Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 AĞUSTOS 2002 PAZARTESİ HABERLER törenine kattacak • ANKARA (ANKA) - Hacı Bektaş Belediye Başkanı Mustafa Özcivan, Başbakan Bülent Ecevit'in bu yıl 16-18 Ağustos tanhlerinde düzenlenecek Hacı Bektaş Veli'yi anma törenine katılacağjını bildirdi^ini belirtti. Özcivan, "Sayın Başbakan rahatsız, b u yıl herhalde gelmez diyorduk. Ama Sayın Başbakan bizi yanılttı" diye konuştu. Özcivan, geçen yılki törene davet ettikleri için tepki aldıklan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP), bu yıl davetiye çıkarmadıklannı söyledi. Özcivan, MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin törene davet edildiğini bıldirdi. Yılmaz, Doğan'la goruştu • BODRUM (AA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, hafta sonu tatilini geçirdiği Bodrum'da, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan ile görüştü. Başbakan Yardımcısı Yılmaz, iki günlük hafta sonu tatilini tamamlayarak bugün Ankara'ya dönecek. Yurt Partisftıin Intanflörtii • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Seçıme katılma hakkı elde eden küçük partilerin kulisleri, liderlik iddialan olmasına karşın bağımsız hareket eden siyasetçilerin hesaplarıyla hareketleniyor. Yakın zamanda kurulan Yurt Partisi'nin de (YP), eski Içişleri Bakanı Sadettin Tantan'm liderliğinde seçime gidebileceği konuşuluyor. Tantan ise bu iddialann doğru olmadığını savundu. Partinin programmda, milletvekili sayısının 400'e indirilmesi, milletvekili ayncalıklannm kaldınlması ve BakanJar Kurulu'nda milletvekillerinin değil, uzmanlann yer alması vaatlerinde bulunuluyor. Şemsi Denizer amlıyor • ZONGULDAK (Cumhuriyet) - Cengiz Balık tarafından 6 Ağustos 1999'da evinin önünde öldürülen eski Türk-Iş Genel Sekreteri ve Genel Maden-îş Sendikası (GMlS) Genel Başkanı Şemsi Denizer yann Zonguldak'ta çeşitli etkınliklerle anılacak. GNÖS Yönetim Kurulu'nca hazırlanan anma programına göre saat 10.00'da Denizer'in katledildiği evin önüne karanfüler bırakılacak. Buradaki törenin ardıııdan Denizer'in Çaycuma Gökçehatipler köyündeki mezan ziyaret edilecek. AB ve özürlülerin dırumu • İstanbul Haber Servisi - Ortopedik Ozûrlüler Federasyonu Yonetim Kurulu Başkanı İsrcet Gökçek, "Avrupa Biriği Süreci'nde Özürlülerin Durumu" kanılu toplantıda yaptığı , Avrupap Siriği (AB) konusunda czırlülerin de görüşlerinin dıkkate alınması gerektiğini belirtti. Götçek, "Bizler her ilarda, haklarda ve »rtmluluklarda eşitlik ale? ediyoruz" dedi. 'Artık kimse, Türkiye AB'de tam üyeliğe layık olamaz, hazır değil, diyemez' Ecevit 'AB üyeliği' istediANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa Bir- liği'ne üyelik yolunda "tarihsel bir görev yapan" TBMM'nin tüm Ko- penhag ölçütlerini yerine getirdiğini belirterek "AB'den Türkiye artık en kısa zamanda tam üyelik bekliyor. Artık kimse 'Türkiye AB'de tam üye- liğe layık olamaz, hazır değil' diye- mez" dedi. Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa Bir- liğı'ne uyumla ilgili düzenlemenin par- lamentodan çıkmasının ardından açı- lan yeni süreci TRT'den yaptığı açıkla- mayla değerlendirdi. Başbakan, yeni yasanın Türkiye için anlamı konusun- da şunlan söyledi: "Türkiye, dün (önceki gün) sabah- tan itibaren daha özgür, daha de- mokrat ve daha Avrupaiı. Ölüm ce- zası kalkıyor. terör suçlulan ise ömür • Küçük aynntılar dışında Türkiye'nin gelişmiş AB ülkelerinde var olan özgürlük ve haklann tümüne kavuştuğunu savunan Başbakan Bülent Ecevit, "Türkiye şimdi dünyada daha güçlü ve daha saygın" dedi. boyu hapse mahkûm olacak. Avrupa Birliği ülkelerine sığınma imkânı bu- lan terör suçlulan, yargılanmak üze- re Türkiye'ye gönderilmiyorlardı. Şimdi oniarın da Türkiye'de yargılan- maları sağlanabilecektir. FarkJı dil ve Iehçeler Türkiye'de devlet deneti- mi altında serbest bırakılacaktır, ba- sın yayın suçlarından hapis cezalan kalkacakrır. Hak ve özgürlüklere ge- tirdiği bu ve benzeri serbestlilderle TBMM tarihsel bir görev daha yeri- ne getirmiş oluyor. Türkiye şimdi dünyada daha güçlü ve daha saygın. Bu haklar ve özgürlükler kullanılır- ken elberte ulusal biıüğimiz ve bürün- lüğümüz sımsıkı korunacaktır. Açı- lan yeni dönemin milletimize hayır- lı olmasını dilivorum." Başbakan Ecevit, AB'den Türkiye'nin artık en kısa zamanda tam üyelik bek- lediğine işaret etti. Birkaç küçük aynn- tı dışında Türkiye'nin gelişmiş AB ül- kelerinde var olan özgürlük ve hakla- nn tümüne kavuştuğunu savunan Ece- vit, "Meclis'in elde ettiği başan, de- mokratik batı ülkelerinde de hayran- lık uyandırdı" dedi. Ecevit, bu çalışmanın, aralık ayında- ki Kopenhag Doruğu'na nasıl yansıya- cağına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: "Çıkarılan maddeler, Kopenhag ölçütlerinin tümünü kapsamaktadır. Artık Kopenhag ölçütleri açısından bizinı bir eksikliğimiz ileri sürüle- mez. Gerek basın yayın özgürlüğü bakınundan. gerek dil özgürlüğü ba- kımından, o arada Kürtçe bakımın- dan, dernek hakları bakımından ge- lişmiş Avrupa ülkelerinde var olan bü- tün haklar ve özgürlükler bizde de ya- sal hale gelmiş bulunuyor. O bakım- dan kimsenin söyleyeceği fazla bir şey bulunmuyor." MHP'nin yasa hak- kında Anayasa Mahkemesi'ne iptal da- vası açacağının anımsatılması üzerine Başbakan. "Haldandır Anayasa Mah- kemesi'ne başvurmak, ama benim herhangi bir kuşkum yok. Demokra- tik bir süreçtir. OnemJi bir konuda ko- alisyon ortaklanndan ikisinin ayrı bir tutum izlemelerine engel çıkanl- mamıştır" görüşünü dile getirdi. New York Times temkinli: Türkiye'nin üyeliği henüz köşede değil Dış Haberler Servisi - TBMM'nin, AB reform paketini onaylaması dış basında geniş yer buldu. Batı basını, reformlan Türk Cumhuriyeti'nin "en olumlu değişimi" olarak nitelendirirken temkinli bir yaklaşım sergileyen New York Times gazetesi, "AB üyeliğinin köşede olduğunu düşünmek yanıltıcı olur" diye yazdı. Uyum Yasalan'nın kabul edilmesi İsveç'te yankı yarattı. tsveç muhabiri Gürhan Uçkan'ın bildirdiğıne göre ülkenin saygın gazetesi Dagens Nyheter haberi birinci sayfadan "Türkiye'de Kürtlerin konumu güçleniyor" başlığıyla verdi. Gazetede haberle birlikte şu yorum da yer aldı "Reformlar Türkiye'nin AB'ye yaklaşmasını amaçlıyor. Aynı zamanda Türkiye, ülkede bu reformlan gerçek anlamıyla yaşama geçirebilecek güçler olduğunu kanıtlamalı. (...) Bu nedenle bnndan sonraki en muhtemel gelişme, AB'nin aralıktaki zirvesinde Türkiye'yi teşvik eden bir açıklama yapmakla yetinmesi ve üyelik müzakerelerinin başlaması için bir süre daha ülkedeki gelişmeleri izlemeyi yeğlemesi olacak," Muhabirimiz Sadi Tekelioğlu'nun haberine göre AB dönem başkanlığını yürüten Danimarka'nın en yüksek tirajlı Poliriken gazetesinde, "lyi Haber" başlığıyla yayımlanan başyazıda, kabul edilen yasa değişiklikleri ile ortaya çıkan durumun Türkiye'yi AB'ye yaklaştıracağı belirtildi. Konuyla ilgili haberi "Türklerin AB yolu uzun olabiÛr" başlığıyla veren New York Times, Türkiye'nin AB üyeliğinin köşede olduğunu düşünmesinin yanıltıcı olacağını savundu. Gazete, Türk hükümetinin reformlar konusunda bölünmüş olmasına karşın Türk halkının üçte ikisinin ekonominin düzeleceği umuduyla AB üyeliğini desteklediğini belirtti. Buna karşın AB'de Türkiye'nin üyeliği konusunda kuşkulann bulunduğunu kaydeden gazete, bir AB diplomatının "AB devletlerinde Türkiye'nin kulübe ait olup olmadığı konusunda çok kuşku var" sözlerine de dikkat çekti. Washington Post, Türk Parlamentosu'nun idam cezasını kaldıran ve Kürt azınJığına dil haklanm veren reform paketini kabul ederek AB'nin ilk Müslüman üyesi ohna hedefini sürdürmeyi amaçladığmı kaydetti. Ingiltere'de yayımlanan The Observer gazetesi, "AB'ji gözeten Türkiye liberal oldu" başlığı ile yayımladığı haber yorumunda Avrupa yanlısı politikactlann insan haklan savunuculannı sevindiren reformlan onaylatarak tarihi bir zafer elde ettiğini belirtti. r YTP Genel Başkanı Ismail Cem, partisinin siyasi yelpazedeki yerinin sorulması üzerine "Bütün çağdaş birikimlerin ittifakına ihtiyaç var. Parrimizin yaklaşımı, bu birikimleri de- mokratik sol ekseninde bir araya getirmektir" dedi. (Fotoğraf: AA) YTP GenelBaşkanı Cem, seçim vaatlerini basın toplantısıyla açıUadı Derviş'te bir sıkıntı yok ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - YTP Genel Başkanı Is- mail Cem, ABD'nin Irak'a ola- sı operasyonu konusunda TBMM'de herhangi bir girişim olmadığına dikkat çekerken er- ken seçimin erteleneceğini san- madığını söyledi. Türkiye'de bu- gün seçimsiz hiçbir şey yapıla- mayacağını savunan Cem, sol- da birlik turlanna çıkan Devlet Bakanı Kemal Derviş konusun- da sıkıntı içinde olma- dıklannı belirtti. YTP lideri Cem, dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında 4 Kasım'da Türkiye'nin geleceğinin tercihini ya- pacağını söyledi. Cem, 'Eskimiş yönetim an- tümüyle açılmasının yine Türki- ye'ye bağh olduğunu söyledi. Cem, AB ilişkilerinde önderlik etmiş kadrolar ve AB'yi anlata- bilen bir başbakan göreve geti- rilirse ve aralık ayına kadar bu düzenlemeler daha aynntüı bi- çimde yaşama geçirilirse iyi bir sonuç alınabileceğini söyledi. "Türkiye'nin başındaki 3 bela " diye nitelediği üretimsiz- lik, işsizlik ve eşitsizlik konula- • Türkiye'de seçimsiz hiçbir şey yapılamayacağını savunan Cem, solda birlik turlan yapan Devlet Bakanı Kemal Derviş konusunda sıkıntı içinde olmadıklannı belirtti. I layışıyla, köhnemiş siyasi dü- zenle, zihniyetle mi kalacağız, yoksa yeni bir çağın ihtiyaçla- nnı cevaplayacak yeni anla- yışla, ciddiyetle mi yola çıka- cağız" dedi. TBMM'nin AB konusunda cesur bir karar aldığını vurgula- yan Cem, YTP'nin AB sürecin- de önderlik etmiş kadrolardan oluştuğunu savundu. Cem, Ko- penhag'da Türkiye'nin önünün nnın çözülmesi gerektiğini vur- gulayan YTP lideri, insanlann "vergi matrahı" olarak görül- mesi alışkanhğından kurtulun- masını istedi. Otomotiv ve yan sanayi, ihracat ve yurtdışı taah- hüt ile tanma dayalı sanayiinin öncü sektör kabul edilmesi ve ge- liştirilmesi gerektiğini anlatan Cem, "Tanm sanayisini öncü bir sektör yapacağız. Yeni Tür- kiye 3 Kasım'da iktidar ola- cak. AB'de ölçü neyse bizim hedefimiz Türkiye'ye o ölçü- yü getirmektir" diye konuştu. Ismail Cem, organize tanm bölgeleri oluşturulmasını öne- rirken "Varoş, göçmen diye baknuyoruz insanlanmıza. Bu tepki oylarını siyasi amaçlar- la istismar edelim diye düşün- müyoruz. Zihinlerdeki zincir- lerden kendimizi kurtarma- mız lazım" dedi. Cem, 38 olan bakan sayısmın düşü- rülmesi ve bakanlıklann artık teknik özellikleri öne çıkaran makamlar obnasım istedi. Genç- liğin dinamizminin siya- sete taşmması gerekti- ğini vurgulayan Cem, Türkiye koalisyonunu oluşturmayı amaçladıklaruu bil- dirdi. Ismail Cem, solda birlik ru- runa çıkan Devlet Bakanı Der- viş'in temaslanna ilişkin soru üzerine, "Derviş, kendi dü- şüncesini açıkladı. Ekleyecek bir sözüm yok. Çok değeru' ve Yeni Türkiye'ye mutlaka katkı sağlayacak bir arkadaş. Bu konuda sıkıntı içinde de- ğiliz" dedi. J IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@yahoo.com Tuncelıli dostlarım, bu yöreye gelip de Gözeler'i görmeden git- menın burayı görmemek anla- mına geldiğini söylerlerdi. Bun- dan üç yıl önce Tunceli'ye bir açık oturum için Duygu Asena, Celal Başlangıç ve Berhan Şim- şek'le birlikte gelmiştik. O yıllar- daOvacıkyolu kapalıydı. Yalnız- ca Ovacık'ta oturanlara gitme iz- ni veriliyordu. Gözeler, Ovacık'ın 10 kilomet- re ötesinde. Dağların, kayaların arasından Munzur Çayı'nın su- ları fışkırıyor. Bu yazıyı yanı ba- şımızdan akan sulann sesleri ara- sında yazıyorum. Dünyanın ve Türkiye'nin dört biryanından Der- simliler Tunceli'ye akın etmişler. Festival nedeniyle yöredeki ya- saklarazalmış. Birçok yere rahat- ça gidılebiliyor. Bazı kapalı yol- lar açılmış. 3 yıl önce geldığimızde Vali MehmetAH Türker'in özet izniy- le Ovacık tarafına doğru Özel Harekât birliklerinın korumasın- da 15 kilometre kadargıdebilmiş- tik. 0 zaman Gözeler'e gitmek mümkün değildi. Artık Gözeler de eski canlılığına kavuşmuş du- rumda. Festivalin ilk günü binler- ce insan bir araç konvoyu halin- Tunceli-Ovacık Gözeler'de de Gözeler'e doğru yola çıkmış- tı. Tunceli'den Gözeler'e gitmek en az 7-8 saatte mümkun ol- muştu. Biz Gözeler'e bir pazar saba- hı gitmeyi yeğledik. Bu nedenle o korkutucu trafikten kurtulduk. Sabahın serinliğinde Gozeler'de- yiz. Tunceli, okuyanı bol bir kent. Dersim, isyanı ve acısı bol bir bölge. Tarıh boyunca bu bölge ısyanlara tanık olmuş. Henüz bu acılar tam anlamıyla bitmiş de değil. • • • Ali Kaya'nın "Dersim Tarihi" kitabında Tunceli'ye ilişkin her türlü bilgiyi bulmak mümkün. 1938 Dersim isyanı sonrasını an- latırken aktardığı bir kaynakta şunlaryerafıyor: "Yakılan köysa- yısının 60 olduğu belirtilir. Görül- düğü gibi Dersim halkından ya- sak bölge içinde yaklaşık olarak 5-7 bin kişi batı illerinde iskâna tabi tutulmuştur. 0 günkü anla- yışla Türkiye'de Dersim sorunu- na bitmiş gözüyle bakılıyordu. Bu halkın bir kısmı ilkel ve fakir- di... 1938 yılındagörûlen harekât sonrasındayasak bölge içerisin- de ve dışında kalan Demenan aşireti dışındaki aşiretler tedip (tasfiye) edilırken Demenan aşi- retinin birkısmı dağlık bölgelere çekilerek direnişlerini 1942yılına kadar sürdürmüşlerdi." 1938 Dersim isyanından önce, Dersim vılayetı ıçın özel kanun- lar çıkanlmıştı. 1935 yılında Mec- lis'te kabul edilen ve 1936 yılın- da yayımlanarak yurürlüğe giren "Tunceli llinin Idaresi Hakkında- ki Kanun"öa ilg inç hükümleryeralıyordu. Ka- nunun "IdariKısım" adı verilen gi- riş bölümü şu söz\er\e başlıyor- du: "Tunceli vilayetine ordu ile ir- tibat bakı kalmak verütbesinin sa- lahiyetihaizbulunmaküzerekor- komutan rütbesinde bir vali ve kumandan seçılir... Vali ve ku- mandan vilayetumurvemuame- latında ve vilayet memurlan hak- kında, vekillerin kanunen haiz ol- duklanbütün salahiyetterihaizdir." 1935 yılında çıkarılan bu özel kanunda vali ve kumandana sür- gün yetkisi de veriliyordu: "Vali ve kumandan emniyet ve asayiş noktasından lüzumlu görürse vi- layet halkından olan fertleri ve aı- leieri, vilayet içinde bir yerden diğeryeriere nakletmeye ve bu gibilerin vilayet içinde oturmala- nnı men etmeye salahiyetlidir." • • • Aradan çok uzun yıllargeçtik- ten sonra 1990'larda yıne köy- lerın boşaltılması, insanlann sür- güne gönderilmesi, Tuncelilile- rin yaşadığı acıların büyüklüğü- nü ve sürekliliğini açıklayabilir. Tunceli Stadyumu'nda coş- kun bir şekilde özgurluk talebini dile getiren gençlerin efleri hava- ya kalkıyordu. Onlar yüzyıllara dayalı bir özgürlük ve kımlık ta- lebini dile getiriyorlardı. Birçoğu yoksulluktan, baskıdan, çaresiz- likten topraklarını terk edip git- mişti. Stadyumda halay çekıp turkü söyleyen gençlerin birço- ğu başka kentlerde doğup büyü- müşlerdi. Bir kısmı ilk kez bura- ya gelmişlerdi. Tunceli stadında- ki coşkulu kalabalığı izlerken bir kısım polisin, "Bizyıllarca boşu- na mımûcadele ettik" dediğini ak- tardılar. Devlet görevlileri, bulun- duklan bölgede halkın eğlenme- sini ve mutlu olmasını engellemek için mi bulunur? Bu çarpık anla- yış mutlaka değişmeli. Türkiye, AB'ye son yasalarla biraz daha yaklaşırken idarecilerin de bu ge- lişmeye uygun biranlayış kazan- maları gerekiyor. Dersim, hüzünlü bircoşku için- deydi. Kent kenarlarında, köy- lerinden zorla göç ettirilmiş insan- lar yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmeye gayret ediyorlardı. Evlen yakılıpyıkılmıştı. Köylerıne dönmek istiyorlardı. Gözeler'in dağlar arasından çıkan suları, insana huzur veren bir müzikle Tunceli'ye doğru akı- yordu. Buradan kimler gelip kim- ler geçmemişti ki! Munzur vadi- sı savaşlardan ve ölümlerden ar- ta kaimış her acıya direnmiştı. Munzur bütun haşmetiyle akma- ya devam ediyordu. Yeni baraj- lar projesı ışte onu sustuımak is- tiyordu. Dersımliler yine öfkeli. Bu kez de Munzur'u kaybetmek istemiyorlardı. Hep birlikte hay- kınyorlardı: "Munzummadokun- ma!" 2000'Lt YBLLARDA ERDAL ATABEK Yüzme Ehliyetiniz Var mı?.. Denize girmeye hazırlananları durduran görev- li: - "Yüzme ehliyetlerinizigörebilir miyim", dedi. Mayolu, kadınlı erkekli grup duraladı. Içlerinden birisi: - Yüzme ehliyeti mi? O da ne? Ehliyet mi almak gerekiyor, diye sordu. Görevli: - Evet, dedi. Artık yüzmek için ehliyet almanız gerekiyor. Bu konuda yaz başında duyuru yapıl- mıştı. Ehliyeti olmayanların denize gırmelerine izin vermiyoruz. Yalnız denize de değil, ırmak, dere, yani yüzmeyi gerektıren her yere girmek için ehliyet alınması zorunlu. - Yani biz şimdi sadece güneşleneceğiz, öyle mi? Görevli ellerini iki yana açtı: - Yapabileceğim bir şey yok. Yasal durum bu. Böyle bir durumu nasıl karşılarsınız? Acaba, "Yok artık, daha neler? Yüzmeye de eh- liyet miaranırmış" mı dersinız? "İyi de kim verecekmiş bu ehliyeti. Gene birile- rine para kazandırma yolunu bulmuşlar" mı der- siniz? Şile'de bir günde 14 kişı boğularak öldü. Şile, denizi bakımından özellikleri olan bir yer- dı'r. Bizim de gittiğimiz, yüzdüğümüz ama hep te- dirgin bir dikkat gösterdiğimiz bir kıyıdır Şile. Ora- da yıllarca önce hiçbir uyarının bulunmadığı kıyı- da, balıkçılar bizi dip dalgaları konusunda uyanr- lardı. Hem suyu buz gibı yapan hem denizin için- deki kum tepeciklerınin yerini değiştiren dip dal- gaları (balıkçılar öyle derlerdi) yüzücüyü şaşırtır, tehlikeye sokardı. Bize de dalgalarla karşılaşın- ca kıyıya doğru değil, kıyıya paralel yüzmeyi öne- rirlerdi. Bu paralel yüzmede kıyıya yavaşça yak- laşmak gerekirdi. Şile, özellikle tatil günlennde binlerce kişinin denize girdiği bir yer. Basından öğreniyoruz ki 14 cankurtaran görev yapıyor. Kıyının özel yerlerine uyarı levhaları konmuş. TV haberlerinde izlıyo- ruz. TV habercisı, denizden çıkanlara uyarı lev- hasını gösteriyor: - Bunu görmediniz mi? Denizden çıkanlar hayretle bakıyorlar: - Neyi? Bunu mu? Görmedik. Dikkat etmemi- şiz. Uyan levhasının üzerinde "DİKKAT! BURADAN DENİZE GİRMEK TEHLİKELİ VE YASAKTIR" ya- zıyor. Bakmıyorlar, görmüyorlar, okumuyorlar. Yaz aylannın ortaya çıkardığı daha büyük birteh- likeyi de öğreniyoruz. Serinlemek için denize, ırmağa girenlerin önem- li bir bölümü "yüzme bilmiyor." Yüzme bilmeyenler sandalla gezmeye çıkıyor, balık avlamaya çıkıyor, bir terslik olup da sandal devrilince boğuluyorlar. "Yüzücü ehliyeti" alınmasının zorunlu kılınma- sının doğru olduğunu düşünüyorum. Denetlenmiş, ehliyet verme yetkisi olan "Yüzü- cü Kursları" bu konu için düşünülebilir. Spor akademileri bu konuda öğretmenlik ya- pan pek çok genci yetiştirmektedir. "Sürücü ehliyeti" gibi "yüzücü ehliyeti" de zo- runlu kılınmalı, denize, ırmağa yüzmek için giren- ler, denize çeşitli amaçlarla açılanlar bu ehliyeti almalıdırlar. Insanlarımız her konu için eğitilmelidir. "Vallahi hiç aklımıza gelmedi" çapaçulluğu bi- tirilmelidir. "Kaderişte, bizi buldu" kolaycılığı ortadan kal- dırılmalıdır. Doğa bir felaket değildır. Felaket, doğayla uyuşmazlık içinde olan insan- dır. Felaket, kazalarda kendi payını görmeyi redde- den insandır. Felaket, yaşama ehliyeti alamamış insandır. Bunu bir anlayabilsek. Dervis'in AB yasaları yorumu: Ülkemiz, geleceğimiz hepimiz için önemli tstanbul Haber Ser- visi - Devlet Bakanı Kemal Derviş, TBMM'den geçen AB'ye uyum yasala- rıyla birlikte Türki- ye'nin bir adım daha athğını belirterek "Av- rupa yasaları, ülke- miz, geleceğimiz, he- pimiz, çocuklarımız için çok önemli" dedi. Tarabya'daki evin- den sabah saatlerinde çıkan Derviş, Ayaza- ğa Ticaret Merke- zi'ndeki An Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği'ne (An Hare- keti) gitti. Burada yak- laşık 3 saat kalan Der- viş, An Hareketi üye- Ieriyle görüştü. Derviş, daha sonra gazetecile- re yaptığı açıklamada, "An Hareketi'nde ça- lışan dostlarımla, gençlerle bir toplan- tı yaptık" dedi. An Hareketi'nin, özellikle AB konusun- da da çok önemli çalış- malan bulunduğunu ifade eden Derviş, ha- reketi, takdir ettiği ve değer verdiği bir sivil toplum örgütü olarak niteledi. Toplantıda bir durum değerlendirmesi yap- tıklannı da anlatan Der- viş, şöyle konuştu: "Gerçekten Mec- lis'ten geçen bu Av- rupa yasaları, ülke- miz için, geleceğimiz için, hepimiz için, ço-. cuklanmız için çok önemli. Bunun şu an- da maksimum getiri- sini de almamız la- zım. Yani Türkiye bu işi başardı, bir adım attı. Avrupa'ya dö- nük, dışanya dönük de çok ciddi çabşma- ların olması lazım. Hemen şimdi, bugün hiç beklemeden... Do- layısıyla bunlan gö- rüştük. Bu konuda gazetelerde, yayın or- ganlarında, televiz- yonda, dışanda neler yapılabilir, Türkiye attığı bu adımın geti- risini nasıl en güzel şekilde alabilir? Bun- lan görüştük." Derviş, açıklamasm- dan önce, gazeteci ve televizyonculann ha- zu-lıklan sırasında bir- birlerinin mikrofonla- nnı tutruklannı göriin- ce, "tşteittifak böyle gerçekleşecek" diye espri yaptı. Derviş, akşam saat- lerinde IMF Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'le görüştü.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog