, neden 1991 'den beri korunma altında yaşayan bu ~ ^ ~ ^ ^ bölgede tek bir homojen yönetimin kurulmadığına, daha birkaç yıl önce, şimdi son derece önemli ve köklü siyasi partiler olarak nıtelendirilen partilerin birbirleriyle savaştığına ve hatta bunlardan birinin liderinin Saddam Hüseyin'le televizyon kameralan önünde şapur-şupur öpüştüğüne değinmiyor. Svenska Dagbladet'in, ülkemize sık sık gelen Bitte Hammargren adlı gayet başanlı dış muhabiri bile yazısında (20'3), cebinde îsveç pasaporru olan Iraklı bir Kürt politikacıdan, "KJrak özerk Kürt yönetiminin KYB tarafinın eğHim bakanı ve şefi halen ABD'de olduğu için. aynı zamanda başbakan veküi" ıfadesını kullanabılıyor. Sıradan bir okur, bu tür ifadelerden dolayı, ortada yerleşmiş ve altyapısı tamam bir "Kürdistan devleti" olduğu izlenimine kapıhyor. BİZtVI ELLERÎMtZ TEMİZ - tspanya'nm başkenti Madrid'de 150 binden fazia kişi ABD'nin Irak'a sakfansuu protesto ettL Eylemcikr, ellerini havaya kaldırarak "Bizim eQerimiz temiz, kanh değiL." di- ye bağmk Göstericfler Irak'a yapılan saldınnın durdurulmasını istedL( Fotoğraf: REUTERS) Banş formalan askıda kaldı îtarya'nın başkenti Roma, her yabancı için gizem dolu bir merkezdir. îster Asyalı olun, ister AvTupalı ya da Amerikalı, mutlaka tarih yüklü sokaklarda turlarken kendinize ait bir şeyler bulursunuz. Kolezyum sizı tarihin ilk yıllanna, aslanlarla gladyatörler arasındaki ^ ^ ^ _ ^ ^ _ _ savaşlara taşır. Forumda Cumhuriyet yönetiminin fılizlerini bulursunuz. Trevi Meydanı'ndaki çeşme (Türkiye aşk çeşmesi olarak tanıyor) ve îspanyol Merdivenleri ise Sophia Loren'in fılm setinden kopup gelen görüntüler gibidir. Phantenon Meydanı'ndaki kafelerde içilen espresso, bistrolarda yenen pizza ve lazanyanın tadınaysa doyum olmaz... Gelgelelim Roma şu sıralar keyifsiz. Irak'taki savaş hem yerleşıkleri, hem turistleri ister ıstemez etkılemiş. Artık Vatikan'da edilen dualann ortak amacı Ortadoğu'dakı kanlı çatışmayı sonlandırabilmek. Meydanlarda yürürken kiminle konuşsak savaş ve banş kelimelerini sarf ediyor. Hele Türkiye'den geldiğimizi öğrendiklerindeki ilk tepkileri çok ilginç. Ağızlanndan hemen "Ooo_Jrak çok yakm" lafi çıkıyor. Pek azı da futbola rotasını çevirip îtalyan ROMA ARİF KIZILYAUN ağzıyla "Hakan Sukur", "Emre" diye bağınyor. Antik Roma'dakı harabeleri gezerken karşımıza çıkan gladyatör taklidi yapan şovmenlerin amacı ise farklı. Onlar sizinle çektırecekleri fotoğraf karşılığında almayı planladıklan birkaç Euro için Istanbullu, Ankaralı, Galatasarayh olabiliyor. Roma'ya gitmişken Tiber Kıyısı'ndaki işportacılara uğramamak olur mu? Elbet yolumuz oraya da düşüyor. Ancak bu kez satılan tişörtler ve formalar biraz renk bıraz içerik değıştırmış. Son günlerde ne üzerinde Kolezyum bulunan kısa kol tişörtler, ne AS Roma formalan ne de Inter şortlan ilgi görüyor. Amk üzennde çeşitli dillere "banş" yazan gıysiler moda olmuş. Peace (banş) kabartmalı formalar kapış kapış gidiyor. Keza bayraklar da öyle. Yeni Roma'ya doğru yürüdüğümüzde niçin bu kadar çok banş bayrağı satıldığını anlıyoruz. Çünkü her evin camında penceresuıde bu bayraklar dalgalanıyor. Gençlerin üzennde Roma ya da Inter tişörtü değil banş forması var. Ne var ki insanlar "banş, banş" diye bağınp dostluğun simgelerini üzerlennde taşısalar da, Amerika bildiğini okuyor... GÜÇLÛ BİRİKİMLİ DENEYİMLİ KADRO ANADOLU LİSELERİ FEN LİSELERİ ve KOLEJLERE HAZIRLIK KURSLARINDA "BAŞARIYA GİDEN YOLDA SEÇENEKLERİN EN İYİSİ" GELENEKSEL ODULLÜ, OLCME • DEGERLENDIRME ve YÖNLENDİRME SINAVI S1NAVIARAILK0GRET1M 6. VE 7. SINIF OGRENCIURIKATILABIUR TÜRKOCAÖI CAD. NO: 4 3444O CAĞALOĞLU - İSTANBUL TILl (O212) 514 15 71 - 72 KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN 2001 390 Davacı Suat Tavşanlı tarafından davalı Sevim Tavşanlı aleyhine açılan boşanma da- vasının yapılan duruşmasının ara karan uyannca: Istanbul ili, Fatih ilçesi, Kasapiryas Mah. Cilt 37, Hane 670 BSN 2'de nüfusa kayıt- lı Hasan Rıza ve Halime'den olma Hopa 13.08.1941 doğumlu davalı SEVÎM TAV- ŞANLI'nın bütün araştırmalara rağmen tebligata yarar açık adresi tespit edilemedı- ğinden dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiş olmakla; adı geçen davalının bu dava ile ilgili ibraz etmek istediği belgelerini duruşma gününe kadar göndermesi veya duruşmaya getirmesi. 15.04.2003 günü saat 09'da yapılacak olan duruşmada hazır olması, gelmediği takdirde kendisini bir vekille temsil ettirme- si. duruşmaya gelmediği veya bir vekille temsil edilmediği takdirde dunışmanın yok- luğunda cereyan edeceği ve karar verileceği hususlan dava dilekçesi ve duruşma gü- nü tebliğ yerine kaim olmak üzere davalı SEVtM TAVŞANLI'ya ilanen tebliğ olunur. 11.03.2003. Basın: 12083 Yazan ve Yöneten: Yeşım Ozsov Gulan Ovnavanlar: Cevda Aşar, Alev Cınbarcı, Sedat Kalkavan, Sanem Oge -Ve Diğer Şeyler Topluluğu Türkiye'de ilk defa son oyunuyla tiyatroseverlere apartman tiyatrosu. benzersiz bır deneyim sunuyor. Akşam Gazetesi, Time Out İstanbul Bahar Akgün Bılgı-0212 323 0854 Her Çarşamba, Perşembe 20:30. Cumartesi 19:30 ve21.3O www.tiyatrokirmizi.com HASTANESİ'&MH Cuzel Sanatîar ZEYTİNBURNU SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Esas No: 2003 185 Karar No: 2003 298 Hâkını: Kemal Gü2el 20998 Kâtip: Nuran Taşkıran Hüküm Özeti Ilanı Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 2003 185 esas 2003'298 karar sayılı ve 12.3.2003 tarihli karar ile Şaziye Ejder'e babası Hasan Ejder vasi tayin edil- miştir. Buhususilan olunur. 12.3.2003 Basın: 13398 TEKNİK RESSAM 1$ ARIYOR 23 yaşında askerlikle ilişkisi olmayan Autocat 14 2000-2002 LT, katı model- leme programları kullanabilen %50 özürlü "Teknik Ressam" iş arıyor. Tel: 0 533 559 75 56 CNN'den büyüklere masallarHava bahara dönmek üzere, yeniden doğum başlıyor toprakta. Karlar eriyor yavaşçacık, kuşlann sesleri dolduruyor ortalığı. Sabah pencereyi açıp, içeri serin, dmç havayı doldurmak. yüzünü vermek rüzgâra. Yaşam güzel. Tüm yaşamımız boyunca, bahann toprağa ilk düşüşünü daha kaç defa kutlayabileceğimizi düşündükçe, her bir bahar sabahı daha da değerli geliyor insana. Özellikle de böyle ölüm dolu günler yaşarken. Geçen salı sabahı, böyle doğuma ve ölüme durmuş bir sabahtı Toronto'da. Şehir merkezmde bir grup, ellerinde pankartlar Amerikan elçılığıne doğru yürüyorlardı. Ağızlannda düdükler, ışe gıtmekte olan insanlan da uyandırmaya çalışıyorlardı bir yandan. O sabah savaşm açıkça masaya konduğu gecenin sabahı yani, bazılan için ise herhangi bir sabahtı. Ellerindeki gazete "savaşa 48 saat kab" yazıyor, insanlar hızla işlerine yürüyorlar. Gündelik koşrurmaca. George Bush'un geçen pazartesi gecesi yaptığı konuşmadan sonra, savaş karşıtı gösteriler yine hareket kazandı Kanada'da. Toronto, Vancouver, Montreal, Calgary gibi bü>iik şehirlerde ABD elçiliğinin karşısında tutulan "banş nöbetferi" veyürüyüşler... Vancouver'dakı Amerikan elçiliğinin karşısında 5 gündür kesintisiz süren banş kampı. CNN yerine, Fransız medyası ile beslenen Quebec eyaletinde ise. Amerikan dış politikası ve savaş karşıtlığı, diğer bölgelere nazaran çok daha keskin... Irak harekâtı üzerindeki uzlaşmazlık, Kanada ile ABD'nin ilişkilerini epey bir zamandır lanlgan bir noktaya getirmişti. Başbakan Chretien ve Liberallerin büyük bir çoğunluğu, BM karan ohnadan savaşa kesınlikle sürüklenmek istemediklerini dile getirdiler. Chretien, bir yandan Saddam "ın silahsızlandınlması gerektiğine katıldığını belirtirken ABD'nin masaya koyduğu "rejim değişîkügi*" meselesini de sorguladı verdığı demeçlerle. Liberal milletvekillerinden bir ikisinin ağzından Amerikalılar hakkmda politik arenada duyulmayacak dozda ağır sözler çıktı. Sağ kanat partileri ve iş dünyası ise, doğal olarak hükümet ile aynı görüşte değil ve meclis görüşmelerinde veya kulislerde başbakam, ,\BD'yi karşılanna almaması için sıkıştınyorlar. Kanada da, ABD ile ilişkilerinde bir bakıma Türkiye gibi kınlgan bır noktada duruyor. Ticaretinin yüzde 85 gibi bır oranının ABD ile olması, Kanada'nm iş yaptığı "dostu"yuz çevirmesini engelliyor. Buna rağmen Chretien hükümetinin Irak harekâtı hakkındaki rengi neredeyse başmdan ben açıktı. CNN dinlemekten bir adım öteye gıdebilen birçok Kanadalı da savaşm karşısında. ABD'nin Saddam Hüseyin'e verdiği sürenin dolduğu gece yansı Kanada'nm çeşitli üniversitelerinden 31 hukuk profesörü bir araya gelip, ABD'nin emperyalist hırslanna dayanan bu harekâtın, uluslararası hukuka tamamen aykın olduğunu söyleyerek harekâtı ağır TORONTO 1*1BERNA DEMtRYOL bır şekilde kınayan bir mektup yayımladılar. Ancak savaş hepimızin evlerinın içinde, gözlerinin önünde devam ediyor. Amerikan medyası, tüm bu protestolara, diğer uluslann veya kendi içlerindeki diğer seslere yer vermıyor. CNN ise bu ığrenç fihiıin, yapımcı şirketi rolünde. Amaç fihne olabildığince seyirci çekmek. Bir süredir savaş ve kahramanlık filmlen ile coşrurulan halk, şımdı gerçek savaş sahnelen görüyor ekranlan başmda. Çeşitli oyuncular bir bir çıkıp ekrana, ABD askerinin ne kadar şöyle böyle kahraman olduğu, Iraklılann nasıl tesüm olduğu, ABD'nin ne kadar merhametli olduğu, vesaire hakkmda durmadan konuşuyorlar, arkada bombalanan bir şehır. elleri havada teslim olmuş Iraklılar ve aslan Amerikan askeri. Bir süre sonra, tüm kelimeler, tüm sözler, görüntüler, hepsi, hepsi birbirine giriyor. Ehm kumandaya gıdiyor, kısıyorum sesini sonuna değın. Film hızla akmaya devam ediyor. Dışanda ise sabah ohnak üzere. Kuşlar başladılar türkülerine. Bahar kapıda. Yaşamı yok etmeye çalışan biz insanlar hariç, toprak, hava, su ve tüm diğer canhlar, yeniden doğuşu kutluyorlar. ANNEM BATIYA GIDIN DEDI! Nilgün Cerrahoğlu "Meseia altı kişi, birisi istanbul'dan gelmiş, anlatıyor: "Bir köprü var, akliniz durur." Tarif ediyor çocuk: "Burdan oraya, düşünebiliyor musunuz? Suyun üzerinde duruyor" diyor. Televizyon yok o zaman. Var da bizim mahallede yok. Bizimkı garip mahalle. istanbul'dan gelen arkadaş, "Mis" sokağmı anlatıyor sonra: "Bütün Diyarbakırlılar orda" diye. Caddeleri anlatıyor, camekanları, artistleri anlatıyor. Birisi diyor ki, "Yılmaz Güney'i gördüm. Çok büyük. Baba adam"... Ben onaltı-onyedi yaşında ayrıldım Diyarbakır'dan. Annem batıya gitmemizi İStiyordu. Önce Mersin'e, sonra istanbul'a gittim. 0 sırada mıizik işlerinin peşine düşmüştüm. Gozüm başka şey görmüyordu." Mahsun Kırmızıgül ÖVvvY A Y I N E V I "Islık çalar"' SEYRANTEPE MAH. İBRAHİM KARAOĞLANOĞLU CD. YAYINCILAR SK. tto. ıo,AKat. 2 80660 n.Leven:/ İSTANBUL TEL 10 212) 280 95 85- 280 9/, 18 FAKS: 280 93 40 omnıaapr'zma ııet ır liternet satışı- www. onyayıneift com www 1deefixe.c9p.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog