Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

CumhuriyeC İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET \AKFI adma ÎLHAN SELÇUK Genel Yayın Yönetmenı: İbrahim Yıküz # Yazuşleri Müdürü: SaKm Alpaslan#Sorumlu Müdür Mehmet Sucu # Haber Merkezı Müdürü: HakanKara Istıhbarat Cengiz Yıldırım 0 Ekonomı Öz- lem \ üzak • Kultur Egemen Berköz • Spor \bdülkadir \ ücelman • Makaleler Sami Ka- raören # Düzeltmc Abdullah Yazıcı # Bıl- gı-Belge Edibe Buğra • Yurt Haberlen Meh- met Faraç 0 \srupa Temsılcısı Güra> Öz YaymKurulu ÜhanSelçuk(Baş- kan), Emre Kongar (Danışnıan), Orhan Erinç, Hikmet Çetin- kaya, Şükran Soner, tbrahim Yıİdız, Orhan Bursalı, Musta- fa Balbav, Hakan Kara. Ankara Temsılcısı Mustafa Balbav Atatürk Bulvan No 125,Kat4,Bakanlıklar-AnkaraTel *4195020(7hat). Faks 4195027 • tzmır Temsücısı. Serdar Kızık, H Zıya Blv 1352 S 2 3 Tel 4411220, Faks. 4418745 • Adana Temsılcısr Çetin Yiğeooğiu, înönü Cd 119 S. N<r 1 Kaf 1, Tel 363 12 11. Faks 363 12 15 Müessese Müdürü Erol Erkut • Bılgıtşlem Ahmet Korulsan • Sa- tış FaziletKuza REKLAM: P.M. Ltd. Şü. • Genel Mudür Gülbin Erduran#KoocdmaIör Reha lşıtman 9 Genel MudûrYrd Sevda Çoban # Fınansman Müdûnı. Çetin Erdoran Tel 0212 514 07 53 - 513 84 60-61. Faks 02125138463 \ «yımbnuı: Yenj Gun Haber Ajansı Basm ve \ avıncılık ^.Ş TüAocagı Cad. lv 41 Cagaloglu 34334 laanbul PK. 246 - Sukecı 34435 k. Te! (Q2İ: 5!:0<0^ı:0rBlı Faks « H i n r n 85 95 B«jta:MateGazeteDenpBasım'lavn>alıkSaıı «Tıc AŞ Barbarc» Bulvan No 12< 17MART2OO3 tmsak-4 39 Güneş: 6 07 Öğle: 12.20 Öandı:15 39 Akşam: 18.20 Yatsı: 19.41 Ecstasy'i bir kez denemek bile küçük stresleri bunalıma götürüyor Depresyonadavetiye ATTİLA İLHAN LONDRA (AA) - îngiltere'nin başkenti Londra'daki Metropolitan Ünıversitesi'nden bir grup bilim adamı, yaptıklan araştırmalar sonucunda, bir-iki Ecstasy tabletinın bıle beyinde uzun süreli tahribat yaratarak zaman içinde depresyona yol açabileceğını saptadıklannı açıkladı. Tek bir denemenın bıle kışıyı gelecekte sorunlarla karşılaştırabüeceğinı belırten bılım adamlan, özellikJe gençlen bu uyuşturucu haptan uzak durmaya ve zararsız olduğu yolundakı iddıalara ınanmamaya çağırdı. Araştırmayı yürüten ekibın başında bulunan Lynn Taurah ve Dr. Chris Chandler, insanlann, özellikle gençlerin büyük bölümünün bir iki kez Ectasy kullanmaktan bir zarar görmeyeceklerine inandıklanru, ancak bu inancuı temelden yanhş olduğunu vurguladı. "Kr- ild kez Ecstasy kullananlar da beyinierine, ileride kendikrini hastahldara açık hale getirecek zarariar veriyoriar" dıyen bılım adamlan, "Pekçoğu profesyonel yaşamın içinde olan bu kişiler, daha sonra en küçük bir stres yaşadıklannda, depresyona girmeleri an meselesi ohıyor" Sha dünya turnesin Latin pop şariacısı Shakira, 10 milvondan' fazla satan son albümü 'Laundry Service'ten sonra ilk kez dünya turnesine çıktı. Şili'de konser veren Shakira, tspanyoka ve tngifizce şarialaruu seslendirdi. Şarkıcı. Şih'deki konserinde hayranlannın hücumuna uğradı. Shakira turne kapsamında 30 değişik ülkede 50 konser verecek. (AP) ıı ••• 1dâre've'Öğretmen':'Al Güfcim / Ver Gülim!'.tt (... o yıllar harp yıllan, 'ahval-i hâzıra dolayısıy- la- Devlet Demiryollan'nın bütün trenleri -ister 'posta' ister 'ekspres' olsun- yollarda gecikir; sı- rasında, üç beş saat 'tehirlı' gelirdi: Istasyona va- nrsın ki, kara tahtada beyaz tebeşirle, çarpık çur- puk biryazı, Toros Ekspresi üç saat tehirlidiıi'; ya da, 'Kurtalan Treni, 120 dakika geç!". Uzun; -hiç belli olmaz, o arada daha da uzayabilen,- sı- kıntılı bekleyişler; havadapus, dağlarduman; he- le ayaz, kartozu üflüyorsa, dışan da çıkamazsın, Bekleme Salonu'nda hapis! Eğer 'güzergâh'ta- ki okullanna gidecek olan, Köy Enstitülü öğren- ciler varsa, ne mutlu! Mandolinlerini çıkanr, çe- şitli köy havalan çalarlar; oynayanı bile çıkar! Kız- ları, üniforma benzeri kılıklarından tanırdık; er- kekleri aynca, üç numara tıraşlı kafalanndan; her hallertyle, farklıydılar; bize başka ve dinamik bir Türkiye hazıriayacak gibiydiler -hazırlayabildiler mi, o 'bahs-i diğeri' Gâvurdağlan'ndakı yaşantımız esnasında (1940'tı yıllann ilk yansı; Bahçe/Bulanık), önce 'eğitmenler'i görmüştüm. Eğitmenler, Köy Ensti- tüleri'nin öncü öğretmenlendir; çoğu henüz ter- his olmuş krt'a çavuşlan filândı; sıkı bir öğretim kursu izleyip, iyice eğitiliyor; köy okullanna öğ- retmen tâyin ediliyoriardı; Türkiye'de, -bıraz Ital- yan, biraz Sovyet, ikisi de kamusal- bir kırsal öğ- retim/eğitim uygulamasına geçılecektı; Gâzi'nin, ülkeyi ulusal kültüre kavuşturmak yolundaki pro- jeksiyonlanndan, birisi 'Halkevleri' ise, öbürü 'Köy Enstitüleri'dir; eğer, Cumhuriyet'in 'Ulusal Kül- tür Bileşimi'ni benimseyıp gerçekleştirebilseler- di, sanınm Maarif'te yaşayageldiğimiz kargaşa- ya uğramayacaktık. Talihsızlikodurki, Inönü Cumhuriyeti, 'Halkev- leri'ni de, 'Köy Enstıtülen'nı de, Dıl ve Tanh teme- line yaslanan, o son derece başanlı Selçuklu/Os- manlı (Ümmet) kültürü üzennde gelişecek, 'Ulu- sal bir (millet) Kültür Bileşimı' istıkametinde 'ış- letmedi'; tekrar Tanzimat Batıcılığı'na yönelen, birYunan-Latin 'çıkmazı'nasoktu: 'çıkmaz' ol- duğunu, nereden mi çıkardım; on yıl içinde, 'biz- zat' bunu anlayıp, terke kalkıştılar da, oradan! Iş- te o 'çıkmaz'ın, onu düzelteyim derken, ardısıra düşülen başka vahim yanlışlann, 'milli' eğitimi nereye getirdiğini, günümüzde, ibret ve dehşet- le görüyoruz. Öğretmen Nihal Gökyüzü (adı baş- ka ve mahfuz), görevli olduğu o uzak ve büyük şehirden (adı mahfuz) bu konuda, iki 'tesbit' gön- deriyor 'Batılı' olayım derken, bakar mısınız, ne olmuşuz? Veli çocuğu için 'ayncalık' peşinde!.. Tesbit/I. "... eğrtimle ilgili yazılannızı oku- yunca, çok sevindim; gerçeklerin yazılması, ne yazık ki iyice seyrekleşti. 'Dezenformas- yon' ağı içersinde, halk şaşkın durumda. Be- nim sözünü etmek istediğim, 'Ortaöğretim ve llkögretim Kurumlan'. Bu konunun yıllardır, kü- resel kültüre hizmet amaçlı bireyler (pardon, 'tüketiciler1 ) yetiştinmek demek oiduğunu, çe- şitli yazılannızda belirttiniz. Haklı olduğunu- zu da biliyorum. Anadoiu'da birçok (hemen he- men hepsi) köy okullanna kjlrt vurulmuş du- rumdadır. Köyden kente göç olgusu nede- niyle oluşan 'varoş okullan' ve 'kent içi okul- lar' gibi, iki ayn okul grubu var, büyük şehir- lerde. Sözünü edeceğim okul, kent içi bir okul..." "... okulun öğrenci profili, almak zorunda ol- duğu, yakın çevrede oturan öğrencilerden oluşuyor Yüzde sekseni, çevreden, -büyük ba- ğış vererek- kaydını yaptırmış öğrenciler! Bi- rer saatJik bir 'servis'le okuta getebiKyorlar. 'Ser- vis' içinde, çocuklara, ayn bir 'küKür' verili- yor; bu servisi, okul müdürü ve muavinleri iş- letryorlar. Her birinin arabası var. Milli Eğrtim de 'özelleştirme'ye kaydığından, okulun ve- lilerdenjopladığı paralan teşvik ediyor ve pay alryor. Örnek olsun diye yazayım: Yeni oluş- turulan bir sınıfa alınan elliye yakın öğrenci- den, iki üç milyara yakın bir bağış sağlanabi- liyor; üstelik, bunun sadece yansına makbuz veriliyor; zaten veli makbuz peşinde değil, o çocuğu için ayrıcalık sağlamak peşindedir, okul idaresiyle bu ryi ilişkileri sürdürüyor..." "... öğretmenler, bu anlaşmadan habersiz, en zayıf halka ama; onlar da, 'kendi öğrenci- lerine, ücretli özel ders vererek, bu yanlış dü- zene uyum sağlamışlar. Idare ve öğretmen, 'al gülüm - ver gülüm!'-. Makbuz mukâbili alınan bağışlardan, Milli Eğitim'in hiyerarşik bütün kaderneleri, yararianıyor. Kimisi yasal bile. Bir okul müdürü, böyle bir okula atandığında, iki yıl içinde zengin bir kişi oluyor..." (24 Şubat 2003, faks mesaj) ...önce, vatan! (Heryerde 'keyfiyet' bu mudur? En azından, Ni- hal Öğretmen'in 'tesbit'i budur; hıç de iç açıcı değil; besbelli Fatma Hocâ'nım'dan da Ayşe Öğretmen'den de, çok, ama çok uzaklardayız! Onlar, 'çocuklan' başanlı olsunlardiye, 'zayıf öğ- rencileriyle, 'mesâi'den sonra da okulda kalır; fi- sebilillah, onlan 'çalıştınriardı'; çünkü, herbaşa- n 'Cumhuriyet'in başansı idi; henüz kimsenin cebi, yüreğinden önce gelmıyor: önce *Vatan'! Hiç mi iyileştirme, ya da düzene sokma teşeb- büsü yapılmıyor; 'Battı balık, yan gider' fetvasın- ca, işler olabıldığine mi bırakılmış? Yo hayır, Ni- hal Oğretmen'e bakarsanız, Bakanlığın yurt ça- pında bir çabası olmuş ama, onun da âkıbeti par- lakgörünmüyor. Neden mi? Yaptığı ikinci 'tesbit', zaten o konuda, onu da görüşürüz: Olur mu?) e-mailrtilahan a isnet.nettr http://www.bilgiyayinevi.com.tr/ailhan Faks:0-212 / 260 19 88 Reklam güzel de... Direct Drive'ın annelere faydası ne? Çamaşırın cinsine göre program önerir. Hemen yıkanması gerekenleri 30 dakikada yıkayıverir. VVoolMoveözelliğiyle yünlülerielde yıkar gibi yıkar. Direct Drive'ın babalara faydası ne? Çamaşır miktarına göre elektrik ve su harcar. AAAsınıfıdır. Enaz elektrik sarfiyatıyla en iyi temizliği sağlar. Motoru, dünyanın en sessiz motorudur. 5950 Direct Drıve Çamaşır Makınesı Çağrı Merkezi: 444 0 888 www.arcelik.com # drcelik
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog