Bugünden 1930'a 5,458,831 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 23 AĞUSTOS 2002 CUMA 14 KULTUR kultur@ cumhuriyet.com.tr Ilkkez tarih öncesi Anadolu insanının dramatize edildiği belgeselin yönetmenliğini Fatih Arslan yapıyor Tannlannvatanı: AnadoluGAMZE AKDEMEF Yapım ve yönetmenliğini Fatih Ars- bn'ınyaptığı,TRT'de yayımlanacak 'Sahildeki Güneş Bahçesi - Anadolu' adlı dramarik belgesel dızinin çekim- lerine Kapodakya'da devam ediliyor. Kurumsal danışmanlığını ÇEKÜL V'akfrnın yaptığı dizinin genel da- nışmanı Prof. Dr. MetinSözen. danış- manlan Prof. Dr. Fahri Işık ve Prof. Dr. Havva Işık. 2003 'ün son aylarLnda yayımlanma- sı planlanan 'Sahikie Güneş Bahçesi - Anadotu'nun çıkış noktası, Türki- ye'nin yeryüzündeki uygarlık ve kül- tür birikimini, tanhini belge ve kay- naklan ile uzun sürelı olarak günde- me getirmek, çağdaş dünyaniD ülke- mizi ve insanımızı tanıyarak kabul etme sürecine katkıda bulunmak. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Ah- met Necdet Sezer'in ÇEKÜL Vak- n 'nın 'Tarihi Kentier BirtiğT Kars bu- luşmasında bildirge olarak kabul edi- len "Türkiye sahip oktuğu değerleri dünyayla paylaşarak. hoşgörü. anlaytş biriigi, banş ve dayanışmanın egemen olduğu uygarhk kimdiginin oluşturuJ- ması için çaba göstermektedir'' cüm- lesinde özetlenen mısyona vardımcı olmak ve "Dünya kabuOenmedeıı Tür- Idyekabullenmiyor''' yargısını tersine çevirmek amacıyla yola çıktıklannı söyleyen Fatih Arslan, ekibiyle birlik- te projeyı Avrupa standartlannda ger- çekleştırdiklerinin altını çiziyor. 13 bölüm olacak Dızının 'Sahildeki Güneş Bahçesi' olarak adiandınlmasında İsa "dan 4000 yıl önceki Sümerlüerin Tannlann va- tanı Anadolu'da yaşayan halkı 'Sahil- deki güneş bahçesinde yaşayan insan- lar' sözleriyle nıteleyerek özenmele- rine ilişkin tarihi anekdotlardan esin- lenilmiş. 13 bölüm olarak yayımlana- cak olan dizinin bölüm başlıklan şu şekilde sıralanacak: l- 'Tarih Önce- si' (Şafak Ülkesi Anadolu; Uygarlığın Beşiği Anadolu; Çatalhöyük, Hacı- lar, Çayönü; 2-3- 'HattitUer,Hurrikr, Ifitit' (Tarihi Başlatanlar, Tannlann Va- tanı; tlk Siyasi Birlik; Denızden Ge- len Akın);4- 'HfötSonrası'; 5- 'Urar- Uluslararası standartta belgeseller 1948 doğumlu olan Fatih Arslan. 1970 tTÎA mezunu. I974 yılında TRT Ankara Televizyonu'nda film-kurgu elemanı olarak çahşmaya başladı. 1976'dagörevine prodüktör olarak devam eden Arslan, çalışmalannı tstanbul Televizyonu'nda sürdürüyor. Arslan'ın bugüne kadar yörettigi belgeseller ise şu şekilde sıralanıyor: • 'TBMM'(l984) • 'Likya Lygarhğı' (1982) • 'Türk-İsİam Sanadan' (1983 - 4 bölüm) • 'Kültürlerin Yeşerdiği Clke: Türkiye' (l 985) • 'Karadeniz'den ÇeşirJemeler' (l985-6bölüm): l. bölüm: 'Bolanmadan Donmadan Akmak' - 24 dk. 2. bölüm: 'Bahğın Telaşı' - 22dk 3 bölüm: 'Dumanla Gelen' - 23 dk. ' 4. bölüm: 'İnsan Yaşadığı YereBenzer'-22dk. 5 bölüm: 'Toprağı İten Çiçek' - 25 dk. 6. bölüm: 'Şenlikle Gelen' - 24 dk • Anadolu'dan Çeşitlemeler 1 (1987-4 bölüm): 1. bölüm: 'Kırkpınar Clkesi' 2. bölüm: 'Karia Gelen' 3. bölüm: 'Sahildeki Güneş Bahçesi' / 'Periler Clkesi' • 'Göçerler' Yönetmen Fatih Arslan, Kraliçe Semiramis ve Kral'ın reji ^alı^nıa>>ında. i tu'; 6- 'Frigya'; 7- 'Lktya'; 8- 'Kar- ya'; 9- 'likya'; 10- 'Helen-Grek-ton'; 11- 'Girit': 12- 'Roma'; 13- Bizans' Çekımlerde konunun uzmanlan, yazar ve sanatçılara da başvuruldu- ğunu belirten ve siyasal ve ıdeolojik polemiklerden uzak durularak varsa karşıt görüş ve tartışmalara yer veri- leceğinin de altını çizen Arslan, di- zide Anadolu uygarlıklannın sağlam içeriğini halkın sıkılmadan izleyebi- leceği birtavn benimsediklerini özet- liyor. "Bugüne kadar Hitifte, Urartu'da, Lidya'da. Likya'da insanlann yaşa- dıkları kentleri. yapılan boyut verme- den çekildi. l sriine konuyla ilgiK bir bilimadamı bir merin yazdı derken fonda bir müzik konolarak insanlara sunuldu. Dolavısıvla insanlar Anado- hı ırygarhklanndan uzaktaşünkh. Oy- sa bu uygarhklann günümüze gelen çok çarpıcı gelenekleri var. Mesela Tevrat'ta yazıh birçok maddenin yıl- lar önce Hititler taranndan konuldu- ğunu fark ediyoruz. Zinalardaki ya- saklar. devlete karşı gelmenin ölümle cezalandınlması gibi hâlâ hem hu- kukta hem halk arasında uygulanan geleneklerin, 3000'lerden, 4000'kr- den geldiğini görüyoruz." Ekibın konuya yaklaşımında, bel- geleme ve bilimsellık ile estetik ve plastik değerlerin korunması, didak- tik olunması, doğrudan ya da dolay- lı propaganda yerine bakış-yorum açısının tarafsızlığına ve evrenselli- ğine özen gösterilmesi ilkeleri esas alı- nıyor. Ve insan malzemesinin sosyo- lojik olaylara ağırlık verilerek işlen- mesine, seçilecek olan doğa ve kül- tür değerlerinin yaşadığı en çarpıcı ke- sitlerin Batı standartlannda dramati- ze edilmesine özen gösteriliyor. Slnema tadında beloesel Arslan'ın bu bağlamda vurguladı- ğı önemli birnokta da koreografık bö- lümlerin belgesele hizmeti. Ekip bu nokta da kostümlerde Istanbul Dev- let Opera ve Balesi'nden büyük des- tekgörmüş. "BeJgesefinsinematikta- dmı artnran ve zaman zaman diyalog- lu, zanıan zaman kafa sesi şeklinde ger- çekleştirdiğimiz koreografık bölüm- lere çok önem veriyoruz. Çünkü bu- güne kadarki belgeseller çok tekdüze işlendi. Sergio Leone'nin çok güzel bir sözü vardır. Der ki: En iyi film toplumun bütün kesimlerine hitap eden filmdir.' Dizinıizi sadece arkeolog- lara, sanatla ilgilenenlere değiL halkın her kesiminden insanlara ulaştırabU- mekistiyoruz. İIkokuldaki çocuklar da bu filnıi izlediklerinde bir Urartular ile ilgili bilgi alabilsin. izleyebilsin isti- yoruz. Bu kapsanıda okullara dağıt- mak üzere dtriyi CD ve kitap olarak ta hazniryoruz." Genç ve hevesli bir ekiple beraber yeni şeyler söylemek amacında ol- duklannı belirten Arslan, Anadolu içinde çekımlerin 10 tur şeklinde ger- çekleştirileceğini ve son turun da An- kara Anadolu Medenıyetlen Müzesi olacağını söylüyor. Ekip, ardından yurtdışı çekımleri için Italya. Yuna- nistan, Mısır'a gidecek. Dizinin spon- sorlar ve kişisel ilişkiler çerçevesin- de ikiye, üçe katlanan bütçesi 130 milyar lira civannda. Çekimlerin bir yıl süreceği tahmin edilen 'Sahilde- ki Güneş Bahçesi - Anadoln'nun 2003'ün son aylannda yayına girme- si planlanıyor. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Can Şenliği'nde ağırlıklı olarak Nâzım Hikmet'in yapıtlanna yer verilecek 'Can'larbugün Datça'da buluşuyorKühürServisi-Ünlü ozanımız Can YüceTin birinci ölüm yıldönümünde ilki gerçekleştiri- len 'Datça Can Şenüği' bu yıl üçüncü kez 25- 26 Ağustos tarihleri arasında gerçekleş- tiriliyor. Can Yücel aılesi, Datça Be- lediyesi ve PPR işbırlıği ile Vecdi Sayar'ın genel sanat yönetmenliğin- de düzenlenen etkinlik, ülkemizin tümüyle şiır sanatına ayrılmış en kapsamlı şenliğı. 'Datça-Kni- dos Kültür ve Sanat Etkinlik- leri' alt başlığını taşıyan şen- lık kapsamında. Datça"nın geleneksel badem yanşma- sı da yer alacak. Geçen yıl, Can Yü- cel'in yanı sıra Orhan VeB'yi de çeşitli etkin- liklerle anan şenliğin bu yılki onur konu- ğuNâamHikmet Şenliğin açılış şö- leninin ağırlığını Nâzım Hikmet şiirlen ve şar- kılan oluştururken, ikinci ve üçüncü geceler- de Nâzım"dan uyarlanmış iki oyun sahnelene- cek. Aynca, 23 Ağustos günü Cumhuriyet Meydanı'ndaki açılış töreninın ardından, Nâ- zım Hikmet Vakfı'nın düzenlediği 'Yüzyılhk Aydınlığın Işığında' adlı Nâzım fotoğraflan sergısimn açılışı yapılacak. Şenlik çerçeve- sinde açılacak bir başka sergi de Datça Fotoğ- raf Kulübü'nün düzenlediği 'Datça Fotoğraf- lan' sergisi. Şenliğin ılk gecesi Datça Açıkhava Ti- yatrosu'nda, Sadık Gürbüz ve Erol Uras'ın Nâzım türkülen seslen- direceği programda Derya Alabo- ra Nâzım şıırleri okuyacak; Erol Uras'a pıyanoda Serdar Yalçın eşlik edecek. Gecede Zeynep Tanbay, Nâzım'ın ıkı şiiri- ni dansla yorumlayacak. Programın ikinci yan- sında Muammer Ke- tencoğlu ve arka- daşlan Ege'nın iki yakasından türküler söy- leyecek. Kültür Bakanlığı. Datça Belediyesi ve tzmır Büyük- şehir Belediyesi'nin katkılanyla gerçekleşti- rilen şenliğin ıkıncı gününde, Eskı Datça da Can Yücel evinın bahçesinde, şıır araştırma mer- kezı niteliğindeki 'Can E\i'açılacak. Açılış törenı önce- sı, Turhan Hgaz'ın yöneteceği ve Erdal Alova, TYS Yönetım Kurulu üyesi Egemen Berköz, Sezer Duru, Gert- nıde Durusoy, Ozkan Mert ve Rodos'taki uluslararası ede- biyat vakfı 'Üç Denizin Dalgala- n' temsilcisinin katılacağı 'Şfir ve Çeviri' başlıklı bir panel gerçekleş- tirilecek. 'Can Evi'nin açılış töreni sı- rasında Tuncaj' Yılmaz bir dinleri suna- cak. Gecede ıse Genco Erkal, Nâzım şiir- lennden oluşan 'İnsanlanm* oyununu sergi- leyecek. Şenliğin üçüncü günü, Palamutbükü'nde yapılacak geleneksel 'Badem Yanşması'nın ardından, Ali Ünal'ın 'Badem'in Değerlendi- rUmesi' konulu söyleşisi ve şaırlerin katılaca- ğı bir şıır matinesi yer alacak. Bu matineye Meh- met Çetin, Metin Demirtaş, Ünal ErsözHi, Tuğ- rul Keskin, Namık Kuyumcu, Yücelay Sal ve şenliğin diğer şair konuklan katılacak. Gece, Açıkhava Tiyatrosu'nda Mümtaz Sevinç. Nâ- zım şiirlennden Banu H.'nin oyunlaştırdığı 'Bir Çift Sözümüz Var Aşka Dair' adlı oyunu sunacak. Ardından, Rodos'tan gelecek 'The- mos Mexis Bigband' orkestrası bir konser ve- recek. Şenliğin son gününde. bu yıl yitirdiği- miz şaır Ece A>1ıan anısına Orhan Alkaya, Sü- rejya Berfe , Sezai Sanoğlu ve Turgay Gö- nenç'ın katılacağı bir söyleşı; ardından Oja Bay- dar, Reis ÇeUk, Fikret İlkiz, küçük fskender, Zeynep Oral ve Berhan Şimşek'in katılacağı, Aydın Engin'in yöneteceği 'SanatveMuhale- fet* başlıklı bir panel düzenlenecek. Işd Özgentürk'ün bir Nâzım şiiri üzenne gerçekleştireceği 'Kısa FUm Senaryo Atöh/e- si'nin yer alacağı 'Can Şenh'ği'nin 26 Ağustos akşamı düzenlenecek kapanış konserinin so- listi Leman Sam. (Uetişim: 0 532 277 74 38) Ensemble GuitARTve Collegium CitharaistanbuVda aynı sahnede Kültür Servisi - '4. Gitar Orkestralan' ya- nşması birincisi olan şef Hennut Oesterre- ichyönetimindeki 'EnsembleGuftART, 3 Ey- lül'de saat 19.30'da Istanbul Teknik Ünîver- sitesi Gümüşsuyu Kampusu'nda şef Muzaf- fer Çorlu yönetimindeki Collegium Cithara tstanbul ile birlikte konser verecek. Programın ilk yansında konser verecek olan Ensemble GuitART PurcelL Vivaldi. Koshkia DyenSjGüıestera ve Methenyden eserler ses- lendirecek. 199rdeCottbuserGuıtar-ensamb- la ile yer değiştiren topluluk, 1998-99'da 'LTus- lararası Crimea Gitar Festrvali'ne katıldığı Ukrayna'da iki defa turneye çıktı. flcinci bölümde ise Collegium Cithara Is- tanbul. Vrvakli,Çaykovski, Mozart, Belevi ve Boccherini'den eserler seslendırecek. Aynca. 2 Eylül Pazartesi günü saat 14.00'te Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasanm Fakül- tesi'nde Helmut Oesterreich ve Muzaffer Çorlu'nun konuşmacı olarak katılacağı 'Çağ- daş Gitar Orkestralan Müaği ve Grafik N'o- tasyon' konulu seminer gerçekleştirilecek. (0 212 293 83 73) IstanbulDostlan'ndan kültür sanat etkinlikleri Kültür Servisi - tstanbul Kültür Sanat Vak- fi'nın bir oluşumu olan tstanbul Dostian Por- tah, yazjıedeniyle azalan kültür-sanat etkin- liklerine hareketlilik kazandırmayı amaçlıyor. Tiyatrodan müziğe, sinemaya kadar geniş bir yelpazede hazırlanan portaldaki görüşler, yo- rumlar, albüm tanıtimlan ve izlenimler,ç wwvâs- tanbuldostlari.org' adresinden Istanbul Dost- ian'na üye olarak okunabiliyor. Istanbul da kültür ve sanat gündemini belir- leyen olaylarda başrol oynayan kişilerle yapı- lan röportajlann yer aldığı sitede, Volkan Hür- sever, CazFestivaM'nin en önemli konuklann- dan biri olan Roy Haynes. Şilili cazcı Claudia Acuna, ÎKSV'nin yönetmeni Görgün Taner, usta kemancı Shlomo IVfintz, çağdaş müziğin önemli topluluklanndan Bang on a Can AD- Stars'a ait söyleşileri okumak mümkün. Vizyona yeni giren ve gösterimdeki filmler hakkuıda aynntılı bilgilerin de okunabilece- ği portalda dünya sinemasuıın genç sanatçı- lanyla yapılan söyleşilerin yanı sıra klasik müziğe ilişkin yorumlar, söyleşiler, festival konserlerinin kntikleri de yer alıyor. YAZT ODASI SELİM tLERİ Kandil Simidi (2) Filizilı, uçuk mavilı, çuhaçiçeği eflatunu, gülpem- besi incecik kâğıtlara sanlı kandil simitleri, bana hep şiirli gelirdi. Yalnızca kâğrtların o renkleri yeter. Gelgelelim anneannem sokaktan alınma kandil si- mitlerine şaşar. kandil çöreğinin evde yapılması ge- rektiğini düşünürdü. Kandil günü bir ev hanımının başka ne ışi olabilırdi ki? Dahası, sokakta satılan simidin hem temizliğin- den hem tazeliğınden daima kuşkulanırdı. Hele mev- sım sonbahar veya kışsa, sımitlerın nemden dolayı çıtırlıklarını yitireceğinı düşünürdü. Anneannemi. BaklaTarlasıApartmanı'nınüstka- tında kandil çöreği hazıriıkları içinde kim bılir kaç kez görmüştum. Her kandil günü kandil çöreği yapmasına karşın, sanki ilk kez yapıyormuşçasına telaşa kapılır. ya iyi olmazsa diye hayıflanır. ille "yeme/cdefter/"ndekita- rife bakardı. ilkın bir buçuk kilo kadar unun peşine düşecek- tinız. Bazan evde o kadar un kalmamış olabilir; "fe- darikli" olmak lazım. Anneannem yeni zamanlara da büsbütün uymu- yor değıldi. Örnekse, birtutam karbonata itiraz et- mezdi, şöyle yanm çay kaşığı kadar. Unu karbonatla beraber eleyeceksiniz. Eledikten sonra ortası çalışılacak kadar açılır. Öylece bırakılır. Şimdi havagazı ocağı açılacak ve derince bir kap- ta yanm kilodan fazla, ama bir kilodan az sadeyağ erıtilecek. Yağı, yanm bardaktan bir miktar fazla suyu, tuzu ve en önemlisi mahlebi karbonath una karıştıracak, hamur haline getirinceye kadar yoğuracaksınız. Sokakta satılan kandil sımidinın mahlebınden de kuşkulanılırdı: şimdi anımsadım. Mahlep, hem toz mahlep olacak, hem de ölçüsü gayet dikkatlı tutturulacaktı. Mesela iki buçuk çay kaşığı. Ama çay kaşıklannın ölçekleri birbirini tutmu- yor ki! Bu yüzden anneannemın sınavlardan geç- mış bir "mahlep çay kaşığı" vardı. Mahlep çay kaşığı, kandil günü, durup dururken sırra kadem basar; zavallı anneannemi "Şeytan al- dıgötürdü..." demelere, mendıl ucu bağlamalara koş- tururdu. Sonra en ılgisız bir yerden çıkardı. O zamanlar mahlep konusunda en küçük bir bil- gim yoktu. Mahlep, Anadolu'nun kuzey bölgelerinde, yüksek- lerde yetişen bir ağaç. Boyu on metreyı bulurmuş. Gülgillerden. Nohut iriliğındekı kara meyvesinin ek- şimtrak tadı, ışte kandil çöreği gibı, bazı yiyecekle- re lezzet katarmış. Mahlepli hamur bir saat kadar dinlendirilirdi. Aşa- ğı yukarı yirmi-yirmi beş dakika geçtikten sonra fı- nnı yakmak gerekiyordu. Çünkü kandil çöreği ılle 's;- cak' fırında kotarılacak. Dinlenmiş hamur ufak parçalara aynlıyor. Her bi- rine çörek şeklı verılıyor. Yani aslında simit şekli. Bunları aralı aralı olmak üzere tepsiye güzelce di- zeceksıniz. Ustlerine yumurtanın sansı sürülecek. Ar- tık fınna verebılirsiniz. Öte yandan, kandil çöreklerınin bir kısmı susam- lı olacak. Susamsız oldu mu. kandıle yaraşmaz. Bunun için, yumurtanın sarısıyla karışmış suya çörekler batınlıp çıkarılacak; hemen susama bula- nacak. Öylece fırında pişirilecek... Anneannemin kandil çörekleri pek güzel oldu- ğundan, akşam uzerine doğru, kandil günleri, "Kan- dilleşmeye geldık Seher'ciğim'' diye birtakım ha- nımlar çıkagelir, hep o kandil çöreklerinın izini sü- rerlerdi. Gedikli konuklardan herhangi bıri gelmemişse, anneannem üzülür, heyecanlanır, gelmemiş olan ar- kadaşının payını saklar, belki gecikti diye bekler, ar- tık gelmeyeceğıne kararverdikten sonra, "Acaba has- talandı mı? Ne oldu?" diye sorardı. O zaman evlerde telefona seyrek rastlanıldığın- dan haberleşme de hemen olmazdı. Anneannemın telefondaki titrek sesıni yıllardıröz- lerim. Takvimde Iz Bırakan: "Ama bılıyonım, bütün bunlann hiçbiri olmaz, olamaz." Ziya Osman Saba. Değişen Istanbul, VarlıkYay.. 1959. Des'ree ile yeniden • Kültür Servisi - İngılizlenn en seMİen şarkıcı ve şarkı yazarlanndan biri olan 'Des'ree' nihayet 4 yıllık suskunluğunu bozuyor. Son olarak 98 yılında yayımladığı 'Supernaturar albümüyle dinlediğimız sanatçı 'Lip Gloss Junkıes' adlı albümle yeniden müzikseverlerle buluşacak. Hit şarkılann arasında yer alacağına kesin gözle bakılan 'It's Ok" ekim ayında dinlenebilecek. K Ü L T Ü R İ Ç İ Z İ K K Â M İ L M A S A R A C I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog