Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

13 MART 2003 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA 17 s a w 3 E tanHarma&dL OnĞatanşeyler tanktadaıkedtyor! 0.212.512 05 05 Faks: 0.212,512 44 97 - Sıcak hava dalgası geliyormuş... "Basra üzerinden savas sıcaklıöı!" Vali trafiği^ Istanbul'un valisi ve m emniyet miidürü • değişti... Trafik V düzeni de değişti... l Öğleye doğru Vali Bey, konağından makamına doğru yola çıkmaya görsün... Neredeyse Istanbul'un bütün trafik polisleri Nişantaşı-Cağaloğlu güzergâhına yayılıp, düdük çalmaya başlıyor... Vali Bey'in geçeceği yol açık tutulmaya çalışılırken öteki yollar dolayısıyla kapatılıyor... Bunun adına trafiği düzenlemek değil işgüzarlık denir... Istanbul'un yeni valisi Muammer Güler, kentin trafik sorununu çözmek için işe işgüzarlıklardan başlamalı... Yoksulbank Akif Kökçe: "Hükümet, yoksullukla mücadele için Yoksulbank'ı kuruyormuş. Güzel... f Borçlanmızı repoya, sefaletimizi fona, açlığımızı hazine bonosuna yatınp, işsizliğimizi de döviz tevdiat hesabına çevirirsek, gül gibi geçiniriz!" • nadına Bağımsızlık Demokrasi ve Sosyalızm I bağlığı ile internet ortamında haftalık yayın ya- pan ve "www.inadina.com" adresinden ulaşı- —l ian sitenin yayın yönetmeni Uğur Cankoçak'ın yazısıdır: "önce bildiğimiz şeyleri tekrartayalım: 1 - TC Anayasası'na göreTC sınırları içinde yaban- cı asker bulunması için TBMM kararı gerekir. 2- Mec- lis'ten geçen bırinci hükümet tezkeresi bazı liman, ha- vaalanı ve askeri üslerde (bunlann hepsi tezkerede teker teker sayılmıştır) ABD'Iİ teknik heyetlerin ince- leme yapmasına ve gerekirse modernizasyona gidi- lebilmesine izin veriyordu (bu teknik heyetin sayısı da tezkerede belirtilmişti). 3-1 Mart'ta Meclis'in tarihi bi- leşiminde ikinci hükümet tezkeresi kabul edilmedi. Bu hükümet tezkeresi TBMM'den TC sınırları içerisinde ABD'nin silahlı askerlerinin bulunmasına izin veril- mesini istiyordu. Tekrar ediyorum TBMM, ABD'nin Türkiye sınırlan içerisinde silahlı asker bulundurma- Hatırlatma sını kabul etmedi. 4- Televizyonlarda, hepimiz izledik ABD'nin silahlı askerleri Mardin, Kızıltepe ve Nusay- bin'de varlar. Güneydoğu illerimizde yerier kiralıyor- lar. Iskenderun limanından Türkiye'nin içlerine doğ- ru ABD askeri ve silahları sevkıyatı sürmekte. 5- TB- MM Başkanı Bülent Annç bu durumdan 'fevkalade rahatsız' olduğunu söyleyerek gensoru verilmesini istiyor. 6- Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı bu konuda Savcılığa suç duyurusunda bulundu. ABD askerlerinin Türkiye sınırlan içerisinde bulunma- lan en hafif deyimiyle anayasal bir suçtur. TC sınırtan- nı koruma görevi Türk Silahlı Kuvvetleri'nindir. Sınırla- nmız içerisinde TBMM karannarağmendolaşmaktave yerieşmekte olan silahlı ABD askerierini sınır dışına çı- kartmak görevi Türk Silahlı Kuvvetleri'nindir. Cumhurıyet gazetesinin 10 Mart günlü sayısında 'mutabakat sırlan' başlığı altında yayınlanan haber- den anlaşıldığına göre TBMM'ce kabul edilmiş olan birinci tezkerede belirtilen liman, havaalanı, askeri üslerin tamir, bakım ve modernizasyonu işlerinden çok başka konularda ABD ile mutabakata vanlmış- tır. Bu mutabakatı imzalayan Türk yetkilileri ister as- ker ister sivil derhal bulunup yargı önüne çıkartılma- hdır. ABD'nin yurdumuzdaki askeri faaliyetleri de hiç zaman yitirmeden yasal çerçeveler içine oturtulma- hdır. 12 Mart 1971 'de cumhuriyeti koruma ve kollama görevini yaptığını söyleyerek 100 binlerce sivil TC yurttaşını cezaevlerine dolduran TSK'ne 32 yıl son- ra asıl görevinin sınırianmız içindeki yabancı silahlı as- kerleri sınır dışına çıkartmak olduğunu bir kez daha hatıriatınm." SESSÎZ SEDASIZ (!) Yüksek Yerilim Hatta erdincutku a yahoo.com Silah ve savas. araçlannın bakım ve onanm çakşmalan LJ nedeniyle yann bazı ülkelere SAVAŞ VERİLEMEYECEKTİR! CHP başarıdan başarıya koşuyor Meclis'teki tek ve dolayısıyla ana muhalefet partisi konumundaki Cumhuriyet Halk Partisi doğru dürüst muhalefet yapmamakla eleştiriliyor ya meğer haksızlık yapılıyormuş... CHP'nin haftalık bülteni "Gün- Dem"e bakınca, Deniz Baykal ve arkadaşlannın ne denli başanlı olduklan şıp diye anlaşılıyor: "AKP'nin savaş tezkeresini TBMM'de reddettik: CHP'nin zaferi' "Baykal'dan AKP'ye Irak dersi: Şimdi söyleyiniz bakalım, Irak'taki olay karşısında uluslararası hukukun meşru saydığı bir durum ortaya çıkmış mıdır? Bunu söyleyecek bir babayiğit var mıdır? ıh dı Bir hukukçu var mıdır? Yoktur. Yoktur." "Baykal'dan ders: Meşru müdafaa yok" "Baykal'ın TBMM Grup konuşması: AKP, ABD'ye ümit verdi." "Baykal'ın Grup konuşması: Ehli sünnetle gittiler, Amerikan tıraşı ile döndüler." "CHP iktidar olsaydı: CHP iktidar olsa idi bugün Türkiye ABD'ye teslim olmayacaktı." "Halkın yorumu: CHP tek umut. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, genel merkez yönetimi ve 177 kişilikTBMM Grubu ile tek bir yumruk, tek bir yürek olarak disiplin içinde halk adına mücadele veriyor." Sorumhıhık ve Sorumsuzhık MUSTAFA MAZIOGLU Y. Mimar Yaşayan büyük Fransız fel- sefeci ve toplumbilimci Jean Baudrillard, 1976'da yayım- ladıöı "Simgesel Değiş Tokuş ve OlümT) başlıklı kitabında "Sistem hepimizi sorumsuz- laştırmaktadır" (s. 274) de- mektedir. Bu görüşe, çevre- mize eleştirel bir gözle bakıldı- ğında, katılmamak olası değil. Yaşadığımız mahalle ve soka- ğımız ile oturduğumuz konut- lann günlük periyodik bakım- lanndan tutun, yapılı çevrenin görsel çirkinliğine kadar her alanda çeşitli sorumsuzluk ör- neklerini saptamak mümkün. Çalışma hayatında olsun, özel yaşantımızda olsun, her biri- miz, zaman zaman sorumlu- luktan kaçabiliyoruz. O anda sorunlar daha kolaylaşıyor gi- bi gelse de, uzun dönem için- de biriktikçe, içinden çıkıla- maz bir yumağa dönüşüyor. Aynı yapıtında, başka bir yer- de, J. Baudrillard "Aydınlan- ma çağının bireysel kalıntısı olan sorumluluk, zaman için- de giderek rasyonelleşen sis- tem tarafından bizzat tasfiye edilmiştir" (s. 272) ve "Kendi- sine hiçbir konuda sorumlu- luk yüklenmeyen birey, her durumda bürokratik yapılan bahane ederek toplum da da- hil olmak üzere, hiçbir konu- da hiç kimse tarafından yargı- lanmayı kabul etmemektedir" (s. 273) demektedir. Bu görüşlerin geçerliliğini saptayabilmek için eş, dost, çocuklar, akrabalar, arkadaş- lar gibi en azından yakın çev- remizde izleyebildiğimiz kişi- lerin yaşantılarını -kendimizi de dahil edebiliriz- gözleyebil- memizyeterii. Ancak, bu sooımsuzluğu ül- ke yönetimindeki kişilerde iz- lemek, hepimiz ve yurdumuz için daha da tasa verici. Ülke olarak komşulanmızla, onlann iç işlerine müdahale etmeden banş ve karşılıklı anlayış çer- çevesi içinde bir arada yaşa- ma sorumluluğumuz vardır. Saddam'ın silahlanma politi- kası her ne kadar bölge ülke- leri açısından bir tehlike oluş- turuyor olsa da karşı taraftan bakıldığmda, Türkiye, Iran ve Israil'in de benzer nedenlerie silahlanma çabalannı sürdür- meleri caydırıcı bir güç anlamı taşıyor olsa da aynı nedenle- rin sonucu olarak görülebilir. Diğer taraftan, komşu Irak Arap halkının, bir yetkilisinin dile getirdiği gibi Türkiye'nin bu "neo emperyalist"girişime vereceği desteği, daima belle- ğindetutacağı bilinmelidir. Ül- kemiz nüfusunun yüzde 90'ının savaşa karşı olduğu bi- linirken vekillerimizce bu sap- tama gözden uzak tutulma- malıdır. Kendilerini "doğuştan lider" olarak topluma empoze eden, dar görüşlü, günlük kazançlar peşınde koşan, ileriyi görmek- te yeteneksiz politik aktörierin peşinde gidecek denli vur- dumduymaz olmamamız ve her birimizin elden geldiğince tepki oluşumlannı her zaman desteklememiz gereğinin bi- lincinde olmalıyız. Çözüm yine Aydınlanma'nın bilinçliliği ve ulusçuluğu ile insani değerie- rimiz doğrultusunda aranma- hdır. KİM KtME DUM DUMA BEHÎÇAK behicak a turk.net ÇİZGtLtK KÂMtL MASARACI HARBİ SEMİH POROY semihporoyiyahoo.com (*) J. Baudrillard, Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm ', Boğaziçı C. Yay., İstanbul, 2002 KEDt LEVO APTİÜKA e-posta: aptulika n go.com. 14 Mart Cuma TARİHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN *USD"L£RİYl£ ÜNLÜ BİR BESTECL. 186O "TM BU&üfiJ, ÜNLÛ <4VU£TUISYAt-/ BeSTBCİ HC/GO WOLJ= OCMlAtuŞTZJ. GEÇ ROMAfJTİIC ÇAğlU EN Ç } &E£r£C/L£t&Nl>EN Ol-AN HCfGO V/OLF, YAF'tT-l-ARIfJI yAÇAMININ SOM ON YfL(MOA VERBCEICrİ.. ÖMCELBHİ MÜZİK. MEUUĞİ ve ÖĞJZETMBNUK YAfMIŞ, İ-/SO BESTB LA/e SONKA SHiİÇMİÇTİ WAG*lGK'fN ORAL ÇALfŞLAR Saat 16:00-17:30 HAYRANI OLAN VVOt-F, ONUN At-ANINPA UY6ULAMIÇ ANCAK. NE <5z6ü sfe -mez YAteA-nvtAYf f 77. SOfJ OEHECE HEYECANU VE •SiNl'Rt-İ NEOENİYLE, GİOERBK PSHe.OLOJİK BUA/A- LIMLAIİ GEÇİHMEYE BAÇLArAN UUGO t*t>LP, SON Y/İ-LJ4/SWC>A StK S/K AUZtL İ Adres: Yalova Yolu 4.Km Buttim Yanı / BURSA DUZ ÇİZGİ ÜMİT ZtLELÎ State Of Anadolu!!!' Geçen hafta "Ikinci Perde Başladı" başlıklı yazı- mı gazeteme teslim ettikten sonra Genelkurmay Baş- kanı Hilmi Özkök, tüm dengeleri sarsan bir açıklama yaptı. Zaman faktörü nedeniyle bu konuşmayla ilgili dü- şüncelerimi kendi sütunuma yetiştiremedim. Ancak internette yayın yapan "Haber3.com" adlı haber site- sinde sıcağı sıcağına yazdım. önce o bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum: "Ve asker de ağıriığını ikinci tezkereden yana koydu... Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, en 'can alı- c/' noktada yaptığı açıklamada TSK'nin görüşû hükümet ile aynı ve tezkerede yansrtıldığı gibidir" dedi. Bu açıklamanın ardından gayet rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: - İkinci tezkere Meclis'ten büyük çoğunlukla geçecek, Türkiye ABD'nin yanında savaşa gire- cekL Özkök'ün yazılı metinden okuyarak, son dere- ce dikkatli seçilmiş sözcüklerfe yaptığı açıklama- nın şu bölümü çok ilginçti: - Bütün dileğim savaştan kaçınmak için seçti- ğimiz hareket tarzınm bizisavaşanlan da karşımı- za alarak bazı hareketler yapmak zorunda bırak- mamasıdır... Bu kritik cümleden anlaşıldığı kadanyla TSK, I- rakta bir Kürt devletine destek veren ABD ile ca- ttşma olasılığını da göz ardı etmiyort.. Türk ordusu, her ne olursa olsun, savaş süre- cinde o bökjenin dışında kalmak istemiyor. Bu, Kuzey Irak'ta yasananlar göz önüne alındığında kolaylıkla anlaşılabilir bir düşünce. Ancak biraz daha uzun vade dikkate alınarak düşünüldüğün- de, Ortadoğu ve Avrasya'yı kontrol altına almak için harekete geçen ABD'nin piyonu durumuna düşmek ve bir kan denizi içinde boğulmak olası- lığı çok daha kuvvetli. Asker bu hesabı yaptı mı, bilemiyorum ama, Tayyip Bey'in ABD'ye verdiği taahhütleri yerine getirmesine güçlü bir destek verdiği kesin!.. Genelkurmay Başkanı Özkök açıklamasmda, "Türkiye'nin seçeneği, ryi ile kötü arasında değil, kötü ile daha kötü arasındadır 1 dedi.. - 'Daha kötü'nün ne olduğunu maalesefçokya- kında yaşayarak göreceğiz!.." • • • Çok fazla beklemeye gerek kalmadı, "daha kö- tü'nün ne olacağına dair örnekler art arda yaşanrna- ya başladı bileL Hangi yasal çerçevede Iskenderun LJmanı'nı kendi topraklan gibi kullandıklan, Türkiye Büyük Millet Mec- lisi'nin başkanı tarafından bile merak edilen Bush'un askerleri, Türk askerine silah çektiü! Anımsayacaksınız, daha iki hafta önce de bu ülke- nin bir milletvekili aynı limana "can güvenliği" gerek- çesiyle sokulmamıştı... - Demek ki doğruymuşü! ABD askerleri, sivil bir otobüsle Iskenderun üma- nı'ndan çıkmak istiyor, çıkış belgeleri olmadığı için, gö- revli Türk binbaşı tarafından engellenince misafiri ol- duklan ülkenin askenne silah çekiyorlar... - Cürete bakınL Yoksa kendilenni misafir değil de, ayak bastıklan topraklann efendisi olarak mı görüyoriar?!.. ABD, topuyla, tüfeğiyle hangi "modemizasyon" çer- çevesinde Mardin'e üsleniyor? Hangi izinle Nusay- bin'de 253 bin dolar bastınp, 150 dükkân kiralıyor, Kı- zıltepe'de Kidaş Iplik Fabrikası'nı sahipleniyor? Habur Sınır Kapısı'na giden transit karayolu üzerinde peşin parayla kiraladığı 10 bin dönüm arazide ne tür bir mo- demizasyon uygulayacak?.. Türktanmını mı kalkındı- racak?!.. CHP ve AKP milletvekillerinden aylığı binler- ce dolara kiraladığı fabrikalarda ekmek ve tekstil üre- timi mi yapacak?!.. Sevgili Necati Doğru geçen gün köşesinde, "Tür- kiye şu anda ABD'nin işgali aftındadır. State of Mardin, State ofAdana, State of D'ıyarbakır, Sta- te ofMalatya..." diyordu. Görüntü daha da vahim. Bu gidışle, söylemeye dilim varmıyor ama, sonucta ola- cak olan bellıdir: - State ofAnadolu!. Şimdiden, üzennde uzun uzun düşünüp, yanıtını bulmamız gereken soru ise şudun - Amerikan askerierini ülkemizden nasıl çıkara- cağız?!!! NOT: Sevgili Hikmet Çetinkaya çok haklı; savaşın yürek kanatan yüzünü görmek için Polanski'nin "Pi- yanist" fılmine mutlaka gidin. Atatürk'ün "Bursa Nutku" da yanınızda bulunsun, filmden sonra okur- sunuz!.. E-posta: umttzileli(SttnetneLtr BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDANSAĞA: 1/ Taşıyıcı ah- şap direkler üzerine çakılan çıtalaryadaka- g mışlar üzerine sıva vurularak yapılan duvar ya da tavan. 2/ Biı renk... Tek sıra elmastan ya da inciden gerdanlık. 3/ Pantolonun apış arasına gelen ye- ri... Tarihöncesi çağlar- da tannlara adak ola- rak sunulan küçük hey- kelcik. 4/Kızgmbırde- mirle vurulan damga... Boğa güreşi yapılan alan. 5/ "Behiç —": Karikatürcümüz... Bir kimsenın dinin buy- ruklannı yerine getir- 9 | mek için yaptıklan. 61 Biı çemberin içinde kalan düı- lem parçası... Genişlik. 7/ Bir konunun bütün yönleriıi birer birer incelemek. 8/ Levent Kırca'nın yönettiği br film... Türk müziğinde bir makam. 9/ Çarlık Rusys- sı'nda zengin köylülere verilen ad... Yaz yağmura. YUKARTOAN AŞAĞIYA: 1/ Bir güvercin cinsi 2/"— Pacino": ABD'li aktör.. Çay, dere, ırmak gibi sularaı genel adı. 3/File şeklir- deki örgü... Çok sevilen kimse ya da şey. 4/ "Şevket- —": Ressamımız... Siyasal çekişmelerin geçtiği yer. 5/ '— gerdan üstüne bir de ben gerek" (Karacaoğlan).. Ishal. 6/ Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.. Hayvanlara vurulan damga. II Bir sözü sık sık tekraı- lamak. 8/ "Bilmem nasıl geçirmeliyim — beş on yılı" (Yahya Kemal)... Ses, ahenk, nağme. 9/ Telli çalgıla* da teli germeye yarayan burgu... Kusma.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog