Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 21 AĞUSTOS 2002 ÇARŞAMBA HABERLER Sağtar'dan Baykara eleştiri • ANKARA (ANKA) - SHP Genel Sekreteri Fikn Scglar, 4 saat süren Merkez Yönetim Kurulu'nda CHP- Derviş yakınlaşmasını degerlendirdikJerinı belirtti. Fikri Sağlar. CHP Genel Başkanı Denız Baykal'ın çağnsını da eleştirerek "Bize biad edenlergelsin diyor' dedi. Evren'den yalanlama • ANKAR\ (Cumhuriyet) - Karnu Emekçileri Sendikalan Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami E\Ten, eski Devlet Bakanı Kemal Derviş'ın CHP'ye önereceği isımler arasında isminin de yer almannın gerçeği yansıtmadıg'jıı belirterek, "Sayın Derviş'le aynı safta oldugumu ileri sürmek eşyanın tabiatına aykındır" dedi. Evren, "Solun birlikteliği ve bir güç olarak bu kötü gidişata karşı çıkılmasırun, ancak IMF politikalanru reddeden bir temelde olabileceğine inanıyorum" dedi. Taşanlar DYP'den aday • ANKARA (A.NKA) - Merkez valisi Orhan Taşanlar DYP'den milletvekili aday adayı oldu. Baş\ r unısunu dün öğleden sonra parti genel merkezine gelerek bizzat yapan Taşanlar'ın Bursa'dan aday olduğu öğrenildi. Polis kökenli olan Taşanlar, Ankara Emniyet Müdürlüğü sırasında gösterici bir memuru tokatlamasıyla adını duyurmuştu. Daha sonra vali olan ve Bursa'da da görev yapan Taşanlar. bir süre önce merkeze çekilmişti. Yahnici: Şahin rüya görmiiş • ANKARA. (Cumhuriyet) - M H P Genel Başkan Yardımcısı Şevket Bülent Yahnici. DYP'li Nevfal Şahin'in Bayındırlık Bakanlığı'nda tller Bankası bünyesinde projesi olmayan 300 adet yatınmın ihalesinde seçim öncesinde yolsuzluk yapılacaguıa ilişkin iddialanna, yazılı bir açıklama yaparak yanıtverdi. Şahin'in iddialannda MHP'nin adının geçmediğini ancak, basın yayın organlannın MHP'nin adını kullandığını kaydeden Yahnici, "Seyuı DYP sözcüsü gece rijyı görmüş, gündüz de buıu kamuoyuna anlatmıştır. Ortada ne böyle bir ihıle hazırhğı, ne de Sayın Şahin'in ifadesiyle biı ihale yolsuzluğu. proj;si yoktur" dedi. Necdet Tekin Makedonya'da • İstanbul Haber Servis - Makedonya Eğitim ve Bilim Bakanı Nenad Novskoyski'nin davetlis olarak Üsküp'e giden M l i Eğitim Bakanı Necdet Tekin, Atatürk Havaalanı'nda yaptığı açıklamada, geçen sen»e Makedonya ile imzalaına ânlaşmayı gözden geçireceklerini, aynca buradaki soydaşlanmuzn anadillerinde eğitim konusunda eksikliklerni iuyduklan araç gereç e Jiğer materyallerin smimine çalışacaklainıı soyledi. Bugün Derviş'le görüşecek olan CHP lideri: Başbakan siyasi yaşamını CHP'de noktalasın Baykal'danEcevit'edavetANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP lideri Deniz Baykal Başbakan Bü- lent Ecevit'e siyasi yaşamını CHP'de noktalaması çağnsında bulundu. CHP Genel Başkanı Baykal ile Kemal Der- viş bugün yeniden bır araya gelerek "se- çim sonrasıiktidarprogramı" ve "Tür- kiye'yi yönetecek kadrolar" ana başlık- lannda yoğunlaşan görüşmelerini sürdü- recekler. CHP'nın bazı kadrolannın "TMF potitikalannın baş sorumlusu ve uygulayacısı" olarak nitelendirip sessız birdireniş gösterdiği Derviş'in, program konusunda vanlacak uzlaşmanın yazılı bir metinle kamuoyuna duyurulmasını istediği vurgulandı. Derviş, DSP ve YTP ile ıttıfakın zor- lanması gerektiğini söylerken, Baykal "ın Ecevit ile YTP lideri tsmail Cem'den randevu isteyebileceği bildirildi. Der- • KemalDerviş, sosyal. demokrat partilerin ittifakının zorlanması gerektiğini söylerken, Deniz Baykal'ın Bülent Ecevit ile îsmail Cem'den randevu isteyebileceği belirtiliyor. Baykal, "Sayın Ecevit'in siyasi yaşamını gerçekleştirdiği yer CHP'dir. 0nun çatısı altuıda olmak zorundadır" dedi. viş'in, DSP'nin parçalanmasında so- rumluluğu olduğu değerlendirmelerin- den çok rahatsız olduğu ve bu nedenle Ecevit ile eşi Rahşan Ecevit'i arayarak "DSP'yi ben böhnedim. Hüsamettin Öz- kan'ın siyasetten aynlmayı düşündüğü, ancak benim ısranmla kaküğı haberle- ri doğru değildir. Aksine, Ozkan bana B- rar etti" dediği öğrenildi. Derviş dün, "Hâlâ umutiuyum. Sayın Ecevit, Türk solunun çok önemli bir öncüsüdür. kat- kılan olacak diye ümit edivorum" diye konuştu. Baykal dün akşam atv'de, gündeme iliş- kin sorulan yanıtladı. Ecevit'in Türk si- yasi yaşamındaki en önemli isimlerden biri olduğunu belirten Baykal, "Saym Ecevit, siyasal yaşamını seçimlerden son- ra kapatacağuu söylüyor. Eğer kapata- caksa. bunu siyasi yaşamını başlarüğı yerde yapmahdır. Saym Ecevit'in siyasi yaşamını gerçekleştirdiği yer CHP'dir. Onunçansaftmda ohnakzorundadır. Bu- nu CHP Genel Başkanı olarak ifade edi- yorum" dedi. Baykal, amaçlannın "Tür- kiye'detek parti iktidan" olduğunu söy- lerken "Bu ütopik bir düşünce değildir, gerçekkştirilebUir. Önümüzdeki dönem- de yapacağunız temaslaria bunu başar- maya çanşacağız. Halkımız 3 Kasım'da oylannı tek parti iktidaniçin kullansın" dedi. Derviş ve Baykal dün birgazetede, iki- li görüşmenin ıçeriğine ilişkin yer alan haberleri de ortak yazılı açıklamayla ya- lanladılar. Açıklamada haberin "tama- men hayal ürünü vegerçek dışı" olduğu vurgulandı. Bu ortak açıklama, CHP'li- lerin "Dervişyüzde99 CHP rozeti taka- cak" beklentisini güçlendırdı. Derviş, dün öğleden sonra bürosunun önüne çıkarak yaptığı kısa açıklamada ise basında yer alan bazı haberlere tep- ki göstererek "Oya Ünlü hanımdan baş- ka kimse benim aduna konuşamaz. Ke- mal Bey böyle düşünüyor diye Oya Ha- nım dışında kimse bir şey söyiemese iyi olur. Aksi halde vanılücı olur" dedi. Cürkan, Karaa ve Arabacı 9'lann3'ü CHP yolunda TÜREY KÖSE ANKARA - DSP'de "91ar" olarak anılan ekip bölündü. Ekipte yer alan bazı milletvekillerinin birkaç gün içinde istifa- ya hazırlandığı; Tahir Köse, Bayram Fırat Da- yanıklı ve Cengiz Gü- leç'in ise DSPde kalaca- ğı bildirildi. Başbakan Bülent Ecevit'in önceki günkü görüşmede 9'la- nn ortak açıklamalar yapmasına "Bu yapüğı- nız hizipçiliktir, tüzüğü- müzde veri yoktur" di- ye tepki gösterdiği öğre- nildi. Ecevit'in "Bun- dan sonra çahşm, kendi- nizi ispat edin" sözleri de 9'lardan bazılannın tepkisineyol açtı. lluçGurkan,AK Ara- bacı, Bayram Fırat Da- yanıklı, Emin Karaa. Sa- dık Kırbaş, Cengiz Gü- leç, Ahmet Arkan. Er- tuğrulKumcuoğluve Ta- hir Köse olağanüstü ku- rultaya gidilmesı ve son günlerde yoğunlaşan sol- da bütünleşme arayışla- n içerisinde DSP'nin de yer alması için bugüne dek çaba gösterdi. 9"la- nn önceki gün Başba- kan Ecevit'le yaptıklan görüşme sonunda, yolla- nnın aynlacağı ortaya çıktı. Gürkan, Karaa ve Arabacı'nın CHP'ye yö- nelmesi bekleniyor. Gür- kan'ın daha önce yaptı- ğı açıklamalarda "sade birvatandaş olarakoyu- nu CHP'ye vereceğmi" söylediğine dikkat çe- kildi. Köse, Dayanıklıve Güleç'in ise DSP'de kal- maktan yana olduğu vur- gulandı. Güleç, Ece\it'le yaptıklan görüşmeden memnun aynldıklannı, ancak aralanndan bazı- lannın bu görüşte olma- dığını vurguladı. Güleç, "GalibabiryolavTimma yaklaşûk. tlkeü bir mü- cadele venfik. Ama so- nunda gerçekçiyiz, bir yerekadar.Arok zaman dar. 9 arkadaşımızm da aynı değerlendirmeiçin- de olması beklenemez. Bir iki gün içinde birav- rışma olacak" dedi. 9'lar önceki gün yap- tıklan görüşmede bütün- leşme konusundaki gö- rüşlerini Başbakan Ece- vit'e bir kez daha iletti- ler. Başbakan Ecevit'in ise 9'ların bütünleşme arayışlanna destek ver- mek için yaptıklan son yazılı açıklamada yer alan "yeni bir böhınme girişiminin sonuçsuzkal- masından" duyulan memnuniyetle ilgili söz- leri KemalDerviş'e des- tek olarak algıladığı öğrenildi. tĞNELt FIRÇA ZAFER TEMOÇİN ECEVÎT 'BİRLÎK DEFTERİNÎ' KAPATTI Ittifaklar için vaktimiz y ok ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Bülent Ecevit, seçimlere çok kısa bir zaman kaldığını belirterek solda birlik arayışlanna ayı- racak zamanlannın olmadığını söyle- di. Ecevit, "Bizöte- den beri seçim ça- bşmalanndaittiiak vadailtihaklaraiti- bar etmedik. VaJdt avırmadık. Şimdi de böj1e şeylereva- kit ayıracak zama- nımız yok" dedi. CHP lideri Deniz Baykal'la eski Devlet Bakanı Kemal Derviş'in görüşmelerine de değinen Ecevit, "Birtakun zorluklan var nu, yok mu Bülent Ecevit önümüzdeki günlerdegörece- ğfe" diye konuştu. Derviş telefon etti Ecevit dün NTV'de yaptı- ğı konuşmada, sol- da birlik arayışla- nyla ilgili hem bir hazırlıklannın bu- lunmadığını hem de konuya ayıra- cak zamanlannın olmadığını belirt- ti. Derviş ya da Baykal 'dan bir ran- devu talebi gelme- diğini söyleyen Ecevit, Der- \iş'in kendisini telefonla ara- yarak, "bazı yanhş anlama- lan düzeltmek isteğini ilet- tiğmi" dile getirdi. YTP GENEL BAŞKANI ALMANYA'DA Cem: Derviş hâlâ dostum Haber Merkezi - Yeni Tür- kiye Partisi Genel Başkanı ts- mafl Cem, eski Devlet Baka- nı Kemal Derviş ile dostluğu- nun devam ettiğini söyleye- rek, Derviş'in siya- seten tercihini yap- tığını ve hayırlı ol- masınıdiledı.Cem, Baykal-Derviş gö- rüşmesi konusun- da, "Başkalannın parnleriveçalışına- lanhakkDKİabirşev sövlevemenı, kendi yohımuza ciddiyet- le çıkük, yohımuza devam et- mekteyiz" dedi. Cem ve YTP Genel Sekre- teri tstemihan Talay, Alman- ya Başbakanı ve Ahnan Sos- İsmailCem yal Demokrat Parti Genel Baş- kanı GerhardSchröder ile gö- riişmek ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere dün Berlin'e gitri. Atatürk Havalimanı'nda Cem, YTP'nin ilk yurtdışı teması olan Almanya'nın, Tür- kiye'nin AB süre- cinde kilit ülkele- rin başında geldi- ğini belirtti. Cem, -Bİ7Ö/i;IUkte4Ka- sun'ı düşündüğü- müzdeYTP'nmya- ünmı. üretimi her şeymönöndetutan ekonomik yaklaşımı dikkate almdığmda Atananya'yı çok önemli des- tek ve kaynak olarak nitele- mekteviz" dedi. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@yahoo.com Kamuoyu araştırmalan AKP'nin diğer partilerle kıyaslandığında açık ara önde olduğunu göste- riyor. Manzarao ki; bu seçim sis- temi ve bu tempoyla AKP yeni Meclis'te birinci parti haline ge- lecek. Bu arada yasal bir sorun çıkmazsa Recep Tayyip Erdo- ğan da başbakan adayı olabiie- cek. AKP'nin birinci parti olması as- lında yeni değil. Recep Tayyip Erdoğan, Erbakan ve arkadaş- lanndan ayrıldıktan hemen son- ra kurduğu partisiyle, ilk günden toplumda büyük bir ilgi ve çekim kaynağı haline gelmişti. Erken seçime kararveren iktidar parti- leri de AKP'nin bu yükseüşini bi- liyorlardı. Erken seçime karar verildiği sırada Başbakan Bülent Ece- " vit, AKP ve HADEP'İ hedef alan açıklamalarda buiunmuştu. Ona göre bu partiler, rejimi sıkıntıya so- kacaklardı ve oylannı hızla arttı- nyorlardı. • • • Recep Tayyip Erdoğan'ın li- deıiik ettiği AKP toplumdan ne- den ılgi görüyor? Recep Tayyip AKP Neden Yükseliyor? Erdoğan'ın serüvenini izleyerek bu konudabiryorumyapabiliriz. Erdoğan bir mitingdeki konuşma- sı nedeniyle TCK'nin 312. mad- desine muhalefetten hüküm giy- di ve bu cezasını hapse girerek tamamladı. Onun hapse atılma- sı, bu sisteme kızan geniş ke- simlertarafından ilgiyle karşılan- dı. Cezaevine girmesi büyük bir olay haline geldi. Yazıp okudu- ğu şiirler en çok satanlar listesi içinde yer aldı. Tayyip Erdoğan, cezaevinden çıktıktan sonra Islamcı hareketin tartışılmaz lideri Necmettin Er- bakan'a başkaldırdı. Refah Par- tisi'nin son kongresinde Erdo- ğan'ın ekıbinde yer alan Abdul- lah Gül, Erbakan'ın destekledi- ği Kutan'a yakın bir oy aldı. Re- fah geleneği içinde artık bir Tay- yip Erdoğan rüzgârı esiyordu. Bu rüzgâr, sağın diğer partılerinden umudunu kesen çaresiz kitlele- ri de kısa sürede etkisi altına al- dı. AKP'nin yükselişi bu tepki içinde bir anlam kazandı. ••• Tayyip Erdoğan'ın çevresin- deki isimler, Milli Görüş gelene- ğinin nispeten genç ve ılımlı gö- rünen kesiminden geliyordu. Ab- dullah Gül, BülentAnnç, Ertuğ- rul Yalçınbayır geleneksel Milli Görüş çizgisinin muhafazakâr havasını değiştiren bir imajla ha- rekete geçtiler. Çaresiz, sıkıntılı ve ekonomik krizin yoksulluğa terk ettiği kitleler, yeni diye baktıkla- rı AKP'ye yöneldiler. Islamcı sermaye son yıllarda Anadolu'nun bazı kesimlerinde önemli bir gelişme kaydetmişti. Kapitalizmin kuralları içinde ya- tınmlar yapan bu kesimler, Istan- bul'dakitüccarve esnaflada bağ içindeydi. Işte bu kesim, "deği- şim" diyen Tayyip Erdoğan ve ekibine destek çıktılar. Erbakan, Anadolu'da ve Istanbul'da orta büyüklükteki tacirlere dayanıyor- du. Bu tacirler geleneksel bir sis- tem içinde ticaret yapıyorlardı. Küreselleşme bu geleneksel ticari kesimin ilişkilerini sarstı. Yenileşen ve dışa açılan orta bü- yüklükteki Anadolu sermayesi, istanbul büyük sermayesine ve devlete sırtını dayayarak ihale kapan müteahhitlere tepki için- de yeni birarayışiçinegirdi. Ide- olojik olarak Islami ideolojiye yat- kın olan bu kesim, Tayyip Erdo- ğan ve arkadaşlarında kendıle- rine yeni bir çıkış yolu buldular. Erbakan'ın sürekli gerilim çıkaran ve başansızlığa uğrayan çizgisi- ni terk ettiler. ••• Bu tüccar ve sanayici kesim, halkla da geniş bağlara sahip. Iş- te bu kesim, toplumdaki tepki ve öfkeyi AKP'den yana bir ilgiye dönüştürmeyi başardı. AKP, da- ha önce MHP'ye, RP'ye, ANAP ve DYP'ye giden oylann önemli desteğini kazandı. Geçen seçim- lerde tepki oylarının önemli bir kısmını alan MHP, bu süreçten en fazla olumsuz etkilenen parti haline geldi. Tayyip Erdoğan, toplumun gö- zünde devlet mağduru, rejim mağduru bir liderolarak görünü- yor. Şimdiye kadarki tecrübeler gösteriyor ki "derin iktidar" kimi hedef alırsa toplumun önemli bir kesimi ona oy veriyor. 1950 se- çimlerinde DP'nin yükselişi, 1965 te DemireTin başansı, 1973 seçimlerinde Ecevit'in oy patla- ması yapması, 1983'te Ozal'ın, 1995'te Erbakan'ın birinci gel- mesinin arkasında "Ona oy ver- meyinyoksa kötü olur" türünden merkezden yöneltilen tehditli uya- nlann ters tepmesi vardı. Sonuç olarak, AKP tepki oy- lannın temsilcisi. Bu tepkiyi kimin ve kimlerin yarattığı üzerinde dü- şünmek gerekiyor. Soiun, biröz- gürlük ve demokrasi muhalefeti konusunda yaya kalması da Tay- yip Erdoğan'ın böyle bir misyo- nun temsilcisiymiş gibi aigtlanrna- sına neden oldu. Yasakfaolmuyor... "Kurtarıcı- lar" sonunda bir şeyi kurtarmıyor, toplumun tepkisel davranması- nın koşullarını hazırlıyor. AKP'nin bu hale gelmesinin sebebi halk değil. halkıntepkisi. Bunu görme- den bu kısır döngüden kurtula- mayacağız. GLOBALPOLITIKÜLTÜR ERGİN YILDIZOĞLU ABD Sağında Savaş Tartışmaları ABD savunma çevrelerinde alttan alta sürmekte olan derin bir görüş ayrılığı nihayet su yüzüne çıktı. Cumhuriyetçi Parti'den kimi önemli isimler, Irak'ta bir "rejim değişikliği" gerçekleştirmek için günde- me gelen askeri müdahalenin ABD'nin uzun dö- nemli çıkarlarına uygun bir biçimde hazırlanmadı- ğını düşünüyorlar. Bu tartışmalann satır aralarında, bir Israil etkisinin ABD'nin uzun dönemli çıkarlarına zarar verebileceğine ilişkin bir endişe de okunabili- yor. 'Savaşa tek başına gitme' 1991 Körfez Savaşı ittifakının mimarlarından, Ba- ba Bush'un Güvenîik Konseyi Danışmanı Brent Scovvcroft, Wall Street Journal'da 15 Ağustos'ta "Saddam 'a Saldırmayın" başlıklı yorumunda, Irak'ta rejim değişikliği amaçlayan bir askeri operasyonun ABD'nin uzun dönemli hedefleriyle, örneğin "tero- rizme karşı uluslararası savaşla" ilişkisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Sad- dam'ın 11 Eylül saldınsıyla. teröristlerle bir ilişkisi ol- duğuna dair kapıt bulunmadığına, dünya kamuoyu- nun muhalefetine rağmen gerçekleştirilecek bir ope- rasyonun bölgede "kıyamete yol açabileceğine", savaşın öngörülenden çok daha uzun ve kanlı ola- bileceğine, Saddam devrildikten sonra ABD'nin Irak'ta planlandığından daha uzun bir süre kalması olasılığına dikkat çekti. Scovvcroft, Filistin - Israil çe- lişkisinin gözardı edilerek, Müslüman dünyasını he- def alıyormuş izleniminin verilmemesi gerektiğini söyledi. İki gün sonra, New York Times Scovvcroft'un ya- zısını diğer tartışmalarla birieştirerek "Cumhuriyet- çiler, Irak Konusunda Bush'tan Ayn Düştü" başlı- ğıyla ön sayfadan özellikle vurgulayarak verdi. Ti- mes'a göre Scovvcroft'un yanı sıra, Baba Bush dö- neminde Içişleri Bakanı olarak görev yapan Eagle- burger ve ABD dış politikasının büyük isimlerinden Kissinger'in de olası bir Irak savaşıyla ilgili önemli kaygıları vardı. Daha sonra CNBC'ye konuşan Kis- singer, "Başkan felsefi yaklaşımı koydu ama gere- ken siyasi çerçeveyi henüz oluşturmadı" diyecek- ti. Times, Colin Powell ve yardımcısı Armitage'in da benzer kaygıları paylaştığını ileri sürdü. Bir başka uyarı da Körfez Savaşı'nın komutanı General Schwarzkopf'tan geldi. Londra The Tı- me'ın aktardığına göre Schwarzkopf, Bush'un tek ba- şına davranmaması gerektiğini, savaşın başlama noktalannın Türkiye ve Kuveyt ile sınırlı tutulamaya- cağını, Suudi Arabistan'ın da mutlaka savaşa katıl- ması gerektiğini düşünüyordu. Kosova savaşında NATO ordusunu yöneten Wesley Clark da savaşın uluslararası kurumların dışında gerçekleştirilmesi- nin köklü birhata olacağını düşünüyordu. TheTime, Meclis'teki muhafazakâr grubun başkanı Teksas'lı Ric- hard Armey'in de "durup dururken Irak'ayapılacak birsaldınnın haklı gösterilemeyeceğini" söylediğini aktardı. Zbigniew Brzezinski de VVashington Post'ta ya- yımlanan yazısında, tartışmanın ruhunu, ABD Sad- dam'ı devirmek için birsavaşa girecekse, bu "ABD'nin küresel hegemonyasını meşru kılacak bir tarzda ol- malı ve aynı zamanda daha sorumlu bir uluslarara- sı güvenîik sisteminin oluşmasına katkıda bulunma- lı" diyerek özetledi. Savaşa gitmeden önce üç ko- şul yerine getin'lmeliydi. Birincisi, ABD, Avrupa'nın savaştan başka yol olmadıöını kanıtlayarak deste- ğini almalı. Ikincisi, Filistin -Israil çelişkisi her iki ta- rafa da basınç yapılarak pasifize edilmeli. Üçüncü- sü, savaş kararı Başkan ve birkaç yardımcısı tara- fından kapalı kapılar ardında alınmamalıydı. JINSA ve diğerleri Dünya kamuoyunda büyük ilgi çeken bu eleştiri- lere, ABD muhafazakâr dış politika çevrelerinde şa- hinler olarak bilinen kesimden sert bir tepki geldi. Richard Perle, Scovvcroft'u "naiv" olmakla suçlar- ken, muhafazakâr ve savaş yanlısı VVashington Ti- mes Bush için "daha yapması gereken şeyler var" dedi. Scovvcroft'un yazısını, The New YorkTimes'ın iki gün ön sayfadan vermesinden çok rahatsız olan VVall Street Journai Scovvcroft'un yaklaşımını ko- nuya yeterince değinmeyen bir yorum olarak nite- ledi. Ancak en kapsamlı ve sert cevaplar şu sıralar- da şahinlerin en önemli dış politika analisti, Project for the NevvAmerican Century Direktörü ve The VVe- eklyStandart'\n editörlerinden VVilliam Kristol'dan ve lsrail'in muhafazakâr gazetesi Jarusalem Posftan geldi. Kristol "Yatıştırma Ekseni" başlıklı yazısında, eleştirenleri, Başkan'a yol göstermeye çalışmakla değil, engel olmakla suçladı. Povvell de görevini doğru dürüst yapmayacaksa istifa etmeliydi. Gerçekten de yukarda aktarılan kaygıları dile ge- tirenlerin, ABD hegemonyasının uzun dönemli ge- reksinimlerini, Arap - Israil sorununun yatıştınlma- sı, savaş karannın Başkan ve birkaç danışmanı ta- rafından alınmaması gerektiğini vurgulamalarının özel bir anlamı var. Bush'un en yakın danışmanla- rı, Dick Cheney, John Bolton, Richard Perle, Ja- mes Woolsely gibi isimler, Israil Ulusal Güvenîik Iş- leri İçin Yahudi Enstitüsü (JINSA) ve Güvenîik Po- litikası Merkezi (CSP) isimli kuruluşlann yönetim ku- rullarını ABD ve israil savaş sanayiinin temsilcileriy- le birfikte paylaşmış insanlar. (Bu ilişkileri irdeleyen ayrıntılı biraraştırma için: www.thenation.com The man from JINSA and CSP.) Savunma Bakanı Rums- feld Gazze'den "Sözde işgal edilmiş topraklar" di- ye söz açacak kadar Israil yanlısı bir politikacı. "Sad- dam'ı Beklemeyin" başlıklı. baş yorumunda (19/08) Scovvcroft'a şiddetle saldırırken, Jarusalem Posf'un da "Biz terorizme karşı savaş diyoruz ama gerçek- te militan Islami yenmeye yönelik bir savaştır" vur- gusu da israil'in tüm Arap dünyasını kapsayan bir proje için ABD dış politikasını kullanmak istediğini gösteriyor. Türkiye bu savaşa katılırken, yalnızca ABD'nin hegemonyacı politikalanna değil, Israil aşı- n sağının bölgedeki son derecede tehlikeli militarist politikalanna da alet olmak tehlikesiyle karşı karşıya. Sraafa seçim ödeneği yönergesi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hazine Müsteşarlığı, 3 Kasım'da yapılacak olan seçimler nedeniyle partilere verilecek 79 trilyon 401 milyar liranın ödenmesi konusunda Ziraat Bankası'na yönerge verdr DSP'ye 19 trilyon 249 milyar lira, MHP'ye 15 trilyon 596 milyar lira, ANAP'a 11 trilyon 469 milyar lira^ DYP'ye 10 trilyon 419 milyar lira, CHP, SP ve AKP'ye 7 trilyon 555'er milyar lira olmak üzere 7 partiye toplam 79 trilyon 401 milyar lira ödenecek. Yetkililer, BBP ve YTP konusunda Maliye Bakanlığı'ndan henüz herhangi bir ödeme talimatı gelmediğini belirttiler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog