Bugünden 1930'a 5,448,242 adet makale



Katalog


«
»

MART 2003 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA ROPORTAJ İNSANIN SERÜVENİ TURHAN SELÇUK DÜRÜST TABİATLî İSTASBUL EJ2KEISİ ABDÜLCAKBA2' Ihlamur Kasrıyapıldığında Nişantaşı nişan alınan taş halindeydi; şimdi heryanı beton kesti Vadım okadar yeşildiki ÇeHk Gükrsoyun "Bir MasaT kitabmdaki fotoğraf 1860'lan gösterm>r_. Ihlamur'unbugünkühaHisea]ttagörük>nıi>or!(Fotoğraf SERKANYILDIZ) azen söz biter; daha çok konuşmakla daha fazla anlatamazsınız... Yeri S e ^ yazının da yeter- siz kaldığı olur... Ama bazen bir fotoğraf karesi, sözün ve yazının ötesıne geçer... îstanbul sev- dahsı Çeük Gülersoy'un Yıldız'da- ki ilkokul günlerini ve çocukluk anı- lannı anlattığı "Bir MasaT kitabı- na aldığı eski bir fotoğraf işte her şe- yi tek başına anlatan bir fotoğraf... Ihlamur Kasrfnın fotoğrafı... Soldaki tepe Nişantaşı... Nışan al- mak için dikilmiş taştan başka bir şey yok... Ortada Gayrettepe tepelen... SağdaMecidiyeköyü... Bütün tepe- ler ve köyler boş... Ihlamur Kas- n'nın çevresi koru... Fotoğraf kare- sine girmese de korunun yanından Fulya deresi akıyor... vadl eski bir mesire Fotoğraf 1860'larda çekilmiş... Çelik Gülersoy, 1930'larda da fo- toğraftaki manzaranın fazla değiş- mediğini yazıyor... Bir de bugün gi- din, aynı vadinin fotoğrafını çekin... Sonra iki fotoğrafı yan yana koyun... Ne söyleseniz, ne yazsanız yetmez! En iyisi vadideki Ihlamur Kasn'nı gezmek! Vadi eski bir mesire... 18. yüzyıl başında III. Ahmet döneminin Ter- sane Emini Hacı HüseyinAğa, sahip- lendiğı araziye bir de köşk yaptırmış: mesire "HacıHüseyin BağJarT ola- rak anılıyor... Hüseyin Ağa, yolsuz- luktan kelleyi verince bütün malına mülküne el konuluyor... Ağanın kel- lesi gidince vadinin adı da ıhlamur ağaçlanyla Ihlamur'a dönüşüyor... 19. yüzyılın ortasında saltanat sı- rası Abdülmecid'e geldığinde... Ab- dülmecid, Galata bankerlerinden 5 miryon sterlin alıp bu ilk borçlanmay- la Dolmabahçe Sarayı'nı yaptınr- ken.. 1850'lerde üç tane de kasır yaptınyor... Göksu'da, Küçüksu'da ve Ihlamur'da... Balyan aılesinden Garabet, Dol- mabahçe Sarayı'nın mımarlığını üst- lenirken Niğogos Baylan da az öte- deki Ihlamur vadisinde kasır için ça- lışıyor... Nüzhetlye Kasr-ı Hümayunu Kasır, köşk demek... Abdülmecid, Niğogos Balyan' a elı değmişken Dı- lamur'da bırbınne 100 adım uzakta iki köşk birden yaptınyor... Biri Ma- beyn ya da Merasim Köşkü ya da Hünkâr Dairesi... Öteki Maiyet Köş- kü ya da Harem Dairesi... Ûdsi bir- den oluyor Nüzhetiye Kasr-ı Hüma- yunu... Nüzhet, gönül açacak yere gidip gezme; tazelik. sevinç demek... Zat-ı şahanelerinin, Ihlamur'da köşk yaptırmalannın bir nedeni, av partisi düzenleyerek yay gerip ok atarak gezip eğlenmek, bir başka nedeni de şehrin ıçınde bir yerden bir yere gıderken mola verip istirahat bu- yurmak... Mabeyn Köşkü, tek kath... Taş kaplı cephesi iğne ile oya ışler gibi bezenmiş... Merdivenden çıkıp kapıdan gınnce so- fa... Sofanın adı; aynalı salon... Şömınenin üstün- deki altın varak çerçeveli boy aynası. kristal... Sol- daİa kapıdan padışahın ka- bul odasına, sağdaki kapı- dan kalem odasına geçili- yor... Kabul odası, on bi- lemedinız on beş kişiyı alacak kadar... Tavan ah- şap oyma, oymalar altın varak... Perdeler, halılar Hereke'den özel dokuma, vazolar ve şömıneler A\Tupa'dan... Tavanda, duvarda bir santimetre ka- re boş yer bırakılmadan görkemli süslemeler yapılmış... Aralara altın varak atılmış... Kapı tokmağına ka- dar aynntılara mılmiş... HaBt Zi>-a LşakhgiL Sultan Reşat döneminde sa- rayda yaptığı başkâtiplik anılannı yazarken, Mabeyn Köşkü'nü Dolma- bahçe Sarayı'nın ufaltıla ufaltıla son hadde indirilmiş bir numunesine benzetiyor... Köşke harcanan para, doğrusu kü- çük bir servet olmalı... Servetin kaynağı ise Galata ban- kerlerinden alınan borç para... Bunca göstenş, Abdülmecid'in düzenleyeceği av partisi için... Yeri geldiğinde sözü esirgeme- mek gerek: Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider avlanmaya! Zat-ı şahanenln helasıl Kalem odasının arkası zat-ı şaha- nenin helası... Onca Batılılaşma hevesine karşın tabiı ki alla turka hela... Kuburun çapı var, en az bir, yir- mi santimetre.... Osmanh'nın büyüklüğü her yer- de bellı oluyor! Köşkün önündekı havuza karşı- lıklı iki aslan heykelinden su fışkı- nyor... Havuz kenannda bir aslan heykelı daha var: su içmeye geli- yor... Bahçedeki ağaçlardan sofora Japonya'dan, inka Güney Ameri- ka'dan getirtiliyor... Dılamurlann ya- nı sıra atlas sedirleri, manolyalar bahçeyı süslüyor... Üç Köy yolu kavşaflı Zevkın en küçük aynntılan düşü- nülmüş... Fransız ozan Lamartine, Ihla- mur'da Abdülmecid tarafından ka- bul edilmiş... Ancak henüz kasırlar yapdmamış... Ahşapbiryapı var.. La- martine, yazıyor: "Padişah üç gün sonra, Avrupa kı- \TSinda,vahşi ama zarifbir vadkle bu- hınan Ihlamur Köşkü'nde beni ka- bul edeceğini Reşıt Paşa vasıtası>1a büdirdL. Araba, yaş kumlu bir yer- de; üç köy yolunun kavşağmda dur- du. Arabadan indik KdaMizumuz en gölgeli yerden geçirerek bizi ağaçnk- b bir düzlüğe götürdü. Bu düzlüğün sonunda, güney köyterimizdeki fakir papaz evlerine benzeyen dört köşe- ü, düz damb, tek pencereK bir yapı görünüyordu. Üç basamakh bir mer- drven üstünde yeşile bmanmış bir parmakhk. gelmiş olduğumuz yol- dan o küçük evin taraçasma geliyor- du_ Kocaman yemiş ağaçian bu ta- raçavı gölgelhor; beş alü ihtij'ar ıh- lamur, gölgeledikleri damın üstüne daDaruu ve yapraklarını serhorlar- ilai. alit Ziya, Ihlamur'daki Mabeyn Köşkü'nü "Dolmabahçe Sarayı'nın ufaltıla ufaltıla son hadde indirilmiş bir numunesi"ne benzetiyor... Demek ki Abdülmecid, bu küçük bağ evinde de "merasim" yapabıli- yormuş... Beyzadenin ehne üç kuruş para geçmeye görsün! Bugün dağ-taş yoğun bir yapılaş- manın ve taşıt trafiğinin içınde, çev- resuu saran duvarların arkasına sı- ğınmış Ihlamur kasırlan, Meclis'in tt miDisaraylar''ı arasında müze ola- rak değerlendiriliyor... Yani giriş pa- rayla... Mabeyn Köşkü, görevlinin re- fakatinde geziliyor; Maiyet Köşkü ise kafeterya olarak kullanılıyor... Baharla birlikte, kafeteryanuı masa- lan bahçeye yayılıyor... Uğursuz blr değnek Çelik Gülersoy, Dılamur Kasn'nın o eski fotoğrafını yerleştırdiği çocuk- luk anılannda şöyle diyor: "Dünya hep böyle gehnişti, öyk de gidrvordu. Bizden de önce, binlerce yü, on binlerceyüböyk ohnuştu. Yer- kabuğunun lavlannın soğuyup, üst- lerinin yeşillendigi dönemlerden sü- rüp gelen bir dokununiçindeydik. Bi- lemezdik. Bir gün, uğursuz bir değ- neğin dokunup, her şeyi yok edece- ğini, tahmin edemezdik." Duvarlarm (şımdilik) koruduğu 25 dönüme yakın arazisiyle Ihlamur kasırlan, beton ve asfalttan kaskatı kesihniş vadinin içinde duruyor ve Mabeyn Köşkü o eski fotoğrafla ses vermeye çalışıyor: Vadim o kadar yeşildi ki... GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHANERİNÇ ANAP'ın Yerinl AKP Aldı Anavatan Partisi (ANAP) 3 Kasım seçimlerin- de yüzde 5 dolayındaki oy oranıyla Türkiye Bü- yük Millet Meclisi dışında kalınca üzülen hol- dingler, boşuna üzülmüşler. Çünkü 365 milletvekili ile iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), itiraf etmeli ki 57'nci hükümetin küçük ortağı ANAP'ı aratmıyor. Hatta holdingler için daha yararlı ve hızlı ola- rak bir görevi yerine getiriyor. Neden derseniz, ANAP'lılar, verdikleri sözle- ri yerine getirmek için Demokratik Sol Parti PSP) ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) üstyö- netimlerini ikna etmek zorundaydılar. Bu yüz- den isteklerin gerçekleştirilmesi zaman alıyor, ancak "görülmemiş uyum" yüzüsuyuhürme- tine "evet" deniyordu. Şimdi zaman kaybına da zorunluk kalmadı. Verilen sözleri gerçekleştirmekte "kabul" oyu için kalkacak (TBMM Başkanı dışında) çok sa- yıda iktidar parmağı var. • • • AKP iktidan, 57'nci koalisyon hükümetinin ANAP'lı çalışma ve sosyal güvenlik bakanlan- nın önderiiğinde hazırianan Iş Yasası Tasansı- nı, kadük olmuşken sahiplenip gündeme ge- tirdi. Komisyonlardaki görüşmeler sırasında sos- yal taraflann, yani işçi ve işverenleri temsil eden sendikalann daoydaştığı iddialannın iktidar ta- rafından açıklanmasının gerçeği yansıtmadığı kısa sürede ortaya çıktı. Ancak, Türk-lş, DİSK ve Hak-lş tarafından yapılan ortak açıklamada kamuoyuna gereği gibi yansımadı. • • • Iş Güvencesi Yasası'nın 15 Mart 2003 günü yürürlüğe girecegi, 3 Kasım seçimleri öncesin- den biliniyordu. AKP yönetimi, öyle anlaşılıyor ki Iş Yasası değişikliğini yasalaştırarak holding işverenleri- ni rahatlatacaklannı sanmışlardı. Çünkü savun- duklan iş yasası, işçileri genel anlamtyla köle- leştireceği için Iş Güvencesi Yasası, hemen he- men bütünüyle işlevsiz kalacaktı. Fakat evdeki pazar çarşıya uymadı. Içtüzük zorlanarak gündeme alınan Iş Yasası Tasansı verilen sözlere karşın 15 Mart'a kadar yasalaş- tınlamadı. Doğal olarak da etekleri tutuşanlar çareyi Iş Güvenliği Yasası'nın ertelenmesinde buldular. Üç AKP milletvekilinin hazırladığı yasa öne- risi, iktidann oy çoğunluğu ile Saglık, Aile ve Sos- yal Işler Komisyonu'na havale edildi ve 48 sa- at geçmeden görüşülerek genel kurula indiri- lecek duruma getirildi. Başbakanlığı cumartesi günü devralan ve ilk yazışmada talihsızliğe uğradığı görülen Recep Tayyip Erdoğan için bu erteleme girişimi ikın- ci talihsizliği oluşturdu. Üç milletvekili ile başlatılarak hükümetten uzak tutulmaya çalışılan erteleme önerisi, ko- misyonda AKP çoğunluğunca daha da ötele- nerek 30 Haziran'a kaydınldı. ANAP'a benzerlik burada da görüldü. Ben- zer uygulamalarda da ANAP'tan üç milletveki- linin önergeleri ile sonuca gidiliyordu. Bu yazı yazılırken, öteleme yasası henüz ka- bul edilmemişti. Gündem degişikliği için açılış sonrasında yapılan oylama sonucu da ortaya koydu. ••• Gazetecilikte, yöneticileri en çok tedirgin eden şey, daha önceden hazırlanan eklerin, dağıtım günü havada kalıp kalmayacağı kuşkusudur. Sanınm Hürriyet gazetesi Insan Kaynaklan eki- ni hazıriayanlar da dün moral bozukluğuna uğ- ramış, ancak yayını zorunlu ilanlar ellerini kol- lannı bağlamıştır. Ertelenen yasanın ne olduğunu andığım dün- kü ekin "Işçiyim Güvendeyim" manşetinin ya- nındaki alt başlıktan aktanyorum: "Iş Güvencesi Yasası'nın dün yünjriüğe gir- mesi ile Türkiye 'de çalışma hayatı yeni bir dö- neme girdi. Artık haksız ve gereksiz yere ele- man atma devri tarihe kanşıyor. Yasayla bera- ber haksız yere işten atıldığını düşünen bir iş- çi mahkemeye başvurabilecek. Bugüne kadar arka planda kalan insan kaynaklan birimleri çok önemli görevler üstlenecek. İşte yanndan itibaren işçileri bekleyen Güvenli Hayat" Acaba AKP'liler neye oy verdiklerinin ayır- dındalar mı? Yasa'nın dün kabul edilmesi, yürürlüğe de gir- diğini göstermiyor. DahaSayın Cumhurbaşka- nı'nın inceleme süresi ve geri gönderme olası- lığı da söz konusu. Aynca hukuksal bir açmaz- la da karşı karşıyayız. • • • Düzeltme, 13 Mart günkü yazımda, 13 Mart yerine "13 Kasım"demişim. Sonraki cümlede geçen "bugün" sözcüğü yanlışı düzeltiyor ama, açıkça düzeltir, özür dilerim. O.E. DENİZ SOM OYKULER "Yok Devenin Başı"ndaki öyküleri okurken "yok devenin başf diyerek itiraz edebilirsiniz. Fakat sizi temin ederim ki, öykülerde hiçbir abartı yoktur, her biri yaşanmıştır ve anlatılanlar aslında devede kulaktır! GÜNİ2İ YAYINCILIK Tei.: 0.212 512 42 19
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog