Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 16 MART 2003 PAZAR OLAYLAR VE GORUŞLER "Bu savaşın ABD önder- liğinde ve egemenliğinde dünyadayenibirdüzen kur- ma imkânı sağlamak için nasıl tezgâhlandığı..." "Şuaçıkgerçekki, buya- bancı askeri güçler üzerin- de Türkiye'nin ciddikontro- lü mümkün değildir.. Ne zaman ve hangi koşullarda bu güçlehn kullamlacağı, Ankara'dan değil VVashingtondan karariaştınlır." "Ülkemizin bu hassas bölge- sinde emrivakilerie karşı karşıya kalmamak için, milli menfaatlan- mızın tersine konumlara düşme- mekiçin, buyabancıgüçleribiran önce geri göndermemizi diliyo- nım." "Incirlik milli bir utanç tablosu haline gelmiştir. Türkiye için, Tür- kiye'nin ulusallığını, Türkiye'nin bağımsızlığını zedeleyen bir ha- vaalanı haline gelmiştir." "Bugünkü durum şunu apaçık gösteriyorki, Körfezsavaşıylabir- likte Ortadoğu bölgesi fiilen ABD'nin kontrolüne girmiş, petrol bölgeleh kontrol altına alınmış ve Israil'in güvenliği sağlanmıştır." Eski Başbakan Abdullah Gül'ün on ytl önceTBMM'deki konuşma- lanndan parçalar... Tarihe ibretle geçen konuşmalar... CHP Grup Başkanı Prof. Dr. Haluk Koç Mec- lis tutanaklannı incelemiş, on yıl önceki konuşmalardan bir özet çı- karmış... Dün nedediler bugün ne EVET/HAYIR OKTAY AKBAL Utanç Gözyaşlaml. yaptılar!.. Bir tek Incirlik vandı, şim- di sayısız Incirlik var! istanbul'un burnunun dibindeki havaalanlan bile, limanlar, kentler, kasabalar, Başbakan Gül'ün, AKP iktidarının eliyle ABD'ye sunulmuştur. Biraz da bugünlerde bakan ola- cağı söylenen eskı Maliye Bakanı Abdüllatrf Şener'in Meclis konuş- malanndan birkaç alıntı... "Eğer hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir diyorsak, buna inanı- yorsak, Çekiç Güç 'ün görev sûre- sine son vermek, milli bir borcu- muzdur, vatan borcumuzdur, hay- siyet davamızdır. Bukarar, bağım- sızlıkkaranmızın ve kararlılığımızın ifadesi olacaktır." "Hepimizin bildiği bir gerçek var, kimse milletiyanıltmasın. Çe- kiç Güç insani nedenlehe burada değildir. Çekiç Güç bir ABD gü- cüdür." Şimdi de Adalet Bakanımız Ce- mil Çiçek'ın 2000 yılındaki Mec- lis konuşmasından bir parça oku- yalım: "Frankenstein'laryaratan onlar, kimyasal silahlan verenler onlar, Halepçe'de katliam yapanlar ve yaptıranlar onlar." Son olarak, Abdullah Gül,15Ocak2002'deAf- ganistan'a Türk askeri gönderilmesine bakın na- sıl karşı çıkmış: "Bizlerde bu sorumlu- luğu taşıyoruz ve bu ka- dargeniş, kapsamı belli olmayan, süresi belli olmayan biryurtdışına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gönde- hlmesini uygun bulmuyoruz." Suyayazılmışsatırtar değil bun- lar! Zabrtlara geçmiş, tarihte yer almış konuşmalar... Hepsi, AKP iktidannın sorumlu görevlerine gel- miş insanlannın sözleri... Dün kar- şıydılar, bugün herşeyi sineyeçe- kiyorlar. Bir Incirlik değil, sayısız Incirlik var ABD'nin elinde!.. Bütün bunları teslim edenler, birkaç yıl öncesine kadar ulusallığı, bağım- sızlığı savunan AKP'liler... Geçen gün birfotoğraf gördüm; Istıklal Marşı'nın kabulünün 82. yı- lı toplantısında ağlayan AKP 'bü- yü/c'leri! Niye ağlıyorlar? Seksen yıl bu marşı ağlamadan okuduk, gu- ruıia övünçle... Şimdi ağlatan ne- dir? Birtakım yanlış ışleri, nerdey- se vatan ihanetine kadar varacak kararlann, uygulamalann yarattığı utanç mı? Yoksa, Mehmet Akif in: "Ariadaş yurduna alçaklan uğ- ratma sakın Siper et gövdeni dursun bu ha- yasızca akın" uyarısı mı? Sanklı Kafa ile Sokrates Meşk Etmek! İbrahİm TURKEŞ Felsefe Öğretmeni G ünümüzde insanlara kazandınlan "sonsuz" ve "snursE" bılgi, on- lan genelde iyi bir meslek sa- hibi kılabilse de bu "formas- yon" ile bağdaşmaz biçimde dar kafah, çıkarcL, ırkçı, işken- ceci. insana ve her alanda in- san haklanna saygıyı yitinniş bireyler olmaktan da alıkoya- mamaktadır. Kişılığı "aşın- ma"ya götüren bu gelışmede, insanlığa özgü "ihanet" etme- diği hiçbir değer kalmayan, milyonlarca insan "açhk" ve "kımk"tan ölürken "silah"a (savaşa) yatınm yapan, daha çok kâr edebilmek için deniz- leri. ırmaklan kirletıp "doğal alanlar"ı yok eden ve bu yüz- den "bflgi"yi de "dünyapaza- n"na egemen olmaya yönelik bir "çıkar" ve "iktidar" çatış- masının aracı olarak gören "küresel kapitaüzm'*ın etkisi ve sorumluluğu büyüktür. "Av- nıpa hümaniznıası"nın başlı- ca dayanağı olan "insan onu- ru", "özveri" ve "pa>1aşma", Giyim reyonlarındaki yıldızlı ürünler şimdi süper indirimli. Sakın kaçırmayın. "hoşgörü", "nıh yüceHği'' gi- bi geleneksel değerleri altüst eden küresel kapitalizm, "güç"e, "zengin"liğe, "ihti- şam"a, "bencfl"liğe dayalı de- ğerleri dünyaya yayarak, "bi- Hmser ve "meslekser ahlakı da zaafa uğratmıştır. Bugün, küresel kapıtalızmin değerle- ri ile kökleri Yunan-Roma ge- leneğine dayanan "knltür" de- ğerleri arasında sıkışıp kalan AvTupatopluluğu. "Rönesan$''ı ve "Reform"u görmüş, "Aydm- lanma"yı yaşarruş bünyesinde hüküm süren bu ikiliği ortadan kaldırmak için harekete geç- me gereğini duymuş, "bügj", "meslek" ve "gençük" eğitimi programlan adı altında, "Sok- rates eğitimi" programlannı uygulamaya ko\Tnuşrur. Bu- nunla amaçlanan, ınsanı yeni- den "özerk" bir \ arlık kılrnak, "bilgTyi, "yeniden" \e "te- mekkn" sorgulayıp, insan zih- ninı "dinsel", "tecimseT, "kül- tûrel" her türlü "ön yargTdan kurtarmaktır. Programlaraadı- nı veren de ünlü Sokra- tes'ın "bflgi"yi temel- den "sorgulama"yön- temine duyulan derin hayranlık ve onun bu uğurda "ölûm"ü göze alışındaki kahraman- lıktır. Ülkemiz, geçen yı- lın sonlannda, Sokra- tes eğitimi programla- nna katılabilmenin ön hazırlığı niteliğinde, "Avrupa Birliği Komis- yonu" ile anlaşma im- zalamıştır. Programla- nn başan ile uygulana- bilirliği konusunda "Bao" dünyasının, bın- lerce yıllık felsefe ge- leneği ve "klasik çağ" yazarlan ile bıraltyapı- ya sahip olduğu açıktır. Fakat "febefe" gelene- ğı olmayan, halkının çoğunluğu "khap" de- nilince "Kuran"ı anla- yan, tarihe ve topluma bin yıllık "şeriat" ge- leneği içınde oluşmuş birmercek ardından ba- yımpaşM A G A Z A L A R Z i N C i R i kılan ülkemiz açısından du- rum, o kadar kolay değildir. Atatürk'le başlayan "TürkRö- nesansı" 1950 "karşı devri- mi" ile kesibmeseydi, unutul- mayan eğitimci H.ÂÜ Yücel'in klasikleri Türkçeye kazandıran "çeviri" etkinliklerini "tnönü Cumhuriyeti"nin "kültürzul- mü" sa^ada birleşen "Sel- çuklu- Osmanlı" sentezcisi "sağ" ve "sol" engellemeler ohnasaydı, "sorgulayan akü" temeline dayalı bu "Sokrates eğitimi" etkinliklerine uyum sağlamamız da kolaylaşacak- tı. Oysa bugün durum farklıdır Başkaldıran insani şekillendi- ren Cumhuriyet eğitimi, yeri- ni, "suskun", "kaderd", "ez- berci", "dinseDik" katsayısı yüksek, "ulusal farkhhk"lan koruyarak uluslararası bütün- leşme becerisinden yoksun bir eğitim izlencesine bırakmış- tır. Aynca, şu da unutulmama- lıdır ki, bugün bu anlaşmala- ra imza koyan ülkemizde, "bi- lim"ı, "siyasefi. "adalefi, "eğitim"i, "cemaat" ve "tari- kat" örgütlenmesine dayalı bir "dinseiik" temeline oturtma ve hepsine bu temel üzerinden "yön" verme konusunda "ka- rarh" bir direniş, iktidardadır. Bu direniş, bir yandan, "tari- kat" ve "cemaat"lere dayalı iktidarolmanın "diyet"i olarak, güçbela sekiz yıla çıkanlabil- miş zorunlu eğitimi pratikte beş yıla indiren ve üç yılını yeniden *imam-hatip"leşme- ye açan "acil eylem" planlan hazırlarken, öte yandan, Avru- pa topluluğu ile "eğitim'' de da- hil her alanda "bütünlesiyor" görünrüsü vererek, eğitimi, toplumun "çağdaş" ve "uy- gar" beklentilerine açıyor iz- lenimi vermektedir. "Takıy- ye", "kaflavi" sanğı ile yine ışbaşındadır. Bu kez, 1925 yılında Kasta- monu memleket kütüphane- sınde "Sanğı selahhettar ol- ma\ana sardırmamab" diyen Atatürk'ün bu "şaşmaz" tanı- sını 75 yıl öteden kanıtlarca- sına, hem "din"i "teganni" edip, hem "Sokrates" "meşk" ederek! PENCERE Zamanenin Zulmii... Yavuz Sultan Selim şairdi.. Mahlası 'Selimi' idi.. Osmanlı Padişahı, 1514'te Şah Ismail'i Çal- dıran'da ağır bir yenilgiye uğratmıştı.. Şah Ismail de şairdi.. Mahlası 'Hatayi' idi.. Ikisi de şair, ikisi de sultan, ikisi de zalim idi- ler... Prenses ve profesör Iren Melikof zalimlikle- rinin gerekçesini iki 'Z' ile vurgulamıştı: "- Zaman zalimdi." • Gaddarlığın devlet yönetiminde doğal sayıldı- ğı dönemlerden kurtulup 'Aydınlanma Devrimi' ile 'İnsan Haklan Bildirisi'ne ulaşmak kolay ol- madı; 'hukukdevleti' kavramının çiçeği burnun- dadır. Ne var ki 20'nci yüzyılda bile yalnız 'Ikinci Dün- ya Savaşı'nöa 50 milyon insan yok edildi... Gezegenimiz mezbahaya dönüşmüştü; ama, bunun suçunu tümüyle yalnız bir kişiye -Hit- ler'e- yüklemek ne Batı'yı bağışlatır, ne de ger- çekçi olur... Ya bugünkü zalime ne demeli?.. • Günün zalimi kim?.. Saddam mı?.. Bush mu?.. Yoksa ikisi birden mi?.. İkisi birden 'zalim' kimliğini hak ediyoriarsa, han- gisi dahabeter?.. Kim Yavuz Selim?.. Kim Hatayi?.. Peki, yaşadığımız çağı da 'zaman zalim' diye suçlayabilirmiyiz?.. Çaldıran 1514 yılındaydı.. 2003'teyiz.. 1514'te 'Birleşmiş Milletler'den söz açmak bile olanaksız, çılgınlık faslına girerdi... • Saddam kof bir diktatör, Şark yöntemlerine gö- reyoğrulmuş, kurnaz, gaddar... Bush, çıkarcı, açıkgöz, tutucu, acımasız, doy- mak bilmez petrol patronu... İkisi dünyanın başına belaoldular; hırstan göz- leri körleşmiş... İkisi de şair değil.. Dünün iki zalimi zamanın zulmüne karşın hiç olmazsa şiirin güzelliğine varmışlardı; yazdıkla- rı dizeler bugün bile Ortadoğu halklarının dilin- dedir... Günümüzün iki zalimi zamanın uygarlığına kar- şın şiirden anlamıyorlar... Yoksa şu kavanoz dipli dünya, günden güne daha beter mi oluyor?.. IJkiSTANBUL DİYEN HERKESE ULUSLARARASI İSTANBUL FİLM FESTİVALİ'NDE ÖNCELİKLİl/E İNDİRİMLİ BİLET. w w w . y ı m Siyah, Beyaz veya Kırmızı Lale Kartınız varsa 26-28 Mart tarihleri arasında öncelikli rezervasyon yaptırabilir, biletinizi indirimli alabilirsiniz. Eğer hâlâ Lale Kartınız yoksa: (0216) 556 98 56 / www.istanbuldostlari.org gazetesmm katkdarıyla yaymlanmıştır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog