Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA 4- CUMHURİYET 31 AĞUSTOS2002 CUMAR O L A Y L A R V E G O R U İ Ş L E R olay.gorus©cumhuriyet.com.tr UZUN başlığry- la "Değişen Dün- yada Federalizm " adını taşıyan S t . Gallen Konferan- sı'ndayanyanai>ç konuşmacı: Yu- goslavya Federal Cumhuriyeti Baş- kanı Vojislav Kcrstunica, Avusturya Cumhuriyeti FederaJ Başbakanı Wolf- gang Schüssel. Belçıka KraJlığı Baş- bakanı Guy Vertıofstadt. Her bıri, degışıK gelişmelerin, fark- lı deneyimlerin doğurdugu federatifyö- netimlerin başında. Onları dınlerken, Kıbns'ta Türk tarafınca önerilen kon- federatif çözümün doğruluğuna da- ha kolay inanabifîyor insanlar. 0 çe- şit çözümler kabul görüyorsa, yanm yüzyıla yakın suredirsünjp giden K/b- ns sorununda Türk tarafının önerdiği "yeniortaklık" biçimi niçin kabul gör- mesin? İ ri kemıkli, sert çizgili yüzüyte tam bır "güney Slav'ı" Başkan Kostunica. Anayasa hukuku profesöriüğünden devlet başkanlığma yükselmiş. Doğu Bloku'nun dağılışından son- ra, Batı'nın, en çok da Almanya'nın "himmetiyle" parça/anıp bırbmne dü- şürülen, yüz karası vahşetleryaşayan ve sonuçta başındaki kişiyi, Milose- viç'i Lahey'deki mahkemeye teslim eden bir Yugoslavya'da. AJtı devfetlı eski Yugoslav birJikte- liğinden arta kalmış iki federe devlet arasındaki yeni federasyonun baş- kanı oluyor Kostunica şimdi. Biryan- da nüfusuyla, toprağıyla hâlâ büyük Sırbistan, bir yanda da Osmanh'ya karşı ısyanlardan miras küçük Kara- dağ: boyut farkına karşın, Avrupa Bır- liği'nin istedıği olsun diye kurulan ye- AÇI MUMTAZ SOYSAL Üç Örnek ni "Sırbistan-Ka- radağ" ortaklığın- da iki tarafa tam eşitlik tanınmış, aralanndaki bağ- lardafederasyon- dan çok konfede- rasyonu andıracak kadargevşek. "Orada oluyor da Kıbns'ta niçin olmasın?" diyorsunuz ister istemez. Schüssel, kural/ara uygun yapıl- mış birseçimde Nazı eğılimli Ha- ider'in AB'ce veto edilmesi üzerine Avusturyalılann göreve getirmek zo- runda kaldık/an bir başbakan. Başında bulunduğu devlet, Birinci Dünya Harbi öncesinin kocaAvustur- ya-Macaristan Imparatorluğu'ndan küçüle küçüle avuç içi kadar kalmış bugünkü ufak Avusturya: ama, tam dokuz birimi olan bir devletler fede- rasyonu. 0 birimler "devlet" sayılıyor da KKTC niçin °te;/TvcucfeWef"sayılma- sın? l#erhofstadt, Flamanlarla VVallon- Vların oluşturduğu yeni federatif Belçika Kralhğı'nın başbakanı. öylebir federasyon ki, özellikle AB ile ilişkiter konusunda iki tarafada aynı eşit hak- lar tanınmış: anlaşırlarsa birlikte kul- lanılan, gerektığinde ayn ayn kullana- bilecekleri, anlaşamıyorlarsa ortak devleti AB'deki oylamalarda "çekin- ser" kalmayazoriamaya kadar varan haklar. AB bütün bunlan Belçika'daki or- taklık için kabul etmişse, Türk tarafı- nın aynı örneğe dayanarak önerdiği «Jbns modelinde niçin kabul etmesin? Kısacası, bazı şeyler başkalan ıçin oluyorda, sıra Türklere gelince mi ol- muyor? Ben Oyumu Kime Vereyim? DinçerSÜMER B en bırvatandaşım Kırkyıldır ya- zarak, yöneterek, oynayarak; bır tiyatro çalışanıyım. Ülkesini se- ven her kişi gibi, ben de sorun- lanndan annmış. sağlıklı, aydınJık ve özellikJebanşjkbirTürkiye özlemekte- yim. Ve şimdi önümüzde bir seçim var. Oyumu kime vermelıyim? fç siyasetmanzaramız toz duman. eko- nomı allak builak, ınsanlanmız kırgınjcüs- kün, bunalrruş... Siyasetçilerimiz, ekonomistlenmiz sa- bahlara kadar televizyonlarda. Hemen hemen hepsi aynı tümcelerle konuşuyor- lar, konuşuyorlar... Ben siyasetçi dedeğilim ekonomist de. Ama konu banşık bir toplunı olabilme- nin önemine gelince düşünüyorum da ül- ke yönetimine talip hiçbir partinin bu bağlamda tutarlı ve inandıncı bir duyar- Iılığı, yakJaşımı yok. Vitrinlerine papa- razzi ünJüIerini. gazino yıldızlannı, eski futbolculan, aşk hayatlanyla ünlü çıplak mankenleri koyarak, böyle kişilerin ya- kalannaparti rozeti takmatörenlerinin gö- rûntülerini yayımlayarak oylannj çoğal- tabilecekJenni hesapiayan bazı başkan- lann bu gafletine akı) erdiremiyorum. Sanatnedır. kime sanatçı denir, sanat ne- ye yarar gibi sorulann doğru yanıtlannı ve öraekJerini verebılmekten uzak maga- zin televizyonculannın, boyalı gazetele- rin düzeyinde kalmalan hiç de bağışla- nabilecek gibi görünmüyor bana. Evet, bu bir gaflettir. siyasetçiJerimizin pek sık kullandıklan bır deyimJe, içjmize sindi- rflenMjecek bir büyük kusurdur. Bugün kültür-sanat hayatımızın da bi- rikmiş çok önemJi sorunlan çözüm bek- lemektedır. Hepsi bırerAtatürkve Cum- huriyet eseri olan devlete bağlı sanat ku- rumlanmızın eskimiş yasalarla darbo- ğazda zayıf düşmeleri, yönetım ve üre- tim çıkmazlan, sanatçılarunızın özlük haklan. özel tiyatrolanmızın can çekiş- mesi ve bırer birer kapanan perdeler, çok değerlı genç sanatçılann kadro bulama- yıp ziyan olmalan, öbür sanat ve kültür alanlanmızın benzer sıJonülan, sanat egi- timi veren okullann dertleri, bütçeden kültüre aynlan payın yetersizliği. devle- tin küJrür ve sanat politıkasının eksikli- gi daha ne kadar gözden ve gündemden uzak tutulacaktır? Isimlerini saygıyla andığımız birkaç isim dışında. "Bövle sanaûn içine fükü- rürüm" diyebılen, çalışmalan için bir prova salonuna ve bale pabuçlanna ge- reksinimleri olduğunu belırten sanatçüa- ra "Stadyıunda çahşın, mes giyin" yanı- tını veren, tiyatro ve operayı sevmediği- ni keyıfle belırten, "Sanat dediğm neye yararta'"dıye burun kıvıran ve hele he- Ie kültürün ve sanatın mutfagına siyaset sokup yardakçılanyla birlikte ülkeyi teh- likeli yönlere götürmey] hesapiayan ye- rel yöneticiler ve kültür bakanlan da gör- dükbiz. Hayır, önümüzdeki dönemde, sözge- lişi, birinşaatmüteahhıdini, birsebzeih- racatçısını ya da bir tüccan, sözün özü ha- yatı boyunca bu alanın uzağından bile geçmemiş birini kültür bakanlığı koltu- ğunda, "Sanatın önemi, yaran-." diye kemküm ahkâm keserken görmek iste- miyoruz. Hanı bazı koalisyonlarda san- dalyeler bölüşülürken böyle kazaJara çok uğradık da... Bu arada merakJısı içuı de bir not; "Sa- oatneyeyarar?71 sorusunun açık seçik ya- nıu şudur: "Sanat banşa yarar/' Ben bir sanat eserini izleyen, tıyatronun, opera- nın ya da balenin tadını alan, bir resim ya da heykel sergisinı gezen. şiır okuyan. türkü söyleyen bir insanın somurttugu- nu hiç görmedim. Sanatla kucaklaşan in- san kendisiyle, çevTesiyle, ülkesıyle ve dünyayla banşır, bırey olmanın önemini ve onurunu duyar. Insan ve giderek top- lum, böylece duyarlılık, hoşgörü ve sag- duyu kazanır, yaşam kalitesiru belirle- me, doğru ve yararlı olanı seçme yetene- ği kazanır. Kültür ve sanat varlığımız, demokrasinin, esenliğinuzin, çağdaşhk ve uygarlık yolumuzun en önemli ışığıdır. Bu noktada, ülkenin 4 Kasım'dan sonra- kı yönetiminin aday kadrosunu oluşrura- cak türn sorumlu sıyasetçiler, Atatürk'ün "SanatsızkalanbirmJIk?tinha>^tdaraar- lanndan birikopmuşderoektir" uyansı- nı iyi kavramalı ve hiç unutmamalıdırlar. Unuturlarsa, şu apar topar seçim döne- minde ıttıfak, ütihak, iltimas, ayırmaca, kayırmaca, kaytarmaca, kotarmaca çal- kantılanyla içi sıkılan çok önemli birke- simi, bencüeyin, aynı soruyla baş başa bı- rakacaklardır. "Ben kime oy vereyim?'' Ben bu soruya,programında kültüre ve sanata çok boyutlu bakabilmiş, saygın kültür ve sanat adamlannı da kazanabil- miş bir partinin oy pusulasını görebil- diğimde yanıt vereceğim. Ödemelîarama servisi: \rc'nın cder7?li arama servisi BenimİçinÖde sayesinde faturalı ya da faturasız Aria hattınızla, başka bir Aria .Tiarssnı c>-cemeli olarak arayabilirsiniz. Acil durumlarda ya da her zaman, siz ararsınız karşı taraf öder! •nar?:ger"«en tek şey, arayacağınız Aria numarasının başına 9696 tuşlamak. Aradığınız kişi sizinie konuşmayı M e:tgin o konuşma bedelini siz ödemezsiniz, o öder. Herkes iletişim hafinde kalır, dostluklar devam eder... ^ ^ B . . eddı vli 55 tarifesi üzerinden ücretlendirilecektir. AriaMerkez 444 1 555 PENCERE Soteular Bize Çok Kızıyorlar... Sık sık soruyoıiar: - Kime oy vereyim?.. Susuyorum. Hepsi de dostum, arkadaşım, tanışım nice c ğerli insan değişik sol partilerde siyaset yapıy tümünün dünya görüşü bir olmasına karşın, ayı mak, parçalanmak, bölünmek zorundalar; politık da var olmak için bir başka olanaklan yok, hep; nın eli mahkûm... Ecevrt, Baykal, Cem, Karayalçrn... Hepsıni tarvyorum... Neden bu aynlık?.. Yanıt yok.'.. Fikirbir.. Zikir ayn.. Niçin?.. • Iş işten geçti.. 3 Kasım seçimlerine bölük pörçük gidilecek, bı partilerin ıçinden biri sıynlacak, daha çok oy ala cak, iki partinin barajı aşması güç görünüyor, bir aşacak, ama barajın altında kaJan partilerin oylar yanacak, sonuçta solun soluğu yine kesi/ecek... Işin kötüsü, herkes her şeyi biliyor, kimsenin elin- den bir şey gelmiyor... Kimisi Baykal'a kızıyor.. Kimisi Cem'e.. Kimisi de: - Ah, o Ecevit yok mu, diyor, CHP'yi bölüp bu işi başlatan o değil mi?.. • Geçen gün bir dostum geldi, solun bolünmüş- lüğünesövdüsaydı... Şaştım kaldım.. Çünkü bu dostum, kendi işyerinde onla, bunla, şunla didişir durur, en yakın çalışma arkadaşlany- la kanlı bıçaklıdır; hayatında hiç birleştiricı olma- mıştır; ama, solun bölünmüşlüğüne bozuluyor... Desem ki: - Dostum aynaya birbak!.. Bozulacak.. Sustum. Vaktiyle bir başka dostum şu tümceyi çerçeve- letip işyerine asmayı düşünmüştü; sonra vazgeç- ti... Neydiotümce?.. "Adamla değil, işle uğraş!.." • 1980'li yıllarda 12 Eylül'ün hışmına uğrayan sol- da bir toparianma görülmüş müydü?.. 1990'larda sol parça parça oldu; her parçanın kendine göre -fikırleri değil- tutkulan oluştu... Pekı, Cumhuriyet gazetesi solun hangi kesimini tırtsun; onu mu, bunu mu?.. Solun bir örgütüne bağlanan solcu, gazetede hoşuna gitmeyen bir haber gördü mü: - Vallahı, dıyor, kırk yıllık gazetemi bır daha al- mayacağım, okumayacağım... Elimizde eczane terazisiyle sol kesimde yansız- lık için haber tartıyoruz; ama, herkes/ hoşnut et- mek olanağı var mı?.. Işin garipyanı ne?.. Solcular öteki gazetelere kızmıyorlar, Cumhuri- yet'e öfkeleniyortar... • Yalnız solcular mı?.. Sağ kesim zaten Cumhuriyet'e diş biliyon yobaz- lar bizi bir kaşık suda boğacaklar... Peki, ne olacak halimiz?.. Bilen varsa, beri gelsin!.. KOOP-C 1 EYLÜL DL'SYA BARIŞ GÜIST ETKIMJKLERİ ClMHlRtYET MAH.İU£Sİ'NDE BULLŞALIM Yer : Cumhuriyet Mahallesi (Lokali) Kır Kahvesi-ÇANTA Tarih : 01 EylüJ 2002 Pazar Saat : 12.00 tZLENCE: I - Kır Yemeği (Ücretsiz) 2- Konferans : Dünya Banşı ve ÇocukJanmız Konuşmacı : Dr. Erdal ATABEK 3- Film Gösterimi ÖLÜMSÜZ-Z Yönetaen : Costa GAVRAS Düzenleyen: KOOP-C S.S. Ofcur Çevre Kültür ve işletme Kooperatifi www.aria.com.tr CEM YAYEVEVt Küçükparmakkapı fpek Sokağı No: JO 80060 Beyoğlu-lstanbul Tel: (0212)293 41 70Faks: (0212)244 15 33 Kıtabın gehri Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfi na bırakılacaktır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog