Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

23MART2003PAZAR CUMHURİYET SAYFA MUZIK İNSANIN SERÜVENİ TURHAN SELÇUK DÜHJSÎ TABÎATLI ISTANBUl EF2KDISI ABDÜLCA2s T BAZ' K.4RIKUİADE MACERALARI TEKMI1I İAp-Dl K'I, îş, VA D& e<§-\Tİİ_MİŞ HALK Tiyatro ile müziği ayırmayan Ayla Algan ninniler, masallar ve ağıtlardan besleniyor Anadolu'daher şeyvarHATİCETU>CER Sanatını Anadolu çağlaya- nından dolduran bır sanatçı Ayb Algan. Ninniler, masallar, ağıtlar, turkuler Ayla Algan'ın tasından taşıp şarİalara, oyun- lara donuşup gunumuze gelı- yor Başkalanna bızı anlattığı kadar, bıze de bızı anlatıyor Turkıye 'de Dame de Sıon 'da başladığı eğıtımını Fransa'da Versaılles Lısesı'nde surdu- ren Ayla Algan, Amenka "da tı- yatro eğıtımı gordu Ayla Al- gan 196 rde"TarlaKuşu''oyu- nuyla çıktığı sahneden, yıllar- ca bırçok oyunda rol alarak hıç uımedı 1970'lerde başla- dığı muzık çahşmalannda Ba- tılı eğıtımıne karşın Anadolu ezgılennde kendını aradı *Bi- ziın dönem öykydL Esın Af- şar, Modern Folk Uçlusu, Fık- ret Kızılok Kendi halk mü- ziğimize döndüğümüz de\irdL Ruhı Su'da opera sesi vanh, ama halk müziği söylüyordu. Ben de Anadolu ezgUeriyle, Yunus Emreflebaşladnn.Kop- yacıbk yoktu, felsefesi neydi onu öğrenmeve çakştım. tster istemez tasavvufa girdim. Ba- üh kafamla yaklaşoğım için flk anda şaşınbm. Ritimli. eğlen- diren bir müziktL" Dünyanın en aüzel melodisl... Ayla Algan sonrakı yıllarda tiyatro çalışmalanna ağtrlık \ enrken müzıkten hıç kopma- dı Tiyatro ıle muzığı hıç ayır- mayan Algan, Yunanıstan'da Delfı Uluslararası Antık Tıyatrolar Festıva- h'nde Herakles uçlemesınde kullan- dığı Anadolu ezgılenyle buyuk ılgı gordu "Çakü Gazinosu'nda çıkar- ken Ibrahım Tatlıses' ten daha bu hal- lere gelmeden önce öğrendiğim bir parça vanh. DehTdeo ağıü oyunun so- nuna koydum ve kendi folklorumla, kendi ağıümla en iyi trajedi aktristi se- çildim. Yunanhlar bizimkindeniyi de- dfler." Ayla Algan'la sohbetı belırlı bır ko- nu uzennde yurutebılmek ımkânsız gı- bı Anılar, duşunceler, çozumlemeler hızla akıp gıdıyor Bız "Bu konuya ne- reden geldik" dıye duşunurken sozle- nnı turkuler, tekerlemelerle orneklı- yor "Caz müziği bizim müziğünize uyuyor. Cazdan geldiğün için sadece halk müziği söyleyebilhorum. Pır Sultan Abdal'auyuyoc 'Ot- me bulbul otme ' Alaturka söyieyeıniyorum. Modern ora- : toryoyu kendi müriğimizden ' çıkardık. Ben hep Anadolu'ya gidiyorum, gani ganL Ne otu- ' rup uyduracağun? Çek çek kayıkçı'yı Troyah Kadınlar'a kovdum. Dünyanın en güzel mekK&L Mevlana dönüşü dün- yanm en güzel dansL~ Aksak ritml Y Yabancılarla sık sık ortak projelerde \er alan Ayla Algan, böylece kültürler arası farkhlıkları gözle>ebilme olanağı bulmuş. urtdışında birçok oyunda yabancılarla çalışan Ayla Algan, herhangi bir ayrımcılıkla karşılaştığında yine Anadolu kültürünü koz olarak kullanmış: "Beni hor gördüklerinde hemen iki-üç yöntemim var. Aksak ritmi koyuyorum. Adam kalakahyor. Aksak ritmi çalamıyor. Afrikalı, Kızılderili basıyor, Batılı basamıyor. Hıncımı alayım diye öyle yapıyorum. Yunus Emre söylüyorum. 'Sevelim Sevilelim 7 daha 13. yüzyılda sizin karanlık devrelerinizde söylemiş' diyorum, ona da şaşırıyorlar." yat, halkevleri >ok oldu. Şimdi açılan kültürevieri gençleriBaüözentisi içe- risindc jetiştirivor. Kendi kültürleri- ni, vanigenctik kültürlerini araştirmı- yorlar." Yurtdışında bırçok oyunda yaban- cılarla çalışan Ayla Algan, herhangi bır aynmcılıkla karşılaştığında yıne Anadolu kulturunu koz olarak kullan- mış "Beni hor gördüklerinde hemen iki-üç >öntemim \ar. Aksak ritmi ko- yu\orum. Adam kalakahyor. Külturlerarası fark Aksakritmi çalamryor.Afrikah. Kı- zılderili bası>or. Baüh basamrv or. H ın- cunı alayun dive övle vapıvorum. \\ı- nus Emre sövlüvorum. Sevelım Se- vılelun'ı daha 13 yüzyılda sızın ka- ranlık devTelennızde soylemış' dijo- rum, ona da şaşınyorlar." Yabancılarla sık sık ortak projeler- de yer alan Ayla Algan, boylece kul- turler arası farklılıklan gozleyebılme olanağı bulmuş Koyunden Alman- ya'ya ışçı olarak gıden ve otomasyo- nun başına geçen brr Turk koylü ka- dınını yazdığında "Goethe gibi" dı- ye karşılanmış "Biz imajh bir hal- kız. Yani fotoğrafinı yapnoruz. Goet- he'nin yazım şeklL Bizim halkınuzö\ - le konuşuvor. Kadın çavırlardan, sa- n ineğinden gehrdş. Starbn \eşil ışığı- nı görünce ça> ırlan. sarı ineğini görü- vor. Baknor, oradan bir şev çüavor- Havdi san inek— Bizinıkiler otomas- \onda daha çabuk >apıyor zaten Al- manlardan. Canı agzında" diye baş- ladım. 'Ayaklanma karasular ındı' di- \ebitirdim. "Goethe gıbı ımajlarla ya- zıyorsun' dedim. 'Ayaklanma karasu ındı', "canı ağzında'yıbiz "deyım' de- yip geçhoruz ama çevirince müthiş getiyor onlara." Algan, annelenn nınnılerınden Aşık Veysel'e kadar uzanan genetık kultu- re sahıp çıkmayı "kültür miltiyetçüi- ği"yle butunleştınyor "UTVESCO böyleyok olmayayüz tutan kühür de- ğerlerhie ilgili projelere para ile des- tek oluvor. Bizi küçümseyen entelek- tüleDer bile var. Ataturk'ün" Herkesın folkloru salonlarda yapılıyor Kadının yerl Bızımkı nıye yapılmasın' diye bir sözü var. AşıkVeysel'ın'Uzun ınce bır yoldayım' ını düşünün. Ritmivar, bil- geBği var. Tam folk kimliği dediğimiz, hiçbir klişesi jok Hepsi kendi gene- Antık tıyatrodan arabesk yorumuna, yaratıcı tıyatrodan Koy Enstıtulenne kadar uza- nan sohbet, Ayla Algan'ın "Kendi kültürümüzden, ge- netik kültürümüzden uzak- laşükça,yabancüaşıp mutsuz- laştığumz" duşuncesı çe\re- sınde dolaşıyor "Karadeniz'de örneğin hasat sonrasıtemmuz ayuıda halka olup dans edi- yorlar. Övle olaylar var Id zin- cirleme. Köv Enstitüleri'nin >ok ol- masL. ardından müzik, edebi- tlerkes yaratma yeteneği ile doğmuştur. 'tstidath çocuk' derkrya. Hayır, evinde yaratma edimini gefiştirecek ortamı bubnuştur. Kendüerini oyunla tanıyorlar Ayla Algan, 1998"den bu yana kuruculan arasmda bulunduğu Ekol Drama Sanatevı'nde çocuklar ve yetışkınler ıçın yaratıcı drama programını yürutûyor Anneler babalar kımı zaman atoryelere bırlıkte katıhyor "Yaraüa drama eğitim, oyunla kendini tanınıakür. Yaratıcı dramada müzik, resim, her tür sanat var, yemek de var. Yani insan bilimlerinin hepsi var. Endüstri ve demokratik tophımlardaki küçük aile, muthıhık değil yabancılaşma getiriyor. Kişiliğimizi bulalım derken yahuzhğa duştuk. Herkes kendini özgur zannedivor, ozgur degiliz. Yalnızhkta hiç değilse özgürlüğü arayahm. Çocuk sabah servise binivor, servisle geliyor. Anneyle ne kadar göriışuyorsa. Konak yaşamından mikroaileve döndüğümüzde ne eski ninniler kakü, ne masallar. Büyükanneler yok oldu. Dedem çalmayı bOmediği halde piyanonun başına geçer. biz de tencerelerle ritinı rutardık. Şimdi çocuğu televizyonun önüne orurtuyoriar. Benim çocuklugum nasıl geçtiyse burada çocuklara ve annelerine onlan vermeye çahşıyorum. Herkes yaratma yeteneği ile doğmuştur. 'îstıdatlı çocuk' derler ya. Hayır, evinde yaratma edimini geliştirecek ortamı bulmuştur" tik kühürlerinden gelme çok güzel bir varlık alanı oluşturmuş." Ayla Algan, kadının ataerkıl toplum- lardakı durumu ınsanlık tanhındeta ılk buluşlan yapmasını sağlıyor Orneğın sev gıhsını eve almak ıçın orgu saçmı balkondan aşağıya sarkıtan kadın, aş- kı ıçın rastlantı sonucu ıpı bulmuştur "Ataerkil tophunlarda kadının coğraf- yası erkekler için meme ve dudakür. Anaerkil toplumlarda ise sevgi ile seks aynlmaz. Şimdi sevgiyi aldılar seks kal- dL O zaman müzikler de ona benziyor. Bizim göbek dansımız kadının doğur- ganhğı uzerinedir. Doğurganlığı simgeleyen bir dansür. Şimdi kadının saüş dansı oldu. Disco mü- ziğinin kötülüğünü size söyleyeyim. Sa- dece kalp atışı ama sevgiyle değil, kav- gaernıekiçin. Çunku imgelem yok. Bis- co müziği karşBindakineimge- lem kurabilesin diye vakit bı- rakmıyor. Kadın ile erkeği ayır- mış. Dolayısıy la beden sarsm- olarrviayapdan birmüzik. Zih- nin yapması gereken danstaki şeyi esrar vapıvor. tnsan ha- yatla butunleşcmediği. kendi- ni rahatsız eden yerde günde- Kk üstüne sığuur. Yani zihinle- rinin yaratacağı şeyi esraria yapıyoıiar. Onun için discolar- da esrar yayguıdu-." Yaratıcılık Ayla Algan, gundelık ustu- nu, kan-koca kavgası, ışınden atılma, gunluk sorunlar karşı- sında sığınılan >er olarak açık- lıyor "Hani deriz ya 'Ah an- neannemın boreğı' diye. Sev- giyle yapar çünkü, gündelik üstüdür. Üretirve ölüm korku- sunu yener. Ya da resim yapan birkadın.bir şeybırakıyor ar- kasında. Psikiy atristlere, hap- lara gerek yok yanL Yegâneyi yarat, kendin yarat" K A R A K I Ş ' N 4. ALBÜMÜ Dördüncü albümü Bizar'da duygu yüklü sesini kontrbas ve gitar tmılamla birleştiren Karakış, yorumundi Ruhi Su Dostiar Korosu'nun etkisi olduğunu söyiüyor. Anneye türkülerNevzat Karakış. Global Muzık tarafından çıka- nlan dorduncu albumu 'Bizar'da annesının se\- dığı turkulen seslendınyor Karakış, annesınuı adını verdığı albumun hazırlanış oykusunu şoyle anlatıyor "Annem hadi oğlum türkü söy- k dedikçe kırk dereden naz getirirdim. O şimdi öte yakaya geçti, güllere rengini vermek için. Ben ise annesi gurbete gitmiş içimle onun sevdi- ği türküleri söylemeye devam ediyorum. Anne- min canı dinlensin diye. Şimdi annenıin adı gibi Bizar'ını.-'* Karakış, Cem ^ ıldız ın muzık yo- netmenlığını yaptığı Bızar albumunde Bolu'dan • Karakış, Cem Yıldız'ın müzik yönetmenliğini yaptığı Bızar albumunde Bolu'dan "Beyaz Gıyme", Bartın'dan "Kiremette Buz musun", Kastamonu'dan "Gıydıva'mn Kızlan" gibi Batı Karadenız Bolgesı'nden türkülerin yani sıra Trakya'nın en sevılen türkülennden "Şemsiyemin Ucu Kare"yi yorumluyor. 'BeyazGiyıne'', Bar- tın'dan "Kiremette Buz musun", Kastamo- nu'dan "Gıydıva'nın Kıztan", gıbı Batı Kara- denız Bolgesı'nden rur- kulenn yani sıra Trak- ya'nın en sevılen rurku- lennden "Şemsiyeınin Ucu Kare"yı yorumlu- yor Ankara'nın "Suya Gider Alh GeHn" turku- suyle devam eden yol- culuk, Yozgat turkusu "îlenger Atüm Bağa", Nev şehır'den "Taşa Çal- dun Ayvam ile Nanmı" ıle tç Anadolu'ya uzanı- yor Karakış. Gumuşha- ne turkusu "Giderim Yohım Kaya"dan sonra Erzıncan'dan "Sabahtan Sabaha Her Dem Sa- bah", Kemalıye'den "Sabanm Seher Vaktin- de", Tunceh'den "Uhı Yol Üstüne Serdim Pos- tumu" eserlenyle Ana- dolu gezısını tamamlı- yor Bıtlıs'ın Adılcevaz ılçesınde doğan Karakış, muzık çalışmalanna tzmır'de başladı Istan- bul'da ılk solo konsennı 1986 yılında veren Karakış, RuhıSu Dostiar Korosu'ndan edındığı bınkımlen, "Öhun Git Öte" adını verdığı ılk albumunde değerlendırdı Karakış, 1996 yılın- da "Çiçeği Hiç Solmayana", 1998 yılında "Ağ- zımda Bulut Tadı Var" albumunu çdcardı ŞIK ZEVRAKİ Kardeşlik çağnsıAşık ZevTaki el emeğıne goz nurunu katıp sımlerle, boyalarla susledığı şıu"lenyle gazete- mızı zıyaret ettı Kuzeydoğu Anadolu âşıklık geleneğını kendme ozgu yorumuyla gunumu- ze taşıyan Âşık Zevrab, kendi elyazısıyla kâ- ğıda doktuğu şıuiennın çevTesını geometnk şekıller. kuş, çıçek motıflenyle bezeyerek halk sanatmın guzel bır orneğını oluşturmuş Âşık Zevrakı, Gumuşhane'nm Kelkıt ılçesı Gelm- petek koyunde 1922 yılında doğdu Kuçuk yaşlarda halk şırnne ılgı duyan ZevTaki, aym yaşlarda resim yapmaya da başladı Bağlama ve kaval çalmayı gençlık yıl- lannda oğrenen Aşık ZevTaki, şın-lennde Arapça ve Farsça tamlamalan da kul- landı Âşık ZevTakı şıırlennde doğanın yok edılışınden ka\- gayı bırakıp kardeş- çe yaşamaya kadar pek çok konuya değmıyor "Âşık Zevraki der: Kıymayalım tabiaön turnasına, jalesine, lalesi- ne" mısralannda nisanlığı doğayı bozmamaya çağıran Zevrakı şu mısralannda da kardeşlik çağnsı yapıyor "Knrma bize pisli tuzak/ Gel paylaşak kardaş kardaş/ Durup bakma uzak uzak/ Gel Yaklaşak kardaş kardaşj" Halk şaın Âşık ZevTakı, ABD nın Irak'a saldırdığı ve dunya banşını tehdıt ettığı şu gunlen "Vav hunhar harbin avaıtaa avanak hay dutlan vay/ Vay mor dutiann kor kurüan, kuduz itleri vay/ Vay kirti paralaruı ktnli, kanh pis parazitleri vay vay da vay " mı ralanvla anlatıvor
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog