Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

AĞUSTOS 2002 CUMA CUMHURİYET SAYFA SAGLIK Hastanede sünnet olanağı tsLanbul Haber Servisi - Kadıköy Beledıyesi, 250 jocuğu özel hastanelerde sünnet ettırdi. Sünnetin mutlaka uzman doktor taranndan hastane koşullannda yapılması gereken cerrahi bir operasyon olduğımu söyleyen Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı Inci Beşpınar, on yıldu yapılan geleneksel sünnet organizasyonunun bu yıl da özel hastanelerde gerçekleştirildiğini belirtti. Kadıköy Belediyesi Aile Danışma Merkezleri'ne Yenisahra, Barbaros, Kayışdağı, Içerenköy ve Küçükbakkalköy 'den başvuran ailelerin çocuklannı özel hastanelerle yaptıklan ışbirliği çerçevesinde sünnet ettirdiklerini söyleyen Beşpınar, beledıyenin çocuklann sünnet kıyafetlerini de karşıladığını belirtti. Kampanyanın hâlâ devam ettiğini söyleyen Beşpınar, 250 çocuğun eylül ayınrn ilk haftasına kadar sünnetlerının tamamlanacağını belirtti. Beşpınar, "5 Eylül tarihinde de Moda Tesisleri'nde bir sünnet şöleni yaparak hep birtikte bu muthı olayı kutiayacağız'" dedi. New Scientist Eller, kıskançlık göstergesi ANKARA(AA)- Araştırmacılar, elleri ya da ayaklan farklı büyüklükteki kişilerin, potansiyel kıskanç olabileceklerini ileri sürdüler. New Scientist dergisinde çıkan yazıya göre, Kanada'da yapılan araştırmada, simetrik olmayan kişilerin, sevgililerini çok kıskanmalannın daha muhtemel olduğu iddıa edildi. Halifax'taki Dalhousie Cniversitesı'nden NVülianı Brovvn ve meslektaşlannuı, 50 kadın ve erkek üzennde karşı cınsle ilişkileriyle ilgilı yaptığı araştırmada, sımetri ile aşk kıskançlığı arasında giıçlü bağlantı bulundu. Konuyla ilgili önceden vapılan araştırmalarda, simetrik olmayan kışilerin, karşı cins için daha az çekici olduğu öne sürülmüştü. EngeMi çocuMar [ Kabullenmek yıntan aliyor İSTANBUL(AA)- Hacettepe Üniversitesı Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Gelişimi ve Eşitımı Bölümü'nce, cagelli çocuğa sahip 71 iOeyle yapılan bir Başhrmada, annelerin syük bir bölümü, yaşam arzlannın değiştığinı ve »syal ilişkilerinin Kttiğini ifade etti. Oğretim üyeleri Prof. Dr. Secati Baykoç Dönmez, ?sf. Dr. Pınar Bayhan ve Doç. Dr. Ismihan Artan aafından, down sıdromu ile zihinsel ve fziksel engelli çocuğa ahip 71 aileyle yapılan nştirmada, "engelli pcuğu olan aileterin ajam döngûsü içinde brşüaşnklan sorunlar" ucelendi. Araştırmada, adeye engelli bir çocuğun btılımının anne babanın wğun bir stres «şamasına neden olduğu \: bunu kabullenmenin laın zaman aldığı rargulandı. Dünyada kayıtlı 40 milyon HIV virüsü taşıyıcısmdan 1325'inin Türkiye'de yaşadığı belirtiliyor AIDS'iyeterincebilmiyoruz ŞULEKÖKTÜRK AIDS hastalığı ile ilgili çalış- malar devam ederken HTV vi- rüsü de her gün dünyada 16 bin kişiye bulaşıyor. Dünyada ka- yıtlı 40 milyon HTV virüsü ta- şıyıcısmdan 1325'i Türkiye'de yaşıyor. Ancak bilim adamlan, kayıtlı olan hasta sayısının 20- 30'la çarpılarak gerçek rakamın bulunacağını düşünüyorlar. 1995 yılından sonra Avrupa'da yeni vaka sayısmda artışın durduğu belirtiliyor. Bilim adamlan, Rusya, Ukray- na ve Moldovya'daki HTV virüs- lü kışi sayısınm, her yıl yüzde 50 oranında arttığına dikkat çe- kiyorlar. Özellikle Ukrayna'da, 1998 yılında tespit edilen HTV'li sayısının 1994 yılından 70 kat fazla olduğu kaydediliyor. Yurttaşlann yeterince bilinç- li olmadığını vurgulayan uz- manlar, medya ve Sağlık Ba- kanlığı'na bu konuda görev düş- tüğünü belirtiyorlar. HIV virüsü alan bır kişinin bağışıklık sistemindeki hücre- lerin sayısının düşmesi sonucu AJDS'li olarak nitelendirilebil- diğini belirten bilim adamlan, virüs sayısının düşük olması ve kişinin yaşam koşullannın iyi ol- ması halinde 20 yıl kadar yaşa- yabileceğini belirtiyorlar. Kan testleriyle teşhis edilebi- len HIV virüsü, bulaşmadan sonra 2 hafta 6 ay içinde kanda tespit edilebiliyor. ÎU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (CTF) Enfeksiyon Hastalıklan Anabilün Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Tabak, Rusya, Ukrayna ve Moldovya'daki AIDS vakasının her yıl yüzde elli ora- nında arttığına dikkat çekerek *ÖzeffiktelJkravna'da 1998yıbn- daki AIDS'ti \Ğşi sayısı, 1994 v> hnm 70 kan" diye konuştu. 1 günde 40 bln Mşl Dünyada yaklaşık 40 milyon kişinin HTV virüsü taşıdığını bil- diren Tabak, HTV virüsünün her gün yaklaşık 16 bin kişiye bulaştiğı- nın tahmın edildiğini söyledi. Sağlık Bakanhğı verilerine göre Türkiye'de 1325 HIV virüsü taşıyıcısı olduğunu kaydeden Tabak, Türkiye'de 20-30 kat fazla HTV taşıyıcısı bulunduğunun tah- min edildiğine dikkat çekti. HTV enfeksiyonunda bağışıklık hüc- releri olan CD4 T lenfositleri 200'ün altına indikten sonra hastalığın AIDS olarak tanımlandığını anlatan Tabak. bu evreden sonra hastanın yakalandı- ğı enfeksiyonlann hastayı öldürebil- diğini ifade etti. AIDS tedavisi ile ilgili başta ABD olmak üzere birçok merkezde çalışma- lar yürütüldüğünü ifade eden Tabak, "Özellikle değişik kombinasyonlarda virüse karşı ilaçlar tedavide kuDanıl- Erkekten kadına bulasma oranı daha fazla En sık cinsel yolla bulaşan HTV virüsünün erkekten kadına bulaşma oranı, erkeğe bulaşma oranına göre 8 kat daha fazla. Virüsün bulaşmasında konınmasız iüşkinin etken olduğunu vurgulayan uzmanlar, prezervatifin yüzde 98-100 oranında bir korunma sağladığını belirtiyorlar. Kan merkezlerinde vericilerin kanlanna HTV testi uygulandığına dikkati çeken uzmanlar, böylelikle kan yoluyla bulaşmanın büyük ölçüde önlendiğine dikkati çekiyorlar. Damar yoluyla ilaç bağımlısı olanlarda enjektörlerin ortak kullanımı bulaşma açısından yüksek risk taşıyor. Anneden bebeğe geçiş ise sıklıkla doğumda ve emzirme sırasrnda oluyor. HlV'ln bulaşmadıfli durumlar HTV'in bulaşmadığı durumlar ise şöyle: Günlük ilişkiler, tokalaşma, kucaklaşma, sosyal öpüşme, telefonlar, böcek, sinek ve sivrisinek ısırmalan, bardak, fincan ve yemek araç gereçlerinin ortak kullanımı, tuvaletler, hamam ve saunalar, ortak kullanılan elbiseler, yüzme havuzlan, hapşırma ve öksürük, HTV taşıyan kişinin idran ve teri. Tüküriik, HIV virüsü bulunmasına karşın, içindeki bazı maddelerin virüsün çoğalmasını engellemesi nedeniyle bulaşıcı kabul edilmiyor. • Prof. Dr. Semra Çalangu, tedavi ile HIV virüsünün öldürülemediğini, ancak insanlann kötü olan AIDS tablosuna yakalanmasmın önlendiğini, kişinin taşıyıcı olarak kaldığını belirtti. • Çalangu, HFV virüslerinin bağışıklık hücrelerini kendi çoğalmalan için bir fabrika gibi kullandıklannı anlatarak, bundan sonra bağışıklık hücrelerinin bağışıklıkla ilgili diğer fonksiyonlannı yerine getiremediğini söyledi. HIV, 6 aya kadar tespit edilebiliyor Virüsü almış kişi arük HIV enfeksiyonlu olarak kabul edüirken eğer belirti görühneye başlanırsa AIDS olarak adlandınbyor. Kanda virüsün olduğunu gösteren testiere kan merkezlerinde baküryor veya kişi kan verirken yapılan testierle tesadüfen öğrenebiliyor. Virüs abndıktan sonra uzun bir kuluçka süresi yaşanıyor. tki hafta- 6 ay arasında değişen bu süre içinde virüs kanda görübnüyor. NTrüs abndıktan soora ilk 6 haftada yüzde 90 oranında HIV tespit edilebiliyor, yüzde 10'dan az kişide de 6 aya kadar virüs tespit edüemiyor. 6. ayda baküan testte eğer virüs buhınmazsa kişiye virüsü ahnadığı söylenebfliyor. EMZİRİRKEN DÎKKAT-Pek çok yolla bulaşma riskioianHIN >irüsünun anneden be- beğe geçişi ise sıkhkla doğum veya emzirme sırasuıda yaşamyor. (Fotoğraf: REUTERS) maktadır. Son tedaviler ile kişinin ya- şamsüresiönemBölçüdeartmışdurum- dadır" şeklınde konuştu. Medyanın eflltlcl yönü Tabak, yurttaşlann yeterince bilinç- li olmadığını da vurgulayarak şöyle devam etti "Bunakarşmhergeçengün daha da bttuıçlenniekteler. Bunda med- yanın egrtici programlannın v e inter- netin oMukça büyük rolü var. Fakat bu iletişün araçlan da okuyan ve bunlan kullanan kesimler için yararfa. Sağlık Bakanhğı ve ilgili demeklerce daha yaygm bir kampanya yürütülebiür." ÎU Istanbul Tıp Fakültesi Enfeksi- yon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sem- ra Çalangu da hastahğa yakalandık- tan sonra hayatta kalma süresinin 20 yıla kadar uzayabildiğine dikkati çe- kerek bunun birkaç faktöre bağlı ol- duğunu söyledi. iyi bir yaşam, iyi beslenme, AIDS virüsüne tekrar tekrar maruz kalma- ma gibi kişinin kendine bağlı faktör- lerin önemine dikkat çeken Çalangu. " Vücuttaki virüsün sayısı çok önemü, virüs sayısı kanda 1 nüÛlitrede 5 bin ise yaşam süresi uzayabflryor. Virüsün ahn- dığı kişi bazı ilaçlar kullamy or ve kişi bu üaçlara dirençli ise virüs de direnç- li bir virüs haline geliyor ve hastalığın tedavisi de zor oluyor" dedi. Kişinin seks işçisi olması durumun- da ise defalarca dışandan virüs alabi- leceğini anımsatan Çalangu, bu durumda yaşam süresinin hızla azalacağını belirtti. Virüs sayısının fazla olması, yani 1 mılilitre kanda 100 binin üzerinde olması durumunda ya- şam süresinin 2 yıldan kısa ola- cağını anlatan Çalangu, "2-3 vi- rüs bulaşnuşsa eğer, vücut bunu yok edebiür. Sağhk çahşanlarmın etineiğne batmasıüe bulaşmaola- sınğı çok düşük oluyor bu neden- le. Çünkü virüs sayısı çok azdır" diye konuştu. İlaç. çoflaimayı önlüyor Çalangu, yeni üaçlann virüsün hücreye girmesini engelleyerek çoğalmasını önlediğini Çalangu anlatti ve ekledı: "Virüs çoğala- madığı için sayısı artnuyor ve virüsü, bağışıknk hücreleriökhırüyor. Bundan 20 yılöııceHlVviıüsünüalan kişinin 2 yıl içinde öhnesi mümkün iken bugün buhınanflaçlarlaHTV virüsünü alan bi- rinin 20 yıl hayatta kalma süresi yüzde 100'eyaİandır." Çalangu, tedavi ile HFV virüsünün öldürülemediğini, ancak insanlann kötü olan AIDS tablosuna yakalan- masının önlendiğini, kişinin taşıyıcı olarak kaldığını belirtti. Çalangu. HTV virüslerinin, bağışık- lık hücrelerini kendi çoğalmalan için bir fabrika gibi kullandıklannı anla- tarak bundan sonra bağışıklık hücre- lerinin bağışıklıkla ilgili diğer fonksi- yonlannı yerine getiremediğini dile getirdı. HlV VİRÜSÜ, GRÎP BENZERİ BULGULAR ORTAYA ÇIKARABİLİYOR 20 yıl İjeBrti vermeyebiBr HTV virüsü alındıktan sonra belırtı vermeyen uzun bır kuluçka dönemı yaşanıyor. Bu dönem 20 yıla kadar uzayabiliyor. Hasta bu dönemde hıçbir belirti vermese de virüsü bulaştınyor. Virüsü aldıktan sonra 6 hafta ile 6 ay arasında değişen bır dönemde, gnp benzeri bazı belirtıler ortaya çıkabılıyor. Boğaz ağnsı, yüksek ateş, boyun ve koltuk altında bezelerin şişmesı gibi belırtilerin olduğu tablo, gnp ile kanştınlabıliyor. Kışı 1-2 hafta içinde kendi kendine iyileşebihyor ve hastalık tekrar belırtı vermeyebılıyor. Eğer virüs çoğalırsa ve kışı dışandan vırüs almaya devam ederse, hastalık belirti vermeye başhyor. ilk dikkati çeken belirti, ağızda geçmeyen mantar enfeksiyonu. Ağızda pamukçuk tarzuıda görülen bu belirtileri, boyunda ve koltuk altında kalıcı şişlıkler, zona, durdurulamayan ya da sık tekrarlayan ishaller takip edıyor. Özellikle öğleden sonra çıkan ateş de HTV enfeksıyonunun belirtileri arasuıda yer alıyor. Açıklanamayan talo kaybı, öksürük, açıklanamayan halsızlik, uzun süreli ıshal, akciğer hastalıklan, hafıza kaybı, dende döküntüler de HTV enfeksiyonu belırtilen arasında yer alıyor. DR. S. OĞUZ BERK: Sağlıksistemi ı Dr.S.OguzBerk Istanbul Haber Servisi - Sağlık hizmetlerinin toplumun tüm kesimlerine ulaşrnasi, o ülkedeki gelışmışlik düzeyinin de bır göstergesi. Sağlıkla ilgili sorunlannı çözmüş ülkelerin ortak özelliği, sağlık sigortasını devTeye sokmalan. Türkiye'de ise durum çok farklı... Bir yanda hastane kapüanndan çevrilenler, bir yanda ambulans beklerken yaşamını yitirenler. Bu çarpıklığı ve düzeltme yollannı, konuyla ilgili olarak yurtdışmda uzun yıllar çeşitli araştirma ve incelemelerde bulunan Dr. S. Oğuz Berk'le konuştuk. Berk, Türkiye'deki eksikliği, uzlaşılmış bir sağlık sisteminin bulunmayışı olarak görüyor. Türkiye'nin hp açısından övünülecek bir konumda olduğunu savunan Berk, sağlık hizmetlennin topluma eşit bir şekilde dağıtılmasında ise sıkıntı olduğunu söylüyor. Almanya'daki sağlık sistemini örnek veren Berk, bunu sosyal devlet anlayışına bağhyor. Berk, bu konuda şunlan söylüyor: "1960Tı yülardan beri bir rüriü yerli yerine orurtanıadığınuz sağhk sigortası sistemi ALnıanya'da başanyla sürmekteyken 90'h ydlarda bu sistenün eksildiklerimn ortaya çıkması ve Alman sağhk sistemi göstergelerinin diğer ülkelerden farklı hale gehneye başlamasıyla hemen i\ ileştirme çahşmalanna başlamalannın bir irade göstergesi olduğuna inanıyorum. Bu irade de flginç bir şekilde tüm kurûm ve kuruluşlar tarafindan tarbşmalar obnasuıa rağmen benimsenerek uygulanryor. Biz ise koyduğumuz hedeflere ulaşamadığımız için ryikştiremiyoruz." Almanya'nuı sigorta sistemlerini iyileştirerek sağlık hizmetlerinin kalitesini arttırdıgını söyleyen Berk, en önemli iyileştırmenin DRG diye bilinen Tanıya Bağlı tyıleştırme Gruplan olduğunu belirtiyor: "Bu sistenık günlük ve bütçelemeye dayalı bir ödemeden hastanelerin verirrüihğine yönelik bir sisteme geçUiyor. Bu sayede yatakh tedavide kafite, şefTaSık ve işletmecink iyileşiyor. GünKik ödeme sistemi kullanıldığı kan hastanede kahş süreleri uzamaktadır." KAPSÜLLERLE GIDA TAKVÎYESl 'Gençlikaşısı' Türiüye 'de Istanbul Haber Servisi - Genç kalmanın sırn ve insan ömrünü uzatmak için yapılan araştırmalar, tıp biliminın temel araştirma konulan arasında yer alıyor Tıp dünyasında, yaşlanmayı geciktirmek ve gençliğin dinamizmini ıleri yaşlara taşımak için yapılan araştırmalar, Dr. Danid Rudman'ın büyüme hormonu üstünde yaptığı çalışmalarla 90'h yıllarda yeni bir boyut kazanmışti. Dr. Rudman'ın keşfini değerlendiren ilaç fırmalan, büyüme hormonunun salgılanmasını arttiran gıda takviyesi GHR (growth hormone releaser - büyüme hormonu salgüatan) kapsülleri ile son beş yılda özellikle ABD'de mucizeler yaratiyor. Biyolojik olarak bedende 20 yaşında 500 mikrogram, 40 yaşında 200 mikrogram, 80 yaşında ise 25 mikrogram salgılanan büyüme hormonu seviyesini doğal yollarla arttiran GHR kapsülleri, fiziksel açıdan yaşlanmayı tersine çeviriyor. "Gençlik aşısı'' olarak adlandınlan Ultimate GHR, artık Türkiye'de. D vitamini almak, süt içmek, alkol ve sigara kullanmamaya dikkat etmek de önemli Güneşlenmek osteoporozu geriletiyor • Uzmanlara o s t e o Po r oz, ^ kadınlara özgü bir ///fv\\ hastalık olmakla / ' \ birlikte 75 yaşın üzerindeki her üç erkekten birinde bu hastalığa rastlanıyor. D vitaminin osteoporoz tedavisinde etkin bir ilaç olduğunu belirten bilim adamlanna göre, kemikleri daha yararlı duruma getirmek için güneşten de yararlanılmalı. VTJRALAHI Osteoporoz özellikle kadın- lann karşı karşıya kaldığı bir hastalıktrr Osteoporoz göze- nekli kemik anlamına gelir. Kadınlarda dişilık hormonu östrojen, eski kemiğın yıkımı- nı yavaşlatarak ve yeni kemik yapımını arttrrarak kemiklerin dayamklılığında önemli bir ro- lü üstlenmektedir. Menopozda östrojen düzey- leri düşrüğünde kemik yıkımı hızlanır, ilerleyen yaşla birlik- te kadınlar kemik kütlelennın yüzde 35 ile 50'sıni, erkekler yüzde 20-35 kadannı yitirirler. Uzmanlara göre osteoporoz kadınlara özgü bir hastalık ol- makla birlikte 75 yaşın üzerin- deki her üç erkekten birinde bu hastalığın varlığına işaret edi- liyor. Avnıpa Osteoporoz Der- neği'nin son çalışmalan ışığın- daki açıklamalan, osteoporoz tedavisine yeni bir boyut kattı. P vltamlnl alınmalı Osteoporozun tedavisinde et- kın ilaçlann yanı sıra güneşin yardımıyla hastalığın önemli bir biçimde gerilediğini sapta- a yan bilim adamlan, gökte gü- neşin eksik olmadığı şu aylar- da hastalara verilen ilaçla bir- likte güneşin yardımcı etkile- rini şöyle açıklıyorlar: "D vitamüıi osteoporozteda- visinde etkin bir ttaçbr. Bu vi- tamin. bağn-saklardan kalsiyu- mun emihnesine yardımcı oİur, kalsiyumun kemiklerde ve diş- lerde tunümasını sağlar. D vi- taminhün uzun süreli eksikliği osteoporoza neden ohır. Bu ne- denle kalsiyıım yanında yeter- li D vitamini almak gerekü"." Kemikleri daha yararlı du- ruma getirmek için güneşten yararlanılması gereğine değı- nen uzmanlar, "Ancak yaşla birlikte vücudun ultrav iyole ışuılanndan D vitamini sentez- leme yeteneği azalır. Yaz ayla- nnda haftada üç kez 10-15 da- kika güneşlenmek yararh ola- caktır. Bu arada günde 1 bar- dak süt içilmesi, kalsiyum tab- leti ahmyorsa içinde 200-400 iu. Dvitamini bulunması, alkol, si- gara ve üç fıncanın üstünde kahvenin içihnesi idrarla aolan kalsiyumun miktannı iki kaü- na çıkardığuıdan, bu madde- lerin kuUamlmaması yerinde olacaktir" diyorlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog