Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

İ21AĞÜST0S 2002 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Ereai adaylığım açrtlıyor • İstaıbul Haber Servisi — Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Eıcan, bugün CHPden Istanbuf mil etvelclliğı içın resmen ada/lığm açıklayacak. Ercın, eeprem sonrası îstaıbuTda yaşanan sorunlan ;özmek için mılJetvekıli olmaya karar verdiğirj belirterek " Söylern değil uygulama zamanı. Depremi korku ve tehdt oimaktan çıkaracağsm" dedi. Derviş, Şentürk ile görüştü • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Solda bırlik arayışlannı sürdüren Kemal Derviş, Ankara Gaziosmanpaşa'dakı bürosunda çalışmalanna devamedıyor. Derviş,dün CHP'den istifa eden ve 11 aydır bağımsız olan Hatay Belediye Başkanı Iris Şentürk ve An Hareketi Genel Koordinatörü Kemal Köprülü ile görüştü. Solda birlik çalışmalannın başanya ulaşmasınm temel istekJen olduğunu dile getiren Şentürk. " Derviş' in kararsızlık noktasında olmadığını gözlemledim. Kemal Derviş'te Türkiye'nin geleceğinin sol hareketten geçtiği kararlılığını gördüm. Bu da beni çok mutlu etti" dedi. Akyol'a soruşturma • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin AB nezdindeki eski Daimi Temsikisı Büyükelçı Nihat Akyol'a ilişkin iddialar doğrultusunda soruşturma başlattı. Dışişleri Bakanlığı'ndan dün yapılan yazılı açıklamada, bir gazetenin dünkü sayısında Büyükelçi Akyol'a ilişkin bazı ıddialara yer verildiği belirtildi. Açıklamada, " 4 Aynı doğrultuda bir ıddianın bir süre önce bakanhğımıza intikal etmesi üzerine, konuya uygun şekilde gerekli ınceleme ve tahkıkat başlatılmıştır" denildi. Zebari Ankara'ya geliyop • ANKARA (AA)-Irak Kürdistan Demokratik Partisi'nın (KDP) yetkilisi Hoşyar Zebari, Washington'dan Kuzey Irak'a geçerken Ankara'ya uğrayacak. IKDP adına Washington'daki Irak muhalifleri toplantısına katılan uluslararası ilişkiler sorumlusu Zebari. toplantmın içeriğiyle ilgili IKDP lideri Mesud Barzani'ye bilgi vermek üzere Kuzey Irak'a gidecek. Zebari, yarın Kuzey Irak'a geçmeden önce Ankara'ya gelerek toplantı hakkında Dışişlen Bakanlığı 'nı bilgilendirecek. MHP'de lemayül yoklaması' • ANKARA (AA) - MHP il teşkilatlan, 7 Eylül Cumartesi günü, milletv ekili aday adaylan hakkında 'temayûl yoklaması' yapacak. İl ve ilçe başkanlan, il yönetim kurulu üyeleri, belediye meclısi ve il genel meclisı üyeleri, genel merkez üst kîırul delegelen, tüm ülerdesaat 14.00'teoy kullanacak. Erken seçimde baraja takılma kaygısı, ANAP'tan kopmalan hızlandırdı Okuyan gitti, Mumcu yoldaANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Er- ken seçimde baraja takılacağı kaygısı- nın yoğunlaştığı ANAP'ta kopmalar hız- landı. Mesut Ydmaz'ın genel başkanlık koltuğuna taşınmasında önemli rol oy- nayan ve sonrasında da hep "sağ kolu" olan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ANAP'tan istifa etti. tş Güvencesi Yasası'nınTBMM'de görüşmeleri öncesinde Yılmaz'ın "Ta- sanyı Bakanlar Kurulu'nda geriçek" ta- limatına karşı çıkarak bakanlıktan ayn- lan Okuyan, dün partisinden istifa ettık- ten sonra da "eski" genel başkanına ağır eleştiriler yöneltti. Yılmaz'ı "partisini sahiplenmemekle" suçlayan Okuyan. "Daha dün akşam beni aşın heyecanh ot- makla suçiuyor. Benim heyecanımın bi- raa keşke kendisinde olsaydı parti bu Genel Başkan Yılmaz'ı enerjilerini sömürmekle suçlayan Okuyan "Ben Sayın Yılmaz'da partiyi sahiplenme görmedim. Sayın Yılmaz'da parti heyecanı kalmamış. Tabandaki heyecan Genel Başkan'da yok" dedi. hakgeunezdi" dedi. Okuyan'ın MHP ya da AKP'den milletvekili adayı olabile- ceği belirtildi. 3 Kasım'da erken seçim karan ahn- masının ardından ANAP'ta baraj kay- gısıyla başlayan kopmalar sürüyor. Son olarak Iş Güvencesi Yasası nedenıyle Yılmaz'la tarüşan, Çalışma ve Sosyal Gü- venlik Bakanlığı'ndan istifa etmesınin ardından Başkanlık Divanı'nda verilen görevi reddeden Yaşar Okuyan da ANAP'tan dün kopru. Yılmaz'a sert eleştiriler ve suçlamalar yönelten Oku- yan, "ANAP'ta yönetim zafiyeti var" di- ye konuştu. Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir partinin her zaman başanh obna- sı düşünülemez. Zaman gelir başanlı olur, zaman gelir başansız olur. Ama önemli olan, o partinin genel başkanuun pozitif olması, herkese moralvermesi la- zım. Ama sayın Yılmaz, süreklL, siz pro- je getiriyorsunuz, negatif değerlendir- meler yapıyor ve basit hale getiriyor si- a, bunu yülardır yapıyor. Genel başkan, enerjinizi sömürüyor. Ben Sayın Yıl- maz'da partiyisahipİenmegörmedim. Sa- yın Yılmaz'da parti heyecanı kalmamış. Tabandaki heyecan genelbaşkanda yok." Yılmaz'ın milyonlarca çalışanı ANAP'la karşı karşıya getirdiğini kay- deden Okuyan, "lşçiden, esnaftan, köy- lüden oy almayacaksınız. Geriye kahyor küçük bir kesim. Laila'da dans edenler- den mi oy alacaksımz? Onlar da zaten sosyal demokratiara oy veriyorlar" de- di Erkan Mumcu ile hareket etmediği- ni belirten Okuyan, birçok partiden öne- ri aldığını, karannı bir iki gün içinde vereceğüıi söyledi. Eski genel başkan yardımcısı Mum- cu'nun istifasımn da yolda olduğu öğ- renildi. Mumcu için "Yümaz'm en ya- kın ekibinde yer almış Okuyan bile par- tiden aynldı. İstifası nedeuiyle Okuyan suçlanamazsa Mumcu hiç suçlanamaz" degerlendirmesi yapılıyor. Tantan Sessiz sedasız geliyor ANKARA(ANKA)-Er- kan ISIumcu ve MeBı Gök- çek'ten umudunu kesen es- ki tçişleri Bakanı Saadet- tin Tantan, 25 Ağustos gü- nü. Kızılay'da yanm saat- liğine kiralanan küçük bir salonda Yurt Partisi genel başkanlık koltuğuna otura- cak. Alışılmış parti kurul- taylannın tersine, kongre- ye misafır ve basının ça- ğınlmaması öngörülüyor. Sadece delegelerüı katıl- ması beklenen kongre, tü- zük değişikliği ve genel başkanlık seçimini kapsa- yan iki gündemle topla- nacak. Tüzükte, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sa- bih Kanadoğlu'nun yasa- ya uygun hale getirilmesi- ni istediği maddeler de- ğiştirilecek. Daha sonra. seçimlerin yapılacağı kongrede Hakan Önder, parti genel başkanhk gö- revini Saadettin Tantan'a devredecek. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART > istifa süreci Anahtar teslimi bir kongreci ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ANAP'tan istifa eden Yaşar Okuyan, 12 Ey- lül döneminde ülkücü ke- simde aktif rolaldı. Askeri darbenin ardın- dan bir süre hapis yatan ve siyasi yasaklı olan Okuyan 1991 yılındaki kongrede Yılmaz'ı destekledi. Oku- yan, Turizm Bakanı Musta- fa Taşar ile birlikte o dö- nemde yaptığı çalışmalarla ANAP liderliğine Mesut Yılmaz'ın seçilmesinde önemli rol üstlendi. Oku- yan'ın, düzenlediği "anah- tar teslimi kongre r) lerle yıl- dızı parladı, daha sonra Yılmaz'ın en yakınındaki ekipte yer aldı. Okuyan, 57. hükümet döneminde emek- lilik yaşının yükseltilmesi nedeniyle çalışanlardan yo- ğun tepki aldı. Ancak son olarak Iş Güvencesi Yasası için "çanşandan" yana ta- vır koyunca, Mesut Yıl- maz'la yollarau ayırdı. AB Dönem Başkanı, reformlann uygulanması için seçimlerin beklenmesi gerektiğini söyledi Rasmussen'den övgii var, tarih yok SADİTEKEÜOĞLU KOPENHAG-Devlet Bakanı ve Baş- bakan Yardımcısı Mesut Yıhnaz, Türki- ye'nin, aralık ayında gerçekleşecek olan Kopenhag zirvesinden beklentisinin, AB'ye tam üyelik müzakerelerinin baş- lama tarihinin verilmesi olduğunu bil- dirdi. Avrupa Birliği Dönem Başkanı Danimarka'nın Başbakanı AndersFogh Rasmussen ise tarih konusunda yorum yapmanın erken olduğunu, yasanm ay- nnölannı gözden geçireceklerini ve eltim aymda yayımlanacak AB komisyonu genişleme raporuna dayanarak tavır ge- liştireceklerini açıkladı. ANAP Genel Başkanı Yılmaz, Dani- marka Başbakam Rasmussen ile dün bir araya geldi. Heyetler halinde yapılan görüşmelere AB Genel Sekreteri Volkan • Mesut Yılmaz'la bir araya gelen AB Dönem Başkanı Danimarka'nın Başbakanı Rasmussen, tarih konusunda yorum yapmanın erken olduğunu açıkladı. Rasmussen, 3 Kasım seçimleri sonrasında AB yanlısı olmayan bir hükümetin kurulmasının 'uygulama' konusundaki kuşkulan arttıracağmı belirtti. \foral TC Kopenhag Büyükelçisi Fügen manın erken olduğunu, yasanın aynn- Ok, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yar- dımcısı Akın Alptuna katıldılar. Görüşmenin ardından Rasmussen ve Yılmaz ortak bir basm açıklaması yap- tılar. Türkiye'nin özellikle idam ve ana- dil gibi konularda gerçekleştirdiği yasa değişiklikleri ile AB yolunda dev bir adım attığını söyleyen Rasmussen, Tür- kiye'nin siyasi kriterleri yerine getirdi- tılanm gözden geçireceklerini ve ekim ayında yayımlanacak AB komisyonu genişleme raporuna dayanarak tavır ge- liştireceklerini ifade etti. 4 3 Kasım seçimi önemli' ğini kaydetti. Türkiye'nin gerçekleştir- diği reformlann bir gecede gerçekleşti- rilecek reformlar olmadığını söyleyen Rasmussen, tarih konusunda yorum yap- Rasmussen, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada ise 3 Kasım seçim- leri sonrasında AB yanlısı olmayan bir hükümetin kurulmasının "uygulama" konusundaki kuşkulan arttıracağını be- lirtti. Rasmussen, dolayısıyla tarih ve- rilmesi ile ilgili soru işaretlerinin yay- gınlaşacağını kaydetti. Yılmaz da basın toplantısında, bu aşamadan sonra Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerinin en kısa za- manda başlatılmasının önemine dikkat çekti. Yıhnaz, Türkiye'de atılan adım- lann AB taranndan doğru algılanması ve değerlendinlmesi gerektiğini söyle- di. Yılmaz, "Bütün bu adımlar karşı- nğmda AB'den somut bir beklentimiz oMuğunu. iöşkilerimizin bundan sonra- Idadmımı otuşturacakşekflde, tam ü>«- lik müzakerelerinin kesin başlangıç ta- rihinin açıklanmasmı istedjğimizi ifade ettim" dedi. Yılmaz, Danimarka televizyonu DR'yle yaptığı söyleşide de ikinci ge- nişleme dalgası içinde Türkiye'nin yer alması isteğini iletti. Yılmaz akşam sa- atlerinde Ankara'ya döndü. IRMIKI AYDIN ENGİN aenginiM doruk.net.tr Biliyorum canım "AP" kaldı. Kolay soruydu zaten. Bugün seçmenlik çağına ye- ni ulaşmış genç kuşaklar için zor soru şimdi geliyor: Nedir AP? Çapraz bulmaca meraklıları ile uluslararası haber kuruluşla- nna meraklılar büyük olasılıkla "Associated Press'in kısaltılmı- şı" dediler ve fena halde yanıl- dılar... Yaşı kırkları geçmış kuşaklar ise belli belirsiz ürperdiler. 1975- 1980 arasında Türkıye'yi bir kan gölüne çeviren "Milliyetçi Cep- he" hükümetlerinın lokomotifi AP'yi anımsadılar. AP, yani Ada- let Partisi... Ancak Adalet Partisi, salt kan derelerinin sorumlusu olarak ele alınıp yargılanamaz. Bu onun bir yüzüdur ve AP "çok yüzlü" bir partidir. 1963 yılından 1980 yılına ka- dar bu ütkenin kaderini çizen başlıca siyasal güç, AP'de ete kemiğe bürundü. Iktıdardayken (ki çoğu kez iktidardaydı) belir- leyicı, muhalefetteyken (ara sı- ra muhalefete duştüğü de oldu) etkili bir engelleyıcı olarak işlev gördü. 1965 ve 1969 seçimlerinin "tek At AKP'nin K'sini... Ne Kaldı? başına hükümet" kuracak güç- te partisiydi. O dönemde Turki- ye kapitalizmi önemli atılımlar yaptı. Birkaç gosterge: Maki- neyle işlenen tanm alanlan on yıl içinde yüzde 27'den yüzde 49'a çıktı. Sulanabilen tarım alanlan birkaç kat arttı ve Türkiye tarımı geleneksel tarım ürünlerinden endüstriyel tarım ürünlerine sıç- radı. Türkiye'de kapitalizmin ge- lişmesinin önemli göstergelerin- den olan otomotiv, beyazeşya, tekstil, boya, ilaç, seramik sana- yileri o dönemde patlama yap- tılar... AP, 1963-1980 arasında Tür- kiye'de kapitalizmin gelişmesi- nin siyasal motoruydu ve Türki- ye'de kapitalist sınıfın ve bağla- şıklarının öz çocuğu, tek siya- sal örgütüydü.. Bu AP'ntn bir yüzü. • • • Bir başka yüzüne bakalım: Merkez sağdan sağın en ucu- na kadar bütün siyasal akımlar AP çatısı altında buluşmuş, o siyasal güçten beslenmiş, o si- yasal gücü desteklemişlerdi. Ko- münizmle Mücadele Dernekle- ri, Nakşibendi, Süleymancı, Nur- cu gibi "sünn/"tarikatlann tümü AP tabanında yer almaktaydı. Ama TÜSİAD gibi büyük sa- nayicilerin örgütleri deAP'nin ya- nında yer ahyordu. Keza ülke- deki sanayı ve tıcaret odalan- nın çatı örgütü TOBB, Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye Zı- raat Odalan Birliği gibi seçmen- le dogrudan ilişkili kuruluşlar için de AP "öz evlat ana parti" idi. Çatlama, 1960'ların sonun- da Necmettirt Erbakan'ın or- ta Anadolu kökenli, aşırı dinci, tefeci, tüccar orta sermayeyi arkasına alıp Milli Nizam Parti- si'ni kurmasıyla başladı. Onu, AP'den kopan DP ve AP'den bağımsızlaşıp MHP çatısı altın- da kendi yolunda ilerleyen ırk- engelleyecek gelişmelerin ha- bercisiydiler. • • • Sonra 12 Eylül oldu. Cuntacı generaller ülkenin bütün siya- sal dokusunu parçaladılar; orga- nik gelişmeyi sakatladılar. Ya- saklarla, baskılarla, yapay par- tilerle toplum mühendisligine kalkıştılar ve yüzlerine gözlerine lyice bulaştırıp, iktidan 12 Eylül koşullarında doğmuş yapay par- ti ANAP'aterk edip kışlalanna çe- kildiler. O gün bugündür de Türki- ye'de merkez sağ tek bir parti ça- tısı altındatoplanamadı. Solda- ki geleneksel bölünmüşlüğü, parça buçukluğu aratmayacak bir bölunmeye uğradı. • • • ANAP zaten yapaydı, yamalı çı-faşist hareket izledi. tohçaydı. Yamalardan bu güne Kuşkusuz kapitalist gelişme- kalanı merkez sağın tümünü ku- nın kaçınılmaz ürünü olarak iş- çi sınıfının sayıcabüyumesi, ör- gütlenmesi, sendikal ve siya- sal mücadeleyi sert ve etkili düzlemlere taşıması da sağda- ki çatlamanın ve bir daha tek ba- şına iktidar düşü görülmesini caklayamıyor. kucaklayamazda ANAP artık küçük ve etkisiz bir neoliberal partiden ibaret. Keza bugün köylülüğü ve ka- pitalizmin geri kalmış kesimleri- ni temsil eden DYP de bütün kucaklayamaz. Hele başındaki "Eemerikın kırması, some-times ekonomiprofesörü" ile... Yani merkez sağda bir boşluk var. Bir siyasal temsil boşluğu. Şimdi AKP bu boşluğu dokjur- maya adaylığım koydu. Dincileri, dinsel kimliği önem taşıyan köy ve kasabalı seçme- nı, antikomünizmi, liberalizmi, neoliberalızmi, tefeci tüccar ser- mayedarları, sanayicileri, AB yandaşlarını kucaklama iddiası ile önümüze çıktı. 1960'ların AP'sinin yerine oy- nuyor. Bütün sağı tümüyle tem- sil edecek bir parti olma iddi- asında. Bunun mümkün olduğuna ina- nanlar var. AKP'yı salt dinsel kimliği ile tanımlayıp olası bir AKP iktidannı "millet-devlet ba- rışması" olarak algılayıp selam- layanlar var. • • • AKP Türkiye sağının tümünü kucaklayabilir; temsil edebilİL mi? Soruya yanıt aramak abes. önce şu sorunun yanıtlanma- sı gerek: 2002 yılında, Türkiye'nin top- lumsal yapısı sağda tek partiyi mümkün kılabilir mi ? Bu soruyu tartışacağız... POLİTİKA GÜ1NLÜĞÜ HtKMET ÇETİNKAYA Eski Dostlar Düşman Oldu!.. Deniz Baykal'la Kemal Derviş, CHP Genel Mer- kezi'nde neler konuştular? Haberlere baktığımda altı saat süren görüşmeden çıkan sonuç şu: "Kemal Derviş, CHP'ye katılmak içın henüz ka- rar vermiş değil!" Deniz Baykal. son günlerde "Nasıl olsa yüzde on barajını geçtık" havası içinde. O nedenle de televiz- yon ekranlannda "gelen gelir, giden gider" düşün- cesinde... Bir süre önce Deniz Baykal'ı televizyon ekranla- nnda izlerken, bir arkadaşım espri yaptı: "Baykal, her ekrana çıktığında oy oranını düşü- rüyor!" Kemal Dervış'in CHP'ye katılmasıyla oy oranının yüzde 25'lere ulaşacağınt sanan Deniz Baykal, 'it- tifak'\ 'iltihak' olarak gördüğü için işi biraz ağırdan alıp bildiğıni okuyor... Öncekı gün Ismail Cem'le konuşurken sordum: "Kemal Derviş'in yüzde 5lik bir oyu var mı?" Cem, şöyle bir düşünüp yanıt verdi: "Bılkent Unıversitesi'nde, 9 Eylül Üniversitesi'nde gençlerin tercıh ettığı birkışi..." Cem'ın yanıtını dinlerken aklıma şu geldi: "Derviş CHP'yegeçerse, üniversıteligençlerin oyu CHP'ye yönelirmi?" Zaman zaman gençlerle sohbet ediyorum... Gençliğın bir kesimi Kemal Derviş'e üç-dört ay önce büyük ilgi duyuyordu, bu ilgi bugün giderek azalıyor... Gençlerin büyük bölümünün ise CHP'ye gerçek- ten ilgisi yok denecek kadar az!.. Ünıversitelı gençlik CHP'ye ilgi duymazken, Istan- bul'un yoksul kesimlerinde de aynı görüntü karşı- maçıkıyor... Konuştuğum kişiler aynen şöyle diyor: "Ben SHP 'ye 1989 yerel seçimlerinde oy vermiş- tim. Bir daha hıç vermedım..." Diyorum ki: "Ama SHP yok, CHP var!" Yanıt: "Hiç fark etmez!" ••• Baykal'ın ilginç bir kişiliği var!.. Dışarıdan gelecek sağcılara. solculara, hatta libe- rallere CHP kapısının açık olduğunu söyleyen Bay- kal, bir dönem enyakın çalışma arkadaşlanna bu- gün neden sırtını dönüyor? Başta Erol Çevikçe, Adnan Keskin, Sadullah Usumi, Ertuğrul Günay, Fatih Atay olmak üzere Baykal'a yakın pek çok isım nıçin Baykal'ın yanın- da değil bugün? Baykal'la Ecevit aslında birbirlerine çok benzer- ler!.. Ikisi de en yakın çalışma arkadaşlannı bir çırpıda silipatarlar!.. Ama Ecevit, kim ne derse desin, demokratik hak- lann kullanılmasında Baykal'dan farklıydı CHP lide- ri olduğu dönemde!.. Baykal, 1974 yılında Bülent Ecevit'leters düştü... Üç yıl sonra ise seçimlere gidildi. Ecevit, Antal- ya'da 'merkezyoklaması' değil önseçim yaptı... Yani, Deniz Baykal'ın demokratik hakkını elinden almadı... Deniz Baykal, Erdal Inönü'yle de hep ters düş- tü. Çünkü her SHP kurultayında genel başkan ada- yıydı. Her defasında Inönü'ye yenildi... Erdal Inönü, hem 1987 hem de 1991 seçimlerin- de Antalya'da merkez yoklaması değil, önseçim yaptırdı... Bugün Deniz Baykal, Adnan Keskin'le hiç konuş- muyor. Oysa Keskin PM üyesi. Ancak Baykal, De- nizli'de önseçim değil merkez yoklaması yaptın- yor!.. • • • Ben Adnan Keskin'i, CHP il gençlik kolu başkan- lığından beri tanıyorum. Baykal, Keskin'le uzun yıl- lar birlikte çalıştı. Keskin'i mayın tarlasına sürdü, ör- gütlenmeyi yaptırdı. Herkesin tepkisini Keskin'in üzerindetopladı... Baykal, Keskin'i şimdilerde sanki hiç tanımıyor!.. Erol Çevikçe de, Fatih Atay da, Ertuğrul Günay da, Sadullah Usumı de Baykal'a benim bildiğim otuz yıl omuz verdiler, onun tüm yanlışlannı kendileri yap- mış gibi üzerlerine aldılar... Nerede bugün isimlerinı saydığım saygın CHP'li- ler? Deniz Baykal, şimdilerde Kemal Derviş'i kucaklı- yor... Bir hafta önce iki genel sekreter yardımcısı Der- viş'e saldırmıyor muydu? Adana'daANAP'lı Uğur Aksöz'ü bağrınabasan Deniz Baykal, eski arkadaşlarına sırtını dönüyor... Elbet Baykal'a karşın CHP, 3 Kasım seçimlerin- de Derviş katılsa da katılmasa da yüzde on barajı- nı aşacaktırL Kemal Derviş'e gelince!.. CHP ile pazarlık yaptığı, tüm yalanlamalara kar- şın Baykal'ı terlettiği kesin! Milliyet'in "Derviş Baykal'ı terletti" haberi de doğru!.. hikmet.cetinkayav cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 Hikmet ÇETİNKAYA kadınlar yağmurvekuşlar u n i i i v A v ı n c ı L ı Tel: 02 I 2-5 I 2 42 19 Faks: 5 l 2 II 72
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog