Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

A(U£TOS2002CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA 17 Hangi?r alçınErgıriletanışıklığırnız ço- •cuJuÇumuzdan Yok yok, aynı ev- -deo'trmadK, aynı okulda okurna- «drt hstta aynı mahallede bı le yaşa- «ndk Ama yıllar sonra çocukluk •anaimızın bırbınyle ortuştuğunun ^a/Tjra vardğımızda başladı dost- •uarruz 0 da pazar tornetıne bı- meı toorağa;ızılen uçgenın ıçınde- MQ nıshetlenr onunden çerçop top- •ar toılu arsalarda ter ıçınde top Ika-turjnmuş "•açn Engr dış hekımı ama aynı sanarda yazar Ikıncı 'Durş Hekı- avı denemeennı yayımlad ı Yalçın lErar hıtabınnbıryennde ınsantar- 1 la favvanlan 'hafıften karşılaştımnış Hatgı kaoian bır sandaly&de O830 17 30 arasında mırm gıbı, «çojtj /ez gozlen bır ampuldekı sa- ztırlcrda, sag on pençesıntn ikıncı ve tdorjjıcu tınaklannı ara sıra kımıl- daarak oturabılır? Hangısuaygın oğlen dığer suay- çjmnyia yervek s/ras/na geçıp son- ra ia koşa koşa sandalyesının ba- doner? hangı kuş hep o dalda oter, han- gı talık hep o kabarcıklara tiakarak ömvrun en guzelyıllannı h&ba eder, /nsifilann elıne duşmuşlenrn dışın- da- hangı dtşı ayının başında ızın,he- sap hatta dayak makamı bır erkek ayı /ardır? hangı pars kurup ağaca pusu, aşağıaan geçecek başka bır pars/ paramparçayapma planlan yapar? hangı jaguar zorunlu bır mısafır- lıkte bulabılır kendısını ya da hangı sırtanda olabılır ormanlan yonete- cekguç aslanlannfillennarasmda?' Yaiçm Ergır'ın "/?ang/"lenneekle- me< uzere bır "bostan" soaısu da bızden "Hangı hıyar soyuimak ıs- ter durup dunırken?" ISIK KANSl Sudan para kazanmaŞu yaz sıcaklannda senn su, ışıl ışıl su Ohi Atalanmız bulmuş sozunu "Su akarken testıyı doldurmalı " Zaman sudan para kazanma zamanı, testıyı doldurma zamanı Çunku canımızın neredeyse yarısından fazlası olan su, artik bır mal Çalışmalannı su uzerınde yoğunlaştıran Gazı Unıversıtesı Muhendıslık-Mımarlık Fakultesı Oğretım Uyesı Dr Nılgun Gorer, su yoksulluğu ve yoksunluğundan soz edıyor Içme suyu ve kanalızasyon hızmetlennın sunumuna ılışkın uygulamaya konan polıtıkalar, sağlıklı suya erışım problemını kıtlıktan yoksunluğa taşımıştır Artık ıhtıyacı karşılayacak oranda su bulmaktan çok, bu mıktarda suya, artan su faturalarından dolayı enşememe, mahrum bırakılma soz konusudur " Su, en doğal kamu hızmetı değıl mı'? Değıl artık Kullananın odedığı ya da odeyebılenın kullandığı fıyatlandınlabılır bır mal Dr Gorer, bu savını verılerle guçlendınyor "Su hızmetlennden yuzde 10'dan az olmayacak şekılde kâr sağlanıyor Temel ıhtıyaç maddelenndekı KDV oranı yuzde 8 ıken, su hızmetınden alman KDV oranınm yuzde 18 olması, suyun temel bır ıhtıyaç olarak değerlendınlmemesı anlamını taşır Oysa, kımı Avrupa Bırlığı ulkelennde bu oran yuzde 5 ıle yuzde 7 arasında " Turkıye de, asgan ucretle geçınen bır kışı, aylık gelırının ortalama yuzde 2'sının uzerınde bır degen su faturasını odemek ıçın harcamak durumunda Ustelık, bu oran sabıt de değıl Çunku su fıyatı dovıze bağlı ve bu yuzden her ay su faturalan gıderek şışıyor Nılgun Gorer, araştırmaları sırasında Ingılız su şırketlennın tanıtım amacıyla yaptıkları bır toplantıda Turkıye'yı "bırsu fırsatları ulkesı" olarak tanımladıklarına tanık olmuş Ulkemızde de ış yapan Thames Water su şırketının 1999 yılı raporunda da şu ıfadeye yer verılıyormuş ' Tum dunyada su ıle ılgılı hızmet ve urunlerde yuksek kalıtelı bır ış portfoyu gelıştırerek hıssedarlarımıza değer yaratmaya kararlıyız " Sıcaktan kavruldunuz, su mu ıçıyorsunuz? Oh, oh, afiyet, bal, şeker olsun Duygu Otnay, tzmır Alsancak Gazı Eğrtım llkoğretım Okulu 5. • sınıfını bıtırmış bu yıl Geçen 29 Ekım'de yazdığı "Dûnum, Bugünum ve Yannım" başlıklı şıırie okulda yanşmaya katılmış. Seçıcı kurul, bu şıın Duygu'nun yazamayacağını ılen surerek "teşvık odulû" Aklımda! vermeyı uygun gormuş Duygu, kendısıne haksızlık yapıldığını soyleyınce de okul yonetımı, yanşmalarda bundan boyle oğrencılerie bıre bır konuşularak duşuncelennın alınmasını karariaştırmış Neguzet 1 Gelelım Duygu'nun şıınndekı kımı dızelere "Bızı yönetenler yanımızda ve bızımle değıl I Yaşadığımız duygular coşku, sevınç, mutluluk, hele umut hıç değıl /Şaşıyorum1 Benım yaşımdakı bır çocuk I Bu gerçeklen görebılıyor ve dıle getırebılıyorsa / Buyuklenmın çaresızlığıne bıle btle lades nıye">" Kuçucuk Duygu, haksızlık karşıstnda "Aklımda" demış Var mısınız, bıle bıle lades tuzağına duşmemek ıçın hep bıriıkte bağırmaya: "Aklımda, aklımda, aklımda " Dilînıizin Kirlenmesi t. GURŞEN KAFKAS Eğıtımcı-Şaır- Yazar Turk Dıl Kurumu'nun kurul u- şunun 70 yılında, guzel Turk- çemızın gıderek kıriendığını go- ruyoruz Her alanda yabancı sozcuklenn egemenlığı olanca gucuyle suregelmektedır 1911 tarıhınde "genç kalemlerle ' başlayan dılde anndırma çalış- malan aralıklarla surdu 1960 yılında başlayan "öz Turkçe", "kullan - konuş - yaz" çalışma- sı buyuk ılgı gordu Yuzlerce, bınlerce yenı sozcuktureterek "Arapça, Farsça"sozcuklenn kazanımı başka yenı sozcuk- lere enşım ıçın umıt oldu 1980 yılına kadar devam eden b u yenı sozcuk kazanım çalışma- ları, dılımızdekı Osmanlı'dan kalma ağır, ağdalı Arap Acem kokenlı sozcuklerın yerını aldı Bu çalışmalann yanında dıl- de ılgınç başka çalışmanın or- tayaçıktığıgoruldu Ekonomı- de ve teknolojıde gereksınme- ler ya da 'ozentı" nedenıyle dılımız Ingılızce, Almanca, Fran- sızca ve Italyanca sozcuklenn akınına uğradı Işyerierıne, yı- yecek, ıçecek salonlanna tu- muyle yabancı ve anlaşılmaz adlann venldığı gorulmektedır Bu şekılde ad venlerek açılan yeıienn daha çok pnm yapa- cağı duşunuldu Dahası bu ya- bancı sozcukler konuşma ve yazın yaşamımızda da gorul- ou Buyetmıyormuşgıbı genç- ler arasında "karşılama, ayrıl- rıa" vb durumlardaTurkçe yenne yabancı sozcuklenn sık- ça kullanıldığı da gorulmekte- dır Bunadılımızde "ıstıla '(ege- nen olma) denır dıye duşunu- \orum Bu egemen olmaya gorsel basında ozellıkle 'yenı sunucuların" dılımızın hatalı kullanımında da sıkça rastlan- ınaktadır Son zamanlardaTRT "Rad- ıo televızyon yayınlannda Turk iılının kullanımını" arttıracak orunlan çozmeyeyonelık one- ilen gelıştıtmek amacıyla "Ge- ;ıcı Dayanışma Kurulu" oluş- urdu Bu kurul, Turkçe'nın son ıllarda hızla kırlendığı ozel- ıkle lngılızce'den dılımıze eğı- ım ve bılım yoluyla bırçok ya- Dancı sozcuğun gırdığı ıle ılgı- enmektedır Dılımızın kullanımı ıçın "Sıvıl T oplum Kuruluşlannın" oluş- •urulması bu toplum kuruluş- arının dılımızı denetleyen, yol gosteren nıtelıkte gorev ve so- ıımluluk almalan yaraıiı bır ça- ışma olacaktır Ulusal dıl sevgısını guçlen- dırmek, anadıle olan sevgıyı Dirçok programlaria yayınlaş- jrmak gerekmektedır Eğıtım Kurumlarında "dılsevgısı" teş- vık edılmelı Yazın oğretmen- lenneTurkçe'yıdoğru sevıye- ı ve duzgun kullanma semı- nerlen venlmelı Burada bun- aryapılırken "dayatmacı, bas- «a"yontemleryerıne "dılsev- gısı, dıl yeterlılığı, dılzengınlı- Şı" ağırlıklı motıflerınden yola jıkılmalıdır Dılımızın zengınleşmesı ama- cıyla, yurt çapında dılde halk 'olklantaranmalı Halkın kullan- dığı "yerel sozcukler" ırdelen- melı Bu sozcuklerden yaygın olarak kullanılanlar "yabancı sozcuk ve tenmlere" karşılık kullanım çalışmaları yapılma- lı Ayrıca turemış sozcuklenn seçımıne ozen gosterılmelı Ataturk un kurduğu "Turk Dıl Kurumu" da ışlevını Ata'sının anısına uygun şekılde gerçek- leştırmelıdır Dılde boyutlara yer vermemelıdır Örnekleme- de goruleceğı gıbı "Mesela - örneğın I Mesele - Sorun I Mecbunyet - Zorun, I Dede- nın dılınden I anlamalı torun Turkçe sozcuklerımız uret- ken kullanımlı ve dıle hoş ge- len ulusal zengınlıkte olmalı- dır Dıl dogal gelışmesı ıçınde zamanlayennı bulur TDK1932 yılmdan bugune kadar geçen 70 yıllık sureçte dılımızın zen- gınleşmesı dıldekı bozulma ve yanlış soylemenın onune geç- me konusunda gereklı onlemı almalıdır "Dıl kırlenmesı"r\e tum ulus boyutunda dur kam- panyası gerçekleştınlmelıdır Eğıtım kurumlan ışyerlerı ka- mu kuruluşlan ve sıvıl toplum orgutlende duzgun anlaşılır oz ve ulusal dılı kullanmaya ozen gostermelıdırler 1932'de Atatürk un oncu- luğunde kurulan "Turk Dılı Tet- kık Cemıyetı" yenne Turk Dı- lı Araştırma Kurumu" ve daha sonra "Turk Dıl Kurumu" adı- nı aldı Sıyasal gel-grt olayla- rından etkılenen bu kurum 1982'de kapatılarak Ataturk Kultur, Dıl ve Tanh Yuksek Ku- rumu U"na bağlandı Cumhunyetın kuruluşu ıle bırlıkte, ulusumuzda yepyenı bır kultur, sanat ve sosyal olu- şum çalışmaları goruldu Bu oluşumda en etken unsurlar- dan bın dıl'dı Uygar uluslardan dılımıze geçen sozcuklenn kar- şılığını bulma sorunu onemlı bır konuydu Bu sozcuklen ol- duğu gıbı benımsemek, dıl kır- lılığı kapısını açmak demektır Dıl kırlenmesının onune geç- mek ıçın ana oğelerı oz Turk- çe olan ulusal bır dılı kullanmak ve bu dılı evrensel boyutlara taşımak amaçlanmalıdır Ya- bancı dıllerden, kulturel sos- yal, teknık ve teknolojık yapı- laşmalar sonucunda dılımıze geçen sozcukler ıçın onlem alınmazsa bırçok karmaşa ve guçluk doğacaktır Dılde kır- lenmeyı onlemek bu karma- şayı onlemekle olacaktır Turk- çemızı guzel bulan ve oven ya- zaıiar ve duşunurter bakın ne dıyorlar Paul Roux: "Turkçe akıl ve duşunce dolu sayısalbır dıldır Molıere: Şu Turkçe ne kadar hayranlık duyulacak bır dıl, az sozcukle çok şey soy- ler Max Muller Turkçe Turk duşuncesının yaratıcı gucu- nun esendır Bu dıl ınsan ak- lının ustun gucunun urunudur Turkçe kadar kolay anlaşılan, zevk veren pek az dıl vardır" Nâzım Hıkmet, Ferhat'ın Şı- rın'e seslenışınde Konuştu- ğum dıl kadar, Turkçe kadar guzelsın" der Evet' guzel Turkçemızı doğ- ru kullanarak guzellığını sergı- leyelım "Gul veren eller gul kokmalı" değıl mı? Guzel dıl sevıncını her alanda yaşama- lıyız Dılımızı zengınleştırmelıyız SSK volesi Her turlu olanaksızlık ve çarpıklık- larına karşın hâlâ ışçılerte yakınlan- nın duşkunluk ve hastalıklannda tek umar kapısı olmayı surduren SSK hastanelerı her konuya televole mantığıyla bakan medyanın yerlı yersız eleştınlenne uğrar Beylık ha- benn başlığı da baştan bellıdır "SSK hastanelennde kuyruklar uzuyor" Neden uzuyor'? Prof Dr Bırsen Erse), OLEYİS Sendıkası Yaymla- n'ndan çıkan "SSK-YapısalSorun- lar ve Reform Çalışmalan" adlı kı- tabında konuya degınıyor "SSK'lı bırhastanın hekıme ulaş- ma şansı, ötekı hastanelere oranla 4 kat, eczacıdan ılaç alma şansı da 6 kat daha zordur Gıderek artan kuyruklara ve arttınlamayan perso- nel sayısına karşın SSK kendısıne venlen 18 bın kadroya eleman ala- mamaktadır Kurumun ıhtıyaç duy- duğu personelı alamaması, norm kadro çalışmasının yapılamamasın- dan ve kamu kuruluşlannın fazla personel sayılannı bıldırmemesın- den kaynaklanmaktadır Pahamen- todan geçen sosyal guvenlık refor- mu ıle SSK'nın doktor, hemşıre, sağlık teknısyenı ve hametlı açığı- nı kapatmak ıçın gereklı olan 18 bın kadro venlememıştır Buna karşılık, kamu harcamalannda tasaırufsağ- lamak, dığer kamu kuruluşlan ıle KtTlerdekpersonel fazlalılığını azalt- mak ıçın de personelın 6 bınının dı- ğer kamu kuruluşlanndan transfer yöntemıyle alınması hukmü getınl- mıştır Ancak, personel fazlası oldu- ğunu soyleyen kuruluş çıkmamıştır" Işte asıl ben buna "vole" denm Gol kımın kalesınde pekı"? "Kalıte" belgesı peşındekı sıyasılerde mı, yoksa onları parlatan televolecıler- demı'7 KİM KİME DUM DUMA BEHIÇ AK behıcakCa turk.net ÇÎZGtLİK KÂMIL MASARACl HARBİ SEMIH PORO\ sem;/ıporoy(5 yahoo.com BULUT BEBEK NIRA\ çirrçi bulutbebekCg hotmail.com HarçH<rîm<3an kesrp -% ı • h» m w altı par» yt! feoyunca fcayrt r-n.ış.yaa/' TARİHTE BUGÜN MVMTAZAJUKAN 24 Ağustos NIPK0W'UN TELİVİZYON DİSKL İ34O'7H BuSuN, ALMAN MUHENOISt PAUL lPteOW£N<f>KO\ OLMÜŞTU 1684 , UEfJUZ. 24- YAÇıNDAYKEN SUU>U- ĞU, KEMDI AOlYLA ANIlAfJ OlSK, TELEVIZYO- KJUAJ GEUÇMES'MDB ÇOK OHeMLI 8IIS APIM OUM/ŞTV GORUhiruYU Ç.tZG<LE& HAUNE GE- n#£te£K T/UZAYAN BU OoMER DtSK UZE/S'N- OE SAfiMAC. SlÇ/MOE Dtert-MlÇ PEUKL£& BU- UJNMAKTAYPt PlSK 1>OUEGK£M, ISltc PELK- İ-EGDEM SEÇE&EK GoGUNTUYÜ PASALSL ÇiZ- ıLSRE ÇEV'GtoEKTEYDl IÇtkU ÇlZ.Gr OtZILEgt FOT&SeL. TMKAFtNDAN ELeKrZtKLj StMYALLE- DONUÇTVG.ULE&EK AUCtYA l/EteıurOGPti &£S- YENIDEN Zamanla ytntu cfektrotnk. foramaya b/ra/tan ntekonık NtpkcMS fmtuncte/ GORUŞ EMtN GÜRSES Kontrollü Kışkırtma Ne Kadar Başarılı? Moskova Soğuk Savaş sonrası donemde arka bahçesı olarak gorduğu Kafkasya da kontrollü kış- kırtmayta etkınlığını surdurme yanlışlığına duşmuş- tu VVashıngton aynı yontemı Ortadoğu ya uygula- maya çalışıyor Ozellıkle Kuzey Irak uzerındekı he- saplannda başan sağlamakta zorlandıkça yenı se- naryolan gundeme getırmektedır Barzanı cephe- sınden Ankara'yı tehdrt eden açıklamaların yapıldı- ğı yolundakı haberiere kontrollü kışkırtma hesapla- rının bır parçası olarak dıkkat edılmelıdır Irak a saldın konusunda muttefiklerınden destek goremeyen VVashıngton yonetımı, ABD den yenı ta- leplerde bulunan Barzanı'nın, Ankara'yla ılışkılennın gergınleşmesıyle guvenlık aramak ıçın VVashıng- ton'la daha fazla yakınlaşacağını hesap edıyor Bar- zanı guçlennın VVashıngton'a tam teslımıyetı bura- dakı PKK (KADEK) gıbı guçlerı de ABD'nın tum ta- lımatlarına uyma yolunda daha da cesaretlendıre- cektır VVashıngton bolgede kontrollü kışkırtma ıle gelış- melen yonlendırme çabasını surdururken Irak'la mıl- yarlarca dolarlık tıcarı anlaşma yapan Moskova gı- bı merkezlenn çıkışlannı kontrol edemıyor Bu yıl ya- yımlanan "Yenı Rus Dıplomasısı" adlı kıtabında Rus- ya Federasyonu Dışışlen Bakanı Igor S. Ivanov Moskova yı Kafkasya'dan vedolayısıylaGuney de- kı Iran ve Irak coğrafyasından dışlamaçabasmdaolan VVashıngton'un çabalanndan rahatsızlığını ortulu olarak ıfade edıyor ve eskı nufuz alanlan ıçın muca- deleetmenın uluslararası ılışkılerde guvensızlığı art- tırdığını belırtıyor Ikı merkez nufuz alanlan bırbınne kanşmış durumda, etkınlık ıçın rekabetlennı surdu- ruyorlar Yettsın donemınde bolgede etkınlığını surdurme amacıyla komşular arası anlaşmazlıkları kullanan Moskova bu yontemın ABD'nın boigeyeyerieşme- sınden başka bır ışe yaramadığını gormuştur Gu- ney e ınen yol uzerınde Gurcıstan ın stratejık one- mını bılen Moskova Tıflıs ın kendısınden uzaklaş- maması ıçın ozellıkle Abhazya aynlıkçılanna destek vermektetereddutetmemıştı Ağustos 1992 de baş- layan Gurcu-Abhaz çatışmasında yaklaşık 200 bın Gurcu muttecı durumunaduşurulmuş, 1993 te Mos- kova nın araya gırmesı ve banş gucu yerleştırme- sıyle bırateşkese vanlmıştı Fakat aradan 10 yıl geç- mesıne rağmen soruna bır çozum bulunamadı Suk- humı yonetmı Moskova yla ekonomıkve kulturel bağ- lannı guçlendırdıkçe Tıflıs yonetımı ABD'ye daha fazla yakınlaştı Kışkırtmayla bır sonuç elde edıle- medığını goren Putın yonetımı Tıflıs'leyenı ılışkıler gelıştırmeye çalışıyor VVashıngton un bolgede artan etkısınden rahatsız, fakat onu dışlayamıyor Şevard- nadze ıse ıkı ulkenın bolge uzenndekı yanşını Tıf- lıs'ın yaranna kullanmaya çalışıyor Moskova nın Karabağ konusundadataraflann an- laşmazlığını kullanarak bolgede tek etkın guç olma çabası Bakû'nun VVashıngton'ayaklaşmasıyla ba- şarısız olmuştu Envan ı kazandığını sanan Mosko- va, Erıvan yonetımının VVashıngton - Moskova re- kaİDetını kullandığını Putın yonetımıne gelınceye ka- dar goremedı Tıflıs uzennden Erıvan hattıyla gu- neye gıden yolu kontrolunde tutabıleceğını hesap ettı Fakat Erıvan ın zamanla ABD'den sağlanan malı kaynak ve buradakı Ermenı lobısınden gelen desteklerle VVashıngton a daha fazla yaklaştığını gordu Ekonomık ve asken olarak zor durumda kalan Envan'ın kendısıne daha fazla bağlanacağı hesap- lan tutmadı Koçaryan da Şevardnadze gıbı VVas- hıngton ve Moskova'nın bolge uzenndekı etkınlık ya- rışını Envan ın yaranna kullanmakta başanlı Barzanı'nın ve Kuzey Irak'takı dığer guçlerın bol- ge uzenndekı rekabette benzer beklentıler ıçınde ol- duklan açıktır Fakat Irak'takı gelışmelen kendı ya- ranna bıçımlendırmek ısteyenlenn sayısının çoklu- ğundan dolayı bu fırsatı değerlendırmekte ışlen da- ha zor Barzanı cephesınden gelen açıkiamalan VVas- hıngton'un bolgedekı hesaplarına, yanı Ankara yı bolgede kullanma hesaplanna bakmadan anlamak zordur Kontrollü kışkırtmayla gelışmelerı yonlendır- mek ısteyen taraflara dıkkat etmek gerekır Moskova, kontrolu dışına çıkmasını engelleye- medığı kontrollü kışkırtma çabasından bır hayır go- remedı Bazı çevrelenn etkısıyle ahematıf planlann sıralamasında yanlışlıklar yapan VVashıngton yone- tımının ıse bolgede aynı yontemı uygulayarak orta ve uzun donemde başanlı olması beklenemez E-posta: emıngursescı yahoo.com Fax: 0212 513 85 95 BULMACA SEDAT YAŞAYAJS SOLDANS\ĞA. 1 2 1/ Özelhkle Trakya yöre- sınde yetışün- len, sulu ve 3 hoşkokulubır kavuncuısı 2/ îşsız, aylak Irmaklangeç- 6 mek ıçuı kul- 7 larulan sal 3/ g Mujdeh ha- ber Temel nı- 9 tehğı bır olan dıl. hay- van ya da bıtkı toplu- luğu 4/ Mımarlıkta gınşıkbezeme 5/Ne- „ on elementının sun- gesı Anadolu'daku- rulmuş eskı bu" uy- garlık tşaret 6/Bır tankatm asıl ve bu- yuk tekkesıne venlen ad II Destana özgu, destansı MaksimGorki'nınbırromanı 8/"Eğıl bu- — opeyım Ay karanlık görmezler" (Turku) Fuılandıya'da bu* gol 9/Bırturyabanturpu Dol- ma yapmak ıçuı hazırlanan kanşım YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Malatya yoresıne ozgu bır kayısı turu II " — Yıllar" OrnanKemaTınromanı Kotuddaşne- denıyle kumaşta oluşan buzulme 3/ Kuçuk ors En kuçuk sosyolojık buım 4/Karamsarvekader- cı ozelhğıyle ayui edılen mûzık türû 5/Bu soru sö- zu "Erol—" Ressamımız Parola 6/tstanbul'un eskıadlanndanbuı 7/Sanat.huner Lütfi Akad ın bu- fîlmı 8/ Uyulan ılke, sıstem Japon ınanışm- da pıruıç tannçası 9/Samsun'un bu-ılçesı "Hıç- bır şey gıderemez — sıkuınmı Memleketımın şar- kılan ve tutunu gıbı" (Nâzım Hıkmet)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog