Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

17 AĞUSTOS 2002 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYF/ 1 7 MJUiKütüphane'de gezinti Mıllı KutJFhane, dun tam 54 hızmet yılını tamaTiladı llk açılışında -kı bu bı- na şımdı Kjmrular Sokaktakı çınar gol- gelı şırırt Ankara ll Kutuphanesı'dır- Mıl- lı Kutuphans'nın koleks/yon adedı 60 bın- mış Bugun ıse mıkrofılmden taş plağa, yuzlerce ylh< yazma eserlerden fılm afişlenne, «ıtaplardan surelı yayınlara değın 1 mıl/on 800 bını aşkın materya- lesariıp (Js*efkbunlaraheryılyazılı gor- sel, ışıtsel 20 bın gereç daha eklenıyor Geçenlerde Mıllı Kutuphane Başka- nı Tuncel Acar ıle bırlıkte Bahçelıevler son durakta* Jİusal kutuphanemızı baş- tan sona gezdık Neredeyse an kovanı g/bıyd/ıçensı Hemkalabalık hemcan- h, hem de sjreklı ureten bır yapıydı Kalabalıktı, çunku kutuphanede ça- lışan okuyan araştıranların sayısı yal- nızca bu yılın ılk altı ayında 192 bını bul- muş Canlıydı çunku 231 çalışanı ıle haftanın 7 gunu çalışıyor kutuphane Dur durak yok Hemdeuretken çunku bılgısayarde- po/ama, tarama ve enşım-çıktı ışlevını ustlenen bılgı ışlem meri<ezı, Turkıye'de basılan, yayımlanan, bılgı ıçeren tum belgelerı derleme ve satın alma b/nmı yapıtların teknık okumalarını yapan ka- taloglayan, sırnflayan bırımı tum kıtap- lann ve bı/ımsel makalelerın aylık dızı- nını hazırlayan bıblıyografya bınmı su- reklı yayınlan arşıvleyen bırımı, Ataturk belgelerını toplayan bırımı kıtapların, materyallerın hasarlarını onaran bırımı, basımevı ve cılthanesı ıle bır fabrıka gı- bı tıkırtıkjrışlıyor Kutuphanecılığe ve bıl- gı-belgeyegonul vermış ınsanlann emek- len ozvenlerı vecoşkuian uzenndeyuk- selen Mıllı Kutuphane ıçın Tuncel Acar "Turkıye'nın veAnkara'nın bılgı çağına açılan kapısı" tanımını yapıyor Çok doğru ISIK KA.NSl' Semahın anlamları ve bir öneriHacıbektaşı Velı şenlıklerı başladı Yurdun dort bır koşesınden gefen yurt- taşlar, Hacıbektaşia torenlere katıla- cak, açıkoturumlan dınleyecek, âşık atışmalarını dınleyecek, semah do- necek, guvercın olup Anadolu'ya kon- muş lyı ınsan Hacıbektaşı Velı'yı ana- caklar Metın Turan'ın yonetımınde 'Folk- lor-Edebıyat' dergısı son sayılanndan ıkısınıAlevılığe ayırdı Yetkın araştırma- cılar ve halkbılımcılenn doyurucu ma- kalelerı ıle Alevı kulturu açısından lyı bır derleme olmuş her ıkı sayı da l/han Cem Erseven "Semahta Fı- gurfenn IçselAnlamlan'n ele almış or- neğın Agırlama yeldırme, hızlanma bolumlennden oluşan semanlardakı te- mel el, kol ıle ayak hareketlennı şoy- le yorumlamış "Semahlarda el ve kol hareketlen gok tanrıya, ayaklar ıse yer tanrıya olan bağlılığın sungu araçlandır Bı- lındığı gıbı Alevılık ınanç veyaşamın- da Asyatık ınançlardan (Şamanızm, Budızm, Manıheızm, Brahmanızm vd) motıflere de rastlanır kı bunlann ba- şında Tanrı ınancı gelmekiedır Alevı ınancınagore Tann, korkutucu, uma- cıolarakalgılanmaz Tann'yabırdost, ılahı bır sevgılı gıbı bakılır" Erseven'ın bır başka saptaması da semahlardakı donuş yonlenn/n geze- genlerın guneş çevresındekı donuş yonuyle aynı olması "Tum semahların oynanış bıçımı daıresel, yanıyorungeseldır Cem'de Dedepostu (makam) Güneş'ı (guneş bazen Muhammed, bazen de AJıye- nnegeçmektedır), semah donenlerde gezegenlen sımgelemektedır Semah donenler, Dede makamınayaklaştık- lanzaman selam verereksırt donme- den gen gen uç adımyurûyerek tek- rar daıreye gırer Guneş, oteyandan Şaman ınancın- da bırgök tann durumundadır Dede de gok tannnınyerdekı temsılcısı go- revındedır" Yazıda semahlardakı el kol ve ayak hareketlerının anlamı da ırdelenmış "El ve kollann hareketlen, ozellıkle sağ elın yukan goğe kalkıp daıresel bırfıgurçızdıkten sonra kalbın uzen- ne doğru ınmesı ve aynı bıçımde sol elın yerden yukselıp kalbın uzerıne gelen sağ elle bırleşmesı gok tanny- la yer tannnın buluşmasından başka bırşey olmasa gerek Ayaklann rıtmık bıçımde yere vurulması kotu ruhla- nn kovu/masını, adımlann ahenklı bı- çımdeatılması ıseAlevıkulturundekut- sal sayılan at ıle tuma kuşunun yuru- yuşunu sımgelemektedır Kollann go- ğuste çapraz bır bıçımde bırleşmesı ıse tum ınsanlığı kucaklamak ve ve sevgıyı paylaşmak anlamındadır Kırklar semahında sağ elın yukan kalkıp goğse, kalbın üzenne gelme- sı bu sırada sol elın de yerden yuka- rı doğruyukselıp aynı bıçımde kalbın uzerıne gelmesı, yanı sağ elın yuka- ndan aldığını alıp yere doğru gotur- mesı Hak'tan alıp halka (ınsanaj sev- gı, banş ve lyılık dağıtmayı anlatır Ikı elın de kalbın uzennde bırleşmesı, herşeyın temelının sevgıolduğunu an- latırkı bu da Alevı felsefesının teme- lını oluşturur " Erseven son yıllarda semahların yalnızca bır gosten oyunu olarak al- gılandığını, duğunlerde barlarda, ıç- kılı yemeklı toplantılarda da sahnefen- dıgınden yakınıp şu uyanyı yapıyor "Oysa, gerçekten semaha gonul verenler oncelıkle semahın ne de- mek olduğunu, nerede donulmesı gerektığını ve herşeyden onceher1ı- gurun ve hareketın ne anlam taşıdı- ğını bılmelı ve ona gore semah don- melıdır Bır ozanımızın dedığı gıbı, Haşa kı semahımızoyuncak değıldır,I O bır aşk halıdır salıncak değıldır" Erseven'ın makalesını okurken Pır Sultan Abdal Kultur Derneğı Ankara Şubesı Başkanı Kamber Çakır ın bı- ze soyledıklerı çınladı kulağımızda "Semah cıddıyealınmalı Şubemız- de oluşturduğumuz topluluk 45 kı- şıyle semah dönuyor Bozulma ve yozlaşmaya karşıyız Semah otantık olmalı ve bız de bunugerçekleştırme- ye çalışıyoruz" Çakır'tn KulturBakanlığı'na bır one- nsı var Bu konuda ıddıalı da "GelecekyılJaponya'dakı Turkgu- nune semah topluluğumuzla katılma- mız halınde Anadolu'nun ekın yaşa- mından bır kesıtı yurtdışında onurla, övunçle vehakkıyla temsıledebılece- ğımıze ınanıyoruz " TUVASAŞ mucizesi 17Ağustos1999 depremının uzennden 3 yıl geçtı Depremde, Adapazan'ndakı Turkıye Vagon Sanayıı (TUVASAŞ) fabnkası adeta yerle bır olmuştu Yeryuzu şıddetı, ımalat, onarım, hazırlama atolyelerının çelıklennı eğmış, beton bınaları kâğıt gıbı çokertmış, fabrıkanın ıçındekı vınçler, yapım aşamasında vagonlar, tezgâhlar tam 1 mılyon 805 bın 290 kıloluk hurdaya donuşmuştu Oncesağlam kalan tezgâhlar kurtarıldı Işçıler ucretsız mesaı yaptı, memurlar alevlı kesme aracı alıp fabnkaya bağışladılar Işyerının onune "TUVASAŞ tabelası asla ınmeyecek" yazılı pankart asıldı Sağlam kalan çelık dıreklerın ustu kapatıldı, bınalarda açık kalan yerler naylonla kapatıldı, çatılar çatıldı, duvarlar oruldu Yuzlerce vagon onanldı, yenı vagonlar uretıldı Bursa hafıf ray sıstemı ıçın yapılan anlaşma gereğı uretılen ılk araçların teslımı yapıldı Özetle, 1500 kışının çaiıştığı bır fabnka yoktan varedıldı TUVASAŞ, ozguvenı aşınmış Turkıye ıçın bır ornektır Akıl, emek, ırade dayanışma ve hedef Istense, hedefe vanlıyor Seçimleri Beklerken! Popülistliğiıı Popülerliği. DEıNİZ BANOĞLl Henuz gencecık bır unıver- sıte oğrencısı ıken bursla oku- maya gıttığımAJmanya'da du- zenlenen, Turk oğrencılenn de katıldığı ve Turkıye'yı yakın- dan ılgılendıren bırtoplantıda, (toplantının ıçenğını açıklamak ıstemıyorum) Almanlann, ko- nuşmacılara yonelttıklerı so- rulannda ne denlı oz-kısa, ama- ca yonelık olduğuna tanık ol- muştum Sonra daoradaoku- makta olan Turk gençlerının sorulanna Yıllar sonra, gaze- tecılık mesleğım gereğı sıkça ızledığım basın toplantılann- da, ornegın konu ekonomı ıken ve konuşmacının hıçbır sıya- sı huvıyetı olmazken bır gaze- tecı meslektaşımın çızgıdışı kalan sıyası ağırlıklı bır soru sorduğunda konuşmacı ışa- damı-ekonomıstın, sorulan hakkında hıçb/rbılgısı olmadı- ğı gıbı, muthış bır şaşkınlık ıçınde "Konuyu ılk kez duyu- yorum" demesıne, tanık oldu- ğumda Bu gazetecı meslek- taşımın hâlâ ısrarla ve ısrarla sorusunu yıneledığıne Ikı gozlemın ardından yak- laşık 30 ve 20 yıl geçtı Bu- gun erken seçım telaşının ya- şandığı bır ortamda, Turkıye- mız acaba 30 ve 20 yıl once gozlemledığım aynı değışmez populıst bırtablo gorunumun- de mı? Dıye aklımdan geçırdı- ğımde Turkıye nın yazgısı- naegemen olan polrtıkacılann, ışadamlannın aydınlann eko- nomıstlerın ve ozellıkle de top- lumun gozu- kulağı olması ge- reken dorduncu guç dedığı- mız medyan/n çızdığı tablo- da populıstlığın hâlâ populer- lığını yıtırmedığını goruyoruz Bız dahıl, tum bu saydığımız kesımler, yanı hepımız, buz- dağının yuzeyde gorunenı ıle jğraşıyor, altındakılerı gore- nıyoruz Gorunumlerın duyumların jopulıst yaygarasını yapıyo- uz Ardında, arkasındakı ger- ek yuzunu gormek ıstemıyo- JZ Gozumuz, ıktıdardan, guç e guçlu olmaktan baş ol- ıaWan başkasını gormuyor akınız şu Turkıye'nın halıne 1 Bırbaşbakan seçımlerde ıkı îrttnın kazanması haJınde re- nın tehlıkeye gıreceğınden >z edebılıyor Bugunlere neden, nasıl ge- dığını ıse boyle bır tehlıke rsaeğer bunun sorumlula- ın kım olabıleceğını, ya da Dİumsal nedenlerını duşun- jyor Seçıme gırecek olan 21 sı- 5/partr (Almanya da seçım- îgınyor, adları yıllardır de- meyen bırkaç partısı ıle) taye'nın acıl sorunlanna ço- ngebrecek programlar ge- mnk yerıne nasıl oy top- öleceğ/nın hesabı ve un- porculann, starların, ısım- ı peşınde artı lıderlerı, ulkenın ya- salsıkjntılannı programlar- ^l populer ısımlerfe çoz- e('i hazırlanıyorlar Po- -iık yapıyorlar nnaye medyası, ıktıdar olacak ıçgudusuyle, bır partı- yı tehlıkelı bıçımde kamuoyu- na pompalıyor, sankı bır çeşıt beyınyıkamayontemıyle ade- ta o partıyı tezgâhlıyor Eğer bu gerçekse bu gerçeğın ar- kasındakı Turkıye'nın kahre- dıcı hazın gerçeğıne hıç do- kunmuyor Ogerçekkı, Turkı- ye'nın bılerek ısteyerekcahıl, yoksul bırakılmış, gelışmemış, gelıştırılmemış yuzde 70'ını oluşturuyor Medya populıst- lık yapıyor Dunya çapında bır klasık muzık sanatçımız ' Dunya de- ğıştı, klasıkmuzık anlayışı, se- yırcısı, dınleyıcısı de değıştı" savıyla, bır klasık muzık dınle- tısıne ve seyırcısıne saygı duy- gusuyla ılk kez "beyaz gom- lek kravatla çıkan" bır muzık ozanının yanında karelı gom- lekle yeralıyor, muzıkten çok, şov yapıyor Bu değerlı muzık elçımız populıstlık yapıyor Cumhunyetımızın yuzakla- rından bır fabrıka, kapatılma- mak ıçın dırenırken saygın bır haber kanalının televızyonun- dakı sunucu, ağzı kulaklann- da klasık Batı muzığı ıle ara- besk muzığını kıyaslama ce- saretını gostenp(') "ılkkezay- dınlarbıle dınlemeye gıdtyor" dıye propagandasını yaptığı bır arabesk şarkıcının haberı- ne neredeyse yanm saat ayı- rıyor Televızyon kanalı Turkı- ye nın bıracı gerçegı olan Pa- şabahçe olayının ve dunden bugune gıderek yozlaşan be- ğenı duygusunun ardındakı nedenlerle uğraşmıyor, Popu- lıstlık yapıyor Avrupalılaşma sınavını ver- mekte olan ulkemız ve ulkemız ınsanının acaba hâlâ populıst olma luksu var mı 9 Batı dun- yası bıle "Dünya nımetlenn- den biravuç azınlık yararta- nıyor, gerisi yoksulluktan inım inim inliyor" gerçeğını kabullenıp ısyan ederken, bız ne zaman kımılennın "öteki" dedığı, aslında "asıl" olan Turkıye'yı goreceğız Ve bu "asıl" olan Turkıye'yı elbırlı- ğıyle kalkındıracak, ınsan onu- runa yakışır, çağdaş duzeye getırecek gerçekçı, akılcı, du- rust yurtseverpolrtıkalarure- teceğız? Ulke gırtlağına kadar borca batmışken, Hazıne'den trıl- yonlann akrtılacağı seçımlerden çıkacak ve olası bır hukumetı oluşturacak partı ya da partı- lerden, bu sabırlı halkın tek bekledığı artık budur Bır avuç azınlığın çıkarlannı değıl "asıl" Turkıye'nın çağdaş geleceğı- nı kurmayı kendısıne gorev ve sorumluluk edınmış bır de- mokratık, eşıtlıkçı sosyal de- mokrat yonetım. Sıyasetçılerımızın bu gerçe- gı artık gormenın zamanı gel- mıştır Kendılerıne sosyal - sosyal demokrat - sosyal lıbe- ral - sol - sol lıberal ne ısım takarlarsa taksınlar, bjrbırı ar- dına partı kurma çabasındakı sıyasılerımız, tek adam olma sevdasından vazgeçıp el ele vermelıdırfer Turkıye'nın kur- tuluşu, bıreysel hırslann otesın- de hoşgorulu bırlıktelıklerde olmahdır KİM KİME DUM DUMA BEHİÇAK behicak(Q turk.net ÇtZGİLtK KÂMtLMASARACI HARJBİ SEMIHPOROY semıhporoyf'i yahoo.com BULLT BEBEK MRAY ÇIFTÇI bulutbebek e hotrnail.com Bunün pa/avna Hvrk. Soîuvun halin<3e.n belh / TARİHTE BUGÜN VIMTAZARIKAN 17 Ağustos UÇAN OTOMOB/U 194?'&£ 8UGUU.UÇAU aroMO&ı. /uc K£Z HAl/AOA PeuBNPl 13 YÛZYIL LARINM DeUIZALTIGEMİLE& ME ÇALIfAAJ ÜMUJ oıs Roeeer FUUVH 'UAJ ŞOYUNMM 6E- LBSJ Roeear PULTON, SÖZ KONUSU A&I. ct YAPtoiçrt KANAT ve peevAue BO- LUMU, /£7£H/X6//U£>£ KOLAYCA ÇIİCA- G/CA8ıL£N BU Y£Ml BUUJÇ, DA OEIfeiA 13O B£VGig SUCûNPe KALA8ILBM UÇAAJ OTDMOg/L, AYLAG SONfSA, BlfZ AgJZA SOUUCU SAPHSAGU1M GÖRÜŞ EMtN GÜRSES Sıcak Banş, YıkıcıDfplomasi- Propaganda ve Suîkast b VVashıngton yonetımı, enenı kaynaklan ve bun- lann gelışmış pazarlara taşınma yollarının altema- tıf guç merkezlerının elıne geçmemesı ıçın her yo- la başvuracağını açıkça ılan etmekte bırsakınca gor- memektedır Boyle olunca da afternatıf guç mer- kezlerının her fırsatta karşı faalıyette bulunacakla- rını da kabul etmış olmaktadır Guç merkezlennın bırbırlenne karşı tasfiye operasyonlannın kaçınılmaz olduğu bırortamda sıcak banş, yıkıcı dıploması-pro- paganda ve suıkast yontemlennınaçıkçarfadeedıl- mesı olağan hale gelmıştır VVashıngton'un Hındıstan-Doğu Akdenız kontrol hattı projesınde Bush yonetımının onunde duran en onemlı engelın Kuzey Irak konusu olduğu go- rulmektedır Bush yonetımının bunu baJledememe- sı durumunda emperyal merkezJenn bolgedekı ga- nımetten pay almak ıçın buraya uşuşmelennı en- gelleyemeyeceğı açıktır Bu nedenle bolgedeçıkar- larına uygun davranacak guçlerie ışbırlığı arama ça- basını surduruyor Irak'ın toprak butunluğunu sa- vunan Turkmenlere açıkça tavır alırken, Talabanı ve Barzani gıbılere yanaşıyor Bunlarla kesın bırso- nuç alamayacağını bılıyor, fakat operasyonuna bır meşruıyet kazandırmak amacıyla bunlarla ışbırlığı- ne onem venyor Ozellıkle 9Ağustos'takı VVashıng- ton toplantısı sonrası Irak muhalefetının sozcusu ve bır kralıyet aılesı mensubu olarak Şenf Ali bın Huseyın ın anayasal monarşıden bahsetmesı, Bush yonetımının krallığı gerı getırme gıbı bır alternatıfi de duşunduğunu gostenyor VVashıngton'un operasyonlarla tasfiye edeme- dığı lıderlerı oldurme gınşımınde bulunduğu da bı- lınıyor Arafat ıçın bu açıkça dıle getınlmıştı Was- hıngton'da bazı çevrelerSaddam'ı oldurerek ABD kontrolunde bır anayasal krallık rejımını yenıden kurmanın yolunu açma ve tum gruplan bu çatı al- tında toplama hesaplan yapıyor VVashıngton yonetımının değışık ulkelerde ABD çıkarlarının onunde engel olarak gorduğu lıderlen tasfiye etmek ıçın gosterdığı çabaların resmı çev- relerde açıkça dıle getırılmesı, 198O'lı yıllarda Re- agan donemınde başlamıştı 1981 -1987 yıllan ara- sında ABD Başkanı Ronald Reagan'ın kabınesın- de savunma bakanlığı gorevını yuruten Casper W. Weınberger, devlet ya da hukumet başkanlannın oldurulerek tasfiye edılmesının yolunun açık oldu- ğunu Strategıc Revıevv adlı dergıde (llkbahar 2001) yazmakta bırsakınca gormemıştır BırdonemCum- hurbaşkanı Oenktaş'ın tasfiye edılıp yerıne ABD- Ingıltere ıkılısının ısteklerıne uygun davranan bırlı- derın getırılmesı hesaplan da yapılmaktaydı Ortadoğu'da Batı merkezlı sıcak barış suruyor Yanı gergınlık ve çatışmalar mevcut, fakat açıkça ılan edılmış bır savaş yok Kanlı çatışmalar değışık bıçımlerde surduruluyor ABD, asken rakıplerle kar- şı karşıya gelmış değıl Meydan okuyanlar genel- lıkle ABD asken gucuyle karşılaştınlamayacak ka- dar guçsuz gruplar, lıderler VVashıngton, beklen- medık bır dırenış gosterebılecek gruplardan, lıder- lerden çekınıyor Bu nedenle aracılar kullanmaya ça- lışıyor Dıploması, propaganda ve suıkastla tasfiye yontemlennde zorlanan VVashıngton yonetımı, Ku- zey Irak'ta olduğu gıbı askerı alanda aracılar kulla- narak gelışmelerı ıstedığı gıbı yonlendıremeyece- ğını de goruyor ve hesaplarında zorlanıyor Bush yonetımının Irak'a asken mudahale konu- sundakı ısrarı ve acelecılığı, uzerındekı kuşkulann artmasına ve muttefıklerının kendısınden uzaklaş- masına neden oluyor Yuruttuğu dıploması, propa- ganda faalıyetlennde ınandırıcılığını kaybetmesı, olası operasyonu çıkmaza sokuyor Kendısının ya- rattığı bu panık ortamı, ıstemedığı yonetımlerden kurtulmak ıçın suıkastlar duzenleme gıbı yenı çık- mazların yaratılmasının da yolunu açıyor Şılı'de AJIende'nın, Nıkaragua'da Ortega'nın, iran'da Musaddık'ın tasfiyesı ıçın oncelıkle yıkıcı dıploması-propaganda yontemıne başvuranlar, bu- gun Fılıstın'de ve Irak'ta sıcak barış ve suıkast yon- temlenne oncelık vermekte bırsakınca gormemek- tedırler Fakat ışlerın Soğuk Savaş donemı şablon- lanyla yurutulemeyecek kadar karmaşıklaşmış ol- duğunu gormezden gelmektedırler E-posta: emıngurses(â yahoo.com Fax: 0212 513 85 95 BÜLMACA SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 4 5 6S0LD4N SAĞA- 1/ Kanı oluş- ruran madde- lerden bın olan ın mole- kullu proteın II Uzen top- rak ya da otla ortulmuş sa- 6 man yığını Herkes, baş- ft kalan 3/fIkel benhk Hı- 9 nstıyan tapınafr "Vfenıçen ocağırua pa- dışahın gozetıcılığı- „ nı yapan askersınıii „ Islandığı zaman ko- layca bıçımlendınle- bılen yumuşak ve yağlı toprak 5/ Tut- saklık Eskı dılde su 6/Osmanlı saray ve konaklannda ha- I remle selamlık daırelen arasındakı bolum II "Olumduryaşanan tek başına Aşk — kışılıktır" (Ataol Behramoğlu) Ingıltere'de çok sevılen bır cınsbıra 8/Sa|lıklı "—Oral" Kankanjrcumuz 9/Bır savaşı yonetme sanatı YLTC4RIDAN AŞAĞIY4: u 1/Kandakı şeker mıktan 2/Guneyden esen yel. Sıpersız şapka 3/ Aşk ateşı Dokunma duyusu 4/îskambılkâğıtlan>Iaoynananbırkumar Rut- besız asker 51Japonlara ozgu çıçekduzenleme sa- natı 6/Parlak kırmızı renkte bır sus taşı "Şahı- nımvarbazlanmvar —ahşkınsazJanmvar"(Ka- racaoğlan) 7/Kemıkleruı ıçHidekı yağlı madde Hımalayalar'da yaşadığına ınanılan "Kar Adam"a venlen ad 8/ŞıırIen şerıata aykın bulunduğu ıçm densı yuzulerek oldurulen urdu tasav-vufşajn Ba- ğışlama 9/ Saç, kıl. tuy gıbı den turevlennde bu- lunan koyu renklı pıgment
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog