Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET 21 AĞUSTOS 2002 ÇARŞAMBA HABERLERIN DEVAMI agmur stanbuVu *slim aldıştarafi l. Sayfada anbul'da birhaf- devam eden ya- hava yaşamı ısuz etkilemeye m ediyor. Altya- südikleri nedeni ve işyerlerini su ken yollarda bi- sular trafik ka- ına neden olu- ) su baskını ın uıbul Su ve Ka- asyon îdaresi [) Genel Müdü- feysel Eroğlu, ıkşam 16.30 ile ıbah 07.30 ara- gelen 587 şikâ- 309'unun gide- ;ini belirterek mbul'da takri- 2-3 ayda yağ- gereken yağış ıç saatte yağdı. b 0730'dan bu yeni şikâyetler , tstanbul gene- toplam su bas- fikâyeti 1789'u ı" dedi. Eroğlu k su baskınının cöy, Gazios- aşa, Beyoğlu, hane ve Kar- yaşandığını yerek gelen ih- in genelde ufak subaskınlanol- ıu ifade etti. trikler di iyeyetkilileride skınlannın ço- kla, logarlarda n sulann ev ve erine ginnesi u meydana gel- söylediler. Ya- :deniyle kentin yerlerinde yol- oluşan su biri- :ri de trafiği iuz etkiledi, i hasarlı trafik ın meydana Boğaziçi ik Dağıtım AŞ AŞ) Genel Mü- Şü'nce yapılan açıklamada ise işyerlerini su çukurbölgeler- enliğin sağlan- ımacıyla elekt- kesüdiği bildi- ratuvar altında ;aç gündür de- vam eden sağanak yağış nedeniyle çatı- sının yeterli koruma- ya sahip olmamasın- dan dolayı tstanbul Okmeydanı SSK Hastanesi'nin labora- tuvan da sular altında kaldı. Su baskını ne- deniyle kapatılan la- boratuvann ne zaman açılacağı bilinmiyor. Hastanenin Başheki- mi Elvin Dinç ise aletlerin 6 ayda bir kontrollerinin yapıl- dığmı, bu kez de kontrol için aletleri çalıştırmadıklannı öne sürdü. Laboratu- varda 400-500 bin dolar değerindeki kan analizi yapan 2 oto- analizör makinesi za- rar gördü. Laboratuvar çah- şanlan, her yağmur- da tavandan damla- yan sular nedeniyle aletlerin aynı tehli- keyle karşı karşıya olduğunu belirterek bu sorunun çözülme- si için daha önce de başhekimliğe başvur- duklannı söylediler. Çalışanlar, aletlerin bozulmasından son- ra, sadece acil olan hastalann kanlanna acildeki makinelerde bakıldığını ifade etti- ler. Öte yandan, dün akşam başlayan yağış sonucu Beykoz Ka- vacık'taki Göksu De- resi ile Üsküdar Çen- gelköy Hekimbaşı Çiftlik Caddesi'nde- ki Küçûksu Deresi taştı. Beşiktaş Dikili- taş Banş Sokak'ta ise yağış nedeniyle yol kısmen çöktü. Karakola yıldırım dflştfi Bu arada, Kâğıtha- ne Ilçe Emniyet Mü- dûrlügü'ne bağlı Sa- nayi Polis Karako- lu'na yıldınm düştü. Ölen ya da yaralana- nın olmadıgı olayda binada maddı hasar meydana geldi. Yağışlar sürecek Meteoroloji yetki- lileri, yagışın iki gün yer yer sağanak ve gök gürültülü olarak devam edeceğini bil- dirdiler. i Türk-is Cenel Baskanı (dilTunç vrağa verildi KARA (Cum- X Bürosu) - ş'ineski genel ılanndan HaliJ inölümü,siya- iinyasında da yle karşılandı. ırbaşkanı Ah- îcdetSezerve can Bülent , Türk-îş'e ve n ailesine baş- mesajı gön- vi gördüğü t Bayındır ssi'nde önceki şamını yitiren ürk-Iş Genel ıi Halil n cenazesi bu- ocatepe Ca- •kılınacaköğ- azuıın ardın- prağa verile- tş'te genel rlik ve genel başkanlık görevinde bulunan Tunç, iki dö- nem de kontenjan se- natörü olarak görev yapmıştı. Tunç'un ölümü ne- deniyle Cumhurbaş- kanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bü- lent Ecevit, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ve DYP Ge- nel Başkanı Tansu Çiller.Türk-îş Genel Başkanı Bayram Meral ve Tunç'un ai- lesine bir başsağlığı mesajı gönderdi. Hak-tş Genel Baş- kanı Salim Uslu da Türk işçi hareketinin öncü isimlerinden Tunç'un vefatını üzûntüyle öğrendiğini belirterek yakınlanna ve Türk-Iş camiasına başsağlığı diledi. Berlin'de Irak işgaliGÜNERYÜREKLİK OSMAN ÇUTSAY BERLtN -Iraklı yak- laşık 20 muhalif, dün Al- manya'nın başkenti Ber- lüı'deki Irak Büyükelçili- ği'ni işgal ederek "ana- vatanlannın kurtuluşu- nun bugünden itibaren başladığını" bildırdi. Almanya Demokratik Irak Muhalefeti üyesi bir grup Iraklı muhalif, dün Zehlendorf semtindeki büyükelçiliği işgal ede- rek büyükelçi dahil bazı memurlan rehin aldı. Bu- nun üzerine olay yerine çok sayıda polis aracı geldi ve bina kuşatıldı. tş- gal sırasında eylemciler- le personel arasında çı- kan çatışmada en az 2 personel yaralandı.Al- man polisinin dün akşam saatlerinde elçiliğe dü- zenlediği operasyonla iş- gal sona erdi. Operasyon- da Alman polisi 5 kişiyi gözaltına aldı. Berlüı'deki Irak Büyü- kelçiliği'ni işgal edenle- rin sayısının yaklaşık 20 olduğu bildirildi. îşgal- ciler, Deutsche Welle (DW) adlı televizyonu te- lefonJa arayarak, yakla- şık 20 kişi olduklannı ve büyükelçilik görevlileri ile "barışçı şekilde otu- rup tartışnklannı" be- lirttiler. Eylemlerini I- rak'uı bir parçasının dik- tatörlükten kurtanlmasıı olarak nitelendiren işgal- ciler, "Irak'ta her gün hiikümet tarafından öl- dürülen ve işkence gö- ren 20 milyon Iraklı adına sembolik olarak bareket ettiklerinrkay- dettiler. Eylemi düzen- leyen grubun yayımladı- ğı bildiride şöyle denil- di: "Irak halkı ve meşru Iiderleri Irak muhalefe- ti adına, Irak toprakla- nnın kurtuluşunun bu- gün başladığını ilan edi- yonız. Berlin'deki Irak Büyükelçiliği'ne el ko- yuyoruz ve bu, sevgili anavatanımızın kurta- nlması yönünde atılmış ilk adımdır. Saddam Hü- seyin yönetiminin sona ermesine yönelik talep- lerimizi yerine gerir- nıekiçin barışçı ve geçi- ci bir eylem yapıyoruz" denildı. Binayı kuşatan polis, eylemcilerin 4 ila 6 gö- rev liyi rehin aldıklarını bildirdi. Polis, baskın sı- rasında eylemcilerle elçi- lik personeli arasında ça- nşma çıktığını, en az 2 ki- şinin yaralandığını ve bi- nadan silah sesleri duyul- duğunu, elçilikten çok sayıda acil durum çağnsı alındığını belirtti. Saddam Hüseyin'in devrilmesi için Iraklı mu- haliflerle işbirliği yapan ABD yönetimi, olayla il- gili hiçbir bilgilerinin bu- lunmadığını ileri sürdü. Adını açıklamayan bir üst düzey yetkili. "Şu anda olayla ilgili hiçbir bilgimiz yok" dedi. Bir başka yetkili de Ber- lin'deki ABD Büyükelçi- liği yetkililerinin olayı yakından izlediğini söy- ledi. Iraklı bir grup muhalif, Saddam rejimini protesto etmek için Irak'ın Berlin Büyükelçiliği'ni işgal ederken elçiliğin önünde biriken Saddam taraftarlan da ellerinde Saddam Hiiseyin'in resimleriyle sloganlar attılar. (REUTERS) Londra merkezli ve pek çok muhalif grubu bünyesinde banndıran şemsiye kuruluş Irak Ulusal Kongresi (INC) olayı hnayarak "karan- Iık ilişkileri olan" örgüt- le bir bağlanhlan bulun- madığını belirtti. Bir INC yetkilisi, örgütün birkaç ay önce Almanya'da ya- şayan Irakh mülteciler ta- rafından kurulduğunu bildirdi. Yetkili, Irak mu- halefetinin politikasının, diktatörlüğe karşı Irak içinde mücadele vermek olduğunu, Irak dışında asla şiddete başvurmaya- caklannı söyledi. Elçilik işgali, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in ABD'nin I- rak operasyonuna karşı olduğunu resmen dile ge- tirmesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Yabancı parmağı Irak'uı BM Büyükelçi- si Muhammed El Duri, Berlin deki Irak Büyü- kelçiliği'nin işgal edil- mesi eyleminin arkasın- da yabancı bir ülke olabi- leceğini söyledi. El Duri, eylemi düzenledi- ğini açıklayan Demokra- tik Irak Koalisyonu'nun adını ilk kez duyduklan- nı belirterek, "Birileri ya da bazı ülkeler tara- fından eyleme zorlan- dıkları açık. Böyle gö- rünüyor" dedi. 17 Kasım-EIP el ele• Baştarafı 1. Sayfada se kadar hakkında bilgi edinilen, Kufondinas'a polis hâlâ ulaşama- dı. Orgütün en tehlikeli militanı olan Dimitris Kufondinas'ın Yu- nan hükümet yetkilileri ile pazar- lık halinde olduğu da iddia edili- yor.Yunanbasmorganlannda y- er alan haberlere göre, aranan te- rörist Kufondinas'ın elinde bulu- nan bilgisayar disketlerinde, ör- gütün siyasÜerve ElP ile olan iliş- kileri hakkında önemli bilgilery- eralıyor. Gelişmelerden siyasi an- lamda zararlı çıkacağım düşünen Başbakan Kostas Simitis ise EÎP'in 17 Kasım'la ilgili soruştur- malara katıhnasma izin vermiyor. Dünyada benzeri görülmemiş bu uygulamanın sonuçlan konusun- da iyimser olan bazı çevreler "Örgüt ancak bu şekilde çöker- tilebilir" yorumu yapıyorlar. Yunan gizli servisi, örgüte yö- nelik operasyonlann ilk günle- rinde iddialann aksine 17 Kasım ile bağlantılannın olmadığını ile- ri sürmüştü. Öcalan'ın yakın dostu... Diğer taraftan yine "AJter" te- levizyonunda yer alan habere gö- re aranan militan Dimitris Ku- fondınas, PKK lıden Abdullah Öcalan'ın yakın dostuydu. Öcalan'ın Suriye çıkışı Ati- na'ya gelişinde yanında taşıdığı telefon fihristine el koyan Yunan polisi ilginç isimlerle karşılaştı. Yunan televizyonunun iddiasına göre söz konusu telefon fihristi halen Yunan polis yetkililerinin elinde. Öcalan'ın "Sıkıştığım anda yardım isteyeceğim" notu diiştüğü isimler arasında 17 Ka- sım militanı Dimitris Kufondinas ve Yunan gizli servisi EÎP'in on elemanının ismi bulunuyor. Seçim ödeneği kavgasıEBRUTOKTAR AMCARA - Irak sınınndan petrol ve mazot kaçakçılığını önlemek üzere geçen yıl Türki- ye Petrolleri Anonim Ortaklı- ğı'na (TPAO) bağlı olarak ku- nılan devlet şirketi Turkish Pet- roleum International Company Limited (TIPIC), yaklaşan se- çimler öncesinde bakanlann "ödenek taleplerinin" adresi oldu. ANAP'lı bakanlar, bu şir- ketin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tasarrufunda oldu- ğunu belirtirken, başta ekono- miden sorumlu Devlet Bakam Masum Tiirker olmak üzere DSP'li bakanlar, Hazine'nin denetiminde olduğunu savunu- yor. Bu konudaki tartışmalara son noktayı koymak üzere Ba- kanlar Kurulu'nun ardmdan kurulan çalışma komisyonun- da, TIPIC'ın 50 milyon dolar- lık kânnın Hazine'ye aktanmı, oradan da ödenek talebinde bu- lunan bakanlıklara verilmesi uygun bulundu. Habursınırka- pısındanTürkiye'ye sokulan ve PKK'nin denetiminde olduğu belirtilen petrol kaçakçılığını önlemek üzere, Milli Güvenlik Kurulu'nun tavsiyesi ile geçen yıl kurulan TIPIC, bakanlıkla- nn seçim ödeneklerine kaynak gösterildi. TPAO'ya bağlı olmasına kar- şın, şirket niteliğinde olduğu için kânn kamuya aktanmında ortaya çıkan sonına çözüm bul- mak üzere oluşturulan çalışma komisyonu önceki gün toplan- dı. Ekonomiden sorumlu Dev- let Bakanı Masum Türkerin başkanlığındaki komisyonda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Ba- kanı Zela Çakan. Devlet Ba- kanı >Iehmet Keçeciler, De\ - let Bakanı Mehmet Kocabat- maz, Maliye Bakanı Sümer Oral yer aldı. Komisyon, ANAP ve DSP'li bakanlann farklı görüşleri nedeniyle tar- tışmalı geçti. Enerji Bakanı Çakan, TI- PlC'in kendi bakanlığının ta- sarrufunda olduğunu, bu kânn kullanılması halinde kendisi ta- rafindan kullanılmasının doğru olacağını savıındu. DSP'li Devlet Bakanı Meh- met Kocabatmaz, sel felaketle- rinde zarar gören köy yollan- nın onanmı, kırsal kesimde alt- yapı sorunlannın ve acil akar- yakıt, mazot ve asfalt sorunla- nnın çözümü için 95 trilyon li- ra kaynağa gereksinim olduğu- nu belirtti. Devlet Bakanı Mehmet Ke- çeciler, Habur sınır kapısının reorganizasyonu için TIPIC kâ- nndan yararlanılmasını daha önce kendisinin gündeme ge- tirdiğini anımsattı. Türker, tarhşmalann yoğun- laşması üzerine DSP lehine ağırhğını koydu. Konuyu etraf- lıca incelediğini, TIPIC" ın Ha- zine Müsteşarlığı'nın deneti- minde olduğunu vurgulayan Türker. "TlPIC'ın kâr duru- mu somut olarak ortaya çıka- rılsın. Bana bildirilsin. Bizim maiyetimize geçen kâr, öde- nek talebinde bulunan ba- kanlıklara aktarüsın" dedi. Türker, TIPIC kânnın bütçe- de gösterilemediğine işaret ederken, şirkete yönelik vergi muafiyeti ayncalığına da son verihnesi gerektiğini vurgula- yarak tartışmalara son noktayı koydu. Eski nüfusla yenî seçim! günibirlik kimlik kartuııı kaybettim. ikümsüzdür. NİLGÜN ÇOBAN • Baştarafı 1. Sayfada letvekilliği dağılımtnda adalet- sizlik yaşanabileceğine dikkat çekti. YSK, 3 Kasım millerv ekili se- çimine ilişkin altyapı çahşmala- nnı sürdürüyor. Ancak, YSK'nin istemlerinin karşılanmaması, iş- lemlerin yapılmasını geciktiri- yor. 22 Ekim 2000 tarihinde ya- pılan genel nüfiıs sayımı kesin sonuçlannı YSK'ye bildireme- yen DtE'nin ardından, Maliye Bakanlığı 'nın da seçiınlerde kullamlacak 52 trilyon lirayı hâ- lâ kurula aktarmadığı belirtildi. Bakanlığın, 52 trilyon lirayı par- ça parça vermeyi planladığı, bu- nun da işlemlerin yavaşlaması- na neden olacağı kaydedildi. Aynca bu miktann seçim işle- rinin tamamlanması için yeterli olmadıgı, yaklaşık 80 trilyon li- raya gereksinim olduğu dile ge- tirildi. YSK yetkilileri, DtE'nin 25 Ağustos 'a kadar genel nüfüs sa- yımı kesin sonuçlannı açıkla- maması durumunda yasa gereği, 1 Eylül Pazar günü yapılacak önseçim ve aday yoklamasında 30 Kasım 1997'de gerçekleştiri- len genel nüfus tespiti sonuçla- nna göre belirlenen ve 18 Nisan 1999 seçimlerinde kullanılan milletvekili sayısınm temel alı- nacağını dile getirdiler. Ancak bu durumda Türki- ye'nin nüfusundaki artış da de- ğerlendirme dışında tutulmuş olacak. DtE'nin en geç siyasi partilerin seçim çevresine iliş- kin aday Hsfelerini YSK'ye bil- direcekleri son gün olan 11 Ey- lül'e kadar kesin sonuçlan YSK'ye göndermesi gerekiyor. YSK, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geri dönü- şün yapıldığı köylerdeki yurttaş- lann da seçünde oy kullanabil- mesi için çalışmalara başladı. Bölge valiliklerine gönderilen yazıda, 20 kişinin fiilen yerleşik olduğu köylerde seçmenlerin be- lirlenmesine ilişkin çalışmalann yapılması istendi. Bölgede köy- lerine geri dönenlerin sayısuıın da 40 bini aştığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, 27 Ağus- tos Salı günü askıdan indirile- cek seçmen listelerine karşı ilgi de beklenenden az oldu. YSK yetkilileri, ilginin az olmasında, "Her işi son güne bırakma alışkanlığının" önemli bir et- ken olduğunu belirttiler. Siyase- te olan küskünlük nedeniyle oy verme isteğinin az olması ve yurttaşlann büyük çoğunlunun tatilde olmasının da başvurulan azalttığı dile getirildi. Bir YSK yetkilisi, "Tahminen birçok ki- şi liste dışı kalacak. 27 Ağus- tos'a kadar listelere ad yazdı- rılmazsa daha sonra ekleme yapılamaz" dedi. Bu arada, ba- zı partilerin ise özellikle köyler- de, özel otobüsler tutarak kendi seçmenlerini kaydettirdikleri öğrenildi. YSK, yurtdışında bulunan yurttaşlann oy kullanabilmeleri için de çözüm anyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nden aktif olan havaalanlan ve gümrük ka- pılan hakkında bilgi alan YSK, bu konuda hazırlayacağı genel- geyi hatfa sonuna kadar tamam- layacak. Çalışmalann tamamlanma- sıyla yurtdışında bulunan yurt- taşlar, gümrük kapılan ve hava- alanlannda oy kullanabilecek- ler. Bu arada, seçmen kütükleri- nin yazırrunda çalıştınhnak üze- re yaklaşık 1500 geçici işçi alan YSK'ye 10 bin kişinin başvuru- da bulunduğu öğrenildi. Bu ki- şilere, günlük 14 milyon 550 bin lira ödenecek. GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada için büyük bir uğraş veren, sık sık güvenlik güç- leriyle karşı karşıya gelen memur sendikaları şim- di hükümetle karşı karşıya geliyor. Bu durum en azından kamu personelinın içinde bulunduğu ma- aş karmaşasının, dengesizliğin, uçurumun gün- deme gelmesini sağlıyor. Sorunu kökten çözemeyen hükümetler ucundan çözümler bulup, giderek katmerleşmesine neden oldular. Genel bir zamla iyileştirme olanaksız mı? O zaman kısmen yapalım. Bir bölüm rahatlasın, öte- kiler de rahatlama umudu içinde olsun... Ya da pa- rayla oynayan bakanlık çalışanlarının durumunu iyi- leştirelim, ötekiler sıranın kendilerine de gelmesini beklesin. Ne yazık ki, kurallı zamlar dışında bu tür korsan değişiklikler yapıldı ve iş içinden çıkılmaz hale gel- di. Devlet kurumları içinde halen 40 farklı ücret uy- gulaması var. Kamu çalışanları temelde 20 gruba ay- nlıyor. 20 gruba 40 farklı ücret. Özünde birbirine ya- kın gruplann ücretleri bile aynı olup sınıflama azal- tılabilecekken tam tersi yapıldı. Farklılık aynı meslek grubu içinde de kendini gös- teriyor. örneğin birdoktoryadamühendis, Merkez Bankası bünyesindeyse farklı, Maliye Bakanlığı bün- yesindeyse farklı, temel işleviyle ilgili bakanlık bün- yesindeyse farklı ücret alıyor. Bu durumun yarartığı farklılık 14 kat. Geleneksel olarak en az gelire sahip devlet memuru ile en üst dereceden maaş alan ça- lışan arasında 8-9 kat fark olurdu. Şimdi 14'e çıktı. Kımi özel kurumlardaki maaşları hesaba katsak da- ha da artar ama, bu aynlıkları bir kenara koyup ana halkaya bakınca bile uçurum ürkütüyor. Insanca ya- şam ölçüleriyle geliri karşılaştırınca ortaya şu çıkı- yor: En alt düzeydeki memurun maaşı, asgari geçim tutannın ancak yüzde 30'unu olüşturuyor. Bir avu- kat yüzde 60'ına, uzman doktor yüzde 75'ine, şu- be müdürü yüzde 80'ine, bölge müdürü yüzde 95'ine sahip. Yüzde 100'ü aşan en ust unvan genel müdür, yüzde 120. Bu tablo fakirleşmenin net gös- tergelennden biri. Emeklilikte emekleme Mesleklenn kendi içındekı uçurumdan, kurumlar arası uçuruma kadar genel bir yelpaze çizdik. Bir başka uçurum da meslek grupları arasında. Son dönemde emek en yüce değerdir tanımının yerine bilgi en yüce değerdir tanımı konmak istense de bu- na katılmıyoruz. Zira bilgiye ulaşmak da beyne da- yalı bir emek ister. Ancak toplumsal adaletin sağ- lanması için alınan eğitimle, meslek kariyeriyle doğ- ru orantılı bir yapının olması gerekır. Seçime giden bir hükümet bu sorunlara kalıcı çö- züm bulabilir mi? Olanaksız... Yaklaşık 3 yıldır çıkan her yetki yasasının içine memur maaşlarındaki dengesizliğin giderilmesi de kondu ama ne yazık ki göstermelik kimi demeçler dışında bir şey yapılmadı. Konu gündeme yasa zor- laması ve seçim nedeniyle geldi. Ancak bu neden- le de olsa karşılıklı anlayış çerçevesinde küçük de olsa bazı adımiar atılmas/nı diliyoruz. Gelelim emek- lilere... Uçurum aynı şekilde emekliler arasında da sürü- yor. Demokratik kurallarına çalışma yaşamını da ka- tan ülkelerde emekliler arasındaki genel fark 3 kat. Bizde ise 7 kat. Bu durumun sonuçlarından biri şu: Bir kurumdan genel müdür olarak emekli olmak- la kıdemli bir şef olarak emekli olmak arasındaki fark 4-5 katı bulunca çalışma etiği de elden gidiyor, herkes bir yolunu bulup genel müdür kadrosundan emekli oluyor. Daha önce de yen geldikçe gelmedikçe aktarmış- tık, devlet kurumları arasında genel müdürlük kad- rosu salt emeklılik için boş tutulan kurumlar var. Ar- kadaş emekliliği dolunca boş koltuğa genel müdür olarak atanıyor, 4 ay genel müdürlük yapjp aynlıyor. Emeklilik maaşı da 400 binlerden milyar üstüne çı- kıyor. Pek çok alanda olduğu gıbi çalışma yaşamında- ki demokrasımiz de emekliyor... ankcum@ttnet.net.tr Ekonomide dünyanın şer ekseni • Baştarafı 1. Sayfada olarak Venezüella Dev- let Başkanı Hugo Cha- vez'in askeri darbeyle düşürühnesi girişimini gösteriyor. Dünyanın halen için- de bulunduğu durum onu kaygılandınyor: "Soğuk savaşın bitişi ve Sovyetler Birli- ği'nin çöküşü ABD'\i, kendisine karşı tepki gösteren Idmse olma- yan bir konuma sokru. Halen yaşananlar.AB- D'nin hiçbir ceza öde- meden dilediği ülkele- re saldırabilmesidir. Dünva tarihinde hiç- bir ülke ABD'nin bu- gün olduğu kadar güç- lü olmamıştır. BM se- sini duyurma imkânı- na sahip değil." Igna- cio Ramonet, ABD'nin bütün dünyada eleştiril- diğini iddia ediyor: "Meksika Devlet Baş- kanı Vicente Fox fev- kalâdeABD yanlısıdır. Ama 11 Eylül'den son- ra Meksika tek keli- meyle dahi üzüntü be- lirtisinde bulunmadı. Aynı şey Japonya için de geçerli. Oradan da ses çıkmadı. New York'taki saldırıdan sonra hiçbirAfrika ül- kesi ABD'ji destekle- medi." Ignacio Ramonet, Amerikan düşmanı ol- madığmı söylüyor ve buna örnek olarak ken- disinin. 1994'te AB- D'nin Haiti'ye müdaha- lesini yazüanyla destek- lemiş olduğunu gösten- yor. "Oraya demokra- siyi kurtarmak için girdüer, tarihlerinde ilk kez" diyor. "Eğer ben anti-Amerikan- sanı, o zaman AB ko- miseri Chris Patten de öyledir" diyor. Patten, Bush'un şer ekseniyle ilgili sözlerinı "basit- leştirici ve zorbaca" olarak nitelemişti. İşçiler 5.5 aylık mücadeleyi kazandı SAMSUN (AA) - Samsun'un Altınkum Beledi- yesi'nden sendikalı olduklan gerekçesiyle yakla- şık 5.5 ay önce işten çıkanlan 61 işçinin mücade- lesi, DtSK'e bağlı Genel-tş Sendikası temsilcileri ile Belediye Başkanı Cemal Gülhan ın yaptığı toplantı sonunda, dün işçilerin yeniden ışe almma- sıyla bitti. Sendika ile 2 yıllık sözleşme yenilendi. Toplusözleşmede, işçilerin anayasal ve yasal hak- lanna saygı gösterilmesi ıstenirken 1. yıl asgari üc- ret, ikinci yıl ise devlet memurlanna yapılacak ar- tışm uygulanması kararlaştınldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog